GÜNDEM - 29 Eylül 2025 Pazartesi 15:20

Vali resti çekti: "Adana’yı karalayan dizi, film çekilmesine müsaade etmiyorum"

A
A
A
Vali resti çekti: "Adana’yı karalayan dizi, film çekilmesine müsaade etmiyorum"

Gerekli müdürlüğe talimat verdiğini belirten Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, "Adana’nın imajını bozma konusunda bu tür filmlere dizilere bundan sonra müsaade yok. Adana’yı karalayan bir dizi çekilmesine müsaade etmiyorum" dedi.


Adana Valiliği’nde Asayiş ve Güvenlik Değerlendirme Toplantısı düzenlendi. Toplantı sonrasında açıklamalarda bulunan Vali Yavuz Selim Köşger, 2024 ve 2025 yılı Ağustos aylarının asayiş olaylarının verilerini açıkladı. Verilerin ardından Vali Köşger, şehri karalayan bir dizi çekilmesine müsaade etmeyeceğini ilan etti.


"Kasten yaralama arttı, cinayet düştü"


Vali Köşger," Kişilere karşı işlenen suçlar çerçevesinde, konut dokunulmazlığının ihlali 13’den 17’ye yükselmiştir. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu 16’dan 15’ye düşmüştür. Çocuğun cinsel istismarı 31’den 32’ye yükselmiştir. Kasten yaralama olayları 684’den 699’a yükselmiştir. Cinsel saldırı 15’den 16’ya yükselmiştir. Kasten öldürme olayları Ağustos 2024’te 7 iken, Ağustos 2025’te 6’ya düşmüştür. Tehdit suçu 664’ten 653’e düşmüştür. Cinsel taciz 21’den 19’a düşmüştür. Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu 77’den 79’a yükselmiştir" dedi.


Suçlarla ilgili istatistik verileri tek tek paylaşan Vali Köşger,"Toplam olay sayısı 2024 Ağustos ayında 390 iken, 2025 Ağustos ayında 284 olarak gerçekleşmiş. Malvarlığına karşı işlenen 9 önemli suç kapsamındaki olay sayılarında 106 olay azalış meydana gelmiştir. Malvarlığına karşı işlenen suçlarda toplam olay sayısında kaydedilen yüzde 27’lik azalma, bu alandaki önleyici tedbirlerin ve hızlı müdahale mekanizmalarının etkisini ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, suç türlerine göre dağılım incelenerek düşüş eğiliminin kalıcı hâle gelmesi için hedefe yönelik çalışmaların sürdürülmesi önem taşımaktadır" diye konuştu.


Adana’da Suriyeli sayısının da 182 bine düştüğüne değinen Köşger, geçtiğimiz ayda birkaç defa organize bir şekilde Suriye’ye dönmek isteyen vatandaşları gönderdiklerini söyledi.


"Adana’nın imajını bozan film ve dizilere bundan sonra müsaade yok"


Adana’nın suç algısındaki imajına değinen Vali Köşger, "Bu işler çok kısa sürede oluşmuş bir şey değil. Adana ile ilgili maalesef o televizyon dizileriyle başlayan, belki daha öncesinde süre gelen bir şey var. Sosyal olaylar 1 günde 5 günde oluşmadığı gibi, değiştirmekte çok kolay olmuyor. Geldiğimde beri dile getiriyorum, Adana’nın imajını değiştirmememiz lazım. Adana’nın hak etmediği bir imaj var. Adana insanları ürettiği huzurla bölüştüğü paylaştığı her türlü kardeşçe bir arada birçok unsuru bir arada yaşayabildiği nadir şehirlerden bir tanesidir. Adana’nın imajını hep beraber düzelteceğiz. Ben Kültür Müdürlüğüne şu talimatı verdi. Adana’da bundan sonra Adana’nın imajını bozacak bir dizi, sinema filmi yapılmasını müsaade etmeyeceğiz. Adana’nın film platformu, doğal mekan olarak kullanarak Adana’yı karalayan bir dizi çekilmesine müsaade etmiyorum. Adana’nın imajını bozma konusunda bu tür filmlere dizilere bundan sonra müsaade yok" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Uzman Diyetisyen Demirci: "Mevsim geçişlerinde bedeninizi dinç tutun" SANKO Üniversitesi Hastanesi Uzman Diyetisyeni Meltem Demirci, mevsim geçişlerinde bedeni dinç tutmanın günlük yaşamı sürdürmede çok önemli rolü olduğunu söyledi. Uzm. Diyetisyen Demirci, "Havaların değişmesiyle birlikte sabahları uyanmakta zorlanıyor, gün içinde kendinizi sürekli halsiz hissediyorsanız bunun nedeni doğanın kabuk değiştirdiği bu dönemlerde insan metabolizmasının da bir adaptasyon sürecine girmesidir" dedi. Isı, nem ve basınç değişimlerine ayak uydurmaya çalışan bedenimizin, bu süreci genellikle fiziksel ve zihinsel bir yorgunluk hissiyle dışa vurduğunu kaydeden Uzm. Diyetisyen Demirci, bu geçiş döneminin günlük yaşam kalitesinden ödün vermeden, doğru beslenme tercihleri ile enerjik bir şekilde atlatılabileceğini belirtti. Vücut direncini artırmak için yapılması gerekenler Uzm. Diyetisyen Demirci, mevsim geçişlerinde vücut direncinizi artıracak ve enerjinizi geri kazandıracak temel beslenme adımlarını şöyle sıraladı: "Hücrelerimizin enerji üretebilmesi için suya ihtiyacı vardır. Havaların serinlemeye veya ısınmaya başladığı dönemlerde su içme alışkanlığımız genellikle sekteye uğrar. Oysa hafif düzeyde bir susuzluk bile anında baş ağrısı, odaklanma problemi ve kronik yorgunluk olarak kendini gösterir. Günlük su tüketiminizi kilonuz başına 30 ml olacak şekilde hesaplayarak su içmeyi bir rutine dönüştürün. Çalışma masanızda, başucunuzda, arabanızda veya çantanızda her zaman kişisel bir su mataranız bulundurun. Sade suyun tadını sevmiyorsanız, kalorisiz ve doğal yöntemlerle aroma kazandırarak içimini kolaylaştırabilirsiniz. Suyunuzun içine taze nane yaprakları, limon, salatalık dilimleri, çubuk tarçın veya zencefil ekleyebilirsiniz. Mevsim meyvelerini (Çilek, elma, yaban mersini) doğrayarak, suyunuzda bekleterek hem görsel olarak cazip hem de lezzetli bir içecek elde edebilirsiniz. Kendimizi yorgun hissettiğimizde hemen canlanmak için elimiz genelde çikolatalara, şerbetli tatlılara ya da beyaz unlu poğaçalara, açmalara gider. Ancak bu yiyecekler saman alevi gibidir; kan şekerinizi bir anda fırlatıp size sahte bir enerji verir, ama hemen ardından hızla düşürerek sizi eskisinden bile daha bitkin, uykulu ve aç bırakır. Bu ani yorgunlukların önüne geçmek için kendinizi enerji verecek besinlerle destekleyin. Gün içinde tatlılar yerine sizi uzun süre tok tutacak besinleri seçin. Kahvaltıda yumurta, peynir, tam buğday ekmeği ya da yulaf; diğer öğünlerde ise nohut, mercimek gibi ev yemekleri tercih ederseniz, enerjiniz gün boyu kesintisiz devam eder." Bağırsak sağlığı önemli Yediğimiz yemekleri vücudumuzun kullanabileceği enerjiye çevirmek için B vitaminlerine ihtiyacımız olduğunu hatırlatan Uzm. Diyetisyen Demirci, şu bilgileri paylaştı: "Magnezyum kaslarımızın ve sinirlerimizin ilacı gibidir. Havalar değişirken ortaya çıkan kas ağrılarını ve ‘kolumu kaldıracak halim yok’ hissini yenmek için ıspanak, pazı gibi koyu yeşil yapraklı sebzeleri sofranızdan eksik etmeyin. Gün içinde atıştırmalık olarak ceviz, badem, kabak çekirdeği gibi kavrulmamış çiğ kuruyemişler tüketmek de bedeninize çok iyi gelecektir." Bağırsaklarımızın ikinci beynimiz olduğunu ve hastalıklara karşı savaşan savunma hücrelerimiz ile kendimizi iyi hissettiren mutluluk hormonlarımızın burada yer aldığını hatırlatan Uzm. Diyetisyen Demirci, "Bağırsaklarınız ne kadar sağlıklıysa, siz de o kadar enerjik ve mutlu olursunuz. Ev yapımı yoğurt ve ev turşusu gibi doğal gıdaları sofranıza eklemek, mevsim geçişlerinin getirdiği o gergin ve halsiz ruh halini üzerinizden atmanın en lezzetli yoludur" diye konuştu. "Unutmayın bedenimiz bizim en kıymetli hazinemizdir ve onu ne kadar doğru besler ve iyi bakarsak, yaşam kalitemiz de o kadar iyi olur" diyen Uzm. Diyetisyen Demirci, sözlerini şöyle sonlandırdı: "Yapacağınız küçük ama kalıcı değişikliklerle havaların değişimini yorgun değil, canlı ve enerjik bir şekilde karşılayabilirsiniz. Sağlıklı ve zinde günler için doğru adımlar uygulayın."
Adıyaman Kahta’da sağlık hizmetlerinde kaliteyi artıran yatırım Adıyaman’ın Kahta ilçesinde sağlık altyapısını güçlendirmeye yönelik önemli bir yatırım daha tamamlandı. Kahta Devlet Hastanesi bünyesinde uzun süredir ihtiyaç duyulan oksijen altyapısının yenilenmesi kapsamında yürütülen çalışmalar başarıyla sonuçlandı. Kurulan likit oksijen tankı sistemi devreye alınarak hastanede kritik bir eksiklik kalıcı şekilde giderildi. Yeni sistem sayesinde hastanede oksijen arzında süreklilik sağlanırken, kapasite ve güvenilirlik de önemli ölçüde artırıldı. Özellikle yoğun bakım üniteleri, ameliyathaneler ve acil servis gibi hayati öneme sahip alanlarda kesintisiz ve yüksek debili oksijen temini mümkün hale geldi. Böylece hem hasta güvenliği hem de sunulan sağlık hizmetinin kalitesi üst seviyeye taşındı. Modern ve merkezi yapıya sahip olan likit oksijen altyapısı, aynı zamanda operasyonel verimliliği artırarak teknik arıza risklerini en aza indiriyor. Yapılan yatırımın yalnızca mevcut ihtiyacı karşılamakla kalmayıp, gelecekte artabilecek hasta yoğunluğu ve olağanüstü durumlara karşı da güçlü bir hazırlık sunduğu ifade eden Uzm. Dr. Başhekim Mustafa Akel, "Hastanemizde uzun süredir ihtiyaç duyulan oksijen altyapısının güçlendirilmesini tamamlamış olmanın memnuniyetini yaşıyoruz. Devreye aldığımız likit oksijen tankı sistemi sayesinde kritik bir ihtiyacı kalıcı olarak çözüme kavuşturduk. Bu yatırım, hem hastalarımızın güvenliği hem de sağlık hizmetlerimizin kalitesini artırma adına çok önemli bir adımdır. Gelecekte oluşabilecek yoğunluklara ve olağanüstü durumlara karşı da güçlü bir altyapı oluşturduk" dedi. Başhekim Akel, hastanede kalite standartlarını yükseltmeye yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirterek, yapılan yatırımın hasta ve çalışan memnuniyetine de olumlu katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.