Yerel Haberler
Adana
Fekeli gaziden Kaymakam Yılmaz’a, Ferdi Tayfur’un "Hatıran Yeter" şarkısıyla teşekkür 27 Nisan 2026 Pazartesi - 12:01:28 Hakkari’nin Çukurca ilçesinde EYP patlaması sonucu iki gözünü kaybeden Fekeli gazi Uzman Çavuş Ahmet Gür, paraya sıkışınca çok sevdiği otomobilini satmak zorunda kaldı, durumu öğrenen Feke Kaymakamı Feyza Yılmaz, aracı bulup satın alarak gaziye hediye etti. Gazinin teşekkürü ise hem gülümsetti hem de yürekleri ısıttı. Gazi Uzman Çavuş Ahmet Gür, Hakkari Çukurca 2. Hudut Tugay Komutanlığı 1. Komando Taburu emrinde görev yaparken 11 Ağustos 2020’de Kuzey Irak sınır hattında EYP patlaması sonucu iki gözünü kaybetti. Gür, mesleğe başladığı yıl kazandığı ilk paralarıyla bir otomobil satın aldı. Gür, çok sevdiği ilk otomobilini, evininin tadilat işlemlerinde paraya sıkışınca satmak zorunda kaldı. Gür, gözlerini kaybettiği için büyük hevesle aldığı ve çok sevdiği otomobiline sadece bir kez binebilmişti. "Gözlerim açılsa bu kadar sevinmezdim" Durumu öğrenen Feke Kaymakamı Feyza Yılmaz, aracı buldurup satın alarak gaziye hediye etti. Gazi Ahmet Gür, Ankara GATA’daki kontrolü sırasında Kaymakam Feyza Yılmaz’ın sürpriziyle büyük mutluluk yaşadığını belirterek, "Bu anlamlı hediye ile gözlerim açılsa bu kadar sevinmezdim" diyerek duygularını dile getirdi. Otomobiline kavuşmasının ardından şehit Eren Kızıldağ ve Bünyamin Çabuk’un fotoğraflarını aracının arka camına astığını belirten Gür, onları unutturmamak için aracını bu şekilde dekore ettiğini ifade etti. Gür, arkadaşının yardımıyla aracıyla kaymakamlık bahçesine giderek Kaymakam Feyza Yılmaz’a teşekkür etti. Gür, kaymakamlık binası önünde Adanalı merhum sanatçı Ferdi Tayfur’un "Hatıran Yeter" isimli şarkısını da çalarak mutluluğunu dile getirdi. "Sadece bir kez kullanabildim" Gür, İhlas Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, mesleğe başladığında ilk kazançlarıyla aldığı otomobili, gözlerini kaybettiği için sadece bir kez kullanabildiğini belirterek, "Bir arabam vardı, ilk göz ağrım. 2019’da 12 bin liraya almıştım. Sadece bir kez kullandım, çok hoşuma gitmişti. Patlamadan sonra ’gözlerimizi kaybettik ama hiçbir hayalimiz ertelenmesin’ dedim. Arabamı A’dan Z’ye yaptırdım. 2023 yılında ev yaptırırken maddi sıkıntı yaşadım ve satmak zorunda kaldım" diye konuştu. Feyza kaymakam durumu öğrenince duyarsız kalamadı Gür, kaymakamın bir ziyaret sırasında konuyu öğrendiğini belirtip, "Bir safra kesesi ameliyatı olmuştum. Kaymakamımız ziyaretime gelmişti. Ziyaret sırasında konu açıldı. Kendisi aracı almak istedi, ben kabul etmedim. Daha sonra Ankara’ya kontrole gittiğimde arayıp aracı aldığını söyledi. Devir işlemlerini annemin üzerine yaptık. O an ’gözlerim açılsa bu kadar sevinmezdim’ dedim" ifadelerini kullandı. Kaymakamın bu davranışının kendisi için çok anlamlı olduğunu vurgulayan Gür, "6 yıldır bana gazi olduğumu hissettiren, bu değeri gösteren Kaymakamımız Feyza Yılmaz’dır. Allah razı olsun. Bu denli yanımda olması bana çok şey hissettirdi" dedi. Aracına yeniden kavuştuğu anı anlatan Gür, "Eski hatıralarım yeniden canlandı. Aracımı tek başıma kullanamasam da arkadaşlar sağ olsun gezdiriyor. Arabaya bindiğimde, dokunarak hissettiğimde hatıralarım yeniden canlanıyor" şeklinde konuştu. "Bugün görev olsa yine giderim" Vatan uğruna her zaman göreve hazır olduğunu vurgulayan Gür, "Bugün görev olsa yine giderdim. Patlama sonrası Kuzey Irak sınır hattından Ankara’ya kadar bilincim açıktı. ’Yüzümü temizleyin, tekrar göreve gideyim’ dedim. Bir dosya açılsa yine giderim. Görmüyorum ama yine giderim" dedi.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 11:26 Adana’da kadınlar aşçılık atölyesinde eğitim aldı Türk Kızılay’ın 6 Şubat depremlerinin ardından başlattığı "İyilikle Pişen Hayatlar" aşçılık atölyesi bu kez Adana’da ünlü şefler Eyüp Kemal Sevinç, Sefa Okyay Kılıç ve Ezgi Yıldırım’ı depremzede kadınlarla buluşturdu. Gastronomi eğitimi alan da hayallerindeki mesleği arayan da aynı mutfakta bir araya geldi. Türk Kızılay’ın deprem bölgesindeki kadınların istihdama katılımını desteklemek amacıyla sürdürdüğü atölye, Türk Kızılay Adana Fatma-Arif Zaloğlu Aşevi’nde düzenlendi. Adana’nın çeşitli semtlerinden programa katılan 20 kadın, ünlü şeflerden temel aşçılık teknikleri, mutfak düzeni, gıda güvenliği ve farklı mutfak kültürlerine ilişkin kapsamlı bir eğitim aldı. İlk gün şefler Sefa Okyay Kılıç ve Ezgi Yıldırım; ikinci gün şef Eyüp Kemal Sevinç ile profesyonel mutfak deneyimi yaşayan kadınlar, atölyenin sonunda sertifikalarına kavuştu. "Hepsinin ellerine sağlık" Etkinliğe katılan Türk Kızılay Genel Sekreteri Yusuf Ramazan Saygılı, Türkiye’nin farklı şehirlerinde hayata geçirdikleri "İyilikle Pişen Hayatlar" atölyesinin 6’ncısını düzenlediklerini belirterek, "Deprem sonrası iyileştirme çalışmalarımız kapsamında aşçılık eğitimlerimize devam ediyoruz. Kadınlarımız eğitimler sonunda hem sertifikalarını alıyor hem de mahir elleriyle damak tatlarımızı zenginleştiriyor. Programa katkı sunan şeflerimiz başta olmak üzere destek veren herkese teşekkür ederiz" dedi. Ünlü şef Eyüp Kemal Sevinç de atölyeye güzel bir katılım olduğunu vurgulayarak, "Kızılay mutfağında kadınlarla birlikte lezzetli yemekler yaptık. Dünya mutfağından iki özel tarif uyguladık. Hepsinin ellerine sağlık" diye konuştu. Farklı kadınların hikayeleri de buluşuyor "İyilikle Pişen Hayatlar", birbirinden farklı kadınların hikayelerini de buluşturuyor. Katılımcılar arasında yer alan gastronomi yüksek lisans öğrencisi Ece Ergen, atölyenin tüm kadınlar için motivasyon kaynağı olduğunu belirterek, "Ülkemizi dünyada da başarıyla temsil eden şeflerimizle aynı mutfakta olmak gurur verici. Birliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz böyle bir dönemde bu duyguyu birlikte yaşamak motivasyonumu daha da artırdı" dedi. Atölyenin en genç katılımcılarından 19 yaşındaki Aleyna Rızvanoğlu da deneyimini şu sözlerle anlattı: "Burada değerli şeflerimizden hem Türkiye hem dünya mutfağından farklı teknikleri öğrendim. Kendime bir meslek seçmeye çalışıyorum. Bu atölye sayesinde ne yapmak istediğime karar verdim. Benim için cesaretlendirici oldu."
Adana’da kampta kalan 160 Suriyeli daha 4 otobüs ve 2 tırla ülkelerine geri döndü
28 Ağustos 2025 Perşembe - 13:02 Adana’da kampta kalan 160 Suriyeli daha 4 otobüs ve 2 tırla ülkelerine geri döndü Adana’da kampta kalan 160 Suriyeli daha 4 otobüs ve 2 tırla ülkelerine geri döndü. Arkadaşı Suriye’ye dönen ancak kendisi burada kalan çocuğun gözyaşları ise dikkat çekti. Ülkelerindeki iç savaş sırasında Türkiye’ye sığınan Suriyelilerin 61 yıllık Baas rejiminin devrilmesi sonrasında ülkelerine dönüşü sürüyor. Adana’nın Sarıçam ilçesinde bulunan Sarıçam Geçici Barınma Merkezi’nde kurulan Gönüllü Geri Dönüş Koordinasyon Merkezi’nde bugün 160 Suriyeli daha ülkesine dönmek için otobüslerle ayrıldı. Gönüllü, güvenli, onurlu ve düzenli geri dönüş sürecinin her adımının İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı koordinasyonunda ilgili tüm kuruluşlarla tam bir iş birliği içerisinde yürütüldüğü bildirildi. Planlı bir şekilde salı ve perşembe günleri Suriyelilerin kamptan ayrıldığı belirtildi. 160 Suriyelinin ayrıldığı kampta şu anda yaklaşık 5 bin 600 kişinin kaldığı, öte yandan 1 Eylül itibarıyla kamplarda özel ihtiyaç sahibi yaklaşık 2 bin ailenin kalmaya devam edeceği öğrenildi. Öte yandan, Adana’dan son bir ayda 5 bin 604 Suriyelinin ülkesine geri dönüş yaptığı öğrenildi. Suriyelilerin ülkesine gönüllü geri dönüşüne Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin de (BMYK) gözcülük yaptığı aktarıldı. Arkadaşı gidince gözyaşı döktü Yaklaşık 6 yıldır kampta kalan 14 yaşındaki Meryem İsmail’in arkadaşı Gazel’in Suriye’ye dönüşü sırasında gözyaşı dökmesi ise yürekleri dağladı. 2 kız, birbirine sarılıp uzun süre ağladı. Gazetecilere konuşan Suriyeliler, Türkiye’yi her zaman özleyeceklerini ancak ülkelerine geri dönüp çalışma hayatlarına orada devam edeceklerini söyledi.
Adana’da paddle board heyecanı: Sporcuların keşfettiği vadinin yeni cazibe merkezi olması hedefleniyor
28 Ağustos 2025 Perşembe - 11:50 Adana’da paddle board heyecanı: Sporcuların keşfettiği vadinin yeni cazibe merkezi olması hedefleniyor Adana’nın Aladağ ve Kozan sınırında Suçatı Barajı sınırlarındaki vadi dron görüntüleri eşliğinde doğa ve su sporlarının yeni adresi oldu. Doğa tutkunu sporcular burada ilk kez paddle board yaptı. Adana’da doğa turizmine kazandırılacak yeni bir spor alanı keşfedildi. Aladağ ve Kozan sınırında yer alan, Zamantı Irmağı ile Göksu Irmağı’nın birleşerek Seyhan Nehri’ni oluşturduğu Suçatı Barajı, muhteşem doğası ve kanyonlarıyla hem göz kamaştırdı hem de su sporlarına ev sahipliği yaptı. Dronla da görüntülenen doğa harikası vadide ilk kez paddle board yapan sporcular, bölgeye ayrı bir renk kattı. Ekstrem doğa sporcusu Mustafa Işık, Adana’dan gelerek bölgede paddle board yapan ilk sporculardan oldu. Işık, "Burası doğa harikası bir vadi. İlk kez paddle board yapıyoruz, çok heyecanlıyız. Amacımız, bölgedeki gençlere örnek olmak ve bu sporla onları doğaya çekmek. Burada kamp alanları, yamaç paraşütü, kışın kayak imkânı var. Paddle board dünyada çok hızlı gelişen bir spor, her yaştan insan yapabiliyor. Biz de Adana’da bu sporun yaygınlaşmasını istiyoruz" dedi. Bölgenin güzelliklerini yıllardır fotoğraflayan Aladağ’ın eski belediye başkanı ve doğa fotoğrafçısı Mustafa Akgedik ise Suçatı’nın Adana için yeni bir turizm merkezi olabileceğini vurguladı. Akgedik, "Burası keşfedilmemiş bir doğa harikası. Kozan ve Aladağ sınırında kalan bu güzellik, Adana’nın su sporlarına açılması için çok önemli. Yıllardır hayalini kurduğum bir gelişme bu. Artık su turizmiyle tüm Türkiye’nin tanıyacağı bir bölge olacağına inanıyorum" diye konuştu. Şehrin doğal güzelliklerini su sporlarıyla buluşturan Suçatı Barajı’nın, ilerleyen dönemlerde turizm açısından bölgenin yeni cazibe merkezi olması hedefleniyor.
Yedigöze Şelaleleri kurudu, geriye "Suya girmek tehlikeli ve yasaktır" tabelası kaldı
28 Ağustos 2025 Perşembe - 09:36 Yedigöze Şelaleleri kurudu, geriye "Suya girmek tehlikeli ve yasaktır" tabelası kaldı Adana’nın Aladağ ilçesindeki Yedigöze Orman Parkı’nda bulunan Yedigöze Şelaleleri yaşanan kuraklık nedeniyle kurudu, geriye "Suya girmek tehlikeli ve yasaktır" yazılı tabela kaldı. Kuraklık, son zamanlarda yurt genelinde olduğu gibi Adana’da da derinden hissediliyor. Bu yıla kadar şehrin stresinden kaçmak isteyen vatandaşların özellikle yaz sıcağında uğrak yeri olan Aladağ ilçesindeki Yedigöze Orman Parkı’nda bulunan Yedigöze Şelaleleri de kuraklık nedeniyle kurudu. Şelaleler kuruyunca vatandaş da bölgeye gelmemeye başladı. Adeta terk edilmiş bir alana dönen şelalelerde toprakta susuzluktan çatlamaya başladı. Kuruyan şelale kenarındaki "Suya girmek tehlikeli ve yasaktır" yazılı tabela dikkat çekti. "İnşallah tekrar eski haline dönecek" Yedigöze Şelaleleri’nin kuruduğundan haberi olmadığı için alana piknik yapmaya gelen Murat Akbaş, "Aladağ Yedigöze bölgesindeyiz. Geçen sene geldiğimizde kalabalıktı. Ama şu an ne su var ne de şelaleler var. Su yatakları kurumuş. Yağmur bekliyoruz, inşallah tekrar eski haline dönecek" dedi. Vatandaşlardan Cüneyt Çetinkaya ise "Geçtiğimiz senelerde geldiğimizde buralar alan sularla doluydu. Bu sene geldik her yer boş. Sular akmıyor" diye konuştu. Barajın doluluk oranı yüzde 10’a düştü Öte yandan, kuraklık sadece şelaleyi değil Yedigöze Barajı’nı da vurdu. 642 milyon metreküp kapasiteye sahip Yedigöze Barajı’nda geçen yıl 21 Ağustos’ta doluluk oranı yüzde 40 olarak ölçüldü. Bu yıl aynı tarihte ise yağışların azlığı, sıcak hava ve kuraklık nedeniyle barajdaki doluluk oranı yüzde 10’a geriledi.
Uzmanından sığınak açıklaması: "Sığınaklarımız, savaş teknolojilerine uygun olmalı"
28 Ağustos 2025 Perşembe - 09:21 Uzmanından sığınak açıklaması: "Sığınaklarımız, savaş teknolojilerine uygun olmalı" Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Akademisi’nin raporu sonrası 81 ile inşa edilecek sığınaklar hakkında açıklamalarda bulunan Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden Doç. Dr. Berat Akıncı, "Sığınakların inşasına başlanılması çok kritik bir zamanda hayata geçiriliyor. Bunun altında MİT Akademisi’nin raporu yatıyor" dedi. Orta Doğu’da son yaşanan savaş ve gerilimler sırasında MİT Akademisi’nin hazırladığı raporlar doğrultusunda TOKİ, çalışmalara başladı. Türkiye’nin sığınak altyapısı tehditlere uygun hale getirilecek. TOKİ 81 ilde modern sığınaklar inşa edecek. Konuyla ilgili Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Berat Akıncı, İhlas Haber Ajansı muhabirine açıklamalarda bulundu. Doç. Dr. Akıncı, Türkiye’nin dört bir yanının ateş çemberi içerisinde olduğunu belirterek, "Sığınakların inşasına başlanılması çok kritik bir zamanda hayata geçiriliyor. Bunun altında MİT Akademisi’nin raporu yatıyor. Türkiye’nin maalesef dört bir tarafı ateş çemberi. Ukrayna-Rusya savaşı da dahil olmak üzere Orta Doğu’daki savaşları da hepimiz görüyoruz. Topyekun bunu düşündüğümüzde Türkiye’de sığınakların ne kadar elzem olduğunu fark ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Sığınaklarımızı çeşitlendirip, detaylandırmamız gerek" Türkiye’deki mevcut sığınakların da günümüz şartlarına uygun hale getirilmesi gerektiğine atıfta bulunan Doç. Dr. Akıncı, "Etrafımız ateş çemberi ve bu ateşin Türkiye’ye sıçrama ihtimalini göz önünde bulundurduğumuzda Türkiye gibi büyük ülkelerin bu tür planlamaları yapıyor olması gerekiyor. Tabii ki mevcut sığınaklar vardır ama bunların yeniden gözden geçirilip günümüz şartlarına uygun hale getirilmesi gerekiyor. Savaş teknolojileri her geçen gün gelişiyor ve bizim sığınaklarımızı çeşitlendirip, detaylandırmamız gerekiyor" diye konuştu. "Bu artık bir devlet politikası" TOKİ’nin yaptığı inşaatların asrın deprem felaketiyle birlikte öneminin bir kez daha ortaya çıktığını, sığınak projesinin de altından kalkabileceğini vurgulayan Akıncı, şunları söyledi: "MİT Akademisi dönem dönem böyle raporlamalar yapıyor. Bu raporlamalar çok önemli. TOKİ çok büyük, devasa inşaatlar yapıyor. TOKİ, hem bilgi hem de tecrübe anlamında bunu yapabilecek nitelikte. Bu artık bir devlet politikası olarak bir an önce projelendirilip savaş durumunda insanların hemen gidebileceği, sığınabileceği yerlerin olması oldukça önemli. Kabine toplantısında bölgemizin içerisinde bulunduğu durum değerlendirildi ve ben bu kararı yerinde bir karar olarak değerlendiriyorum."