Yerel Haberler
Adana
1 Mayıs’ta çalışan seyyar satıcı: "İşçi bayramında en çok işçiler çalışıyor" 01 Mayıs 2026 Cuma - 13:37:39 Adana’da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde birçok işçi bayrama rağmen sokaklarda çalıştı. Su satarak geçimini sürdüren seyyar satıcı Süleyman Kızılkaya, "İşçilerin bayramı kutlu olsun. İnsanların ihtiyaçlarına göre çalışıyoruz" dedi. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde birçok işçi ve seyyar satıcı, bayrama rağmen çalışmaya devam ederek geçimini sağlamayı sürdürüyor. Türkiye genelinde çeşitli etkinlikler düzenlenirken, Adana’da farklı sektörlerde emekçiler mesailerini bırakmadı. Kimi sokaklarda satış yaparken kimi de dükkanında çalışmayı sürdürdü. "Adana sıcak, su yetiştirmeye çalışıyoruz" Merkez Seyhan ilçesine bağlı Atatürk Caddesi’nde su satarak geçimini sürdüren seyyar satıcı Süleyman Kızılkaya, tüm işçilerin bayramını kutlayarak, "Öncelikle bütün işçilerin, emek sahiplerinin bayramı kutlu olsun. Adana sıcak memleket, yanıyor. Biz de insanlara su yetiştirmeye çalışıyoruz. Soğuk su ve çay satıyoruz. Ne iş olursa insanların ihtiyaçlarına göre çalışıyoruz. İşçilerin bayramı kutlu olsun" dedi. "Çalışmazsak olmuyor" Simit satıcısı Mehmet Tahir Doğan ise çalışmak zorunda olduğunu vurgulayarak, "Mecbur çalışıyoruz. Bugün işçi bayramı ama çalışmasak olmuyor. Herkesin işçi bayramı kutlu olsun. Çalışmak zorundayım, çalışmasam evi geçindiremem" diye konuştu. "İşçi bayramında en çok işçiler çalışıyor" Seyyar satıcı Figen Bozca da memurların tatil yaptığını, işçilerin çalıştığını anlatarak, "Memurların tatil yapıp işçilerin en çok çalıştığı bayram işçi bayramıdır. Eczane kapalı, banka kapalı. Şurada dershane var, sınava az kaldı ama orası da kapalı. Ancak işçiler çalışıyor. Ben çalışıyorum, karşıda işçiler var çalışıyor" ifadelerini kullandı.
01 Mayıs 2026 Cuma - 11:59 Kavgada bıçaklanan şahıs kan parası olarak 100 deve istedikleri ve kundaklama iddialarını yalanladı Adana’da şehit ailesinin trafikte yaşanan kavganın ardından DEAŞ mensubu olduğu öne sürülen kişilerin kendilerine musallat olduğunu iddia ettikleri olayın karşı tarafı iddiaları reddetti. Olayda bıçaklanan şahıs, hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek, "100 deve kan para parası istediğimiz yalan, evlerini de biz kundaklamadık" dedi. İddiaya göre, Seyhan ilçesi Şakirpaşa Mahallesi’nde Temmuz 2025’te meydana gelen olayda motosikletle ilerleyen K.K. (17) ile Yunus A. arasında başlayan tartışma kısa sürede büyüdü. Tartışmaya Yunus Ş. ve tarafların yakınlarının da katılmasıyla sokak adeta karıştı. Yaşanan arbedede Yunus A.’nın kardeşi Mahsum A., Yunus Ş.’nin ağabeyi Mustafa Ş.’yi (31) karnından bıçakladı. Bir kadın ise yaralıya müdahale etmeye çalıştı. Şüpheliler olay sonrası kaçarken, yaşananlar cep telefonu kamerasına yansıdı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Mustafa Ş., geçirdiği üç ameliyatın ardından hayatta kaldı. Olay sonrası Mahsum A. serbest bırakılırken, iddiaya göre bıçaklama olayını kayınbiraderi K.K. üstlendi. Tutuklanan K.K., mahkemede ise suçu kabul etmediğini, baskı altında ifade verdiğini öne sürerek, kendisinin yapmadığını savundu. Bu gelişme sonrası K.K. tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi. Olayın ardından iddiaya göre Mahsum A.’nın evi kundaklandı. Taraflar arasında büyüyen husumette karşılıklı suçlamalar devam ederken, Mahsum A.’nın polis koruması altında Diyarbakır’a gittiği öne sürüldü. Ayrıca karşı tarafın "kan parası" olarak 100 deve istediği iddiası da dosyadaki dikkat çeken detaylar arasında yer aldı. 2017 yılında PKK terör örgütü tarafından Diyarbakır’da şehit edilen Mehmet Devren A.’nın kardeşleri Yunus A. ve Mahsum A., trafikte tartıştıkları kişilerin kendilerine musallat olmasından dolay zor günler geçirdiklerini iddia etti. Olayın taraflarından Mustafa Ş. ve kardeşi Yunus Ş. ise kendilerinin mağdur olduğunu öne sürdü. Mustafa Ş. ve Yunus Ş., kan parası olarak 100 deve istemediklerini ve Mahsum A.’nın evini kundaklamadıklarını da belirtti. Olayda bıçaklanan Mustafa Ş., "Ben kardeşimi kurtarmak için gittiğimde bana da saldırdılar. Mahsum beni karnımdan bıçakladı. Yere düştüğümde de darbetmeye devam ettiler. Sokaktakiler bana tampon yaparken ‘Müdahale etmeyin. Bırakın, ölsün’ dediler. Mahsum, kayınbiraderinin suçu üstlenmesini istedi. Kendileri de bu durumu mahkemede anlattı. Ayrıca bizim kundaklama olayıyla bir ilgimiz yok. Ben o sırada yoğun bakımdaydım ve ailem de yanımdaydı. Kardeşim de elektronik kelepçeli şekilde evdeydi. Biz kesinlikle kan parası istemedik. Olayın kapanmasını, bu iftiraların son bulmasını istiyoruz" dedi. Karıştığı kavga nedeniyle ev hapsi cezasına çarptırılan Yunus Ş. ise, "Mahalleden arkadaşım işten döndüğü sırada bu kişiler tarafından tehdit edilmiş. Dayak yiyince arkadaşım da benden yardım istedi. Konuşmak için yanlarına gittiğimizde bana saldırdılar. Ağabeyim olayı duyup, geldiğinde onu da dövüp, bıçakladılar. Suçlu olmadığım halde bana da ev hapsi cezası verildi. Ayağımda elektronik kelepçe var. Artık hayatımın normale dönmesini istiyorum" diye konuştu.
Darbeye direnişin ve zaferin hikayesi ATÜ’de konuşuldu
12 Temmuz 2025 Cumartesi - 10:31 Darbeye direnişin ve zaferin hikayesi ATÜ’de konuşuldu Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen, 15 Temmuz hain darbe girişiminin yıldönümü programında, "O gece sergilenen direniş, Türk milletinin demokrasiye olan bağlılığını tüm dünyaya göstermiştir" dedi. Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nde 15 Temmuz darbe girişiminin 9. yıl dönümü dolayısıyla "Darbe, Direniş, Zafer: Türkiye’nin Demokratik Mukavemet Deneyimi" başlıklı bir konferans düzenlendi. ATÜ Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa ATÜ Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen’in yanı sıra Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Haşim Kelebek ve Prof. Dr. Neşe Yalçın, akademik ve idari personel katılım sağladı. Program, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm şehitlerin anısına bir dakikalık saygı duruşu ve ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra, ATÜ Kurumsal İletişim Koordinatörlüğü tarafından 15 Temmuz 2016 gecesi yaşanan olayları fotoğraflarla anlatan bir video sunum yapıldı. Rektör Prof. Dr. Adnan Sözen açılış konuşmasında, 15 Temmuz’un tarihimizin en karanlık gecelerinden biri olduğunu belirterek, "FETÖ tarafından gerçekleştirilen hain darbe girişimi, Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla meydanlara çıkan aziz milletimizin cesareti, kararlılığı ve vatan sevgisi sayesinde başarısızlığa uğratılmıştır. O gece sergilenen direniş, Türk milletinin demokrasiye olan bağlılığını tüm dünyaya göstermiştir" ifadelerini kullandı. Rektör Sözen, bu tür girişimlerin unutulmaması ve gelecek nesillere aktarılmasının milli birlik ve beraberliğin pekiştirilmesi açısından önem taşıdığını vurguladı. Konferansta günün konuşmacısı olarak yer alan Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nafiz Tok, 15 Temmuz darbe girişimini tarihi gelişmeler çerçevesinde değerlendirdi. Tok, bu girişimin Türk siyasi tarihinde önceki askeri müdahalelerden dört yönüyle ayrıldığını belirtti. Tok bunların, halkın doğrudan hedef alınması ve can kayıplarının yaşanması, kamu binalarının saldırıların odağında olması, dış güçlerin desteğine rağmen girişimin başarısızlıkla sonuçlanması ve halkın sokaklara çıkarak milli iradeye sahip çıkması olarak sıraladı. Programın sonunda Rektör Sözen tarafından Tok’a teşekkür plaketi ve çiçek takdim edildi. Etkinlik, konferans salonu fuaye alanında açılan "Tarihin Tanıkları: Ulusal ve Yerel Gazetelerde 15 Temmuz Darbe Girişimi" sergisinin gezilmesiyle sona erdi.
Kuraklık Çukurova’da ayçiçeği hasadını erkene çekti
12 Temmuz 2025 Cumartesi - 09:37 Kuraklık Çukurova’da ayçiçeği hasadını erkene çekti Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden Adana’da aşırı sıcaklık ve poyraz nedeniyle oluşan kuraklık ay çiçeği hasadını 20 gün öne çekti. Susuz arazilerde dönüm başına yaklaşık 200 kilogram verim alınan ayçiçekte bu rakam 80-100 kilograma kadar düştü. Çukurova’nın bereketli topraklarında her ay farklı hasatlar yapılıyor. Türkiye ayçiçeği üretiminin yaklaşık yüzde 10’unu gerçekleştiren Adana’da normal şartlarda Ağustos’ta başlayan sezon yaklaşık 20 gün öne çekildi. İmamoğlu ilçesine bağlı Camili Mahallesi’nde ayçiçeği tarlalarında hasat, bu yıl aşırı sıcaklar ve kuraklık nedeniyle erkenden başladı. Geçtiğimiz yıllarda susuz arazilerde yağışlarda nedeniyle dönüm başına 200 kilogram ürün alınan tarlalarda, bu yıl verim 80-100 kilograma kadar düştü. Ayçiçeklerinin aşırı sıcak ve poyraz nedeniyle tam olgunlaşmadan kuruduğunu belirten üreticiler, bir çok üründe olduğu gibi ayçiçeğinde de bekleneni alamadıklarını kaydetti. Aşırı sıcak ve poyraz ayçiçeğini erken kuruttu" 65 dönüm tarlasında ayçiçeği yetiştiren üretici Serdar Deveci, "Sezonun başında güzeldi ancak yağmurların yeterli olmaması nedeniyle verimde büyük kayıp yaşandı. Geçmiş yıllarda susuz arazilerde bile 200 kilo verim alıyorduk. Bu yıl 80 kiloya düştü. Aşırı sıcak ve poyraz ayçiçeğini erken kuruttu. Olgunlaşamadan kuruduğu için ürün alamadık" dedi. 20 yıldır çiftçilik yapan Mehmet Deveci ise bu yıl yaşanan kuraklığın, son yıllarda yaşadıkları en sert kuraklık olduğunu ifade etti. Deveci, "Sadece ayçiçeğinde değil, buğdayda da ciddi kayıp yaşadık. Hasat edemeden tarlada kuruyan ürünümüz oldu" diye konuştu.
15 Temmuz Gazisi Konuralp: "Bu millet o gece ne yaşandığını iyi biliyor"
12 Temmuz 2025 Cumartesi - 09:33 15 Temmuz Gazisi Konuralp: "Bu millet o gece ne yaşandığını iyi biliyor" 15 Temmuz hain darbe girişiminin 9. yıl dönümünde, Genelkurmay Başkanlığı önünde helikopterden açılan ateş sonucu ağır yaralanarak gazi olan Oğuzhan Konuralp, "Biz o gece üç arkadaş çıkmıştık, yanımda arkadaşım şehit oldu. Bu millet o gece ne yaşandığını çok iyi biliyor" dedi. Terör örgütü PKK’nın silah bırakma sürecine de değinen Konuralp" FETÖ ve PKK başta olmak üzere tüm terör örgütlerinin bir gün tarihin tozlu sayfalarında kalacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı. Gazilik unvanını 15 Temmuz gecesi aldığı ağır yarayla kazanan Oğuzhan Konuralp, Ankara Gölbaşı’nda şehit olan Özel Harekat Polisi Aytekin Kuru’nun Adana’nın Kozan ilçesindeki kabrine giderek dua etti. Ziyaretin ardından 15 Temmuz gecesi yaşadıklarını anlatan Gazi Konuralp, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Konuralp, "Gece 02.20 sularında Genelkurmay Başkanımız Hulusi Akar’ı almaya gelen hainlerin helikopterinden açılan ateşle yaralandım. Beni hastaneye götürdüklerinde beş saat sonra nabzım durdu. Acil ameliyata alındım ve ölümden döndüm. Masadan dönen biriyim. Yaşananların doğru anlaşılması gerekmekte" dedi. "Yanımda arkadaşım şehit oldu" Tarihte birçok darbe girişimi olduğunu ama 15 Temmuz’da milletin kenetlenerek bu ihaneti bertaraf ettiğini dile getiren Konuralp; " Biz o gece üç arkadaş çıkmıştık, yanımda arkadaşım şehit oldu. Görünenin ötesinde perde arkasında yaşananlar var. Bir yanda hain bir grup, diğer yanda vatan evlatları vardı. Bu millet o gece ne yaşandığını çok iyi biliyor"diye konuştu. Devletin zaman zaman bazı gerçekleri kamuoyundan saklayabileceğini ancak bunun güvenlik gerekçeleriyle yapıldığını ifade eden Konuralp, art niyetli söylemlere tepki gösterdi. Konuralp ,"Algı oluşturmak isteyenlere şunu söylüyorum. Ne yaparsanız yapın, ne başlık atarsanız atın; bu millet o gece ne olduğunu biliyor. 251 şehidimiz, 2 bin 193 gazimiz var. Söylenen her yalan söz, atılan her çarpıtılmış başlık, şehitlerimizin hatırasına acı veriyor. Ama unutmayın, bunun mahşerde bir hesabı olacak" diye konuştu. "Barış içinde yaşayacağımız günler gelecek" "Terörsüz Türkiye" adımını da değerlendiren Konuralp, terör örgütlerine karşı verilen mücadelenin sonuna kadar süreceğini de kaydetti. Konuralp, "Bugün tarihi bir gün. PKK terör örgütünün silah bırakması, terörsüz bir Türkiye için atılmış olumlu bir adımdır. FETÖ ve PKK başta olmak üzere tüm terör örgütlerinin bir gün tarihin tozlu sayfalarında kalacağına inanıyorum. Türküyle, Kürdüyle, Çerkeziyle barış içinde yaşayacağımız günler gelecek" diyerek şehit ve gazilere minnetini de belirterek sözlerini tamamladı.
Kuraklık Çukurova’da ayçiçeği hasadını erkene çekti
12 Temmuz 2025 Cumartesi - 09:27 Kuraklık Çukurova’da ayçiçeği hasadını erkene çekti Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden Adana’da aşırı sıcaklık ve poyraz nedeniyle oluşan kuraklık ay çiçeği hasadını 20 gün öne çekti. Susuz arazilerde dönüm başına yaklaşık 200 kilogram verim alınan ayçiçekte bu rakam 80-100 kilograma kadar düştü. Çukurova’nın bereketli topraklarında her ay farklı hasatlar yapılıyor. Türkiye ayçiçeği üretiminin yaklaşık yüzde 10’unu gerçekleştiren Adana’da normal şartlarda Ağustos’ta başlayan sezon yaklaşık 20 gün öne çekildi. İmamoğlu ilçesine bağlı Camili Mahallesi’nde ayçiçeği tarlalarında hasat, bu yıl aşırı sıcaklar ve kuraklık nedeniyle erkenden başladı.Geçtiğimiz yıllarda susuz arazilerde yağışlarda nedeniyle dönüm başına 200 kilogram ürün alınan tarlalarda, bu yıl verim 80-100 kilograma kadar düştü. Ayçiçeklerinin aşırı sıcak ve poyraz nedeniyle tam olgunlaşmadan kuruduğunu belirten üreticiler, bir çok üründe olduğu gibi ayçiçeğinde de bekleneni alamadıklarını kaydetti. Aşırı sıcak ve poyraz ayçiçeğini erken kuruttu" 65 dönüm tarlasında ayçiçeği yetiştiren üretici Serdar Deveci, "Sezonun başında güzeldi ancak yağmurların yeterli olmaması nedeniyle verimde büyük kayıp yaşandı.Geçmiş yıllarda susuz arazilerde bile 200 kilo verim alıyorduk. Bu yıl 80 kiloya düştü. Aşırı sıcak ve poyraz ayçiçeğini erken kuruttu. Olgunlaşamadan kuruduğu için ürün alamadık" dedi. 20 yıldır çiftçilik yapan Mehmet Deveci ise bu yıl yaşanan kuraklığın, son yıllarda yaşadıkları en sert kuraklık olduğunu ifade etti. Deveci,"Sadece ayçiçeğinde değil, buğdayda da ciddi kayıp yaşadık. Hasat edemeden tarlada kuruyan ürünümüz oldu" diye konuştu.
15 Temmuz Gazisi Konuralp "Bu millet o gece ne yaşandığını iyi biliyor"
12 Temmuz 2025 Cumartesi - 09:23 15 Temmuz Gazisi Konuralp "Bu millet o gece ne yaşandığını iyi biliyor" 15 Temmuz hain darbe girişiminin 9. yıl dönümünde, Genelkurmay Başkanlığı önünde helikopterden açılan ateş sonucu ağır yaralanarak gazi olan Oğuzhan Konuralp, Biz o gece üç arkadaş çıkmıştık, yanımda arkadaşım şehit oldu. Bu millet o gece ne yaşandığını çok iyi biliyor" dedi. Terör örgütü PKK’nın silah bırakma sürecine de değinen Konuralp" FETÖ ve PKK başta olmak üzere tüm terör örgütlerinin bir gün tarihin tozlu sayfalarında kalacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı. Gazilik unvanını 15 Temmuz gecesi aldığı ağır yarayla kazanan Oğuzhan Konuralp, Ankara Gölbaşı’nda şehit olan Özel Harekat Polisi Aytekin Kuru’nun Adana’nın Kozan ilçesindeki kabrine giderek dua etti. Ziyaretin ardından 15 Temmuz gecesi yaşadıklarını anlatan Gazi Konuralp, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı.Konuralp, "Gece 02.20 sularında Genelkurmay Başkanımız Hulusi Akar’ı almaya gelen hainlerin helikopterinden açılan ateşle yaralandım. Beni hastaneye götürdüklerinde beş saat sonra nabzım durdu. Acil ameliyata alındım ve ölümden döndüm. Masadan dönen biriyim. Yaşananların doğru anlaşılması gerekmekte" dedi. "Yanımda arkadaşım şehit oldu" Tarihte birçok darbe girişimi olduğunu ama 15 Temmuz’da milletin kenetlenerek bu ihaneti bertaraf ettiğini dile getiren Konuralp; " Biz o gece üç arkadaş çıkmıştık, yanımda arkadaşım şehit oldu. Görünenin ötesinde perde arkasında yaşananlar var. Bir yanda hain bir grup, diğer yanda vatan evlatları vardı. Bu millet o gece ne yaşandığını çok iyi biliyor"diye konuştu. Devletin zaman zaman bazı gerçekleri kamuoyundan saklayabileceğini ancak bunun güvenlik gerekçeleriyle yapıldığını ifade eden Konuralp, art niyetli söylemlere tepki gösterdi. Konuralp"Algı oluşturmak isteyenlere şunu söylüyorum. Ne yaparsanız yapın, ne başlık atarsanız atın; bu millet o gece ne olduğunu biliyor. 251 şehidimiz, 2 bin 193 gazimiz var. Söylenen her yalan söz, atılan her çarpıtılmış başlık, şehitlerimizin hatırasına acı veriyor. Ama unutmayın, bunun mahşerde bir hesabı olacak" diye konuştu. "Barış içinde yaşayacağımız günler gelecek" "Terörsüz Türkiye" adımını da değerlendiren Konuralp, terör örgütlerine karşı verilen mücadelenin sonuna kadar süreceğini de kaydetti. Konuralp"Bugün tarihi bir gün. PKK terör örgütünün silah bırakması, terörsüz bir Türkiye için atılmış olumlu bir adımdır. FETÖ ve PKK başta olmak üzere tüm terör örgütlerinin bir gün tarihin tozlu sayfalarında kalacağına inanıyorum. Türküyle, Kürdüyle, Çerkeziyle barış içinde yaşayacağımız günler gelecek"diyerek şehit ve gazilere minnetini de belirterek sözlerini tamamladı.
Adana’da ortalığı karıştıran evlilik teklifi: En mutlu günleri karakolda bitti
12 Temmuz 2025 Cumartesi - 00:33 Adana’da ortalığı karıştıran evlilik teklifi: En mutlu günleri karakolda bitti Adana’da husumetlisi tarafından silahla vurulmuş gibi mizansen yapıp, sevgilisine evlilik teklifi eden genç, ‘Evet’ yanıtını aldıktan sonra karakolluk oldu. En mutlu günlerinde karakola düşen çift, "Çevredekiler, torpil patlamasını silah sandıkları için polis çağırmışlar. En mutlu günümüz karakolda bitti" dedi. 29 yaşındaki Şakir Karakaya, 26 yaşındaki sevgilisi Nazlı Gümüş’e evlilik teklifi etmek için iş arkadaşlarıyla birlikte merkez Çukurova ilçesinde bir mesire alanında organizasyon düzenledi. Çift, iş arkadaşlarıyla birlikte mesire alanına gittikleri sırada Şakir Karakaya’nın yanına motosikletli bir şahıs yanaştı ve ikili arasında arbede yaşandı. Bu sırada otomobilin arkasına geçen ikiliden Şakir Karakaya, silahla vurulmuş gibi yapıp üzerini gıda boyası döktü. Sürpriz gereği yere yığılan Karakaya’nın yardımına, kız arkadaşı Nazlı Gümüş koştu. Panik halindeki Gümüş’e, Karakaya cebinden çıkardığı yüzük ile evlilik teklifi etti. Hayrete düşen Gümüş ise teklifi kabul etti. Çevredekiler polis çağırdı Ancak bu sırada patlayan torpili çevredeki vatandaşlar silah sanarak durumu polis ekiplerine bildirdi. Bölgeye gelen ekipler çifti ve arkadaşlarını karakola götürdü. Karakolda ifadeleri alınan çift, daha sonra serbest bırakıldı. "İfade verip çıktık" Gazetecilere konuşan Şakir Karakaya, sevgilisinin yıllardır adrenalin dolu bir evlilik teklifi istediğini anlatarak, "Nazlı benim 14 yıllık sevgilim, çocukluk aşkım. Çocukluktan beri romantik bir evlilik teklifi istemedi. Adrenalin olsun, korku olsun istedi. Ben de böyle bir plan düşündüm. Çok güzel oldu, teklife evet aldık. Arkadaşlarımla beraber kavga ediyormuşum, vuruluyormuşum gibi gösterip kendimi yere attım. Silah sesi gibi gelmesini istedik, torpil kullandık. Arabanın arkasında yapıp yere yattık. Kan içinde gıda boyası kullandık. Çevredeki insanlar gerçek sandı. O kadar iyi oynadık ki herhalde gerçek sanıp şikayet ettiler. Polisler de gelip şikayet üzerine bizi karakola götürdüklerini söylediler. İfade verip çıktık" diye konuştu. "İyi ki evet" Nazlı Gümüş ise evlilik teklifinin hayallerindeki gibi olduğunu belirterek, "Yaşadığımız kötü bir durumdu ama hep hayalim olan bir evlilik teklifi aldım. Çok mutluyum. İyi ki evet" dedi.
CHP’li Adana Büyükşehir Belediyesinde rüşvet olarak tencere tava alındığı iddiası
11 Temmuz 2025 Cuma - 11:10 CHP’li Adana Büyükşehir Belediyesinde rüşvet olarak tencere tava alındığı iddiası Adanalı müteahhit Emrah Köse, belediyeden alacağını tahsil etmek için, eski Mali Hizmetler Daire Başkanına rüşvet olarak istediği tencere, tava ve tabak aldığını öne sürdü. WhatsApp konuşmalarını tek tek dosya haline getiren Köse, suç duyurusunda bulundu. Adana Büyükşehir Belediyesi’nin 2019 yılından önce açmış olduğu "Temizlik malzemesi, hırdavat, kırtasiye, gıda malzemeleri" ihalesini müteahhit Emrah Köse kazandı. İhale şartlarını yerine getiren Köse, belediyeden paranın bir kısmını aldı. Hak edişinin tamamını uzun bir süre alamayan Köse’nin, geride kalan 10 milyon TL’yi tahsis etmek için belediyenin dönemin Mali Hizmetler Daire Başkanı A. A.’a tencere, tabak gibi rüşvet ile elden para verdiği öne sürüldü. Bir süre önce daire başkanlığı görevinden alınan ve başkanlık makamı emrine danışman olarak verilen A.A.’nın ile Köse’nin WhatsApp yazışmaları ortaya çıktı. Yazışmalarının arasında A. A.’nın Köse’den kağıt havlu bile istediği siparişinin yanlış gelmesi üzerine "Havlu yerine tuvalet kağıdı göndermişsin" diyerek fırça attığı görüldü. A.A. ile WhatsApp konuşmalarını tek tek dosya haline getiren Emrah Köse, Adana Adliyesi’ne giderek Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu. 2018 yılında girdiği ihaleleri kazanan ve malzemeleri belediyeye teslim ettiğini ifade eden Emrah Köse yaşadığı süreci şöyle anlattı: "2019 yılında yerel seçimi CHP kazandı. 9-10 milyon lira alacağım vardı. Belediye Başkanı Zeydan Karalar, ’Bu malları bizim dönemimizde vermedin. Sana para vermeyeceğiz’ dedi. Daha sonra belediyede birilerinin vasıtasıyla A. A.’ya yönlendirildim. Dönemin Mali Hizmetler Daire Başkanı olan A. A. paramı vereceğini ancak avukatımı değiştirmemi istedi. Avukatımı değiştirdim. Ondan sonra rüşvet çarkının içine girdim. Bana tencere, tava ve tabak görselleri atmaya başladı. Hatta tencerelerin derinlik santimini bile yazıyordu. Malzemeleri teslim ettiğim zaman parça parça ödeme veriyorlardı. Nakit parayı ise liseye giden oğluna otoparkta elden teslim ediyordum." Bugüne kadar belediyeden yaklaşık 9 milyon TL aldığını, ancak bu paranın büyük bölümünü yine rüşvet olarak verdiğini ileri süren Emrah Köse, "Ben tek değilim. Benim gibi birkaç müteahhit de parasını alabilmek için rüşvet vermek zorunda kaldı. Bunlar insanı kendinden utanır hale getiriyor. Tenceresinden, tavasından, tabağına kadar her şeyi rüşvet olarak istiyorlar. Havlu peçete bile istedi. Yanlışlıkla tuvalet kâğıdı göndermişim. A.A. ’Havlu yok, sen g... kâğıdı göndermişsin’ diye bana fırça attı. Yazışmalarımızda var" ifadelerini kullandı. A. A. ile WhatsApp konuşmalarını tek tek dosya haline getiren Emrah Köse, Adana Adliyesi’ne giderek suç duyurusunda bulundu. Müteahhit Köse, daha sonra Adana Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğü’ne giderek ifade verdi. Tencere tava rüşvet konuşmaları "Müteahhit: Bunlar nasıl? Daire başkanı: Granitleri iyi mi? Müteahhit: A. Marka 1. Sınıf Müteahhit: Tavası da var Daire başkanı: Bir de bundan lazım Daire başkanı: Bunların cm’leri ne? Müteahhit: 20 derin, 24 derin, 26 bunlar tencere".
Ücretsiz eğitimle rehabilitasyon merkezi özel gereksinimli çocuklara ve ailelerine umut oluyor
11 Temmuz 2025 Cuma - 10:51 Ücretsiz eğitimle rehabilitasyon merkezi özel gereksinimli çocuklara ve ailelerine umut oluyor Adana’da Dora Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi devlet desteğiyle özel gereksinimli çocuklara ve ailelerine umut oluyor. Merkez otizm spektrum bozukluğu, öğrenme güçlüğü, dil ve konuşma bozuklukları ile gelişim geriliği yaşan çocuklara kapsamlı destek sunuyor. Devlet bundan yaklaşık 10 yıl önce Rehberlik Araştırma Merkezi Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu Raporunda bireyin özel eğitim ve rehabilitasyon merkezine devam etmesini önermesi durumunda bireyin eğitim hizmetleri masrafını karşılamaya başladı. Bu sayede özel gereksinimli çocukların aileleri ceplerinden 1 kuruş daha çıkmadan çocuklarına eğitim aldırma imkanı buldu. Dora Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi de yüzlerce özel gereksinimli çocuğa hiç ücret elmadan profesyonel ekibiyle eğitim veriyor. Merkezde diyetisyen olarak görev yapan Özge Çakıroğlu, Adana’nın Seyhan ilçesinde, Yeşilyurt Mahallesi’nde yer alan Dora Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinin, özel gereksinimli çocuklara ve ailelerine umut olduğunu söyledi. Çakıroğlu, otizm spektrum bozukluğu, öğrenme güçlüğü, dil ve konuşma bozuklukları ile gelişim geriliği gibi durumlara yönelik kapsamlı destek sunduklarını dile getirdi. Güçlü, deneyimli ve profesyonel ekip Çakıroğlu, merkezin 2016 yılında Psikolojik Danışman Mehmet Çakıroğlu tarafından kurulduğunu, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olarak hizmet veren 3 farklı özel eğitim ve rehabilitasyon merkezine sahip olduklarını, otizmli bireylere ve ailelerine hizmet verdiklerini ifade ederek, "Birlikte güçlüyüz, birlikte iyileşiriz. Motivasyon, sabır, umut ve iyileşme, güçlü bir ekiple mümkündür, misyonunu benimsiyor. Bu vizyonla hareket eden Dora, multidisipliner bir ekip tarafından yönetiliyor ve bireysel ile grup programları düzenliyor" dedi. Eğitimde öncü Eğitimde öncü bir kurum olduklarını anlatan Çakıroğlu şöyle devam etti: "Merkezde, ABA (Uygulamalı Davranış Analizi), Floortime, Duyu Bütünleme Terapisi, Hareket Eğitimi, PREP, AD-IP ve Oyun Terapisi gibi bilimsel yöntemler, çocukların gelişimini desteklemek için özenle uygulanıyor." Uzman diyetisyen desteğiyle eğitim Çakıroğlu, merkezin, yalnızca eğitim ve rehabilitasyon hizmeti sunmakla kalmadığını belirterek, "Diyetisyen desteğiyle çocukların beslenme ve gelişim süreçlerini takip ederek yaşam kalitelerini yükseltiyor. Aile katılımını önemseyen merkez, ebeveynlerle iş birliği yaparak kalıcı başarılar elde ediyor. Modern fiziksel altyapısı, uzman kadrosu ve ulaşım kolaylığıyla dikkat çeken Dora, çocukların keyifle vakit geçirebileceği aktivite alanlarına da sahip. Ayrıca, özel çocuklar ile ailelerinin kültürel, doğal, tarihi geziler ile tiyatro, sinema gibi sanatsal etkinliklere de katılımları sağlanmaktadır" diye konuştu. "Her özel gereksinimli çocuğa sevgi ile dokunarak iyileştiriyoruz" Çakıroğlu, otizmin en büyük ilacının sevgi olduğuna dikkat çekerek şöyle devam etti: "Dora Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi, özel gereksinimli çocuklar için bir eğitim yuvasından fazlasını sunuyor; sevgi, sabır ve umutla dolu bir iyileşme yolculuğu vadediyor. Normal eğitimlerin yanı sara merkezde bulunan spor alanlarında yapılan etkinliklerle de özel gereksinimli çocukların spor ihtiyacı da gideriliyor. Yapılan tüm bu eğitimlerin sonunda merkezimiz özel gereksinimli çocuklara ve ailelere umut oluyor. Ailelerin buralardan evlerine mutlu olarak gitmesi günün yorgunluğunu alan en güzel işaret oluyor." Çakıroğlu, 5 tane uzman öğretici, 2 psikolog, 2 fizyoterapist (duyu bütünleme terapisti) , 3 hareket eğitim uzmanı, 1 odyolog , 1 dil konuşma terapisti , 1 tane diyetisyen eşliğinde eğitim verdiklerini söyledi.