Yerel Haberler
Adana
ADASO Başkanı Kıvanç: "Ya bu dönüşümün öncüsü olacağız ya da küresel rekabette oyunun dışında kalacağız" 13 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:52:00 Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, sürdürülebilirliğin artık tercih değil, üretimin ve ticaretin ana şartı haline geldiğini belirterek, "Ya bu dönüşümün öncüsü olacağız ya da küresel rekabette oyunun dışında kalacağız" dedi. Adana, küresel ticaretin ve çevresel politikaların geleceğini şekillendirecek olan "COP31’e Doğru Sürdürülebilirlik Konferansları"na ev sahipliği yaptı. Sürdürülebilirlik, iklim değişikliği ve çevre yönetimi konularında farkındalığı artırmak ve COP31 öncesinde yerelden küresele uzanan bir vizyon ortaya koymak amacıyla "COP31’e Doğru Adana" konferansı Adana Sanayi Odası (ADASO) iş birliğiyle gerçekleşti. "Ya bu dönüşümün öncüsü olacağız ya da küresel rekabette oyunun dışında kalacağız" Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, dünyada bugün tarihin en hızlı ve zorunlu dönüşümlerinden birinin yaşandığını belirterek, "Artık sürdürülebilirlik bizler için bir tercih değil, üretimin ve ticaretin ana şartı haline gelmiştir. Özellikle Avrupa Yeşil Mutabakatı gibi somut adımlar biz sanayicilere net bir mesaj veriyor: Ya bu dönüşümün öncüsü olacağız ya da küresel rekabette oyunun dışında kalacağız. Bizler Adana’da bu süreci sadece bir zorunluluk değil, bir fırsat olarak görüyoruz. Bu noktada dijitalleşme ve yeşil dönüşümü, yani ikiz dönüşümü bir bütün olarak ele almak zorundayız. Enerjiyi verimli kullanan ve teknolojiyi merkeze alan bir altyapı, yarının kazananı olacaktır. Bu vizyonu pratiğe dökmek için hayata geçirdiğimiz Adana Sanayi Kampüsü ile sanayicimize rehberlik ediyor; Model Fabrika ve Sürdürülebilirlik Merkezimizle yeşil dönüşüm yol haritalarını çiziyoruz.COP31’e giden bu süreç bizim için sadece bir çevre politikası takvimi değildir. Bu, küresel ticaretin kurallarının yeniden yazıldığı bir ‘ekonomik anayasa’ sürecidir. Sürdürülebilirliği bir maliyet yükü olarak gören anlayışı hızla terk etmeli, onu bir teknolojik sıçrama fırsatı olarak kucaklamalıyız. Unutmayalım ki; doğaya sırtını dönen bir sanayi geleceğe yürüyemez. Bizler hem üreteceğiz hem büyüyeceğiz hem de yarınlara tertemiz bir miras bırakacağız" diye konuştu. "Sürdürülebilirliği bölgesel bir dönüşüm hareketine dönüştürmek için çalışıyoruz" Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen sürdürülebilirliğin sadece daha az tüketmek değil akıllı ve verimli üretmek olduğunu ifade ederek, "Sürdürülebilirlik artık yalnızca çevresel bir kavram değil; ekonomik kalkınmadan enerji politikalarına, sanayiden tarıma, şehirleşmeden eğitime kadar hayatın her alanını kapsayan stratejik bir dönüşüm alanıdır. Bu süreçte biz üniversitelerin rolü sadece eğitim vermek değil; şehrine yön veren, bilim üreten ve sürdürülebilir kalkınmaya liderlik eden kurumlar olmaktır. Bilimsel araştırmalarımız ve nitelikli insan kaynağımızla bu dönüşümün en önemli aktörlerinden biriyiz. Özellikle teknoloji odaklı üniversitelerin; yenilenebilir enerji, döngüsel ekonomi ve yeşil üretim teknolojileri gibi alanlarda öncü çalışmalar yürütmesi hayati önem taşıyor. Çünkü sürdürülebilirlik yalnızca daha az tüketmek değil, aynı zamanda daha akıllı ve verimli üretmek, gelecek nesilleri düşünerek hareket etmek demektir. Bugün dünya, kaynakları sınırsızmış gibi kullanan geleneksel kalkınma anlayışının artık sürdürülebilir olmadığını bizlere göstermektedir. ATÜ olarak, sürdürülebilirliği bölgesel bir dönüşüm hareketine dönüştürmek için çalışıyoruz. Dünyada ’su ayak izi belgesi’ alan ilk üniversite olma başarımızı sadece bir belge olarak görmüyoruz; bu birikimi belediyelerimizle, organize sanayi bölgelerimizle ve kamu kurumlarımızla paylaşıyoruz. Adana; güçlü sanayisi, tarımsal kapasitesi ve akademik altyapısıyla Türkiye’nin sürdürülebilir dönüşüm merkezi olma potansiyeline sahiptir. Geleceğin güçlü şehirleri, sürdürülebilirliği bugünden inşa eden şehirler olacaktır. Biz de daha yaşanabilir ve dirençli bir gelecek için tüm paydaşlarımızla ortak akıl üretmeye devam edeceğiz" dedi. Konuşmaların ardından program konferans ile devam etti.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 14:34 Başkan Atlı’dan emeklilere yeni sosyal yaşam alanı müjdesi Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, görevdeki 2 yıllık hizmet sürecini değerlendirdiği toplantıda emeklilere yönelik hazırlanan yeni sosyal yaşam alanının müjdesini verdi. Başkan Atlı, "Şehrimizin hafızası olan Millet Bahçesi’nde emeklilerimize özel kıraathane yapıyoruz" dedi. Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, Millet Bahçesi Kültür Salonu’nda düzenlenen toplantıda yerel ve ulusal basın temsilcileriyle bir araya gelerek 2 yıllık süreçte yapılan yatırımları değerlendirdi. İlçede eğitimden kültür sanata, altyapıdan sosyal belediyeciliğe kadar birçok projeyi hayata geçirdiklerini belirten Atlı, özellikle emeklilere yönelik hazırlanan yeni sosyal alanın kısa sürede hizmete açılacağını söyledi. Başkan Atlı, şehirlerin yaşayan organizmalar olduğunu eskiyen yapıların zamanla yenilenmesi gerektiğini söyleyerek, "Kıyafetler nasıl zamanla eskiyorsa yollar da bakım istiyor. Vatandaşlarımızın yollarla ilgili eleştirilerinde haklılık payı var. Kozan’da geçmiş yıllarda yollar gerektiği zamanda yenilenmediği için bugün sorunlar büyüdü" diye konuştu. Millet Bahçesi’nde hem yenileme hem de yeni sosyal donatı çalışmaları yaptıklarını ifade eden Atlı, emeklilere yönelik hazırlanan kıraathanenin ilçede önemli bir ihtiyacı karşılayacağını kaydetti. "Emeklilerimize nefes alabilecekleri özel bir alan oluşturuyoruz" Atlı, "Millet Bahçesi Kozan’ın göz bebeği olan, hepimizin hatırası bulunduğu bir alan. Burada eski bölümlerin tadilatını yaparken aynı zamanda emeklilerimize özel bir kıraathane oluşturuyoruz. Büyüklerimiz burada çayını kahvesini içebilecek, yazın serin, kışın sıcak ortamda vakit geçirebilecek. Emeklilerimize nefes alabilecekleri özel bir alan oluşturuyoruz" dedi. Cumhur İttifakı belediyeciliğiyle birlikte ilçede yıllardır bekleyen yatırımların hız kazandığını söyleyen Başkan Atlı, "Kozan uzun yıllar ihtiyaçları ötelenmiş bir ilçeydi. Şimdi bu ihtiyaçları yenileme ve tamamlama fırsatı bulduk" ifadelerini kullandı. İlçede tamamlanan ve devam eden projeleri de sıralayan Başkan Atlı, 500 TOKİ konutunun teslim edildiğini, yıllardır kapalı olan Özden Kültür Merkezi’nin yeniden hizmete açıldığını söyledi. Öğretmenevi inşaatında sona yaklaşıldığını ifade eden Atlı, Kapalı Spor Salonu ihalesinin de gerçekleştirildiğini kaydetti. Şevkiye Mahallesi’nde taziye ve kültür evi açıldığını belirten Atlı, Cuma Pazarı yanında da yeni bir taziye evi kazandırılacağını ifade etti.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:30 Tuzu azaltarak sağlığı korumanın etkili yolları Beslenme ve Diyet Uzmanı Selva Oturakçıibogil, tuz kullanımını azaltmanın en etkili yollarından birinin baharatlardan destek almak olduğunu belirterek, "Kimyon, kekik, biberiye, karabiber, zencefil ve kırmızı biber gibi aromatik baharatlar yemeklere istediğiniz lezzeti kazandırabilir" dedi. Dünya Sağlık Örgütü, bireylerin günlük tuz tüketiminin yaklaşık 5-6 gramı geçmemesini öneriyor. Oysa pek çok kişi yalnızca yemeklere eklediği tuzla değil; peynirden zeytine, soslardan atıştırmalıklara kadar birçok besin aracılığıyla fark etmeden gereğinden fazla miktarda tuz yani sodyum tüketiyor. Günlük hayatta uygulanabilecek küçük ama etkili değişikliklerle hem daha dengeli beslenmenin hem de sağlığı korumanın mümkün olduğunu söyleyen Medline Adana Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Selva Oturakçıibogil, tuz tüketimini azaltmak için uygulanabilecek pratik önerilerde bulundu. Beslenme ve Diyet Uzmanı Oturakçıibogil, yemeklerin tadına bakmadan tuz eklemenin çoğu zaman farkında olmadan fazla sodyum tüketimine neden olduğunu söyleyerek, "Bu alışkanlığı azaltmanın en etkili yollarından biri, sofradan tuzluğu tamamen kaldırmak olabilir. Beyaz peynir ve salamura peynirler genellikle yüksek miktarda tuz içerirler. Lor peyniri veya dil peyniri gibi daha düşük sodyum içeren seçenekleri tercih edin. Tuz oranı yüksek peynirleri ise tüketmeden önce bir süre suda dinlendirerek tuz miktarını azaltabilirsiniz. Kahvaltıların vazgeçilmezi olan zeytin, yüksek tuz içeriği nedeniyle kontrollü tüketilmelidir. Zeytinleri bir gece önceden suda bekletmek, içerisindeki fazla tuzun azalmasına yardımcı olacaktır. Hazır salçalar yüksek oranda tuz içerirler. Yemeklerde salça yerine taze domates rendesi kullanmak daha sağlıklı bir tercih olacaktır. Salça kullanılması gereken tariflerde ise yemeklere fazladan tuz eklemekten kaçının" dedi. Konserve sebze, hazır gıda ve çorbaların genellikle yüksek miktarda sodyum içerdiğini belirten Oturakçıibogil, "Bu nedenle mümkün olduğunca taze ve doğal besinleri tercih etmeye özen gösterin. Sucuk, salam, sosis ve paketlenmiş et ürünleri, raf ömrünü uzatmak amacıyla yoğun miktarda tuz içerirler. Et, tavuk ve balığın doğal yapısında zaten belirli miktarda sodyum bulunduğu için ekstra tuz içeren işlenmiş ürünlerin tüketimi sınırlandırılmalıdır. Tuz kullanımını azaltmanın en etkili yollarından biri de baharatlardan destek almaktır. Kimyon, kekik, biberiye, karabiber, zencefil ve kırmızı biber gibi aromatik baharatlar yemeklere istediğiniz lezzeti kazandırabilir. Ketçap, mayonez ve hazır salata sosları yüksek miktarda gizli tuz içerebilir. Bunun yerine taze limon, zeytinyağı ve çeşitli baharatlarla hazırlanan doğal sosları kullanabilirsiniz. Turşu, yüksek tuz içeriği nedeniyle dikkatli tüketilmesi gereken besinler arasında yer alır. Tüketmeden önce bol suyla yıkamak tuz oranının bir miktar azalmasına yardımcı olur. Ayrıca porsiyon kontrolüne de çok dikkat edilmelidir. Hazır cips ve paketli atıştırmalıklar yoğun miktarda tuz içeren ürünlerdir. Ara öğünlerde çiğ badem, ceviz, fındık gibi yağlı tohumları tercih edebilir; evde baharatlarla hazırlayıp fırınladığınız sebze veya patates cipslerini daha sağlıklı bir alternatif olarak tüketebilirsiniz" diye konuştu.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:06 ÇKA Ziya Paşa’nın Adana yıllarını kitaplaştırdı Çukurova Kalkınma Ajansı, 1878-1880 yılları arasında Adana Valiliği görevinde bulunan şair, yazar ve devlet adamı Ziya Paşa’nın Adana yıllarını kitaplaştırdı. Gazeteci-yazar Mehmet Uluğtürkan ve tarihçi Ahmet Karataş’ın kaleme aldığı eser, Kalkınma Ajansları Kültür Yayınları serisinin ilk kitabı oldu. Gazeteci-yazar Mehmet Uluğtürkan ve tarihçi Ahmet Karataş tarafından kaleme alınan "Bir Osmanlı Valisinin Adana Yılları / Ziya Paşa" adlı kitap, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Kültür Yayınları kapsamında yayımlandı. Çukurova Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Ahmet Rifat Duran, Osmanlı’nın önemli fikir, edebiyat ve devlet adamlarından Ziya Paşa’nın Adana’daki izlerini bu eserle yeniden görünür kıldıklarını söyledi. Duran, "Osmanlı’nın en değerli fikir ve devlet adamlarından biri olan Ziya Paşa’nın vali olarak Adana’ya yaptığı hizmetleri ve bu güzel şehirde bıraktığı izleri içeren eseri edebiyat dünyasına kazandırmış olduk. Ömrünün son iki yılını Adana’da geçiren ve kabrini bu topraklarda muhafaza ettiğimiz Ziya Paşa’yı, vefatının 146’ncı yılında onu anlatan bir eserle anmış olacağız. Bu kitapta yalnızca bir valinin icraatlarını değil, bir aydının vicdan muhasebesini, bir ahlak şairinin devlet adamlığını ve dönemin Adana’sını okuyacağız" dedi. Çukurova Kalkınma Ajansı’nın Kültür Yayınları serisinin ilk kitabı olma özelliğini taşıyan eser, 172 sayfadan oluşuyor. Kitapta, dönemin Adana’sına ait fotoğrafların yanı sıra Ziya Paşa’ya ilişkin belge ve görsellere de yer veriliyor.
Türkiye’den 20 bin dolara Avrupa’ya insan kaçırıyor
07 Şubat 2025 Cuma - 09:50 Türkiye’den 20 bin dolara Avrupa’ya insan kaçırıyor Adana merkezli 6 ilde düzenlenen göçmen kaçakçılığı operasyonunda gözaltına alınan 17 zanlıdan 3’ü tutuklanırken 14 yabancı uyruklu şahıs sınır dışı edildi. Boşanmış karı ve kocanın da aralarında olduğu çete üyeleri, göçmenleri de Türkiye’den Avrupa ülkelerine götürmek için kişi başı yaklaşık 20 bin dolar para aldıkları ortaya çıktı. İl Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şubesi ekipleri, Adana merkezli Mersin, İstanbul, Diyarbakır, Gaziantep ve Konya’da göçmen kaçakçılığı yapan şüphelilere yönelik teknik ve fiziki takip başlattı. Ekipler, yaklaşık 6 ay süren teknik ve fiziki takibin ardından kimlikleri tespit edilen zanlıları yakalamak için harekete geçti. Şafak vakti eş zamanlı operasyon 5 Şubat’ta belirlenen adreslere özel harekat ekiplerinin desteğiyle şafak vakti eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda, 9’u kadın 17 şüpheli yakalanırken ruhsatsız tabanca ve av tüfeği ile bir miktar esrar ele geçirildi. Şüpheliler emniyete götürüldü. Kişi başı 20 bin dolar alıyorlarmış Çete üyeleri arasında boşanmış karı ve kocanın da olduğu öğrenilirken akrabalarının ise onlara yardım ettiği ortaya çıktı. Öte yandan çetenin göçmenleri Türkiye’den Avrupa ülkelerine götürmek için kişi başı yaklaşık 20 bin dolar para aldıkları belirlendi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden A.B. (33), eski kocası A.Ç. (37) ve akrabası T.Ç. (41) tutuklanırken 14 yabancı uyruklu şahıs sınır dışı edilmek üzere Geri Gönderme Merkezine teslim edildi.
İç Hastalıkları uzmanından "sarı serum" uyarısı
07 Şubat 2025 Cuma - 09:21 İç Hastalıkları uzmanından "sarı serum" uyarısı İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Can, halk arasında "sarı serum" olarak bilinen serumların, bilinçsiz uygulandığında ölüme bile yol açabildiğine dikkat çekerek, "İlaç veya serum tedavilerinin mutlaka hekim önerisiyle ve uygun tıbbi şartlarda uygulanması gerekir. Serum hızla iyileştirir anlayışı doğru değildir, uygun olmayan tedaviler sizi sağlığınızdan hatta hayatınızdan edebilir" dedi. Son zamanlarda basına yansıyan "serum takılması sonrası alerjik reaksiyona bağlı ölüm" haberleri ‘serum neden ölüme yol açar?’ sorusuna yanıt aranmasına da neden oluyor. Serumun yol açtığı ölümlere değinen Acıbadem Adana Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Can, serum tedavilerinin daha hızlı iyileştireceği kanısıyla bazı hastaların kendi kendine serum taktırma talebiyle doktora başvurduğunu belirtti. Böyle bir durumda en iyi yöntemin doktora danışarak hareket etmek olduğunu vurgulayan Dr. Can, doktorun hastalığın durumuna göre basit önerilerde bulunabileceği gibi ilaç yazabileceğini ya da serum uygulanmasını önerebileceğini söyledi. "Serumla çabuk iyileşirim diye düşünmeyin" Toplumda hastalık karşısında hızla iyileşmek için çok sabırsız davranıldığına dikkat çeken Dr. Can, "Çabuk iyileşme isteği, beklenmedik ölümlere de yol açabiliyor. Hastalandığımızda hepimiz bir an önce iyileşmek isteriz. Bunun için de en kısa yolun serum taktırmak olduğunu düşünen çok kişi var. Hatta biz doktorlar, hastalardan ‘Serum taktırmak istiyorum’, ‘Bir serum taksalar iyileşirim aslında’, ‘Ben serumsuz iyileşemiyorum’, ‘Niye serum önermiyorsunuz ki’ sözlerini sık duyuyoruz. Öte yandan serumun iyi geleceğini düşünerek hastane ya da klinik dışında da serum uygulatma eğilimi de görüyoruz. ‘Aradım gelip evde serum taktılar’, ‘Sağlık kabinine gittim serum taktılar’ tabirlerini duyuyoruz. Şunu vurgulamak isteriz ki, serum uygulamasını kararını doktor vermelidir. Hastaların bana iyi gelir diye düşünerek serum talep etmesi tıbbi olarak doğru değildir. Hekim reçete etmelidir. Ve hekim reçete ettiyse mutlaka hastane ya da kliniklerde uygulanmalıdır" diye konuştu. "Bazı alerjik reaksiyonlar ölümle sonuçlanabilir" Tüm ilaçların alerjik reaksiyon riski olduğunun altını çizen Dr. Can, serumların da anaflatik şoka yol açarak ölümle sonuçlanabileceği konusunda uyarıda bulundu. Anaflatik şok durumunun çok ciddi bir tablo olduğuna dikkat çekerek hızlı ve doğru müdahale yapılsa bile hastanın kaybedilme ihtimali olduğunu belirten Dr. Can, "Eğer evde ya da yeterli acil müdahalelerin yapılamayacağı yerlerde serum takılırsa, anaflaksi geliştiği zaman ölüm ihtimali çok yüksek olacaktır. O nedenle damardan serum tedavileri ancak hekim uygun gördüyse ve sadece bu konuda yetkili sağlık birimlerinde yapılmalıdır" dedi. "Vitamin kokteyli adına aldanmayın" Damardan tedavilerin olağanüstü tedaviler gibi sunulduğuna da değinen Can, "Bunların en popüler olanı ‘sarı serum - atom’ isimleriyle anılan serum olduğunu, bu serumlarda ağırlıklı B vitamini kullanıldığını ifade ederek şu bilgileri verdi: "B vitaminlerinin soğuk algınlığı tedavisinde yeri olmamasına rağmen sizi hemen iyileştirecek tedaviler gibi sunuluyor. Plasebo yani tedavi edici etkisi olmamasına rağmen psikolojik olarak hasta kendini iyi hissettiği için tekrar hastalandığında bu sarı renkteki serumu taktırmak istiyor. İyileşmek için serum taktırırken sağlığından hatta hayatından olabiliyor. Daha önce kullandım bir şey olmaz diye düşünüp, serum taktırmak isteyenler şu tıbbi gerçeği bilmeliler; bir ilacı daha önce 100 kez kullandığınızda alerji yaşamamanız, 101. kullanımda alerji olmayacağınızı garantilemez." Sarı serum dışında evde ya da uygun olmayan mekanlarda "damardan demir tedavisi", "vitamin kokteyli" ve farklı isimlerde serum tedavileri uygulandığını ifade eden Dr. Can, her ne isimde olursa olsun ilaç veya serum tedavilerinin ancak ve ancak hekim önerisi ile uygun şartlarda uygulanması gerektiğini vurguladı.
Tırcı cinayetinde bilirkişi raporu bekleniyor
07 Şubat 2025 Cuma - 08:34 Tırcı cinayetinde bilirkişi raporu bekleniyor Adana’da trafikte yol verme nedeniyle aralarında tartışma çıkan 24 yaşındaki dolmuş şoförü Can Yüce’yi tabancayla vurarak öldüren 41 yaşındaki tır şoförü Adem Tantalak’ın yargılanmasına devam edildi. Davada karar için, bilirkişi tarafından hazırlanacak rapor bekleniyor. Yüreğir ilçesine bağlı PTT Evleri Mahallesi’nde 3 Ocak 2023’te yaşanan olayda, iddiaya göre, 01 M 0712 plakalı dolmuşuyla yolcu indiren Can Yüce, tır şoförü Adem Tantalak ile ’yol verme’ meselesinden dolayı tartıştı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine iki taraf birbirine tabanca çekti. Tır şoförünün tabancayla vurduğu Yüce, kaldırıldığı Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olay sonrası gözaltına alınan Tantalak tutuklandı. Dolmuşta bulunan bir yolcu tarafından cep telefonu kamerasıyla kayda alınan dolmuştaki olayda, diğer yolcuların Can Yüce’yi, ‘’Daha çok gençsin, yapma’’ diyerek uyardığı ve elinden tabancayı almaya çalıştığı görüldü. Yüce’nin ise yolcuların uyarılarını dikkate almayıp, minibüsten indiği tespit edildi. Tutuklanan Adem Tantalak hakkında Adana 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde ’Kasten öldürme, ruhsatsız silah taşıma, tehdit’ suçlarından açılan davanın duruşmasına devam edildi. Duruşmaya, hakkında müebbet ve 5 yıla kadar hapis cezası istenen Adem Tantalak katılamazken, tarafların avukatları duruşmada hazır bulundu. Cumhuriyet savcısı sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilip, eksikliklerin tamamlanmasını talep etti. Sanık avukatı ise bilirkişi raporunun beklenmesini ve müvekkilinin uzun süredir tutuklu bulunduğunun göz önünde bulundurularak tahliyesini istedi. Duruşmaya katılamayan sanık Adem Tantalak, önceki savunmasında Can Yüce’yi öldürme kastının olmadığını söyleyerek, "Bu olayın yaşanmaması için elimden gelen her şeyi yaptım. Uzun yol şoförü olduğum için hırsızlıktan korunma amacıyla torpidoda bulunan tabancayla aşağı doğru bir el ateş ettim. Maktulün yaralandığını dahi bilmiyordum. Maktul, tırın arkasına doğru uzaklaşmaya başlayınca ben de olay yerinden ayrıldım" dedi. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken, duruşmayı, olayın aydınlatılmasında en büyük delil olarak gösterilen ve İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilen cep telefonu ve araç kamera kayıtlarının incelenerek, kronolojik olarak görüntü ve konuşmalara ilişkin fotoğraf ve çözümlemelerinin yapılması için bilirkişiden raporun beklenilmesine karar vererek ileri bir tarihe erteledi.
Apart otel cinayetine müebbet hapis cezası
07 Şubat 2025 Cuma - 08:19 Apart otel cinayetine müebbet hapis cezası Adana’da apart otelde kalan Selahattin Ayan’ı (34) öldürdükleri iddia edilen 2 arkadaştan Şükrü Çiçek (31) müebbet hapis cezasına mahkum edilirken arkadaşı Hıdır Üzel (27) ise beraat etti. Sümer Mahallesi’ndeki apart otelin 22 numaralı odasında kalan Selahattin Ayan, 15 Mart 2024’te iddiaya göre arkadaşları Şükrü Çiçek ve Hıdır Üzel tarafından silahla öldürülmüş halde bulundu. 2 arkadaş polisi arayarak durumu bildirdi. Odaya gelen sağlık görevlileri, Ayan’ın boğazından silahla vurularak öldürüldüğünü belirledi. Polisler evde yaptıkları incelemede, oda içerisi kuzey duvarında bir kurşun izi tespit etti, 2 boş kovan ve deforme olmuş çekirdek bulundu. Ayan’ın öldürülmesinde kullanılan silah ve 2 cep telefonunun arkadaşı Şükrü Çiçek’te bulunması, güvenlik kamerası görüntülerinin incelenmesi sonucu Ayan’ın odasına en son giren kişilerin Çiçek ve Üzel olduğunun belirlenmesi üzerine 2 arkadaş cinayet şüphelisi olarak tutuklandı. Şükrü Çiçek ve Hıdır Üzel hakkında ‘Kasten öldürme’ suçundan Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın karar duruşması yapıldı. Duruşmaya tutuklu sanıklar Şükrü Çiçek, Hıdır Üzel ile tarafların avukatları katıldı. Mahkeme savcısı, esas hakkındaki mütaalasında sanıklardan Şükrü Çiçek’in cinayeti işlediğini belirterek ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını isterken, diğer sanık Hıdır Üzel’in ise ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçuna iştirak ettiğine dair cezalandırılmasını gerektirecek delil elde edilemediğinden beraatine karar verilmesini talep etti. Mahkeme Başkanı sanıklara son savunmalarını sordu. Sanık Hıdır Üzel, eski savunmalarını tekrarlayarak suçlamayı kabul etmedi, olay nedeniyle maddi ve manevi olarak mağdur olduğunu belirterek beraati ile birlikte tahliyesini istedi. Sanık Şükrü Çiçek de suçsuz yere cezaevinde olduğunu ifade ederek, "Yapmadığım bir suçtan cezaevindeyim. 1 senedir yatıyorum. Suçu ben işlemiş olsam orada neden bekleyeyim, neden ambulansı arayayım? Elimde barut çıkmasının sebebi cesetle uğraşmamdır. Ayrıca silahın yerini de ben söyledim. Üzerimde barut çıkmamıştır. Çünkü ben ateş etmedim, suçu ben işlemedim" dedi. Mahkeme heyeti, kısa bir aradan sonra kararını açıkladı. Heyet, sanık Şükrü Çiçek’i apart otelde Selahattin Ayan’ı öldürmek suçundan müebbet hapis cezasına mahkum etti. Herhangi bir indirim uygulamayan heyet sanığa ayrıca, ‘ruhsatsız silah bulundurmak’ suçundan da 2 yıl, bin 200 lira adli para cezası verip tutukluluğunun devamını kararlaştırdı. Heyet, diğer sanık Hıdır Üzel’in ise beraatine karar verdi.
Adana Valisi Köşger: " 6 bin 817 depremzedeye anahtarı teslim edildi"
06 Şubat 2025 Perşembe - 16:56 Adana Valisi Köşger: " 6 bin 817 depremzedeye anahtarı teslim edildi" Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, Adana’da 2 yılda depremzedelere verilen konut sayılarını açıklayarak, "8 bin 990 hak sahibi var. 6 bin 817 hak sahibine anahtarı teslim edildi. Kalan 2 bin vatandaşımıza da yıl sonuna kadar anahtar teslimi yapılacak" dedi. Adana Valiliği tarafından Kıvanç İmam Hatip Anadolu Lisesi’nin konferans salonunda 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencileri anma töreni düzenlendi. Törende hayatını kaybedenler için saygı duruşunda bulunulup İstiklal Marşı okundu. Daha sonra Kur’an-ı Kerim tilaveti yapılıp dua okundu. Çukurova Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencilerinin hazırlamış olduğu dinleti sunuldu. Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, ‘‘Bugün dünya tarihinin son yüzyıl diyoruz ama belki de daha da uzun yıllar bin yıllar boyunca yaşanmış en elim hadiselerden birisinin 2.yıl dönümündeyiz, 2.yıl dönümünü idrak ediyoruz. Acılarımız taze, yüreğimiz yanıyor. Binlerce vatandaşımız hayatını kaybetti. Yüz binlerce vatandaşımız halen yaralı. Bugün ziyaret ettiğimiz depremzedelerimiz var, yaralı vatandaşlarımızın hem yaraları çok taze hem de yaralı kelimesi aslında durumlarını ifade etmekten aciz kalır. Beden ve ruh sağlıklarına bir an önce kavuşmalarını diliyorum" diye konuştu. Vali Köşger sözlerini şöyle sürdürdü: " Devletimiz de her an üzerine düşen vazifeyi en iyi şekilde yapıyor. Sahada 850 bin konut yapılıyor, 200 bini teslim edildi. Adana için söyleyeyim ben size, 8990 hak sahibi var 6817 hak sahibine anahtarı teslim edildi. Adana’da ihtiyaçtan fazla da konut üretiliyor. Kalan 2000 vatandaşımıza da yıl sonuna kalmadan anahtarları teslim edilmiş olacak. Deprem kuşağındayız, fay hatlarının olduğu bölgedeyiz bunu göz önünde bulunduracağız ve bundan sonra kentlerdeki bina stoklarını, yapı stoklarını, kentlerin bundan sonra planlanmasını, yapacağımız evleri, yapacağımız tüm inşaatları depreme uygun şekilde yapmamız gerekir. Bu anlamda artık, ihmal edilecek bir durumda değiliz. Bir daha bu felaketi Allah ne bizim ülkemize ne de dünyada başka bir yere tekrarını göstermesin." Vali Köşger, depremin bir gerçek olduğunu bunu göz önünde bulundurarak derhal bütün yapı stoğunun gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Adana’da kaybettiğimiz 418 Adanalı hemşerimiz vardı. Adana’da hastanelerinde vefat edenlerle birlikte kentimizde 687 kişi vefat etti. Onların hepsine Allahtan rahmet diliyorum. Adana’da hayatını kaybeden 8 öğretmenimizin yakınları da burada, onlar da dahil olmak üzere bütün milletimize baş sağlığı diliyorum, Allah rahmet eylesin canlarımıza’’ ifadelerini kullandı. Törende konuşma yapan Milli Eğitim Akademisi Başkanı Cevdet Vural ise, ‘‘Depremi en fazla hisseden bakanlıklardan bir tanesiyiz. Bir şekilde zarar gören vatandaşlarımız ya çalışanımız ya öğrencimiz, ya velimiz. Dolayısıyla bu süreci en fazla en derinden hisseden bakanlıklardan bir tanesiyiz. Elimizden geldiği ölçüde bu süreçte bu yükü bu acıyı hafifletmek için sahada olmaya çalıştık. Asıl işimiz bizim eğitim. Bu süreçte eğitime dair neler yapıldı denilse öncelikle yaşanan olayın bir psikolojik etkisi var, ister istemez aileler üzerinde yetişkinler üzerinde tabii ki çocuklar üzerinde de travmalara neden olabiliyor. Dolayısıyla hem üniversitelerden hocalarımızın desteği hem bizim Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü uzmanları aracılığıyla bizim ilk odaklandığımız konulardan bir tanesi bu oldu. Kayıp, yas nasıl bir tramvaya neden olur, nasıl anlaşılır, böyle bir çocuğa nasıl müdahale edilebilir. Bu konulara öncelik verdik" dedi. Vural şöyle devam etti: "Bunun dışında bölgeye öğretmen takviyesi yapıp 20.000 atamayı sırf bu bölgeye planladık. Bölgeden ayrılmak isteyen öğretmenlerimize ve öğrencilerimize kolaylıklar sağladık. Depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allahtan rahmet, geride kalmış yakınlarına da sabırlar diliyorum. Depremde yaralanan vatandaşlarımıza da acil şifalar diliyorum.’’