Yerel Haberler
Adana
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:56 Op. Dr. Şanal: "Verilen kiloların kalıcı olup olmayacağı hastanın ameliyat sonrasındaki yaşam tarzına bağlı" Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ali Kaan Şanal, obezite cerrahisi sonrasında verilen kiloların kalıcı olup olmayacağının büyük ölçüde hastanın ameliyat sonrasındaki yaşam tarzına bağlı olduğunu belirterek, "Cerrahi müdahale mide hacmini küçülterek veya emilimi azaltarak önemli bir avantaj sağlasa da bu avantajın sürdürülebilir olması için hastanın bu süreçte istekli ve aktif rol alması gerekir" dedi. Günümüzde obezite, yalnızca bireysel bir sağlık sorunu olmanın ötesine geçerek dünya genelinde hızla yayılan ciddi bir halk sağlığı problemi haline gelmiş durumda. Obezite, artık tüm yaş gruplarını etkileyen yaygın bir sağlık tehdidi olarak karşımıza çıkıyor. Obezitenin, bireylerin yaşam kalitesini düşürdüğünü ve hatta erken ölümlere zemin hazırladığını belirten Medline Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ali Kaan Şanal, "Obezite cerrahisi, ileri derecede kilo problemi yaşayan bireylerde, kilo kaybını sağlamak ve obeziteye bağlı hastalıkların riskini azaltmak amacıyla uygulanan bir yöntemdir. Ancak, verilen kiloların kalıcı olması, hastaların da bu sürece aktif ve olumlu bir şekilde katılımı ile mümkündür" diyerek obezite cerrahisi hakkında bilgiler verdi. Obezite hastalıklara kapı aralıyor Op. Dr. Şanal, obezite başta tip 2 diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıkları olmak üzere birçok kronik hastalığın gelişiminde önemli bir risk faktörü olduğunu belirterek, "Bununla birlikte kas-iskelet sistemi sorunları, solunum problemleri ve bazı kanser türleri ile de doğrudan ilişkilendirilmektedir. Bu nedenle obezite, önüne geçilmesi gereken ciddi ve küresel bir sağlık sorunudur. Obezite cerrahisinde kullanılan yöntemler; mide hacmini küçülterek besin alımını kısıtlamayı, bağırsakların bir bölümünü devre dışı bırakarak emilimi azaltmayı ya da her iki etkiyi birlikte oluşturarak kalıcı kilo kaybı sağlamayı hedefler. Bu yönüyle obezite cerrahisi, düşünülenin aksine yalnızca estetik bir müdahale olmayıp, hastanın yaşam süresi ve kalitesini artıran önemli bir sağlık uygulamasıdır" dedi. Her birey için uygun olmayabilir Obezite cerrahisi her kilolu birey için uygun bir yöntem olmadığından hasta seçiminin büyük önem taşıdığını kaydeden Şanal, "Genel olarak vücut kitle indeksi (VKİ) 35 ve üzeri olan ya da VKİ 30’un üzerinde olup obeziteye bağlı ek hastalıkları bulunan bireyler bu tedavi için aday kabul edilir. Bununla birlikte; daha önce diyet, egzersiz ve medikal tedavi yöntemlerinden yeterli sonuç alamamış olmak, ameliyata engel teşkil edecek ciddi bir sağlık sorununun bulunmaması ve hastanın ameliyat sonrası yaşam tarzı değişikliklerine uyum sağlayabilecek durumda olması gerekmektedir. Tüm bu kriterler, multidisipliner bir ekip tarafından detaylı şekilde değerlendirilerek kişiye en uygun tedavi planı belirlenir" diye konuştu. Cerrahiden sonrası da önemli Obezite cerrahisinin sonrasında tamamen risksiz bir süreçten söz etmenin mümkün olmadığını kaydeden Şanal, şunları söyledi: "Zamanla mide hacminde bir miktar genişleme yaşanabilir veya hastalar eski beslenme alışkanlıklarına geri dönebilir. Özellikle yüksek kalorili sıvı gıdaların tüketimi, sık ve kontrolsüz atıştırma gibi davranışlar yeniden kilo alımına zemin hazırlayacaktır. Bu nedenle cerrahi tedavi, tek başına bir çözüm değil; yaşam boyu devam etmesi gereken bir disiplinin ilk adımı olarak değerlendirilmelidir. Obezite cerrahisi sonrasında verilen kiloların kalıcı olup olmayacağı, büyük ölçüde hastanın ameliyat sonrasındaki yaşam tarzına bağlıdır. Cerrahi müdahale; mide hacmini küçülterek veya emilimi azaltarak önemli bir avantaj sağlasa da bu avantajın sürdürülebilir olması için hastanın bu süreçte istekli ve aktif rol alması gerekir. Uzman hekimlerin önerdiği kurallara uyulması, rutin doktor kontrollerinin aksatılmaması, diyetisyen tarafından hazırlanan beslenme programına sadık kalınması ve düzenli fiziksel aktivite yapılması durumunda elde edilen kilo kaybını uzun vadede korumak mümkündür."
Zarar gören köprü onarılmak yerine kapatıldı
06 Ağustos 2025 Çarşamba - 10:12 Zarar gören köprü onarılmak yerine kapatıldı Adana’da zarar gören köprü 4 ay önce onarılmak yerine Yüreğir Belediyesi tarafından kapatılınca vatandaş perişan oldu. Merkez Yüreğir ilçesinde Başak ve Levent Mahallesini birbirine bağlayan sulama kanalı üzerine kurulu olan köprü bundan yaklaşık 4 ay önce zarar gördü. Yüreğir Belediyesi sorumluluk alanında bulunun köprü belediye yetkilileri tarafından yapılmak yerine kapatıldı. Köprünün hem Başak hem de Levent Mahallesi tarafı saclarla engellenince vatandaş perişan oldu. Hem pazara hem de okula geçişi sağlayan köprü bir türlü yapılmayınca vatandaşlar nem ile birlikte 50 derece sıcakta metrelerce yürümek zorunda kaldı. Mahalle sakinlerinden Cumali Karadağ, "Okulların açılmasına bir ay kaldı ancak köprü hâlâ yapılmadı. Bu köprüden öğrenciler geçmek zorunda ama şu an geçiş mümkün değil. Belediye ekipleri geldi ancak köprüyü onarmak yerine tamamen kapatıp gitti. Yolun karşısında pazar kuruluyor ama mahalle sakinleri, özellikle engelli vatandaşlar ve yaşlılar karşıya geçmekte büyük zorluk yaşıyor. En yakındaki köprüye ulaşmak için uzun mesafe yürümek zorundalar. Belediye tarafından şu ana kadar herhangi bir çalışma başlatılmadı. Vatandaşlar bir an önce çözüm bekliyor" dedi. Mahalle sakini Hatice Demir ise, "Gerçekten çok mağduruz. Yolun karşısına geçmek için uzun mesafe yürümek zorunda kalıyoruz. Ben kalp hastasıyım ve bu yürüyüş beni çok zorluyor. Yolun bu tarafında oturuyorum, karşıda pazar kuruluyor. Köprüde bir sorun yokken alışverişimizi rahatça yapabiliyorduk ama şimdi gidemiyoruz. Mahalleli perişan durumda" diye konuştu.
ADASO’da devlet destekleri anlatıldı
06 Ağustos 2025 Çarşamba - 09:37 ADASO’da devlet destekleri anlatıldı Adana Sanayi Odası ev sahipliğinde devlet destekleri bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Sakıp Sabancı Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantıya, KOSGEB ve Çukurova Kalkınma Ajansı (ÇKA) yetkilileri katılarak çeşitli destek programları hakkında kapsamlı sunumlar gerçekleştirdi. Etkinliğin açılışında konuşan Adana Sanayi Odası Genel Sekreteri Veli Oğuz, "Adana Sanayi Odası olarak, 60 yıllık birikimimizle başta sanayicilerimiz olmak üzere kentimizin sürdürülebilir kalkınması için gayretle çalışıyoruz. Üyelerimizden gelen geri bildirimler doğrultusunda, çeşitli konularda bilgilendirme toplantıları düzenliyoruz. Özellikle devlet destekleri konusundaki bilgi talepleri son dönemde oldukça arttı. En son gerçekleştirdiğimiz üye memnuniyet anketinde de bu konu en çok talep edilen başlıklardan biri oldu. Bu çerçevede, FOSTER Projesi başta olmak üzere KOSGEB ve Kalkınma Ajansımızın sunduğu destekler hakkında sizleri bilgilendirmek amacıyla bu etkinliği düzenledik" dedi. Proje bazlı iş yapma kültürünün önemine de dikkat çeken Oğuz, "Projeler zaman zaman karmaşık ve zahmetli görünebilir. ’Neden bu kadar prosedür var’ ya da ’bu kadar evrak gerekli mi’ gibi sorular akıllara gelebilir. Ancak önceki kalkınma ajansı deneyimlerimden de biliyorum ki bu süreçler kurumların gelişimine, kurumsallaşmasına ve planlı çalışma alışkanlıklarının yerleşmesine ciddi katkı sağlıyor. Projeler sayesinde planlama, uygulama, süreç yönetimi ve sonuç analizi gibi birçok aşama bir arada yürütülüyor. Her destek programının kendi kuralları olduğunu da unutmamak gerekir. Rehberlerin dikkatle okunması, analizlerin gerçekçi ve güncel verilerle yapılması, projelerin başarısı için oldukça önemlidir. Gerçeğe aykırı beyanlar ya da zayıf hazırlıklar projenin elenmesine neden olabiliyor. Ayrıca başvuruların son güne bırakılmaması gerektiğini özellikle hatırlatmak isterim. Teknik aksaklıklar ya da diğer sebeplerle başvuru yapılamaması gibi durumlar sıklıkla yaşanıyor. Bugün artık kamu kurumları çok daha açık iletişim kurabiliyor. Destek çağrılarına başvururken kurum yetkilileriyle doğrudan temasa geçmeniz büyük fayda sağlayacaktır. Bu toplantılar da bu anlamda sizler için bir fırsat sunmaktadır" diye konuştu. İlk oturumda, KOBİ’lere yönelik finansman desteklerinin anlatıldığı FOSTER 2 - İstihdam Taahhütlü KOBİ Finansman Destek Programı hakkında bilgi veren Proje Danışmanı Çağatay Başaran, istihdam taahhüdüyle uygun şartlarda finansmana erişim sağlayan bu programın detaylarını aktardı. KOBİ Uzmanı Onur Kaya ise kurumun güncel destekleri, başvuru süreçleri ve dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Toplantının ikinci bölümünde ise Çukurova Kalkınma Ajansı Program Yönetim Birim Başkanı Ayşegül Kaplan, SoGreen - Sürdürülebilir Büyüme ve Yeşil Dönüşüm Hızlandırıcı Hibe Desteği ve Yönetim Danışmanlığı Teknik Destek Programı kapsamında sunulan destekleri paylaştı. ÇKA Uzman Personeli Burak Can Gezer ise son oturumda, Yeni Yatırım Teşvik Sistemi ve Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı hakkında bilgi vererek, yatırımcılara sunulan vergi avantajları, destek kalemleri ve başvuru süreçlerine değindi. Toplantı soru cevap oturumu akabinde son buldu.
Uzmanı uyardı: "Aşırı sıcaklarda, herkes ciddi risk altında"
06 Ağustos 2025 Çarşamba - 09:33 Uzmanı uyardı: "Aşırı sıcaklarda, herkes ciddi risk altında" Türkiye’nin en sıcak illerinden Adana’da havaların mevsim normallerinin üzerinde gitmesi nedeniyle uyarıda bulunan Kardiyovasküler Cerrahi Uzmanı Dr. Utku Alemdaroğlu, kalp hastaları başta olmak üzere herkesin ciddi rsik altında olduğunu söyledi. Adana’da hava sıcaklıkları 40 dereceyi aştı. Hal böyle olunca kalp hastaları başta olmak üzere birçok kronik hasta aşırı sıcaktan etkilendi.Konulya ilgili Acıbadem Adana Hastanesi Kardiyovasküler Cerrahi Uzmanı Dr. Utku Alemdaroğlu İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Dr. Alemdaroğlu, iklim değişikliğinin etkileriyle birlikte sıcakların daha da hissedilir olduğuna değindi. Dr. Alemdaroğlu açıklamasında, "Kronik hastalığı olan hastalar, mümkün mertebe sıcak saatlerde dışarı çıkmamalı. Bu hastaların işlerini havanın daha serin olduğu sabah ve akşam saatlerinde yapmaları çok önemli. Sıcak havalarla beraber nefes darlığı ve kalp yetmezliği gibi şikayetler giderek artış gösteriyor. Özellikle altta yatan kronik bir hastalığı olan hastalarda bu durum hayatı tehdit edebilir bir hal alıyor. Bu hastaların bol su tüketmeleri, ilaçlarını düzenli kullanmaları, ani tansiyon değişikliklerine karşı dikkatli olmaları ve doktor kontrollerini aksatmamaları gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Varis hastaları da çoraplarını kullanmalı" Varis hastalarının şikayetlerinin de yaz aylarında artış gösterdiğine dikkat çeken Dr. Alemdaroğlu, "Sıcaklarla beraber varis hastalarının şikayetleri de arttı. Yaz aylarında en çok polikliniğimize başvuran hasta gruplarında birisi de, Lipoödem, venöz yetmezlik gibi toplar damar hastalığı olan hastalar. Bu hastaların da diyetlerine, hareketlerine ve kullanabildikleri müddetçe kompresyon çoraplarını kullanmalarına dikkat etmelerini öneriyoruz. Yaz sıcakları damarların genişlemesine ve varise bağlı sıkıntıların saha çok hissedilmesine yol açar. İlaçlar ve çorap, her banyo sonrası bacakların soğuk suyla yıkanması bacaklardaki damarların genişlemesini azalttığı gibi kanın kalbe dönüşünü de hızlandırır. Hastalarda, şişlik ağrı gibi varise bağlı şikayetler azalır" dedi. Kronik hastalar başta olmak üzere herkesin yeterli sıvı tüketmesi gerektiğine değinen Kardiyovasküler Cerrahi Uzmanı Dr. Utku Alemdaroğlu, daha sonra şunları söyledi: "Hem sıcak hem nem gerçekten insan hayatını yaşanmaz kılıyor. Her hastalığın kendine has bir takım uyulması gereken önemli noktaları var. Normal kişiler bile bu sıcaklarda ciddi risk altında. Çok fazla sıvı kaybı, aşırı yemek yemek, su tüketmemekle beraber ciddi tansiyon düşüklükleri, denge bozuklukları, sıcak çarpması ve ona bağlı bir takım problemler oluşabiliyor. Yine toplum sağlığı açısından bakacak olursak sıcaklarda hijyenin de bozulmasıyla beraber dışarıda yemek yiyen kişilerde bağırsak enfeksiyonları ve buna bağlı problemler oluyor. Özetle özellikle bilinen hastalığı olan bireyler başta olmak üzere herkesin işlerini serin saatlerde yapması, Akdeniz tipi beslenmeye, kişisel hijyene önem vermesi, açık renk ve hafif giysiler tercih etmesi ve bol su içerek vücutlarını sıcağa karşı koruması gerekmekte."
Gaziantep’in tescilli lezzeti, Adana’da onlarca çeşide büründü
06 Ağustos 2025 Çarşamba - 09:31 Gaziantep’in tescilli lezzeti, Adana’da onlarca çeşide büründü Gaziantep’te kahvaltıda tüketilen tescilli lezzeti katmeri Adana’da çeşitlendiren tatlıcının çıkarttığı ürünler kent genelindeki tatlıcılarda artık satılır hale geldi. Gaziantep’te yöre halkının vazgeçilmezi olan katmer, unutulmaz bir lezzet oluyor. Tatlı olarak tanınan ve Gaziantep’te ise kahvaltıda yenen bu lezzetin sınırları şehrin sınırlarını aştı. Adanalı tatlıcı Zeynep Geyik ise geleneksel katmeri çeşitlendirip waffle, çubuk, çöp şiş, simit, kare katmer ve birçok çeşidini yaptı.Artık Adanalıların her gün keyifle tükettiği tatlı haline gelen katmer, kent genelindeki tatlıcılarında ilgisini çekti. Adanalı tatlıcı Zeynep Geyik’in yaptığı çubuk ve çöp şiş katmer artık birçok tatlıcı da satılır hale geldi. Tescilli ’Adana Bombası’ da yapıldı Öte yandan Adanalı tatlıcı Zeynep Geyik, katmer hamuruyla yapıp tescillediği ’Adana Bombası’ tatlısına coğrafi işaret tescil belgesi aldı. İhlas Haber Ajansı muhabirlerine bilgi veren tatlıcı Zeynep Geyik, Adana’nın katmeri artık benimsediğini ve yöresel bir lezzet haline geldiğine dikkat çekerek, "Adana halkı katmeri çok sevdi ve Adana’mıza tanıttık. Klasikleşmiş katmerimizi yeniliklerimizle beraber çeşitlendirdik. Adana Bombası’na tescil belgesi aldık. Ayrıca çikolatalarını da çeşitlendirdik. Güzel dönüşler alıyoruz. Çocuklar özellikle çubuk katmeri çok sevdi" dedi. "İlk yapan biziz, devamını da getireceğiz" Adana’daki birçok tatlıcının da kendisinin yaptığı ürünleri menüsüne koyduğuna değinen Geyik, "Biz bu ürünleri çıkarttığımızdan bu yana birçok tatlıcı esnaf arkadaşlarımız da bizden görerek bu ürünleri yapmaya başladılar. Kendi menülerine de katmışlar. Açıkçası benim ürünümü kendi menülerine koymalarına da sevindim. Bunu ilk yapan biziz, devamını da getireceğiz, halen çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. "Adana’mıza yeni tatlar, yeni lezzetler getirdik" Menülerinin artık ansiklopedi gibi kalın sayfalar haline döndüğünü vurgulayan Geyik, "Katmerlere ne yenilik yapabiliriz diye çalışmalarımız sürüyor. Yüze yakın çeşit ürünümüz var. Menü artık menülükten çıkmış bir ansiklopedi gibi olmuş. İnsanlar buraya geldiğinde ne yiyeceğini şaşırıyor ve her geldiklerinde yeni ürünler deniyorlar. Adana halkı artık katmeri benimsedi. Adana’mıza yeni tatlar, yeni lezzetler getirdik. Bunun için de seviniyoruz, mutluyuz" diye konuştu.
Gaziantep’in tescilli lezzeti, Adana’da onlarca çeşide büründü
06 Ağustos 2025 Çarşamba - 09:20 Gaziantep’in tescilli lezzeti, Adana’da onlarca çeşide büründü Gaziantep’te kahvaltıda tüketilen tescilli lezzeti katmeri Adana’da çeşitlendiren tatlıcının çıkarttığı ürünler kent genelindeki tatlıcılarda artık satılır hale geldi. Gaziantep’te yöre halkının vazgeçilmezi olan katmer, unutulmaz bir lezzet oluyor. Tatlı olarak tanınan ve Gaziantep’te ise kahvaltıda yenen bu lezzetin sınırları şehrin sınırlarını aştı.Adanalı tatlıcı Zeynep Geyik ise geleneksel katmeri çeşitlendirip waffle, çubuk, çöp şiş, simit, kare katmer ve birçok çeşidini yaptı.Artık Adanalıların her gün keyifle tükettiği tatlı haline gelen katmer, kent genelindeki tatlıcılarında ilgisini çekti. Adanalı tatlıcı Zeynep Geyik’in yaptığı çubuk ve çöp şiş katmer artık birçok tatlıcı da satılır hale geldi. Tescilli Adana Bombası’da yapıldı Öte yandan Adanalı tatlıcı Zeynep Geyik, katmer hamuruyla yapıp tescillediği ’Adana Bombası’ tatlısına coğrafi işaret tescil belgesi aldı. İhlas Haber Ajansı muhabirlerine bilgi veren tatlıcı Zeynep Geyik, Adana’nın katmeri artık benimsediğini ve yöresel bir lezzet haline geldiğine dikkat çekerek, "Adana halkı katmeri çok sevdi ve Adana’mıza tanıttık. Klasikleşmiş katmerimizi yeniliklerimizle beraber çeşitlendirdik. Adana Bombası’na tescil belgesi aldık. Ayrıca çikolatalarını da çeşitlendirdik. Güzel dönüşler alıyoruz. Çocukların özellikle çubuk katmeri çok sevdi" dedi. "İlk yapan biziz, devamını da getireceğiz" Adana’daki birçok tatlıcının da kendisinin yaptığı ürünleri menüsüne koyduğuna değinen Geyik, "Biz bu ürünleri çıkarttığımızdan bu yana birçok tatlıcı esnaf arkadaşlarımız da bizden görerek bu ürünleri yapmaya başladılar. Kendi menülerine de katmışlar. Açıkçası benim ürünümü kendi menülerine koymalarına da sevindim. Bunu ilk yapan biziz, devamını da getireceğiz, halen çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. "Adana’mıza yeni tatlar, yeni lezzetler getirdik" Menülerinin artık ansiklopedi gibi kalın sayfalar haline döndüğünü vurgulayan Geyik, "Katmerlere ne yenilik yapabiliriz diye çalışmalarımız sürüyor. Yüze yakın çeşit ürünümüz var. Menü artık menülükten çıkmış bir ansiklopedi gibi olmuş. İnsanlar buraya geldiğinde ne yiyeceğini şaşırıyor ve her geldiklerinde yeni ürünler deniyorlar. Adana halkı artık katmeri benimsedi. Adana’mıza yeni tatlar, yeni lezzetler getirdik. Bunun için de seviniyoruz, mutluyuz" diye konuştu. (UMT-HİV-
Sahte diploma çetesi lideri Ziya Kadiroğlu, 2018’de aynı suçtan gözaltına alınmış
05 Ağustos 2025 Salı - 15:09 Sahte diploma çetesi lideri Ziya Kadiroğlu, 2018’de aynı suçtan gözaltına alınmış Ankara merkezli 23 ilde sahte diploma çetesine yönelik yapılan operasyonlarda yakalanan elebaşı Ziya Kadiroğlu’nun 2018 yılında aynı suçtan Adana polisi tarafından yapılan operasyonla gözaltına alındığı ortaya çıktı. O dönem hakkındaki suçlamalara ilişkin Kadiroğlu’nun, "Komplo kuruldu" diyerek kendisini savunduğu öğrenildi. Ankara merkezli 23 ilde sahte diploma çetesine yönelik yapılan operasyonda aralarında çete lideri olduğu öne sürülen Ziya Kadiroğlu ile birlikte 197 şüpheli yakalanmıştı. Yakalanan şüphelilerden 37’si tutuklanırken 150’si adli kontrol şartıyla serbest kaldı. Çete lideri olduğu öne sürülen Kadiroğlu’nun, 2018 yılında da Adana polisi tarafından ‘sahte diploma’ suçundan yapılan operasyonla gözaltına alındığı ortaya çıktı "Komplo kuruldu" demişti 2018 yılının Nisan ayında yapılan operasyonda yakalanan şüphli Ziya Kadiroğlu hakkında, etrafında topladığı kişilerle suç örgütü kurarak, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık yapmak suretiyle haksız kazanç sağladığı, ayrıca, suç örgütünün değişik illerde, sınavlara girecek olanlara sınavı kazandırma vaadinde bulunduğu, sahte kimlik ve evrak düzenlediği, maddi sıkıntı içerisindeki öğrencilere para vererek örgüt adına çalıştırdıkları, ’joker’ tabir edilen adayların yerine sınava girecek kişilere kalacak yer sağlayıp özel ders aldırdıkları da ileri sürülmüştü. Bütün bu iddialara karşı Kadiroğlu, kendisine komplo kurulduğunu iddia etmişti. Öte yandan, Ziya Kadiroğlu’nun benzer suçlardan 14 kaydı olduğu öğrenildi.
Atıl araziler ekonomiye kazandırıldı: Yerli tohumla rekolte yüz güldürdü
05 Ağustos 2025 Salı - 11:29 Atıl araziler ekonomiye kazandırıldı: Yerli tohumla rekolte yüz güldürdü Adana’nın Saimbeyli ilçesinde belediye, atıl durumdaki verimli arazileri ekonomiye kazandırmak amacıyla 60 dönüm tarlaya buğday ekti. İlk kez ekim yapılan ve yerli tohum kullanılan araziden elde edilen verim yüz güldürdü. Saimbeyli Belediye Başkanı Mahmut Dal’ın öncülüğünde gerçekleştirilen çalışmada, ilçede atıl duruma olan 60 dönüm alana Taner çeşidi buğday ekimi yapıldı. İlk hasadı gerçekleştirilen buğdayda rekolte beklentilerin üzerinde çıktı. Yıllardır boş kalan verimli topraklar, uzun bir aranın ardından yeniden üretime kazandırılmış oldu. 2 gün sürecek olan hasat sonrasında yaklaşık 25 ton ürün elde edilmesinin beklendiği belirtildi. Saimbeyli Belediyesine üretime gönüllü destek veren Hüseyin Bulanık, "Belediye Başkanımızın çalışmasıyla boş arazilere ata-dede tohumlarını ektik. İlk denememizi Taner buğdayıyla yaptık. Verim çok güzel, yüksek rekolte bekliyoruz. Bu tarlalar daha önce kullanılmıyordu, toprak çok verimli. Saimbeyli’de arpa, buğday, kiraz, sumak, domates gibi birçok ürün yetişiyor. Hayvancılıkta da samanlar değerlendirilecek, ziyan olacak hiçbir şey yok" dedi. "Daha fazla üreticiye destek olacağız" Belediye Başkanı Mahmut Dal ise, "Saimbeyli Belediyesi olarak tarımsal kalkınma ve sürdürülebilirlik adına önemli bir adım attık. Bu yıl 60 dönümde gerçekleştirdiğimiz buğday ekiminin hasadını yapmanın gururunu yaşıyoruz. Amacımız hem yerel ekonomiyi güçlendirmek hem de ilçemizin tarımsal potansiyelini ortaya çıkarmak. Önümüzdeki yıl bu çalışmayı 500 ila 1000 dönüme çıkararak daha fazla üreticiye destek olacağız. Saimbeyli’yi tarımda marka haline getirmek için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu.