Yerel Haberler
Adana
27 Nisan 2026 Pazartesi - 14:11 Adana’nın gelecek vizyonu bu panelde çizildi: "Akıllı Enerji, Akıllı Sanayi" Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) ev sahipliğinde düzenlenen "23. Ekserji ve Uygulamaları Yaz Kursu", final gününde dev bir panele sahne oldu. "Akıllı Enerji, Akıllı Sanayi: Adana’nın Gelecek Vizyonu" başlıklı panelde, kentin sanayi potansiyeli ile sürdürülebilir enerji stratejileri masaya yatırıldı. Prof. Dr. Adnan Midilli’nin moderatörlüğünde gerçekleşen panele; akademik ve iş dünyasından isimler katıldı. Panelde, Adana sanayisinin küresel rekabet gücünü artırmak için "Akıllı Enerji" sistemlerine geçişin bir tercih değil zorunluluk olduğu vurgulandı. Özellikle Avrupa Yeşil Mutabakatı sürecinde ekserji yöntemlerinin sanayideki enerji kayıplarını en aza indirmede oynayacağı kritik rol konuşuldu. Adana Sanayi Odası (ADASO), Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) ve Çukurova Kalkınma Ajansı (ÇKA) temsilcileri, bölgedeki sanayi tesislerinin teknolojik dönüşümü ve sürdürülebilir kalkınma projeleri hakkında güncel verileri paylaştı. Rektör Sözen’den panelistlere teşekkür plaketi Panelin ardından programın kapanış seremonisine geçildi. ATÜ Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen, panelin gerçekleşmesine sundukları katkılar ve üniversite-sanayi iş birliğine verdikleri desteklerden dolayı panelistlere ve programa eğitmen olarak katılan Prof. Dr. Yunus Çengel, Prof. Dr. Arif Hepbaşli ve Prof. Dr. Mehmet Karakilçik’a teşekkür ederek plaket takdiminde bulundu. Rektör Sözen, takdim sırasında yaptığı konuşmada, "Akademik bilginin sanayideki uygulama gücüyle birleşmesi, Adana’nın sadece bölgede değil, dünyada bir enerji ve sanayi üssü haline gelmesi için en büyük anahtarımızdır" dedi. Etkinlik, plaket töreninin ardından düzenlenen kapanış kokteyli ile sona erdi.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 12:01 Fekeli gaziden Kaymakam Yılmaz’a, Ferdi Tayfur’un "Hatıran Yeter" şarkısıyla teşekkür Hakkari’nin Çukurca ilçesinde EYP patlaması sonucu iki gözünü kaybeden Fekeli gazi Uzman Çavuş Ahmet Gür, paraya sıkışınca çok sevdiği otomobilini satmak zorunda kaldı, durumu öğrenen Feke Kaymakamı Feyza Yılmaz, aracı bulup satın alarak gaziye hediye etti. Gazinin teşekkürü ise hem gülümsetti hem de yürekleri ısıttı. Gazi Uzman Çavuş Ahmet Gür, Hakkari Çukurca 2. Hudut Tugay Komutanlığı 1. Komando Taburu emrinde görev yaparken 11 Ağustos 2020’de Kuzey Irak sınır hattında EYP patlaması sonucu iki gözünü kaybetti. Gür, mesleğe başladığı yıl kazandığı ilk paralarıyla bir otomobil satın aldı. Gür, çok sevdiği ilk otomobilini, evininin tadilat işlemlerinde paraya sıkışınca satmak zorunda kaldı. Gür, gözlerini kaybettiği için büyük hevesle aldığı ve çok sevdiği otomobiline sadece bir kez binebilmişti. "Gözlerim açılsa bu kadar sevinmezdim" Durumu öğrenen Feke Kaymakamı Feyza Yılmaz, aracı buldurup satın alarak gaziye hediye etti. Gazi Ahmet Gür, Ankara GATA’daki kontrolü sırasında Kaymakam Feyza Yılmaz’ın sürpriziyle büyük mutluluk yaşadığını belirterek, "Bu anlamlı hediye ile gözlerim açılsa bu kadar sevinmezdim" diyerek duygularını dile getirdi. Otomobiline kavuşmasının ardından şehit Eren Kızıldağ ve Bünyamin Çabuk’un fotoğraflarını aracının arka camına astığını belirten Gür, onları unutturmamak için aracını bu şekilde dekore ettiğini ifade etti. Gür, arkadaşının yardımıyla aracıyla kaymakamlık bahçesine giderek Kaymakam Feyza Yılmaz’a teşekkür etti. Gür, kaymakamlık binası önünde Adanalı merhum sanatçı Ferdi Tayfur’un "Hatıran Yeter" isimli şarkısını da çalarak mutluluğunu dile getirdi. "Sadece bir kez kullanabildim" Gür, İhlas Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, mesleğe başladığında ilk kazançlarıyla aldığı otomobili, gözlerini kaybettiği için sadece bir kez kullanabildiğini belirterek, "Bir arabam vardı, ilk göz ağrım. 2019’da 12 bin liraya almıştım. Sadece bir kez kullandım, çok hoşuma gitmişti. Patlamadan sonra ’gözlerimizi kaybettik ama hiçbir hayalimiz ertelenmesin’ dedim. Arabamı A’dan Z’ye yaptırdım. 2023 yılında ev yaptırırken maddi sıkıntı yaşadım ve satmak zorunda kaldım" diye konuştu. Feyza kaymakam durumu öğrenince duyarsız kalamadı Gür, kaymakamın bir ziyaret sırasında konuyu öğrendiğini belirtip, "Bir safra kesesi ameliyatı olmuştum. Kaymakamımız ziyaretime gelmişti. Ziyaret sırasında konu açıldı. Kendisi aracı almak istedi, ben kabul etmedim. Daha sonra Ankara’ya kontrole gittiğimde arayıp aracı aldığını söyledi. Devir işlemlerini annemin üzerine yaptık. O an ’gözlerim açılsa bu kadar sevinmezdim’ dedim" ifadelerini kullandı. Kaymakamın bu davranışının kendisi için çok anlamlı olduğunu vurgulayan Gür, "6 yıldır bana gazi olduğumu hissettiren, bu değeri gösteren Kaymakamımız Feyza Yılmaz’dır. Allah razı olsun. Bu denli yanımda olması bana çok şey hissettirdi" dedi. Aracına yeniden kavuştuğu anı anlatan Gür, "Eski hatıralarım yeniden canlandı. Aracımı tek başıma kullanamasam da arkadaşlar sağ olsun gezdiriyor. Arabaya bindiğimde, dokunarak hissettiğimde hatıralarım yeniden canlanıyor" şeklinde konuştu. "Bugün görev olsa yine giderim" Vatan uğruna her zaman göreve hazır olduğunu vurgulayan Gür, "Bugün görev olsa yine giderdim. Patlama sonrası Kuzey Irak sınır hattından Ankara’ya kadar bilincim açıktı. ’Yüzümü temizleyin, tekrar göreve gideyim’ dedim. Bir dosya açılsa yine giderim. Görmüyorum ama yine giderim" dedi.
Kızını bıçakla kovalayan anne tutuklandı
24 Ağustos 2025 Pazar - 14:47 Kızını bıçakla kovalayan anne tutuklandı Adana’da kızını bıçakla kovalayan anne çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olay, dün öğle saatlerinde Yüreğir ilçesi Yavuzlar Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre Ayşegül Y. (35), kızı 10 yaşındaki E.H.Y.’ye bıçak çekti. Kız korkuya kapılarak sokağa kaçıp çevredekilerden yardım istedi. Kızın çığlıklarını duyan vatandaşlar hemen olaya müdahale etti. Bu anlar ise çevredekiler tarafından cep telefonu ile anbean görüntülendi. Görüntülerin ortaya çıkması üzerine Yüreğir İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Yavuzlar Mahallesi’nde anne Ayşegül Y.’yi (35) gözaltına aldı. 10 yaşındaki E.H.Y. ise akrabalarının evinde bulunarak koruma altına alındı. Anne ifadesi alındıktan sonra bugün adliyeye sevk edildi. Sevk sırasında anne kızını koruduğunu ona bıçak çekmediğini söyledi. Savcıda ifade veren anne, sevk edildiği nöbetçi mahkemece tutuklandı. Annenin ifadesi ortaya çıktı: "Amacım kızımı korumaktı" Anne Ayşegül Y’nin ifadesinde eski eşiyle telefonda tartışma yaşadığını kızının da kulak misafiri olduğunu, bu yüzden halasının yanına gideceğinden haberinin olmadığından olayın yaşandığını söylediği öğrenildi. Eski eşimin arkadaşı olarak öğrendi S.B.’nin motosikletiyle evinin önüne gelerek kızını motora bindirip götürmeye çalıştığını ifadesinde anlatan anne," Evin mutfağında salata yaparken gördüm, bunun üzerine sokağa çıkıp yaşadığım panikle elimde bıçak olduğunu farketmeden kızıma eve geçmesini ve nereye gittiğini sordum, çekiştirip evin içerisine ısrarla girmesini söyledim. Kızım beni dinlemedi, S. isimli şahsın motosikletinin arkasına binerek uzaklaşıp gitti, farkında olmadan sokağa elimde bıçakla çıktım, ama kızıma zarar vermek gibi bir niyetim kesinlikle yoktur" dediği ortaya çıktı. Kızına asla zarar vermeyeceğini belirten annenin, amacının kızını korumak olduğunuda söylediğini ifade ettiği öğrenildi.
Adana’da mısırda 1 milyon 135 bin ton rekolte bekleniyor
24 Ağustos 2025 Pazar - 10:02 Adana’da mısırda 1 milyon 135 bin ton rekolte bekleniyor Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Atilla Bayazıt, bu yıl Adana’da 855 bin dekar alanda mısır ekimi yapıldığını 1 milyon 135 bin ton rekolte beklendiğini söyledi. Adana’da mısır hasadı devam ederken İl Tarım ve Orman Müdürü Bayazıt, tarlalarda üreticilerle bir araya gelerek hem hasat heyecanını paylaştı hem de sektörle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Bayazıt, Adana’nın mısır üretiminde ülkemizin en önemli merkezlerinden biri olduğunu vurgulayarak, 2025 yılı itibarıyla il genelinde 855 bin dekar alanda mısır ekimi yapıldığını, ortalama verimin bin 325 kilogram seviyesinde olmasının beklendiğini ve bunun 1 milyon 135 bin tonluk güçlü bir rekolte anlamına geldiğini ifade etti. Geçen yıl ilde 797 bin dekar alanda mısır üretimi yapılmış, ortalama verim bin 150 kilogram seviyesinde gerçekleşmiş ve toplam 917 bin ton rekolte elde edilmişti. Bu yıl hem ekim alanlarında hem de verimde artış sağlanması, üretim potansiyelinin güçlendiğini gösterdi. Hasadın şu ana kadar üçte birinin tamamlandığını belirten Bayazıt, üreticilerin emeğini desteklemek amacıyla bu yıl dekara 244 TL temel destek ve 244 TL planlı üretim desteği olmak üzere toplam 488 TL destekleme ödemesi yapılacağını kaydetti. Üreticilere önemli bir hatırlatmada da bulunan Bayazıt, doğa ve toprak sağlığını korumak amacıyla anız yakılmaması gerektiğinin altını çizdi. Bayazıt, "Doğamızı ve topraklarımızı korumak, geleceğe daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için hep birlikte duyarlı olmalıyız" dedi. Bayazıt sözlerini, "Tüm üreticilerimize bereketli bir hasat sezonu diliyorum. Adana, tarımda üretmeye ve ülke ekonomisine katkı sunmaya devam edecek" ifadeleriyle tamamladı.
Uzmanı uyardı: "Tırnağınızı değil, dişinizi yiyorsunuz. Fark etmeden diş köklerini eriten tehlike"
24 Ağustos 2025 Pazar - 09:27 Uzmanı uyardı: "Tırnağınızı değil, dişinizi yiyorsunuz. Fark etmeden diş köklerini eriten tehlike" Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanlarından Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, "Tırnak yeme, başlangıçta fark edilmeyen ama zamanla diş minesini aşındırarak çatlatan, dentini açığa çıkaran, dişlerin orta hattını kaydıran, çene kemiğini zorlayan ve hatta diş köklerini eriten bir süreçtir. Sadece ağız değil, tüm yüz yapısını etkileyebilir" dedi. Özkan, yaptığı açıklamada, günlük hayatın stresi, kaygı bozuklukları ve odaklanma problemleriyle ilişkilendirilen tırnak yeme alışkanlığının, sanıldığından çok daha ciddi ve kalıcı ağız-diş sorunlarına yol açtığını belirterek, " Tırnak yeme, başlangıçta fark edilmeyen ama zamanla diş minesini aşındırarak çatlatan, dentini açığa çıkaran, dişlerin orta hattını kaydıran, çene kemiğini zorlayan ve hatta diş köklerini eriten bir süreçtir. Sadece ağız değil, tüm yüz yapısını etkileyebilir. Dişin dış katmanı olan mine, sert yapısına rağmen, tırnak yeme sırasında, sürekli travmaya maruz kaldığında mikroskobik olarak açınır ve çatlar. Tırnak yeme sırasında oluşan tekrar eden baskı ve sürtünme, zamanla bu aşınma ve çatlakları derinleştirir. Mine tabakası hasar gördüğünde, alttaki dentin tabakası korumasız kalır. Dentin, dış etkilere daha açık ve yumuşaktır. Sonuçta diş ayrıkları/ diş aralıkları oluşmaya başlar ve dişlerin anatomik olarak estetik görüntüsü bozulur. Bu durumda dişlerde hassasiyet, çürük riski ve estetik bozulmalar kaçınılmaz hale gelir" diye konuştu. "Türkiye’de her 3 gençten 1’i tırnak yiyor" Özkan, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Türkiye Psikiyatri Derneği verilerine göre, 7-12 yaş arası çocukların yüzde 30’unun, ergenlerin yüzde 45’nin, yetişkinlerin ise yüzde 15’nin tırnak yeme alışkanlığına sahip olduğuna dikkat çekerek şunları kaydetti: "Stresli dönemlerde bu oranlar hızla artarken, diş hekimleri bu alışkanlığın ağız içinde oluştuduğu tahribatla her geçen gün daha fazla karşılaşıyor. Dişlerin orta hattında kayma, yüz simetrisinde bozulması oluyor. 2024 yılında yayınlanan bilimsel çalışmalarda, 8-12 yaş grubundaki çocuklarda tırnak yeme alışkanlığı olan bireylerde dişlerin orta hattında kaymalar ve kapanış bozuklukları saptandı. Dişlerin hizasında meydana gelen sapmalar, yüz simetrisinde bozulmalara, çene darlığına ve hatta çene eklemi problemlerine zemin hazırlar. Bu değişiklikler, gelişim döneminde kalıcı hale gelebilir. Tırnak yerken alt çene öne kayıyor. Yapısal sorun sürekli tırnak yeme alışkanlığı alt çenenin öne doğru kayma hareketi yapmasından dolayı, alt çene öne doğru gelerek çene eklem sorunu ve kapanış bozukluğuna sebep olmaktadır. Bu durum, yalnızca estetik bir problem oluşturmakla kalmıyor, çene kasları ve çiğneme fonksiyonu üzerinde de etkili oluyor." "Diş kök rezorpsiyonu (Diş kökü erimesi) çene kemiğinde geri dönüşsüz hasar" Tırnak yeme alışkanlığıyla ilgili en endişe verici durumlardan birinin de diş köklerinde rezorpsiyon (erime) oluşması olduğunu anlatan Özkan, "Kök rezorpsiyonu olan diş zamanla yerinden oynamaya başlar. Sürekli mikrotravma, dişin kök ucunda çene kemik erimesini tetikleyerek dişin çene kemiğindeki tutunma gücünü azaltır. Bu fark edilmezse, diş kaybı kaçınılmaz olur. Bu hasar röntgenle fark edilir ama çoğu hasta farkına bile varmaz. Tırnak altı, dış dünyayla en çok temas eden bölgelerden biri olduğu için çeşitli mikroorganizmaların barındıran yeridir. Tırnak yeme yoluyla bu bakteriler doğrudan ağız içine taşınır ve diş eti iltihapları, ağız kokusu ve sistemik enfeksiyonlara yol açabilir. Candida, Enterobacteriaceae ve Staphylococcus gibi tırnak içi patojenler ağız içine taşınabilir. Ağız içi florasının bozulması; çürük artışına, diş eti hastalıklarına ve bağışıklık sistemi zayıflığında sistemik problemlere neden olabilir" dedi. Tırnak yemenin ruh sağlığından başlayan bir sorun olduğuna dikkat çeken Özkan, şöyle devam etti: "Tırnak yeme, psikiyatrik literatürde "Body-Focused Repetitive Behavior (BFRB)" yani ’vücut odaklı tekrarlayıcı davranış’ olarak tanımlanır. Bu alışkanlık genellikle çocuklukta başlar ve stres, anksiyete ya da dikkat eksikliği bozukluğu ile yakından ilişkilidir. Ağız sağlığı kadar ruh sağlığı da bu sorunun merkezinde yer alır. Bu nedenle, tırnak yeme tedavisinde yalnızca diş hekimi değil, gerekirse psikiyatri desteği de sürece dahil edilmelidir." Tırnak yeme alışkanlığı büyüme çağındaki çocuklarda çene gelişimini etkileyebilir. Erken yaşta fark edilen anomaliler, ortodontik plaklar veya gelişim yönlendirici apareylerle kontrol altına alınabilir. Geciken vakalarda ise ileri düzey ortodontik veya cerrahi müdahaleler gerekebilir. Çene ve yüz gelişimi açısından kritik olan 6-12 yaş döneminde düzenli diş hekimi takibi yapılmalı. Orta hat kaymaları, açık kapanış, çene darlığı gibi bulgular tespit edilirse ortodontik destekle müdahale edilmelidir. Tırnak yeme alışkanlığı sadece bir estetik sorun değil, ağız içinde anatomik, biyolojik ve psikolojik hasarlar bırakan bir alışkanlıktır. Fark edilmediğinde kalıcı diş kaybı, çene bozukluğu ve yüz gelişiminde geriliklere neden olabilir."
Arkadaşı silahından çıkan kurşunla öldü, ilk duruşmada tahliye oldu
23 Ağustos 2025 Cumartesi - 18:20 Arkadaşı silahından çıkan kurşunla öldü, ilk duruşmada tahliye oldu Adana’da motosikletle gezinti sırasında tabancasının ateş alması sonucu arkadaşının ölümüne neden olan 16 yaşındaki M.E.Ş., ilk duruşmada tahliye edildi. Oğlunun ölümünün ardından sanığın serbest bırakılmasına tepki gösteren Zahide Karabıyık, "Oğlumun katili dışarıda, adalet istiyorum" diyerek gözyaşı döktü. Seyhan ilçesine bağlı Mirzaçelebi Mahallesi’nde oturan M.E.Ş., iddiaya göre tabancası ile boş arazide ateş etmek için arkadaşı Murat Aras Hirman’ın kullandığı motosikletle 22 Nisan’da Seyhan ilçesi Mıdık Mahallesi’ne gitti. Yolda motosikletin arkasında oturan M.E.Ş. arkadaşlarına gösterişte bulunmak için tabancasıyla ateş etti. Şüphelinin elindeki tabanca ilk ateşten sonra tutukluk yaptı, daha sonra ateş aldı. Silahtan çıkan mermi, motosikleti süren arkadaşı Hirman’ın sırtına isabet etti. Yaralanınca motosikletin kontrolünü yitiren Hirman ile M.E.Ş. düştü. Hirman’ın kanlar içinde kaldığını gören M.E.Ş., 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak durumu bildirdi. Hirman tedavi gördüğü hastanede 29 Nisan günü hayatını kaybetti, arkadaşı M.E.Ş. ise tutuklandı. Cumhuriyet savcısı, olayla ilgili yürüttüğü soruşturmayı tamamlayarak M.E.Ş. hakkında "Olası kastla adam öldürme" ve "Ruhsatsız silah bulundurma" suçlarından toplam 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırladı. Adana Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede, sanığın savunması, olayın tek görgü tanığının ifadesi ve otopsi raporuna yer verildi. Sanık ifadesinde, arkadaşıyla arasında herhangi bir husumet bulunmadığını, tabancanın kemerini sıkması nedeniyle çıkarırken yanlışlıkla ateş aldığını öne sürdü. Görgü tanığı S.M. ise M.E.Ş.’nin motosiklet üzerinde havaya ateş ettiğini, ardından silahı kurcalarken tabancanın patlayıp Hirman’a isabet ettiğini söyledi. 19 Ağustos’ta görülen ilk duruşmada mahkeme heyeti, sanığın yaşı, tutukluluk süresi ve suçun vasıf değişikliği ihtimalini göz önünde bulundurarak M.E.Ş.’yi oy çokluğuyla tutuksuz yargılanmak üzere tahliye etti. "Oğlumu tıraş olmaya göndermiştim" Yakınlarıyla oğlunun kabrine giden anne Zahide Karabıyık (32), dua edip açıklamada bulundu. Şüphelinin tahliyesinden sonra hayatının şokunu yaşadığını aktaran Karabıyık, "Oğlum toprağın altında yatarken, katili ilk duruşmada yaşından dolayı tahliye edildi. Ne yapacağımı bilemedim, bir kez daha öldüm. Onu tıraş olmaya gönderdim. Son parasını da ben verdim. Yoğun bakımdayken cebindeki parayı da bana teslim ettiler. Katili bir el havaya ateş etmiş, 2’ncisi de oğlumun sırtından girip, kalbini parçalamış. Yaşam mücadelesi verirken oğlumun kalbi 4 kez durdu, dayanamadı" dedi. "Top ve uçurtmadan başka merakı yoktu oğlumun, sonu böyle olmamalıydı" Anne Karabıyık, "Oğlumun top ve uçurtmadan başka bir merakı yoktu. Herkese saygılı, aslan gibi bir evlattı. Bu hayatta güveneceğim tek kişiydi. Kardeşini ağabeysiz, beni kimsesiz bıraktı. Onu çok zor şartlarda büyüttüm. Oğlumun sonu böyle olmamalıydı. Okuyacaktı, askere gidecekti, belki büyüyünce evlenecekti. Şimdi o toprağın altındayken, katili bunları yaşayacak ne yazık ki"diye konuştu. "Artık dışarı çıktı, bu dünya benim için bitti" Oğlunun katilinin en ağır ceza almasını isteyen anne Karabıyık, "Benim ufak kızım olmasaydı, ben de belki çoktan oğlumun yanında olurdum. Benim için dünya bitti. Kızıma eşime bir şey veremiyorum. Onun içeride olması içimi bir nebze de olsa rahatlatıyordu. Artık dışarı çıktı, bu dünya benim için bitti. Eli silah tutan bir çocuk, oğlumu toprağın altına koydu. Bu yaştaki çocukların eli silah tutuyor da cezaya gelince neden indirimden yaralanıyor. Benim acım daha tazeyken, 3 ayda tahliyesine karar verildi. Adalet istiyorum" diye konuştu.
Tanker karşı şeride geçip otomobile çarptı, kamyon yan devrildi: 2 yaralı
23 Ağustos 2025 Cumartesi - 11:46 Tanker karşı şeride geçip otomobile çarptı, kamyon yan devrildi: 2 yaralı Adana’da sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği tanker, karşı şeritte kırmızı ışıkta bekleyen otomobile çarptı. Bu sırada kazadan kaçmaya çalışan kamyon yan devrilirken kazada, otomobildeki karı-koca yaralandı. Edinilen bilgiye göre, kaza, saat 10.00 sıralarında Yüreğir ilçesi Sezai Karakoç Bulvarı’nda meydana geldi. Muhammed Bahiddin Akyol’un kontrolündeki 34 KL 4436 plakalı tanker, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu karşı şeritte kırmızı ışıkta bekleyen Burak Küçük yönetimindeki 31 AVF 419 plakalı otomobile çarptı. Bu sırada İsmail Hakkıyalçın kontrolündeki 01 PB 298 plakalı kamyon ise tankerden kaçarken yan devrildi. Otomobil ise hurdaya döndü. İhbar üzerine olay yerine sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri, otomobilde bulunan Burak Küçük ve eşi Emine Buse Küçük’ü yaralı olarak çıkartıp sağlık ekiplerine teslim etti. İlk müdahalesi yapılan yaralılar, ambulanslarla Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Kazayla ilgili inceleme başlatılırken gazetecilere konuşan kamyon sürücüsü İsmail Hakkıyalçın, "Tanker karşı şeritten geldi otomobile çarptı ben kaçtım ve devrildim. Eğer kaçmasam otomobil ikimizin arasında kalacaktı. 2 kişiyi çıkarttılar araçtan, hastaneye götürdüler" dedi. Yaralıların durumunun iyi olduğu öğrenildi.