Yerel Haberler
Adana
21 Nisan 2026 Salı - 08:36 Feci kazada hayatını kaybeden kız, gelinlik ve duvakla uğurlandı Adana’da devrilen motosiklette yolcu konumunda bulunan 16 yaşındaki kızın hayatını kaybetmesi saniye saniye görüntülendi. Kızın cenaze töreninde tabutunun üzerine gelinlik ve duvak konulduğu görüldü. Kaza, 19 Nisan günü saat 20.00 sıralarında Yüreğir ilçesi Akıncılar Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, bir kafeteryada çalışan Zeynep Su Acar (16), kendisini almaya gelen arkadaşı Ercan A. (18) idaresindeki motosiklete bindi. Seyir halindeyken kontrolden çıkan motosikletteki Acar, metro köprüsü beton direğine çarparak yere düştü. Motosiklet ise bir sürü sonra devrildi. Kazada sürücü ile yolcu metrelerce sürüklendi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılar, ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Ancak Zeynep Su Acar, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Genç kızın cenazesi, Kürkçüler Mezarlığı’nda toprağa verildi. Ağır yaralanan sürücü Ercan A.’nın ise hastanedeki tedavisinin sürdüğü ve hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi. Öte yandan, kazaya ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, motosikletin refüjdeki taşa çarptıktan sonra kontrolden çıktığı, Zeynep Su Acar’ın savrularak metro köprüsünün ayağına çarptığı anlar yer aldı. Cenaze töreninde Acar’ın tabutu üzerine gelinlik ve duvak konulması ise yürekleri dağladı.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 21:57 62 kez müebbet hapis cezasına çarptırılan müteahhidin cezası 22,5 yıla indirildi Adana’da 6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerde 96 kişinin hayatını kaybettiği Alpargün Apartmanı’nın müteahhidi Hasan Alpargün hakkında yerel mahkemenin verdiği 62 kez müebbet ve 865 yıl hapis cezası, yeniden yapılan yargılamada 22 yıl 6 aya indirildi. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesince görülen duruşmaya tutuklu sanık Hasan Alpargün cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılırken, avukatlar ve bazı müştekiler duruşma salonunda hazır bulundu. Cumhuriyet savcısı, sanığın "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması yönünde görüş sundu. "1975 Deprem Yönetmeliği’ne uygun inşaat yaptım" Alpargün, savunmasında apartmanı kanunlara uygun inşa ettiğini öne sürerek, "İnşaatta hiçbir eksik malzeme kullanmadım. 1975 Deprem Yönetmeliği’ne uygun inşaat yaptım. Proje eksiksiz ve kusursuzdur. Binanın iskanını aldım. Ciddi sağlık sorunlarım var, kanser hastasıyım. Uzun süredir tutukluyum. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum" dedi. Müşteki avukatları ise, Konya Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşan 6 kişilik heyetin hazırladığı ve yerel mahkemeye sunduğu 46 sayfalık ikinci bilirkişi raporu dikkate alınarak, sanığın "olası kastla öldürme" suçundan cezalandırılmasını, savcılığın mütalaasını bu yönde değiştirmesini talep etti. Beyanların ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Hasan Alpargün’e ‘olası kastla birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan verilen 62 kez müebbet ve 865 yıl hapis cezasını bozdu. ‘Olası kast’ hükmünü kaldıran heyet, Alpargün’e iyi hal indirimi uygulanmaksızın ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 22 yıl 6 ay hapis cezası vererek, tutukluluk halinin devamına karar verdi.
Vali Köşger: "Günlük hayatı gölgeleyecek hiçbir teşebbüse asla müsamaha göstermeyeceğiz"
27 Ekim 2025 Pazartesi - 14:25 Vali Köşger: "Günlük hayatı gölgeleyecek hiçbir teşebbüse asla müsamaha göstermeyeceğiz" Vatandaşın huzurunu ve güvenlik hissini doğrudan etkileyen en önemli alanların başında asayiş suçları geldiğine dikkat çeken Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, "Günlük hayatı gölgeleyecek hiçbir teşebbüse asla müsamaha göstermeyeceğiz" dedi. İl Asayiş ve Güvenlik Toplantısı’nda Adana’nın terörle mücadele ve asayiş suçlarındaki son 9 aylık veriler değerlendirildi. Kentte 2024 Eylül ile 2025 Eylül dönemlerinin karşılaştırılarak operasyon sayıları, gözaltılar ve suç oranlarındaki değişim paylaşıldı. Vali Yavuz Selim Köşger, hem terör örgütlerine hem de mala ve şahsa karşı işlenen suçlara yönelik mücadelenin kararlılıkla sürdüğünü vurguladı. Adana Valisi Yavuz Selim Köşger başkanlığında İl Asayiş ve Güvenlik Toplantısı yapıldı. Valilik binasında düzenlenen toplantıya İl Emniyet Müdürü Ahmet Hakan Arıkan ile İl Komutanı Tümgeneral Coşkun Sel’de katıldı. Terörle mücadele yönünden geçen yıl ile bu yılın eylül ayı verilerini açıklayan Vali Köşger, "Devletimizin terörle mücadelede sergilediği sarsılmaz irade ve güvenlik birimlerimizin özverili çalışmalarıyla, ilimizde kamu düzeni ve emniyet seviyesi kararlılıkla sürdürülmektedir. Adana’da günlük hayatı tehdit edecek hiçbir oluşuma alan tanınmamaktadır. Eylül 2025’te terör örgütlerine yönelik toplam 26 operasyon gerçekleştirilmiş, bu operasyonlar sonucunda 27 kişi gözaltına alınmış, 3 kişi ise tutuklanmıştır. İlimizde terör örgütlerine alan tanımayan, hukuk ve insan haklarına tam riayet içinde yürütülen mücadelemiz kararlılıkla sürmektedir. Günlük hayatı gölgeleyecek hiçbir teşebbüse asla müsamaha göstermeyeceğiz" ifadelerni kullandı. "Kişilere karşı işlenen suçlarda genel anlamda azalma eğilimi görülmüştür" Asayiş suçlarıyla mücadele çerçevesinde de verileri aktaran Vali Köşger,"Vatandaşlarımızın huzurunu ve güvenlik hissini doğrudan etkileyen en önemli alanların başında asayiş suçları gelmektedir. Kişilere Karşı İşlenen Suçlar Kapsamında konut dokunulmazlığının ihlali 19’dan 17’ye düşmüştür. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu 13’den 9’a düşmüştür. Çocuğun cinsel istismarı 48’den 44’e düşmüştür. Kasten yaralama olayları 758’den 769’a yükselmiştir. Cinsel saldırı 26’dan 23’e düşmüştür. Kasten öldürme olayları Eylül 2024’te 11 iken, Eylül 2025’te 6’ya düşmüştür. Tehdit suçu 644’ten 636’ya düşmüştür. Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu 100’den 98’e düşmüştür. Eylül ayında kişilere karşı işlenen suçlarda genel anlamda azalma eğilimi görülmüştür. Kasten öldürme, tehdit ve kişi hürriyetinden yoksun kılma olaylarında düşüşler kaydedilmiş, özellikle çocuğun cinsel istismarı ve cinsel saldırı suçlarında önceki yıla göre azalma yaşanmıştır" diye konuştu. "Mal varlığın işlenen suçlarda yüzde 14 azaldı" Malvarlığına karşı işlenen suçlara da değinen Vali Köşger, "Şehrimizin ekonomik canlılığını, mülkiyet güvenliğini ve vatandaşlarımızın mal emniyetini doğrudan etkileyen suç türleriyle mücadele, asayiş hizmetlerimizin en önemli sacayaklarından biridir. 2024 Eylül dönemiyle karşılaştırıldığında, 2025 yılı Eylül ayında 9 önemli suç türünde genel olarak azalış eğilimi göze çarpmaktadır. Toplam olay sayısı 2024 Eylül ayında 334 iken, 2025 Eylül ayında 288 olarak gerçekleşmiş malvarlığına karşı işlenen 9 önemli suç kapsamındaki olay sayılarında 46 olay azalış meydana gelmiştir. Mal varlığına karşı işlenen dokuz önemli suç türüne ilişkin karşılaştırmalı veriler şu şekildedir, Otodan hırsızlık olayları 26’dan 20’ye düşmüştür. Motosiklet hırsızlığı olaylarında 52’de 37’ye gerilemiş ve dikkat çekici düşüş yaşanmıştır. Oto hırsızlığı vakalarında 6’dan 4’e düşmüştür. Evden hırsızlık olayları 59’dan 55’e düşmüştür. İş yerinden ve kurumdan hırsızlık olayları 48’den 43’e düşmüştür. Dolandırıcılık suçlarında hafif bir artış olmuş,92’den 96’ya yükselmiştir. Yağma(gasp) olay sayısı 48’den 30’a düşmüştür. Toplamda mal varlığına karşı işlenen suçlarda yüzde 14’lük önemli bir azalış sağlanmıştır. Bu tablo önleyici devriye faaliyetleri, teknolojik takip sistemleri, istihbarata dayalı operasyonlar ve toplumsal farkındalık çalışmaları sayesinde suçun oluşmadan engellenebildiğini ve faillerin kısa sürede yakalanarak adalete teslim edildiğini açıkça göstermektedir" sözlerine yer verdi.
Sunar Yatırım, sürdürülebilir büyüme hedeflerini paylaştı
27 Ekim 2025 Pazartesi - 10:59 Sunar Yatırım, sürdürülebilir büyüme hedeflerini paylaştı Yarım asrı aşan üretim geçmişiyle Türkiye’nin gıda, tarım ve biyoendüstri alanında öncü gruplarından Sunar Yatırım, sürdürülebilir büyüme stratejisini basın mensuplarıyla paylaştı. Grup, yenilenebilir enerji, sürdürülebilir tarım ve biyo-bazlı üretim yatırımlarıyla çevreyle uyumlu sanayi dönüşümüne öncülük ederken entegre yapısı ve global ihracat ağıyla ülke ekonomisine katma değer sağlamaya devam ediyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, biyoendüstrinin geleceğin en stratejik alanlarından biri olduğuna dikkat çekerek, "Doğadan ilham alan bu yeni nesil üretim anlayışıyla hem çevreyi koruyor hem de ülkemizin sanayi kapasitesinin artışına katkı sunuyoruz. Yerli kaynaklarla, dünya standartlarında üretim yaparak Türkiye’nin rekabet gücünü kalıcı şekilde artırmayı hedefliyoruz. Bu alanda üretim artması, dış ticaret açığımızın azalması anlamına geliyor" dedi. Gıda, tarım ve biyoendüstri alanında 50 yılı aşkın deneyimini, sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarla geleceğe taşıyan Sunar Yatırım, Adana’da düzenlenen basın toplantısında grubun, biyoendüstri alındaki öncü adımları başta olmak üzere yenilenebilir enerji projelerini, biyo-bazlı ürün geliştirme çalışmalarını ve sürdürülebilir tarım programının somut sonuçlarını paylaştı. Toplantıda konuşan Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, "Geleceğin dünyasında başarı, çevreyle uyumlu ve verimli üretim modellerini benimsemekten geçiyor. Biz Sunar olarak bu dönüşümü hayata geçiriyoruz. Amacımız yalnızca üretmek değil, doğayla uyum içinde kalıcı değer ve güven inşa etmek" dedi. Sürdürülebilirliğin moda bir kavram olmaktan öte iş yapış biçimlerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Çomu, "Üretimin her aşamasını, doğaya, topluma ve insana saygı temelinde yeniden tasarlamaya gayret ediyoruz. Bizim için büyüme, ekonomik girdinin yanında, bu topraklardan aldığımız bereketi geleceğe aktarma sorumluluğu" diye konuştu. Yerelden beslenip küreselde büyüyor Sunar ürünlerinin bugün 6 kıtada, 100’ü aşkın ülkeye ulaştığını ve ihracat gelirlerinin 250 milyon doların üzerinde olduğunu aktaran Çomu, özellikle Türkiye’de tek üreticisi oldukları sorbitol başta olmak üzere, dekstrin, mısır yağı ve nişasta segmentlerinde Türkiye’nin ihracat liderleri arasında yer aldıklarını söyledi. Mustafa Nuri Çomu, "Adana’dan dünyaya yayılan üretim zincirimiz ile yerelden beslenip küresel pazarlarda büyüyoruz. Bizim için globalleşme, yerel değerleri dünyaya taşımak demek. Yatırımlarımızın merkezinde hem bölge kalkınması hem de uluslararası rekabet gücü bulunuyor" dedi. Çomu ayrıca, Türkiye’de büyük oranda ithal edilen sodyum glukonatı üreten ilk firma olduklarını hatırlatarak, "25 Mayıs 2025’te Ticaret Bakanlığı, yerli üreticilerin başvurusu üzerine Çin menşeli sodyum glukonat ithalatına damping soruşturması açtı. Soruşturmada, sodyum glukonat ve diğer komponentlerin fiyatlarının yerli üreticilere zarar verdiği ve anti dumping vergisi uygulanmasının değerlendirildiği belirtildi. Sunar olarak adil rekabet ve yerli sanayinin korunmasına yönelik yürüttüğümüz çalışmaların kamu nezdinde de ses getirmesinden memnuniyet duyuyoruz" ifadelerini kullandı. 180 günde doğada kaybolan biyobozunur plastik Sunar NP bünyesinde yürütülen Ar-Ge çalışmalarıyla geliştirilen 180 günde doğada kaybolan biyobozunur ve bitki bazlı ham maddeler, ambalaj ve plastik sektörlerinde alternatif çözümler sunuyor. Grup, termoplastik nişasta (TPN) ve biyopolimer üretiminde attığı adımlarla döngüsel ekonomi hedeflerine katkı sağlarken bu ürünlerin ticarileştirilmesiyle dışa bağımlılığın azaltılmasına yönelik somut ilerlemeler kaydetmeyi amaçlıyor. Biyoendüstrinin geleceğin en stratejik alanlarından biri olduğuna dikkat çeken Çomu, "Doğadan ilham alan bu yeni nesil üretim anlayışıyla hem çevreyi koruyor hem de ülkemizin sanayi kapasitesinin artışına katkı sunuyoruz. Yerli kaynaklarla, dünya standartlarında üretim yaparak Türkiye’nin rekabet gücünü kalıcı şekilde artırmayı hedefliyoruz. Bu alanda üretimin artması dış ticaret açığımızın azalması anlamına da geliyor" diye konuştu. Biyo-bozunur poşetlerin Geri Kazanım Katılım Payı (GEKAP) vergisine tabi tutulmadan ayrı sınıflandırılması gerektiğine de dikkat çeken Çomu, "Bu konuda yapılacak düzenlemeler, çevre dostu ürünlerin yaygınlaşmasını hızlandıracaktır" açıklamasını yaptı. 10 yılda 180 çiftçi ile 20 bin dönüm arazide sürdürülebilir tarım Mısır yağı ihracatında dünyada ilk üçte, Türkiye’de ilk sırada yer alan grup şirketi Elita Gıda’nın tarımsal sürdürülebilirliğe yönelik yaklaşık 10 yıldır aralıksız sürdürdüğü projesiyle ilgili de bilgi veren Mustafa Nuri Çomu, "Programımız, şimdiye dek 180 üreticiyle iş birliği içinde 20 bin dönümü aşan sahada uygulandı. Türkiye’de ayçiçek üretiminde sürdürülebilir tarım modelini ilk kez uygulayan şirketimiz Elita Gıda, geçtiğimiz aylarda SAI (Sustainable Agriculture Initiative / Sürdürülebilir Tarım Girişimi) platformu tarafından yürütülen FSA (Farm Sustainability Assessment) denetiminden de başarıyla geçti. Su ve enerji tasarrufu, toprak verimliliği, karbon salımının azaltılmasına odaklanan projemiz ile çiftçilere eğitim ve teknoloji transferi sağlayarak tarımın geleceğine katkı sunmayı amaçlıyoruz" dedi. Çomu ayrıca, kuraklık ve ithalat artışının sektörel etkilerine değinerek, "2024-2025 döneminde Türkiye’nin mısır ithalatı yüzde 45 arttı, kuraklık nedeniyle ayçiçeği üretiminde yüzde 10’dan fazla düşüş bekleniyor. Bu durum, yerli üretimin stratejik değerini daha da artırıyor. Sunar’ın entegre üretim yapısı, bu açığı kapatma gücüne sahip" değerlendirmesinde bulundu. İnsan, Ar-Ge ve teknoloji odağı Nişasta sektöründe Türkiye’nin ilk Ar-Ge merkezine sahip olduklarını vurgulayan Mustafa Nuri Çomu, "Değeri, 1 milyon ABD dolarını aşan teknoloji altyapısına sahip merkezimizde; mühendis, biyomühendis ve gıda mühendislerinden oluşan uzman bir ekibimiz var. Projelerimiz, ticarileşen ürünlerle Türkiye sanayisine katkı sağlıyor. Merkezimizde kurulduğu günden bu yana Ar-Ge çalışmalarıyla geliştirerek endüstriye sunduğumuz ürün oranı, tüm ürünlerimiz içinde yüzde 30’u geçti. Bununla beraber, Ar-Ge ekibimizde yüksek oranda kadın ve lisansüstü yetişmiş çalışma arkadaşlarımızın bulunması bizim için gurur verici" şeklinde konuştu. EXCIPACT GMP (İyi Üretim Uygulamaları) sertifikasını aldıklarını da paylaşan Çomu, "Bu belge, ilaç ve eksipiyan endüstrisine yönelik yüksek güvenlik ve kalite standartlarına sahip üretim yapabildiğimizin uluslararası göstergesi. Avrupa’da bu sertifikaya sahip sayılı üreticiler arasındayız" dedi. Enerjide yeşil dönüşümü ve karbon hedefleri Türkiye’nin yeşil dönüşüm politikalarına doğrudan katkı sunduklarını ifade Mustafa Nuri Çomu, 2025’te devreye alınan güneş enerji santralleriyle yenilenebilir enerji kapasitesini artırdıkları bilgisini verdi. 2026 sonuna kadar, tüm tesislerinin enerji ihtiyacının yüzde 95’ini GES yatırımları ile karşılayacaklarını açıklayan Çomu, "GES projelerimiz, yıllık bazda 80 bin tonun üzerinde karbon salımının önüne geçilmesini sağlıyor. Hedefimiz, 2030 yılına kadar karbon nötr üretim modeline tam geçiş yapmak. Enerjide yeşil dönüşümü sadece çevresel değil aynı zamanda ekonomik bir değer olarak görüyoruz" şeklinde konuştu.
Katile ve azmettiriciye ceza indirimi, anneyi gözyaşlarına boğdu
27 Ekim 2025 Pazartesi - 10:24 Katile ve azmettiriciye ceza indirimi, anneyi gözyaşlarına boğdu Adana’da 5 yıl önce bir kişiyi öldüren sanığa ve azmettiricisine verilen ömür boyu hapis cezasının istinaf mahkemesinde indirime gidilmesine, öldürülen kişinin annesi tepki gösterip, "Evladı ölen bir anne her gün ölüyor" diyerek gözyaşı döktü. Olay, 25 Kasım 2021’de gece Çukurova ilçesi Karslılar Mahallesi Adnan Menderes Bulvarı’nda meydana geldi. İddiaya göre, Ulaş Çelikten (22), Mehmet Şükrü C. tarafından öldürüldü. Mehmet Şükrü C. yakalanıp tutuklandı. Olayın azmettiricisi olduğu öne sürülen Abdullah C. de yakalanıp tutuklandı. Sanıklar 9. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandı. Yargılama sonucunda iki sanığa da mahkeme ömür boyu hapis cezası verdi. Sanıkların yakınları olayı istinaf mahkemesine taşıyarak yerel mahkemenin kararına itiraz etti. Yapılan itiraz sonucunda istinaf mahkemesi Mehmet Şükrü C.’nin ezasını haksız tahrik indirimi uygulayarak ömür boyu hapis cezasından 18 yıl hapis cezasına indirdi. Olayın azmettiricisi olduğu öne sürülen Abullah C.’nin cezasını ise istinaf mahkemesi olayın azmettiricisi olmadığını cinayete yardım ettiğini öne sürerek ömür boyu hapis cezasını 13 yıl hapis cezasına düşürdü. Bunun üzerine Ulaş Çelikten’in ailesi karara itiraz etti. İstinafın bu kararı Yargıtay’da görüşülmeye başlandı. "O gün kalbim durdu" Ceza indirimi kararını duyunca kalbinin durduğunu söyleyen anne Fatma Çelikten, "Evladı ölen bir anne her gün ölüyor. Beşinci yıla giriyoruz ama her gün bu acıyı yaşıyorum. İstinaf mahkemesi ödül verdi. Bir evlat hangi emeklerle büyüyor. Benim çocuğum çok duyarlı biriydi ama artık yok. Her gün uyurken diyorum ki, ’Ulaş, yine sensiz bir gün yaşadım.’ Yapanların en ağır cezayı almalarını istiyorum. Çünkü Ulaş gibi gençlerin ölmesini istemiyorum. Keşke onun yerine ben ölseydim. Evlat acısı görmeyen bir anne, en mutlu anneymiş" diyerek gözyaşlarına boğuldu. Avukat Emre Kargaoğlu ise azmettirici Abdullah C.’nin, 17 Ekim 2021 yılında merhum Ulaş’a doğru hareket halindeyken polis çevirmesine takılarak silahıyla birlikte yakalandığını belirtti. Kargaoğlu, "Gece saat 02.00 civarında Ulaş’ın annesine attığı bir mesajda, ’anne, bunlar beni vuracak’ ifadeleri yer alıyor. Ulaş’ın öldürülmesiyle sonuçlanan olayda sanıklardan Abdullah ilk eylemi başlatıyor ancak gerçekleştiremiyor. Olay günü silahı kullanan Mehmet Şükrü C.nin, sanık Abdullah ile telefon görüşmesi yaptığı tespit ediliyor. Şahısların dayısı konumundaki Mikail ile yapılan görüşmede ise Abdullah’ın ’Ulaş’ın kafasına sık’ dediği dosya kayıtlarında yer alıyor. Söz konusu videolar incelendiğinde, ’gördüğün yerde Ulaş’ın kafasına sık’ şeklindeki ifadelerin geçtiği de görülüyor. Bu hususlar yerel mahkeme tarafından dikkate alınıyor. Anlatılan hususlar ve dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, yerel mahkemece sanık Abdullah C.’nin azmettirici, Mehmet Şükrü C.’nin ise kasten öldürme suçunu işleyen kişi olduğu sabit bulunarak müebbet hapis cezasına hükmediliyor. Dosya istinaf aşamasına taşındığında ise bu kararların gerekçesi açıklanıyor ve her iki sanık hakkında da ceza indirimi uygulanıyor" diye bilgi verdi.
ATÜ, "23. Ekserji ve Uygulamaları Yaz Kursu’na ev sahipliği yapacak
27 Ekim 2025 Pazartesi - 09:20 ATÜ, "23. Ekserji ve Uygulamaları Yaz Kursu’na ev sahipliği yapacak Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) 23-25 Nisan 2026 tarihleri arasında, "23. Ekserji ve Uygulamaları Yaz Kursu’na ev sahipliği yapacak. ATÜ Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ATÜSEM) bünyesinde düzenlenecek olan etkinlik, enerji verimliliği ve ekserji alanındaki bilgi birikimini artırmayı ve katılımcıları konularında öncü uzmanlarla bir araya getirmeyi hedefliyor. Kurs, termodinamik ve enerji sistemleri konusunda uluslararası düzeyde tanınan akademisyenleri ağırlayacak. Ana konuşmacılar arasında Kanada Ontario Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. İbrahim Dinçer, yazdığı termodinamik ders kitaplarıyla tüm dünyada referans kabul edilen ABD Nevada Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yunus A. Çengel, Yaşar Üniversitesi’nden Prof. Dr. Arif Hepbaşlı ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Adnan Midilli yer alıyor. Kursun Onursal Başkanlığını ise ATÜ Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen üstleniyor. Üç gün sürecek yoğunlaştırılmış program boyunca, "Termodinamik temelleri", "Yenilenebilir enerji uygulamaları", "Hidrojen ve yakıt hücreleri", "Sürdürülebilirlik", "Eksergo-Ekonomi", "Akıllı şehirler" ve "Net-sıfır ekserji konsepti" gibi güncel ve kritik konular masaya yatırılacak. Adana sanayisi ve akademi iş birliği paneli Etkinlik, akademik sunumların yanı sıra Adana’nın sanayi ve kalkınma vizyonuna odaklanan özel bir panele de ev sahipliği yapacak. Kursun üçüncü gününde "Akıllı Enerji, Akıllı Sanayi: Adana’nın Gelecek Vizyonu" başlıklı bir panel düzenlenecek. Panele ATÜ Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen, Adana Sanayi Odası (ADASO) Başkanı Zeki Kıvanç, Adana Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü ve Çukurova Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Ahmet Rıfat Duran konuşmacı olarak katılacak. Panel, Adana Sanayi Odası, AOSB ve Çukurova Kalkınma Ajansı’nın destek verdiği kursun üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirme misyonunu da vurgulayacak. Enerji alanındaki profesyoneller, akademisyenler ve öğrenciler için önemli bir fırsat sunan kursa son kayıt tarihi 17 Nisan 2026 olarak belirlendi. Kurs dili Türkçe olacak. Detaylı bilgi ve online kayıt için https://ekserji2026.atu.edu.tr web adresi ziyaret edilebilecek.
"Cumhuriyet" coşkusu
26 Ekim 2025 Pazar - 10:27 "Cumhuriyet" coşkusu Polis Akademisi Bando Armoni Orkestrası, Adana’da Cumhuriyet’in kuruluşunun 102. yılı kutlamalarında sahne aldı. Polisler, polis okulu öğrencileri, gaziler, şehit ailesi ve yakınları, ‘Cumhuriyet’ coşkusu yaşadı. Cumhuriyet’in kuruluşunun 102. yıldönümü kutlamaları kapsamında; Adana Kemal Serhadlı Polis Meslek Eğitim Merkezi tarafından, anlamlı bir etkinlik gerçekleştirildi. Çukurova Üniversitesi Kongre Salonu’nda Polis Akademisi Bando Armoni Orkestrası sahne aldı. Yoğun ilgi gösterilen etkinliğe; Polis Akademisi Başkanı Prof. Dr. Murat Balcı, Polis Akademisi Başkan yardımcıları Fatih İnal ve Deniz Alemdar ile birlikte Adana İl Emniyet Müdürü Ahmet Hakan Arıkan katıldı. Adana Kemal Serhadlı Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürü Ahmet Yarlığaç, gösteriyi öğrencileriyle etkinliğe katılan, Mersin Şehit Altuğ Verdi Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürü Erdal Cilasın ile birlikte takip etti. Her iki polis meslek eğitim merkezi öğrencileri, etkinlik kapsamında birbirlerini tanıma ve kaynaşma fırsatı buldu. Halk oyunları ve çeşitli sahne gösterilerinin de yapıldığı etkinliğe; aralarında gazi, şehit aileleri ve yakınlarının da olduğu yaklaşık bin 500 kişinin katılım sağladığı bildirildi. Polis Akademisi Bando Armoni Orkestrası, Anadolu’dan esintiler sundu; halk müziğinin yanı sıra son günlerin popüler parçalarını da seslendirdi. Etkinliğe katılanlar, kimi zaman oturdukları yerden alkışlarıyla şarkılara eşlik etti, kimi zaman da salondaki boş alanda omuz omuza halaylar çekti. Ay-yıldızlı Türk bayraklarının da ellerden düşmediği konserde, Cumhuriyet coşkusu yaşandı.
Kozan’ın tarihi ve doğal güzel alanı da kuraklıktan nasibini aldı
26 Ekim 2025 Pazar - 10:12 Kozan’ın tarihi ve doğal güzel alanı da kuraklıktan nasibini aldı Adana’nın Kozan ilçesindeki tarih ve doğanın bir araya geldiği M.S. 325 yılında Romalılar tarafından yapılan Tarihi Roma Köprüsü, Çukurova’nın en büyük üçüncü köprüsü olma özelliğini taşıyor. Köprünün yer aldığı Atatürk Parkı, tarih ve doğayı bir araya getirse de bu yıl park içindeki kanala kuraklık nedeni ile su verilememesi ziyaretçileri hayal kırıklığına uğrattı. Hafta sonu tatilini doğayla iç içe geçirmek isteyen Adanalılar, Bucak Mahallesi’nde yer alan Bucak Vadisine ve ilçe merkezindeki Atatürk Parkı, Tarihi Roma Köprüsü çevresine akın ediyor. Atatürk Parkındaki tarih ve doğanın bir araya geldiği M.S. 325 yılında Romalılar tarafından yapılan, 11 gözlü, 70 metre uzunluğunda ve 3.9 metre genişliğindeki Tarihi Roma Köprüsü, Çukurova’nın en büyük üçüncü köprüsü olma özelliğini taşıyor. Köprünün yer aldığı Atatürk Parkı, tarih ve doğayı bir araya getiren eşsiz bir güzelliğe sahip olsa da bu yıl park içindeki kanala kuraklık nedeni ile su verilememesi ziyaretçileri üzdü. Bucak Mahallesi’ndeki doğal kaynak suyunun çıktığı vadide de su seviyesinin geçtiğimiz yıllara göre düşmesine rağmen vadideki ördekler, kazlar ve balıklar; doğaseverlerin ilgisini çekmeye devam ediyor. Kuş sesleriyle bütünleşen bölge hafta sonu stresi atmak için en çok tercih edilen mekanlardan biri. Doğanın tadını çıkarmak için hafta sonunu değerlendiren gençlerden Zeynel Aktaş, "Eskiden burada su vardı ama şimdi yok. Bu yüzden yosunlu görünüyor. Yine de doğa çok güzel" dedi. Atatürk parkını sevdiğini söyleyen Ali Kemal Sevil ise, "Kozan gün geçtikçe güzelleşiyor. Buraya yapılan tesislerle birlikte doğa harika görünüyor ama kuraklık hepimizi üzüyor. Eskiden kanalda su vardı, şimdi yok. Yine de burada dinlenmek huzur veriyor" diye konuştu. Doğanın içinde yaşamanın ayrıcalık olduğunu ifade eden Sudenaz Kocakaplan ise, "Atatürk Parkı ve Bucak Vadisi son dönemde çok gelişti. Bir genç olarak yaşadığımız yerde yeşilin bol olması bizi mutlu ediyor. Fotoğraf çekiyoruz, hafta sonları burada dinlenmek çok keyifli" dedi.