Yerel Haberler
Adana
62 kez müebbet hapis cezasına çarptırılan müteahhidin cezası 22,5 yıla indirildi 20 Nisan 2026 Pazartesi - 21:57:55 Adana’da 6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerde 96 kişinin hayatını kaybettiği Alpargün Apartmanı’nın müteahhidi Hasan Alpargün hakkında yerel mahkemenin verdiği 62 kez müebbet ve 865 yıl hapis cezası, yeniden yapılan yargılamada 22 yıl 6 aya indirildi. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesince görülen duruşmaya tutuklu sanık Hasan Alpargün cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılırken, avukatlar ve bazı müştekiler duruşma salonunda hazır bulundu. Cumhuriyet savcısı, sanığın "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması yönünde görüş sundu. "1975 Deprem Yönetmeliği’ne uygun inşaat yaptım" Alpargün, savunmasında apartmanı kanunlara uygun inşa ettiğini öne sürerek, "İnşaatta hiçbir eksik malzeme kullanmadım. 1975 Deprem Yönetmeliği’ne uygun inşaat yaptım. Proje eksiksiz ve kusursuzdur. Binanın iskanını aldım. Ciddi sağlık sorunlarım var, kanser hastasıyım. Uzun süredir tutukluyum. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum" dedi. Müşteki avukatları ise, Konya Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşan 6 kişilik heyetin hazırladığı ve yerel mahkemeye sunduğu 46 sayfalık ikinci bilirkişi raporu dikkate alınarak, sanığın "olası kastla öldürme" suçundan cezalandırılmasını, savcılığın mütalaasını bu yönde değiştirmesini talep etti. Beyanların ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Hasan Alpargün’e ‘olası kastla birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan verilen 62 kez müebbet ve 865 yıl hapis cezasını bozdu. ‘Olası kast’ hükmünü kaldıran heyet, Alpargün’e iyi hal indirimi uygulanmaksızın ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 22 yıl 6 ay hapis cezası vererek, tutukluluk halinin devamına karar verdi.
Prof. Dr. Özkan’dan uyarı: "Yanlış masseter botoksu, yüzünüzü tanınmaz hale getirebilir"
02 Kasım 2025 Pazar - 09:27 Prof. Dr. Özkan’dan uyarı: "Yanlış masseter botoksu, yüzünüzü tanınmaz hale getirebilir" Uzman Diş Hekimi ve Ağız Diş Çene cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, "Bu masum görünen estetik uygulama, dişlerinizin sallanmasına, çene kemiğinizin erimesine ve yüzünüzün tanınmaz hale gelmesine neden olabilir. Ciddi riskler taşıyor" dedi Son yılların popüler estetik trendi ’masseter botoksu’, beklenmedik sağlık riskleriyle gündemde. Özkan, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, masseter kasının sadece estetik değil, çiğneme ve diş sağlığı için de hayati öneme sahip olduğunu söyleyerek, "Masseter botoksu, kasın aşırı çalışmasını engellemek amacıyla yapılıyor. Ancak, yanlış ellerde bu uygulama, çiğneme fonksiyonunuzu tamamen kaybetmenize ve dişlerinizin sağlığını tehlikeye atmanıza neden olabilir!" uyarısında bulundu. Bilimsel çalışmalar, masseter kasına yapılan botulinum toksini uygulamalarının, çiğneme kuvvetinde yüzde 20’ye varan azalmalara yol açabileceğini ve bu durumun uzun vadede diş problemlerine zemin hazırlayabileceğini gösteriyor" diye konuştu. "Çene kemiğinizdeki denge bozulabilir, dişleriniz sallanmaya başlayabilir" Yanlış uygulamaların çene kemiği ve diş sağlığı üzerindeki potansiyel tehlikelerine dikkat çeken Özkan, şu ifadelere yer verdi: "Masseter botoksu, çene kemiğinizdeki kas dengesini bozarak dişlerinize binen dengeli yükün değişmesine neden olabilir. Bu durum, çene eklemlerinde hasara, ağzınızı açamamaya, dişlerde sallanmaya, diş eti problemlerine ve hatta diş kaybına kadar gidebilir. Çene kemiğinizdeki dengenin bozulmasıyla birlikte, dişlerinizin sağlığı da tehlikeye girer." "Yüzünüzde yumru gibi şişlik, çene hattınız kaybolabilir" Yanlış masseter botoksu uygulamalarının sadece fonksiyonel değil, estetik açıdan da korkunç sonuçlara yol açabileceğini belirten Özkan, "Yanlış enjeksiyonlar, yüzünüzde yumru gibi şişliklere, ’yüz çökmesi’ olarak bilinen deformasyonlara ve çene hattınızın kaybolmasına neden olabilir. Kasın tamamen etkisiz hale gelmesi, çenede şiddetli ağrılara ve yüzünüzde tanınmaz bir görünüme yol açabilir. Aynaya baktığınızda kendinizi bambaşka biri olarak görebilirsiniz" dedi. "Çene cerrahları ve diş hekimleri neden güvenli?" Özkan, çene cerrahları ve diş hekimlerinin bu konuda neden yetkin olduğunu şu sözlerle açıkladı: "Çene cerrahları ve diş hekimleri, yüz anatomisi, çene kemiği, çene kasları, yüz sinirleri ve diş sağlığı konusunda uzmanlaşmış hekimlerdir. Masseter kasının nereden geçtiğini, hangi sinir ve damarlarla komşu olduğunu, dişlerle ve çene kemiğiyle olan ilişkisini en iyi onlar bilir. Bu sayede, enjeksiyonu doğru noktalara yaparak komplikasyon riskini en aza indirirler." "Araştırmalar tehlikeye işaret ediyor" Özkan, 2024-2025 yıllarında yapılan son araştırmalarda, masseter botoks uygulamalarının riskler içerdiğinin ortaya konduğunu belirterek, "Masseter botoksu uygulamalarından sonra çiğneme kuvvetinde yüzde 20’ye varan azalmalar görülebilir. Yanlış enjeksiyonlar sonucu yüzde yumru şeklinde şişlikler ve çökme gibi deformasyonlar meydana gelebilir. Tekrarlayan uygulamalar, çene kemiği kalınlığında azalmaya neden olabilir" şeklinde konuştu. "Güzellik uğruna dişlerinizi ve çene kemiğinizi tehlikeye atmayın" Özkan, masseter botoksu yaptırmak isteyenlere şu hayati uyarıları yaptı: "Bu işlemi sadece estetik bir heves olarak görmeyin. Diş ve çene sağlığınızla birlikte tüm sağlığınızla oynadığınızı unutmayın. Ucuz ve merdiven altı uygulamalardan kaçının. Güzellik uğruna dişlerinizi ve çene kemiğinizi tehlikeye atmayın. Sağlığınız her şeyden önemli." Özkan, masseter botoksu uygulamalarının mutlaka bilinçli ve uzman ellerde yapılması gerektiğini vurgulayarak, aksi takdirde geri dönüşü olmayan ciddi hasarlara yol açabileceği sözlerine ekledi.
Seyhan Baraj Gölü kurudu, Alman Köprüsü ortaya çıktı
02 Kasım 2025 Pazar - 09:26 Seyhan Baraj Gölü kurudu, Alman Köprüsü ortaya çıktı Seyhan Baraj Gölü yapılmadan önce çevre köylerin Adana ile bağlantısını kuran Alman Köprüsü baraj yapıldıktan sonra sular altında kaldı. Köprü uzun yıllar sonra kuraklık nedeniyle su çekilmesiyle yeniden ortaya çıktı. İnşaat mühendisliğini Süleyman Demirel’in yaptığı Seyhan Baraj Gölü, eski Adana’nın 15 kilometre yukarısında 850 bin dönüm araziyi ve Adana’yı Seyhan Nehri’nin sebep olabileceği su baskınından kurtarmak amacıyla 8 Nisan 1956’da yapıldı. Baraj yapıldıktan sonra Çakıt Nehri kıyısında bulunan başta Çatalan ve Dörtler köyleri olmak üzere birçok mahalle gölün karşısında kalarak Adana ile irtibatı kesildi. Göl yapılmadan önce köylerin Adana ile bağlantısını kuran ve 1900’lü yılların başında yapıldığı tahmin edilen Alman Köprüsü de sular altında kaldı. Yıllarca su altında kalan Alman Köprüsü kuraklık nedeniyle gölde sular azalınca yeniden ortaya çıktı. Çakıt Nehri’nin yatağı değiştiği için nehrin kenarında duran Alman Köprüsü dron ile görüntülendi. Dörtler köyü sakini Adem Önder, "Eskiden burada Çatalan Nahiyesi vardı. Oradaki köprü, Adana bağlantısını sağlıyordu. Babamın anlattığına göre, burayı Almanlar yapmış. Eski dönemde köprünün bulunduğu yerde yerleşim yerleri varmış. O köprü, ’Alman Köprüsü’ olarak biliniyor. Balıkçılık yaptığım dönemlerde, o köprünün üzerine çıkıp balık tutardık. Baraj yapılınca su altında kaldı. Adana ile buranın bağlantısı koptu. Buraya yeni köprü yapılana kadar, tabiri caizse biz burada 50 yıl hapis kaldık. Şu an köprü yeniden ortaya çıktı ama bir faydası kalmadı. Sadece tarihi açıdan bir önemi var" dedi.
Alpargün Apartmanı’nda karar çıktı, hayatını kaybedenlerin yakınları kabir başlarında
02 Kasım 2025 Pazar - 09:14 Alpargün Apartmanı’nda karar çıktı, hayatını kaybedenlerin yakınları kabir başlarında Adana’da 6 Şubat depreminde 96 kişinin hayatını kaybettiği Alpargün Apartmanı davasında, müteahhit Hasan Alpargün’e "62 kez müebbet ve 865 yıl hapis cezası" verilmesinin ardından, depremde kardeşleri Bekir Coşkun, gelinleri Azize Coşkun ve yeğenleri Tahsin Can Coşkun’u kaybeden aile fertleri, kabirlerini ziyaret ederek dua etti. "Mukadderat" demişti, rekor ceza aldı Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinin ilkinde Adana’nın merkez Çukurova ilçesi Güzelyalı Mahallesi’ndeki Alpargün Apartmanı’nın yıkılmasıyla 96 kişi yaşamını yitirmişti. Depremden sonra binanın müteahhidi ve teknik uygulama sorumlusu (TUS) Hasan Alpargün, deprem günü KKTC’ye kaçtıktan sonra yakalanarak Adana’ya getirildi. Gözaltına alındığında gazetecilerin "Yaptığınız binanın çökmesiyle ilgili ne diyeceksiniz" sorusuna ise "Mukadderat" yanıtını vermişti. 13 Şubat 2023’te tutuklanan Alpargün hakkında, Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesi 27 Eylül 2024’teki karar duruşmasında "olası kastla birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 62 kez müebbet ve 865 yıl hapis cezası verdi. Ancak Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi, cezayı hukuka aykırı bularak bozdu ve dosyayı yeniden yerel mahkemeye gönderdi. Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesi, istinafın bozma kararına rağmen aynı cezayı yeniden verdi. Depremden 1 yıl önce anne babası adına hayır çeşmesine kendi ismini de yazdırmış Depremde enkaz altında vefat eden Coşkun ailesinin ve kedisi "Tiny" için de kabir bulunurken, ayrıca Bekir Coşkun’un Hacıbeyli Kabristanı’nda ailesi adına depremden 1 yıl önce kendi ismini de anne babasının adını yazdırdığı bir hayır çeşmesi yaptırdığı ortaya çıktı. "Bu karar, kimsenin hayatıyla üç kuruşa oynamasınlar diye" Vefat eden Coşkun ailesinin eniştesi Mahmut Ayaz, "Bu karar çok güzel bir karar oldu. Bizim kayıplarımızı geri getirmez ama kimse üç kuruş için bir daha kötü şeylere imza atmaz. Bir nebze acımızı dindirdi ama asıl olan, bundan sonra müteahhitlerin üç kuruş için kimsenin hayatıyla oynamamasıdır "dedi. "Kardeşim hayır çeşmesi yaptırmıştı, böyle olacağı bilinemezdi" Bekir Coşkun’un kardeşi Vedat Coşkun da kararın adalet duygusunu güçlendirdiğini belirterek, "Mahkemenin verdiği karar bizim için sevindirici ama keşke bu olaylar hiç olmasaydı. Depremden bir yıl önce kardeşim kendi ismini yazdığı bir hayır çeşmesi yaptırmıştı. Böyle olacağı bilinemezdi zaten. Mahkeme süreci bizim için çok sıkıntılı geçti. Biz bir daha böyle şeyler yaşanmasını istemiyoruz" diye konuştu. "İnsanı deprem değil, binalar öldürüyor" Bekir Coşkun’un ağabeyi Sedat Coşkun ise kardeşi ve ailesinin duygu dolu anlar yaşadığını belirterek, "Ağabeyim DSİ’de görevliydi, yer altı sularının tek kontrol mühendisiydi. Gelinimiz çok başarılı bir öğretmendi. Yeğenim Tahsin, depremden üç ay önce ziraat mühendisi olmuştu. Mesleğinin baharındaydı. Mesleğini hile ve hurda ile kazanan bir müteahhidin esiri oldular maalesef. Mahkeme sürecinde Türkiye’ye emsal olacak bir karar verdiler. Böyle hakimler var dedirttiler. Var olsunlar, sağ olsunlar. Bizim için bu ceza acımızı hafifletmez ama hem müteahhitlerin hem de denetimden sorumlu kamu görevlilerinin daha dikkatli olmalarını diliyoruz. İnsanı deprem öldürmüyor; insanı binalar öldürüyor. Buna mukadderat deyip geçemeyiz. Sanık, ’98 depreminde yıkılmadı’ diyor ama mahkeme dosyasında o yıl çatladığı ve sıva ile kapatıldığı tespit edildi. Bu göz göre göre gelen bir felaket. 5. katta oturuyorlardı, evi değiştirmek istiyorlardı. ’Uygun bir ev bulalım, emekli olunca bakarız’ demişlerdi" dedi. Aile fertleri kabristan başında dua etti.
Küçük yeteneklerin, büyük eserleri sergilendi
01 Kasım 2025 Cumartesi - 09:48 Küçük yeteneklerin, büyük eserleri sergilendi Adana’nın Kozan ilçesinde küçük ve genç yeteneklerin ortaya çıkardığı eserlerin yanı sıra ünlü ressamların çalışmalarının da yeniden yorumlanmasıyla hazırlanan resimlerle açılan sergi ziyaretçilerin beğenisini kazandı. Kozan ilçesinde Ressam Kübra Bulduklu ve öğrencilerinin eserlerinden oluşan resim sergisi, Milli Mücadele Kahramanı Sehlikzade Hasan Efendi Müzesi’nde sanatseverlerle buluştu. 5 ile 35 yaş arasındaki ressamların 75 eseri, ziyaretçilerin büyük beğenisini topladı. Sergide, ünlü ressam Gustav Klimt’in "Öpücük" tablosunu yeniden yorumlayan 15 yaşındaki Deniz Özmen’in çalışması dikkat çekti. Minik sanatçıların Ayasofya Camii ve doğa temalı tabloları da büyük ilgi gördü. Sergilenen 75 eserin marker, kuru boya, karakalem, soft pastel, yağlı boya, yağlı pastel ve akrilik gibi farklı tekniklerle yapıldığı belirtildi. 5 yaşındaki Elif Tauna akrilik boya ile yaptığı manzara resmiyle, Almina Taş ise marker tekniğiyle oluşturduğu portre çalışmasıyla izleyicilerden tam not aldı. 5-6 yaşlarında çok iyi resim yapan çocukların olduğuna değinen Ressam Kübra Bulduklu, "Bunlar binde bir görülse de doğru teknik, doğru malzeme ve aile ilgisiyle her çocuk büyük işler başarabiliyor. Biz bunu ilçemizde başardık. Gençlerimizin kendine güvenini ve sanat sevgisini görmek gurur verici" dedi. Sergiyi ziyaret eden Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı ise, ilçede gençlerin sanat, bilim ve sporla geleceğe emin adımlarla ilerlediğini belirtti. Başkan Atlı,"Bu topraklar sadece bereketli ürünleriyle değil, sanat ve sporla da güçlü bir nesil yetiştiriyor. Şehre iyilik ve güzellik yayacak, sanata değer katan bu sergilerin artmasını diliyoruz. Olumsuzlukları sanatla ve sporla aşacağız" diye konuştu. 5 yaşındaki Almina Taş ise marker boya tekniğiyle yaptığı portreyi çok severek çizdiğini söyledi. Anne Gökse Nil Taş ise kızının resim tutkusunu fark ederek kursa yönlendirdiğini anlattı. 8 yaşındaki Erva Ateşoğlu ise yeteneğini okulda keşfettiğini ve ailesinin desteğiyle başladığı resim yolculuğunda Ayasofya Camii’ni tuvale aktardığını anlattı.
Küçük yeteneklerin, büyük eserleri sergilendi
01 Kasım 2025 Cumartesi - 09:47 Küçük yeteneklerin, büyük eserleri sergilendi Adana’nın Kozan ilçesinde küçük ve genç yeteneklerin ortaya çıkardığı eserlerin yanı sıra ünlü ressamların çalışmalarının da yeniden yorumlanmasıyla hazırlanan resimlerle açılan sergi ziyaretçilerin beğenisini kazandı. Kozan ilçesinde Ressam Kübra Bulduklu ve öğrencilerinin eserlerinden oluşan resim sergisi, Milli Mücadele Kahramanı Sehlikzade Hasan Efendi Müzesi’nde sanatseverlerle buluştu. 5 ile 35 yaş arasındaki ressamların 75 eseri, ziyaretçilerin büyük beğenisini topladı. Sergide, ünlü ressam Gustav Klimt’in "Öpücük" tablosunu yeniden yorumlayan 15 yaşındaki Deniz Özmen’in çalışması dikkat çekti. Minik sanatçıların Ayasofya Camii ve doğa temalı tabloları da büyük ilgi gördü. Sergilenen 75 eserin marker, kuru boya, karakalem, soft pastel, yağlı boya, yağlı pastel ve akrilik gibi farklı tekniklerle yapıldığı belirtildi. 5 yaşındaki Elif Tauna akrilik boya ile yaptığı manzara resmiyle, Almina Taş ise marker tekniğiyle oluşturduğu portre çalışmasıyla izleyicilerden tam not aldı. 5-6 yaşlarında çok iyi resim yapan çocukların olduğuna değinen Ressam Kübra Bulduklu,"Bunlar binde bir görülse de doğru teknik, doğru malzeme ve aile ilgisiyle her çocuk büyük işler başarabiliyor. Biz bunu ilçemizde başardık. Gençlerimizin kendine güvenini ve sanat sevgisini görmek gurur verici" dedi. Sergiyi ziyaret eden Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı ise, ilçede gençlerin sanat, bilim ve sporla geleceğe emin adımlarla ilerlediğini belirtti. Başkan Atlı,"Bu topraklar sadece bereketli ürünleriyle değil, sanat ve sporla da güçlü bir nesil yetiştiriyor. Şehre iyilik ve güzellik yayacak, sanata değer katan bu sergilerin artmasını diliyoruz. Olumsuzlukları sanatla ve sporla aşacağız" diye konuştu. 5 yaşındaki Almina Taş ise marker boya tekniğiyle yaptığı portreyi çok severek çizdiğini söyledi. Anne Gökse Nil Taş ise kızının resim tutkusunu fark ederek kursa yönlendirdiğini anlattı. 8 yaşındaki Erva Ateşoğlu ise yeteneğini okulda keşfettiğini ve ailesinin desteğiyle başladığı resim yolculuğunda Ayasofya Camii’ni tuvale aktardığını anlattı.
Adana’da portakal hasadı başladı, 360 bin ton rekolte bekleniyor
01 Kasım 2025 Cumartesi - 09:34 Adana’da portakal hasadı başladı, 360 bin ton rekolte bekleniyor Türkiye’nin en önemli narenciye üretim merkezlerinden Adana’da portakal hasadı başladı. İklim değişikliğinin 2 sene önceye göre verimini ciddi oranında düşürdüğü portakaldan bu sene 360 bin ton rekolte beklendiği kaydedildi. Türkiye’nin narenciye ihtiyacının yüzde 65’den fazlasını karşılayan Adana’da erkenci Navelina ve Fukumoto cinsi portakallarda hasat başladı. Ülkede yaklaşık 650 bin dönüm, Adana’da ise 152 bin dönüm alanda üretimi yapılan portakal için işçiler sabahın erken saatlerinde bahçelere girdi. Binbir emekle toplanan portakallar kamyon ve tırlara yüklenip önce yurt içine sonra da başta Rusya ve Ukrayna olmak üzere birçok ülkeye gönderilmeye başlandı. Bu sene kışın yaşanan don, yazında yaşanan aşırı sıcaklar nedeniyle Adana’da birçok narenciye ürünü gibi portakal da etkilendi. Yaklaşık 2 sene önce dönüm başına ortalama 5 ton, geçen sene 2-3 ton verim alınan portakaldan yaşanan zirai donun ardından bu sene 500 kilogram verim alındığı ifade edildi. Kent genelinde ise 360 bin ton rekolte beklenirken portakalın bahçede kilogram fiyatının ise 27-32 lira arasında olduğu kaydedildi. "Yüksek fiyat çiftçiye para kazandırmıyor" Hasat sırasında İhlas Haber Ajansı’na konuşan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Adana’da portakal hasadımız sürüyor. Dönüme yaklaşık 500 kilogram portakal verimi alıyoruz. Bahçede kilogram fiyatı ise 27-32 lira arasında satılıyor. Erkenci cins mandalina hariç bütün narenciye ürünleri önce kışın soğuklardan ardından da aşırı sıcaklardan etkilendi" ifadelerini kullandı. "Üstü açık fabrikada tarım yapıyoruz" İklim değişikliği sebebiyle portakalın 2 sene önceye göre yüzde 90 verim kaybı yaşadığına değinen Doğan, "2 sene önce dönüme ortalama 5 ton verim alınıyordu, geçen sene havalar sıcak gitti ve dönüme ortalama 2-3 ton verim alındı, bu sene ise kışın yaşanan don, yazın yaşanan aşırı sıcakta ürünler yandı ve şuanda dönüme 500 kilogram verim alıyoruz. Üstü açık fabrikada tarım yapıyoruz ve iklim değişikliği, tarımsal üretimimizi çok etkiliyor. Ürünlerimiz için devletimizden destek bekliyoruz" dedi. Öte yandan Doğan, bazı soğuktan etkilenmeyen bahçelerde verimin biraz daha yüksek olduğunu söyledi.