Yerel Haberler
Adana
İstanbul Lider Koleji öğrencileri 3 kategoride 3 ödülle Roma’da 04 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:37:09 İstanbul Lider Koleji öğrencileri, 1 kilogram sumo ve 3 kilogram sumo kategorilerinde Jury Award ödülünü, Startup Junior kategorisinde Best Team Spirit ikincilik ödülünü kazanarak Roma’da gerçekleştirilecek dünya şampiyonasına katılma hakkı elde etti. 23-26 Nisan tarihleri arasında Antalya’da 21 farklı ülkeden öğrencinin katılımıyla düzenlenen Fibonacci Robot Olimpiyatları Avrasya Şampiyonası’nda İstanbul Lider Koleji öğrencileri başarıya imza attı. Ortaokul öğrencileri 1 kilogram sumo ve 3 kilogram sumo kategorilerinde Jury Award ödülünü kazanarak Roma’da gerçekleştirilecek Dünya Şampiyonası’na katılma hakkı elde etti. Aynı şampiyonada yarışan ilkokul öğrencileri ise Startup Junior kategorisinde Best Team Spirit ikincilik ödülünü kazanarak Roma’daki dünya finaline gitmeye hak kazandı. Başarıya ilişkin değerlendirmede bulunan İstanbul Lider Koleji İcra Kurulu Başkanı Filiz Kepme, öğrencilerin uluslararası bir organizasyonda elde ettiği derecelerin kendileri için büyük gurur kaynağı olduğunu belirterek, "Öğrencilerimizin bilim, teknoloji ve inovasyon alanlarında gösterdiği azim ve takım ruhu bizleri son derece mutlu ediyor. Bu başarı, onların disiplinli çalışmalarının ve öğretmenlerimizin özverili rehberliğinin bir sonucudur. Antalya’da elde ettikleri derecelerle Roma’da düzenlenecek dünya şampiyonasına katılma hakkı kazanan tüm öğrencilerimizi yürekten tebrik ediyorum. İnanıyorum ki Roma’da da ülkemizi ve okulumuzu en iyi şekilde temsil edecekler" dedi.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:30 Tomografiye giren 1,5 yaşındaki çocuğun başına gelmeyen kalmadı Adana’da annesiyle birlikte kaza geçirdiği için hastaneye kaldırılan ve ilaçlı tomografiye giren 1,5 yaşındaki çocuğa verilen ilaç deri altına gitti ve kolu şişti. Doktorun ‘Bir şeyi yok’ diyerek taburcu etmeye çalıştığı çocuk, ailenin itirazı üzerine başka hastaneye sevk edildi ve 3 gün içerisinde 2 ameliyat geçirerek kolundaki ödem çıkartıldı. Ailenin şikayetçi olduğu olayla ilgili inceleme başlatılırken anne gözyaşlarıyla, "Bu ilaç zehirli bir ilaç. Çocuğumun kolu dirseğe kadar açıldı ve ödem akıyor. Bu kadar acıyı taşıyamaz" dedi. Olay, 30 Nisan’da merkez Çukurova ilçesine bağlı Yurt Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Hamiyet Kayışoğlu (31), oğlu Mehmet Asil (1,5) ile birlikte motosikletle giderken devrildi. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen ambulansla anne ve oğlu Çukurova Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. İddiaya göre burada Mehmet Asil, ilaçlı tomografiye alındı. Ancak bir süre sonra ilacın deri altına gittiği fark edildi ve çocuğun sağ eli şişip morarmaya başladı. Doktor, ‘Bir şeyi yok’ dedi İddiaya göre, anne Hamiyet Kayışoğlu durumu doktora bildirdi ancak görevli doktor, ‘Endişe etmenize gerek yok, bir şeyi yok, sizi taburcu edelim bu şişlik geçer’ diyerek aileyi sakinleştirmeye çalıştı. Aradan geçen süreçte minik Mehmet Asil’in elinin yanı sıra kolu da şişip morarmaya başlayınca aile durumu yeniden doktora bildirdi ve doktor aileyi Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk etti. 3 günde 2 ameliyata girdi Aile, Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gelir gelmez doktorlar Mehmet Asil’i hemen ameliyata alıp sağ kolunu dirseğe kadar açtı. 3 gün boyunca sağ kolundan ödem akan Mehmet Asil, dün yeniden ameliyata alındı ve kolu dikildi. Minik Mehmet Asil’in hastanedeki tedavisi ise sürüyor. Aile şikayetçi oldu, inceleme başlatıldı Öte yandan aile, 100. Yıl Şehit Rüştü Bayram Polis Merkezi Amirliği’ne giderek Çukurova Devlet Hastanesi’nde kendileriyle ilgilenen sağlık personellerinden şikayetçi oldu. Şikayet üzerine ise Adana İl Sağlık Müdürlüğü’nün idari, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ise adli inceleme başlattığı öğrenildi. "Çocuğum taburcu edildi, itiraz ettim" Yaşadıklarını gözyaşlarıyla İHA’ya anlatan anne Hamiyet Kayışoğlu, oğlunun çok küçük ve bu acılara zor dayandığını söyleyerek, "Çocuğum kaza sonrası kafasına darbe aldığı için tedbir amaçlı hastaneye götürdüm ve ultrasona girdi. İlaçlı ultrasonda ilaç çocuğumun deri altına geçmiş. Bu nedenle önce eli şişti. Doktor, ‘Panik yapmamam ve sakin olmam’ gerektiğini söyleyerek ‘Soğuk suyla tampon’ yapmamı istedi. Daha sonra çocuğum taburcu edildi ancak ben bu duruma itiraz ettim. Bunun üzerine doktor bizi Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk etti" diye konuştu. "Adaletin sağlanmasını istiyorum" Hastane hakkında soruşturma başlatılmasını istediğini anlatan anne Kayışoğlu, "Benim çocuğumun kolu ihmal yüzünden bu duruma geldi. Bu ilaç deri altına işleyebilir, biz olmaz demiyoruz. Vücut böyle bir tepki gösterebilir ama doktor o an tepki göstermeliydi. Bu ilaç zehirli bir ilaç. Çocuğumun kolu dirseğe kadar açıldı ve kanlı ödem akıyor. Benim oğlum bu kadar acıyı taşıyamaz. Kahvaltı bile yaptıramıyorum çocuğuma. Ben adaletin sağlanmasını ve hastane hakkında soruşturma başlatılmasını istiyorum" ifadelerini kullandı. Öte yandan, Çukurova Devlet Hastanesi yetkilileri, Mehmet Asil’in kolunun şişmesine neden olan damar yolunun 112 personellerince açıldığını, kendilerinin bir ihmali olmadığını belirtti.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:21 DAİMFED’de Karslıoğlu güven tazeledi Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, Olağan Genel Kurul’da oyların tamamını alarak yeniden başkan seçildi. DAİMFED’in 2. Olağan Genel Kurulu, Genel Merkez İdari Bina Toplantı Salonu’nda yapıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan kurulda Divan Başkanlığına eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı, katip üyeliklerine ise DAİMFED İstanbul Şube Başkanı Tarkan Tüzmen ve DAİMFED Malatya Şube Başkanı Kadircan Esen seçildi. Genel kurulda oyların tamamını alan Genel Başkan Mustafa Karslıoğlu yeniden başkan seçilerek güven tazeledi. Adana’nın yanı sıra Malatya, İstanbul, Ankara, Kahramanmaraş, Mersin, Antalya, Gaziantep, Osmaniye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Suriye, Nahçıvan/Azerbaycan şubelerinden 5’er delegenin bulunduğu kurulda tüm organlar belirlendi. "Birlik ve beraberlik içerisinde kalıcı çözümler üretmeye devam edeceğiz" DAİMFED Genel Kurulu’nda güven tazeleyerek yeniden genel başkan seçilen Mustafa Karslıoğlu, "Müteahhitlik sektörünün sorunlarına vakıfız. Bu sorunların çözümü noktasında kararlılıkla ve daha yoğun bir şekilde çalışacağız. İlgili bakanlıkları harekete geçirerek imar, ruhsat, yerinde dönüşüm ve kentsel dönüşüm konularında hızlı ve etkin adımlar atacağız. Birlik ve beraberlik içerisinde, sektör paydaşlarımızla güç birliği yaparak kalıcı çözümler üretmeye devam edeceğiz" dedi. "Konfederasyon yolunda hızla ilerliyor " DAİMFED’in, Türkiye İnşaat Müteahhitler Konfederasyonu (TİMKON) olma yolunda hızla ilerlediğine dikkat çeken Başkan Karslıoğlu, daha sonra şunları söyledi: "DAİMFED olarak, konfederasyon olma hedefi doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu kapsamda, sektördeki birlikteliği güçlendirecek adımlar atarak daha kapsayıcı ve güçlü bir yapı oluşturmayı amaçlıyoruz. Amacımız müteahhitlik sektörünü ulusal ölçekte daha etkin temsil eden bir konfederasyon yapısına ulaşmaktır." "İlgili bakanlıklarla istişarelerini daha da güçlendireceğiz" Divan Başkanı Fatma Güldemet Sarı ise, "Federasyonumuz genel merkezimizin Adana olması bizleri gururlandırmaktadır. Federasyonumuza bağlı 12 vilayetle genel merkezimizin yeni yönetim kuruluyla ilgili bakanlıklarla istişarelerini daha da güçlendirip sektörün sorunlarını çözmeye devam edecektir" dedi. DAİMFED’in yeni yönetimiyse şu isimlerden oluştu: "Mustafa Karslıoğlu, Fatma Güldemet Sarı, Halil Avcı, Sayım Azmaz, Enes Yılmaz, Tarkan Tüzmen, Mehmet Faruk Bozkurt, Yavuz Yılmaz, Barış Yıldırım, Aytaç Özelköse, Mustafa Fidan Vursavuş, Özkan Emirsoylu, Timuçin Güvercin, Kadir Karataş, Yekta Murat Çakıroğlu, Engin Hazar, Özkan Kalo, Kemal Bekaroğlu, Murat Yalçın Şeker, Seyfettin Can, Özcan Güngör, Dalkın Öztorun, Melih Selçuk Ataş, İlker Cem Güvel, Barış Filiz, Kadircan Esen, Tamer Gülcan, Nadir Vurankaya, Necmettin Kolca, Ersin Engin, Mustafa Kara, Rıfat Berktaş, Ahmet Suyanı."
Kadının yardım çığlığı, ‘Ne canını ne de malını koruyabiliyor’
09 Haziran 2025 Pazartesi - 10:09 Kadının yardım çığlığı, ‘Ne canını ne de malını koruyabiliyor’ Adana’da yaşayan kadın öğretmen, 2023 yılında yaptığı ikinci evlilikle hayatının kabusa döndüğünü öne sürerek, "Hamileyken defalarca eşim tarafından darp edildim. Ayağım kırıldı, vücudunda morluklar oluştu, düşük tehlikesi atlattım. Şiddet ve tehditlerle mücadele ederken, boşanma davası açtım ancak henüz sonuç alınmadı. Şimdi ise eşim tarafından aracım çalındı" dedi. İlk evliliğinden iki çocuğu olan Burcu Kara, 3 Şubat 2023’te B.K. (36) ile ikinci evliliğini yaptı. Kısa süre sonra hamile kalan Kara, eşinden fiziksel şiddet görmeye başladığını iddia etti. Hamilelik sürecinde ağır darp sonucu ayağı kırıldığını, gözünde ve vücudunda morluklar oluştuğunu öne süren Kara, birçok kez uzaklaştırma kararı aldığını, 6 Mart 2024’te boşanma davası açtığını ifade etti. Henüz sonuçlanmayan davada, Burcu Kara yeni bir şok yaşadığını ileri sürerek, "Görüş günü çocuğunu pedagog ve polis eşliğinde görmeye gelen B.K., tuvalete gitmemi fırsat bilerek çantadan otomobilin anahtarını çaldı. Daha sonra aracı alıp kayıplara karıştı" dedi. Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube’ye bağlı Oto Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri şüpheli B.K.’yı yakalamak için çalışma başlattı. "Evli olduğumuz için hırsızlıktan işlem yapılmıyor" Olay sonrası açıklama yapan Burcu Kara, "B.K. ile 2023 yılında evlendim, o zamandan beri boşanmaya çalışıyorum. Hukuki boşluklar nedeniyle bu kişiden kurtulamıyorum. Olay günü kızımı pedagog eşliğinde görmeye gelmişti. Lavaboya gittiğim sırada çantamdan araç anahtarımı alarak aracı götürdü. Polise başvurdum ama evli olduğumuz için oto hırsızlığı sayılmıyormuş. Eğer boşanmış olsaydım, bu suç hırsızlık olacaktı. Şu an sadece ‘güveni kötüye kullanma’ dan işlem yapılabiliyor" dedi. "3 aylık bebeğimi kaçırdı" Burcu Kara daha önce de benzer bir travma yaşadığını belirterek, "Evimizin önünden 3 aylık bebeğimi kaçırdı. Sürekli şiddet uyguladı. Milli Eğitim Bakanlığı beni korumak için görev yerimi değiştirdi ama yeni adresimi de buldu" dedi. "Ayağım kırıldı, gözüm morardı" Hamileyken yaşadığı şiddeti anlatan Kara, "1 yıllık evliliğimizin 9 ayı hamilelik dönemiydi. Ayağım kırıldı, gözüm morardı, vücudumda morluklar oluştu. Bu kişi yüzünden hayatım altüst oldu. Hem kendim hem çocuklarım için artık adalet istiyorum. Aracımın bulunmasını ve bir an önce boşanmak istiyorum" diye konuştu.
Prof. Dr. Özkan: "Diş çekiminden ölen çocuklar ve gençler: Diş çekiminde hayati önlemler"
08 Haziran 2025 Pazar - 11:40 Prof. Dr. Özkan: "Diş çekiminden ölen çocuklar ve gençler: Diş çekiminde hayati önlemler" Uzman Diş Hekimi ve Ağız Diş Çene Cerrahı Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, son dönemde diş çekimi sonrası özellikle çocuk ve gençlerde meydana gelen ölümcül vakalara dikkat çekerek, bu tür işlemlerin sadece basit bir diş çekimi olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak, "Detaylı klinik ve radyografik değerlendirme yapılmadan, cerrahi prensiplere uygun şekilde planlanmadan gerçekleştirilen diş çekimleri, ciddi komplikasyonlara ve ne yazık ki hayatı tehdit eden sonuçlara yol açabiliyor" dedi. "Diş çekiminde hayati müdahale, sistemli hazırlıkla başlar" Diş çekiminin, sadece bir dişi yerinden çıkarmakla sınırlı olmayan; çene kemiği, dişeti, sinir yapıları ve çene eklemi gibi birçok anatomik yapının korunmasını gerektiren cerrahi bir işlem olduğunu söyleyen Özkan, "Özellikle çocuklarda çene kemiği henüz gelişimini tamamlamadığı için diş çekimi sırasında yapılacak en küçük ihmal, telafisi zor komplikasyonlara neden olabilir. Dişin kök yapısı, çene kemiğinin yoğunluğu, hastanın yaşı ve dişin konumu gibi faktörlerin çekim öncesinde klinik ve radyolojik olarak değerlendirilmesi gerekir. Her hastaya özel bir cerrahi planlama zorunludur" diye konuştu. "Cerrahi uygulamalarda teknik titizlik şart" Diş çekimi öncesinde antiseptik uygulamalarla bölge steril hale getirilmesi gerektiğine dikkat çeken Özkan şöyle devam etti: "Ardından lokal anestezi yapılır. Dişe erişim sağlamak için gerekirse dişeti dokusunda minimal kesiler açılır. Dişin çevresindeki kemik yapısı, özel aletlerle düzeltilerek travmasız bir çekim hedeflenir. Dişin çekildiği alandaki çene kemiği törpülenerek düzeltilmezse, iyileşme zorlaşır ve enfeksiyon riski artar. Bu kemik düzleştirme işlemi, çekimin cerrahi bütünlüğü için şarttır. İlk 72 Saat: sessiz tehlike dönemi Çekim sonrası ilk 72 saat, kan pıhtısının yara bölgesinde stabil hale gelmesi ve yeni kemik oluşumunun başlaması açısından kritik bir dönemdir. Bu sürede yapılacak basit ama etkili önlemler, olası komplikasyonları önleyebilir." Prof. Dr. Özkan, "Çocuk ve genç hastalarda bu pıhtı oluşmaz ya da erken bozulursa, gelişen enfeksiyonlar hızlıca yayılıp sistemik komplikasyonlara yol açabilir. Bu durum ne yazık ki ölümle sonuçlanabilecek kadar ciddi hale gelebilir," diyerek konunun ciddiyetini vurguladı. 2Hasta Sorumluluğu ve Tıbbi Takip" Özkan, diş çekimi sonrası ilk hafta boyunca yapılması gerekenleri ise şöyle sıraladı: "Sigara ve elektronik sigaradan kesinlikle uzak durulmalı, soğuk kompres uygulamaları ve steril gazlı bezlerle kanama kontrol altına alınmalı, antibiyotik ve antiseptik ağız gargaraları hekimin önerdiği şekilde kullanılmalıdır." 2Diş çekiminde oluşan komplikasyonlar önlenebilir mi?" Diş çekimi sırasında karşılaşılabilecek en ciddi riskler arasında çene sinir hasarı, kemik kırığı, uzun süreli kanama ve çene eklem hasarı yer aldığnıı belirten Özkan, "Özellikle alt çene bölgesindeki gömülü veya zorlu diş çekimlerinde, kontrolsüz kuvvet uygulanması çene eklemini zedeleyebilir. Diş çekiminde kullanılan aletlerin sterilizasyonunun eksiksiz yapılması, hastanın sistemik hastalıklarının bilinmesi ve operasyonun kişiye özel planlanması yaşanacak trajedilerin önüne geçer," diyerek tüm sürecin ne kadar hassas yönetilmesi gerektiğini tekrar hatırlatıyor" dedi. "Sıradan görünen ama hayati bir işlem" Diş çekiminin, özellikle gelişim çağındaki bireylerde basit bir işlem değil; doğru planlama, hassas cerrahi uygulama ve dikkatli hasta takibi gerektiren hayati bir müdahale olduğuna işaret eden Özkan, cümlesini şöyle sürdürdü: "Diş çekimi öncesi detaylı analiz, cerrahi titizlik ve ilk 72 saate özel bakım uygulamaları; komplikasyon riskini azaltarak, çocukların ve gençlerin hayatını kurtarabilecek düzeyde önem taşır."
Adana’da ihtiyaç sahibi ailelere et dağıtıldı
08 Haziran 2025 Pazar - 09:38 Adana’da ihtiyaç sahibi ailelere et dağıtıldı Adana’da Kurban Bayramı’nda kesilen onlarca hayvanın eti, yüzlerce ihtiyaç sahibi aileye dağıtıldı. Kurban Bayramı’nın coşkusu tüm yurtta yaşanmaya devam ediyor. Binlerce kişi kestiği kurbanların etlerini ihtiyaç sahiplerine dağıtıyor. Adana’da faaliyet gösteren Ogün Abi Derneği de her Kurban Bayramı’nda olduğu gibi bu sene de vekaletle kurban kesti. ‘Et girmeyen ev kalmasın’ sloganıyla kendisi 100 kurban bağışlayan, yurt içi ve yurt dışından çok sayıda hayırseverlerin de desteğiyle kurban kestiren Ogün Sever Okur, bütün etleri de tek tek paketletti. Okur, ardından etleri araçlara alarak mahalle mahalle gezip, önce çadırlarda yaşayan tarım işçisi ailelere ardından da ihtiyaç sahibi ailelere dağıttı. "Kapısını çalmadığımız ev inşallah kalmayacak" İhlas Haber Ajansı’na konuşan Ogün Sever Okur, "Her bayram olduğu gibi bu bayramda kurbanlarımızı kestik ve dağıtımlarımızı yapıyoruz. Şuana kadar 500 aileye ulaştık hedefimiz 2 bin 500 aileye ulaşmak. Özellikle dezavantajlı bölgelerde et dağıtıyoruz. Genelde etleri dondurup dağıtıyoruz. Kapısını çalmadığımız ev inşallah kalmayacak. Bağışçılarımıza da teşekkür ediyoruz" dedi. Et alan Hülya Çiftçi, "Bu bayram kurban kesmemiştik. Allah’a şükür getirip hayırseverler et verdi. Evimize et girdi, çocuklarımızla birlikte onu yiyeceğiz" ifadelerini kullandı. Emine Aslan ise, "Eşim cezaevinde olduğu için kurban kesemedik. Allah razı olsun et getirdiler, çok mutlu olduk" diye konuştu.
Adana’nın dağ köyünde 89 yıllık bayram geleneği
07 Haziran 2025 Cumartesi - 15:44 Adana’nın dağ köyünde 89 yıllık bayram geleneği Adana’nın Kozan ilçesine bağlı Gökgöz Mahallesi’nde (Henisliller köyü) 89 yıldır süren bayram geleneği bu senede sürdü. Orman köyü olan Gökgöz’de kurban etleri imece usulüyle toplanıyor, kazanlarda pişiriliyor. Köy halkı birlikte bayram sofrası kurarak dayanışma içinde Kurban Bayramı’nı kutluyor. Şehir dışında yaşayan köylüler de bayram için memleketlerine dönerken, tüm kuşaklar aynı sofrada buluşuyor. Bin rakımdaki köyde 89 yıldır sürdürülen gelenek bu kurbanda da sürdü. "300 hane her bayram sofrada buluşur" Geleneksel bayramlaşmanın köy kültürünü yaşatmak açısından büyük önem taşıdığını belirten Muhtar Mızrak Acar" Köyümüzde kurban kesen herkes, kurban etini ve şekerini getirir. Kadınlarımız yemeklerin içini hazırlar, etler kazanlarda pişer. Her şey imece usulüyle yapılır. Köyümüz yaklaşık 300 haneden oluşuyor. Bayramın ikinci günü şehir dışından gelenlerle birlikte hepimiz bir araya geliriz. Çevre köylerden de katılım olur" dedi. "Bu gelenek bölgede sadece bizde var" Köyün büyüklerinden 75 yaşındaki Azem Cömert ise geleneğin kuşaktan kuşağa aktarıldığını ifade etti. Cömert " Ben 75 yaşındayım. Bu gelenek çocukluğumdan beri sürüyor. Hem çocuklarımızı görme fırsatı buluyoruz hem de bayramı birlik içinde kutluyoruz. 89 yıldır bu gelenek hiç kesilmeden devam etti. Böyle bir uygulama bölgede sadece bizim köyümüzde var. Köy nüfusuna kayıtlı herkes bayramda mutlaka gelir" diye konuştu. Köydeki bayram hazırlıkları sadece kurban etleriyle sınırlı kalmayan bayramlaşmada ev yapımı yoğurtlar, geleneksel yöntemlerle, 30 yıllık keçi derilerinde saatler süren yayık işlemiyle ayrana dönüştürülüyor. Köy sakinlerinden Abdurrahman Korkmaz, "Yayık ayranımızı yıllardır aynı yöntemle yapıyoruz. Yoğurtlar keçi derisinde saatlerce çalkalanarak hazırlanıyor. Doğal ve geleneksel bir lezzet sunuyoruz" şeklinde konuştu. Bayramlaşmaya katılan Fatma Erdoğan ise," Herkes gurbetten bayram için gelir. Aileler, çocuklar bir araya gelir, birbirlerini tanır. Bu gelenek sayesinde bağlarımız kopmaz" diyerek düşüncelerini anlattı.
Kurbanlık fiyatları yüzde 40 düştü
07 Haziran 2025 Cumartesi - 15:01 Kurbanlık fiyatları yüzde 40 düştü Adana’da Kurban Bayramı’nın 2’nci gününde koyun ve keçi fiyatları yüzde 40 düşerek 13-15 bin TL’ye kadar geriledi. Yurt genelinde olduğu gibi Adana’da da kurban pazarları bayramın ikinci gününde hareketlendi. Kilograma göre kurbanlık küçükbaş koyun, keçi ve tekenin kilogram fiyatının 300 TL, büyükbaşta tosunun 310 TL, düvenin ise 280 TL olarak belirlendiği şehirde bayramın ikinci kurban fiyatları ortalama yüzde 40 geriledi. Yüreğir ilçesindeki kurban pazarlarında keçi ve koyun fiyatları 13-15 bin liraya kadar düştü. Fiyatların gerilemesi satıcıları üzerken vatandaşları ise sevindirdi. Kurban satıcısı Mehmet İmre Kahramanmaraş’tan getirdiği kurbanlıkları 21 bin TL’den satmaya başladığını belirterek, "Fiyatı 14-15 bin TL’ye kadar düşürdük. 210 tane getirdim 40-50 tane kadar sattık. Seneye gelir miyim bilmiyorum. Son fiyatım 13 bin TL’ye kadar düştüm. Bugünde yükleyip geri döneceğim" dedi. Şanlıurfa’dan gelen kurban satıcısı Mahmut Çintaş da, 124 tane koyun getirdiğini kaydederek, "Şimdi zararına satıyorum. 90 tane sattım 34 tane kaldı. 23- 25 bin TL’ye veriyorduk. Şimdi 15 bin TL diyoruz kimse almıyor ama mecbur satacağız. Satıp evimize geri döneceğiz" diye konuştu. Bayramın 2’nci günü kurban almaya gelen Fatih Karut ise bugün fiyatların uygun olduğunu söyleyerek, "15 bin TL’ye aldık. Allah kabul etsin. Düştü fiyatlar baya bizde emekliyiz, gelip aldık" ifaderlini kullandı.
Doğan: "Verimli üretimin yolu dijital tarımdan geçiyor"
07 Haziran 2025 Cumartesi - 13:56 Doğan: "Verimli üretimin yolu dijital tarımdan geçiyor" Adana Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, tarımda kullanılan yapay zeka destekli sistemler sayesinde hastalık ve zararlıların daha oluşmadan tespit edilebildiğini belirterek, "Bu da ürün kayıplarını azaltarak çiftçilerin emeğini koruyor" dedi. Tarımsal üretimin geleceğinin dijital tarım uygulamalarıyla şekilleneceğini vurgulayan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, ‘’Dijitalleşen tarım, geleneksel yöntemlere kıyasla çok daha verimli, sürdürülebilir ve bilimsel bir üretim süreci sunuyor. Ekim, sulama ve gübreleme gibi işlemler dijital tarımda toprak verisi, iklim analizi ve bitki gelişim takibi gibi somut verilere dayandırılarak uygulanıyor. Akıllı sensörler sayesinde tarladaki nem oranı ölçülebiliyor, bitkilerin gelişim durumu takip edilebiliyor ve ihtiyaç duyulan su miktarı tam zamanında ve doğru dozajda verilebiliyor. Böylece su israfı önlenirken, üretim maliyetleri de ciddi ölçüde düşürülüyor" diye konuştu. Doğan, geleneksel yöntemlerle yapılan tarımda zaman zaman gereksiz su, gübre ve ilaç kullanımının hem toprağın verimliliğini azalttığını hem de doğal kaynakları tükettiğini kaydetti. Doğan, dijital tarım sistemlerinde her işlem toprak ve bitki ihtiyaçlarına göre optimize edildiğini belirterek, "Böylece hem daha yüksek verim elde ediliyor hem de doğaya verilen zarar en aza indiriliyor. Verimli üretimin yolu dijital tarımdan geçiyor. Tarımda kullanılan yapay zeka destekli sistemler sayesinde hastalıklar ve zararlılar daha oluşmadan tespit edilebiliyor, bu da ürün kayıplarını azaltarak çiftçilerin emeğini koruyor." dedi. Dijital dönüşümde destekler önemli Dijitalleşmenin sadece verimlilik ve maliyet avantajı sağlamakla kalmadığını, ürün kalitesini de yükselttiğini ifade eden Doğan, "Hassas tarım teknikleri sayesinde daha sağlıklı ve besin değeri yüksek ürünler elde ediliyor. Aynı zamanda üretim süreçlerinin şeffaflaşmasıyla tüketiciler, tarladan sofraya gelen ürünlerin hangi aşamalardan geçtiğini öğrenebiliyor. Bu da gıda güvenliğine ve tüketici memnuniyetine önemli katkılar sağlıyor’’ şeklinde konuştu Teknolojik ekipman ve yazılım maliyetlerinin yüksek olduğuna dikkat çeken Doğan,"Dijital dönüşüm sürecinde devlet destekleri ve finansal teşvikler önemli. Çiftçilerin bu yatırımları gerçekleştirebilmesi için destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekiyor. Eğitim ve finansal destekler bir arada yürütülürse, tarımda dijitalleşmenin önü açılır ve üreticilerimiz daha güçlü hale gelir. Çukurova gibi tarımda ülkemizin gözbebeği olan bir bölgede dijital tarım uygulamalarının yaygınlaşmasının yalnızca bölgesel değil, ulusal tarım politikaları açısından da büyük önem taşımaktadır"diyerek sözlerini tamamladı.