Yerel Haberler
Adana
Hayriye Teyze’nin yüzü devlet desteğiyle güldü 02 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:33:14 Adana’nın Kozan ilçesinde yaşanan sel felaketinde 1 inek, 1 keçi, 3 oğlak ve 1 kuzusunun telef olmasının ardından gözyaşı döken Hayriye Özcan’ın yüzü devletin desteğiyle yeniden güldü. Adana’nın Kozan ilçesinde geçtiğimiz günlerde etkili olan sağanak yağış sonrası Tabak Deresi taşarken, taşkının etkisiyle Bucak yolu üzerindeki Karabuzağı Mahallesi döşeme mevkiinde bağlantı yolları su ve çamurla kaplandı. Sel felaketinde hayvancılıkla geçimini sağlayan vatandaşlar da etkilendi. Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, bölgede incelemelerde bulunurken Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından gönderilen çadırlar hızla kurularak üreticilerin hizmetine sunuldu. Sel felaketinde 1 inek, 1 keçi, 3 oğlak ve 1 kuzusu telef olan Hayriye Özcan’da selde telef olan ineğinin yavrusuna bakmaya devam etti. Bakanlığın gönderdiği çadır ve sağlanan destekler ile hayvanlarını koruma altına alan Özcan, bu kez buzağılarını güvenli bir alana aldı. "Ben bu hayvanlarıma bakarak 3 evlat yetiştirdim" Devlete teşekkür eden Hayriye Özcan, yıllardır hayvancılıkla geçimini sağladığını, çocuklarını okuttuğunu anlatarak, "Devletimizden, milletimizden Allah razı olsun. Çadır benim için önemliydi. Hayvanlarımı güvene aldım. O günün acısını atlatmış değilim. Selde annesi telef olan buzağı yanımdan ayrılmıyor. Yüreğim kaldırmıyor, ben bu hayvanlarıma bakarak 3 evlat yetiştirdim. Biri mühendis oldu, biri diş doktoru, biri daha küçük. Severek yapıyorum ben işimi" diye konuştu.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:28 Kozan’da selden etkilenen vatandaşların yaraları sarılıyor Adana’nın Kozan ilçesinde meydana gelen sel afetinin ardından İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bölgede hasar tespit çalışması yaptı. İl Tarım ve Orman Müdürü Atilla Bayazıt, afetten etkilenen üreticileri ziyaret ederek yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Kozan’da etkili olan sağanak yağış sonrası Tabak Deresi taşarken, taşkının etkisiyle Bucak yolu üzerindeki Karabuzağı Mahallesi Döşeme mevkisinde bağlantı yolları su ve çamurla kaplandı. Sel felaketinde hayvancılıkla geçimini sağlayan vatandaşlar da etkilenmişti. Bölgede incelemelerde bulunan İl Tarım ve Orman Müdürü Bayazıt, zarar gören üreticilerle bir araya gelerek taleplerini dinledi. Yapılan tespitlerde, hayvanların barınabileceği uygun alanların bulunmadığı belirlenirken, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından gönderilen çadırlar hızla kurularak üreticilerin hizmetine sunuldu. Selde 1 inek, 1 keçi ve 2 oğlağı telef olan Hayriye Özcan’a Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından destek sağlandı. Hayriye Özcan, yaşadığı süreç sonrası verilen desteğe teşekkür ederek, "Sel felaketinde ahırımız yıkılmıştı. İl Müdürümüze teşekkür ederim, çadırımızı kurdular. Allah razı olsun devletimizden" dedi. İlçe genelinde hasar tespit ve destek çalışmalarının aralıksız sürdüğü, ekiplerin sahadaki çalışmalarına devam ettiği bildirildi.
Adana İl Sağlık Müdürlüğü ile Yeşilay arasında iş birliği protokolü
27 Haziran 2025 Cuma - 11:36 Adana İl Sağlık Müdürlüğü ile Yeşilay arasında iş birliği protokolü Bağımlılıkla mücadelede ortak kararlılığı güçlendirmek amacıyla Adana İl Sağlık Müdürlüğü ile Yeşilay Adana Şubesi arasında iş birliği protokolü imzalandı. İl Sağlık Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen protokol töreninde, halihazırda yürütülen çalışmaların sürdürülebilirliği ve gelecekte hayata geçirilecek projelere kurumsal bir zemin kazandırılmasının hedeflendiği bildirildi. Bu kapsamda her iki kurum arasında, bağımlılığın tüm türlerine karşı toplumsal farkındalığı artırmak ve önleyici hizmetleri yaygınlaştırmak amacıyla bir mutabakat sağlanarak protokol imza altına alındı. İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Halil Nacar, bağımlılık, yalnızca bireyin değil, ailenin, toplumun ve geleceğin sağlığını tehdit eden bir sorun olduğunu belirterek, "Biz sağlıkçılar, bu mücadeleyi yalnızca tedaviyle değil; eğitimle, farkındalıkla, birlikle kazanabiliriz. Bugün attığımız imza, kararlılığımızın ve sorumluluğumuzun somut bir göstergesidir. Kaybedecek tek bir canımız yok, bağımlılıkla mücadeleyi birlikte kazanacağız" dedi. Yeşilay Adana Şube Başkanı Dr. Yunus Emre Yıldırım da bu önemli adımın yalnızca kurumlar arası bir protokol olmanın ötesinde, insanımızın ve insanlığımızın bağımsızlığını ilan etmesine katkı sunacak bir mücadele ruhunu temsil ettiğini belirtti. İl Sağlık Müdürü Nacar’ın desteği ve öncülüğünde, sağlık teşkilatının bağımlılıkla mücadelede her zaman teyakkuz halinde olduğuna da ifade edildi. Vatandaşların daha sağlıklı, bilinçli ve müreffeh bir yaşam sürmeleri adına mahalle düzeyinde birebir yürütülecek koruyucu ve önleyici çalışmaların önemine vurgu yapılan törende, protokolün tüm maddelerinin önümüzdeki günlerde sahada uygulama bulacağı kaydedildi.
Kulağınızı havuz enfeksiyonlarından koruyacak 7 öneri
27 Haziran 2025 Cuma - 11:35 Kulağınızı havuz enfeksiyonlarından koruyacak 7 öneri Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Murat Arslanhan, dış kulak yolu iltihabının çocuklarda erişkinlere göre hem daha sık ortaya çıktığını hem de ağrı düzeyinin genellikle çok daha yüksek olduğunu söyledi. Yaz sıcakları bastırdıkça serinlemenin en kestirme yolu kendimizi denize ya da havuzun serin sularına bırakmak oluyor. Ne var ki, klor dengesinin bozuk olduğu, yeterince filtre edilmeyen havuzlar sağlığımızı tehdit ederken özellikle de "yüzücü kulağı" adıyla bilinen dış kulak yolu enfeksiyonuna zemin hazırlıyor. Tatil keyfinin kulak ağrısı ve işitme kaybına dönüşmemesi için havuz seçiminin titizlikle yapılması, suya girmeden önce tek kullanımlık kulak tıkacı takılması ve çıkışta kulak kanalının bastırmadan kurulanması gerektiğini söyleyen Medline Adana Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Murat Arslanhan, dış kulak yolu enfeksiyonu hakkında bilgiler vererek korunma yöntemlerini anlattı. Klor kulak sağlığını tehdit ediyor Dış kulak yolunun aslında kendi kendini temizleyen, korunaklı bir yapıya sahip olduğuna değinen Dr. Arslanhan, "Bu doğal bariyer mikropların yerleşmesini zorlaştırır. Ancak bazı etkenler tek başına ya da birlikte devreye girerek iltihap oluşumuna kapı aralayabilir. Havuzda yüzerken ya da duş alırken su kaçtığında, sudaki klor kulak girişinde ’kulak kiri’ diye bilinen koruyucu mum tabakasını eritir. Bu tabaka yitirildiğinde bakteriler ve mantarların çoğalması kolaylaşır. Öte yandan kulağa parmak, pamuk çubuk veya başka sert cisimler sokmak, kanalın hassas cildinde mikroskobik çatlaklar oluşturur. Bu küçük yarıklar ise mikropların adeta giriş kapısı haline gelerek enfeksiyon riskini yükseltir. Dış kulak kanalında gelişen enfeksiyonun ilk belirtileri, çoğu zaman yüzme veya banyo sonrasındaki birkaç gün içinde ortaya çıkar. Bazı kişilerde kulak kanalı yapısal olarak daha dar, uzun ya da kıvrımlı olduğundan, su iç kısma hapsolabilir. Kanalın nemli kalması, başta mantarlar olmak üzere mikropların kolayca tutunup çoğalmasına zemin hazırlar" diye konuştu. Çocuklarda daha şiddetli seyrediyor Dış kulak yolu iltihabının çocuklarda erişkinlere göre hem daha sık ortaya çıktığını hem de ağrı düzeyinin genellikle çok daha yüksek olduğunu belirten Dr. Arslanhan, "Çocukların kulak kanallarının dar olması, suya daha uzun süre maruz kalmaları ve henüz tam gelişmemiş bağışıklık sistemi gibi etkenler, ağrının günlük aktiviteleri aksatacak boyuta ulaşmasına neden olabilir. Hastalık ilerlediğinde kulaktan başlayan sızı boğaza, çene eklemine hatta dişlere kadar yansıyabilir; çocuk ağzını açmakta, çiğnemekte güçlük çeker. Bu yoğun ağrıya çoğu zaman yüksek ateş, halsizlik ve uykusuzluk eşlik ederek tabloyu daha da ağırlaştırır" dedi. Tedavide kulak damlaları gündeme geliyor Tedavide öncelikle kulak hijyenine dikkat edilmesi, suyla temasın bir süre kesilmesi ve doktorun uygun gördüğü antibiyotik içeren ya da mantar önleyici kulak damlalarının düzenli kullanılması gerektiğinin altını çizen Arslanhan, "Ağrı şikayeti varsa, destekleyici ağrı kesiciler de önerilebilir. Enfeksiyon ilerlemeden bir uzmana başvurmak, tedavi sürecini hızlandırır ve komplikasyon riskini azaltır" diye konuştu. Dr. Arslanhan, kulağı havuz enfeksiyonlarından koruyacak öneriler için şunları sıraladı: "1. Herhangi bir sağlık problemi yaşamamak için öncelikle temizliğinden emin olmadığınız havuzlara girmekten kaçının. 2. Yüzmek için havuz yerine denizi tercih edin. Havuz suyundaki klor, kulak cildinde bulunan doğal koruyucu maddenin parçalanmasını hızlandırır. 3. Su sporlarıyla uğraşanlar risk altındaki grubu oluşturur. Bu kişiler su geçirmeyen kulak tıkaçları kullanmalı, suya maruz kaldıktan sonra kulak kanalını doğru bir şekilde ve iyice kurulamalıdırlar. 4. Kulak kirini çıkartmaya çalışmayın. 5. Kulak ve kulak yolu derisine yönelik müdahaleden uzak durun. Kulak çubuğu veya parmağınızı kulak yoluna sokmayın. 6. Suyla temastan sonra kulaklarınızı havlu ile kurulayarak mümkün olduğu kadar kuru tutmaya çalışın. Başınızı ve kulak kepçelerinizi hareket ettirmeye çalışarak suyun dışarı akmasını sağlayın. 7. Sık tekrarlayan dış kulak yolu enfeksiyonu oluyorsa yüzme esnasında başlık kullanarak suyun kulaklarınıza kaçmasını engelleyin."
ADASO Başkanı Kıvanç: "Türkiye’nin geleceği için ekonomik kalkınmayı ve çevresel sürdürülebilirliği birlikte düşünmek zorundayız"
27 Haziran 2025 Cuma - 09:22 ADASO Başkanı Kıvanç: "Türkiye’nin geleceği için ekonomik kalkınmayı ve çevresel sürdürülebilirliği birlikte düşünmek zorundayız" Adana Sanayi Odası (ADASO) Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, kamuoyunda "Zeytin Yasası" olarak bilinen ve zeytinlik alanlarda sanayi, madencilik ve enerji projelerine izin verilmesini içeren torba yasa teklifine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kıvanç, "Ne sadece üretimi savunmak ne de sadece doğayı korumak yeterlidir. Türkiye’nin geleceği için hem ekonomik kalkınmayı hem çevresel sürdürülebilirliği birlikte düşünmek zorundayız" dedi. TBMM gündeminde yer alan yasa teklifine ilişkin yaptığı yazılı açıklamada Kıvanç, Türkiye’nin sanayileşme ve enerji bağımsızlığı hedeflerinin göz ardı edilemeyeceğini ancak tarımsal üretim alanlarının da stratejik önem taşıdığını vurguladı. Zeytinin tarihi ve kültürel bir değerin ötesinde yüksek katma değerli bir tarım ürünü olduğunu belirten Başkan Kıvanç, "Aynı şekilde sanayi, madenler ve enerji yatırımları da stratejik sektörlerdir. Bu iki alanı karşı karşıya getirmek yerine, bilimsel verilere ve ortak akla dayanan bir değerlendirme süreciyle ilerlenmelidir" ifadelerini kullandı. Kıvanç, bazı bölgelerde "zeytinlik" olarak sınıflandırılan ancak tarımsal anlamda verimsiz, 3-5 ağacın yer aldığı alanların ekonomiye kazandırılması yönünde imkanların değerlendirilebileceğini de ifade etti. Kıvanç, "Eğer bilimsel veriler ışığında, örneğin sadece birkaç ağacın bulunduğu ve verimsiz bırakılmış bir alan farklı yollarla ekonomiye kazandırılabiliyorsa, bu imkan da göz ardı edilmemelidir. Elbette bu, çevreye ve tarıma zarar vermeden, şeffaf süreçlerle ve ilgili tüm tarafların görüşü alınarak yapılmalıdır. Ayrıca, zeytin ağaçlarının sökülüp uygun başka alanlara taşınması da değerlendirilebilecek bir seçenektir. Bu sayede hem doğal varlıklarımız korunur hem de ekonomik kalkınmanın önü açılmış olur" diye konuştu. Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi örneği 1973 yılından bu yana ülkemizin ekonomik gelişimi için hizmet veren Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nin kurulduğu alanın, Adana gibi tarımsal potansiyeli yüksek bir şehirde tarıma elverişli olmayan kayalık bir bölge olduğuna dikkat çeken Başkan Kıvanç, sözlerini şöyle sürdürdü: "AOSB de gelişimini planlarken tarım alanlarının korunmasına özen göstermiş; sanayi yatırımlarını verimli arazilere zarar vermeyecek şekilde konumlandırmıştır. AOSB’nin 2006-2007 yıllarında genişleme alanı belirlenirken, bölgede zeytin ağacı bulunmadığı tespit edilmiş ve tüm kurumlardan gerekli izinler alınarak sürece başlanmıştır. Ancak daha sonra bazı kişiler iyi niyetli ya da değil bu alanlara zeytin ağacı dikerek, bugünkü mevzuat nedeniyle sanayi yatırımlarımızın önünü kesmiştir. Kanunda zeytinliklerin 3 kilometre yakınına sanayi tesisi kurulamaz deniliyor. Ama bu kanun 1939 yılında yürürlüğe girdi. Günümüzün şartlarına uygun değil. Biz de diyoruz ki; zeytin ağacımız da olsun, sanayi tesisimiz de ama bu mesafe 500 metre gibi makul bir düzeye indirilsin." Bu durumun sadece Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi ile sınırlı olmadığını belirten Başkan Kıvanç, "Birçok organize sanayi bölgesi ve yatırım alanı mevcut mevzuat nedeniyle genişleyemiyor. Bugün yalnızca Adana’da değil, Türkiye genelinde birçok sanayi bölgesi özellikle zeytinlik alanlarla ilgili yasal kısıtlar nedeniyle büyüyemiyor. Ceyhan Organize Sanayi Bölgemiz de benzer şekilde bu sınırlamalardan doğrudan etkileniyor. Oysa bu bölgeler, istihdam oluşturacak, ihracat kapasitemizi artıracak stratejik yatırımlara ev sahipliği yapabilecek potansiyele sahip. Bu nedenle, üretimi engellemeden ama doğayı da koruyarak makul bir denge kurulması şarttır"diyerek sözlerini tamamladı.
44 sera yer alacak Sera OTB’de 5 bin kişi istihdam edilecek
26 Haziran 2025 Perşembe - 16:00 44 sera yer alacak Sera OTB’de 5 bin kişi istihdam edilecek Karataş Sera Organize Tarım Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Yücel Bayram, yılsonuna tamamlanması planlanan Sera OTB’de, 44 sera yer alacağını ve 3 bin 750’si kadın olmak üzere toplam 5 bin kişi istihdam edileceğini söyledi. Karataş Sera Organize Tarım Bölgesi (OTB) toplantısı, Yönetim Kurulu Başkanı Yücel Bayram başkanlığında tahsis talep eden paydaşların katılımıyla gerçekleştirildi. Sera OTB’nin yatırımcılarıyla yapılan toplantıda, bugüne kadar yapılan çalışmalar, gelenin son durum ve önümüzdeki süreçle ilgili değerlendirmeler yapıldı. Sera OTB hakkında bilgi veren Başkan Yücel Bayram, ‘’Karataş/Bebeli’de, tarıma elverişli olmayan atıl arazide topraksız tarım tekniğiyle üretim yapılacak olan ve bu yılsonuna tamamlanması planlanan Sera OTB’de, 44 sera yer alacak ve 3 bin 750’si kadın olmak üzere toplam 5 bin kişi istihdam edilecek" dedi. Sera OTB’nin tamamlandığında ilin sahip olduğu potansiyeli daha da geliştirerek küresel rekabet gücünü artıracağını belirten Başkan Bayram, "4 bin 100 dekar arazi mülkiyeti ile Türkiye’nin en büyük sera kümelenmesi olacağını ve topraksız tarım tekniği uygulaması ile kurulacak modern seraların Adana ekonomisinin yanı sıra ülke ekonomisine de büyük katkı sağlayacaktır. Gerçekleştirdiğimiz toplantıda alt yapı işi devam eden OTB’nin geldiği son nokta hakkında tahsis talep eden paydaşlarımızla atılacak adımlar hakkında fikir alışverişinde bulunduk" şeklinde konuştu.