Yerel Haberler
Adana
Arkadaşını keserle darbederek öldüren şüpheli tutuklandı 17 Mayıs 2026 Pazar - 01:14:57 Adana’nın Kozan ilçesinde arkadaşı tarafından keserle darbedilerek ağır yaralanan Muhammet Hasan Koca, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Kaçan şüpheli ise Antalya’nın Manavgat ilçesinde yakalanıp tutuklandı. Olay, 12 Mayıs’ta ilçeye bağlı Mahmutlu Mahallesi Özel Sokak’ta meydana geldi. İddiaya göre, iş yapmak için Konya’dan Adana’nın Kozan ilçesine geldiği öne sürülen Muhammet Hasan Koca ile M.A.G. arasında henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine M.A.G., keserle Koca’yı darbederek ağır yaraladı.. Özel araçla Kozan Devlet Hastanesi’ne götürülen ve hayati tehlikesi bulunduğu belirlenen Koca, ilk müdahalenin ardından Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilerek yoğun bakım ünitesinde tedaviye alındı. Antalya’da yakalandı Araştırma başlatan polis, Muhammet Hasan Koca’nın, M.A.G. ile birlikte kaldığı eve operasyon düzenledi. M.A.G.’nin kaçtığını tespit eden polis, evde yaptığı incelemede olayda kullanıldığı değerlendirilen bir keser ele geçirdi. Olayın ardından kaçtığı belirlenen şüpheli M.A.G., Antalya’nın Manavgat ilçesinde yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Gök, 14 Mayıs’ta çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Muhammet Hasan Koca ise, 15 Mayıs’ta tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:35 Dağlı: "Üreticilerimizin yanındayız" AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı, buğdaydan mısıra, ayçiçeğinden narenciye ürünlerine kadar birçok ekili ve dikili alanda oluşan zarardan etkilenen tüm üreticilere geçmiş olsun dileklerinde bulunarak, "Devletimiz tüm kurumlarıyla süreci yakından takip etmektedir" dedi. Adana’da etkili olan dolu afeti, özellikle Sarıçam ve Ceyhan ilçelerinde tarımsal üretim alanlarında zarara yol açtı. Çok sayıda mahallede etkisini gösteren dolu yağışı nedeniyle buğday, mısır, ayçiçeği ve narenciye başta olmak üzere çeşitli tarım ürünlerinde hasar meydana geldi. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı, afetten etkilenen tüm üreticilere geçmiş olsun dileklerini ileterek devletin ilgili tüm kurumlarıyla sahada olduğunu ifade etti. Başkan Dağlı, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "İlimizde etkili olan dolu afeti nedeniyle özellikle Sarıçam ve Ceyhan ilçelerimizde birçok mahallemizde tarımsal üretim alanlarında zarar meydana gelmiştir. Buğdaydan mısıra, ayçiçeğinden narenciye ürünlerine kadar birçok ekili ve dikili alanda oluşan zarardan etkilenen tüm üreticilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum." Hasar tespit çalışmalarının hızla başlatıldığını belirten Dağlı, İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerine bağlı ekiplerin sahada çalışmalarını titizlikle sürdürdüğünü kaydetti. Başkan Dağlı, açıklamasının sonunda "Üreticilerimizin yanındayız. Devletimiz tüm kurumlarıyla süreci yakından takip etmektedir. Rabbim memleketimizi her türlü afetten muhafaza eylesin" ifadelerini kullandı.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:07 Büyük Saat esnafından belediyeye bakımsızlık ve trafik tepkisi: "Sahipsiz Adana" Adana’nın simgelerinden tarihi Büyük Saat ve civarındaki çarşı esnafı, belediyeye tepki gösterip trafik, otopark sorunu ve bakımsızlıktan şikayetçi olduklarını dile getirdi. Kentin en işlek noktalarından Seyhan ilçesindeki tarihi Büyük Saat Kulesi’nin bulunduğu Ali Münif Yeğenağa Caddesi esnafı Adana Büyükşehir Belediyesi’ne tepki gösterip otopark sorunu ve bakımsızlıktan şikayetçi olduklarını dile getirdi. Bölgedeki yolların çökme yaptığını ve turistlerin bölgeye gelmekten çekindiğini dile getiren esnaf, belediyenin biran önce bölge için önlem alması gerektiğini istedi. "Sahipsiz Adana" Bölgedeki sorunları dile getiren Tarihi Adana Büyük Saat Çarşısı Esnaf ve Kültür Derneği Başkanı Murat Bozkurt, "Başvurularımızı yaptık bizimle sadece kaymakam bey ilgilendi. Burası Adana’nın incisi, buraya bir el atılması lazım. Gerekli yerlere gidiyoruz ama ilgilenilmiyor sahipsiz Adana" dedi. "Sit alanında araç trafiği güvenlik sorunu oluşturuyor" Tarihi Adana Büyük Saat Çarşısı Esnaf ve Kültür Derneği Başkan Yardımcısı Samet Narttürk ise belediyeye yaptıkları başvurulardan sonuç alamadıklarını belirtti. Narttürk, "Buranın birçok sorunu bulunmaktadır. En büyük sorunlardan biri trafik ve park sorunu. Burası birinci derece sit alanı, buradan araba geçmemesi gerekiyor ama maalesef otopark ve arabaların geçmesi burada güvenlik sorunu da oluşturuyor. Turistlerimiz burada rahatça gezemiyor. Yollar sürekli çökme yapıyor. Bizim uyarmamıza rağmen sadece bu yolu yaptılar ve bu yol da sürekli çöküyor. Belediyemize bildirmemize rağmen ilgilenilmiyor" dedi. "Gece aydınlatma yok, engelliler için risk var" Bölgedeki fiziki şartların yetersizliğine dikkat çeken Narttürk, "Turistlerimiz akşam 8’den sonra gezmeye çıkıyor ama Büyük Saat ve Yağ Cami çevresinde kesinlikle aydınlatma yok. Bu da güvenlik sorunu oluşturuyor. Geçen gün bir engelli aracımız yolun düzensizliğinden dolayı buradan düştü. Hiçbir ilde tarihi bir sit alanında trafik yok, bu sadece Adana’ya özgü bir durum" ifadelerini kullandı. "10 bin kişi varken bile cadde trafiğe açıktı" Çarşının en eski esnaflarından Gökhan Akkaş ise toz ve kirlilikten dert yanarak, "Sürekli çökme yapan yollar nedeniyle toz içindeyiz, iş yerlerimizi kapatmak zorunda kalıyoruz. Portakal Çiçeği Karnavalı’nda burada 10 bin kişi varken bile bu cadde trafiğe açıktı ve insanlar ezilme tehlikesi geçirdi. Çarşımızda çöp kovası yok, yağmur yağdığında dükkanların içine su giriyor. Yol geniş ama kaldırımlar dar. İnsanların araç park etmeden devam edebileceği, geniş kaldırımlı bir düzen istiyoruz" diye konuştu.
Kızına şantaj yapan genci tüfekle öldüren baba hakim karşısına çıktı
14 Aralık 2024 Cumartesi - 09:35 Kızına şantaj yapan genci tüfekle öldüren baba hakim karşısına çıktı Adana’da kızına fotoğrafları ile şantaj yapan 19 yaşındaki Arda Demirci’yi av tüfeğiyle öldürdüğü iddia edilen 54 yaşındaki Mehmet A’ya müebbet hapis istemiyle açılan davaya başlandı. Yüreğir ilçesi Sarıçam Mahallesi’nde yaşayan İ.A, bir süre arkadaşlık yaptığı sevgilisi Arda Demirci’den ayrılmak istedi. Ancak, Demirci bunu kabul etmedi. Bu arada, İ.A. başka biri ile nişanlandı. Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde oturan Arda Demirci, nişanlanmasına rağmen eski sevgilisinin peşini bırakmayarak, “Benimle tekrar beraber olmazsan birlikte çektirdiğimiz fotoğraflarını nişanlına gösteririm” diyerek tehdit etmeye başladı. Fotoğraflı şantaj yüzünden taraflar arasında husumet başladı. Arda Demirci 8 Mayıs’ta Adana’ya halasını ziyarete geldiğinde halasının kızları ile yürüyüş yaparken yolda eski sevgilisinin babası Mehmet A. ile karşılaştı. İddiaya göre, sanığa elindeki elektro şok cihazıyla, “Buranın kralı benim” diyerek küfürler etti. Bunun üzerine sanık baba otomobilinin bagajındaki tüfeği alarak Demirci’ye ateş etti. Ağır yaralanan Arda Demirci kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olaydan sonra yakalanıp tutuklanan Mehmet A. hakkında Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘Kasten öldürme’ suçundan açılan davaya başlandı. Duruşmaya tutuklu sanık Mehmet A., öldürülenin babası Mustafa Demirci ile tarafların avukatları katıldı. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) kaydına alınarak yapılan duruşmada Adana İl Sağlık Müdürlüğü’nde işçi olarak çalışan katil zanlısı Mehmet A., öldürme kastının olmadığını belirterek cinayet anını şöyle anlattı: “Arda olay öncesinde bana çok ağır hakarette bulunmuştur. Ben korkutmak amacıyla aracımdaki tüfeği elime aldım. Bu sırada, Arda’nın yanında bulunan yakınları benim elime tüfeği aldığımı görünce beni tutup çekiştirmeye başladılar. Ben tüfeğin içinde kartuş olup olmadığını bilmiyordum. Bu sırada tüfek aniden ateş aldı. Benim Arda’yı öldürme gibi bir niyetim yoktu” dedi. Öldürülenin babası Mustafa Demirci, sanıktan şikayetçi oldu. Demirci, “Ben sanığın samimiyetine inanmıyorum. Kendisine bu olayı yaptıranın de eşi olduğuna inanıyorum” dedi. Mahkeme savcısı, katil zanlısının tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti, sanık Mehmet A’nın tutukluluk halinin devamına karar verip duruşmayı eksikliklerin tamamlanması için ileri bir tarihe erteledi.
“Bana Kalanlar” sergisi Adana’da açıldı
14 Aralık 2024 Cumartesi - 09:06 “Bana Kalanlar” sergisi Adana’da açıldı Çukurova Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümünden Doç. Leman Kalay, “Bana Kalanlar” adlı sergisini Adana’da açtı. Adana Ressamlar Derneği’nde 100’e yakın parçadan oluşan bir Enstelasyon/Yerleştirme ile sergide yer aldı. Kalay, bugüne kadar gezdiği 50 ülkede çektiği fotoğrafların yanı sıra, farklı seramik kartpostalları da izleyenlerin beğenisine sundu. Doç.Leman kalay eerginin açılışında yaptığı konuşmada, her yolculuğun, sadece bir yer değiştirme değil, aynı zamanda insanın kendi benliğiyle gerçekleştirdiği bir yüzleşme olduğunu ifade ederek, “’Bana Kalanlar’ sergisi, yalnız bir kadın olarak dünyanın 50’ye yakın köşesine yaptığım yolculukların bıraktığı fiziksel ve manevi izlerin bir ifadesidir. Bu sergi, hem geçmişin izlerini hem de yaşamın anlamını arayan bir çağrı niteliği taşımaktadır. Seyahat, sadece bir coğrafi hareket değil; korkuların ötesine geçmenin, keşfetmenin ve yaşamın özüne temas etmenin bir yoludur” dedi. Kalay, “Serginin girişinde yer alan farklı boyutlardaki seramik kartpostallar, seyahatlerimden çektiğim fotoğraflarla dolu bir hafıza duvarı oluşturmaktadır. Ancak bu kartpostallar arasında dikkat çekici bir şekilde yer alan boş kartpostallar, izleyicilere bir davet niteliğindedir: "Eğer bana bir kartpostal yazsaydınız, ne derdiniz?" Bu basit ama derin soru, serginin interaktif boyutunu oluşturmakta ve izleyicilere kendi hikayelerini, duygularını ve hayallerini paylaşma fırsatı sunmaktadır. Kartpostallar, izleyici ile sanatçı arasında bir bağ kurarak, kişisel ve kolektif hafıza arasında bir diyalog başlatmaktadır” dedi. Sanatçı Leman Kalay, serginin, hem kişisel bir hikâye hem de evrensel bir mesaj taşıdığını vurgulayarak, ”Yaşamın geçici olduğunu kabul etmek, her anın değerini bilmek ve korkuların ötesine geçerek özgürleşmek için bir davettir. ’Bana Kalanlar’, anılara dair bir sergi değil; yaşamın anlamına dair bir keşiftir” şeklinde konuştu. Sergi saat 11.00-18.00 arası Adana Ressamlar Derneği’nde 19 Aralık 2024 tarihine kadar açık kalacak.
Trendyol 1. Lig: Adanaspor: 3 - Yeni Malatyaspor: 1
13 Aralık 2024 Cuma - 22:13 Trendyol 1. Lig: Adanaspor: 3 - Yeni Malatyaspor: 1 Trendyol 1. Lig’in 16. haftasında Adanaspor evinde Yeni Malatyaspor’u 3-1 mağlup etti. Maçtan dakikalar 12. dakikada sol kanattan Mehmet Taştan’ın son çizgiye yaptığı ortada Mehmet Güneş’e çarpan top ağlarla buluştu. 0-1 36. dakikada Feyzi’nin sol kanattan kullandığı serbest vuruşta Dabo, kafa vuruşuyla topu ağlara gönderdi ancak gol, ofsayt gerekçesiyle iptal edildi. 62. dakikada Yeni Malatyaspor’da Yiğit’in ceza sahası içerisinde yaptığı faul sonrası hakem Yasin Avcı, VAR’da pozisyonu inceledi ve penaltı kararı verdi. 63. dakikada topun başına geçen Feyzi Yıldırım topu ağlara gönderdi. 1-1 65. dakikada Feyzi’nin sol kanattan çizgiye inerek çevirdiği topu Ciss kafayla filelere yolladı. 2-1 75. dakikada Ferhat Canlı’nın eline çarpan topun ardından hakem Yasin Avcı penaltı noktasını gösterdi. 75. dakikada penaltı atışını kullanan Feyzi Yıldırım meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 3-1 Hakemler: Yasin Avcı, Cem Özbay, Egemen Savran Adanaspor: Korcan Çelikay, Isaac Donkor, Ferhat Katipoğlu, Fatih Kurucuk, Feyzi Yıldırım, Turgay Gemicibaşı (Harun Alpsoy dk. 46), Diakite, Abdoulaye Dabo (Innoncent dk. 46), Yepie Yepie (Doğukan Emeksiz dk. 70), Amadou Ciss (Burhan Tuzun dk. 89), Metehan Altunbaş (Tapsoba dk. 46) Yedekler: Jankat Yılmaz, Hıdır Aytekin, Devran Şenyurt, Cem Güzelbay, Metehan Mollaoğlu Teknik Direktör: Yusuf Şimşek Yeni Malatyaspor: Enes Salik, Alperen Arslan, Ferhat Canlı (Eray Şişman dk. 78), Yiğit Ulaş, Erşan Yaşa, Atakan Müjde (Ömer Çağrı Ataş dk. 86), Mehmet Güneş, Furkan Söyler, Murat Şamil Güler (Burak Yaz dk. 78), Mert Altınbaş, Mehmet Taştan (Osman Katipoğlu dk. 78) Yedekler: Abdulsamed Damlu, Çınar Yıldızlı, Enes Savucu, Kerem Altunışık, Kürşat Yılmaz Selamoğlu Teknik Direktör: Murat Uçkun Goller: Feyzi Yıldırım (dk. 63 ve 75 pen.), Amadou Ciss (dk. 65) (Adanaspor), Mehmet Güneş (dk. 12) (Yeni Malatyaspor) Sarı kartlar: Mehmet Taştan, Erşan Yaşa, Alperen Arslan, Yiğit Ulaş, Atakan Müjde, Mehmet Güneş, Ömer Çağrı Ataş (Yeni Malatyaspor)
Apart oteldeki cinayet davasında silah sesini duyan tanık dinlendi
13 Aralık 2024 Cuma - 14:11 Apart oteldeki cinayet davasında silah sesini duyan tanık dinlendi Adana’da apart otelde bir kişiyi öldürdüğü öne sürülen 2 sanığın yargılanmasına devam edildi. Duruşmada silah sesini duyan tanık dinlendi. Olay, Sümer Mahallesi’ndeki apart otelin 22 numaralı odasında yaşandı. Odada kalan Selahattin Ayan, 15 Mart’ta iddiaya göre arkadaşları Şükrü Çiçek ve Hıdır Üzel tarafından silahla öldürülmüş halde bulundu. 2 arkadaş polisi arayarak durumu bildirdi. Odaya gelen sağlık görevlileri, Ayan’ın boğazından silahla vurularak öldürüldüğünü belirledi. Yapılan incelemede odanın kuzey duvarında bir kurşun izi tespit eden ekipler, 2 boş kovan ve deforme olmuş çekirdek buldu. Ayan’ın öldürülmesinde kullanılan silah ve 2 cep telefonunun arkadaşı Şükrü Çiçek’te bulunması, güvenlik kamerasından Ayan’ın odasına en son giren kişilerin Çiçek ve Üzel olduğunun belirlenmesi üzerine 2 arkadaş cinayet şüphelisi olarak tutuklandı. Sorgularında suçlamaları kabul etmeyen şüpheliler hakkında iddianame hazırlandı. İddianamede, "Selahattin Ayan’ın odasına 19.45’te girdikleri saat ile saat 19.47 arasında 2 dakikalık süreçte Selahattin Ayan’ı öldürdükleri değerlendirilmektedir" ifadeleri yer alırken, sanıklar Çiçek ve Üzel hakkında ’kasten öldürme’ suçundan Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Davanın üçüncü duruşmasında tutuklu sanıklar Çiçek ve Üzel, maktulün babası Atilla Ayan, annesi Gülcan Ayan ile taraf avukatları hazır bulundu. Mahkeme başkanı, dosya içindeki DVD’lerin çözümlerinin yapılması için bilirkişiye verildiğini, bilirkişi tarafından verilen dilekçede DVD’lerin bozuk olduğu ve bu yüzden rapor hazırlanamadığını belirttiğini söyledi. Daha sonra, olayın tek tanığı olduğu iddia edilen Ç.K. dinlendi. Evde iftar yaparken silah sesine benzer bir ses ve ardından dışarıdan birilerinin "Arkadaşımıza bir şey olmuş" diye yüksek sesle konuştuğunu duyduğunu ifade eden tanık Ç.K., "Ben de kapıyı açıp baktım, biri ’arkadaşımıza bir şey olmuş, biri öldürmüş mü yaralamış mı’ gibi bir şeyler söylüyordu. Sonra da polisler geldi. Silah sesi duymamla dışarı çıkmam arasında ne kadar zaman geçtiğini tam olarak hatırlamıyorum. 10-15 dakika geçmiş olabilir. Dışarıda olan şahsa ’duyduğum ses silah sesiymiş demek ki’ dedim. O da bana ’sen duydun mu’ diye sordu. Ben de ’duydum ama silah sesi olduğunu düşünmemiştim’ dedim. Sonra o şahıs içeride olan diğerine ’gel dokunma oralara’ dedi. İçerideki de ’ölmüş olabilir’ dedi. Başka konuşma olmadı" dedi. "Balkondan inme imkanı vardı" Cinayetin işlendiği 22 numaralı odanın tahta kapısının sürekli açık olduğunu, demir parmaklı kapının kapalı olduğunu gördüğünü belirten tanık Ç.K., demir parmaklı kapının ise kilitli olmaması halinde sürgünün çekilmesiyle açılabileceğini söyledi. Avukatların sorusu üzerine Ç.K., sanıklardan hangisinin içeride hangisinin dışarıda olduğunu hatırlamadığını belirterek, "Şükrü dışarıda olabilir tam hatırlamıyorum" dedi. Tanık başka bir soru üzerine de koridorda tek çıkış kapısının olduğunu, ayrıca balkondan inme imkanının olduğunu da belirtti. Mahkeme savcısı, sanıkların tutukluluk hallerinin devamını ve eksikliklerin tamamlanmasını talep etti. "Parmak izi varsa silahı sıkmıştır" Daha sonra müştekiler ile sanıklara söz verildi. Öldürülen Selahattin Ayan’ın babası Atilla Ayan, olaydaki en büyük maddi delilin suç aleti olduğunu belirterek, "Kimse bundan bahsetmiyor. Tabanca sanık Şükrü’nün üzerinde bulunmuştur. Silah üzerinde parmak izi olması da olmaması da aleyhinedir. Parmak izi yoksa silinmiştir. Parmak izi varsa zaten silahı kendisi kullanmıştır. Odada bulunan dolabın içinden silahı aldığını söylüyor" dedi. Suçlamaları kabul etmeyen sanıklardan Hıdır Üzel, önceki beyanlarını tekrarladığını belirterek, olay nedeniyle maddi ve manevi olarak mağdur olduğunu söyleyip, gerekirse adli kontrolle tahliyesinin verilmesini istedi. Sanık Şükrü Çiçek de 10 aydır suçsuz yere cezaevinde olduğunu savunup, "Arkadaşımın öldürülüşüne mi üzüleyim kendi halime mi? Şaşırdım. Benim de ailem var. Ben içeride onlar dışarıda mağduruz" diyerek tahliyesini talep etti. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verip, duruşmayı eksikliklerin tamamlanması için ileri bir tarihe erteledi.
Kepçe operatörüne müebbet hapis istemiyle dava açıldı
13 Aralık 2024 Cuma - 13:56 Kepçe operatörüne müebbet hapis istemiyle dava açıldı Adana’da seyyar dönerci arkadaşı Ozan Alpay’ı kendisine küfrettiği iddiasıyla bıçaklayarak öldürdüğü öne sürülen belediye çalışanı kepçe operatörü Gökhan B. hakkında müebbet hapis cezasıyla cezalandırılması istemiyle dava açıldı Sarıçam ilçesi Çarkıpare Mahallesi’nde 9 Eylül’de iddiaya göre, seyyar dönerci 27 yaşındaki Ozan Alpay, tezgahında çalıştığı sırada yanına alkollü olarak gelen Büyükşehir Belediyesi Yol Şube Müdürlüğü Yapı Onarım Daire Başkanlığı’nda kepçe operatörü olarak çalışan arkadaşı 31 yaşındaki Gökhan B. ile tartıştı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Bayram, arkadaşını bıçaklayarak öldürdü. Olaydan sonra evinde yakalanıp tutuklanan katil zanlısı Gökhan B. hakkındaki soruşturma tamamlandı. Cumhuriyet Savcısı, Gökhan B. hakkında ’kasten öldürme’ suçundan iddianame hazırladı. Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen iddianame yapılan inceleme sonunda kabul edildi. Savcı, sanığın müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını istedi. İddianamede, olayın nasıl meydana geldiği ve katil zanlısının savunmasına yer verildi. Olay günü sanık Gökhan B.’nin alkol aldığı, öldürdüğü arkadaşı Ozan Alpay’ın arkadaşı Ömer Uzun’u aracıyla sanığı aldırıp işyerine getirdiği belirtilen iddianamede, “Şüphelinin alkolün etkisiyle iş yerinde taşkınlık çıkarması üzerine maktulün aracıyla şüpheliyi evine bıraktığı, daha sonra tekrar iş yerine geldiği, şüphelinin de evden bıçak alarak maktulün peşinden iş yerine geldiği, şüphelinin arkadaşı Ozan’ı bıçaklayarak öldürdüğü” belirtildi. Sanık kepçe operatörü Gökhan B. poliste verdiği ifadesinde, arkadaşını öldürdüğüne pişman olduğunu söyledi. Arkadaşı A.E. ile bir mekanda alkol aldıktan sonra eve gitmek istediğini, arkadaşının “Bayağı alkollü görünüyorsun, böyle eve gitme birini çağır gelsin seni eve götürsün” dediğini ifade eden sanık Bayram, “Bundan sonrasını hatırlamıyorum. Sarıçam’a nasıl gittim, beni kim götürdü, neyle gittim bilmiyorum. Sadece Ozan’ın döner tezgahında bana yumruk atması ve eşime sövmesiyle kendimi Ozan’ın iş yerinde olduğumu anladım. Ozan bana niye vurdu bilmiyorum. Belki alkollüyüm diye vurmuş olabilir. Eşime küfürler ediyordu, yumruk vurmasıyla yere düştüm. Yerden kalktım Ozan’a bir şey demeden sinirle yürüyerek eve gittim” dedi. Sanık arkadaşını nasıl öldürdüğünü de şöyle anlattı: “Evde biraz durdum. Düşündükçe Ozan’ın bana ettiği küfürler aklıma geliyordu. Zoruma gitti. Küfürler ağrıma gittiği için 20 santim uzunluğundaki bıçağı alıp belime taktım. Ozan’ın küfürleri beynimde yankılanıyordu. Ozan’ın iş yerine gittim. Ben gider gitmez Ozan beni görünce hiçbir şey demeden gözüme yumruk attı. Bıçak o an elimde yoktu. Ben de bir anlık sinirle bıçağı çıkardım. Ozan üzerime gelmeye devam edince bıçağı rastgele salladım. Bıçak Ozan’ın neresine geldi bilmiyorum. Bıçağı iki kez salladıktan sonra direkt arkamı dönüp eve doğru yürüyerek gittim. Ozan’ın orada yaralandığını dahi görmedim. Eve gidince eşime telefonla mesaj atıp ’polisleri bizim eve gönder ben birini vurdum’ dedim. Çok geçmeden eve polisler geldi. Ozan’ı bıçakladığım için pişmanım. Böyle olmasını istemezdim. Bana küfür ettiği için kendimi tutamadım. Öldürme niyetim yoktu. Korkutmak istemiştim.” Sanık kepçe operatörü Gökhan B., Ocak ayında hakim karşısına çıkacak.
Yanlış kişiyi öldürenlerin yargılanmasına başlandı
13 Aralık 2024 Cuma - 13:50 Yanlış kişiyi öldürenlerin yargılanmasına başlandı Adana’da WhatsApp üzerinden durum paylaşan kişiyi öldürmek isterken yanlışlıkla arkadaşını öldürdükleri iddia edilen 3 kişi hakim karşısına çıktı. Galericilik yapan azmettirici suçunu itiraf etti. Yüreğir ilçesi Havutlu Mahallesi’ndeki restoranda 9 Ekim 2023’te buluşan 26 yaşındaki Oğuzhan Doğan ve arkadaşı Musa Denizhan (27) yemek yerken, motosikletle gelen Mete Dönmez (22) ile İbrahim Demir Yarıkkaya (19) iş yerine tabancayla ateş açıp kaçtı. Silahtan çıkan kurşunlar Doğan’ın başına, Denizhan’ın kulağına, restoran çalışanı Mahmut Bayram’ın ise bacağına isabet etti. Yaralılar, kentteki hastanelere kaldırıldı. Oğuzhan Doğan, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Saldırganlar Dönmez ve Yarıkkaya ile olayı azmettirdiği iddia edilen galerici 25 yaşındaki Mehmet Keskin, olaydan sonra yakalanıp tutuklandı. Haklarında Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ’Azmettirme, kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs’ suçlarından dava açılan sanıklar hakim karşısına çıktı. Duruşmaya, tutuklu sanıklar ile olayda yaralanan Musa Denizhan ve tarafların avukatları katıldı. Sanık Mehmet Keskin, kız arkadaşından telefon numarasını istediği için Musa Denizhan’ın ayağına tabancayla sıkması için Mete Dönmez’e talimat verdiğini itiraf etti. Keskin kendisini şöyle savundu: "Olaydan 4-5 ay önce kız arkadaşım S.E. ile beraber bir gece kulübüne gitmiştik. Bu sırada kız arkadaşımın adını bilmediğim bir arkadaşının söylediğine göre, Musa Denizhan kız arkadaşımdan telefonunu istemiş. Bunu öğrenince şahsın yanına gittim. Konuyu sorduğumda bana hakaret etti. Konu uzamasın diye üzerine gitmedim. Daha sonraki süreçte Musa Denizhan beni vurdurtacağını, öldüreceğini söylüyormuş. Olay günü Musa Denizhan’ın sosyal medya üzerinden durum paylaşımında bulunduğunu gördüm. Bulunduğu yeri de yazmıştı. Bunun üzerine arkadaşım Mete Dönmez’i arayıp bu şahsın bulunduğu yeri söyleyip, gidip ayağına sıkmasını söyledim. Mete bana ’ayağına mı’ diye sorunca kendisine WhatsApp’tan ses kaydı atarak ve normal şekilde telefonla arayarak ayağına bir tane ateş etmesini tembihledim ve bu konuda da dikkatli olmasını söyledim. O da ’tamam’ demişti. Bu olay sonrasında Mete Dönmez’e herhangi bir maddi menfaat teklifinde bulunmadım. Olaydan sonra Mete Dönmez yanıma geldi. Kendisine ’ayağına sıktın değil mi’ dedim. O da ’evet ağabey ayağına sıktım’ dedi. Benim suçum sadece Musa Denizhan’ın ayağından vurulmasına dair talimatım olmuştur." Musa Denizhan’ın ayağına silahla ateş ederken yanlışlıkla Denizhan’ın arkadaşı Oğuzhan Doğan’ı öldürdüğü iddia edilen Mete Dönmez ise ölen ve yaralananları tanımadığını olay nedeniyle pişman olduğunu söyledi. Mehmet Keskin’in elinde büyüdüğünü belirten Dönmez, "Olay tarihinde Mehmet Keskin bana WhatsApp’tan bir fotoğraf göndererek fotoğraf içinde işaretlediği Musa Denizhan’ın ayağına bir defa sıkmamı istedi. İbrahim’e de ’Ben biriyle tartıştmaya, kavgaya gidiyorum’ dedim. O da beni vazgeçirmeye çalıştı. Kendisine motosikletle gezintiye çıkmayı önerdim. Benim söylediğim yerlere gitti. Ben restoranın yerini bilmiyordum. Tekel bayide durup sordum. Önce restoranın önünden geçtik. Etrafta kadın, çocuk var mı diye kontrol ettim. Olmadığını görünce geri dönüp, motosikletten inmeden yere doğru 4-5 el ateş ettim. Mesafe 30-40 metreydi. Musa Denizhan’ın yanına gidip ateş etmememin nedeni korkmuş olmamdır. Korktuğumdan dolayı yanına gitmedim. Daha sonra Mehmet Keskin’in yanına gittik. Mehmet Keskin bana ’sıktın mı’ diye sorunca ’ayağına bir tane sıktım’ dedim. Olay nedeniyle pişmanım" dedi. Diğer sanık İbrahim Demir Yarıkkaya da istemeden bu olayın içerisinde yer aldığını söyledi. "Arabasına ateş ettim" Daha sonra, olayda yaralanan Musa Denizhan dinlendi. Sanıklardan şikayetçi olan Denizhan, Mehmet Keskin’in kız arkadaşından telefon numarası alma gibi bir olayın olmadığını belirterek, "Ancak bu olaydan 1.5 ay kadar önce H.K. isimli şahısla tartışmamız olmuştu. H.K. bana silah çekmişti. Kendisine engel oldular. O sinirle eve gidip silahımı alıp geldim. Ancak H.K. yoktu, ben de o anki kızgınlıkla arabasına ateş ettim" dedi. Denizhan olayın nasıl olduğunu da şöyle anlattı: "Masada oturuyorduk. Motosiklet geçerken hızını düşürüp yavaşladı. Motosikletin arkasında bulunan şahıs yaklaşık 7-8 metre mesafeden bizim yüzümüze doğru öldürme kastıyla hedef gözeterek 4 veya 5 el ateş etti. Silah sesi gelince başımı yan tarafa doğru çevirdim ve sağ kulağımdan vuruldum. Rahmetli arkadaşım Oğuzhan ise oturduğu yerde başından vurulmuştu. Mehmet Keskin benim WhatsApp durumumdan bulunduğum yeri gördüğünü ifade etmiştir. Ancak sanığın bende numarası kayıtlı değildir. Beni görmesi mümkün değildir. Muhtemelen numarası bende kayıtlı olan biri benim durum görüntümü alıp H.K.’ye attı, H.K. de sanıklara atmıştır." Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verip duruşmayı, olay mahalinde keşif yapılması ve eksikliklerin tamamlanması için ileri bir tarihe erteledi.
Suriye’de tutuklu olan oğullarından gelecek haberi bekliyorlar
13 Aralık 2024 Cuma - 13:43 Suriye’de tutuklu olan oğullarından gelecek haberi bekliyorlar Adana’da yaşayan Güneş ailesi, Suriye’de terör örgütü PKK/YPG kontrolündeki Kamışlı bölgesinde tutuklu olduğu iddia edilen oğullarına kavuşmayı bekliyor. Adana’nın Yüreğir ilçesine bağlı Bahçelievler Mahallesi’nde yaşayan Mehmet Güneş, 6 Şubat depremlerinin ardından aile içinde toplanan yardımı depremzedelere ulaştırmak üzere 9 Şubat’ta Hatay’a gitti. Ailesiyle 11 Şubat’a kadar görüşen Güneş’ten uzun süre haber alınamadı. Ancak aileye bir süre önce ulaşan biri oğullarının Suriye’nin Kamışlı bölgesinde terör örgütü PKK/YPG’nin kontrolünde olan Çerkin cezaevinde tutulduğu bilgisini verdi. Suriye’deki gelişmelerin ardından Güneş ailesi, oğullarından gelecek mutlu haberi bekliyor. Hatay’a gönderdiler Suriye’de olduğunu öğrendiler Baba İsmail Güneş, oğlunun deprem sonrası Hatay’a yardım götürdüğünü belirterek, "11 Şubat’a kadar haber aldık daha sonra irtibatımız kesildi. 2 ay kadar sonra bir telefon geldi. ‘Oğlunuz Suriye Kamışlı’da bir cezaevinde’ diye. Biz şaşırdık ‘Hatay’a gitti Suriye’de ne işi var’ dedik. Öğrendik ki orada biriyle konuşuyor ‘ben telefoncuyum’ diyor. O kişi de ‘bize yardım getirdin biz de sana iyilik yapalım. Suriye’ye giriş çıkış serbest telefonlar orada uygun gel sana telefon alalım’ demiş ve kandırıp götürmüşler. Dövüp parasını almışlar sonra da YPG’ye ‘bu ajan’ diyerek vermişler. Cezaevinde yanından çıkan kişi anlattı bunları. Şu anda Kamışlı Çerkin cezaevinde” şeklinde konuştu. “Ancak hükümetimiz kurtarabilir” Baba Güneş, Suriye’de cezaevinden kurtulanları gördüklerini söyleyerek, “Biz daha önce Suriye’nin bu kadar zulüm altında olduğunu bilmiyorduk. Gördük orada insanlar yer altında hapishanelerde kalıyor. Arayan kişinin anlattığına göre oradaki cezaevi de böyleymiş. Yer altında tünellerde kalıyorlarmış. Evladımız öyle durumdaymış. Gel de yaşa. Ancak hükümetimiz kurtarabilir. Oradaki cezaevindeki vatandaşlarımızı kurtarsınlar” diye konuştu. Anne Emine Güneş de devletten yardım istediğini söyleyerek, “Oğlumu bulup getirsinler. Artık çok yorulduk dayanacak gücümüz kalmadı. 3 tane çocuğu var. Ufak olanı namaz kılıyor dua ediyor ’inşallah babam gelir’ diye. İçim eriyor gece gündüz oturup ağlıyorum” dedi.
Göğüs ağrınızın nedeni “kalp gribi” olabilir
13 Aralık 2024 Cuma - 13:37 Göğüs ağrınızın nedeni “kalp gribi” olabilir Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Tuna Katırcıbaşı, influenza adı verilen virüsün yol açtığı gribin bir mevsim hastalığı olarak önemsenmediğini ancak hesapta olmayan ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi. Medline Adana Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Tuna Katırcıbaşı, grip virüsünün, akciğeri tuttuğunda zatürreye, kalbe yerleştiğinde ise miyokardit adı verilen bir kalp hastalığına neden olabildiğini belirterek, “Özellikle kış aylarında soğuk algınlığı veya grip gibi yaygın viral enfeksiyonlar sonrası görülme ihtimali bulunan bu durum, halk arasında “kalp gribi” olarak biliniyor. Kalp gribin nadir görülen ancak ciddi sonuçlara yol açabilecek bir sorun” dedi. Grip virüsü kalp kasını etkiliyor Prof. Dr. Katırcıbaşı, kalp gribi, tıp literatüründe “viral miyokardit” olarak adlandırılan ve genellikle viral enfeksiyonlar sonucunda ortaya çıkan bir kalp kası iltihabı olarak tanımlayarak, “Virüsler, kimi zaman doğrudan kalp kasını enfekte ederek ya da bağışıklık sisteminin aşırı tepkisine neden olarak miyokarditi tetikleyebiliyor. En sık rastlanan etkenler arasında Coxsackie virüsleri, adenovirüsler ve influenza virüslerinin yer alıyor” dedi. Erkeklerde daha sık görülüyor Kış aylarında oldukça sık rastlanan gribin yayılım gösterdiği organların başında akciğer ve kalp geliyor. Bunun sonucu gelişen kalp gribi ise daha çok 20-50 yaş arasındaki erkeklerde görülüyor. Prof. Dr. Katırcıbaşı, bu durumun nedenini, kalp damar hastalıklarının erkeklerde kadınlara oranla daha sık gelişmesi ve erkek kalbinin bu hastalıklara karşı daha duyarlı olması şeklinde açıkladı. Belirtiler soğuk algınlığı ile benzeşiyor “Kalp gribi, hafif bir soğuk algınlığı belirtileri ile başlayabilir. Bu belirtiler daha sonra yerini nefes darlığı, çarpıntı ve özellikle de batıcı özelliğe sahip göğüs ağrısına bırakır. Bazı durumlarda grip benzeri belirtiler geride kalırken, altta yatan kalp kası hasarı devam eder. Şiddetli vakalarda, kalp yetersizliği veya düzensiz kalp ritimleri gibi ciddi sonuçlara yol açabilir” diyen Prof. Dr. Katırcıbaşı, bu belirtilere dikkat edilmesi gerektiğini belirtti. Tedavi edilmezse kalıcı sorunlara yol açıyor “Kalp gribi tedavi edilmezse, kalp kasında kalıcı hasara, kalp ritim bozukluklarına ve kalp yetmezliği gibi ciddi sorunlara yol açabilir” diyen Prof. Dr. Katırcıbaşı, bu nedenle özellikle viral enfeksiyonlar sonrasında ortaya çıkan şiddetli semptomlarda zaman kaybetmeden, kontrol amaçlı olarak bir sağlık kuruluşuna başvurulmasını tavsiye etti. Farkındalık hayat kurtarıyor Grip gibi yaygın enfeksiyonların yalnızca solunum yollarını değil, aynı zamanda kalp sağlığını da etkileyebileceğinin akıldan çıkartılmaması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Katırcıbaşı, “Kalp gribi, hayatı tehdit edebilen ciddi bir sağlık sorunudur. Bu nedenle viral enfekyonlara karşı alınan genel tedbirlerin özellikle kış aylarında daha titiz bir şekilde uygulaması gerekir” diye konuştu. Prof. Dr. Katırcıbaşı, bazı önlemleri de şu şekilde sıraladı: “Grip aşısı olmak Bağışıklık sistemini güçlü tutmak Enfeksiyonlardan korunmak için hijyen kurallarına uymak Kalabalık ortamlarda bulunmaktan kaçınmak Bulunulan ortamı sık-sık havalandırmak Kişisel el hijyenine dikkat etmek Maske kullanmak Düzenli sağlık kontrollerini aksatmamak”
Yumurtalık’ta cadde ve sokaklar temizleniyor, tabelalar onarılıyor
13 Aralık 2024 Cuma - 12:12 Yumurtalık’ta cadde ve sokaklar temizleniyor, tabelalar onarılıyor Yumurtalık Belediyesi tarafından ilçedeki cadde ve sokaklar aralıksız temizlenirken zarar gören tabelalar da onarılıyor. Yumurtalık Belediye Başkanı Erdinç Altıok, ilçe genelinde tüm eksiklikleri gidermek için aralıksız çalıştıklarını bildirdi. Yıllarca ihmal edilmiş cadde ve sokakların temizliğinden zarar görmüş tabelalar ve levhaların onarımına kadar her alanda özveriyle çalıştıklarını kaydeden Başkan Altıok, Yumurtalık’ı güneyin parlayan yıldızı yapma gayretinden ödün vermediklerini söyledi. Okullar, camiler, park alanları ve tesislerin yanı sıra sahillerde de zaman kavramı olmadan vatandaşların hijyeni, huzuru ve sağlığı için mesai harcadıklarını kaydeden Başkan Altıok, “Yumurtalık ilçemizin Adana ve yurt genelinde farkındalık oluşturması için mücadele ediyoruz. Geçmişten günümüze uzanan tarihi yapılar, ilçemizin turizm potansiyeli, halkımızın misafirperverliği ve belediye çalışanlarımızın samimiyetiyle daha güzel günlere kavuşacağımıza inanıyorum” dedi. İlçe genelinde belediye çalışmalarına destek olan, birlikte hareket etme bilincini esas alan belediye meclis üyelerine, Adana’nın denize açılan kapısı Yumurtalık’a sahip çıkan hemşehrilerine teşekkür eden Başkan Erdinç Altıok, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın da büyük desteğiyle hizmetlerin çeşitlendirildiğine dikkat çekti. Başkan Altıok, ilçede katılımcılık esasıyla hizmet üretmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.
Kızı ölen baba Kemal Kocabaş: “Kızımı kocası vurdu”
13 Aralık 2024 Cuma - 11:09 Kızı ölen baba Kemal Kocabaş: “Kızımı kocası vurdu” Adana’da tabancayla vurularak hayatını kaybeden kadının kocası olayın intihar olduğunu söyleyince kızın babası, “İntihar değil, kızım öldürüldü” diyerek gerçeğin ortaya çıkarılmasını istedi. Merkez Sarıçam ilçesi Gültepe Mahallesi’nde 8 Aralık Pazar günü Günay Sena S. (23) eşi İbrahim S.’nin (21) telefonunda bir kadından gelen mesajları ve videoları görünce aralarında tartışma çıktı. Tartışma sırasında eşine ait tabancayla göğsünden vurulan genç kadın ağır yaralandı. Kucağına aldığı eşini apartman girişine götüren İbrahim S., hem telefonla yardım istedi hem de kazağını çıkartıp yarasına tampon yaparak kurtarmaya çalıştı. Kadının kendinden geçtiğini gören İbrahim S., onu bir ara kucağına alıp götürmeyi denedi ancak yere düştü. Karısına sarılıp saçını okşayan İbrahim S.’nin sesini duyan vatandaşlar yardıma koştu. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin kalp masajı yaparak hayata geri döndürdüğü genç kadın, ambulansla kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. İbrahim S. ifadesinde "Eşim mesajları görünce kıskanıp benim silahımla intihar etti" dedi ancak mahkeme tarafından tutuklandı. Genç kadının babası Kemal Kocabaş ise kızının boşanma aşamasındaki eşi tarafından öldürüldüğünü ve bunun bir cinayet olduğunu iddia etti. Kocabaş, kızının kocasının madde bağımlısı olduğunu, daha önce domuz bağı ile günlerce kızını bağladığını, 3 kez uzaklaştırma aldıklarını ve en son torbacılıktan tutuklanınca kızının adresini değiştirerek Adana’da sakladıklarını ama hapisten çıkınca bulduğunu iddia etti. “Kızımla internetten tanışarak musallat oldu” Baba Kocabaş kızının boşanma aşamasındaki eşinin 2 yıldır kızına şiddet uyguladığını ifade ederek, “Bir can, bir evladım gitti. 23 yaşına kadar zorluklarla yetiştirdiğim evladım gitti. Bir madde bağımlısının benim evladımın hayatına son vermesiyle bir can söndü. Her şey iki sene önce başladı. Benim kızım iki yıl Erzurum’da tıbbi sekreterlik okuyordu. Ardından Erzurum merkeze, fen bölümünü kazandı. KPSS’ye hazırlanıyordu. Burada sosyal medya yoluyla bu vatandaş musallat oluyor. Ondan sonra kızımı kandırarak kızımı kaçırıyor. Benim haberim oldu. Ben kesinlikle razı gelmedim. İki seneden beri de kızımı kurtarmaya çalışıyorum. Kızımı kurtarmak için çok uğraştım. Benim kızım evliliğinin ilk iki ayından sonra darp, şiddet, olayları yaşadı” dedi. “Kızımı domuz bağı ile evde bağlı tuttu” Birçok kez kızının darp edildiği için uzaklaştırma aldığını kaydeden baba Kocabaş, şöyle devam etti: “İmamoğlu Devlet Hastanesi’nde darp raporları mevcut. Şiddet sonucu karakolda üç kere uzaklaştırma aldık. Benim evladımı iki yıl içinde şiddet, uyuşturucu, buna benzeri her şeyi yaşadı. Elini, ayağını domuz bağıyla bağlayıp iki gün öyle kalıyor. Üçüncü gün nasıl insafa geliyorsa kızım ondan sonra amcasının evine sığınıyor. Amcasının evine sığınıyor ve domuz bağıyla bağlandığını kendisi söylüyor ve o anda benim kardeşim devlet hastanesine getiriyor, şikayette bulunuyor. Biz bu kadar ısrarla şikâyet ettiğimiz halde koca bir türlü tutuklanmadı.” “50’ye yakın suç dosyası olduğu halde hep serbest” Kızının eşinin 5 ay önce torbacılıktan tutuklandığını, 1,5 ay sonra dışarı çıkıp kızını katlettiğini iddia eden baba Kemal Kocabaş, “Bu şahsın 50’ye yakın suç dosyası olduğunu biliyoruz. Madde bağımlılığından torbacılıktan 5 ay önce İmamoğlu’nun içinde yakalandı. İyi dedik, kurtuldu kızımız. Bir buçuk ay cezaevinde yattı ve bu esnada biz kızımızı Adana’ya götürdük. Sakladık. Dedik ki ne iyi biz kurtulduk dedik. Bu iş bitti dedik. Adana’da kızımı sakladığımız yerde buluyor ve ailesi ile kardeşleri ile tehdit ederek kızımın yanına ulaşıyor. Şu anki kızımı öldürdüğü yer kızımla ayrı yaşadığı ev. Boşanma mahkemesi de sürüyordu zaten. Uzaklaştırma var. Boşanma var. Biz bu uzaklaştırmayı üç kere kullandık. Adana Devlet Hastanesi’nde cam kırığıyla kesilme ve kesme raporları var. Benim evladım Adana Devlet Hastanesi’nde yatarken beni aradı ’baba beni kurtar’ diye. Aldım geldim evime. İki ay benim evimde kaldı kızım. Kızım en son ’ben kendimden değil kardeşlerimden korkuyorum kardeşlerime zarar verecek’ diye mektup yazıyor ve kızım tekrar gitmek zorunda kalıyor. Ben bu tehditleri gene adli mercilere bildirdim. Benim kızım ölünce mi adalet yerini bulacak. Ölmesi mi gerekiyordu” diye konuştu. “Komşular ’beni kurtarın’ çığlıklarına polisi arıyor” Kızının intihar etmediğini öne süren Kocabaş, “Kızımın intihar ettiğini söylemiş ama bir şahıs intiharda burasına sıkar mı? Tabancayı dayayıp göğsünden intiharı hangi vatandaş yapar? Ben cinayet diyorum. Benim evladımı yedi, benim evladımı vurdu ve ondan sonra intihar diye kendini savunuyor. Ve bu şahıs ilk gün benim kızımı vurduğunda kanında madde varmış. Yani bu şahsın her gün bu maddeyi ve uyuşturucuyu kullandığını resmi olarak herkes biliyor. Yüce Türk milletine ve Türk adaletine çok güveniyorum. Bana yardımcı olsunlar” dedi. Baba Kocabaş, “Komşuları kızımın çığlıklarını ve ’beni kurtarın’ dediğini duyuyor. İntihar etse neden beni kurtarın diye bağırsın. İnsanlar polisi aramış. Zaten vuruyor. Kısa süre içerisinde polis geliyor. Çünkü önce beni kurtarın diye feryatlar ediyor. Beni öldürüyor diye feryatlar ediyor. İntihar eden insan beni öldürüyor diye çığlık atar mı? Beni kurtarın diye çığlık atar mı” diyerek gerçeğin ortaya çıkarılmasını istedi. “Kızından geriye kalan mektup” Kızından geriye kalanın evde buldukları mektup olduğunu söyleyen baba, mektupta kızının kardeşlerini ve ailesini korumak için gittiğinin yazdığını ifade etti. Kocabaş mektupta “Ailem ona olan aşkım ve sevgim nedeni ile gittiğimi sansa da o yüzden gitmiyorum. Benim olan sevgimden aileme olan zaafım daha fazla. Zarar vermesin diye gidiyorum. İnşallah bensiz çok mutlu olursunuz, hiç üzülmezsiniz, yüzünüz hep güler. Ben sizin mutluluğunu gördükçe mutlu olurum” yazdığını söyledi.