Yerel Haberler
Adana
Dağlı: "Üreticilerimizin yanındayız" 16 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:35:24 AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı, buğdaydan mısıra, ayçiçeğinden narenciye ürünlerine kadar birçok ekili ve dikili alanda oluşan zarardan etkilenen tüm üreticilere geçmiş olsun dileklerinde bulunarak, "Devletimiz tüm kurumlarıyla süreci yakından takip etmektedir" dedi. Adana’da etkili olan dolu afeti, özellikle Sarıçam ve Ceyhan ilçelerinde tarımsal üretim alanlarında zarara yol açtı. Çok sayıda mahallede etkisini gösteren dolu yağışı nedeniyle buğday, mısır, ayçiçeği ve narenciye başta olmak üzere çeşitli tarım ürünlerinde hasar meydana geldi. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı, afetten etkilenen tüm üreticilere geçmiş olsun dileklerini ileterek devletin ilgili tüm kurumlarıyla sahada olduğunu ifade etti. Başkan Dağlı, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "İlimizde etkili olan dolu afeti nedeniyle özellikle Sarıçam ve Ceyhan ilçelerimizde birçok mahallemizde tarımsal üretim alanlarında zarar meydana gelmiştir. Buğdaydan mısıra, ayçiçeğinden narenciye ürünlerine kadar birçok ekili ve dikili alanda oluşan zarardan etkilenen tüm üreticilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum." Hasar tespit çalışmalarının hızla başlatıldığını belirten Dağlı, İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerine bağlı ekiplerin sahada çalışmalarını titizlikle sürdürdüğünü kaydetti. Başkan Dağlı, açıklamasının sonunda "Üreticilerimizin yanındayız. Devletimiz tüm kurumlarıyla süreci yakından takip etmektedir. Rabbim memleketimizi her türlü afetten muhafaza eylesin" ifadelerini kullandı.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:07 Büyük Saat esnafından belediyeye bakımsızlık ve trafik tepkisi: "Sahipsiz Adana" Adana’nın simgelerinden tarihi Büyük Saat ve civarındaki çarşı esnafı, belediyeye tepki gösterip trafik, otopark sorunu ve bakımsızlıktan şikayetçi olduklarını dile getirdi. Kentin en işlek noktalarından Seyhan ilçesindeki tarihi Büyük Saat Kulesi’nin bulunduğu Ali Münif Yeğenağa Caddesi esnafı Adana Büyükşehir Belediyesi’ne tepki gösterip otopark sorunu ve bakımsızlıktan şikayetçi olduklarını dile getirdi. Bölgedeki yolların çökme yaptığını ve turistlerin bölgeye gelmekten çekindiğini dile getiren esnaf, belediyenin biran önce bölge için önlem alması gerektiğini istedi. "Sahipsiz Adana" Bölgedeki sorunları dile getiren Tarihi Adana Büyük Saat Çarşısı Esnaf ve Kültür Derneği Başkanı Murat Bozkurt, "Başvurularımızı yaptık bizimle sadece kaymakam bey ilgilendi. Burası Adana’nın incisi, buraya bir el atılması lazım. Gerekli yerlere gidiyoruz ama ilgilenilmiyor sahipsiz Adana" dedi. "Sit alanında araç trafiği güvenlik sorunu oluşturuyor" Tarihi Adana Büyük Saat Çarşısı Esnaf ve Kültür Derneği Başkan Yardımcısı Samet Narttürk ise belediyeye yaptıkları başvurulardan sonuç alamadıklarını belirtti. Narttürk, "Buranın birçok sorunu bulunmaktadır. En büyük sorunlardan biri trafik ve park sorunu. Burası birinci derece sit alanı, buradan araba geçmemesi gerekiyor ama maalesef otopark ve arabaların geçmesi burada güvenlik sorunu da oluşturuyor. Turistlerimiz burada rahatça gezemiyor. Yollar sürekli çökme yapıyor. Bizim uyarmamıza rağmen sadece bu yolu yaptılar ve bu yol da sürekli çöküyor. Belediyemize bildirmemize rağmen ilgilenilmiyor" dedi. "Gece aydınlatma yok, engelliler için risk var" Bölgedeki fiziki şartların yetersizliğine dikkat çeken Narttürk, "Turistlerimiz akşam 8’den sonra gezmeye çıkıyor ama Büyük Saat ve Yağ Cami çevresinde kesinlikle aydınlatma yok. Bu da güvenlik sorunu oluşturuyor. Geçen gün bir engelli aracımız yolun düzensizliğinden dolayı buradan düştü. Hiçbir ilde tarihi bir sit alanında trafik yok, bu sadece Adana’ya özgü bir durum" ifadelerini kullandı. "10 bin kişi varken bile cadde trafiğe açıktı" Çarşının en eski esnaflarından Gökhan Akkaş ise toz ve kirlilikten dert yanarak, "Sürekli çökme yapan yollar nedeniyle toz içindeyiz, iş yerlerimizi kapatmak zorunda kalıyoruz. Portakal Çiçeği Karnavalı’nda burada 10 bin kişi varken bile bu cadde trafiğe açıktı ve insanlar ezilme tehlikesi geçirdi. Çarşımızda çöp kovası yok, yağmur yağdığında dükkanların içine su giriyor. Yol geniş ama kaldırımlar dar. İnsanların araç park etmeden devam edebileceği, geniş kaldırımlı bir düzen istiyoruz" diye konuştu.
Balta ustasının ocak başında kış mesaisi
18 Aralık 2024 Çarşamba - 09:01 Balta ustasının ocak başında kış mesaisi Adana’nın Kozan ilçesinde ata yadigâr mesleği gelecek nesillere aktarmak için bölgenin coğrafi işaret ile tescilli Tapan Bıçağını üreten mesleğin son ustaları kışın köylünün “eli ayağı" dedikleri balta için ocak başında mesai yapıyor. Kozan’da mesleğin son ustaları olarak atalarından yadigar bıçak, balta ve demir ustaları gelişen teknolojiye direnerek el emeği üretimi sürdürürken bölgenin coğrafi işaret ile markalaşan Tapan Bıçağını mesaisinin yerini kışın balta üretimi alıyor. Kozan ve kuzey Adana ilçelerinde köylerde yaşam yoğun olduğu için odun kesiminde ağırlıklı olarak kullanılan özel çelikten yapılan balta üretimini sürdürdüklerini aktaran Emrah Arık, "Yıllardır çıraksız çalışıyorum. Daha önceki çıraklarımda bıçak ve balta yapımını tercih etmediği için tek başına ata yadigarı mesleği geleceğe aktarmaya çalışıyorum" dedi. Kış mevsimi ile birlikte balta yapımının arttığını kaydeden Arık, “Tapan Bıçağı ve baltası bölgemizde meşhur. Diğer bölgelere göre kullanımı kolay ve çeliği özel olduğu için talep görüyor. Eskiden kamyon krangından yapılıyordu, çok özeldi. Şimdi çelik biraz daha değişti ama yine de ilgi yoğun ve talep oluyor. Köylerde kullanılıyor köylünün eli ayağı. Sadece balta değil diğer odun kesiminde kullanılan bir çok demir çeşidi ilgi görüyor. Sipariş var, çırak yok. Birkaç çırak buldum ama onlarda telefondan fırsat bulamadılar. Bizim ata dede mesleğimiz olduğu için severek yapıyoruz” diye konuştu.
Sosyal medya kullanımı sosyal anksiyeteyi tetikleyebilir
18 Aralık 2024 Çarşamba - 09:00 Sosyal medya kullanımı sosyal anksiyeteyi tetikleyebilir Psikolog Hande Nacar Baş, sosyal medyanın sosyal anksiyeteyi tetikleyerek insan içinde konuşamaz hale gelmeye sebep olduğunu belirterek, “Mesajla kendini ifade etmeyi çok daha konforlu bulup, sosyal anksiyeteyi büyütebiliyorlar” dedi. Sosyal medya kullanımının artmasıyla birlikte kişide ortaya çıkan sosyal anksiyete hayatı olumsuz etkiliyor. Onma Psikoloji’den Psikolog Hande Nacar Baş, sosyal anksiyete ile başa çıkma yollarını anlattı. Psikolog Baş, sosyal anksiyetenin kişinin kalabalık önünde konuşamaması, toplum içinde bir şey anlatamaması, röportaj verememesi, toplum içinde yemek yiyememesiyle bağlantılı psikolojik bir hastalık olduğunu vurgulayarak, “Küçük yaşlarda başlayabildiği gibi yetişkin dönemde de başlayabilen bu hastalığın kalıtsal sebeple mi yoksa, çevre tarafından mı oluştuğu henüz tam olarak bilinememektedir. Ama gördüğümüz kadarıyla kişilerin davranışları, bunu çocuk yaşta öğrenmesi bizler için önemli bir etken. Sosyal anksiyetesi olup olmadığını aslında kişi bilir. Çünkü toplum içinde konuşmak, toplum içinde harekete geçmek onun için oldukça zordur. Sunum yapamaz, verilen görevleri yerine getiremez. Okul çağında başlıyorsa öğretmenlerin örneğin Andımızı okumak, şiir okumak gibi verdiği görevleri almaktan kaçınır. İş hayatında da kalabalık önünde konuşmak onun için oldukça zordur. Daha ilerleyen seviyelerde toplum içinde yemek yemek, AVM’lerin yemek katında oturmak kişi için oldukça güç olmaktadır. Bu yüzden bu kişiler aslında sosyal anksiyeteye sahip olduklarını bilir fakat tedavisini nasıl yapacağını bilemezler. Bunu çoğu bir huy, bir davranış biçimi sanabilir. Halbuki bu bir hastalıktır” diye konuştu. “Küçük küçük görevler almak oldukça kıymetli” Doktor tarafından tanı alınmasının önemli olduğunu belirten Baş, “Çünkü ilaç tedavisi sosyal anksiyetede önemli bir yer tutabiliyor. Fakat hekim ilaç ihtiyacı duymazsa psikoterapi de bu danışan grubu için önemli bir seçenek. Özellikle bilişsel davranışlı terapi bu konuda çokça çalışılan bir terapi yöntemi. Bunun dışında kişinin konuyla ilgili yavaş yavaş cesaretlenmesi, birazcık harekete geçme çabası, eğer yapabiliyorsa küçük küçük görevler alması bizim için oldukça kıymetli” dedi. “Toplum önünde harekete geçmekte zorlanmaya başladık” Psikolog Hande Nacar Baş, evlerin içinde telefonların arkasından iletişim kurmanın arttığına dikkat çekerek, “Toplum önünde harekete geçmekte bir o kadar zorlanmaya başladık. Kişiler özellikle mesajla kendini ifade etmeyi çok daha konforlu bulup, sosyal anksiyeteyi daha da büyütebiliyorlar. Gerçekten de sosyal medyanın şu an günümüzdeki yeri bizim insan içinde konuşamaz hale gelmemize de sebep oluyor. Kişide yargılanma korkusu, eleştirilme korkusu aslında bu sosyal anksiyetinin temelinde olan en önemli korkular diyebilirim. Kişi neden toplum önünde konuşamıyor? Bir şekilde olumsuz bir intiba bırakmaktan korkuyor” şeklinde konuştu. Baş, yargılanmaktan korkan çocukların gelecekte sosyal anksiyeteye davetiye çıkardığının altını çizerek, “Bu yüzden aslında ailelerin de çocukları şevklendirmesi, yargılayan bir tutumdan uzak olması, toplumun, öğretmenlerin ya da çevremizin yargılayıcı eleştiri tutumu yine bu hastalıkta önemli bir yer tutuyor” dedi.
7 aylık hamile eşini öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis verildi
17 Aralık 2024 Salı - 16:45 7 aylık hamile eşini öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis verildi Adana’da 7 aylık hamile eşini öldüren kocaya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Son savunmasında salonda bulunan eşinin ailesinden, avukatlardan ve mahkeme heyetinden özür dileyen sanık, "Beni ruh sağlığı hastanesine kapatın" dedi. Seyhan ilçesi Kavaklı Mahallesi’nde 29 Ekim 2023 tarihinde Emrah Demir ile 7 aylık hamile eşi Hatice Demir arasında gece saatlerinde tartışma çıktı. Gece boyu süren tartışmanın sabaha karşı kavgaya dönüşmesi üzerine Emrah Demir, bağırmaması için eliyle eşinin yüzünü kapattı. Bir süre sonra eşinin hareket etmediğini fark eden Demir, sokağa çıkıp ’galiba eşimi öldürdüm’ diye bağırarak komşularından yardım istedi. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen sağlık ekiplerince yapılan kontrolde Hatice Demir’in hayatını kaybettiği belirlendi. Olaydan sonra yakalanıp tutuklanan Emrah Demir hakkında, ’eşi kasten öldürmek’ suçundan Adana 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle açılan davanın karar duruşması yapıldı. Duruşmaya sanık Emrah Demir, tutuklu olduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Öldürülen Hatice Demir’in annesi Belgin, babası Ali, ağabeyi Ali Durgut ile tarafların avukatları salonda hazır bulundu. Sanık Emrah Demir, son savunmasında mahkeme salonunda bulunan kayınbabası, kayınvalidesi, kayınbiraderi, mahkeme heyeti ve avukatlardan özür diledi. "Böyle bir suçla karşınızda olduğum için özür dilerim" diyen Demir, "Ben kötü bir insan değilim. Sadece ateş-buz hastası biriyim. Olay sırasında da uyuşturucunun etkisindeydim. Bu nedenle eşimi öldürüp, öldürmediğimi hatırlamıyorum. Eşimi çok seviyordum. Bu olay nedeniyle ruh sağlığım bozuldu. Mahkeme heyetinin de takdiri olursa yine ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesine kapatılmak istiyorum" şeklinde konuştu. Aile avukatlarından Şirin Şeyma Bulut ise sanığın son savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunu söyleyerek, "Bizler aile vekili olarak aile adına sanığın özürlerini kabul etmiyoruz. Kendisi uyuşturucu kullanan biridir. Hatice 7 aylık hamile ve 1 yıllık evliydi. Olay sırasında her ne kadar uyuşturucunun etkisindeydim dese de olay sonrası eve gelenlerin içeri girmesini engellemiş ve kurtarılma şansları olan eşini ve karnındaki bebeğini kasten öldürmek istemiştir. Şimdi söylediği pişmanlık dolu sözler ise tamamen suçtan kurtulmaya yöneliktir. Kendisinin en üst hadden cezalandırılmasını talep ediyoruz" dedi. Avukat Ecem Sena Mutlay da, "Sanık, uyuşturucunun etkisinde yaptığını söylese de bunu kendi rızasıyla yapmıştır. Olay sonrası ise herhangi bir pişmanlık yaşamamış hatta bir önceki duruşmada sizlerin de huzurunda hem aileye hem de bize tehditler savurmuştur. Bildiğimiz kadarıyla Hatice 20 haftalık hamileydi. Eşini boğarak öldürmüş, olay sonrası da kimsenin içeri girmemesine izin vermeyerek, kasten öldürmeye teşebbüs etmiştir. Sanığın, hem eşini hem de bebeğini öldürmesi nedeniyle iki kez kasten öldürme suçundan cezalandırılmasını talep ediyoruz" dedi. Mahkeme heyeti, sanık Emrah Demir’i eşi Hatice Demir’i öldürmek suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum etti. Heyet, verilen cezada indirim uygulamayıp sanığın tutukluluğunun devamını kararlaştırdı.
7 aylık hamile eşini öldüren kocaya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi
17 Aralık 2024 Salı - 16:43 7 aylık hamile eşini öldüren kocaya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi 7 aylık hamile eşini öldüren kocaya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Koca son savunmasında salonda bulunan eşinin ailesinden, avukatlardan ve mahkeme heyetinden özür dileyerek, “Beni ruh sağlığı hastanesine kapatın” dedi Seyhan ilçesi Kavaklı Mahallesi’nde 29 Ekim 2023 yılında, Emrah Demir ile 7 aylık hamile Hatice Demir arasında gece saatlerinde tartışma çıktı. Gece boyu süren tartışmanın sabaha karşı kavgaya dönüşmesi üzerine Emrah Demir, bağırmaması için eliyle eşinin yüzünü kapattı. Bir süre sonra eşinin hareket etmediğini fark eden Demir, sokağa çıkıp ‘’Galiba eşimi öldürdüm’’ diye bağırarak komşularından yardım istedi. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen sağlık ekiplerince yapılan kontrolde Hatice Demir’in hayatını kaybettiği belirlendi. Olaydan sonra yakalanıp tutuklanan Emrah Demir hakkında, ’Eşi kasten öldürmek’ suçundan Adana 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle açılan davanın karar duruşması yapıldı. Duruşmaya sanık Emrah Demir, tutuklu olduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Öldürülen Hatice Demir’in annesi Belgin, babası Ali, ağabeyi Ali Durgut ile tarafların avukatları salonda hazır bulundu. Sanık Emrah Demir, son savunmasında mahkeme salonunda bulunan kayınbabası, kayınvalidesi, kayınbiraderi, mahkeme heyeti ve avukatlardan böyle bir olay yaşandığı için özür diledi. ‘’Böyle bir suçla karşınızda olduğum için özür dilerim’’ diyen Demir, pişmanlığını şöyle dile getirdi; ’’Ben kötü bir insan değilim. Sadece ateş-buz hastası biriyim. Olay sırasında da uyuşturucunun etkisindeydim. Bu nedenle eşimi öldürüp, öldürmediğimi hatırlamıyorum. Eşimi çok seviyordum. Bu olay nedeniyle ruh sağlığım bozuldu. Mahkeme heyetinin de takdiri olursa yine Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’ne kapatılmak istiyorum.’’ Aile avukatlarından Şirin Şeyma Bulut, sanığın son savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunu söyleyerek, ’’Bizler aile vekili olarak aile adına sanığın özürlerini kabul etmiyoruz. Kendisi uyuşturucu kullanan biridir. Hatice 7 aylık hamile ve 1 yıllık evliydi. Olay sırasında her ne kadar uyuşturucunun etkisindeydim dese de olay sonrası eve gelenlerin içeri girmesini engellemiş ve kurtarılma şansları olan eşini ve karnındaki bebeğini kasten öldürmek istemiştir. Şimdi söylediği pişmanlık dolu sözler ise tamamen suçtan kurtulmaya yöneliktir. Kendisinin en üst hadden cezalandırılmasını talep ediyoruz.’’ Dedi. Avukat Ecem Sena Mutlay da, "Sanık, uyuşturucunun etkisinde yaptığını söylese de bunu kendi rızasıyla yapmıştır. Olay sonrası ise herhangi bir pişmanlık yaşamamış hatta bir önceki duruşmada sizlerin de huzurunda hem aileye hem de bize tehditler savurmuştur. Bildiğimiz kadarıyla Hatice 20 haftalık hamileydi. Eşini boğarak öldürmüş, olay sonrası da kimsenin içeri girmemesine izin vermeyerek, kasten öldürmeye teşebbüs etmiştir. Sanığın, hem eşini hem de bebeğini öldürmesi nedeniyle iki kez kastan öldürme suçundan cezalandırılmasını talep ediyoruz’’ dedi. Mahkeme heyeti, sanık Emrah Demir’i eşi Hatice Demir’i öldürmek suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum etti. Heyet, verilen cezada indirim uygulamayıp sanığın tutukluluğunun devamını kararlaştırdı.
Adanalıların çocukluk hatıralarının olduğu lunapark kapandı
17 Aralık 2024 Salı - 16:09 Adanalıların çocukluk hatıralarının olduğu lunapark kapandı Adana’da hafta sonları vatandaşların akın ettiği Adnan Menderes Lunapark Eğlence Tesisleri 32 yılın ardından kapanırken, yerine Çukurova İlçe Emniyet Müdürlüğü binasının yapılacağı öğrenildi. Çukurova ilçesi Güzelyalı Mahallesi’nde 1992’den beri hizmet veren ve 6 dönüm üzerinde kurulu olan Adnan Menderes Lunapark Eğlence Tesisleri geçtiğimiz günlerde kapatıldı. Lunaparkın kapanmasıyla birlikte aletler sökülmeye başlanırken lunapark çalışanları yetkililer tarafından henüz yer gösterilmediğini, bir an önce faaliyete geçmeyi istediklerini belirtti. "Adana’nın tek lunaparkıydı, Adanalıya hizmet etmek istiyoruz" Lunapark işletmecisi İsa Önük, 1992’den beri aynı yerde hizmet ettiklerini belirterek, "Bizi buradan çıkarmak istiyorlar. Bize 10 dönümlük bir yer lazım. Biz bu tesisimizi daha güzel şekilde yeniden kurup Adanalıya hizmet etmek istiyoruz. Adana’nın tek lunaparkıydı burası. 40 yıldır bu işi yapıyoruz, yer de gösterilmiyor. Faaliyetimiz durdurulduğu gibi sökme işlemi başladı. Belirsizlik var yer gösterilmediği için bu makineleri ne yapacağız bilmiyoruz. Yetkililerden, Zeydan Karalar başkanımızdan destek istiyoruz" diye konuştu. "Yer gösterilmesini ve bir an önce orada faaliyete geçmeyi istiyoruz" Amaçlarının Adana’ya değer katmak olduğunu söyleyen Önük, "Adana’nın tek bir lunaparkı var o da olmazsa bu çocuklar nereye gidecek. Hafta sonu çocuklar buraya geliyordu. Aileleriyle eğleniyordu. Milli Emlak’tan kiralıktı burası. Şimdi ’makineleri sökün çıkın’ diyorlar. Bizler Adana’ya hizmet veriyoruz. 40-50 tane çalışanı var buranın. Yer gösterilmesini ve bir an önce orada faaliyete geçmeyi istiyoruz" dedi. "Her şehirde bir lunapark olması lazım" Erkan Baran Ünüvar isimli genç de, "Biz lunaparka eğlenmeye gelmiştik. Adana’da yapılacak pek bir aktivite olmadığı için hafta sonları da geliyorduk. Şimdi böyle bir karar almışlar. Bu da bizi gerçekten üzdü. Her şehirde bir lunapark olması lazım. Her büyükşehirde de lunapark var burada da olmalı. Üzgünüz" şeklinde konuştu. Lunaparkın yerine ise Çukurova İlçe Emniyet Müdürlüğü hizmet binasının yapılacağı öğrenildi.
Eski eşini öldüren sanığın gerekçeli kararında ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ vurgusu
17 Aralık 2024 Salı - 14:25 Eski eşini öldüren sanığın gerekçeli kararında ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ vurgusu Adana’da, eski eşi başhekim yardımcısı Feray Balkan’ı tabancayla öldürdüğü gerekçesiyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan tutuklu Seçkin E. hakkındaki gerekçeli kararda, cinayetin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde işlendiğine dikkat çekilerek, iyi hal indirimi uygulanmamasının da sebepleri anlatıldı. Gaziantep’in Nizip ilçesinde Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Feray Balkan’ın Adana’da annesinin evinin bulunduğu merkez Çukurova ilçesi Güzelyalı Mahallesi’ndeki apartmanın girişinde, 8 Mart’ta tabancayla öldürülmesiyle ilgili "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edilen eski eşi astsubay Seçkin E’ye verilen hükmün gerekçeli kararı açıklandı. Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesince yazılan kararda, sanığın olay günü oğluna kek vermek için eski eşi Feray Balkan’ın yanına gittiğini öne sürdüğü kaydedilerek, şu ifadelere yer verildi: "Sanığın, Feray Balkan’ın kendisine ’Bir kek için mi geldin, oğlumun masrafları var, işim başımdan aşkın, bir kekle mi baba oluyorsun?’ dediğini ve kendisine hakaret ettiğini, ’Çocuğu alamazsın’ şeklinde söylemlerde bulunduğunu, kendisinden para istediğini iddia etmişse de dosyada mevcut bulunan kamera kayıtları incelendiğinde sanığın saat 18.17’de Balkan’ın bulunduğu apartmana girdiği ve 18.18’de olayı gerçekleştirdiği, soğukkanlılıkla olay yerinden çıkışının kameraya yansıdığı değerlendirdiğinde, Feray Balkan’ın bu kadar kısa süre içinde sanığa bu kadar cümle sarf etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu anlaşılmıştır. Feray Balkan’ın çocuklar için para talep ettiği kabul edilse dahi sanığın ortak çocuklara bakmakla yükümlü olduğu, telefon mesajlaşmaları incelendiğinde sürekli Balkan ile yeniden bir araya gelme çabasında olduğu, Balkan’ın ise yeniden ortak hayat kurmayı kabul etmediği, kısa net cevaplar vererek sanıkla konuşmak istemediği anlaşılmıştır." Kararda, Dünya Kadınlar Günü ‘ne vurgu yapıldı Kararda, öldürülen Balkan’ın sanık Seçkin E’ye hakaret ettiğine yönelik herhangi bir delil olmadığı anlaşıldığından, hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine oy birliğiyle karar verildiği anlatılarak, şunlar kaydedildi: "Her ne kadar sabıkasız bir geçmişe sahipse de kadın cinayetlerinin toplumumuzu derinden yaralaması, gerek yasa koyucu gerek yargı organları ve kolluk birimlerince kadın cinayetlerinin önüne geçmek amaçlı birçok önlem alınırken toplum bu konuda eğitilmeye çalışılırken sanığın ’8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde kadın doktor olan, çocuklarının annesi olan boşandığı eşini öldürmesi, yargılanması sırasında mahkemeye yansıyan bir pişmanlık yaşamadığı gözlemlendiğinden kamu vicdanını yaralayan bu vahim olay karşısında Türk milleti adına karar veren mahkememizde sanık hakkında Türk Ceza Kanununun 62. maddesinde tanımlanan ’iyi hal indirimi’ tatbik edilmemesine oy birliğiyle karar verilmiştir."
Adana’da akaryakıt istasyonu çalışanını öldürdükleri iddia edilen akraba 5 kişinin yargılanmasına devam edildi
17 Aralık 2024 Salı - 11:19 Adana’da akaryakıt istasyonu çalışanını öldürdükleri iddia edilen akraba 5 kişinin yargılanmasına devam edildi Adana’da akaryakıt istasyonu çalışanını öldürdükleri iddia edilen akraba 5 kişinin ’tasarlayarak öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle açılan davanın duruşmasına devam edildi. Yüreğir ilçesi Solaklı Cumhuriyet Mahallesi’nde oturan Ahmet Aslanhan, izinli olmasına rağmen 5 Ekim 2023’te gittiği Karataş Bulvarı’ndaki akaryakıt istasyonunda tuvalete girdi. İddiaya göre, bu sırada istasyonda bekleyen otomobildeki 2 kişiden kar maskeli olan 17 yaşındaki M.G., tuvaletten çıkan Aslanhan’ı başından tabancayla vurdu. Aslanhan yere yığıldı, M.G. ise kendisini bekleyen otomobile binip kaçtı. Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Aslanhan, hayatını kaybetti. Ahmet Aslanhan’ı öldürdükleri iddiasıyla yakalanıp tutuklanan M.G., 40 yaşındaki babası Cabbar Gündoğdu, amcaları 39 yaşındaki Sezai Gündoğdu, 41 yaşındaki Mehmet Gündoğdu ve 36 yaşındaki Adnan Gündoğdu hakkında Adana 5.Ağır Ceza Mahkemesi’nde ’tasarlayarak öldürme’ suçundan açılan davanın ikinci duruşması yapıldı. Duruşmaya, haklarında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılması istenen sanıklar ile müştekiler ve tarafların avukatları katıldı. Ses kaydı alınarak yapılan duruşmada, sanıkların savunmaları alındı. Sanık Mehmet Gündoğdu, olay yerinde ne yaşandığını görmediğini söyledi. Akaryakıt istasyonundayken yeğeni M.G.’nin birden araçtan fırlamasıyla birlikte silah seslerinin geldiğini söyleyen Gündoğdu, "Olaydan önce yeğenim M.G.’ye silah sıkmışlardı. Evlerine gittim. Sabah narenciye kesimimiz vardı M.G.’yi sıkıntılı dönemde olduğu için yanımda götürdüm. Aracımda yakıt yoktu. Petrole yakıt almaya girdim, orada Ahmet Aslanhan’ı görünce herhangi bir şey olmasın diye arabamı çevirdim. O akşam kalaşnikoflu fotoğraflar paylaşıyordu. M.G. birden arabadan fırladı. Ardından silah sesleri gelmeye başladı. Silah seslerinden sonra M.G. tekrar koşarak arabaya geri döndü, ’amca çabuk sür beni öldürecekler’ dedi. Orada ne yaşandığını görmedim. M.G.’nin üzerinde silah olduğunu bilmiyordum" diyerek tahliyesini istedi. Cinayet zanlısı M.G. de, ölen Ahmet Arslanhan’a tabancayla ateş edenin kendisi olduğunu ancak mermilerin nasıl isabet ettiğini anlayamadığını söyledi. Olaydan önce Ahmet Arslanhan’ın oğlu Osman Arslanhan’ın kendisinden sürekli darp ve silah tehdidi ile para almaya çalıştığını iddia eden M.G., "Bu olayları korkumdan aileme söylemiyordum. Söylesem karakola şikayette bulunacaklardı. Osman’ı içeri alsalar babası beni öldürecek, babasını alsalar Osman beni öldürecekti. En son da araç ile kırmızı ışıkta durduğumda Osman araçla yanımda durup öldürmek için sıktı. Kendimi aracın boşluğuna attım bana isabet etmedi. Oradan hemen kaçtım. Yarım saat sonra gizli bir numaradan aradı, rahmetli Ahmet Arslanhan’ın sesiydi, ’ailenden birine söylersen, polise şikayet edersen, seni öldürürüz’ dedi. Ailem sordu. Korkumdan bir şey söylemedim. Osman’ın bana ateş ettiğini gördüm" dedi. Açık lise öğrencisi M.G., Ahmet Arslanhan’ı nasıl öldürdüğünü de şöyle anlattı: "Can güvenliğim olmadığı için kendimi koruma amaçlı silah almıştım. Olay günü, babam, Adnan amcam ve babamın kuzeni Mehmet Gündoğdu, başka bir bahçeye kesmeye gidecekti. Benle Mehmet amcam da ayrı bir yere gidecektik. Arabayla evin önünden çıktık, araba yakıt olmadığı için uyarı vermeye başladı. Mehmet amcam ’arabada mazot yok giderken mazot alalım’ dedi. Açık hesabımız olan petrole girdik. Petrole girer girmez bir baktım Mehmet amcam U dönüşü yaptı. 11-12 saat önce Osman bana o petrolün önünde sıktı. Ben panikledim, sağa sola baktım, kimse yoktu. En son kafamı çevirdiğimde bir baktım duvarın arkasından rahmetli olan çıktı. Beni tehdit ettikleri için kendimi o panikle arabadan attım. Rastgele elim havadayken sıktım nasıl ona isabet etti bilmiyorum. Korkudan sıktım. Geri arabaya bindim. Amcam ’ne oldu’ dedi. ’Sür beni öldürecekler, sür sür’ dedim. Arabayla beni oradan uzaklaştırdı. Amcam, ’sen yine bizim başımızı belaya mı soktun’ diye bana kızdı. Babamı ve polisi arayacağını söyleyince köyün çıkışındaki kanalın orada elimi yüzümü yıkamam için durmasını söyledim. Amcam polisi aramaya çalışırken panik halindeydim kaçtım. Adama mermi isabet ettiğini bile görmedim, yemin ederim görmedim." "Kar maskesi değil boyunluk" Mahkeme Başkanı, sanık M.G.’ye yüzünde siyah renkli maske takmış halde araçta oturduğu görüntüyü sorması üzerine, "O kar maskesi değildir. Burun delikleri ve ağzı kapatan boyunluktur. Tarlada kamyon sürdüğüm için yeşil sinekler var. Onlar burun deliklerinden ve ağızdan kaçmasın diye boyunluğu örtüyoruz. Kesinlikle o maske değil, onu ben her araziye gittiğimde kullanıyorum" dedi. Sanık M.G.’nin babası Cabbar Gündoğdu ise narenciye bahçesine giderken bekçilere erzak almak üzere markete girdiklerinde silah seslerini duyup uzaklaştıklarını söyledi. Gündoğdu, "Olaydan bir gün önce oğluma sıkmışlardı. Oğluma sıkıyorlar mı diye uzaklaştım" dedi. Sanık Sezai Gündoğdu da suçlamaları kabul etmedi. Suçsuz yere cezaevinde olduğunu belirten Gündoğdu, "Ben hala anlamadım ne için tutukluyum. Kimin suçu varsa suçunu çeksin. Benim bu olayda kesinlikle suçum yoktur" diye konuştu. Sanıklar Adnan Gündoğdu ve Adnan Gündoğdu da olayla alakalarının olmadığını belirterek tahliyelerini istedi. "Ağabeyimi planlı şekilde öldürdüler" Öldürülen Ahmet Aslanhan’ın kardeşi Mehmet Aslanhan ise ağabeyinin planlı şekilde öldürüldüğünü iddia etti. Aslanhan, "Bunlar sadece o gün çocuklarını okula göndermiyorlar, önceki günler de gönderiyorlardı. Burada kesinlikle planlama vardır. Ağabeyimin, çocuğa ’bu sefer kaçtın bir daha kaçarsan seni öldürürüz’ dediği doğruysa, ağabeyim öyle bir şey yapmışsa biz bu davadan çekiliriz. Ama yalandır, ağabeyimin böyle bir talebi yoktur. Ağabeyim kendi işine gücüne bakan bir adam. Ben kamera görüntülerini izledim. Ağabeyim tuvaletten çıkıyor ve çıkarken ellerini iki bacağına sürüyor ve berbere doğru yürüyor. M.G. oradan çıkıyor ağabeyime sıkıyor. Görgü tanıklarına göre arabada bir kişi daha var, arabada üç kişi olduğu söyleniyor. Bunlar orada bir buçuk iki dakika bekleme yaptıktan sonra silah sıkılıyor ve kaçıyorlar. Hepsi silahlıdır" diyerek sanıkların cezalandırılmasını istedi. Öldürülenin eşi Fatma Aslanhan da sanıklardan şikayetçi oldu. Olay günü sabah eşinin kendisini çalıştığı okula bıraktığını belirten Aslanhan, "Ben okulda bir bardak çayı bitirmeden eşimin haberi geldi. Biz işinde gücünde olan insanlardık. Bizim belayla, insanlarla ne işimiz var. Ben önce Allah’ın adaletine sonra sizin adaletinize güveniyorum. Bunların en ağır cezayı almalarını istiyorum" dedi. Mahkeme Savcısı, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti, tutuklu 5 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verip, duruşmayı eksikliklerin tamamlanması için ileri bir tarihe erteledi.
Ceyhan Belediyesi’nden kırsal mahallelere temizlik seferberliği
17 Aralık 2024 Salı - 09:42 Ceyhan Belediyesi’nden kırsal mahallelere temizlik seferberliği Ceyhan Belediyesi, merkez mahallelerde başlattığı temizlik ve bakım onarım çalışmalarını kırsal mahallelerde de sürdürüyor. Son olarak Hamdilli, İmran ve Soğukpınar mahallelerinde kapsamlı bir temizlik çalışması gerçekleştirildi. Ceyhan Belediyesi Temizlik İşleri ile Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri, camilerde temizlik işlemleri yaparken, parklar da bakım-onarım çalışmaları yaparak mahalle sakinlerinin kullanımına hazır hale getirildi. Ayrıca cadde ve sokaklarda yapılan detaylı temizlik çalışmalarıyla mahalleler adeta yenilendi. Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, temizlik çalışmalarına ilişkin yaptığı açıklamada, “Merkez mahallelerimizde başarıyla yürüttüğümüz temizlik seferberliğimizi kırsal mahallelerimize de taşıdık. Hamdilli, İmran ve Soğukpınar’da yaptığımız çalışmalarla, vatandaşlarımızın yaşadığı alanları daha temiz, daha düzenli bir hale getirdik. Bizim için Ceyhan’ın her köşesi eşit derecede önemli. Bu anlayışla hizmetlerimize aralıksız devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Mahalle sakinlerinden teşekkür Çalışmalardan memnuniyet duyduklarını ifade eden mahalle sakinleri, Ceyhan Belediyesi’ne teşekkür etti. Hamdilli Mahallesi’nden bir vatandaş, “Caddelerimiz ve sokaklarımız pırıl pırıl oldu. Camilerimiz temizlendi, parklarımız düzenlendi. Belediye Başkanımız Kadir Aydar’a ve ekibine teşekkür ediyoruz” dedi. Ceyhan Belediyesi’nin kırsal mahallelerdeki temizlik seferberliği belirli bir plan doğrultusunda devam edecek.