Yerel Haberler
Adana
Arkadaşını keserle darbederek öldüren şüpheli tutuklandı 17 Mayıs 2026 Pazar - 01:14:57 Adana’nın Kozan ilçesinde arkadaşı tarafından keserle darbedilerek ağır yaralanan Muhammet Hasan Koca, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Kaçan şüpheli ise Antalya’nın Manavgat ilçesinde yakalanıp tutuklandı. Olay, 12 Mayıs’ta ilçeye bağlı Mahmutlu Mahallesi Özel Sokak’ta meydana geldi. İddiaya göre, iş yapmak için Konya’dan Adana’nın Kozan ilçesine geldiği öne sürülen Muhammet Hasan Koca ile M.A.G. arasında henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine M.A.G., keserle Koca’yı darbederek ağır yaraladı.. Özel araçla Kozan Devlet Hastanesi’ne götürülen ve hayati tehlikesi bulunduğu belirlenen Koca, ilk müdahalenin ardından Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilerek yoğun bakım ünitesinde tedaviye alındı. Antalya’da yakalandı Araştırma başlatan polis, Muhammet Hasan Koca’nın, M.A.G. ile birlikte kaldığı eve operasyon düzenledi. M.A.G.’nin kaçtığını tespit eden polis, evde yaptığı incelemede olayda kullanıldığı değerlendirilen bir keser ele geçirdi. Olayın ardından kaçtığı belirlenen şüpheli M.A.G., Antalya’nın Manavgat ilçesinde yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Gök, 14 Mayıs’ta çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Muhammet Hasan Koca ise, 15 Mayıs’ta tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:35 Dağlı: "Üreticilerimizin yanındayız" AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı, buğdaydan mısıra, ayçiçeğinden narenciye ürünlerine kadar birçok ekili ve dikili alanda oluşan zarardan etkilenen tüm üreticilere geçmiş olsun dileklerinde bulunarak, "Devletimiz tüm kurumlarıyla süreci yakından takip etmektedir" dedi. Adana’da etkili olan dolu afeti, özellikle Sarıçam ve Ceyhan ilçelerinde tarımsal üretim alanlarında zarara yol açtı. Çok sayıda mahallede etkisini gösteren dolu yağışı nedeniyle buğday, mısır, ayçiçeği ve narenciye başta olmak üzere çeşitli tarım ürünlerinde hasar meydana geldi. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı, afetten etkilenen tüm üreticilere geçmiş olsun dileklerini ileterek devletin ilgili tüm kurumlarıyla sahada olduğunu ifade etti. Başkan Dağlı, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "İlimizde etkili olan dolu afeti nedeniyle özellikle Sarıçam ve Ceyhan ilçelerimizde birçok mahallemizde tarımsal üretim alanlarında zarar meydana gelmiştir. Buğdaydan mısıra, ayçiçeğinden narenciye ürünlerine kadar birçok ekili ve dikili alanda oluşan zarardan etkilenen tüm üreticilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum." Hasar tespit çalışmalarının hızla başlatıldığını belirten Dağlı, İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerine bağlı ekiplerin sahada çalışmalarını titizlikle sürdürdüğünü kaydetti. Başkan Dağlı, açıklamasının sonunda "Üreticilerimizin yanındayız. Devletimiz tüm kurumlarıyla süreci yakından takip etmektedir. Rabbim memleketimizi her türlü afetten muhafaza eylesin" ifadelerini kullandı.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:07 Büyük Saat esnafından belediyeye bakımsızlık ve trafik tepkisi: "Sahipsiz Adana" Adana’nın simgelerinden tarihi Büyük Saat ve civarındaki çarşı esnafı, belediyeye tepki gösterip trafik, otopark sorunu ve bakımsızlıktan şikayetçi olduklarını dile getirdi. Kentin en işlek noktalarından Seyhan ilçesindeki tarihi Büyük Saat Kulesi’nin bulunduğu Ali Münif Yeğenağa Caddesi esnafı Adana Büyükşehir Belediyesi’ne tepki gösterip otopark sorunu ve bakımsızlıktan şikayetçi olduklarını dile getirdi. Bölgedeki yolların çökme yaptığını ve turistlerin bölgeye gelmekten çekindiğini dile getiren esnaf, belediyenin biran önce bölge için önlem alması gerektiğini istedi. "Sahipsiz Adana" Bölgedeki sorunları dile getiren Tarihi Adana Büyük Saat Çarşısı Esnaf ve Kültür Derneği Başkanı Murat Bozkurt, "Başvurularımızı yaptık bizimle sadece kaymakam bey ilgilendi. Burası Adana’nın incisi, buraya bir el atılması lazım. Gerekli yerlere gidiyoruz ama ilgilenilmiyor sahipsiz Adana" dedi. "Sit alanında araç trafiği güvenlik sorunu oluşturuyor" Tarihi Adana Büyük Saat Çarşısı Esnaf ve Kültür Derneği Başkan Yardımcısı Samet Narttürk ise belediyeye yaptıkları başvurulardan sonuç alamadıklarını belirtti. Narttürk, "Buranın birçok sorunu bulunmaktadır. En büyük sorunlardan biri trafik ve park sorunu. Burası birinci derece sit alanı, buradan araba geçmemesi gerekiyor ama maalesef otopark ve arabaların geçmesi burada güvenlik sorunu da oluşturuyor. Turistlerimiz burada rahatça gezemiyor. Yollar sürekli çökme yapıyor. Bizim uyarmamıza rağmen sadece bu yolu yaptılar ve bu yol da sürekli çöküyor. Belediyemize bildirmemize rağmen ilgilenilmiyor" dedi. "Gece aydınlatma yok, engelliler için risk var" Bölgedeki fiziki şartların yetersizliğine dikkat çeken Narttürk, "Turistlerimiz akşam 8’den sonra gezmeye çıkıyor ama Büyük Saat ve Yağ Cami çevresinde kesinlikle aydınlatma yok. Bu da güvenlik sorunu oluşturuyor. Geçen gün bir engelli aracımız yolun düzensizliğinden dolayı buradan düştü. Hiçbir ilde tarihi bir sit alanında trafik yok, bu sadece Adana’ya özgü bir durum" ifadelerini kullandı. "10 bin kişi varken bile cadde trafiğe açıktı" Çarşının en eski esnaflarından Gökhan Akkaş ise toz ve kirlilikten dert yanarak, "Sürekli çökme yapan yollar nedeniyle toz içindeyiz, iş yerlerimizi kapatmak zorunda kalıyoruz. Portakal Çiçeği Karnavalı’nda burada 10 bin kişi varken bile bu cadde trafiğe açıktı ve insanlar ezilme tehlikesi geçirdi. Çarşımızda çöp kovası yok, yağmur yağdığında dükkanların içine su giriyor. Yol geniş ama kaldırımlar dar. İnsanların araç park etmeden devam edebileceği, geniş kaldırımlı bir düzen istiyoruz" diye konuştu.
Adana Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Mersin Yenişehir’de
06 Aralık 2024 Cuma - 12:16 Adana Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Mersin Yenişehir’de Adana Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, Mersin Yenişehir Belediyesi’nin davetlisi olarak Mersin turnesine gidiyor. Adana Şehir Tiyatroları, Phillip King’in yazdığı Hüseyin İnan Biçer’in yönetttiği ‘Papaz Kaçtı’ isimli oyun ile 9 Aralık 2024 Pazartesi günü Mersin Yenişehirli tiyatroseverler için perdelerini açacak. İkinci Dünya Savaşı devam ederken İngiiltere’nin küçük bir köyünde Lionel ve eşi Penelope’nin evinde geçen, neredeyse her şeyin birbirine karıştığı tuhaf bir hikaye. Olaylar, komşuları Skillon’un Lionel ve eşi Penelope’yi ziyarete gelişiyle başlar ve içinden çıkılmaz bir komediye dönüşür. Dolantı komedisi türündeki oyunu Adana Şehir Tiyatrolarının deneyimli oyuncusu Hüseyin İnan Biçer yönetirken, Gizem Gülüş Koçoğlu, Doğukaan Uğurlugülbüken, Tufan Naharcı, Nermin Sanberk, Nimet Görkem Kayar, Mehmet Avcı, Başar Uğur, Feridun Yıldırım, Orhan Kuşçu, Haydar Şahin oynadılar. Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Şube Müdürü Hüseyin Şapkalı, Yenişehir Belediyesine turne yaptıkları için mutlu olduklarını dile getirdi. Davetleri için Mersin Yenişehir Belediyesine teşekkür ederken, sanata ve Sanatçıya verdiği desteklerden dolayı Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Zeydan Karalar’a, çok teşekkür ettiğini söyledi. Adana Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Seyfettin Süha Erol ise tiyatro yapılanmalarının çoğalması ve sağlıklı işlemesi için turnelerin önemli olduğunu vurgularken ‘Papaz Kaçtı’ isimli oyunlarını mersinde sahneleyecek olduklarından dolayı duydukları heyecanı dile getirdi. Oyun, 9 Aralık Pazartesi günü Yenişehir Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde saat 20:00’da başlayacak.
Çukurova Belediyesi’nin çikolata ve pasta yapma kursuna yoğun ilgi
06 Aralık 2024 Cuma - 11:37 Çukurova Belediyesi’nin çikolata ve pasta yapma kursuna yoğun ilgi Çukurova Belediyesi, kadınların hem ekonomik yaşama katılımını artırmaya hem de sosyalleşmelerini sağlamaya yönelik çalışmalara bir yenisini ekledi. Çukurova Halk Eğitimi Merkezi işbirliğiyle Atatürk Kadın Yaşam Köyü’nde başlatılan çikolata ve pasta yapımı kursu kadınların yoğun ilgisiyle karşılandı. Kursla kadınlara hem sosyalleşme hem de becerilerini geliştirme fırsatı sunuluyor. Çukurova Belediye Başkanı Emrah Kozay’ın öncülüğünde başlatılan ve var olan kurslara ek olarak açılan Çikolata ve Pasta Yapma Kursu, bölge kadınlarının yoğun ilgisini çekti. Çukurova Halk Eğitim Merkezi eğitmenlerinin gözetiminde uygulamalı olarak gerçekleştirilen kursa katılan kadınlar, hem lezzetli çikolatalar ve pastalar yapmayı öğreniyor hem de kaliteli zaman geçiriyor. Katılımcılar, kurs sayesinde el becerilerini geliştirmenin yanı sıra, gelecekte bu bilgilerini gelir kaynağına dönüştürebilme imkanına sahip olabileceğini belirtiyor. Kurslar tamamen ücretsiz olarak Çukurovalılara sunuluyor. Hayata değer katan kurslar Kursiyerler, hem eğlenip hem de yeni şeyler öğrendikleri kurslar için Başkan Emrah Kozay’a teşekkür ederken, Başkan Kozay, kadınların hem sosyal hem de ekonomik hayata katılımını artırmayı hedeflediklerini belirtti. Kozay, "Kadınların taleplerini dinleyerek projeler geliştiriyoruz. Bu kurslar, sadece bir eğitim değil; aynı zamanda kadınların birbirleriyle dayanışma içinde olabileceği ve sosyalleşebileceği, onların hayatlarına değer katan bir platform" dedi.
Adana Emniyet Müdürüne, saz kursunu bitiren kızlardan mini konser
06 Aralık 2024 Cuma - 09:54 Adana Emniyet Müdürüne, saz kursunu bitiren kızlardan mini konser Adana polisi “Gücümüz Sevgimiz” projesi çerçevesinde 15 kız öğrenciye saz çalmayı öğretti. Kurs sonunda saz hediye edilen öğrenciler İl Emniyet Müdürü Ahmet Hakan Arıkan’a makamında mini bir konser verdi. Adana Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü tarafından 2024 yılı içerisinde Çocuk ve Gençler Sosyal Koruma ve Destek Programı (ÇOGEP) kapsamında hazırlanan "Gücümüz Sevgimiz" isimli projesiyle Yüreğir ilçesi Vehbi Necip Savaşan Ortaokulunda 15 kız öğrenciye İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Halk Eğitim Merkezi ortaklığı ile "Saz Kursu" açıldı. Kursta kullanılacak sazlar proje kapsamında alınarak çocuklara hediye edildi. Kurs ile çocukların suçtan uzak durmalarına, sosyal bağlar kurmalarına, bilişsel işlevlerini, el-göz koordinasyonu ve motor becerilerini ve öz güvenlerini artırarak kendilerini geliştirmelerine katkı sağlamak amaçlandı. 3 ay süren kurs sonunda saz çalmayı öğrenen öğrencileri İl Emniyet Müdürü Arıkan, makamında kabul etti. Kız öğrenciler Arıkan’a sazları ile mini bir konser verdi. “Müzik aleti çalmak sizi bambaşka yerlere götürecek Arıkan, ”Küçük yaşta enstrüman çalmanız, bir müzik aletini çalmanız çok keyifli bir şey. Gelecek yaşamınızda mutlaka müzik aleti çalma aktivitesiniz değerlendirmenizi istiyorum. Müzik aleti çalmak isiz bambaşka yerlere götürecek. Biz çok keyif aldık bu vermiş olduğunuz konserden. Bundan sonra ki konserlerde farklı parçalar farklı melodiler bekliyoruz. Hepinize teşekkür ediyorum” sözlerine yer verdi. “Çok heyecanlıyım” Kursa çok hevesli katıldığını belirten Nazmiye Gül Ergül (10),” Saz çalmaya gittikçe ilgim arttı. Burada mini konser vereceğiz. Burada olduğum için çok mutluyuz. Saz çalmayı devam ettirmeyi planlıyorum. Çok heyecanlıyım, elim ayağım titriyor, kalbim güm güm atıyor. Çok mutluyum, bu mini konseri çok beklemiştik” dedi. “Bu imkanı sundukları için teşekkür ediyorum” Nur Sima Sümbül (10), “Kendimi daha da geliştirmek istiyorum. Burada mini konser vereceğiz çok mutluyum. Bu imkanı sundukları için çok teşekkür ediyorum. Polisler bize saz hediye ettiği için çok teşekkür ederim, çok mutluyum” sözlerine yer verdi.
Prof. Dr. Taşova: “Dünyada her gün 3 bin 500 kişi hepatitten ölmekte”
06 Aralık 2024 Cuma - 09:45 Prof. Dr. Taşova: “Dünyada her gün 3 bin 500 kişi hepatitten ölmekte” Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yeşim Taşova, hepatitlerin dünya genelinde artış gösterdiğini belirterek, “Her gün dünyada 3 bin 500 kişi hepatit B ve C kaynaklı ölmekte. Dünyada 250 milyondan fazla kişi hepatit B, 50 milyondan fazla kişi hepatit C ile enfekte. Türkiye’de ise her 3 kişiden 1’i hepatit B, her 2 kişiden 1’i hepatit C ile enfekte. Bu sayılar buz dağının görünen kısmı” dedi. Hepatit, viral bir enfeksiyonun neden olduğu karaciğer iltihabı olarak biliniyor. A, B, C, D ve E tipleri olarak adlandırılan beş ana hepatit virüsü bulunuyor. Bu 5 tip, neden oldukları hastalıklar ve salgın potansiyeli nedeniyle son yıllarda dünya üzerinde büyük bir endişe kaynağı olmaya başladı. Her gün 3 bin 500 ölüm var Dünya Sağlık Örgütü’nün nisan ayında yayınladığı rapora göre ise her gün hepatit B ve C enfeksiyonları sebebiyle 3 bin 500 kişi hayatını kaybediyor. Ayrıca uzmanlara göre ülkemizde ise çoğu henüz tanı almamış yaklaşık 3.5 milyon hepatit B hastası, 750 bin de hepatit C hastası olduğu tahmin ediliyor. “Birçok kişi taşıyıcı olduğunu bilmeden yaşıyor” Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yeşim Taşova, konuyla ilgili İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Taşova, hepatit B ve C hastalarına ulaşılmada büyük sıkıntı yaşandığını belirterek, “Hepatitler halen önemini koruyan hastalıklardır. Hepatit B aşı ile önlenebilir ancak hepatit C’de aşı yoktur fakat gelişmiş tedavisi vardır. Buradaki en büyük sorunumuz hastalara ulaşabilme. Birçok kişi hepatit B ve C olduğunu bilmeden yaşamaktadır. Bulaşıcı olduğu için aile fertleri dahil birçok kişiye de hastalığı bulaştırabilmektedirler. Her gün dünyada 3 bin 500 kişi hepatit B ve C kaynaklı ölmektedir” ifadelerini kullandı. “Sayılar buz dağının görünen kısmı” Türkiye’de her 3 kişiden 1’inin hepatit B ile enfekte olduğunu ancak bu sayıyı ’Buz dağının görünen kısmı’ olarak tanımlayan Prof. Dr. Taşova, şunları söyledi: “Halihazırda dünyada 250 milyondan fazla kişi hepatit B, 50 milyondan fazla kişi hepatit C ile enfektedir ancak bu sayılar buz dağının görünen kısmı. Türkiye’de ise her 3 kişiden 1’i hepatit B ile enfektedir, yani taşıyıcı durumundadır. Erişkin yaş grubunda bu 2 milyondan fazla kişiye denk geliyor. Hepatit B ile tanı olan hastaların ancak 4’te 1’ine tanı koyabiliyoruz. Bu kişilerin de 5’te 1’i tedaviye ulaşıyor. Bu kişilerin tedavi olması durumunda karaciğer kanseri ve siroz olmasının önüne geçiliyor. Hepatit C’de ise daha da sıkıntılı bir durum var. Her 2 kişiden 1’inin Türkiye’de hepatit C olduğunu biliyoruz ancak en önemli sorun tanı konulamıyor çünkü hastalar hayatlarına hiçbir semptom göstermeden devam ediyor. Daha sonra da karaciğer kanseriyle bu hastalar karşımıza geliyor.” “Bütün dünyada artış var” Hepatit C tedavisi olan kişinin karaciğer kanseri ve siroz olma riskinin azaldığına dikkat çeken Prof. Dr. Taşova, “Hepatit C’de yeni tedavilerle hastanın durumuna göre 8-12 hafta arasında hap tedavisi ile kurtulmak mümkün. Yeter ki tanı konsun. Hepatit B’nin de tedavisi var ve üzerinde çalışıyoruz. Tedaviye başlayan kişinin siroz ve karaciğer kanseri olma riski çok aza indirgenebiliyor. Bütün dünyada hepatitlerde artış var” ifadelerini kullandı. “Tedavi olmak halk sağlığı açısından önemli” Tedavi olmanın halk sağlığı açısından önemine vurgu yapan Prof. Dr. Yeşim Taşova, “2016 yılında Dünya Sağlık Örgütü ‘hepatit B ve C’yi ortadan kaldıralım’ atağına geçti. Bu atakla birlikte hepatit B’nin yüzde 95 azaltılması, hepatit C’nin yüzde 85 azaltılması hedefleniyor. Buradaki amaç yüzde 65 ölümleri azaltmak, yüzde 90 tedaviye tanı koymak. Bu kişileri tespit edip tedavi olmalarını sağlamak halk sağlığı açısından çok önemli. Ülkemizde de bu program çerçevesinde yenidoğan çocukların aşılanması çok güzel bir şekilde gidiyor. Aynı zamanda gebelerin takip edilmesi devam ediyor” dedi. “Önlemler alınmalı” Hepatit bulaşının önüne geçilmesi için yapılması gerekenleri anlatan Taşova, şunları söyledi: “Damar içi uyuşturucu kullananların ortak enjektör kullanması engellenmeli. Bütün uyuşturucuların azaltılması gerekiyor çünkü uyuşturucu riskli davranışa yol açıyor. Hepatit B özellikle cinsel yolla ve kan yoluyla geçebilen bir hastalıktır. Vatandaşların hem testini yaptırması hem de kan ve cinsel sıvılarla bulaşın engellenmesi gerekiyor. Ayrıca bilinen ve temizliği olan diş hekimleriyle çalışılması, kadınların manikür, pedikür yaparken kendi aletlerinin olması ya da kuaförlerinden sterilizasyon istenilmesi, ortak diş fırçası kullanılmaması gibi önlemler almak gerekiyor.”
Ölen kadının günlüğü koca şiddetini ortaya çıkardı
06 Aralık 2024 Cuma - 09:39 Ölen kadının günlüğü koca şiddetini ortaya çıkardı Hatay’da 7 yıl önce intihar eden kadının ablası, kız kardeşinin 8 aylık evliyken eşi tarafından öldürüldüğünü öne sürdü. Öldürüldüğü iddia edilen kadının günlüğünde eşinin kendisine yaptığı işkenceler ortaya çıkarken "Ağzıma silah dayayıp öldürmekle tehdit ettin sustum" notu dikkat çekti. Medine Kara, A.K. ile henüz 8 aylık evliyken Hatay’ın Dörtyol ilçesinde kaldığı evinde 8 Eylül 2017 tarihinde ipte asılı olarak bulundu. Dönemin savcısının olay yerinde yaptığı klasik otopsi raporunda, Medine Kara’nın "doku bozukluğu" tespit edildi, iki bacak kaval kemiği seviyesinde ’morarmış alan’ ve sırt boyun alt kısmında kızarıklar olduğuna belirtilmiş. Kara’nın 1 ay sonra gelen Adana Adli Tıp Grup Başkanlığındaki otopsi raporunda ise asılmaya bağlı öldüğü tespit edildi. Raporun ardından Dörtyol Cumhuriyet Savcılığı takipsizlik kararı verdi. Koca işkencesi günlükte ortaya çıktı Medine Kara’nın ölümünden kısa süre sonra tuttuğu günlük ortaya çıktı. Günlükte ise Medine’nin eşi A.K. tarafından gördüğü işkence ortaya çıktı. Medine Kara’nın günlüğünde, "Bacağımdaki o bıçak izlerini ömrümün sonuna kadar unutmam emin ol. Defalarca beni tehdit ettin. Evime ruhsatsız silah getirerek defalarca beni o silahla tehdit ettin. Ben ayrılalım dediğimde aileni öldürür seni öldürürüm diye o silahla defalarca tehditler savurdun. Ağzıma silahı dayayıp öldürmekle tehdit ettin sustum" notları dikkat çekti. Bu notların ardından Medine Kara’nın kocası A.K.’ye ’basit yaralamadan’ dava açıldı "Kardeşim intihar edecek bir kişi değildi" Ölen Medine Kara’nın ablası Nuray Değirmenci, "İntihar süsü var deniyor ama kesinlikle kardeşim intihar etmedi. Kardeşim intihar edecek bir kişi değildi, kardeşimin ölümüne intihar süsü verildi. Olay günü aralarında küçük kavga olmuş. Kurban kesmiş annesinde ama kardeşime hiç söylememiş bu nedenle kavga çıkmış" dedi. "Ya o beni ya da ben kardeşinizi öldüreceğim" Kardeşinin çok acılar çektiğini ileri süren Değirmenci, "Eşi bizi aradı, ’gelip kardeşinizi götürün ya o beni ya da ben onu öldüreceğim’ dedi. Bu konuşmadan 4 saat sonra kardeşime ulaşamadık. O gün öldürmüş benim kardeşimi. Kardeşim hayatını kaybetmiş ama eşi neden ambulans aramak yerine ağabeyini aramış. 130 kilometre uzaklıktan ağabeyi gelmiş ama ambulans yokmuş. Benim bildiğim önce 112 aranır ya da komşulardan yardım istenir. Kesinlikle ağebeyinin bu işte bir dahili var. Belki de abisi de içerideydi" diye konuştu. "O benim kardeşim değil kızımdı, ben büyüttüm" 10 Ocak’ta tekrar mahkemelerinin olduğunu vurgulayan Değirmenci, "Adalete güveniyorum, rabbim bize yardım etsin. Kardeşimi çok özledim. O benim kardeşim değildi, kızımdı. Onu ben büyüttüm, benim evimden gelin çıktı. Dayanacak gücüm kalmadı yardım edin bana" ifadelerini kullandı.
Üniversite toksin atıcı yoğurt üretti
05 Aralık 2024 Perşembe - 13:18 Üniversite toksin atıcı yoğurt üretti Adana’da Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde görevli akademisyenler aktif karbon üzerinde çalışarak hem vücuttaki toksinlerin atılmasına yardımcı hem de laktoz intoleransı olan kişilerin tüketimine uygun olan aktif karbonlu yoğurt üretti. Aktif karbon veya diğer adıyla aktif kömür gıdadan kozmetiğe, diyetten detoksa kadar pek çok alanda kullanılıyor. Adana’da Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde görevli akademisyenler, 5 yıl boyunca aktif karbon üzerinde çalışarak hem vücuttaki toksinlerin atılmasına yardımcı olan hem de laktoz intoleransı olan kişilerin tüketmesine uygun aktif karbonlu yoğurt hazırladı. “Önemli çalışmalar yürüttük” Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamit Emrah Beriş, geliştirdikleri bu ürünün laktoz intoleransı yaşayan bireyler için önemli bir alternatif olmasının yanı sıra vücuttaki toksinlerin ve ağır metallerin atılmasına yardımcı olduğunu belirtti. Aktif karbonlu yoğurdun bilimsel çalışmalarının da üniversitede yapıldığını belirten Prof. Dr. Beriş, “Aktif karbonlu yoğurtta fermantasyon öncesi laktozun yakalandığının tespitinin yanı sıra aktif karbonlu yoğurt ile yaptığımız çalışmalarda aktif karbon eklentisinin yoğurtta laktik asit düzeyini daha aşağı seviyede koruduğunu ve yoğurda özelliğini katan besleyici özelliklerin korunduğunu tespit ettik. Bu konuda dünya çapında yürütülmüş bilimsel çalışmalara destek olarak bizler de etki mekanizmasını ortaya koyan çalışmalar yürüttük” dedi. “Dünyada ilk” Prof. Dr. Hamit Emrah Beriş, aktif karbonlu yoğurdun dünyada ilk olduğunu da söyleyerek, “Aktif karbonlu yoğurt çalışması dünyada ilk. Amacımız aktif karbonlu yoğurdun tüketimini yaygınlaştırmaktır. Bu amaçla yenilik olarak değerlendirilen bu konu ile ilgili süt ve fermente süt işletmelerini ortak çalışma yapmak için bu çalışmamıza dahil etmekten ve bilimsel çalışma yapmak isteyen çalışmacılara ilham olmak ve imkan sağlamaktan mutluluk duyacağız” ifadelerini kullandı. “Yeni bir ürünü pazara sunmak çok zor” Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nazan Koluman ise Çukurova’da tarımın çok önemli bir yerde olduğunu kaydederek, “Tarım bizim göz bebeğimiz. Oldukça dinamik bir ekibiz. Aktif karbon benim çok sevdiğim bir ürün. Bir ürünü elde etmek yıllar sürüyor. Bu ekibin en son şeklini verdiği yoğurdu piyasaya sürme şansını elde ettim. Gerçekten çok meşakkatli yollardan geçtik. Yeni bir ürünü pazara sunmak çok zor. Bu ürünü sizin mutfağınıza, sofralarınıza getirmek için elimizden geleni yapacağız” diye konuştu. “Aktif karbonu fermantasyon sırasında kullandık” Projenin yürütücülerinden Dr. Emin Zümrütdal, yoğurt tüketiminden sonra ortaya çıkan laktoz intoleransı sorununun tüm dünyada çözüme kavuşması için çalışmaların sürdüğünü anlatarak, “Süt ve süt ürünlerinin alternatifi olarak tüm dünyada çalışmalar devam ediyor. Biz de bu çalışmalara aktif karbonlu yoğurt ve fermente süt ürünleriyle devam ettik. Aktif karbon özellikle son yüzyıl içerisinde diş macunlarından yediğimiz gıdalara kadar birçok alanda kullanılıyor. Buradan aldığımız fikirle aktif karbonu fermantasyon sırasında kullandık. Bu çalışma enstitüler tarafından yenilik olarak değerlendirildi. Bu çalışmada yoğurdun özelliğini bozmadan birçok bilimsel veriye ulaştık” dedi. Konuşmaların ardından toplantıya katılan basın mensuplarına aktif karbonlu yoğurt ikram edildi. Öte yandan marketlerde satışa sunulan 200 gramlık yoğurdun 25 TL olduğu öğrenildi.
Üniversite toksin atıcı yoğurt üretti
05 Aralık 2024 Perşembe - 13:09 Üniversite toksin atıcı yoğurt üretti Adana’da hem vücuttaki toksinlerin atılmasına yardımcı olan hem de laktoz intoleransı olan kişilerin tüketmesine uygun olarak üretilen ‘Aktif Karbonlu Yoğurt’ tanıtıldı. Aktif karbon veya diğer adıyla aktif kömür son günlerde kelimenin tam anlamıyla ‘trend’ haline geldi. Öyle ki gıdadan kozmetiğe, diyetten detoksa kadar pek çok alanda aktif karbon kullanılıyor. Adana’da Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde görevli akademisyenlerde 5 yıl boyunca aktif karbon üzerinde çalışarak hem vücuttaki toksinlerin atılmasına yardımcı olan hem de laktoz intoleransı olan kişilerin tüketmesine uygun ‘Aktif Karbonlu Yoğurt’ hazırladı. Tanıtımı yapıldı, piyasaya sürüldü Üniversitenin tesisinde tanıtımı yapılan ‘Aktif Karbonlu Yoğurt’un üniversitedeki marketlerde satışa sunulduğu öğrenildi. “Önemli çalışmalar yürüttük” Tanıtım programında konuşan Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamit Emrah Beriş, geliştirdikleri bu ürünün, laktoz intoleransı yaşayan bireyler için önemli bir alternatif olmasının yanı sıra, vücuttaki toksinlerin ve ağır metallerin atılmasına yardımcı olduğunu belirtti. Aktif karbonlu yoğurdun bilimsel çalışmalarının da üniversite yapıldığını belirten Beriş, “Aktif karbonlu yoğurtta fermantasyon öncesi laktozun yakalandığının tespitinin yani sıra, aktif karbonlu yoğurt ile yaptığımız çalışmalarda aktif karbon eklentisinin yoğurtta laktik asit düzeyini daha aşağı seviyede koruduğunu ve yoğurda özelliğini katan besleyici özelliklerin korunduğunu tespit ettik. Bu konuda dünya çapında yürütülmüş bilimsel çalışmalara destek olarak bizlerde etki mekanizmasını ortaya koyan çalışmalar yürüttük” dedi. “Dünyada ilk” Prof. Dr. Hamit Emrah Beriş, ‘Aktif Karbonlu Yoğurt’un dünyada ilk olduğunu da anlatarak, “Aktif karbonlu yoğurt çalışması dünyada ilk. Amacımız Aktif Karbonlu Yoğurdun tüketimini yaygınlaştırmaktır. Bu amaçla yenilik olarak değerlendirilen bu konu ile ilgili Süt ve Fermente Süt işletmelerini ortak çalışma yapmak için bu çalışmamıza dahil etmekten ve bilimsel çalışma yapmak isteyen çalışmacılara ilham olmak ve imkan sağlamaktan mutluluk duyacağız” ifadelerini kullandı. “Yeni bir ürünü pazara sunmak çok zor” Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nazan Koluman ise Çukurova’da tarımın çok önemli bir yerde olduğunu kaydederek, “Tarım bizim göz bebeğimiz. Oldukça dinamik bir ekibiz. Aktif karbon benim çok sevdiğim bir ürün. Bir ürünü elde etmek yıllar sürüyor. Ben çok şanslıyım ki bu ekibin en son finalize ettiği yoğurdu piyasaya sürmesinde şansını elde ettim. Gerçekten çok meşakkatli yollardan geçtik. Yeni bir ürünü pazara sunmak çok zor. Bu ürünü sizin mutfağınıza, sofralarınıza getirmek için elimizden geleni yapacağız” diye konuştu. “Aktif karbonu fermantasyon sırasında kullandık” Projenin yürütücülerinden Dr. Emin Zümrütdal ise yoğurt tüketiminden sonra ortaya çıkan laktoz intoleransı sorununun tüm dünyada çözüme kavuşması için çalışmaların sürdüğünü anlatarak, “Süt ve süt ürünlerinin alternatifi olarak tüm dünyada çalışmalar devam ediyor. Bizde bu çalışmalara aktif karbonlu yoğurt ve fermente süt ürünleriyle devam ettik. Aktif karbon özellikle son 100 yıl içerisinde diş macunlarından yediğimiz gıdalara kadar birçok alanda kullanılıyor. Buradan aldığımız fikirle aktif karbonu fermantasyon sırasında kullandık. Bu çalışma enstitüler tarafından yenilik olarak değerlendirildi. Bu çalışmada yoğurdun özelliğini bozmadan birçok bilimsel veriye ulaştık” dedi. Konuşmaların ardından toplantıya katılan basın mensuplarına Aktif Karbonlu Yoğurt ikram edildi. Öte yandan marketlerde satışa sunulan 200 gramlık yoğurdun 25 TL olduğu öğrenildi.