Yerel Haberler
Adana
Silikon maskeli şüpheliler kalaşnikofla yakalandı: O anlar kamerada
19 Mart 2025 Çarşamba - 10:05 Silikon maskeli şüpheliler kalaşnikofla yakalandı: O anlar kamerada Adana polisi, yüzlerine insan sureti silikon maske takıp kalaşnikof ve tabancayla saldırıya gittiklerini değerlendirdiği 2 şüpheliyi kovalamaca sonucu kıskıvrak yakaladı. Kovalamacada polis aracına çarpıp yakalanan şüpheliler o anları ise güvenlik kameralarına yansırken onlarla bağlantılı 2 şahıs daha gözaltına alındı 4’üde tutuklandı. Alınan bilgiye göre, Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, devriye görevini icra ettiği sırada insan sureti silikon maske takan şüphelilerin olduğu motosikleti fark etti. Bunun üzerine ekip ’dur’ ihtarında bulundu. Ancak sürücü C. G. (19) polisi ihtarına uymayıp kaçmaya başladı. Film sahnelerini aratmayan kovalamaca da polis, Yeşiloba Mahallesinde şüphelinin geldiği istikameti ekip otosuyla kapattı. Motosiklet polis aracına çarpınca 2 şüpheli de düştü. O anlar güvenlik kamerasına yansırken şüpheli de gözaltına alındı. Şüphelilerden AK-47 piyade tüfeği, uzun şarjörlü ruhsatsız tabanca ve insan sureti slikon maske ele geçirildi. 4 şüpheli tutuklandı Yürütülen soruşturma çerçevesinde 2 şüpheliyle bağlantılı olduğu tespit edilen 2 şahıs daha operasyonla yakalandı. Şüphelilerden C.G. ifadesinde, "Üzerimde silahlar var diye korktum bundan dolayı kaçtım. Silahları seviyorum, merakım vardı. Ondan taşıyorum, herhangi bir eyleme gitmiyordum" dediği öğrenildi. Diğer şüpheli A. A.’da, "Silaha merakımız var, tanımadığımız birinden satın aldık. Denemeye giderken polise yakalandık" diyerek kendilerini savundu. Emniyetteki ifadelerinin ardından adliyeye sevk edilen 4 şüpheli çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. (CNK-
Adana’da ’Devlet Övünç Madalyası Tevcih Töreni’ gerçekleştirildi
18 Mart 2025 Salı - 16:34 Adana’da ’Devlet Övünç Madalyası Tevcih Töreni’ gerçekleştirildi Adana’da 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110. yıl dönümünde şehit aileleri ve gazilere Devlet Övünç Madalyası takdim edildi. Adana’da şehit aileleri ve gazilere yönelik "Devlet Övünç Madalyası Tevcih Töreni" gerçekleştirildi. Valilik Toplantı Salonunda düzenlenen törene kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, şehit aileleri, gaziler ile gazi yakınları katıldı. Saygı duruşu ve İstiklâl Marşı’nın arından Kur’an-ı Kerim tilavetiyle süren törende Vali Yavuz Selim Köşger konuşma yaptı. Çanakkale Deniz Zaferi, Kurtuluş Savaşına ilham veren, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı, imparatorluğun küllerinden yepyeni bir devletin doğduğu çok önemli bir zafer olduğunu belirten Vali Köşger,"Çanakkale Deniz Zaferini kara zaferimiz izledi. O açıdan 18 Mart, bizim için çok önemli" dedi. Çanakkale’de 250 bin şehit verildiğini milletin çok büyük sıkıntılar içinde başarı elde ettiğini, silah teçhizatı olmayan savaş yorgunu bir milletin küllerinden yeniden doğduğunu kaydeden Vali Köşger, "Burada şunun altını çizmemiz gerekir ki aslında biz bunu defalarca millet olarak ülke olarak ispatladık. Savaşmak ve ülkenin varlığını idame ettirmek teknoloji, teçhizat, tank, topla değil vatanına inanan, vatanın bağımsızlığı, bayrağı, istiklali için canını feda etmeye hazır insanların olmasına bağlıdır. Ülkeyi ayakta ancak bu insanlar, bu ruh ve şehadet duygusu ayakta tutar. Biz milletçe bunu defalarca ispatladık. Vatanı, milleti, bayrağı, mukaddesat için ölmeyi göze alan gençlerin, insanların varlığı milletlerin caydırıcı gücüdür. Ancak bu devletler dünya milletleri arasında saygın yerini ve varlığını koruyor. Bu sebeple şehitlerimiz bizim başımızın tacı. Bu ülkenin bu coğrafyada, bu kan gölünün ortasında varlığını idame ettirmesindeki en büyük gücümüz şehitlerimizin kanından geliyor. Şehit olmayı göze alan bir millete kimse boyun eğdiremez. O sebeple aziz şehitlerimizin bizim için değeri çok büyük. Onların milletimizin nezdinde kıyamete kadar ilelebet değeri asla eksilmeyecek, daima artacaktır. Allah hepinizi cennette onlarla kavuştursun. Şehitlerimize ve gazilerimize daima dua ederiz. Biz, onlara minnet borçluyuz. Allah onlardan razı olsun" ifadelerini kullandı. Tören, Vali Köşger’in gerçekleştirdiği konuşmanın ardından Şehit Mehmet Kırmızı’nın babası Zeydan Kırmızı’ya, Şehit İsmail Can Akdeniz’in babası Hüseyin Akdeniz’e, Şehit Musa Bulut’un Oğlu Ömer Bulut’a, Gaziler Rasim Demircan’a, Şükrü Taş’a, Osman Can Kemaneci’ye, Semih Ünel’e, Ali Kartal’a ve Mustafa Bilgeç’e Devlet Övünç Madalyalarının takdim edilmesiyle sonlandı.
Dolandırıcılıktan yargılanan eski Yüreğir Kaymakamına karar için son kez süre verildi
18 Mart 2025 Salı - 14:46 Dolandırıcılıktan yargılanan eski Yüreğir Kaymakamına karar için son kez süre verildi Adana’da depremzedeler için alım yapılacağı iddiası ile firmaları 50 milyon lira dolandırdığı öne sürülen eski Yüreğir Kaymakamı Mustafa Kılıç’ın da aralarında bulunduğu 3 sanığın yargılanmasına devam edildi. Kaymakam Kılıç, ağlamaklı olarak tahliyesini isteyerek, "Ailem perişan. 22 milyon lira alacağım var tahliye olursam zararları öderdim" dedi. Mahkeme heyeti, karar için sanıklara son kez süre verdi. Merkez Yüreğir ilçesi eski kaymakamı Mustafa Kılıç ile kendisini Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın danışmanı olarak tanıtan Özgür Akgül ile tutuksuz Paşa Yaşar’ın "kamu kurum ve kuruluşları vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçundan yargılanmasına devam edildi. Adana 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya Sakarya 3 Nolu L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Mustafa Kılıç, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Tutuklu sanık Özgür Akgül duruşma salonunda hazır bulunurken, tutuksuz sanık Paşa Yaşar ise katılmadı. Bazı müştekiler ile tarafların avukatlarının da hazır bulunduğu duruşmada, mahkeme başkanı sanık Mustafa Kılıç’ın 3 avukatının da mazeret göndererek duruşmaya katılmadığını avukatlarından birinin iddia makamının reddini talep ettiğini belirtti. Mahkeme heyeti, kanunda iddia makamının reddedilmesi ile ilgili bir düzenleme olmadığını, talebin yargılamayı uzatmaya yönelik olduğu gerekçesiyle oy birliği ile iddia makamının reddi ile ilgili talebi reddetti. Duruşmaya devam edilerek müşteki T.Ö. dinlendi. Kaymakam Mustafa Kılıç’ı tanımadığını, diğer sanık Özgür Akgül’ü ise bir arkadaşı R.B. aracılığı ile tanıdığını belirten T.Ö., "R.B. bana Özgür’ün AK Parti genel merkezi ve Cumhurbaşkanlığında görevli olduğunu söyledi. İhale için kaymakamın yanına gittik. Deprem nedeniyle aşevlerine alım yapılacağını söylediler. İşi aceleye getirip sözleşme imzalamamı istediler. Kabul etmedim. Kaymakam teklif hazırlamamı istedi, ihalenin doğrudan teminat usulü olduğunu belirtip teminat yatırmam gerektiğini söyledi. Ayrıca kaymakam ödeneğinde geldiğini bakanlıkça sürecin hızlandırılmasının istendiğini belirtti. İhalenin 106 milyon 600 bin lira olduğunu söylediler. Ben teminat olarak 6 milyon 530 bin lira yatırdım. Parayı vakıf hesabı diye kaymakamın şahsi hesabına yatırdım. Kaymakam vakıf hesabının kendi adına olduğunu söylediği için yatırdım. Olayların ortaya çıkması üzerine bir ayda 30 defa kaymakamın yanına gittim. Toplam 4 milyon 70 bin liramı geri aldım. Şu an kur bazlı alacağım 2 milyon 765 bin lira. Zararımı karşılarsa şikayetçi değilim karşılamazsa şikayetçiyim. Mustafa ve Özgür’ün ihale karşılığında menfaat talebi olmadı" dedi. Müştekinin ifadesi üzerine söz hakkı verilen sanık Mustafa Kılıç ise, "Söyleyecek bir şeyim yok" diye konuştu. Mahkeme savcısı, daha önceki celse verdiği esas hakkındaki mütalaasını tekrarladı. Savcı, 13 sayfalık mütalaasında sanık Mustafa Kılıç’ın "kamu kurum ve kuruluşları vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçundan 16 kez olmak üzere 48 yıldan 160 yıla kadar, sanık Özgür Akgül’ün 8 kez olmak üzere 24 yıldan 80 yıla kadar, sanık Paşa Yaşar’ın ise bir kez olmak üzere 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmalarını talep etti. Savcı, suçların zincirleme şekilde işlendiğini belirterek, mahkeme heyetinin alt sınırdan uzaklaşarak ceza vermesini talep edip, tutuklu sanıkların tutukluluklarının devamını talep etti. Mütalaaya karşı söz hakkı verilen Mustafa Kılıç ağlamaklı bir şekilde tahliyesini isteyerek, "Ben dersimi aldım. Heyet ve savcılar ile müştekilerden özür diliyorum. Özürlü kızım var, eşim çalışmıyor, perişanlar. Annem-babam 80 yaşlarında onlar da bakamıyor. En azından evimde başlarında kalayım, bir baba hassasiyeti ile düşünün" dedi. Diğer sanık Özgür Akgül de önümüzde Ramazan Bayramı’nın olduğunu belirtip tahliyesini talep etti. Mahkeme başkanı sanıklara, müştekilerin zararını giderme noktasında çalışma yapıp yapmadıklarını sordu. Sanık Mustafa Kılıç, "Çalışma yaptım. Avukatıma talimat verdim. 22 milyon liraya yakın alacağım var. Dışarıda olsaydım alacaklarımı alır zararı öderdim" dedi. Özgür Akgül ise olaydan dolayı çıkar ve menfaat temin etmediğini belirtip zararı karşılamak istemediğini söyledi. Akgül, "Asıl baş mağdur benim" dedi. Mahkeme başkanı sanıkları ve taraf avukatlarını uyararak savunma için bir daha süre verilmeyeceğini davayı karara bağlayacaklarını söyledi. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluğunun devamına karar vererek, sanıklara ve avukatlarına esas hakkındaki mütalaalarını hazırlamaları için süre vererek duruşmayı karar için ileri bir tarihe erteledi.
9 yaşındaki Kemal düğün magandasının kurbanı oldu, baba isyan etti
18 Mart 2025 Salı - 10:22 9 yaşındaki Kemal düğün magandasının kurbanı oldu, baba isyan etti Adana’dan bir düğünde maganda kurşunuyla öldürülen 9 yaşında ki Kemal’in babası, katilin belirlenmemesine tepki göstererek isyan etti. Sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan baba Ali Azgın, "Gören gördüğünü söylemiyor, bilen bildiğini konuşmuyor köy sağır, dilsiz oldu. İki ay oldu. Allah’ım sizi bildiği gibi etsin" diyerek tepkisini dile getirdi. Olay, bu yıl 11 Ocak’ta ilçeye bağlı Turgutlu Mahallesi’ndeki bir düğün evinde meydana geldi. Alınan bilgiye göre, 2 çocuk babası Ali Azgın 9 yaşındaki oğlu Kemal ile dayısının kızının düğününe gitti. Düğüne gelenlerden bazıları silahla ateş açtı. Silahlardan birinden çıkan mermi küçük Kemal’a isabet etti. Hemen hastaneye kaldırılan Kemal, 2 gün süren yaşam mücadelesini kaybederek hayata gözlerini yumdu. Olaydan sonra güvenlik güçlerinin yaptığı soruşturmada silah kullandığı ileri sürülen 10 şahıs yakalandı, 4’ü tutuklandı. Tutuklanan şüpheliler de geçtiğimiz günlerde serbest kalınca baba oğlunun katilinin bulunmasını istedi. Sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan baba Ali Azgın," Gören gördüğünü söylemiyor, bilen bildiğini konuşmuyor köy sağır, dilsiz oldu. İki ay oldu. Allah’ım sizi bildiği gibi etsin" diyerek tepkisini dile getirdi. "Oğlum birilerinin zevki için 3 dakika içinde hayatını kaybetti" Olayla ilgili İHA muhabirine açıklamada da bulunan baba Ali Azgın,"11 Ocakta oğlum vuruldu. Düğünde çok kişi havaya ateş etti. 4 kişi tutuklanmıştı serbest kaldı. Bunu yapan kendisini çok iyi biliyor. Yakın mesafeden gelen mermi ile hayatını kaybetti. Dayımın kızının düğünüydü. Aşağıdan biri vurulmuş diye bir ses geldi ve oğlumu vurulmuş gördüm" dedi. 3 yaşındaki kızının abisini sorduğunu, oğlunun da pilot olma hayali olduğunu anlatan baba Azgın, "Olayın üzerinden 2 ay geçti. Vuranın teslim olmasını istiyorum. Kaza ile vurulduğunu biliyoruz ama gitsin ben yaptım diyerek suçunu üstlensin. Benim ne zorlukla yetiştirdiğim oğlum birilerinin zevki için 3 dakika içinde hayatını kaybetti" diyerek üzüntüsünü dile getirdi. "O silahı sıkan gidip adalete teslim olsun" Düğünde herkesin silah sıkanları gördüğüne de dikkat çeken Azgın, "Kimin ateş ettiğini herkes gördü. Biz bildiğimiz isimleri karakolla paylaştık. Bana para aldığım bile söylendi. İftira atıyorlar. Ben onlara istediği kadar para vereceğim bana oğlumu geri versinler. Oğlumu vuran kişi kendini iyi biliyor. O silahı sıkan gidip adalete teslim olsun" diye konuştu.
Don nedeniyle narenciyede yüzde 90’a varan zarar oluştu
18 Mart 2025 Salı - 10:12 Don nedeniyle narenciyede yüzde 90’a varan zarar oluştu Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Nuri Kökçüoğlu, don nedeniyle narenciye ağaçlarında yüzde 30 ile 90 arasında zarar oluştuğunu belirterek, "Ağaç yaprağı kurudu diye çiftçiler ağaçlarını kökünden sökmesin. Ağaçlara gübreleme, sulama, budama, yabancı otlardan kurtarma ve hastalık kontrolü yapılması gerekir" dedi. Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Kökçüoğlu, Adana’da 801 bin dekar alanda narenciye üretildiğini 2024 yılı içerisinde de yaklaşık 2 milyon tonluk toplam üretimle Türkiye’de en fazla narenciye üreten il konumunda olduklarını ifade etti. Kökçüoğlu, Türkiye’de en fazla narenciye üreten il olarak bu yıl 21-24 Şubat tarihleri arasında yaşanan dondan dolayı narenciyenin de etkilendiğini söyledi. Kökçüoğlu, don nedeniyle narenciyede yüzde 30 ile 90 arasında zarar oluştuğunu ifade ederek, "Don olayında bölgesel olarak değişmekle birlikte, hava sıcaklıkları akşam saatlerinden başlamak kaydıyla yer yer eks, 2 ile eksi 8 derece olduğu üreticilerle yapılan görüşmelerde tespit edilmiştir. Tespit yapılan bölgelerde, eğimin olduğu ve havalanması iyi arazilerdeki bahçelerde kısmen don zararının daha az gerçekleştiği, ova ve çukur alanlarda don zararının daha fazla oluştuğu gözlemlenmiştir. Yapılan bahçe sürveylerinde özellikle meyer, interdonat gibi erkenci limon çeşitlerinde yaprak ve sürgünlerde büzüşme, sararma gibi, çiçek tomurcuklarında ise kararma ve yanma gibi semptomlar gözlemlenmiştir. Yine portakal ve mandarin türlerinde de sürgün, yapraklar ve çiçek gözlerinde kısmen don hasarlarına rastlanılmıştır" diye konuştu. Yaşanan zararlardan dolayı bazı çiftçilerin ağaçları kökünden söktüğünü gördüklerine dikkat çeken Kökçüoğlu, şöyle devam etti: "Bölgemizde meydana gelen şiddetli don olayından sonra, üreticilerimizin don hasarı görmüş narenciye ağaçları için yapması gereken bakım ve işlemler, donun meydana geldiği zamanın, don kaynaklı yaralanma anındaki ağaçların genel durumu ve yaralanmanın hemen ardından gelen hava koşulları gibi bir dizi etmen tarafından belirlenir. Dallar ve budaklar, şiddetli bir dondan sonra birkaç aydan birkaç yıla kadar bir süre boyunca ölmeye devam edebilir. Bunun nedeni, dondan hemen sonra belirgin olmayabilecek kabuk ve odundaki gizli hasardır. Soğuktan dalları ölmüş narenciye ağaçları, sonraki büyüme mevsiminde ekstra bakım görmelidir. ’Bekle ve gör’ yaklaşımı, dondan hemen sonra en iyi şekilde uygulanacak yöntemdir. Kesinlikle ağaçlar sökülmemelidir. Çiftçiler budama, gübreleme, sulama, yabancı ot ve hastalık kontrolü yapmalıdır. Özet olarak; narenciye ağaçları güçlüdür ve uygun bakım yapılırsa soğuk hasarından hızla kurtulabilirler. Don hasarının boyutu ve narenciye ağaçlarına sağlanan bakım seviyesi, ağaçların iyileşme hızını belirler. Uygun bakımla, yaprak dökülmesi ve küçük dal hasarı yaşayan ağaçların tek bir yılda donma öncesi duruma dönmesi beklenebilir." Kökçüoğlu, yaşanan don olayının narenciyede önümüzdeki yıl verimi etkileyeceğini ancak zarar görmeyen alanlarla bu zararın ortadan kaldırılacağını sözlerine ekledi.