Yerel Haberler
Adana
21 Mayıs 2026 Perşembe - 12:12 Kütahyalı’nın cezaevi değişti: Gerekçe hamile eş iddiası Adana merkezli 21 ilde düzenlenen suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yasa dışı bahis, bilişim sistemleri kullanılarak nitelikli dolandırıcılık, rüşvet ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarına yönelik operasyonda yakalanarak tutuklanan Rasim Ozan Kütahyalı, Adana Kürkçüler E Tipi Cezaevi’nden İstanbul Maltepe Cezaevi’ne nakledildi. Nakil kararının gerekçesi olarak eşinin hamile olması gösterildiği iddia edildi. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Adana Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından başlatılan soruşturma kapsamında ’suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ’yasa dışı bahis’, ’bilişim sistemleri kullanılarak nitelikli dolandırıcılık’, ’rüşvet’ ve ’suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’ suçlarına yönelik Adana merkezli 21 ilde 14 Mayıs günü şafak vakti operasyon düzenlendi. Operasyonda aralarında örgüt lideri Selahattin A.U. ve gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı’nın da bulunduğu 161 şüpheli gözaltına alındı. 7 şüpheli emniyetteki sorgusunun ardından savcılık tarafından serbest bırakılırken, 154 şüpheli adliyeye sevk edildi Hakim karşısına çıkan Kütahyalı’nın da aralarında bulunduğu toplam 135 şüpheli tutuklanmıştı. 9 kişi ise adli kontrol şartıyla yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. "Kütahyalı’nın cezaevi değiştirildi" Yasa dışı bahis soruşturması kapsamında tutuklanan Rasim Ozan Kütahyalı, ilk olarak Adana Kürkçüler E Tipi Cezaevi’ne yerleştirilmişti. Kütahyalı’nın daha sonra İstanbul’daki Maltepe Cezaevi’ne nakledildiği, bu kararın gerekçesi olarak ise eşinin hamile olmasının gösterildiği öne sürüldü.
Başkan Demirçalı’dan muhtarlarla beyin fırtınası
09 Ekim 2024 Çarşamba - 14:44 Başkan Demirçalı’dan muhtarlarla beyin fırtınası Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, ilçedeki muhtarlarla bir araya gelerek onların talep, öneri ve şikayetlerini dinleyip çözüm önerileri üretiyor. Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, bu kez Yüreğir Belediyesi Kültür Merkezi’nde düzenlenen Koordinasyon ve Değerlendirme Toplantısı’nda kırsal mahalle muhtarlarıyla kahvaltıda buluştu. Belediye başkan yardımcıları ve birim müdürlerinin de katıldığı toplantıda hem iyi temenniler dile getirildi hem de istek, öneri ve şikayetler konuşuldu. Toplantıda yaptığı konuşmasında “Yüreğir’i birlikte yönetiyoruz” diyen Başkan Demirçalı, “Sizler, mahallelerimizde bizim temsilcilerimizsiniz. Bizler, yıllardır hiçbir siyasi idareye bağlı kalmadan seçilen siz değerli muhtarlarımızla beraber Yüreğir’i birlikte yönetmeye devam ediyoruz. Sizleri, mahallelerimizde demokrasinin gerçek temsilcileri olarak görüyoruz” diye konuştu. “Birlikte yol yürümeye devam edeceğiz” Muhtarların, vatandaşların talep ve şikayetlerini öğrenme konusunda belediye ile bir köprü vazifesi gördüğünü belirten Başkan Demirçalı, “Sizler, bizim mahallelerimizdeki gözümüz, kulağımızsınız. Bir anlamda hem halkın temsilcisi, hem de bizi temsil eden bir işleviniz var. Biliyorsunuz ki vatandaşın gözünde muhtar, devleti ya da resmi tüm kurumları temsil eden birinci basamaktır. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki süreçte de sizlerle yol yürümeye, birlikte adım atmaya, önerilerinizi ve eleştirilerinizi alarak bu yolda beraber yürümeye devam edeceğiz” dedi. Başkan Demirçalı, “Mahallelerimizin sorunlarını öncelikle sizlerden alarak, çözüm üretiyoruz ve uyguluyoruz. Diğer yandan kendi sorunlarınızla ilgili size yardımcı olabilmek için elimizden gelen her türlü çabayı sarf ediyoruz. Sizinle beraber olmak benim için gerçekten büyük bir mutluluk. Belediyeyle ilgili çalışmalarımızda muhtarlar her zaman önceliğe sahip. Her türlü sorunlarınızı bize aktarabilirsiniz” ifadelerini kullandı. Toplantıda söz alan mahalle muhtarları da mahallelerine yönelik ihtiyaç ve taleplerini dile getirerek Başkan Demirçalı ve ekibine çalışmalarından dolayı teşekkür etti.
Adana’da ‘3. Tespih ve Doğal Taşlar Fuarı’ düzenlenecek
09 Ekim 2024 Çarşamba - 13:14 Adana’da ‘3. Tespih ve Doğal Taşlar Fuarı’ düzenlenecek Adana’da bu sene 3.’sü düzenlenecek ‘Tespih ve Doğal Taşlar Fuarı’ 17-20 Ekim’de gerçekleştirilecek. Türkiye’nin en önemli tespih üretim ve satış yerlerinden Adana’da bu sene 3. kez ‘Tespih ve Doğal Taşlar Fuarı’ düzenlenecek. Merkez Seyhan ilçesinde bulunan Tespihçiler Çarşısı’nda fuarla ilgili basın toplantısı düzenlendi. Toplantının açılışında konuşan Adana Tespihçiler Çarşısı Yönetim Kurulu Başkanı Nasır Fidan, "Geleneksel el sanatlarımızı ve doğal taşların kadim güzelliğini tüm dünyaya tanıtma fırsatı bulduğumuz bu etkinlik sektöre yön veren ustaları koleksiyoncuları meraklıları bir araya getiren önemli bir platforma olmaya devam ediyor. Bu yıl ki fuar sadece tespih ve doğal taş sevenler için değil, aynı zamanda bu alanda yeni ilhamlar arayan sanatkarlar içinde büyük bir fırsat sunuyor” dedi. Adana Valisi Yavuz Selim Köşger ise Adana’nın festival ve fuarlar şehri olduğunu belirterek, “Bu yıl Ekim ayının 17-20’sinde hem lezzet festivali hem de tespih fuarı var. Tespih Türkiye’nin belirli illerinde yapılıyor belki ama Adana’da bir başka yapılıyor. Burada işinde çok ilerlemiş ustalar var. Ustalar bu işe gönlünü veriyor. Tespih fuarı ilk kez Adana’da yapılmaya başladı. Çok sayıda yabancı misafirin geleceğini biliyorum. Dünya çapında uçak kiralayıp gelen hobi sahibi, sanat sahibi veya ilgi sahibi insanlar var” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Vali Köşger, tespihleri inceleyip ustalardan bilgi aldı. Toplantıya STK temsilcileri ve çarşı esnafı katıldı.
Çöp kamyonunun zarar verdiği evi ev sahibi kendi imkanıyla yaptırmış
09 Ekim 2024 Çarşamba - 10:13 Çöp kamyonunun zarar verdiği evi ev sahibi kendi imkanıyla yaptırmış Adana’da yaklaşık 1 ay önce çöp kamyonunun bir eve çarpıp zarar verdiği ve ev sahibi kadının yaralandığı kazanın ardından aile, yardım alamadıklarını, evi kendi imkanlarıyla borçlanarak yaptırdıklarını söyledi. 16 Eylül günü Çukurova ilçesi Karslılar Mahallesi’nde yokuştan çıkan çöp kamyonu, freninin patlaması sonucu Harun Balcı (42) ve eşi Emine Balcı’nın (41) bulunduğu müstakil eve çarpmıştı. Çarpma sonucunda evin duvarı çökmüş, Emine Balcı yaralanmış, evdeki eşyalar da zarar görmüştü. Kazanın ardından yardım alamadıklarını söyleyen aile, evi kendi imkanlarıyla borçlanarak yaptırdıklarını söyledi. Emine Balcı, ”Eşimle beraber uyuyorduk, deprem oldu sandık o korkuyla. Gözümü bir açtım çöp kamyonu evin içerisinde. Benim bağırtıma komşular geldi. Klima, televizyon hepsi benim üzerimdeydi” dedi. “Borç alarak evimizi yapmaya çalışıyoruz” Balcı, ”Biz iki defa belediyeye gittik, ’Olayın takibindeyiz’ diyerek bizi gönderdiler. Zararımızın giderilmesini istiyoruz, temelden zarar gördü. Eşten dosttan borç alarak kendi imkanımızla evimizi yapıyoruz. Gücümüz yetmiyor bunaldık, ne yapacağımızı şaşırdık” diye konuştu. Belediye yetkilileri ise çöp kamyonunun sigortalı olduğunu, bu nedenle ekspertiz raporu beklendiğini, raporun da en geç 15 gün içinde çıkacağını, rapor çıkar çıkmaz ödemenin yapılacağını belirterek, ailenin kesinlikle mağdur edilmeyeceğini bildirdi.
Çukurova’da aşırı sıcaklar ürünleri yaktı, çiftçi bu yıl umduğunu bulamadı
09 Ekim 2024 Çarşamba - 09:08 Çukurova’da aşırı sıcaklar ürünleri yaktı, çiftçi bu yıl umduğunu bulamadı Çukurova’da aşırı sıcaklar birçok üründe verim kaybına yol açarken çiftçi bu sezon umduğunu bulamadı. Yetkililer, iklim değişikliği krizinin her geçen gün kendisini gösterdiğine dikkat çekip vahşi sulama yapılmaması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin en sıcak illerinden Adana’da Haziran-Temmuz ve Ağustos aylarında sıcaklık rekorları kırıldı. Ekim ayının ortasına gelinmesine rağmen kentte hava sıcaklığı 35 derecenin üzerinde seyretmeye devam ediyor. Hal böyle olunca karpuz, kavun, domates, biber, soğan ve birçok ürün sıcaklardan dolayı yandı. Çiftçi bu sene çoğu üründen sıcak hava nedeniyle verim kaybı yaşarken umduğu rekolteleri bulamadı. Vahşi sulama yapılmamalı Sıcak havanın yanı sıra birde bu sezon Seyhan Sol Sahil Sulama Birliği, ‘Su yok’ diyerek çiftçilere güzlük soğan, patates, sarımsak ve çeşitli sebzelerin ekilmemesi gerektiğini açıkladı. Yetkililer ise çiftçilere ‘Vahşi sulama’ yapmayın uyarısında bulundu. “Çiftçimiz bu sezon umduğunu bulamadı” Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan konuyla ilgili, İhlas Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, “Eskiden Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında 1-2 haftalık sıcak hava dalgaları olurdu ama bu sene sıcaklar çok erken başladı. 2-7 Haziran’da 45 dereceyi bulan sıcaklar oldu ve karpuz, domates, biberin hasatlarını yapamadık. Bazı tarlalarda soğan dahi yandı. Soğanlar sürüldü. Bugüne kadar hiç soğanların sürüldüğü görülmemişti. Mısır ve pamuk da zarar gördü. Bir tek buğdayda sıkıntı olmadı. Sıcaklığın üstüne bir de kuraklık eklendi. Çiftçimiz bu sezon umduğunu bulamadı” diye konuştu. “Pamuk ve mısırda yüzde 30 verim kaybı yaşadık” Avrupa Futbol Şampiyonası’nın karpuzun para etmesine neden olduğunu vurgulayan Doğan, “Karpuz ve kavunlar çok ciddi şekilde tarlada yandı. Karpuz ihraç edildiği için biraz para kazandırdı. Kavunlar tarlada kaldı. Pamuk ve mısırda yüzde 30 verim kaybı yaşadık. Çiftçi bu sene ürünlerden para kazanamadı. Sulamada da sıkıntı var” ifadelerini kullandı. “Damlama sulama sistemleri ücretsiz verilmeli” Öte yandan, Başkan Doğan, vahşi sulama alışkanlıklarının ortadan kaldırılması gerektiğine dikkat çekerek, “İklim değişikliği bu sene tam kendisini gösterdi. Temiz, tatlı su kaynakları rezervlerimiz azalıyor. Önceliğimiz topraklarımızı daha etkin kullanmalıyız. Eski, vahşi sulama alışkanlıklarımızı ortadan kaldırmalıyız. Çiftçilerimize damlama sulama sistemlerinin ücretsiz verilmesini bekliyoruz” dedi.
Saimbeyli Çeralan cevizi tescil yolunda
08 Ekim 2024 Salı - 12:30 Saimbeyli Çeralan cevizi tescil yolunda Adana’nın Saimbeyli ilçesinde asırlık ceviz ağaçlarında yetişen Çeralan cevizi hasat edildi. Damlarda kurumaya bırakılan cevizler için Saimbeyli Belediyesi’nin girişimleriyle coğrafi işaret alınması için çalışma başlatıldı. Adana’nın Saimbeyli ilçesinde bin rakımlı Çeralan Mahallesi’nde doğada kendiliğinden yetişen, lezzeti ve aromasıyla öne çıkan Çeralan cevizinde hasat başladı. Saimbeyli Belediye Başkanı Mahmut Dal ve mahalle sakinleri cevizi birlikte hasat etti. Binbir emekle toplandıktan sonra damlarda kurumaya bırakılan Çeralan cevizi lezzetinin tescillenmesi için Saimbeyli Belediyesi, Saimbeyli Kaymakamlığı ve Kozan Ticaret Odası’nın girişimleri başladı. "Lezzet ve yağ açısından oldukça kaliteli" Başkan Mahmut Dal, Kozan Ticaret Odası’yla birlikte çalışmalara başladıklarını ifade ederek, "Cevizimizi Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’ne göndererek lezzeti, tadı ve verimliliği hakkında bir akademik çalışma yaptırıyoruz. Çeralan cevizine coğrafi işaret almak için çalışmaktayız. Çeralan’da hem cevizi hem de pekmeziyle gerçekten görülmeye değer, nam yapmış mahalledir. Çeralan deyince özellikle ceviz akla gelir. O yüzden biz de bunu mahallemizin ismini ön plana çıkarmak adına cevizimizi markalaştırmak istiyoruz. Belediye olarak çiftçimizi bu alanda destelemek istiyoruz. Bu cevizin özelliği tadı, yağ oranı. Yani lezzet ve yağ açısından gerçekten oldukça kaliteli. Bu önümüzdeki günlerde yapılacak akademik çalışmada ortaya çıkacaktır. Bu tamamen doğal ve organik şekilde yetişen yerli cevizler. Yani ırkı bozulmamış tabiri caizse GDO’suz genetiği değiştirilmemiş bir ürün olarak gerçekten ön plana çıkmaktadır. Ekonomiye kazandırılarak kentlere göçü de önlemek istiyoruz" dedi. "Özel olarak gelip bu cevizi alıyorlar" Ceviz üreticisi İsmail Umut, bu yıl sıcak nedeniyle cevizde verim düşüklüğü yaşandığını ama lezzet ve aromasında bir olumsuzluk olmadığını kaydederek, "Adana’da çok fazla ceviz satışı var ama özel olarak gelip bu cevizi alıyorlar. Bölgemizde sulama sorunu çözülürse daha çok üretim ile bölge ekonomisi canlanacaktır" diye konuştu.
İş arayanlar ve işverenler Çukurova’da buluşuyor
08 Ekim 2024 Salı - 10:58 İş arayanlar ve işverenler Çukurova’da buluşuyor Çukurova Belediyesi İstihdam Birimi, her yaştan ve meslekten başvuruları kabul ederek işverenlerle olan bağlantısı ile uygun işe uygun eleman ihtiyacını karşılıyor. Çukurova Belediye Başkanı Emrah Kozay, “İstihdam Birimi aracılığıyla hemşehrilerimizin iş, işverenlerimizin de personel bulmasına vesile olmak büyük bir mutluluk” dedi. Çukurova Belediyesi İstihdam Birimi, iş arayan vatandaşlarla çalıştıracak eleman arayan firmaları bir araya getiriyor. Çukurova Belediyesi Orhan Kemal Kültür Merkezinde gerçekleştirilen “Kariyer Günü” etkinliklerinde firmaların İnsan Kaynakları Birimi sorumluları sundukları iş imkanlarıyla ilgili iş arayan vatandaşlara hem sunum yapıyor hem de iş başvurularını alıyor. Başvuruları değerlendirip, aranan kriterlere uygun vatandaşları personel olarak işe alarak istihdama katkı sağlıyor. İş arayanları istihdam birimimize bekliyoruz Ülkenin en büyük sorununun işsizlik olduğunun farkında olduğunu ifade eden Çukurova Belediye Başkanı Emrah Kozay, “Çukurova Belediyesi İstihdam Birimi ile iş arayan vatandaşlarımızı işverenler ile buluşturmaya devam ediyor, vatandaşlarımızın kariyer yolculuklarında rehberlik ediyoruz. Her yaştan ve meslekten başvuruları kabul eden İstihdam Birimimiz, özel sektör firmalarının eleman ihtiyacını karşılarken işsizleri de iş sahibi yapıyor. İş arayışı olan vatandaşlarımızı da personel ihtiyacı olan firmaları da belediye hizmet binamızdaki İstihdam Birimimize davet ediyoruz” dedi.
Uzmanından topuk kanı uyarısı: ‘Bir damla kan ile hastalıklara tanı koyabiliyoruz’
08 Ekim 2024 Salı - 10:34 Uzmanından topuk kanı uyarısı: ‘Bir damla kan ile hastalıklara tanı koyabiliyoruz’ Adana’da 29 sene önce doğumunda topuk kanı alınmayan genç hayata engelli devam ederken topuk kanı alınan kardeşi hastalığının erken teşhis edilmesiyle engelli olmaktan kurtuldu. Çocuk Metabolizma Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Neslihan Önenli Mungan, topuk kanının önemine dikkat çekerek, “Topuk kanı alınmasının çocuklara hiçbir zararı yoktur ve hastalıklara bu şekilde kolaylıkla tanı konulabiliyor” dedi. Topuk kanı testi, her dört evlilikten birinin akraba evliliği olduğu ülkemizde, dünya geneline göre daha sık görülen genetik ve metabolik hastalıkları yenidoğan döneminde tespit edilerek erken tedavi ile çocuğun sağlıklı bir yaşam sürmesini sağlayan hayati önemi olan test. Sağlık Bakanlığı tarafından zorunlu kılınan bu topuk kanı testi ile ülkemizdeki yeni doğan bebeklerin yüzde 99’una ulaşmış, her yıl 5 binin üzerinde bebek hastalık belirtileri ortaya çıkmadan tespit edilebiliyor. Topuk kanı alınmadı, engelli kaldı Ancak topuk kanı alınmadığı için hastalıkları teşhis edilemeyen çocukların bazıları engelli kalıyor. Fatma (50) ve Tekin (52) Özkan çiftinin ilk evlatları Melih Çağrı’da (29) bu çocuklardan birisi. Melih Çağrı’nın doğduğunda topuk kanı alınmadı. Yaşıtlarının gerisinde hareketler sergileyen Melih’in ‘Fenilketonüri’ hastalığı ise 4.5 yaşından sonra teşhis edildi ve tedavi edilemedi. 6 sene sonra kardeşi Kerem doğduğunda ise topuk kanı alındı ve Kerem’in metabolik hastalığı teşhis edildi. Özel bir diyet yapan Kerem ise yaşıtlarıyla aynı şekilde aktivitelerini yaptı, üniversiteden de mezun olup diş teknisyeni olarak işe başladı. “Bir damla kan ile birçok hastalık teşhis ediliyor” Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Çocuk Metabolizma Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Neslihan Önenli Mungan, topuk kanının önemi hakkında İhlas Haber Ajansı’na konuştu. Prof. Dr. Mungan, “Topuk kanı bir koruyucu sağlık hizmetidir. Tıpkı çocukların büyümesi, gelişmesi, aşılanması, beslenmesi, ideal akıl, ruh, beden sağlığı potansiyellerine ulaşması için gerekli bir koruyucu sağlık hizmetidir. Bugün, sayıları iki bini aşan metabolik hastalıkların 40-45’i bir küçük damla kan ile tanı alabilmektedir” dedi. “Fenilketonüri’nin en sık görüldüğü ülke Türkiye” Topuk kanı alınmasının çocuklara hiçbir zararının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Neslihan Önenli Mungan, “Topuk kanıyla tanınan hastalıklardan bir tanesi fenilketonüridir. Eğer bu hastalık 15 gün içerisinde tanı almazsa zihinsel ve bedensel özre neden olmaktadır. Fenilketonüri’nin en sık görüldüğü ülke Türkiye’dir. Akraba evliliğinin yoğunluğu, çekinik olarak kalıntılar çok sayıda hasta çocuğa neden olmaktadır. Tedavi ilk 15 gün içerisinde yapılmalıdır. 1 ay dahi geç kalınsa çocuklar engelli kalmaktadır” ifadelerini kullandı. Çocuk Metabolizma Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Neslihan Önenli Mungan, fenilketonüri için teşhis alan çocukların uygun beslenme ve ilaçlar ile tedavi edilebileceğini, topuktan alınan kanında hiçbir soruna neden olmadığını belirtti. Anne Fatma Özkan ise topuk kanı sayesinde bir evladının engelli olmaktan kurtulduğunu anlatarak, “Küçük oğluma doğar doğmaz tanı konuldu ve daha sonra büyük oğluma da tanı konuldu. O zaman bir doktor bana ‘Hiçbir hastalık yok ki çocuğun hayatı anneye bu kadar bağlı olsun’ demişti. Elimden geldiği kadar iki evladıma da en iyisini yapmaya çalıştım. Küçük oğlumda hiçbir sıkıntı yok ama büyük oğlumda maalesef sıkıntılar var. Eğer büyük oğlumdan topuk kanı alınsaydı o da şuanda engelsiz bir şekilde hayatına devam edecekti” diye konuştu.
Uzmanından topuk kanı uyarısı: ‘Bir damla kan ile hastalıklara tanı koyabiliyoruz’
08 Ekim 2024 Salı - 10:33 Uzmanından topuk kanı uyarısı: ‘Bir damla kan ile hastalıklara tanı koyabiliyoruz’ Adana’da 29 sene önce doğumunda topuk kanı alınmayan genç hayata engelli devam ederken topuk kanı alınan kardeşi hastalığının erken teşhis edilmesiyle engelli olmaktan kurtuldu. Çocuk Metabolizma Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Neslihan Önenli Mungan, topuk kanının önemine dikkat çekerek, “Topuk kanı alınmasının çocuklara hiçbir zararı yoktur ve hastalıklara bu şekilde kolaylıkla tanı konulabiliyor” dedi. Topuk kanı testi, her dört evlilikten birinin akraba evliliği olduğu ülkemizde, dünya geneline göre daha sık görülen genetik ve metabolik hastalıkları yenidoğan döneminde tespit edilerek erken tedavi ile çocuğun sağlıklı bir yaşam sürmesini sağlayan hayati önemi olan test. Sağlık Bakanlığı tarafından zorunlu kılınan bu topuk kanı testi ile ülkemizdeki yeni doğan bebeklerin yüzde 99’una ulaşmış, her yıl 5 binin üzerinde bebek hastalık belirtileri ortaya çıkmadan tespit edilebiliyor. Topuk kanı alınmadı, engelli kaldı Ancak topuk kanı alınmadığı için hastalıkları teşhis edilemeyen çocukların bazıları engelli kalıyor. Fatma (50) ve Tekin (52) Özkan çiftinin ilk evlatları Melih Çağrı’da (29) bu çocuklardan birisi. Melih Çağrı’nın doğduğunda topuk kanı alınmadı. Yaşıtlarının gerisinde hareketler sergileyen Melih’in ‘Fenilketonüri’ hastalığı ise 4.5 yaşından sonra teşhis edildi ve tedavi edilemedi. 6 sene sonra kardeşi Kerem doğduğunda ise topuk kanı alındı ve Kerem’in metabolik hastalığı teşhis edildi. Özel bir diyet yapan Kerem ise yaşıtlarıyla aynı şekilde aktivitelerini yaptı, üniversiteden de mezun olup diş teknisyeni olarak işe başladı. “Bir damla kan ile birçok hastalık teşhis ediliyor” Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Çocuk Metabolizma Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Neslihan Önenli Mungan, topuk kanının önemi hakkında İhlas Haber Ajansı’na konuştu. Prof. Dr. Mungan, “Topuk kanı bir koruyucu sağlık hizmetidir. Tıpkı çocukların büyümesi, gelişmesi, aşılanması, beslenmesi, ideal akıl, ruh, beden sağlığı potansiyellerine ulaşması için gerekli bir koruyucu sağlık hizmetidir. Bugün, sayıları iki bini aşan metabolik hastalıkların 40-45’i bir küçük damla kan ile tanı alabilmektedir” dedi. “Fenilketonüri’nin en sık görüldüğü ülke Türkiye” Topuk kanı alınmasının çocuklara hiçbir zararının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Neslihan Önenli Mungan, “Topuk kanıyla tanınan hastalıklardan bir tanesi fenilketonüridir. Eğer bu hastalık 15 gün içerisinde tanı almazsa zihinsel ve bedensel özre neden olmaktadır. Fenilketonüri’nin en sık görüldüğü ülke Türkiye’dir. Akraba evliliğinin yoğunluğu, çekinik olarak kalıntılar çok sayıda hasta çocuğa neden olmaktadır. Tedavi ilk 15 gün içerisinde yapılmalıdır. 1 ay dahi geç kalınsa çocuklar engelli kalmaktadır” ifadelerini kullandı. Çocuk Metabolizma Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Neslihan Önenli Mungan, fenilketonüri için teşhis alan çocukların uygun beslenme ve ilaçlar ile tedavi edilebileceğini, topuktan alınan kanında hiçbir soruna neden olmadığını belirtti. Anne Fatma Özkan ise topuk kanı sayesinde bir evladının engelli olmaktan kurtulduğunu anlatarak, “Küçük oğluma doğar doğmaz tanı konuldu ve daha sonra büyük oğluma da tanı konuldu. O zaman bir doktor bana ‘Hiçbir hastalık yok ki çocuğun hayatı anneye bu kadar bağlı olsun’ demişti. Elimden geldiği kadar iki evladıma da en iyisini yapmaya çalıştım. Küçük oğlumda hiçbir sıkıntı yok ama büyük oğlumda maalesef sıkıntılar var. Eğer büyük oğlumdan topuk kanı alınsaydı o da şuanda engelsiz bir şekilde hayatına devam edecekti” diye konuştu.
Responsible tanıtım programı ADASO’da gerçekleştirildi
08 Ekim 2024 Salı - 10:24 Responsible tanıtım programı ADASO’da gerçekleştirildi Adana Sanayi Odası ev sahipliğinde, Ticaret Bakanlığı, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) iş birliğinde Sakıp Sabancı Toplantı Salonu’nda Responsible Tanıtım Programı gerçekleştirildi. Programın açılış konuşmasını yapan Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) Koordinatör Başkanı Fatih Doğan programın ihracatçı firmalar için büyük bir fırsat olduğunu vurgulayarak, “Yeşil Mutabakat, ihracatçılarımız açısından büyük fırsatlar barındırırken, gerekli adımlar atılmadığında pazar kaybı riskini de beraberinde getiriyor. Dolayısıyla, firmalarımızın sürdürülebilirlik ve dijital dönüşüm süreçlerine hızla adapte olmaları gerekiyor. Responsible Sorumluluk Programı, ihracatçılarımızın sürdürülebilirlik konusunda nerede durduklarını ve nereye varmaları gerektiğini belirlemeleri bakımından büyük önem taşıyor. Bu süreçte başarılı olmamız için tüm ihracatçılarımızı sürdürülebilirlik ve dijital dönüşüm süreçlerine entegre etmemiz gerekiyor” dedi. Başkan Doğan ayrıca, Avrupa Birliği’nin özellikle demir-çelik, çimento, alüminyum, gübre, elektrik ve tekstil gibi sektörlerde karbon ayak izini azaltmaya yönelik ciddi düzenlemelere gittiğini hatırlatarak, Türkiye’nin bu dönüşüme hızlıca uyum sağlaması gerektiğini belirtti. Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda Yeşil Mutabakat’ın ihracat üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla bir çalışma grubu kurulduğunu ve Yeşil Mutabakat Eylem Planı oluşturulduğunu ifade eden Doğan, Responsible Programı’nın bu çerçevede önemli bir rol üstlendiğini vurguladı. Açılış konuşmasının ardından program kapsamında programın sunumunu Ticaret Bakanlığı, İhracat Genel Müdürlüğü, Tekstil ve Konfeksiyon Ürünleri Dairesi Başkanı Zeynep Domaniç tarafından gerçekleştirildi. Programda ayrıca GREENTİM ve Sürdürülebilirlik Odaklı Mentorluk Programları Tanıtımı Türkiye İhracatçılar Meclisi, Strateji ve İnovasyon Müdürlüğü Uzmanı Çağrı Köse tarafından sunuldu. Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlaması başlıklı sunumu ise Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu Uzman Yardımcısı Esra Kadriye Arıkan gerçekleştirdi. Katılımcıların yoğun ilgisiyle süren program soru cevap kısmının ardından son buldu.