Yerel Haberler
Adana
Festivalde Osmanlı geleneği yaşatıldı, ciğer tezgahları davul zurna ile şenlendi 11 Nisan 2026 Cumartesi - 20:19:12 Adana’nın Kozan ilçesinde bu yıl ikincisi düzenlenen "Kozan Portakal Çiçeği Festivali", tarihi çarşıda kurulan tezgahlar ve renkli görüntülerle dikkat çekti. Yaklaşık 6 asırlık geçmişe sahip yapıların bulunduğu çarşıda gerçekleştirilen festivalde Osmanlı geleneği günümüze taşındı. Kozan’ın coğrafi işaret başvurusu yapılan ciğer kebabı, tezgah başında davul zurna eşliğinde vatandaşlara sunulurken, alanda büyük bir coşku yaşandı. Festival çerçevesinde Kozan portakalı ise gelin ve damat kostümlerine yansıtılarak kortejlerde sergilendi, ortaya renkli görüntüler çıktı. Kozan Belediyesi tarafından düzenlenen festival, esnafın yüzünü güldürdü. Yaklaşık 230 esnafın yer aldığı etkinlikte, ilçe dışından gelen binlerce ziyaretçi tarihi sokakları doldurdu. Portakal çiçeği kokusunun hakim olduğu sokaklarda ziyaretçiler hem alışveriş yaptı hem de festival coşkusunu yaşadı. "Adana Kralı" olarak bilinen Hüseyin Şen’in katılımıyla renklenen festivalde, "Hediye Portakal" isimli esnafın hazırladığı portakal temalı gelin ve damat kostümleri yoğun ilgi gördü. Vatandaşlar bu kostümlerle fotoğraf çektirmek için sıraya girdi. Festivalde Osmanlı geleneği olan "siftah" da yaşatıldı. Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, esnafa siftah parası ve mektup takdim etti. Başkan Atlı, beklenenin üzerinde katılım olduğunu belirterek, "İlçemizde hem geleneği günümüze taşıdık hem esnafımızın yüzünü güldürdük. İlçemizi ziyarete gelen vatandaşlarımız 6 asırlık geçmişe sahip tarihi Hoşkadem Camii ve çevresindeki konakları gezme imkanı buldu. Kozan, portakal çiçeğinin kokusuyla binlerce ziyaretçiyi ağırlarken, tarihi dokusuyla da misafirlerini etkiliyor. Tüm ziyaretçilerimizi bu manevi atmosferi yaşamaya davet ediyoruz" dedi. Festivalde üreticiler de yerini aldı. Çilekler buket, narenciye çiçekleri ürünlere yansıdı İlçede üretim yapan Fulya Mulla, hazırladığı çilek buketleriyle görsel şölen sunarken, kadın üreticiler ise yöresel lezzetler, el yapımı kilimler ve tescilli ürünleri satışa sundu. Çevre illerden festivale katılan vatandaşlar ise organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirerek, portakal çiçekleri eşliğinde tarihi atmosferde keyifli anlar yaşadıklarını ifade etti. Festival gelini olarak seçilen İlknur Hülya Şahin de yoğun ilgiden memnun olduklarını belirterek, Festival geliniyim, çok kalabalık ve heyecanlı geçiyor. İlgi çok fazla" diye konuştu. Turunç Birliği temsilcisi Mevlüt Gönen ise ilçede binlerce dönüm alanda açan narenciye çiçeklerinin kokusunun kenti sardığını ifade ederek, festivale gösterilen yoğun ilgiden memnuniyet duyduklarını söyledi. Festivalde Kozan Belediyesi Ebulfeyz Elçibey Sanat grupları ve İnkilap İlkokulu öğrencilerinin mehteran takımı gösterileri büyük alkış aldı.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 20:04 Kozan Portakal Çiçeği Festivali renkli görüntülere sahne oldu Adana’nın Kozan ilçesinde düzenlenen ‘Kozan Portakal Çiçeği Festivali’nde ciğer kebabı davul zurna eşliğinde vatandaşlara sunulurken festival renkli görüntülere sahne oldu. Kozan Belediyesi tarafından 2. kez düzenlenen ‘Kozan Portakal Çiçeği Festivali’ ilçede devam ediyor. Yaklaşık 6 asırlık geçmişe sahip yapıların bulunduğu çarşıda gerçekleştirilen festivalde ciğer kebabı, tezgah başında davul zurna eşliğinde vatandaşlara sunulurken, alanda büyük bir coşku yaşandı. Festival çerçevesinde Kozan portakalı ise gelin ve damat kostümlerine yansıtılarak kortejlerde sergilendi, ortaya renkli görüntüler çıktı. Yaklaşık 230 esnafın yer aldığı etkinlikte, ilçe dışından gelen binlerce ziyaretçi tarihi sokakları doldurdu. Portakal çiçeği kokusunun hakim olduğu sokaklarda ziyaretçiler hem alışveriş yaptı hem de festival coşkusunu yaşadı. Osmanlı geleneği de yaşatıldı Festivalde Osmanlı geleneği olan "siftah" da yaşatıldı. Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, esnafa siftah parası ve mektup takdim etti. Başkan Atlı, festivale beklenenin üzerinde katılım olduğunu belirterek, "İlçemizde hem geleneği günümüze taşıdık hem esnafımızın yüzünü güldürdük. İlçemizi ziyarete gelen vatandaşlarımız 6 asırlık geçmişe sahip tarihi Hoşkadem Cami ve çevresindeki konakları gezme imkanı buldu. Kozan, portakal çiçeğinin kokusuyla binlerce ziyaretçiyi ağırlarken, tarihi dokusuyla da misafirlerini etkiliyor. Tüm ziyaretçilerimizi bu manevi atmosferi yaşamaya davet ediyoruz" dedi. Tescilli ürünler satışta Çilekler buket, narenciye çiçekleri ürünlere yansıdı. İlçede üretim yapan Fulya Mulla, hazırladığı çilek buketleriyle görsel şölen sunarken, kadın üreticiler ise yöresel lezzetler, el yapımı kilimler ve tescilli ürünleri satışa sundu. Çevre illerden festivale katılan vatandaşlar ise organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirerek, portakal çiçekleri eşliğinde tarihi atmosferde keyifli anlar yaşadıklarını ifade etti. Festival gelini olarak seçilen İlknur Hülya Şahin de yoğun ilgiden memnun olduğunu belirterek, "Festival geliniyim, çok kalabalık ve heyecanlı geçiyor. İlgi çok fazla" diye konuştu. Festivalde öğrenciler mehteran gösterisi de düzenledi.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 17:47 Sulama kanalına düşen çocuğu kurtarmak için zamanla yarıştılar Adana’da dengesini kaybederek sulama kanalına düşen ve boğulma tehlikesi geçiren 15 yaşındaki çocuk, vatandaşlar tarafından kurtarıldı. O anlar cep telefonu kamerasına yansırken, çocuğu kurtaran Tolgahan Tümer, "Burada boğulanları da görmüştüm o sebeple çocuğun böyle bağırışını da duyunca dayanamadım, atlayıp kurtardım" dedi. Olay, merkez Yüreğir ilçesine bağlı Tahsilli Mahallesi Ege Bagatur Caddesi’ndeki DSİ’ye ait sulama kanalında meydana geldi. İddiaya göre, arkadaşlarıyla birlikte sulama kanalı kenarından geçerken 15 yaşındaki C.Ü.Ç., dengesini kaybederek kanala düştü. Kanaldan çıkamayan çocuk sürüklenmeye başladı ve bu sırada arkadaşları, "Yardım edin, arkadaşımız boğuluyor" diye bağırdı. Gençlerin seslerini duyan esnaf Tolgahan Tümer, kanal kenarına geldi ve C.Ü.Ç.’nin sürüklendiğini görünce hemen sulama kanalına atladı. Tümer, çocuğu kurtarıp kanal kenarına getirdi ve bu sırada Feyyaz Onamlı ise demir çubuk uzatıp hem Tolgahan Tümer’in hem de C.Ü.Ç.’nin sulama kanalından çıkmasını sağladı. Kanaldan çıkartılan C.Ü.Ç., ihbar üzerine bölgeye sevk edilen ambulans ile hastaneye kaldırıldı. O anlar ise cep telefonu kamerasıyla saniye saniye görüntülendi. "Çocuğun bağırışını duyunca dayanamadım" O anları gazetecilere anlatan Tolgahan Tümer, "Burada 3 arkadaş otururken çocuğun birisinin ayağı takılıp kanala düşmüş. Yanındaki arkadaşları ’Arkadaşımız boğuluyor’ diye bağırıyordu, ben sesleri duyup geldim. Çocuğun kanala battığını görünce suya atlayıp onu kurtardım. Yanımda demir getirmiştim, bize onu uzattılar demire tutunup kanaldan çıktık. Daha öncede buraya düşen bir kişiyi kurtarmıştım. Maalesef burada böyle vakalar oluyor. Gençler serinlemek içinde sulama kanalına giriyor ancak canlarını tehlikeye atıyorlar. Burada boğulanları da görmüştüm o sebeple çocuğun böyle bağırışını da duyunca dayanamadım, atlayıp kurtardım" ifadelerini kullandı. Hastaneye kaldırılan çocuğunk durumunun iyi olduğu öğrenildi.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 15:05 Başkan Demirçalı, 2 yıllık hizmet sürecini değerlendirdi Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, göreve başladığı ilk dönemde yalnızca 1 mahallede imar verilebilirken, bugün 8 mahallede tapu tescil işlemlerini tamamlayarak kentsel dönüşümün önünü açtıklarını söyledi. Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, görevdeki iki yıllık hizmet sürecini düzenlenen basın toplantısıyla değerlendirdi. Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Yüreğir Belediyesi 2. Yıl Değerlendirme Toplantısına CHP milletvekilleri, belediye başkanları ve çok sayıda basın mensubu katıldı. İlçede hayata geçirilen projeler, devam eden yatırımlar ve planlanan hizmetlere ilişkin detaylı bir sunum yapan Başkan Demirçalı, özellikle altyapı, sosyal belediyecilik, çevre düzenlemeleri ve kültürel projeler alanında önemli ilerlemeler kaydettiklerini ifade etti. Başkan Demirçalı, "Yüreğir’i daha modern, daha yaşanabilir bir ilçe haline getirmek için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Geride kalan iki yılda halkımızın ihtiyaçlarını önceleyen projeleri hayata geçirdik. Basınımız aracılığıyla bu çalışmaları kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceğiz" dedi. Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Başkan Demirçalı’nın, ilçede hayata geçirilen çalışmaları şu şekilde sıralandı: "Göreve geldiğimizde belediyemizi 1 milyar 150 milyon TL borç yüküyle devraldık. Kısa sürede hayata geçirdiğimiz disiplinli ve planlı mali yönetim anlayışıyla bu tabloyu tamamen değiştirdik. İki yıl gibi kısa bir sürede, geçmiş dönemden kalan 1 milyar 150 milyon TL’lik borcun tamamını ödedik. Böylece hem belediyemizin mali yapısını güçlendirdik hem de yerel ekonomiye önemli bir katkı sunduk." Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, ilçeye 2 yılda 2 kent lokantası kazandırıldığını söyleyerek, "Dervişler ve Başak kent lokantaları, vatandaşlara uygun fiyatlı ve sağlıklı yemek sunarken, sosyal belediyeciliğin somut örneklerini sergiliyor. Amacımız hiçbir vatandaşımızın sıcak yemek ve dengeli beslenmeden mahrum kalmamasıdır. Kent lokantalarımız, dayanışmanın ve sosyal adaletin buluşma noktasıdır" dedi. 35 yılda sadece 2 kreş yapılan Yüreğir’e, Başkan Demirçalı 2 yılda 2 yeni kreş kazandırdıklarının altını çizerek, "Minik Yürekler ve Yenidoğan Mahalle kreşi ile ilçede kreş sayısı 4’e yükseldi. Kazım Karabekir Mahallesi’nde hizmete açtığımız Minik Yürekler Kreşi ve Yenidoğan Mahalle Kreşimiz ile çocuklarımızın kaliteli eğitime erişimini artırıyoruz. Yüreğir halkına daha hızlı, kaliteli ve etkin hizmet sunabilmek amacıyla, kullanım süresini doldurmuş saha araçlarımızı yenileyerek araç filomuzu önemli ölçüde güçlendirdik. Toplam 29 yeni hizmet aracını filomuza dahil ederek, ilçemize daha hızlı, modern ve verimli hizmet sunma kapasitemizi artırdık. 9 yeni parkın yapımını tamamladık ve vatandaşlarımızın kullanımına sunduk. Toplam 206 parkımızın iyileştirmesini gerçekleştirerek nitelik kazandırdık. Whatsapp iletişim hattını devreye aldık. Çağrı Merkezimizi yeniledik, gelen 140 bin çağrıyı cevapladık, vatandaşlarımızın sorunlarına çözüm sunduk. Halk Masası’na başvuran 12 bin vatandaşımızın sorununu çözdük" diye konuştu. İnsan odaklı belediyecilik anlayışını rehber edindiklerini belirten Demirçalı şunları söyledi: "Vatandaşlarımızın en zor günlerinde yanlarında oluyoruz. Belediye ekiplerimiz, taziye çadırı ve yemek ikramı hizmetleri ile cenaze evlerinin misafir yükünü hafifletiyor. Bu kapsamda, Yüreğir’de iki yılda 500 bin kişilik taziye yemeği desteği sağladık. Yüreğir’de sporu ve sporcuları her zaman önceliğimiz olarak görüyoruz. Çocuklarımıza, gençlerimize, amatör spor kulüplerine ve altyapının gelişimine kapsamlı destek sağlıyoruz. Yüreğir Belediyesi Spor Okullarımızda 26 branşta 40 bin genci sporla buluşturduk. Yüreğir Belediyesi, ilçe genelindeki amatör spor kulüplerine 1 milyon 350 bin TL’lik nakdi destek sağladı." Göreve başladığı ilk dönemde yalnızca bir mahallede imar durumu verilebilirken, bugün sekiz mahallede tapu tescil işlemlerini tamamlayarak kentsel dönüşümün önünü açtıklarını vurgulayan Demirçalı, "Planlı ve etaplı şekilde yürüttüğümüz çalışmalar kapsamında 17 mahallede imar uygulamaları aralıksız devam ediyor. 2026 yılı içerisinde tamamlanması hedeflenen bu süreçle birlikte; daha düzenli, daha güvenli ve daha yaşanabilir bir Yüreğir inşa ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin ’2053 Karbon Nötr’ hedefinde hidrojen teknolojileri öne çıkıyor
08 Aralık 2025 Pazartesi - 09:42 Türkiye’nin ’2053 Karbon Nötr’ hedefinde hidrojen teknolojileri öne çıkıyor Türkiye’de enerji dönüşümünün en kritik başlıklarından biri olan hidrojen teknolojileri, sanayiden ulaşıma kadar pek çok alanda karbon salınımını azaltacak bir çözüm olarak öne çıkmaya başladı. Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) Sürdürülebilir Kampüs Koordinatörü Doç. Dr. Tuğçe Demirdelen, "Türkiye, 2053 karbon nötr hedefine giderken hidrojeni kilit noktalarından birine koydu. Hidrojeni belki de doğal gaza eşdeğer, alternatif kaynak olarak görmek istiyorlar. Japonya şu anda çok ön planda, ülkemizin de geç kalmaması ve rekabetçi yol alması açısından hızlıca yol alması gerekiyor" dedi. Çevre dostu yapısı ve yüksek verim potansiyeli sayesinde "geleceğin yakıtı" olarak nitelendirilen hidrojen, hem kamu hem özel sektörde yürütülen Ar-Ge çalışmalarıyla hızla yaygınlaşıyor. Son yıllarda yapılan yatırımlarla birlikte hidrojen üretimi, depolanması ve taşınmasına yönelik teknolojilerde önemli ilerlemeler kaydedildi. Özellikle yeşil hidrojen üretimi, yenilenebilir enerji kaynaklarının entegrasyonu sayesinde sürdürülebilir bir enerji modeli sunuyor. Ulaşım sektöründe hidrojenle çalışan araç projeleri test aşamasına gelirken, ağır sanayide karbon ayak izini düşürmeye yönelik pilot uygulamalar da devreye alındı. Japonya’nın ön planda olduğu projelerde uzmanlar, Türkiye’nin coğrafi konumu ve yenilenebilir enerji potansiyeli sayesinde hidrojen ekonomisinde bölgesel bir merkez olabileceğini belirtiyor. Kamu kurumları, üniversiteler ve özel sektör iş birliğinde yürütülen projeler, önümüzdeki yıllarda enerji arz güvenliğini artırmayı ve dışa bağımlılığı azaltmayı hedefliyor. "En büyük strateji hidrojen teknolojilerinin gerçekleştirilmesiyle ilgili" Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) Sürdürülebilir Kampüs Koordinatörü Doç. Dr. Tuğçe Demirdelen, konuyla ilgili İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Doç. Dr. Demirdelen, "Dünyada gerek otomotiv sektörü, gerek enerji sektörü hidrojeni kullanma amacında. 2053 karbon nötr hedefimiz doğrultusunda hidrojeni ana kaynak olarak gözlemlemekteyiz. Özellikle Japonya’da otomotiv sektöründe araçların elektrikten daha çok hidrojene döneceği, hidrojenin de yeşil hidrojen ile adlandırdığımız su ve benzeri kaynaklardan elde edilen hidrojen olarak gözlemlenmekte. Dünya hidrojene giderken en büyük strateji hidrojen teknolojilerinin gerçekleştirilmesiyle ilgili. En büyük kaynaklarımız elektrolizörler, depolamalar ve yakma teknolojileri olarak ortaya çıkmaktadır" ifadelerini kullandı. "Karbon yoğunluklu sektörlerde de kullanılabilecek" Türkiye’nin yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanma açısından yüksek kapasiteye sahip olduğuna değinen Doç. Dr. Demirdelen, şunları kaydetti: "Biz ülke olarak yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanma açısından yüksek kapasiteye sahip bir ülkeyiz. Güneş, rüzgar ve benzeri kaynakları hidrojene ayrıştırmada kullanacağımızı görüyoruz. Su kaynakları açısından şu anda fakirleşmeye doğru gitsek de normalde kaliteli su kaynaklarına sahip olduğumuz için hidrojenin su ile elektrolizörlerden çıkacak hidrojen de bir diğer özelliğimiz olacak. Aynı zamanda ülkemizde elektrolizörler ile ilgili çalışmalar yapılmakta. Eğer elektrolizörler ile alakalı çalışmayı iyi aşamada gerçekleştirirsek demir-çelik gibi karbon yoğunluklu sektörlerde bunu kullanabileceğimizi düşünüyorum." "Hidrojenin kullanılması karbon açısından daha verimli" Türkiye’nin 2053 karbon nötr hedefi doğrultusunda hidrojeni kilit noktaya koyduğunu belirten Doç. Dr. Demirdelen, "Türkiye, 2053 karbon nötr hedefine giderken hidrojeni kilit noktalarından birine koydu. Hidrojen teknolojisi maliyet de gerektiriyor. Bunu yaparken ilk başta elektrolizör teknolojisiyle başlandı. Daha sonra teknolojiyi geliştirerek çimento, demir-çelik ve tekstilin belirli sektörlerinde deneme aşamalarında. Bunları doğal gaza belki eşdeğer, alternatif kaynak olarak görmek istiyorlar. Karbon nötr yolunda doğal gaz da yüksek karbon emisyonu yayan bir kaynak. Hidrojenin kullanılması karbon açısından daha verimli. Elektrikli araçlara geçtik, kendi yerli milli araçlarımızı yapıyoruz. Elektriğin de şebekesel bir sınırı var. Batarya ömrü, geri dönüşümü ile alakalı sorunlar olabilir. Burada da hidrojen yakıtlı taşımacılık sisteminin devreye gireceğini düşünmekteyiz. Hidrojen teknolojisini biraz daha ön plana çıkartmalıyız. Hidrojen teknolojileri şu anda birçok ülkede ciddi bir çalışma halinde. Japonya şu anda çok ön planda. Almanya’da çalışmalar sürüyor. Ülkemizin de geç kalmaması ve rekabetçi yol alması açısından hızlıca yol alması gerekiyor" ifadelerini kullandı.