Yerel Haberler
Adana
26 Nisan 2026 Pazar - 13:11 Atıl bina kadınlar için sanat merkezine dönüştü Adana’nın Feke ilçesinde atıl durumdaki bir bina, Kaymakamlık öncülüğünde restore edilerek sanat merkezine dönüştürüldü. İlçenin ilk kadın kaymakamı Feyza Yılmaz’ın öncülüğünde hayata geçirilen proje, kadınlar ve gençleri sanatla buluşturdu. 67 yaşındaki Elif Özata yarım kalan hayallerini tuval başına geçerek elinde fırçası ile gerçekleştirdi. Milli Eğitim Bakanlığı’na ait atıl durumda kullanılmayan bina, Feke Kaymakamlığı koordinesinde, belediye, kurumlar ve hayırsever iş adamı Mehmet Kaya’nın desteğiyle yenilenerek sanat merkezi ve kitap kafe olarak hizmete açıldı. İlçede ilk olma özelliği taşıyan merkez, 7’den 70’e herkesin kullanımına sunularak sanatta gençlerin yeteneklerinin keşfedilmesi için öncü oldu. Sanat merkezinin açılışına Kaymakam Feyza Yılmaz, Feke Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Arık, kurum müdürleri, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından sergilenen tablolar incelendi, keman eğitimcileri mini konser verdi, katılımcılar ebru sanatı ve tuval boyama etkinlikleri ile renkli görüntüler oluşturdu. "Gençlere destek vermekten gurur duyuyoruz" İlçenin ilk kadın kaymakamı Feyza Yılmaz ise atıl bir binayı sanat merkezine dönüştürmenin mutluluğunu yaşadıklarını ifade ederek, projeye destek veren tüm kurumlara ve hayırseverlere teşekkür etti. Yılmaz, "Gençlerin ve kadınların sanatla geliştiği bir Feke için çalışıyoruz ve gururluyuz" dedi. Açılışı yapılan merkezde ücretsiz kütüphane kafe, resim atölyesi ve ebru sanatı başta olmak üzere birçok alanda eğitimler yer alırken proje ile gençlerin sanata yönlendirilmesi ve yeteneklerinin keşfedilmesi hedefleniyor. 67 yaşında hayalini gerçekleştirdi 67 yaşında tuvalin başına oturarak çocukluk hayalini gerçekleştiren Elif Özata ise, "İlçemizin ilk kadın kaymakamı sayesinde çok heyecanlıyım. Okul döneminde çok güzel resimler yapardım. Şimdi kızımız gibi oldu, evladım gibi bizi çok mutlu etti" diye konuştu. İlçe sakinlerinden Gülcan Özer, 2000’li yıllarda eşinin memuriyeti nedeniyle ilçeden ayrıldığını ifade ederek, "Eğitimin yaşı, sınırı yoktur diyerek üniversiteyi kazandım ve bitirdim. İlgim güzel sanatlaraydı. Bu sanat beni ruhsal ve gelişim olarak iyileştirdi. Şimdi lisans 4. sınıf öğrencisiyim, başarıyla bitiriyorum ve burada da sanatımı devam ettirme imkânı olacak. Kaymakam hanımın bu öncülüğüyle birçok kişi burada resim ve sanat atölyelerinde kendini geliştirerek hayallerine kavuşmuş olacak" dedi. Gençlerden Meryem Gezer ise ortaokuldan sonra ilçeden ayrıldığını ve Adana’da güzel sanatlar okuduğunu belirterek, "Yeni mezun oldum, üniversiteye hazırlanıyorum. Feke’de sanat önemsenmezdi ama şimdi yavaş yavaş yayılıyor ve uygulanıyor. Bu da bizi mutlu etti" diye konuştu. Yaklaşık 16 bin nüfuslu, kırsal yapısıyla bilinen Feke ilçesinde ilk kez açılan sanat merkezi, köylü kadınların yarım kalan hayallerini gerçeğe dönüştürdüğü bir adres oldu.
Isırılıp darbedilen çocuğun annesi yaşananları anlattı
03 Eylül 2025 Çarşamba - 16:38 Isırılıp darbedilen çocuğun annesi yaşananları anlattı Adana’da kolunu ısıran arkadaşını iteklediği için çocuğun babası tarafından darbedilen 13 yaşındaki A.K.’nin annesi, olaydan sonra oğlunun evden çıkmaya korktuğunu söyledi. Olay, 1 Eylül saat 19.00 sıralarında Seyhan ilçesine bağlı Gürselpaşa Mahallesi’ndeki bir sitede meydana geldi. İddiaya göre, sitenin bahçesinde arkadaşlarıyla top oynayan M.B. iddiaya göre, tartıştığı A.K.’nin kolunu ısırdı. Bunun üzerine A.K.’nin ittiği M.B., yere düştü. Olayı balkondan gören M.B.’nin malülen emekli polis babası Hasan B. (37) duruma sinirlenerek aşağı indi. Bahçede yakaladığı A.K.’yi tekme ve yumruklarla darbedip küfreden şahıs, olay yerinden uzaklaştırıldı. Hasan B., bahçede oturup ağlayan çocuğu tekrar darbettikten sonra araya giren güvenlik görevlisi tarafından uzaklaştırıldı. O anlar güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Olayı öğrendikten sonra eve dönen emlakçı anne Ebru Altundağ, hastaneye giderek oğlu için darp raporu aldıktan sonra polise merkezine giderek Hasan B.’den şikayetçi oldu. Polis, şüpheli Hasan B.’yi gözaltına aldı. Polis merkezindeki ifadesinde, küfrettiğini hatırlamadığını, çocuğu da darbetmediğini öne süren Hasan B., sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemede tarafından ev hapsi tedbiriyle tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. "Böyle bir şey beklemezdim" Karara tepki gösteren anne Altundağ, "Siteye döndüğümde; oğlum güvenlik kulübesinde ağlıyordu. O kişiye sadece, ’bana bunu niye yaptın’ dedim. Çünkü sorunumuz olan bir insan değildi. Görüştüğümüz bir aileydi. Geçen hafta yeni bebekleri oldu, birlikte kahve içtik. Böyle bir şey beklemezdim. Oğlum da beklemediği için olay anında kaçmamış. Oğlum küfür bile etmez, sitede en çok sevilen çocuklardan biridir. O çocukla arkadaşlık yapmamasını istedim ancak engel olamadım, oynamaya devam ettiler" diye konuştu. Oğlunun psikolojik olarak çok etkilendiğini, korku yaşadığını belirten Altundağ, "Oğlum korkusundan evden çıkamıyor. Döven kişi aynı sitede oturmaya devam ediyor. Sürekli balkonunda oturuyor ve oğlum bahçeye inemiyor. Kendisine 1 aylık ev hapsi cezası verdiler. Cezasını, bu sitede çekmesini istemiyorum. Biz de ailecek bu olayı atlatamadık. Oğlum sadece itiyor ve babası bağırarak iniyor. Bu sitede birine patlayacaklardı, bizim başımıza geldi. Ev hapsi aldıktan sonra balkonunda oturmaya devam ediyor. 13 yaşındaki bir çocuğun tüm hayatı mahvoldu. Sosyal hayatı mahvoldu, akranlarına rezil oldu. Şimdi odasından bile çıkamıyor" şeklinde konuştu. "Olay yaşadığında inanılmaz alkollü" Ailenin avukatı Emirhan Şafak ise, "İki tane arkadaşın şakalaşmasından ibaret. Darbeden kişinin oğlu 12 yaşında, bizim müvekkilimiz 13 yaşında. Önceden de arkadaş olan insanlar. Yani birbirlerinin evlerine giren, birbirleriyle şakalaşan, anneleriyle babaları tanışık olan insanlar. Şakalaşmaya geliyor. Sonra bizim müvekkilimiz arkasından çocuğu tutuyor. Tuttuktan sonra çocuğun bir ısırma huyu var. Daha önce siteden iki kişinin çocuğunu daha ısırmış. Devamında çocuğun elini öyle bir ısırıyor ki fotoğraflarda sunacağız. Çünkü izi geçmedi. Üç dört gün boyunca geçmedi. Darp raporunda da sabit ısırık izi var. Devamında ısırdığı için çocuğu itiyor kurtulmak için müvekkilimiz. Devamında çocuk oradan annesine sesleniyor. Annesi babasını çağırıyor. Babası oraya geliyor, ’seni öldüreceğim, anneni bilmem ne yapacağım’ diye bağırıyor. Bizim müvekkilimizin de o sırada annesi evde olmadığı için kendisi telefonla annesini arıyor. Annesi ’güvenliğe geç, orada dur ben geliyorum’ diyor. Daha güvenliğe geçmeden çocuğun babası geliyor. Şimdi eğer bir insan bir insanı tanımasa orada o adamı gördüğü gibi kaçar. Oradaki açıklama sebebi adamı tanımasından dolayı. Çünkü birbirlerinin evlerine giren çocuklar. Diyor ki ’abi çocuğun kolumu ısırdı.’ Ama ne yazık ki 40 yaşındaki şahıs, eski polis ama malulen emekli edilmiş bu tip sorunlarından dolayı ki kendisi olay yaşandığında inanılmaz alkollü. Devamında çocuğun direkt üstüne saldırıyor, hiç dinlemiyor. Çocuk defalarca açıklamaya çalışıyor. 13 yaşında bir çocuk. Ve orada en olgun davranan insan 13 yaşındaki çocuk. Diyor ki ’abi kolumu ısırdı.’ Bunu demesine rağmen inanın orada güvenlik görevlisi olmasaydı, doğru koşullar sağlansaydı bu öldürmeye teşebbüs. Orada vurduğu tekmelerden, yumruklardan biri boynuna veya beyninin hassas yerlerine gelseydi beyin kanamasına, felce kadar yol açabilirdi. Öldürmek istiyor zaten. Orada güvenlik olmasa, devamında araya girenler olmasa bu olay çok farklı yere gider" ifadelerini kullandı.
Adana’ya dev ulaşım yatırımı: Pozantı-Ceyhan Otoyolu şehre nefes aldıracak
03 Eylül 2025 Çarşamba - 12:07 Adana’ya dev ulaşım yatırımı: Pozantı-Ceyhan Otoyolu şehre nefes aldıracak Adana’nın ulaşım altyapısını güçlendirecek ve şehir trafiğine kalıcı çözüm getirecek dev proje hayata geçiyor. Pozantı ile Ceyhan arasında yapılacak 89 kilometrelik ana gövde ve 18 kilometrelik bağlantı yolu ile şehrin en önemli ulaşım akslarından biri modern bir yapıya kavuşacak. Yeni otoyol projesinin tamamlanmasıyla birlikte, Adana şehir geçişindeki yoğun trafik yükü büyük ölçüde azalacak. Güzergahın 40 kilometre kısalması, sürücülere ciddi zaman ve yakıt tasarrufu sağlayacak. Ayrıca mevcut otoyolda yaşanabilecek bir kaza veya tıkanıklık durumunda, şehir içi trafiğin kilitlenmesi önlenecek ve alternatif, kesintisiz bir ulaşım imkanı doğacak. Modern ve güvenli ulaşım hedefiyle planlanan projede 4 tünel ve 1 viyadük yer alacak. Bu sayede hem güvenli hem de kesintisiz bir ulaşım sağlanırken, bölgenin stratejik lojistik önemi daha da güçlenecek. Projenin tamamlanmasıyla birlikte Adana’nın ekonomik potansiyeli artacak, bölgeye yapılacak yatırımlar hızlanacak ve vatandaşların yaşam kalitesi yükselecek. "Adana’mız için tarihi bir yatırım" AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı, projeye ilişkin yaptığı açıklamada, otoyolun Adana için tarihi bir adım olduğunu vurguladı. Dağlı, yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: "Pozantı ile Ceyhan arasında inşa edilecek bu dev otoyol, Adana’mızın ulaşım alanında yaşadığı kronik sorunlara köklü bir çözüm sunacak. Şehir geçişindeki yoğun trafik yükü büyük ölçüde azalacak, vatandaşlarımızın hem zamanı hem de bütçesi korunacak. Kazalar ve tıkanıklıklar nedeniyle şehir içi trafiğin kilitlenmesinin önüne geçilecek. Bu proje, sadece ulaşım değil, aynı zamanda ekonomik canlılık, güvenlik ve konfor demektir. Bu yatırımın, Adana’mızın ve bölgemizin kalkınmasına büyük katkılar sunacağına inanıyorum." Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakan Uraloğlu’na teşekkür Dağlı, açıklamasında projeye verdiği destekten dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na teşekkür etti. Dağlı" Bu vizyoner yatırımın hayata geçirilmesinde en büyük destekçimiz olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ve projeyi titizlikle takip eden Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Abdulkadir Uraloğlu’na şehrimiz ve hemşehrilerimiz adına şükranlarımı sunuyorum. İnşallah bu proje tamamlandığında Adana’mız çok daha güçlü bir ulaşım altyapısına kavuşacak. Yeni otoyolun şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Doğan "Turunçgil kesim ve ihraç tarihlerinde sahadaki gerçek üretim şartları dikkate alınmalıdır’’
03 Eylül 2025 Çarşamba - 11:23 Doğan "Turunçgil kesim ve ihraç tarihlerinde sahadaki gerçek üretim şartları dikkate alınmalıdır’’ Adana Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, bu yıl yaşanan don olayları nedeniyle bazı ürünlerde tutumun azaldığını, elde kalan ürünlerin ise erken olgunlaştığını söyleyerek, "Turunçgil kesim ve ihraç tarihleriyle ilgili karar süreçlerinde sahadaki gerçek üretim şartları dikkate alınmalıdır’’ dedi. Adana’da 22 ve 25 Şubat tarihlerinde yaşanan şiddetli don olaylarının ardından turunçgil ürünlerinde meyve tutumu azaldı. Elde kalan ürünler ise beklenenden erken olgunlaştı. Bu durum özellikle erkenci mandalina grubu için hasat takviminin öne çekilmesini zorunlu hale getirdi. Konuyla ilgili açıklama yapan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Eylül ayı ortalarında erkenci mandalina kesim tarihi mutlaka açıklanmalı. Aksi halde ürünler üst üste binerek piyasada değer kaybı yaşanır. Üretici zarar eder, ülke ekonomisi olumsuz etkilenir" diye konuştu. "Geciken izinler paniğe yol açıyor" AKİB tarafından yürütülen kesim ve ihraç izni süreçlerinde yaşanan gecikmelerin üreticiyi zor durumda bıraktığına dikkat çeken Doğan, hasada gelen ürünlerin aynı anda kesilmek zorunda kalmasının panik havası oluşturduğuna vurgu yaptı. Doğan, "Bu kaotik ortamda ürünler değerinin çok altında satılıyor. Çiftçimiz alın terinin karşılığını alamıyor. Bu sürdürülebilir değil. Ürünlerimiz gerçek değerinde pazarlanmalı, çiftçimiz korunmalı. Bunun yolu da adil, zamanında ve çiftçi odaklı kesim ve ihracat takviminden geçiyor. Beklentimiz net sahaya kulak verilmelidir" şeklinde konuştu. "Ziraat Odaları karar süreçlerine dahil edilmeli" Doğan, Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’ın üreticilerin yaşadığı sorunları her platformda gündeme taşıyarak çözüm arayışlarına öncülük ettiğini de kaydetti. Sözlerini sürdüren Doğan, "Ziraat odalarının sahadaki gücünü ve temsil yetkisini her zaman desteklemektedir. Bizler de Yüreğir Ziraat Odası olarak çiftçilerin hakkını her platformda savunuyoruz. Hazırladığımız bilimsel raporlar, toplantılar ve kamuoyuna verdiğimiz mesajlarla üreticimizin sesi oluyoruz. Ziraat odalarının karar mekanizmalarına dahil edilmesi şart. Sahadan gelen bilgi olmadan masa başında alınan kararlar sahada çözüm değil sorun oluşturuyor" ifadelerini kullandı. Turunçgil sezonunun adil ve verimli geçmesi, çiftçinin emeğinin korunması gerektiğinin altını çizen Doğan, "Ürünlerin gerçek değerinde pazarlanabilmesi ve mağduriyetlerin önlenmesi için kesim ve ihraç tarihleri konusunda daha hassas, adil ve çiftçi odaklı bir yaklaşım sergilenmeli" diyerek sözlerini tamamladı.
Eski Memleket Partisi Adana İl Başkanı Tepe’den Deniz Akkaya hakkında suç duyurusu
03 Eylül 2025 Çarşamba - 11:08 Eski Memleket Partisi Adana İl Başkanı Tepe’den Deniz Akkaya hakkında suç duyurusu Daha önce Memleket Partisi Adana İl Başkanlığı görevini yürüten ve Muharrem İnce ile birlikte CHP’ye geçen Dilek Tepe, sosyal medya hesabından kendisine hakaret ettiğini öne sürdüğü Deniz Akkaya hakkında suç duyurusunda bulundu. Muharrem İnce, CHP’den ayrılıp Memleket Partisini kurduğunda Dilek Tepe de Adana İl Başkanı oldu. Yine İnce, Memleket Partisi’ni lağvedip CHP’ye geçtiğinde Tepe de onunla birlikte CHP’ye geçti. Tepe, kendisinin bir siyasetçi olduğunu ve liderine karşı Deniz Akkaya’nın hesabından, "Sayın Muharrem İnce, bu fotoğraf verdiğiniz adamın vatandaşa ağır hakaretlerine bir şey demeyecek misiniz? Fotoğraf verdiğiniz şahıs ara vermeden vatandaşa hakaret ediyor" mesajı atıldığını buna karşılık olarak, "Ne alaka şimdi bu. Sayın İnce öğrencilerin, geleceğini durumunu paylaşıyor. Siz neyden bahsediyorsunuz" mesajı attığını söyledi. "Benim fiziksel görünümümle, kilomla, göbeğimle dalga geçti" Tepe, bu mesajın ardından çok ağır hakaretlere maruz kaldığını öne sürerek, "Muharrem İnce’nin eğitimle alakalı bir tweetinin altına böyle bir şey yazmasını ben yadırgadım açıkçası. Kendisine dedim ki, ’Sayın Deniz hanım, bunun yeri burası değil ki. Gidin yargıda şikayetçi olun. Eğitimle alakalı keşke bir sıkıntıyı paylaşsaydınız, bir toplumu en azından ünlü biri olarak ses getirmiş olurdu’ diye ifadesini kullandıktan sonra, aradan bir 5 dakika geçti. Kendisi benim profilimdeki resmimi alarak, benim fiziksel görünümümle, kilomla, göbeğimle dalga geçti. Çirkin ifadelerde bulundu. ‘Cahilsiniz’ dedi. Özellikle şunu söyledi, ‘Sizi kocanız dövemiyor. Gelin ben sizi döveyim.’ Bunlarla alakalı zaten bende ekran resimleri mevcut. Ben kendisinden şikayetçi oldum" diye konuştu. "Benim Adana’da Teneke Mahallesi’nde büyüdüğümü kendisi söylemiş" Tepe, sosyal medyada bir sohbet odası kurulduğunu oraya katıldığında da hakaretlerin devam ettiğini iddia ederek şunları kaydetti: "O odaya katıldım. Sonra bana kendisi ‘Sen kötü kadınsın. Senin gibi kadınların ölmesine ben sevinirim’ diye bir ifadede bulundu. Zaten bunların hep kayıtları da mevcuttur. Yani benim burada aslında en büyük üzüntüm; topluma mal olmuş bir bayanın, bir sanatçının, bir kadına karşı ne olursa olsun yapılan şiddetin karşısında durması gerekirken şiddetten, hakaretten, aşağılayıcı sözlerden bahsetmesi hoş değil. Benim Adana’da Teneke Mahallesi’nde büyüdüğümü kendisi söylemiş. Kendisine şunu söylemek istiyorum, Teneke Mahallesi dediği şeyler müstakil evlerden ve gecekondulardan bahsediyor. Kendisi zaten bu halkın sayesinde buralara geldi. Şu an konforlu hayatını bu sayede yaşıyor. Ben bu aşağılayıcı, ekonomik düzeyde küçültmesini zaten çok mide bulandırıcı şeyler olarak görüyorum." Tepe, "Kendisinin de sorunları olduğunu biliyorum. Çocuğuyla alakalı yaşadığı o süreçte ben kendisine çok üzülmüştüm. Ama görüyorum ki bu kadın rahat durmadı. Artık buna kadın diye ifade ediyorum ama kadın da demek istemiyorum. Bir kadının ölmesini isteyen bir kadından bir cani çıkması beni gerçekten çok üzüyor. O yüzden bu konuda ben şikayetçi oldum" dedi.
Eski eşinden şiddet gören kadın: "Ben yaşarken kurtulayım, öldükten sonra değil"
03 Eylül 2025 Çarşamba - 09:55 Eski eşinden şiddet gören kadın: "Ben yaşarken kurtulayım, öldükten sonra değil" Adana’da bir çocuğunun annesi olan eski eşini dövdükten sonra motosikletle hastaneye götürüp "Eşim merdivenden düştü" beyanı veren şahıs gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı. Yüzünden ameliyat geçiren ve platin takılan genç kadın, "Ben yaşarken kurtulayım, öldükten sonra değil" diyerek yardım istedi. 6 sene önce evlenen Ganime Sedef Bahçeci (26) ve A.C.Ş. (28) çiftinin bu evlilikten 1 kız çocukları dünyaya geldi. Daha sonra çift, şiddetli geçimsizlik nedeniyle geçtiğimiz şubat ayında boşandı. Ayrılık sonrası iddiaya göre, A.C.Ş., genç kadını sürekli tehdit etti. Bir süre sonra tehditleri bırakan eski eş bu sefer ayrıldığı eşiyle geri barışmak için çaba göstermeye başladı. Genç kadın ise eski eşinin barışma isteğini kabul etmedi. Bunun üzerine A.C.Ş., son olarak kızını Karataş ilçesindeki yazlık evine götürmek istedi. Kızını tek göndermek istemeyen Bahçeci, geçtiğimiz haftalarda eski eşiyle birlikte yazlık evine gitti. Öldüresiye dövüp hastaneye götürdü 30 Ağustos günü ise A.C.Ş., boşandığı eşiyle yeniden tartıştı ve genç kadını kızının gözleri önünde dövdü. Genç kadının kötüleşmesi üzerine şüpheli, eski eşini motosiklet ile Karataş Devlet Hastanesi’ne götürüp ‘Eşim merdivenlerden düştü’ dedi. Bahçeci ise boşandığı eşi tarafından tehdit edildiği için doktora bir şey söyleyemedi. Hastane doktoru ise yaptığı tetkikler ve müdahale sonucu genç kadının Adana’daki tam teşekküllü bir hastaneye gitmesi gerektiğini belirtti. "Öldürdü bu beni" mesajıyla yardım istedi Bu sırada Bahçeci, annesine ‘Öldürdü bu beni’ diyerek mesaj atıp yardım istedi. Bu sırada A.C.Ş. ise genç kadını hastaneden alıp yeniden eve götürdü. Anne Sibel Kömür ise hemen kızının yanına giderek eski damadının elinden kurtarıp önce karakola götürüp şikayetçi oldu, ardından da yeniden hastaneye götürdü. Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilen Bahçeci’ye darp sonucu kırılan çene ve elmacık kemiğinden ameliyat olup platin takıldı. Gözaltına alınan şüpheli eski koca ise adli kontrol şartıyla serbest kaldı. "Ben yaşarken kurtulayım, öldükten sonra değil" Taburcu olan ve ailesinin evinde tedavisi devam eden Ganime Sedef Bahçeci, yaşadıklarını İhlas Haber Ajansı muhabirine anlattı. Tehditlerin sürekli devam ettiğini belirten Bahçeci, "Her seferinde beni öldürmek istiyor. Bunu sürekli dile getiriyor. Olay günü yüzüme ve kafama yumruklar attı. Bu darp, dayak hep kızımın gözünün önünde oldu. Ben artık kendisinden kurtulup kızımla tek olabileceğim bir hayat yaşamak istiyorum. Beni sürekli tehdit ediyor. Her barışmamızdan sonra iyi oluyor sonra aynı şeyleri yaşatıyor. Ben yaşarken kurtulayım, öldükten sonra değil" ifadelerini kullandı. "Kızım bize mesaj atmasa, biz yetişmesek belki ölecekti" Kızının travma yaşadığını ve sürekli ağladığını anlatan anne Sibel Kömür, "Kızımdan ‘Öldürdü bu beni’ diyerek mesaj geldi. Bizde o gün Karataş’taydık ve hemen gittik. Kızımı motosiklet ile getirdi, hemen karakola ve hastaneye gittik. Yıllardır kızıma bu şiddeti uyguluyordu. Kızım hep kendi evladı için katlanıyordu. Artık yardım istiyoruz. Kızım bize mesaj atmasa, biz yetişmesek belki ölecekti" diye konuştu. Kızının yüzüne platin takıldığını, ameliyat olduğunu belirten Kömür, "Şahsın gözaltına alınıp serbest bırakıldığını öğrendik. Böyle insanları nasıl serbest bırakıyorlar anlamıyoruz. Kızım boşandı ama yine kurtulamadı. Bu cani tutuklanıp cezaevine gönderilsin, başka bir şey istemiyoruz" diyerek yardım istedi.