Yerel Haberler
Adana
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:56 Uzmanı uyardı: "Rota virüsünden korunmada en etkili yöntem aşıdır" Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Şenol, Rota virüsünün 4 ay ile 2 yaş arasındaki çocuklarda daha ağır seyredebildiğini belirterek, "Bu enfeksiyonda en büyük risk, vücudun hızla sıvı kaybetmesidir. Bu nedenle tedavide asıl amaç, kaybedilen sıvının ve mineral dengesinin yeniden sağlanmasıdır. Çocuk sıvı alabiliyorsa bol su verilmesi, uygun besinlerle desteklenmesi önemlidir" dedi. Rota virüsü, özellikle 5 yaş altındaki çocukları etkileyen en yaygın ishal nedenlerinden biri olarak kabul ediliyor. Aşı takviminde zorunlu olmaması nedeniyle bazı aileler tarafından göz ardı edilerek önlemi alınmayan bu enfeksiyon, küçük yaş grubunda ciddi sıvı kaybına yol açarak hayati risk bile oluşturabiliyor. Hastalığın yalnızca ishal ile sınırlı kalmadığını; ateş, kusma ve karın ağrısı gibi şikayetlerin de tabloya eşlik ettiğini belirten Medline Adana Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Şenol, ailelerin bilinçli olması ve belirtiler ortaya çıktığında zaman kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmasının büyük önem taşıdığını söyleyerek bilgiler verdi. Salgına yol açıyor Uzm. Dr. Çiğdem Şenol, toplu yaşam alanlarında hızla yayılabilen rota virüsünün kısa sürede birden fazla çocuğun etkilenmesine yol açabildiğini belirterek, "Hastalığın belirtileri genellikle kısa bir sürede ortaya çıkar ve ilk olarak ateş ve kusma ile başlar. Ardından sık tekrarlayan, sulu ve kötü kokulu ishal gelişir. Karın ağrısı da bu sürece eşlik edebilir. Şikayetler birkaç gün ile bir hafta arasında sürebilir. Virüs; hasta kişilerle temas, ortak kullanılan eşyalar ve hijyen kurallarına dikkat edilmemesi sonucu kolayca bulaşır. Kreş, okul ve hastane gibi kalabalık ortamlarda yayılım riski daha da artar. Özellikle 4 ay ile 2 yaş arasındaki çocuklarda daha ağır seyredebilen bu enfeksiyonda en büyük risk, vücudun hızla sıvı kaybetmesidir. Bu nedenle tedavide asıl amaç, kaybedilen sıvının ve mineral dengesinin yeniden sağlanmasıdır. Çocuk sıvı alabiliyorsa bol su verilmesi, uygun besinlerle desteklenmesi önemlidir. Pirinç, patates, yoğurt, muz ve anne sütü bu dönemde tercih edilebilecek besinler arasında yer alır. Gerekli durumlarda, doktor önerisiyle özel sıvı destekleri kullanılabilir. Sıvı kaybının ileri düzeyde olduğu durumlarda ise hastane ortamında damar yoluyla sıvı verilmesi de gerekebilir" diye konuştu. Anne sütü korunmada yardımcı oluyor Anne sütü ile beslenen bebeklerin bu enfeksiyonu genellikle daha hafif geçirdiği iade eden Dr. Şenol, "Bu nedenle bebeklerin mümkün olduğunca anne sütü ile beslenmeye devam etmesi önerilir. Rota virüsünden korunmada en etkili yöntem ise aşıdır. Aşı, belirli bir yaştan itibaren ağız yoluyla uygulanır ve birkaç doz şeklinde tamamlanır. Uygulamanın zamanında yapılması, hastalığa karşı güçlü bir koruma sağlar. Rota virüsü aşısı, özellikle yaşamın ilk yıllarında çocukları ağır ishal ve buna bağlı gelişebilecek ciddi sıvı kaybına karşı korur. Aşı uygulandıktan sonra en yüksek koruyuculuk ilk 2 ila 3 yıl boyunca görülür. Bu dönem, çocukların hastalığı en ağır geçirme riskinin bulunduğu süreçtir. İlerleyen yaşlarda koruyuculuk etkisi azalsa da aşılı çocuklar hastalığı genellikle daha hafif belirtilerle atlatır. Aşının temel amacı, enfeksiyonu tamamen ortadan kaldırmaktan çok, hastalığın ağır seyretmesini ve tehlikeli sonuçlar doğurmasını engellemektir" dedi. Aileler bilinçli olmalı Uzman Dr. Çiğdem Şenol, ailelerin hem hijyen kurallarına dikkat etmesi hem de koruyucu sağlık uygulamaları konusunda bilinçli hareket etmesinin rota virüsünün oluşturabileceği riskleri önemli ölçüde azalttığını kaydederek şunları söyledi: "Özellikle küçük çocuklarda görülen ishal ve kusma durumlarında vakit kaybetmeden uzman görüşü almak, muhtemel sorunların önüne geçilmesi açısından kritik bir adımdır."
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:42 Gül serada 5, çiçekçide 50-100 lira Adana’da Anneler Günü öncesi yerli gülün tanesi serada 5 liraya satılırken çiçekçiler ve çiçek sitelerinde gül 50-100 TL arasında alıcı buluyor. Anneler Günü öncesi çiçekçilerde yoğunluk yaşanıyor. Çiçekçiler, Anneler Günü’nde talepleri karşılamak için gece gündüz çalışırken gül üreticilerinde de hasat mesaisi sürüyor. Sabahın erken saatlerinde gül seralarına giden işçiler gülleri kesiyor, dikenlerinden ayırıyor ve paketleyip satışa hazır hale getiriyor. Serada 5, çiçekçide 50-100 lira Türkiye’nin en önemli tarım üretim merkezlerinden Adana’dan yurdun dört bir yanına gönderilen güller, dalında 5 liradan alıcı buluyor. Dönüme ortalama 6 bin gül alan üreticiler, verimden memnun ancak Anneler Günü için Hollanda’dan ithal edilen güller nedeniyle fiyatlar düşük seyrediyor. Bahçelerde 5 liradan satılan güller, kentteki ve diğer illerdeki çiçekçilerde ise ortalama 50-100 liradan vatandaşlara satılıyor. Öte yandan, Adana’daki çiçekçilerde 21 adet gülün kampanya kapsamında 599 TL’ye satılması dikkat çekti. "Gülleri alıp annelere ücretsiz olarak dağıtacağız" Gül üreticisi Ogün Sever Okur, fiyatların çok düşük seyrettiğini bu sebeple de hasat yapmayıp gülleri annelere ücretsiz dağıtacaklarını anlatarak, "Çiçek fiyatları çok düşük. 5 lira bizim maliyetimizi kurtarmıyor o nedenle biz kendi adımıza hasat yapmayacağız. Bu gülleri alıp annelere ücretsiz olarak dağıtacağız" dedi. "Denetim mekanizması olmalı" Üretici Ersen Okur ise, "5 liralık fiyat, işçiliğini kurtarmıyor, masrafını kurtarmıyor. Bu fiyatlar gül ithalatı olduğundan kaynaklanıyor. Her sene bu aylarda, özel günlerde ithal güller nedeniyle para kazanamıyoruz. Bir tane gül, serada 5 lira ama çiçekçilerde 100 lira. Haksız kazanç var ve denetim mekanizmasının olması lazım" diye konuştu.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:15 Uzmanından uyarı: "Safra kesesi taşı olan herkes ameliyat olmak zorunda değil" Acıbadem Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, her safra kesesi taşında ameliyat gerekmediğini belirterek, "Safra kesesi taşı tespit edilen her hastanın ameliyat olması gerekmez. Hastaların büyük bir kısmı hayatları boyunca hiçbir şikayet yaşamadan takip edilebilir" dedi. Toplumda sık görülen safra kesesinde taş durumu çoğu zaman tesadüfen ortaya çıkabiliyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Acıbadem Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, "Ultrasonografinin yaygın kullanılması nedeniyle günümüzde birçok kişi safra kesesinde taş olduğunu tesadüfen öğrenmektedir. Bu noktada en sık sorulan soru, ameliyatın gerçekten gerekli olup olmadığıdır. Ancak bu sorunun yanıtı her hasta için aynı değildir" diye konuştu. "Hastaların büyük kısmı hayat boyu hiçbir şikayet yaşamaz" Safra kesesi taşlarının toplumda en sık görülen sindirim sistemi hastalıklarından biri olduğunu ifade eden Çetinkünar, "Erişkin nüfusun yaklaşık yüzde 10-20’sinde safra kesesi taşı bulunur ve kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 2 kat daha sık görülür. Safra kesesi taşı olan hastaların yaklaşık yüzde 70-80’i hayatları boyunca asemptomatik kalır. Yani hiçbir şikayet yaşamaz. Bu nedenle şikâyeti olmayan hastalarda rutin cerrahi genellikle önerilmez" ifadelerini kullandı. "Bazı durumlarda ciddi komplikasyonlar gelişebilir" Safra kesesi taşında uzun dönem risklerin varlığına dikkat çeken Çetinkünar, "Asemptomatik hastalarda yıllık semptom gelişme riski yaklaşık yüzde 1-4 arasındadır. İlk 5 yılda yüzde 10, 20 yıl içinde ise yaklaşık yüzde 20 oranında belirti gelişebilir. Safra kesesi taşı olan tüm hastalarda komplikasyon gelişmez. Ancak bazı hastalarda safra kesesi ağrısı, iltihap, safra yolu taşları ve pankreatit gibi ciddi tablolar ortaya çıkabilir" diye konuştu. "Pankreatit bazı hastalarda hayati risk oluşturabilir" Komplikasyonların oranlarına değinen Çetinkünar, "Safra kesesinin kasılması sırasında taşın safra kanalını geçici olarak tıkamasıyla ortaya çıkan şiddetli ağrı atakları biliyer kolik olarak adlandırılır ve görülme sıklığı yaklaşık yüzde 20-30 oranındadır. Akut kolesistit ise safra kesesinin iltihaplanmasıdır ve genellikle taşın kanalı daha uzun süre tıkaması sonucu gelişir. Bu durumda ağrıya ateş, bulantı ve hassasiyet eşlik edebilir. Hastaların yaklaşık yüzde 1 ila 3’ünde akut kolesistit gelişebilir. Safra kesesindeki taşın pankreas kanalını tıkaması sonucu gelişen pankreas iltihabı pankreatit olarak adlandırılır. Sırta vuran şiddetli karın ağrısı, bulantı ve kusma ile kendini gösteren pankreatit bazı hastalarda hayati risk oluşturabilir. Hastaların yüzde 3 ila 7 oranında pankreatit gelişebilir" dedi. "Belirti varsa cerrahi gerekir" Tekrarlayan safra kesesi ağrısı, akut kolesistit, safra yolu taşları ve pankreatit gibi durumlarda cerrahi tedavinin genellikle önerildiğini belirten Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, daha sonra şunları söyledi: "Safra kesesinde büyük taşların varlığında, safra kesesi polipleri ve safra kesesi duvarında kalsifikasyon gibi durumlarda da ameliyat tercih edilir. Şikayeti olmayan hastalarda çoğu zaman sorun gelişmeyebilir. Ancak tekrar eden ağrılar, iltihap, pankreatit veya safra yolu tıkanıklığı geliştiğinde tedavi daha zor hale gelebilir." "Safra kesesi ameliyatlarında kapalı yöntem günümüzde altın standart" Günümüzde safra kesesi ameliyatının genellikle kapalı yöntemle yapıldığını söyleyen Çetinkünar, "Bu yöntem küçük kesiler, daha az ağrı, kısa hastane yatışı ve hızlı iyileşme avantajı sağlar. Safra kesesi ameliyatlarında kapalı yöntem günümüzde altın standart olarak kabul edilir" diye konuştu.
Adana’da gramajı düşük altın üreten şebeke çökertildi: 12 milyon TL’lik vurgun önlendi
16 Mayıs 2025 Cuma - 12:36 Adana’da gramajı düşük altın üreten şebeke çökertildi: 12 milyon TL’lik vurgun önlendi Adana’da kuyumculuk sektörünü hedef alan sahtecilik şebekesi çökertildi. Polisin 8 aylık takip sonucu 12 milyon TL’yi aşkın değerde gramajı düşük altın ele geçirildi, 2’si atölye sahibi 4 şüpheli tutuklandı. Alınan bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi (KOM) ekipleri, 8 ay süren teknik ve fiziki takibin ardından sahte altın üreten bir şebekeyi çökertti. Seyhan ilçesine bağlı Akkapı ve Karasoku mahallelerindeki iki atölyeye düzenlenen baskında, toplam 12 milyon 253 bin TL değerinde bin 125 adet çeyrek, 98 adet yarım, 127 adet tam altın olmak üzere bin 350 adet sahte altın ele geçirildi. Piyasaya sahte tam, yarım, çeyrek ve Reşat altını süren şebekeye yönelik operasyonda, atölye sahipleri S.İ. ve E.G. ile kuyumculuk yapan M.A., F.K., İ.K. ve sevkiyatı sağlayan Y.B. olmak üzere 6 şüpheli de gözaltına alındı. Şüphelilerin, darphanenin üretmesi gereken altınları sahte kalıplarla imal ettiği, saf altını eritip gramajını ve ayarını düşürerek piyasaya sürdüğü ortaya çıktı. Operasyon kapsamında ayrıca 12 adet tarihi eser sikke ve obje, 1 ruhsatsız tabanca, 1 ruhsatsız av tüfeği, 104 mermi, 33 şişe kaçak alkol ve tutar kısmı boş bırakılmış 6 adet imzalı senet de bulundu. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 4’ü tutuklanırken, Y.B. ve İ.K. adli kontrol şartıyla serbest kaldı.
DEAŞ’a 3 milyon TL aktaran 2 şüpheli tutuklandı
16 Mayıs 2025 Cuma - 11:02 DEAŞ’a 3 milyon TL aktaran 2 şüpheli tutuklandı Adana’da terör örgütü DEAŞ’a para transferi yaptıkları belirlenen iki şüpheli, yürütülen soruşturma kapsamında yakalanıp tutuklandı. Şüphelilerin, Suriye’de terör örgütü YPG/PKK’nın kontrolündeki Hol ve Roj kamplarında esir alınan DEAŞ mensuplarına toplamda 3 milyon TL aktardıkları tespit edildi. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından yaklaşık 10 aylık sürede incelenen banka hareketleri sonucu A.G. ve C.K. isimli iki şüphelinin, Türkiye’de DEAŞ ile ilgili yürütülen soruşturmalarda adı geçen kişilerle finansal temas kurduğu belirlendi. Şüphelilerin, Suriye’de YPG/PKK’ın kontrolündeki Hol ve Roj kamplarında esir alınan DEAŞ mensuplarına para aktardıkları da ortaya çıkarıldı. Bunun üzerine Adana İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri, şüphelilerden A.G.’yi merkez Yüreğir, C.K.’yi ise Seyhan ilçesindeki adreslerinde düzenlenen eş zamanlı operasyonla yakaladı. Adreslerde yapılan aramalarda 85 bin TL, 13 bin euro, bin 500 dolar ve 60 leva ele geçirildi. Emniyetteki işlemler sırasında A.G.’nin dini duyguları istismar ederek topladığı 2,5 milyon lirayı örgüt üyelerine aktardığı, C.K.’nin ise 500 bin lirayı aynı amaçla kullandığı tespit edildi. Emniyette ifadesi alınan iki şüpheli adliyeye sevk edildi. ’Terörizmin Finansmanın Önlenmesi Hakkındaki Kanun’a’ muhalefet suçlamasıyla nöbetçi mahkemeye çıkartılan 2 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.
DEAŞ’a 3 milyon TL aktaran 2 şüpheli tutuklandı
16 Mayıs 2025 Cuma - 10:52 DEAŞ’a 3 milyon TL aktaran 2 şüpheli tutuklandı Adana’da terör örgütü DEAŞ’a para transferi yaptıkları belirlenen iki şüpheli, yürütülen soruşturma kapsamında yakalanıp tutuklandı. Şüphelilerin, Suriye’de terör örgütü YPG/PKK’nın kontrolündeki Hol ve Roj kamplarındaki esir alınan DEAŞ mensuplarına toplamda 3 milyon TL aktardıkları tespit edildi. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından yaklaşık 10 aylık sürede incelenen banka hareketleri sonucu A.G. ve C.K. isimli iki şüphelinin, Türkiye’de DEAŞ ile ilgili yürütülen soruşturmalarda adı geçen kişilerle finansal temas kurduğu belirlendi. Şüphelilerin, Suriye’de YPG/PKK’ın kontrolündeki Hol ve Roj kamplarında esir alınan DEAŞ mensuplarına para aktardıkları da ortaya çıkarıldı. Bunun üzerine Adana İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri, şüphelilerden A.G.’yi merkez Yüreğir, C.K.’yi ise Seyhan ilçesindeki adreslerinde düzenlenen eş zamanlı operasyonla yakaladı. Adreslerde yapılan aramalarda 85 bin TL, 13 bin Euro, bin 500 dolar ve 60 leva ele geçirildi. Emniyetteki işlemler sırasında A.G.’nin dini duyguları istismar ederek topladığı 2,5 milyon lirayı örgüt üyelerine aktardığı, C.K.’nin ise 500 bin lirayı aynı amaçla kullandığı tespit edildi. Emniyette ifadesi alınan iki şüpheli adliyeye sevk edildi. Terörizmin Finansmanın Önlenmesi Hakkındaki Kanun’a’ muhalefet suçlamasıyla nöbetçi mahkemeye çıkartılan 2 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Annesi kayıp sanıyordu, arkadaşını bıçaklayıp kaçmış
16 Mayıs 2025 Cuma - 10:02 Annesi kayıp sanıyordu, arkadaşını bıçaklayıp kaçmış Adana’da annesinin yüzde 40 zihinsel engelli olarak söylediği 34 gündür kayıp olan gencin, arkadaşını bıçakladığı olaydan dolayı da kaçtığı ortaya çıktı. Bir aydan fazla süredir aranan şüpheliye şu ana kadar ulaşılamadığı öğrenildi. Olay, 8 Nisan günü saat 01.45 sıralarında Yüreğir ilçesine bağlı Çamlıbel Mahallesi Gelincik Caddesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, kebapçıda komi olarak çalışan Mehmet Salih Kaya (22) mesai bitiminde birlikte çalıştığı iş arkadaşı Ramazan Hakseven (31) ile evlerine gitmek için servise bindi. Hakseven cadde üzerinde evine ineceği sırada iş arkadaşı Kaya ile henüz belirlenemeyen bir sebepten dolayı tartışmaya başladı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüşürken Hakseven, Kaya’yı boynundan bıçaklayarak kaçtı. Olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri Kaya’yı Adana Şehir Hastanesine kaldırdı. Kaya, tedavisi tamamlandıktan sonra taburcu edildi. "Annesi kayıp diye ağladı, firari çıktı" Anne Gülizar Hakseven (68), oğlu Ramazan’dan 34 gündür haber alamadıkları için perişan olduklarını belirtti. Hakseven oğlunun yüzde 40 zihinsel engelli olduğunu belirterek, "Oğlum Tokat’ta bundan 5 yıl önce iktisat bölümünde okurken, Adana’da olduğu sırada eve hırsız girdi. Oğlum hırsızla karşılaşınca şoka girdi. Daha sonra girdiği şoktan dolayı yüzde 40 zihinsel engelli oldu. İlaçlar kullanarak hayatını devam ettiriyordu. Oğlum ilaçsız yaşayamaz. Ondan hiç haber alamadık. Polise de başvurduk ancak bir sonuç çıkmadı. Benim oğlum engelli, Allah rızası için o bulunsun. Benim artık ağlamaktan gözlerim görmez hale geldi" diyerek yardım istedi. Zihinsel engelli raporu olduğu belirtilen Hakseven’in işlediği suçtan dolayı kaçtığı, ailesine de haber vermediği ortaya çıktı. Polisin 8 Nisan’dan itibaren şüpheliyi arama çalışmasını sürdürdüğü ancak şu ana kadar bir sonuç elde edemediği öğrenildi.
Öldüren ihmalde belediye görevlileri yargılanıyor
16 Mayıs 2025 Cuma - 09:41 Öldüren ihmalde belediye görevlileri yargılanıyor Adana’da elektriklerin kesik olduğu binada asma katta açık bırakılan boşluktan düşen Gönül Tekin (56), yoğun bakımda yaşam mücadelesini kaybetti. İhmal gerekçesiyle Sarıçam Belediyesi’ne açılan kamu davasında yüksek inşaat mühendisi ve mimarın yargılanması sürüyor. Ailenin avukatı Nazan Akça Subaşı, "Sarıçam Belediyesi’nin kusuru oturulamayacak, gerekli güvenlik önlemleri alınmamış, insanların hayatını tehlikeye atabilecek bir binaya ruhsat vermek. Buradan çıkacak emsal karar ile artık belediye görevlileri görevlerini layıkıyla yapacak" dedi. Olay, 21 Mart 2023’te merkez Sarıçam ilçesine bağlı Çarkıpare Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Gaziantep’ten Adana’ya tedavi için gelen Gönül Tekin (56), hastanedeki tetkiklerinin ardından ağabeyi Mustafa Paldır’ın (65) evine gitti. Apartmana girince elektriklerin kesik olduğunu gören Tekin, 1’inci kattaki daireye çıkmak için merdivenlere yöneldi. Karanlıkta merdivenleri çıkan Tekin, birinci kata geldiğini sanıp asma kattaki koridor boşluğuna düşüp 3 metreden beton zemine çakıldı. Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Tekin, 10 Nisan’da 23 gün süren yaşam mücadelesini kaybetti. Olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında bina yöneticisi Numan A. gözaltına alındı. Olayda bir ihmalinin olmadığını savunan Numan A. tutuklama istemiyle sevk edildiği nöbetçi mahkemece serbest bırakıldı. Tekin’in düştüğü koridor boşluğuna ise olayın üzerinden 2 gün geçtikten sonra demir korkuluk takıldı. Kamu davası açıldı Gönül Tekin’in hayatını kaybetmesinin ardından aile, avukatları Nazan Akça Subaşı aracılığıyla Sarıçam Belediyesi’ne ihmal için dava açmak üzere Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Savcılık ise Sarıçam Kaymakamlığı’ndan soruşturma izni istedi. Ancak Sarıçam Kaymakamlığı soruşturma izni vermediği için Subaşı, Adana Bölge İdare Mahkemesi 4. İdare Dava Dairesi’ne başvurdu. Dava sonucu belediyeye soruşturma için izin verildi ve soruşturmanın ardından Adana 16. Asliye Ceza Mahkemesi’nde kamu davası açıldı. Sarıçam Belediyesi’nin Yüksek İnşaat Mühendisi Mustafa Erol ve mimar Duran Buminhan Akdoğan sanık sıfatıyla yargılanmaya başladı. İlk duruşması geçtiğimiz aylarda görülen davada ikinci duruşma 22 Mayıs’ta görülecek. "Sarıçam Belediyesi sorumluluktan kurtulamayacak" Dava devam ederken ailenin avukatı Nazan Akça Subaşı, İhlas Haber Ajansı’na konuştu. Subaşı, "Gerekli güvenlik önlemleri alınmamış bir apartmana Sarıçam Belediyesi ruhsat verdiği için ve bu şekilde kullanıma açıldığı için Gönül Tekin buradan düşüp hayatını kaybetti. Bu yargılamada Sarıçam Belediyesi’nin mimarı ve inşaat mühendisi sorumluluğun apartman yönetiminde olduğunu söylüyor, apartman yönetimi ise sorumluluğun belediye yönetiminde olduğunu söylüyor. Biz bilirkişi raporları aldık. İdare mahkemesinde aldırdığımız heyet bilirkişisi, Sarıçam Belediyesi’nin sorumluluktan kurtulamayacağına dair raporu hazırladı. Duruşma 22 Mayıs’ta ve kararı bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "Artık belediye görevlileri görevlerini layıkıyla yapacak" Davadan emsal karar çıkacağına inanan Avukat Subaşı, "Sarıçam Belediyesi’nin kusuru oturulamayacak, gerekli güvenlik önlemleri alınmamış, insanların hayatını tehlikeye atabilecek bir binaya ruhsat vermek. Bu ruhsatı verdiği için Sarıçam Belediyesi’nin görevlileri yargılanıyor. 22 Mayıs’taki duruşmada inşallah burada emsal bir karar çıkacak. Karar sonucu da artık belediye görevlileri ’burayı zaten yapı denetim firması denetliyor’ diyerek sorumluluktan kaçamayacak. Buradan çıkacak emsal karar ile artık belediye görevlileri görevlerini layıkıyla yapacak" diye konuştu.
ATÜ’de ’Yenilebilir Filizlerden Sağlıklı Gıdaya’ projesi
15 Mayıs 2025 Perşembe - 12:15 ATÜ’de ’Yenilebilir Filizlerden Sağlıklı Gıdaya’ projesi Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zafer Erbay, farklı bitkilerden filizler elde edilerek, bu filizlerin sağlık ve beslenme açısından faydalarının ortaya konulacağını söyledi. "Yenilebilir Filizlerden Sağlıklı Gıdaya, FEED" (From Edible sprouts to hEalthy fooD) başlıklı Avrupa Birliği tarafından bütçelenen Ufuk 2020’nin PRIMA programı kapsamındaki projenin Türkiye ayağı Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nde (ATÜ) yürütülüyor. 1 Haziran 2023 tarihinde resmi olarak başlamış olan projenin 3 yıl süreceği belirtildi. Gıda Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Levent Yurdaer Aydemir, Dr. Pelin Salum Erbay ile Maden Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Onur Güven projede araştırmacı olarak görev alırken bir doktora sonrası araştırmacı ile bir doktora öğrencisi de bursiyer olarak çalışıyor. Projede Türkiye, İtalya, İspanya, Almanya, Hırvatistan ve İsrail olmak üzere 6 ülkeden 10 kurum yer alıyor. Daha sağlıklı gıdalar üretilecek Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Zafer Erbay, çalışmada, farklı bitkilerden filizler elde edilerek, bu filizlerin sağlık ve beslenme açısından faydalarının ortaya konulacağını ifade etti. Prof.Dr.Erbay, "Daha sonrasında ise bu filizlerden elde edilen bileşenlerle zenginleştirilmiş gıdalar üretilecektir. Bu süreçte, üretilecek ürünlerin sürdürülebilirlikleri ortaya konulup, ürünlerin toplumsal kabulünün değerlendirilmesi ve Akdeniz diyetinin parçası olabilmesi için başta gençler olmak üzerinde çeşitli sosyal gruplar içerisinde çalışmalar yürütülecektir" dedi. Günümüzde besleyici etkilerinin ötesinde, bireyin sağlığında, fiziksel performansında veya ruhsal durumunda olumlu etki oluşturmak üzere bir veya daha fazla niteliği geliştirilmiş gıdalara fonksiyonel gıdalar denildiğini aktaran Prof. Dr. Erbay, daha sonra şunları söyledi: "Üniversitemizde de filizler kullanılarak çeşitli gıdaların fonksiyonel hale getirilmesine, yani sağlık etkilerinin arttırılmasına çalışılmaktadır. Böylece, besin takviyeleri ile sağlanmaya çalışılan etkilere ihtiyaç kalmaksızın beslenebilmemiz hedeflenmektedir. Burada amaç yeme şeklinizi değiştirmeden hali hazırda alışkın olduğunuz lezzetlerin ve besinlerin yüksek sağlık potansiyeli taşıyan bileşenler ile geliştirilmesini sağlamaktır. Ancak, bu bileşenler havadan, gıdadaki başka bileşenlerden, gıdaların üretim süreçlerinden ve sindirim süreçlerinden etkilenir ve bozularak etkinliklerini kaybedebilir. Ayrıca bunların ilavesi, gıdaların lezzetini, rengini, yapısını ve kalitesini olumsuz etkileyebilir. Çözüm, bu bileşenleri, kendileri de gıda bileşenleri olan protein, yağ ve karbonhidrat yapılarından oluşan çok küçük mikro boyutlarda kapsüllerle korumaktır." Çalışmalar ayran ve erişte üzerine yapılıyor Erbay, ATÜ’deki faaliyetlerle, filizlerden elde edilen ve sağlığı olumlu yönde etkileme potansiyeli yüksek bileşenleri, önce ince bir yağ tabakasıyla, ardından gıda proteinleri ve karbonhidratlarla çevreleyerek korunmalarını sağladıklarını da kaydetti. Erbay, "Bu yöntemle, bu bileşikler gıda işleme tekniklerinden etkilenmeyecek, sindirim sırasında midenin zorlu şartları altında parçalanmayacak ve bileşenin hedefine bağlı olarak ince veya kalın bağırsaklara iletilecektir. Bu şekilde koruma altına alınmış olan filiz bileşenlerini günlük hayatta sıklıkla tükettiğimiz gıdaların zenginleştirilmesinde kullanabileceğiz. Bu amaçla, yürüttüğümüz projede, ayran ve erişte gibi geleneksel gıdalarımızı bu bileşenlerle zenginleştireceğiz ve etkilerini ortaya koyacağız" diye konuştu. Proje ekibi ve üniversitenin, enkapsülasyon, emülsiyon hazırlama, püskürtmeli kurutma, optimizasyon ve ürün geliştirme konusundaki uzmanlıklarına da dikkat çeken Erbay, püskürtmeli kurutucu, liyofilizatör, mikrodalga vakum kurutucu, sonikatör, yüksek basınçlı homojenizatör gibi üretim ekipmanları ve lazer difraksiyonu partikül boyut analiz cihazı, viskozimetre, GC-MS, GC/FID, mikroskoplar, spektrofotometreler ve daha fazlası gibi çeşitli ölçüm cihazları dahil olmak üzere gelişmiş laboratuvar ekipmanlarına sahip olduklarını kaydetti.