Yerel Haberler
Adana
01 Mayıs 2026 Cuma - 16:51 İnşaat işçileri 1 Mayıs’ta da mesai yaptı Adana’nın Kozan ilçesinde 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde inşaat işçileri, sıcak havaya rağmen mesailerini sürdürdü. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde Türkiye genelinde birçok işçi bayrama rağmen çalışmaya devam ederek geçimini sağlamayı sürdürüyor. Adana’nın Kozan ilçesinde de inşaat işçileri, sıcak havaya rağmen işlerine devam ediyor. "En çok yoran sıcak hava" 10 yıllık inşaat işçisi ve demir ustası Yasin Çözeli, mesleğin en zor yanının sıcak olduğunu ifade ederek, "Bu meslekte 10 yılım. En çok yoran zaten sıcak hava. Ekmeğimiz helal, sabah 07.30’da işe başladık. Yeni nesil yok inşaatlarda, son nesil bizleriz. Aylık 40-45 bin lira arasında kazanıyorum. Halimize bin şükür" dedi. Yaklaşık 30 yıldır sektörde çalışan inşaat ustası Levent Salim ise hem işçilik hem ustalık yaptıklarını belirterek, "İşçiliği de kendimiz yapıyoruz, ustalığı da. Bizim için bayram çalıştığımız gün. Biz gündelikçiyiz, çalışırsak bayram. Gençler kesinlikle bu işe ilgi göstermiyor, arkadan eleman gelmiyor. Biz daha bayram görmedik, devamlı çalışmaktan. Şartlar ağır, tehlikeli. Yazın sıcak, kışın soğuk oluyor" diye konuştu. "20 yıldır bu işin içindeyim" İşçilerden Fehmi Başıbüyük de geçim mücadelesine dikkat çekerek, "İhtiyaç var, çoluğumuzun çocuğumuzun rızkı için çalışıyorum. 20 yıldır bu işin içindeyim, bir gün işçi bayramı kutlamadım. Ne zaman çalışırsak bayram o gün. Hayatımız şantiyelerde geçiyor. Çırak yok. İlköğretim mezunu getiriyorsun, kafa tutuyor. Yeni nesil çırak bulmak zor, yapmak istemiyor. Şartlar ağır, herkes kolay ekmek peşinde. Adana’da işçi olmak kışın güzel ama yazın bir o kadar zor" ifadelerini kullandı.
01 Mayıs 2026 Cuma - 13:37 1 Mayıs’ta çalışan seyyar satıcı: "İşçi bayramında en çok işçiler çalışıyor" Adana’da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde birçok işçi bayrama rağmen sokaklarda çalıştı. Su satarak geçimini sürdüren seyyar satıcı Süleyman Kızılkaya, "İşçilerin bayramı kutlu olsun. İnsanların ihtiyaçlarına göre çalışıyoruz" dedi. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde birçok işçi ve seyyar satıcı, bayrama rağmen çalışmaya devam ederek geçimini sağlamayı sürdürüyor. Türkiye genelinde çeşitli etkinlikler düzenlenirken, Adana’da farklı sektörlerde emekçiler mesailerini bırakmadı. Kimi sokaklarda satış yaparken kimi de dükkanında çalışmayı sürdürdü. "Adana sıcak, su yetiştirmeye çalışıyoruz" Merkez Seyhan ilçesine bağlı Atatürk Caddesi’nde su satarak geçimini sürdüren seyyar satıcı Süleyman Kızılkaya, tüm işçilerin bayramını kutlayarak, "Öncelikle bütün işçilerin, emek sahiplerinin bayramı kutlu olsun. Adana sıcak memleket, yanıyor. Biz de insanlara su yetiştirmeye çalışıyoruz. Soğuk su ve çay satıyoruz. Ne iş olursa insanların ihtiyaçlarına göre çalışıyoruz. İşçilerin bayramı kutlu olsun" dedi. "Çalışmazsak olmuyor" Simit satıcısı Mehmet Tahir Doğan ise çalışmak zorunda olduğunu vurgulayarak, "Mecbur çalışıyoruz. Bugün işçi bayramı ama çalışmasak olmuyor. Herkesin işçi bayramı kutlu olsun. Çalışmak zorundayım, çalışmasam evi geçindiremem" diye konuştu. "İşçi bayramında en çok işçiler çalışıyor" Seyyar satıcı Figen Bozca da memurların tatil yaptığını, işçilerin çalıştığını anlatarak, "Memurların tatil yapıp işçilerin en çok çalıştığı bayram işçi bayramıdır. Eczane kapalı, banka kapalı. Şurada dershane var, sınava az kaldı ama orası da kapalı. Ancak işçiler çalışıyor. Ben çalışıyorum, karşıda işçiler var çalışıyor" ifadelerini kullandı.
Akdeniz’de deniz suyu sıcaklığı arttı zehirli balıklar geldi
09 Temmuz 2025 Çarşamba - 09:10 Akdeniz’de deniz suyu sıcaklığı arttı zehirli balıklar geldi Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinan Mavruk, Akdeniz’de deniz suyunun 1.5 santigrat derece arttığını bu nedenle canlı göçleri olduğunu belirterek, "Eskiden balıkçılığımızın çok önemli türlerinden olan ’Berlam’ bu bölgelerde çok sık karşılaşılmayan türler arasında yer alıyor. Bunların yerine ise Gargur, Balon Balığı veya Aslan Balığı gibi dokularında zehir barındıran, ekonomik değeri olmayan türler geliyor" dedi. Küresel ısınma denizleri de vurdu. Akdeniz’de deniz suyu sıcaklığı özellikle kış aylarında bir hayli artış gösterdi. Bu da denizde yaşayan canlı çeşitliliğini etkiledi. Prof. Dr. Mavruk bu konuda yaptığı açıklamada, deniz suyu sıcaklığında son dönemlerde ciddi bir artış olduğunu belirterek, "Bu artış, küresel ısınmayla birlikte süre gelen bir artış. Son 10 yılda Doğu Akdeniz üzerinde ısınmanın şiddetlendiğini söyleyebiliriz. 1980’lerden bu yana sıcaklıklar Akdeniz için her 10 yılda 0.4 santigrat artış gösterdiği mevcut. Ancak sıcaklık artışı daha yakın zamanlarda 0.9 ile 1.5 santigrat derece artışa ulaştı. Her mevsim artık daha sıcak ama kışlar daha da sıcak. Yaz mevsimleri daha uzun sürüyor" diye konuştu. "Denizler kışın daha çok ısınıyor" Deniz suyundaki ısınmasının, küresel ısınmayla paralel devam ettiğinin altını çizen Mavruk şöyle devam etti: "Buda atmosferdeki sera gazı artışlarıyla paralel bir durum. Gelişen sanayiyle birlikte artan karbon salımları, atmosferde sera etkisi oluşturuyor ve deniz suyu ısınıyor. Deniz suyunun ısınması son derece önemli. Isınma kış mevsiminde gerçekleşiyor. Yaz mevsiminde de son derece etkili ama kış mevsiminde bu sene 18-19 santigrat derecelere ulaştı. Beklediğimiz en yüksek sıcaklık 16-17 santigrat dereceydi ama onu aştı. En düşük ise 13 santigrat derece beklerken 14,5-15 santigrat dereceleri zor gördük." "Canlılar göçüyor" Bu ısınmanın, denizdeki canlıların bütün yaşamlarını etkilediğini anlatan Mavruk, "Denizde gerçekleşen bütün süreçlerde deniz suyu sıcaklığıyla entegre. Bizim bölgemizdeki canlılar sıcak suyu seven, ılıman türde canlılar. Ancak suların ısınmasıyla Akdeniz’in güney bölgelerinde veya bizim bulunduğumuz Doğu Akdeniz gibi alanlarda barınma alanı bulamıyorlar. Bizim bölgemizdeki canlılar başka bölgelere göç ediyor. Akdeniz’in yerli türleri artık göç ediyor. Bunların bıraktığı alanlar ise Süveyş Kanalı yoluyla sıcak suları seven canlılarla doluyor. Eskiden balıkçılığımızın çok önemli türlerinden olan ’Berlam’ bu bölgelerde çok sık karşılaşılmayan türler arasında yer alıyor. Bunların yerine ise Gargur, Balon Balığı veya Aslan Balığı gibi dokularında zehir barındıran, ekonomik değeri olmayan türler geliyor" dedi. Mavruk, bunun önüne geçmek için bazı makro politikalar geliştirmek gerektiğini, uluslararası toplumun aksiyon alıp küresel ısınmayı mümkün olduğundan daha hızlı kontrol altına alması gerektiğini sözlerine ekledi.
Kozanlı şehit ailelerinden 12 kahraman asker için dua
08 Temmuz 2025 Salı - 17:34 Kozanlı şehit ailelerinden 12 kahraman asker için dua Adana’nın Kozan ilçesinde Şehit ve Gazi Aileleri Derneği öncülüğünde, Pençe-Kilit Harekâtı bölgesinde metan gazı zehirlenmesi sonucu şehit olan 12 asker için mevlit programı düzenlendi. Kozan Şehit ve Gazi Aileleri Derneği Başkanı Ali Rumi Küntaş, programda yaptığı konuşmada "Bu ay Muharrem ayı, aşure ayı olduğundan dolayı şehitlerimiz ve gazilerimiz adına böyle bir etkinlik planlamıştık. Ancak Kuzey Irak’taki metan gazı zehirlenmesi sonucu şehit olan 12 kahramanımız nedeniyle programı erkene aldık. Ruhlarına değsin istedik. Kozan’ın vatan mücadelesindeki yeri başka ve Kozan’da 70’in üzerinde şehidimiz, 54 gazimiz var. Terör örgütü ortaya çıktıktan sadece iki yıl sonra Kozan ilk terör şehidini verdi. İlçemiz, vatan savunmasında onlarca şehidimiz ve gazimiz ile her zaman önde olmuştur. Kozan Belediyesi’nin ilçemize yapılacak şehitler anıtına gazi ve şehit ailelerimizin adını yazdıracak olması bizleri gururlandırdı. Amacımız; bu vatan için candan vazgeçen kahramanlarımızın hatıralarını gelecek nesillere aktarmaktır" dedi. İlçe Müftüsü Mustafa Kaya Kuran-ı Kerim okuyarak vatanın birlik ve bütünlüğü için dua etti. Etkinlik sonunda şehit ailelerine ve vatandaşlara aşure ikramı yapıldı. Programa, Kozan Kaymakamı Bahattin Alp Arslanköylü, Kozan Belediye Başkan Yardımcıları, İlçe Jandarma Komutanı Nuh Anacık, İlçe Emniyet Müdürü Fatih Alptekin, ilçe protokolü, kurum müdürleri, meclis üyeleri, şehit aileleri ve gaziler katıldı.
Adana Demirsporlu taraftarlardan "Yaşasın Demirspor" kampanyası
08 Temmuz 2025 Salı - 17:23 Adana Demirsporlu taraftarlardan "Yaşasın Demirspor" kampanyası Trendyol Süper Lig’den 1. lige düşen Adana Demirspor’u kötü gidişattan kurtarmak için Şimşekler Grubu, "Yaşasın Demirspor" sloganıyla kampanya başlattı. Trendyol Süper Lig’den 1. lige düşen Adana Demirspor, 26 yıllık hasretin ardından çıktığı ligdeki macerasını 4 sezon sürdürebildi. Mavi-lacivertli ekip, transfer yasağı ve puan silme cezaları nedeniyle zor günler geçirdi. Adana Demirspor’un en büyük destekçisi olan Şimşekler Grubu ise "Yaşasın Demirspor" sloganıyla kampanya başlattı. Bugün kentteki bir otelde basın toplantısı düzenleyen taraftarlar, 100 bin SMS hedefiyle bağımsız bir Adana Demirspor için tüm kente çağrı yaptı. Toplantıda konuşan Dernek Başkanı Ertan Zeybek, "Yere düştük ama armayı hiç düşürmedik. Böyle bir kampanyaya ihtiyaç vardı. Adana Demirspor’un yangınına kim su dökerse, onu ayakta alkışlarız. Attığımız adımlarla kulübümüzün yaralarına merhem olacağız. Kampanyamıza her geçen gün destek artıyor" dedi. Kulübün güncel borcunun büyük kısmının futbolcu alacaklarından oluştuğunu dile getiren Zeybek, "Kampanyamız Adana Valiliği tarafından denetleniyor. Herkesin gönlü rahat olsun. Para valilik himayesinde toplanıyor" ifadelerini kullandı. Kampanya kapsamında destek olmak isteyenler, cep telefonlarından ADS yazıp 4019’a SMS göndermeleri yetiyor. Her SMS’in değeri ise 100 TL, bir milyon SMS ile de 100 milyon liralık kaynak hedefleniyor.
Keneyi vücuttan çıkartırken dikkat
08 Temmuz 2025 Salı - 09:46 Keneyi vücuttan çıkartırken dikkat Son dönemlerde artan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakaları ile ilgili konuşan Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Salahattin Okur, "Keneyi çıkartırken sigara basmak, kolonya dökmek ve ateş tutmak gibi yanlış yöntemler var. Bunlar, kenenin taşıdığı virüsü insan vücuduna enjekte etmesine sebep oluyor" dedi. Havaların ısınmasıyla birlikte özellikle İç Anadolu bölgesinde kene sayısı ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakaları arttı. Adana’da ise henüz bir kene vakası bildirilmedi ancak uzmanlar vatandaşlara uyarılarda bulundu. Çocukların park ve bahçelerde oyun oynarken dikkat etmesi gerektiğini, ebeveynlerin çocuklarını sürekli kontrol etmesinde fayda olduğunu belirten Okur, "Yaz aylarının gelmesiyle birlikte kene sayısı artmaya ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi vakaları görülmeye başlandı. Tarım işçilerinde veya kamp yapan kişilerde kene vücuda yapıştığında kızarıklık ve ateş gibi belirtiler gösteriyor. Ancak bazen de bu belirtiler ortaya çıkmıyor. Vatandaşların sürekli çocuklarını ve kendilerini kontrol etmelerini, açık renkli kıyafet giymelerini, pantolonlarını çoraplarının içine katmalarını öneriyorum" ifadelerini kullandı. "Kene tutunan kişiler uzmana görülmeli" Vücuda yapışan kenenin uzman kişiler tarafından mümkünse bir klinik ortamında vücuttan çıkartılması gerektiğini ancak kliniğe gidemediği durumlarda kişinin belirli kurallara dikkat ederek keneyi çıkartabileceğini anlatan Dr. Okur, "Keneyi çıkartırken bazı uygulanan yanlış yöntemler var. Sigara basmak, kolonya dökmek ve ateş tutmak gibi. Bu yanlış uygulamalar, kenenin taşıdığı virüsün insan vücuduna yayılmasına sebep oluyor. Kene uygun bir şekilde çıkartıldığında insanlara hastalık bulaşmayabiliyor. Ancak kene yapışan kişinin mutlaka uzman bir doktor tarafından muayene edilmesi gerekiyor" diye konuştu. "Kenenin vücuda tutunması engellenmeli" Kene yapışan kişinin mutlaka gözetim altında olması gerektiğini kaydeden Okur, daha sonra şunları söyledi: "Her kene, virüs taşımıyor. Türkiye’de 50’den fazla kene türü var. Bunların bazıları Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, bazıları da başka hastalıklara sebep olabiliyor. Çıkartılan hastanede bu kenenin zaten hangi tür olduğu tespit ediliyor. Açık havaya gittikten sonra mutlaka kıyafetleri çıkartıp cildi kontrol etmeliler. Kenenin vücuda girip tutunmasını engellemek için önlemler alınmalı."