Yerel Haberler
Adana
Depremde anne ve babasını kaybeden kadından Alpargün Apartmanı kararına tepki 22 Nisan 2026 Çarşamba - 22:53:38 Adana’da 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde 96 kişinin hayatını kaybettiği Alpargün Apartmanı’nın müteahhidi Hasan Alpargün hakkında verilen ceza, yeniden yapılan yargılamada 62 kez müebbet ve 865 yıl hapisten 22 yıl 6 aya indirildi. Binada anne ve babasını kaybeden kadın karara tepki gösterdi. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesince görülen duruşmaya tutuklu sanık Hasan Alpargün, cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılırken, avukatlar ve bazı müştekiler duruşma salonunda hazır bulundu. Cumhuriyet savcısı, sanığın "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması yönünde mütalaa sundu. Duruşmanın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık hakkında daha önce verilen "olası kastla birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 62 kez müebbet ve 865 yıl hapis cezasını bozdu. Heyet, "olası kast" hükmünü kaldırarak sanığı "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan iyi hal indirimi uygulamaksızın 22 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı ve tutukluluk halinin devamına hükmetti. "Eksikliklerin gayet farkındaydı" Depremde anne ve babasını kaybeden Tuğba Şık, karara tepki göstererek, yerel mahkemenin iki kez verdiği "olası kast" kararının istinafta "bilinçli taksir"e dönüştürüldüğünü söyledi. Şık, "62 kez müebbet ve 865 yıl olan ceza 22 yıl 6 aya indirildi. Dava sürecinde avukatların yaptığı savunma ve bizlerin beyanları görmezden gelindi. Savcı, ara verip düşünmeyi bile gerek görmeden mütalaasını sundu. Biz mücadelemize devam edeceğiz. Şimdi Yargıtay’a ve gerekirse üst mahkemelere gideceğiz" dedi. Sanığın suç işlediğinin farkında olarak bu binayı yaptığını savunan Şık, "Kendisi yüksek inşaat mühendisiydi ve yaptığı eksikliklerin gayet farkındaydı. Depremin ilk günü suçunun farkında olarak Kıbrıs’a kaçmıştır" diye konuştu. Şık, sanığın önceki beyanlarını da hatırlatarak, "Daha sonra mahkemelerde, betonun kalitesizliğinden, betonun karılmadığından, Ceyhan Nehri’nden kum aldığından ve denetime gelen ekiplerin çay içip gittiklerinden bahsetmiştir" ifadelerini kullandı. Ailelerin büyük üzüntü yaşadığını dile getiren Şık, "Ben depremde annemi ve babamı kaybetmiştim. Burada 96 kişi öldü. Olası kastın çıkması için 96 kişinin heyetin önünde mi ölmesi lazım? 96 kişi sadece 10 saniye içinde öldü. Karar sonrası uyuyamadık" diyerek gözyaşlarına boğuldu.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 15:23 Üniversite senatosu 1 günlüğüne çocukların oldu Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi senatosu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yönetimi çocuklara bıraktı. Üniversite senatosu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yönetimi 1 günlüğüne öğrencilere devretti. Evliya Çelebi Ortaokulu ile Çarkıpare Şehit Ertan Tokuş İlkokulu ve Ortaokulu öğrencileri, temsili olarak üniversite yönetiminde görev aldı. Etkinlik kapsamında üniversitenin rektörlük koltuğuna ise Aybeniz Ersoy isimli öğrenci oturdu. Bir günlüğüne rektörlük görevini üstlenen Aybeniz Ersoy, üniversite yönetimiyle ilgili temsili kararlar alarak süreci deneyimledi. Rektör Prof. Dr. Adnan Sözen, 23 Nisan’ın çocuklara armağan edilen en anlamlı bayram olduğunu belirterek, "Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı üniversitemizde ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk. Bu özel günde yönetimi onlara devretmek bizim için son derece kıymetli. Çocuklar bizlerin geleceğisiniz, burayı gelecekte sizler yöneteceksiniz. Ben de küçükken 1 günlüğüne bir bankada yönetici koltuğuna oturmuştum, o anı hiç unutamam, siz de bu anı unutmayacaksınız" dedi. Konuşmaların ardından temsili rektör, temsili senato üyelerine söz vererek üniversitenin geleceğiyle alakalı fikir alışverişinde bulundu. Program sonunda öğrencilere çeşitli hediyeler takdim edildi.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 14:24 Kozan’da ıslah edilen mera alanı dualarla açıldı, sürüler alanda otlamaya başladı Adana’nın Kozan ilçesinde ıslah çalışmaları tamamlanan mera alanı yeniden hayvancılığa kazandırıldı. Kozan ilçesi Hamamköy Kamışoba Mahallesi’nde ıslah edilen mera alanında açılış töreni düzenlendi. Programın açılışında konuşan Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Atilla Beyazıt, meraların hayvancılık açısından en önemli kaba yem kaynaklarından biri olduğunu belirterek, "İlimiz genelinde yaklaşık 449 bin 500 dekar mera alanı bulunuyor. Bu alanlar il yüzölçümünün yaklaşık yüzde 3’üne karşılık geliyor. Meralar, hayvancılığın yanı sıra ekolojik sistem açısından da büyük öneme sahiptir" dedi. Meraların zamanla yoğun otlatma, çevresel etkiler ve plansız kullanım nedeniyle verim kaybı yaşayabildiğini ifade eden Beyazıt, Tarım ve Orman Bakanlığı koordinesinde yürütülen ıslah ve amenajman projeleriyle bu alanların yeniden verimli hale getirildiğini söyledi. Beyazıt, il genelinde bugüne kadar 51 mera ıslah projesi yürüttüklerini belirterek, "Bunların 41’i tamamlandı, 10’unda çalışmalar devam ediyor. Toplam 107 bin dekar alanda ıslah çalışması yapıldı. Bu kapsamda ot verimini artırmak için karışım ekimleri ve gübreleme çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Ayrıca hayvanların su ihtiyacı için sıvatlar yapıyor, gölgelik alanlar oluşturuyoruz" diye konuştu. 70 hayvanı bulunan besici Atilla Konuksever ise yem tasarrufu edeceğini kaydederek meranın kendileri için avantaj olduğunu söyledi. Büyükbaş hayvancılık yapan Ömer Esen de yem katkısı nedeniyle mera alanının avantajlı olduğunu ifade ederek emeği geçenlere teşekkür etti. İlçe Müftüsü Mustafa Kaya tarafından yapılan dua ile mera alanı hizmete açılırken, üreticiler hayvanlarını otlatmaya başladı. Hamam Mahallesi’nde 245 dekar alanda yapılan ıslah çalışmasıyla daha önce verimsiz olan mera alanının yeniden hayvancılığa kazandırıldığı bildirildi.
"Bilim, Eğitim ve Gastronomi İçin Güç Birliği"  projesi
12 Ekim 2025 Pazar - 13:40 "Bilim, Eğitim ve Gastronomi İçin Güç Birliği" projesi Adana’da gastronomi eğitimini ve yerel mutfağı desteklemek amacıyla Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ve Yüreğir Belediyesi’nin ortaklığında hayata geçirilen "Bilim, Eğitim ve Gastronomi İçin Güç Birliği" projesinin tanıtımı, yıldız isimlerin katıldığı bir törenle yapıldı. Yüreğir Gastronomi Merkezi’nde yapılan "Bilim, Eğitim ve Gastronomi İçin Güç Birliği" projesinin tanıtımı, akademi ile mutfak sanatlarını bir araya getirdi. Türkiye’nin tanınmış şeflerinden Somer Sivrioğlu ve Türev Uludağ’ın onur konuğu olduğu programa, projenin mimarları Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen ve Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı ev sahipliği yaptı. Törenin en renkli anları ise Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencilerinin, ünlü şefler Somer Sivrioğlu ve Türev Uludağ ile birlikte önlüklerini giymesiyle yaşandı. Teorik bilgiyi pratik deneyimle birleştiren bu sembolik buluşmanın ardından şefler, protokol üyeleri ve öğrenciler, gastronomi merkezi bahçesinde kurulan mangalın başına geçti. Usta şeflerin yönetiminde Adana kebabı, ustalıkla ateşle buluşturuldu. Projenin, öğrencilere uluslararası standartlarda bir eğitim sunarken Adana’nın zengin mutfak kültürünü de tanıtmayı hedeflediği belirtildi.
ADASO Başkanı Kıvanç: "Kimyasalların kaydı, değerlendirmesi, izni ve kısıtlanması stratejik bir fırsat"
12 Ekim 2025 Pazar - 12:24 ADASO Başkanı Kıvanç: "Kimyasalların kaydı, değerlendirmesi, izni ve kısıtlanması stratejik bir fırsat" Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, çevresel sürdürülebilirlik ve uluslararası rekabet açısından büyük önem taşıyan Kimyasalların Kaydı, Değerlendirilmesi, İzni ve Kısıtlanması (KKDİK) Yönetmeliği’nin sanayi sektörü için yalnızca bir yükümlülük değil, aynı zamanda stratejik bir fırsat olduğunu söyledi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü iş birliğinde Adana Sanayi Odası (ADASO) ev sahipliğinde Kimyasalların Kaydı, Değerlendirilmesi, İzni ve Kısıtlanması (KKDİK) Yönetmeliği’nin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların ele alındığı bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Adana Sanayi Odası Sakıp Sabancı Toplantı Salon’unda gerçekleştirilen etkinliğin açılışında konuşan TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, çevresel sürdürülebilirlik ve uluslararası rekabet açısından büyük önem taşıyan KKDİK Yönetmeliği’nin sanayi sektörü için yalnızca bir yükümlülük değil, aynı zamanda stratejik bir fırsat olduğunu söyledi. "KKDİK, ihracat için ticaret pasaportu niteliğinde" Avrupa Birliği’nin REACH düzenlemesine uyumlu bir yapıya sahip olduğunu söyleyen Kıvanç, "KKDİK Yönetmeliği’ne uyum, yalnızca yasal bir zorunluluk değil, uluslararası ticarette güvenilirliğimizin ve rekabet avantajımızın da garantisidir. Avrupa Birliği pazarına açılmak isteyen firmalarımız için bu yönetmeliğe uyum, adeta bir ticaret pasaportu niteliği taşımaktadır. TOBB olarak yönetmeliğin sanayi için en uygulanabilir şekilde hayata geçmesi adına Bakanlık ile yakın iş birliği yürüttük. Sektörümüzün talepleri doğrultusunda çalışmalar yaptık. Tonaj bazlı sisteme geçilmesi ve firmalara ek süre tanınması yönündeki taleplerinin dikkate alınmasının sektöre büyük kolaylık sağladı. Usul ve esasların sahada daha iyi anlaşılabilmesi için düzenlenen bilgilendirme toplantılarına Adana’dan başlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz" dedi. "Adana’nın ihracatının yüzde 21’i kimya sektörü" Adana’nın kimya, tekstil, plastik ve metal gibi kimyasal madde kullanımının yoğun olduğu sektörlerde güçlü bir üretim merkezi olduğunu vurgulayan Kıvanç, kentin ihracatında kimya sektörünün öncü konumda bulunduğunu belirterek şöyle devam etti: "Adana ihracatının 2025 yılı Ocak-Eylül döneminde toplam ihracatımız 2 milyar 204 milyon dolara ulaştı. Adana’nın ihracatının zirvesinde 461,4 milyon dolarlık ihracatla Kimyevi Maddeler ve Mamulleri sektörü yer alıyor. Yani Adana’nın toplam ihracatının yaklaşık yüzde 21’i kimya sektöründen geliyor. Yakın gelecekte bu rakamların çok daha üstüne çıkacağımızı öngörüyoruz. Bunu neden söylüyoruz. Adana ve Türkiye’nin sanayi vizyonunda Ceyhan-Yumurtalık hattı çok önemli bir konumda yer alıyor. Bölgede devam eden enerji, petrokimya ve kimya yatırımlarının tamamlanmasıyla Adana’nın Türkiye’nin enerji ve kimya üssü haline geleceğine inanıyoruz. Ceyhan Enerji İhtisas Endüstri Bölgesi, SASA Özel Endüstri Bölgesi, Ceyhan Organize Sanayi Bölgesi ve Yumurtalık Serbest Bölgesi’nde devam eden yatırımlar tamamlandığında; Kimya İhtisas OSB gibi büyük bir yatırım hayata geçtiğinde bu hat sadece Adana’nın değil, Türkiye’nin enerji ve kimya merkezi olacaktır. Ayrıca planlanan Adana Ana Konteyner Limanı, Türkiye’deki tüm limanların toplam kapasitesine eşdeğer büyüklüğüyle şehrimizin lojistik gücünü katlayacaktır." "Kimyasallar hayatın parçası, tehlike doğru yönetimde" Toplantıda konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü Kimyasallar Yönetimi Daire Başkanı Nihat Yaman, kimyasalların çevre ve insan sağlığı üzerindeki etkilerinin kontrol altına alınmasının Bakanlığın öncelikli görevlerinden biri olduğunu belirtti. Yaman, kimyasalların yalnızca sanayide değil, yaşamın her alanında bulunduğunu ifade ederek şunları kaydetti: "Kimyasallar doğru ve güvenli kullanıldığında zararlı değil, aksine hayatın vazgeçilmez bir parçasıdır. Önemli olan, bu maddelerin etkilerini doğru yönetebilmek ve çevreye zarar vermeyecek şekilde üretim süreçlerine dahil etmektir. Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi ve yeşil dönüşüm vizyonu doğrultusunda kimyasal yönetimi alanında kapsamlı çalışmalar yürütülüyor. Bu süreçte TOBB ile yakın iş birliği içindeyiz. Sektör temsilcilerimizin geri bildirimleriyle süreçleri sadeleştirmek, maliyetleri düşürmek ve kayıt sistemini daha erişilebilir hale getirmek için önemli adımlar atıyoruz. Adana bu bilgilendirme toplantılarının ilki oldu; önümüzdeki dönemde sekiz ilde daha benzer programlar düzenleyeceğiz." Toplantıda açılış konuşmalarının ardından, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Öncelikli Kimyasallar Yönetimi Şube Müdürlüğü Çevre ve Şehircilik Uzmanı Ahmet Daşkın, Kimyasalların Kaydı ve Sınıflandırılması Şube Müdürlüğü Kimya Mühendisi Bektaş Kılıç ve Toprak Kirliliği Kontrolü Şube Müdürlüğü Çevre Mühendisi Kenan Kama tarafından, KKDİK Yönetmeliği’nin kayıt süreci ve yeni usul ve esaslara ilişkin sunumlar gerçekleştirildi. Sanayicilerin yoğun ilgi gösterdiği toplantı soru cevap oturumu akabinde son buldu.
Gastronomi ve sürdürülebilirlik ’Sunar Mutfak’ta buluştu
12 Ekim 2025 Pazar - 12:10 Gastronomi ve sürdürülebilirlik ’Sunar Mutfak’ta buluştu 9. Uluslararası Adana Lezzet Festivali’nin ana destekçilerinden Sunar Yatırım’ın ’Sunar Mutfak’ sahnesi, üç gün boyunca binlerce ziyaretçinin uğrak noktası oldu. Sunar Yatırım’ın sürdürülebilir gastronomi vizyonuyla ünlü şeflerle yaptığı iş birliği kapsamında, ’topraktan masaya’ temalı lezzet sunumu festivale renk kattı. Gıda ve biyoendüstri alanındaki 50 yılı aşkın tecrübesini doğduğu topraklarla paylaşan Sunar Yatırım, bu kapsamda Adana Valiliği’nin ev sahipliğinde düzenlenen 9. Uluslararası Adana Lezzet Festivali’nin ana destekçileri arasında yer aldı. 10-12 Ekim tarihleri arasında Adana Merkez Park’ta gerçekleşen festivalde Sunar Yatırım’ın tarım ve gastronomi vizyonunu yansıtan "Sunar Mutfak" sahnesi binlerce ziyaretçinin akınına uğradı. Ünlü şeflerle iş birliği kapsamında, ’topraktan masaya’ temalı lezzet sunumları festivale renk katarken Sunar’ın desteklediği çiftçilerin sürdürülebilir tarım deneyimlerini paylaştığı; Adana’nın mutfak tarihi, atıksız mutfak ve tarımda biyoplastik kullanımının ele alındığı söyleşiler ise büyük ilgi gördü. "Çiftçilerden sürdürülebilir tarım hikayeleri" Sürdürülebilir tarım, yenilenebilir enerji ve biyo-bozunur plastik gibi alanlarda yatırımlara imza atan Sunar’ın yenilikçi vizyonu festivalde öne çıktı. Birinci gün, festivalin bu yılkı konsepti "Kuşaktan Kuşağa" kapsamında, Adana’nın köklü gastronomi marklarının temsilcileri ağırlandı. Ustalar, yöre mutfağının inceliklerini ve tarihsel serüvenini, yıllara yayılan deneyimlerini aktardı. İkinci günde ise sürdürülebilirlik ve tarım odaklı paneller dikkat çekti. Çiftçiler ve akademisyenler, coğrafi işaretli ürünlerden atıksız mutfağa, biyo-plastik kullanımından sürdürülebilir tarıma uzanan pek çok başlıkta görüşlerini paylaştı. "Ünlü şeflerden unutulmaz lezzetler" Festivalin en çok konuşulan anları üçüncü gün yaşandı. Şefler Rafet İnce ve Özlem Mekik, Sunar ve Hüner markalı un ve yağlarla daha önce hiçbir yerde sergilemedikleri özel tarifler hazırladı. Lezzet dolu sunumlarını şova dönüştüren şefler, mutfak sırlarını ve yepyeni tatları izleyicilerle paylaştı. "Adana’nın gastronomi yolculuğuna destek" Sunar Yatırım’ın sürdürülebilirlik vizyonunu Adana’nın mutfak kültürüyle buluşturan "Sunar Mutfak" sahnesi, üç gün boyunca festivalin en uğrak noktalarından biri oldu. Sunar Yatırım, böylece Adana’nın "UNESCO Gastronomi Şehri" adaylığına da güçlü desteğini ortaya koydu. Sunar Yatırım Hakkında Yarım asrı aşkın köklü geçmişiyle tarım, gıda ve biyoendüstri alanında faaliyet gösteren Sunar Yatırım; mısır nişastası bazlı endüstriyel ham madde, bitkisel sıvı yağ, un, yem ve biyo-bozunur plastik üreterek müşterileriyle buluşturuyor. Bin 400’den fazla çalışanı başta olmak üzere çiftçiler, müşteriler, yerel yönetimler ve diğer tüm paydaşlarıyla geniş bir değer zinciri kuran Sunar, Ar-Ge ve ileri teknolojilere yaptığı yatırımlarla tarıma dayalı çevre dostu ve sürdürülebilir ürünlerini 6 kıtada, 100’ün üzerinde ülkeye taşıyor.
Gastronomi ve Sürdürülebilirlik ’Sunar Mutfak’ta Buluştu
12 Ekim 2025 Pazar - 12:06 Gastronomi ve Sürdürülebilirlik ’Sunar Mutfak’ta Buluştu 9. Uluslararası Adana Lezzet Festivali’nin ana destekçilerinden Sunar Yatırım’ın ’Sunar Mutfak’ sahnesi, üç gün boyunca binlerce ziyaretçinin uğrak noktası oldu. Sunar Yatırım’ın sürdürülebilir gastronomi vizyonuyla ünlü şeflerle yaptığı iş birliği kapsamında, ’topraktan masaya’ temalı lezzet sunumu festivale renk kattı. Gıda ve biyoendüstri alanındaki 50 yılı aşkın tecrübesini doğduğu topraklarla paylaşan Sunar Yatırım, bu kapsamda Adana Valiliği’nin ev sahipliğinde düzenlenen 9. Uluslararası Adana Lezzet Festivali’nin ana destekçileri arasında yer aldı. 10-12 Ekim tarihleri arasında Adana Merkez Park’ta gerçekleşen festivalde Sunar Yatırım’ın tarım ve gastronomi vizyonunu yansıtan "Sunar Mutfak" sahnesi binlerce ziyaretçinin akınına uğradı. Ünlü şeflerle iş birliği kapsamında, ’topraktan masaya’ temalı lezzet sunumları festivale renk katarken Sunar’ın desteklediği çiftçilerin sürdürülebilir tarım deneyimlerini paylaştığı; Adana’nın mutfak tarihi, atıksız mutfak ve tarımda biyoplastik kullanımının ele alındığı söyleşiler ise büyük ilgi gördü. "Çiftçilerden sürdürülebilir tarım hikayeleri" Sürdürülebilir tarım, yenilenebilir enerji ve biyo-bozunur plastik gibi alanlarda yatırımlara imza atan Sunar’ın yenilikçi vizyonu festivalde öne çıktı. Birinci gün, festivalin bu yılkı konsepti "Kuşaktan Kuşağa" kapsamında, Adana’nın köklü gastronomi marklarının temsilcileri ağırlandı. Ustalar, yöre mutfağının inceliklerini ve tarihsel serüvenini, yıllara yayılan deneyimlerini aktardı. İkinci günde ise sürdürülebilirlik ve tarım odaklı paneller dikkat çekti. Çiftçiler ve akademisyenler, coğrafi işaretli ürünlerden atıksız mutfağa, biyo-plastik kullanımından sürdürülebilir tarıma uzanan pek çok başlıkta görüşlerini paylaştı. "Ünlü şeflerden unutulmaz lezzetler" Festivalin en çok konuşulan anları üçüncü gün yaşandı. Şefler Rafet İnce ve Özlem Mekik, Sunar ve Hüner markalı un ve yağlarla daha önce hiçbir yerde sergilemedikleri özel tarifler hazırladı. Lezzet dolu sunumlarını şova dönüştüren şefler, mutfak sırlarını ve yepyeni tatları izleyicilerle paylaştı. "Adana’nın gastronomi yolculuğuna destek" Sunar Yatırım’ın sürdürülebilirlik vizyonunu Adana’nın mutfak kültürüyle buluşturan "Sunar Mutfak" sahnesi, üç gün boyunca festivalin en uğrak noktalarından biri oldu. Sunar Yatırım, böylece Adana’nın "UNESCO Gastronomi Şehri" adaylığına da güçlü desteğini ortaya koydu. Sunar Yatırım Hakkında Yarım asrı aşkın köklü geçmişiyle tarım, gıda ve biyoendüstri alanında faaliyet gösteren Sunar Yatırım; mısır nişastası bazlı endüstriyel hammadde, bitkisel sıvı yağ, un, yem ve biyo-bozunur plastik üreterek müşterileriyle buluşturuyor. 1400’den fazla çalışanı başta olmak üzere çiftçiler, müşteriler, yerel yönetimler ve diğer tüm paydaşlarıyla geniş bir değer zinciri kuran Sunar, Ar-Ge ve ileri teknolojilere yaptığı yatırımlarla tarıma dayalı çevre dostu ve sürdürülebilir ürünlerini 6 kıtada, 100’ün üzerinde ülkeye taşıyor.