Yerel Haberler
Adana
15 Mayıs 2026 Cuma - 17:59 Şehit Eren Kızıldağ’ın ismi köyündeki okula verildi Irak’ın kuzeyinde Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde şehit olan Uzman Çavuş Eren Kızıldağ’ın adı memleketinde Adana’nın Feke ilçesindeki okula verildi. Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde bölücü terör örgütü mensuplarınca açılan taciz ateşi şehit olan Uzman Çavuş Eren Kızıldağ’ın adı memleketi Adana’nın Feke ilçesindeki okula verildi. Feke Kaymakamlığı’nın kararıyla Ormancık Ortaokulu’nun adının "Ormancık Şehit Eren Kızıldağ Ortaokulu" olarak değiştirildi. Kararın ardından okulda tabela değişim töreni gerçekleştirildi. Tören Kozan İlçe Müftüsü Mustafa Kaya’nın dua etmesiyle başladı. Ardından okulun tabela değişim töreni gerçekleştirildi. "Oğlumun adını yaşatan devletimize teşekkür ediyorum" Şehit babası Ali Kızıldağ, oğlunun adının okulda yaşatılmasının hem gururunu hem de özlemini yaşadığını belirterek, "Oğlumun vatan uğruna şehit olması bizlere büyük gurur yaşattı. İsminin çocuklarımızın eğitim gördüğü okulda yaşatılması çok anlamlı. Burada okuyan çocuklarımızın vatanını seven evlatlar olarak yetişeceğine inanıyorum. Oğlumun adını yaşatan devletimize teşekkür ediyorum. Vatan bölünmez, şehitler ölmez" dedi. "Şehidimizin ismi milletimizin gönlünde daima yaşayacaktır" Feke Kaymakamı Feyza Yılmaz ise şehitlerin milletin gönlünde daima yaşayacağını ifade ederek, "Erenimiz yaklaşık 1,5 yıl önce şehit oldu. Onun adını yaşatmak bizlerin görevidir. Şehidimizin ismi milletimizin gönlünde daima yaşayacaktır" diye konuştu. Konuşmaların ardından kurdele kesilerek okulun açılışı gerçekleştirildi. Okunan duaların ardından şehit Eren Kızıldağ anısına okul bahçesine ağaç dikildi.
Adana’da kasap ve vatandaşlardan fahiş fiyatla et satanlara tepki
15 Ocak 2025 Çarşamba - 10:22 Adana’da kasap ve vatandaşlardan fahiş fiyatla et satanlara tepki Adana’da kemikli karkas etin kilogramı 380, kemiksiz karkas etin kilogram fiyatı ise 480 liradan alıcı bulurken kasaplar ve vatandaşlar fahiş fiyata et satanlara tepki gösterdi. Türkiye’de kırmızı et tüketiminin en çok olduğu iller arasından bulunan ve kebabın başkenti olan Adana’da et fiyatlarına uzun süredir zam yapılmadı. Adana Kasaplar Çarşısı’nda kemikli karkas etin kilogramı 380 liradan, kemiksiz karkas etin kilogram fiyatı ise 480 liradan alıcı buluyor. Ancak bazı zincir marketler ve kasaplarda et fiyatları 600 lirayı aşmış durumda. Hal böyle olunca kasaplar ve vatandaşlar fahiş fiyata et satanlara tepki gösterdi. “Marketler yükseğe, biz ucuza et satmaya devam edeceğiz” İhlas Haber Ajansı’na konuşan Adana Kasaplar Odası Başkanı Saruhan Yağmur, Adana Kasaplar Çarşısı’ndaki esnafın Et ve Süt Kurumu’ndan et aldıklarını bu nedenle de uygun fiyata et sattıklarını anlatarak, “Şu anda kemikli et 380, kemiksiz et ise 480 liraya kadar satılıyor. Tarım ve Hayvancılık Bakanı İbrahim Yumaklı bizlere destek çıktı. Et ve Süt Kurumu’na açma ruhsatımızı teslim etmemizin ardından etlerimizi alabiliyoruz. Bizler kemiksiz eti 480 liraya verip para kazanıyoruz. Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi vatandaşlarımız, yüksek fiyatlara et almasın ve bizim gibi küçük esnaflardan alsınlar. Marketler her ne kadar da yüksek fiyattan satış yapsa da bizler ucuza et satmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. “1 yıldır marketlerden et almıyorum” Et almaya gelen Metin Altay isimli vatandaş, “1 kilo et, 1 kilo kıyma aldım. Burada etin kilogramı 380 lira ama markette 600-700 civarında satılıyor. Bizim gücümüz marketlere yetmiyor mecbur buraya geliyoruz. Buradaki esnafın yeri belli, herkesi buradan alışveriş yapmaya davet ediyorum. Ben 1 yıldan fazladır marketlerden et almıyorum” dedi. “Marketlerde fiyatlar değişiyor” Esra Tunçtan isimli vatandaş ise fiyatların çarşıda daha uygun olduğunu anlatarak, “Kasaplar çarşısındaki etlerin marketlerden daha taze olduğunu düşünüyorum. Her gittiğiniz markette kasap reyonunda fiyatlar değişiyor. Burada sürekli kesim olduğu için ve devamlı her şeyi bulabildiğimiz için tercihim burası oluyor” ifadelerini kullandı.
Ölümlü kazada sürücünün yargılanmasına devam edildi
15 Ocak 2025 Çarşamba - 09:32 Ölümlü kazada sürücünün yargılanmasına devam edildi Adana’da önündeki araca makas attıktan sonra yolun karşısına geçmek isteyen kadına çarparak ölümüne neden olduğu iddia edilen sürücünün yargılanmasına devam edildi. Ölen kadının çocukları olayın cinayet olduğunu öne sürerken, avukatlar ise şüphelinin deliller toplanmadan apar topar tahliye edildiğini söyledi Çukurova ilçesi Turgut Özal Bulvarı’nda 10 Ağustos’ta Kasım Yılmaz, kullandığı 01 AEY 213 plakalı otomobil ile iddiaya göre önündeki araca makas attıktan sonra direksiyon hakimiyetini kaybetmesi üzerine refüje çıktı. Savrulan otomobil, yolun karşısına geçmek isteyen Sevgi Akbaş’a (54) çarptı. Akbaş hayatını kaybederken sürücü Kasım Yılmaz ise tutuklandı. Kaza ile ilgili alınan kaza tespit tutanağı ve trafik bilirkişi raporunda, kazanın oluşumunda sürücü Kasım Yılmaz’ın kusurlu, Sevgi Akbaş’ın ise kusursuz olduğu belirtildi. Yapılan soruşturma sonunda sürücü Kasım Yılmaz hakkında Adana 40. Asliye Ceza Mahkemesi’nde ‘Taksirle Ölüme Neden Olma’ suçundan açılan davanın ikinci duruşması yapıldı. Duruşmaya ev hapsi ile tahliye olan sanık Kasım Yılmaz, müştekiler ile tarafların avukatları katıldı. Duruşmada kazada ölen Sevgi Akbaş’ın eşi ile çocukları dinlendi. Ali Akbaş, sanığın kullandığı araçla annesine çarpıp 23 metre sürüklediğini belirterek, “Sanık 70 kilometre hızla gittiğini söylüyor. Anneme yolun ortasında çarptığı söyleniyor. Anneme bu hızla çarpıp 23 metre sürüklemesi matematiğe ve hayatın olağan akışına uygun değil. Sanığın daha hızlı olduğu ortadadır. Sanık kendini kurtarmak için yalan söylüyor” dedi. Annesinin ölümünün ardından üzüntüden gözlerinde kist oluştuğu belirtilen ve duruşmada gözyaşlarına hakim olamayan Cansu Şahin, arkadaşlarının kazayı gördüğünü belirterek, “Sanığın 70 kilometre hızında olduğunu söylemesi gerçeği yansıtmamaktadır. Çok hızlı olduğu ve anneme çarpıp fırlatması aşikardır. Tutuklanmasını istiyorum” dedi. "Kaza değil kasten öldürmedir" Onur Akbaş da, annesinin ölümünü esnaf arkadaşlarının araması ile öğrendiğini söyledi. Akbaş, “Kazada ölenin annem olduğunu bilen arkadaşlarım beni aradı. Kazadan öyle haberim oldu. Bilirkişi raporunda sanığın otomobili ile makas attığı net hızının 70 kilometreden fazla olduğu da belirtilmiştir. Bu bir kaza değil kasten öldürmedir. Annemi 23 metre sürüklemiştir. Annemin vücudunda kaç kırık, kaç darbe olduğu adli tıp raporunda belli” diyerek sanığın tekrar tutuklanmasını istedi. Ramazan Akbaş ise sanığın tutuklanmasını isteyerek, “Cinayet gibi bir kaza. Zoruma gidiyor. Sanık çok süratli, drift attığı belli. Tutuklanmasını istiyorum” dedi. Kazada ölen Sevgi Akbaş’ın çocuklarının avukatı, deliller toplanmadan sanığın sağlığı nedeniyle 1 ay cezaevinde tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilmesine dikkat çekerek, “Henüz eksik hususlar vardı. Rapor bile sanık tahliye edildikten sonra geldi. Sağlık durumu ise iyidir. Sanık esrarengiz şekilde tahliye edilerek ödüllendirildi. Bu kazaya kamuoyu taraf oldu. Sanığın otomobili ile makas atması bilinçli taksir değil olası kasıt vardır. Böylesi bir olayda sanık ilk celsede tahliye edilmiştir. Savcı bile tutukluluğunun devamını istemiştir. Sanık makas atarak can alıyorsa kasıt vardır, araç silah olarak kullanılmıştır. Tahliye kararından sonra ölen Sevgi Akbaş’ın yakınları kanser oldu. Cansu Şahin’in gözlerinde, annesinin ölümü ve sanığın tahliye kararı nedeniyle ağır üzüntü ve gözyaşlarından dolayı kist oldu. Olayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar götüreceğiz. Deliller toplanmış gibi göz boyamak için sanığa ev hapsi verilmiştir. Karar vicdanları sızlatmıştır” diyerek sanığın tekrar tutuklanmasını talep etti. "Aileye başsağlığı dilerim" Sanık Kasım Yılmaz da karşı tarafın sosyal medya gücünü kullanarak kendisini kötülemeye çalıştığını iddia ederek, “Benim 19 kez hızdan ceza aldığım ve ehliyetime el konulduğu yazılarak beni kötülemeye ve yargılamayı etkilemeye çalışıyorlar. Ben ceza almadım ve ehliyetime de el konulmadı. Kanser raporumu 2 yıl önce aldım. Aileye başsağlığı dilerim, acıları var. Trafik kazası. Karşı tarafı tanımam, kasıtla öldürmemi gerektirecek bir şey yok” dedi. Daha sonra kaza yerinde esnaflık yapan İ.Ç. tanık olarak dinlendi. Dükkanın bulunduğu yerdeki bankta otururken fren sesi duyduğunu belirten İ.Ç., “Fren sesinin ardından araç kaza yaptı sandım. Araç yolu karşıdan karşıya geçmek isteyen kadına çarptı. Kadın benim sol tarafıma düştü” dedi. Avukatların sorusu üzerine tanık İ.Ç., “Kadının refüjde olduğunu görmedim. Aracın refüjden çıkıp sağ tarafa döndüğünü gördüm” diye ifade verdi. "Bu kazadan cinayet çıkmaz" Sanığın avukatı da, kazada makas atma olayının olmadığını iddia etti. Karşı tarafın mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını öne süren avukat, “Bu bir kaza. Bu kazadan cinayet çıkmaz. Üzücü bir olay. Ev hapsinin dahi gereksiz olduğu kanaatindeyiz. İkili bilirkişi raporu istiyoruz. Müvekkilimin ev hapsinin imza atma yönünde adli kontrole çevrilmesini talep ediyoruz” dedi. Mahkeme savcısı, sanığın ev hapsinin devamına ve eksikliklerin tamamlanmasını talep etti. Hakim, sanığın ev hapsinin devamına karar verirken sanık avukatının ikili bilirkişi raporu talebini daha önceki raporların uyumlu olması nedeniyle reddetti. Duruşma eksikliklerin tamamlanması için ileri bir tarihe ertelendi.
Uzman Psikolog Çapar: “Sosyal medya kıskançlığı tetikleyebilir”
15 Ocak 2025 Çarşamba - 09:06 Uzman Psikolog Çapar: “Sosyal medya kıskançlığı tetikleyebilir” Sosyal medya paylaşımlarının çiftler arasında kıskançlık ve güven sorunlarını tetikleyebildiğine dikkat çeken Uzman Psikolog Tara Çapar, ilişkilerinin nasıl algılandığı düşüncesinin kaygıya yol açabileceğini belirterek bunun zamanla bir kişinin kendini baskı altında hissetmesine yol açacağına belirtti. Romantik ilişkinin flörtlerin, sevgililerin, nişanlıların ve evlilerin arasında iki kişinin özgür iradesiyle seçtiği “aşk, tutku ve bağlanma bütününde betimlenen birliktelik” olduğunu söyleyen Acıbadem Adana Hastanesi Uzman Psikolog Tara Çapar, “Romantik ilişkilerde kişiler birlikte zaman geçirmekten zevk aldığı, yakınlığın olduğu, sevginin, aitliğin, bağlılığın hissedildiği ve fiziksel çekimin barındırıldığı ilişkilerdir. Dahası romantik ilişkiler, karşılıklı yoğun duyguların hissedildiği, hayata dair benzer veya ayrı görüşlerin fark edildiği, bağlılığın olduğu bir süreçtir” dedi. “Çevrim içi profiller, yanıltıcı olabilir” Sosyal medya platformlarının partner bulmayı kolaylaştırdığını vurgulayan Psikolog Çapar, mesajlaşma ve görüntülü görüşme imkanlarıyla iletişimin hızlı ve rahat olduğunu, bunun da ilişkideki bağlılığı arttırıp iletişim engellerini aşmayı sağladığını, ulaşamayacakları kişilere ulaşmalarını sağladığını dile getirdi. Dijital imkanların gelişmesiyle birlikte romantik ilişkilerin online platformlarda kurulup sürdürüldüğüne dikkat çeken Çapar, dijital flörtte kişilerin genellikle, profillerini oluştururken dikkat çekici fotoğraflar ve ilgi çekici bir biyografi yazdıklarını ifade etti. Bu platformların kişiler arasındaki uzak mesafeyi ortadan kaldırarak kolayca iletişim kurma imkanı sağladığına değinen Çapar, “Kişiler kendilerini tanıtan bir profil oluşturarak partnerlerinde aradıkları kriterleri belirtebilir. Fakat bu platformları kullanan kişiler partnerlerini sadece çevrimiçi platformda gördükleri için yüz yüze geldiklerinde büyük farklılıklar yaşayabilirler. Dahası online iletişim, yüz yüze iletişimin psikolojik ve duygusal derinliğini sağlamayabilir ve bu da bazen ilişkilerde belirsizliklere neden olabilir” diye konuştu. “Çiftler birbirlerini kontrol etmeye başlayabilir” İlişkilerin online platformlarda paylaşılarak herkese açık bir hale geldiğini aktaran Psikolog Çapar, “Romantik ilişkilerini sosyal medyada paylaşan bireyler bir süre sonra kendilerini baskı altında hissedebilir. İlişkilerinin başkaları tarafından nasıl algılandığını düşünmeye başlayabilir. Bu da çiftlerin sorunlar yaşamasına yol açabilir. Bir diğer etkisi ise, kıskançlık hissinin tetiklenmesidir. Çiftler birbirlerinin sosyal medya platformlarını kontrol etmeye, incelemeye başlayabilir. Bunun sonucunda da birbirlerine olan güvensizlik ve kıskançlık duygusunun ortaya çıkmasına sebep olabilir. Dahası sosyal medya aracılığı ile partnerlerinin eski partnerlerini araştırabilir ve güvensizliklerinin artmasına neden olabilir” dedi. “Başkalarının ilişkisini idealize etmeye yol açar” Sosyal medya paylaşımlarının partnerler arasındaki kıskançlığı, güvensizliği arttırdığını vurgulayan Psikolog Çapar, “Sosyal medya kullanılarak partnerlerinin davranışlarını sürekli olarak izlemek ve yorumlamak anlayışsızlığa ve tartışmalara da neden olur. Başka insanların ilişkilerini idealize etmenize neden olabilir. Bazen sosyal medyada gezerken karşımıza mükemmel bir ilişkiye sahip görünen çiftler çıkar. Ancak sosyal medya sorunları ve gerçekliği maskelemede başarılı bir araçtır. Şunu unutmayalım ki ilişki yaşayan çiftler sosyal medya üzerinden yaşamlarını gerçeklikten farklı bir şekilde sunma eğiliminde de olabilir” şeklinde konuştu. “Kıskançlığın önüne geçmek için güven sağlayın” Kişilerin bazen de partnerlerinin eski ilişkilerini gereğinden fazla incelediklerini hatırlatan Psikolog Çapar, “Partnerinizin bir fotoğrafı beğenmesi veya yorum yapması başka bir kişiyle flört ettiği veya ilişkide sorunlar olduğu anlamına gelmemekle birlikte bu şekildeki düşünceler kıskançlığı ve kaygıyı arttırarak ilişkinizi zedeleyebilir” dedi. Psikolog Çapar, romantik ilişkilerde güven sağlanmasının sosyal medya üzerinden ortaya çıkabilecek kıskançlıkların önüne geçtiğinin altını çizdi. Çevrimiçi ilişkilerde sınırların korunmasının önemini vurgulayarak dijital iletişimi bilinçli şekilde kullanmanın sağlıklı ve sürdürülebilir romantik ilişkilerin temellerini oluşturduğunu sözlerine ekledi.