SAĞLIK - 12 Ekim 2025 Pazar 09:18

Uzmanı uyardı: "Sağlığınızı yapay zekâya emanet etmek ne kadar güvenli"

A
A
A
Uzmanı uyardı: "Sağlığınızı yapay zekâya emanet etmek ne kadar güvenli"

Uzman Diş Hekimi ve Ağız Diş Çene Cerrahı Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, diş ve çene ağrısı çekenlerin sosyal medya ve yapay zekâ platformlarında kendi kendine teşhis arayışına girmesinin ciddi riskler taşıdığını vurguladı. Özkan, "Yanlış yönlendirmeler, tedavi sürecini geciktirerek geri dönülmez sorunlara yol açabilir" uyarısında bulundu.


Özkan, yaptığı açıklamada, "Günümüzde, özellikle genç yetişkinler arasında, diş ve çene ağrısı gibi sağlık sorunları yaşayan kişilerin, bir doktora başvurmak yerine sosyal medya platformlarında veya yapay zekâ uygulamalarında çözüm arama eğilimi giderek artıyor. Bu durum, uzmanlar tarafından endişeyle karşılanıyor" dedi.


"Diş ağrısı sadece dişten kaynaklanmayabilir"


Özkan, diş ağrısının sadece diş problemlerinden kaynaklanmadığını belirterek, şöyle devam etti:


"Birçok hasta, yaşadığı ağrıyla ilgili internette arama yaparak, sosyal medyada gördüğü videolara veya yapay zekâ platformlarından aldığı yanıtlara güvenerek kendi kendine teşhis koymaya çalışıyor. Ancak diş ağrısı, çene eklemi rahatsızlıkları, sinirsel ağrılar, hatta kalp kaynaklı ağrılar bile birbirine benzer semptomlar gösterebilir. Bu nedenle, doğru teşhisin konulmaması veya yanlış bir yönlendirme, tedavi sürecinin gecikmesine ve kalıcı doku kayıplarına kadar varabilecek ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir."


"Yapay zekâ uygulamaları ve riskler"


Özkan, son dönemde yapay zekâ platformlarında "Çene eklemim mi kaydı?", "Sinir sıkışması mı var?" gibi soruların sıkça sorulduğunu ifade ederek, "Yapay zekâ uygulamaları potansiyel faydalarına rağmen, klinik muayene olmaksızın doğru teşhis koymak mümkün olmaz. Yapay zekâ uygulamaları, genel bilgi sağlamak ve farkındalık oluşturmak için faydalı olabilir. Ancak, ağrıya neden olan faktörün belirlenmesi için mutlaka uzman bir hekimin fiziksel muayenesi, radyolojik incelemeleri ve hastanın tıbbi geçmişinin değerlendirilmesi gereklidir. Ağrıya neden olan faktör; çürük, sinir iltihabı, diş eti çekilmesi, çene eklemi disfonksiyonu veya stres kaynaklı kas sıkışması gibi çeşitli nedenlere bağlı olabilir. Bu durumun tespiti, sadece bir uygulama aracılığıyla değil, hekimin bizzat klinik muayene ve ayrıntılı radyolojik inceleme değerlendirmesiyle mümkün olabilir" diye konuştu.


"Dijital bilgi rehber olmalı, karar verici değil"


Özkan, özellikle genç nesillerin sosyal medya platformları ve yapay zekâ araçları aracılığıyla tıbbi bilgiye ulaşmaya çalıştığına dikkat çekerek şunları kaydetti:


"Ancak bu bilgilerin çoğu kişisel deneyimlere dayanıyor. Bilimsel geçerliliği yok. Teknoloji, sağlık konusunda bilgi edinmek için bir araç olabilir, ancak teşhis koyacak veya tedavi önerecek yetkinliğe sahip değildir. Hastalar, interneti bilgi edinmek ve farklı görüşleri öğrenmek için kullanabilirler. Ancak, asla kendi kendilerine tanı koyup ilaç veya tedavi yöntemleri denememelidirler. Biz diş hekimleri ve çene cerrahları olarak, dijital çağda hastalarımızı bilinçlendirmek ve doğru yönlendirmekle sorumluyuz. Unutulmamalıdır ki, doğru bilgi hayat kurtarır."


"Uzmanlardan dijital çağ uyarısı ve öneriler"


Son olarak, Özkan, diş ve çene ağrısı yaşayan bireylerin, doğru teşhis ve tedavi için sadece muayenehanelere, diş hastanelerine veya üniversite kliniklerine başvurmalarının önemini vurgulayarak, "Unutmayın, bir video veya algoritma sizi tanıyamaz. Ancak, bir hekim sizi dinler, klinik muayene ve ayrıntılı radyolojik inceleme ve, gerekli tıbbi görüntülemeleri yapar ve kişisel geçmişinizi değerlendirerek size özel bir tedavi planı oluşturur. Bu nedenle, yapay zekâ uygulamalarının veya sosyal medya platformlarındaki tavsiyelerin yönlendirmesiyle değil, uzman hekimlerin rehberliğiyle hareket etmeniz, sağlığınız için en doğru adım olacaktır" dedi.



Uzmanı uyardı: "Sağlığınızı yapay zekâya emanet etmek ne kadar güvenli"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara İletişim Başkanlığı’ndan dezenformasyona geçit yok: İngiliz gazetesi asılsız içerikleri tüm platformlarından kaldırdı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), The Telegraph gazetesinin Türkiye’nin bölgesel politikalarına dair ortaya attığı asılsız iddialarına müdahale ederek çürüttü. Türkiye’nin stratejik iletişim kanalları, uluslararası medyada yayılan geniş çaplı bir dezenformasyon operasyonunu daha başarıyla çürüttü. The Telegraph gazetesi, Türkiye’nin bölgesel politikalarına dair ortaya attığı asılsız iddiaları İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin (DMM) müdahalesi sonrası geri çekmek zorunda kaldı. Söz konusu iddialarda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İran veya Lübnan’a yönelik muhtemel bir saldırıyı "Türkiye’ye yapılmış sayacağı" ve "İsrail’in Türkiye tarafından işgal edileceğine" dair açıklamalarda bulunduğu öne sürülmüştü. İsrail destekli sosyal medya hesapları ve çeşitli mecralar tarafından dolaşıma sokulan bu dezenformasyon, kısa sürede İngiliz The Telegraph gazetesi tarafından da haberleştirilerek uluslararası boyuta taşındı. Gazete özür diledi İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, iddiaların ardından hızla harekete geçerek söz konusu söylemleri çürüttü ve Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bölgedeki barış, istikrar, huzur ve güvenlik odaklı duruşunu net şekilde ortaya koydu. İletişim Başkanlığı’nın kararlı ve etkin duruşu neticesinde gazete, asılsız içerikleri tüm platformlarından kaldırdı. İçeriği giren editör, sosyal medya üzerinden bir açıklama yaparak özür diledi. İsrail medyası gerçeğe daha fazla kayıtsız kalamadı İsrail’in en etkili medya organlarından biri olan Maariv, İletişim Başkanlığı’nın yalanlama metnini ve gerçek bilgileri yayınlamak zorunda kaldı. Bu gelişme, Türkiye’nin uluslararası dezenformasyon operasyonlarına karşı yürüttüğü ‘hakikat mücadelesinin’ başarısını bir kez daha gözler önüne serdi. İletişim Başkanlığı’nın sonuç odaklı müdahalesi, sadece haberi sildirmekle kalmadı, aynı zamanda uluslararası medya kuruluşlarının Türkiye hakkındaki haberlerinde daha ihtiyatlı bir dil kullanması gerektiğini tescilledi.
Kayseri AKİB’den Hulusi Akar’a destek: "Türkiye’nin gururu, Kayseri’nin onurudur" Avrupa Kayserili İşverenler Birliği (AKİB) Kurucu Genel Başkanı Ali Hızar, son günlerde yaşanan provokatif gelişmelere ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti’ne, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ve TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı, AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar’a yönelik gerçekleştirilen saldırıları sert bir dille kınadı. Hızar, özellikle Paskalya Bayramı vesilesiyle yapılan provokatif eylemlerin tesadüf olmadığını vurgulayarak, bu girişimlerin Türkiye’nin birlik ve beraberliğini hedef aldığını ifade etti. Ali Hızar açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Şanlı Türk Bayrağımıza uzanan hain elleri daha önce nasıl kırdığımızı en iyi bilen odakların, bugün yeniden benzer provokasyonlarla karşımıza çıkması asla kabul edilemez. Türkiye Cumhuriyeti’mize, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ve Sayın Hulusi Akar Paşamıza yönelik gerçekleştirilen bu çirkin eylemleri şiddetle kınıyoruz." "Türkiye’nin gururu, Kayseri’nin onurudur" Hızar, Hulusi Akar’ın hem Türkiye hem de Kayseri için büyük bir değer olduğunu vurgulayarak, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Hulusi Akar, Türkiye’nin gururu, Kayseri’nin onurudur. Devletimize ve milletimize yıllarca büyük bir sadakatle hizmet etmiş bir komutanımıza ve devlet adamımıza yönelik yapılan her saldırı, aslında doğrudan milletimizin iradesine yapılmış bir saldırıdır. Paşamıza sonuna kadar destek olacağız." "Türkiye’nin gücünü kimse sınamaya kalkışmasın" AKİB olarak her zaman devletin ve milletin yanında olduklarını belirten Hızar, Avrupa’da yaşayan yüz binlerce Kayserili adına da güçlü bir mesaj vererek, "Hiç kimse ülkemizin birliğini, beraberliğini ve milli değerlerini hedef alarak bir sonuç elde edebileceğini düşünmemelidir. Türkiye Cumhuriyeti, köklü geçmişi, güçlü iradesi ve kararlı duruşuyla bu tür girişimlere asla boyun eğmez. Bizler de Avrupa’daki Kayserili iş insanları olarak; bayrağımıza, devletimize ve milli iradeye yönelen her türlü saldırı karşısında duruşumuzu açık ve net bir şekilde ortaya koymaya devam edeceğiz. Kimse Türkiye’nin gücünü sınamaya kalkışmasın" ifadelerini kullandı. AKİB’in bu açıklaması, Avrupa’daki Türk toplumunun milli konulardaki hassasiyetini bir kez daha ortaya koyarken, birlik ve beraberlik vurgusunun altı güçlü şekilde çizildi.
İstanbul "Direniş ve Adalet" temalı Kısa Film Senaryo Yarışması’na başvurular 15 Mayıs’ta sona eriyor Zeytinburnu Belediyesi’nin düzenlediği Kısa Film Senaryo Yarışması’na başvurular 15 Mayıs’ta sona eriyor. Yarışmada dereceye giren projelere 725 bin TL ödül ve 500 bin TL yapım desteği verilecek. Zeytinburnu Belediyesi tarafından düzenlenen "Direniş ve Adalet" temalı Kısa Film Senaryo Yarışması için geri sayım başladı. Genç senaristlere önemli fırsatlar sunan yarışmada son başvuru tarihi 15 Mayıs olarak açıklandı. 15 Temmuz’un 10’uncu yılına doğru ilerlenirken hayata geçirilen yarışma, toplumsal hafızayı sanatın estetik diliyle geleceğe taşımayı amaçlıyor. Katılımcılardan direniş ve adalet kavramlarını yalnızca tarihsel bir çerçevede değil, evrensel, insani ve vicdani boyutlarıyla ele alan özgün hikayeler geliştirmeleri bekleniyor. Dereceye giren projelere toplam 725 bin lira ödül Yarışmada dereceye giren projelere toplam 725 bin lira ödül verilecek. Ayrıca birinci seçilen senaryo, 500 bin liralık yapım desteğiyle profesyonel bir kısa filme dönüştürülecek. Ortaya çıkacak film, 15 Temmuz 2027’de düzenlenecek anma etkinliklerinde izleyiciyle buluşturulacak. Yarışmanın seçici kurulunda yönetmen ve senarist Faysal Soysal ile birlikte Gülin Tokat ve Yıldız Ramazanoğlu yer alıyor. Kurul, temanın özgün işlenişi, dramatik yapı, karakter derinliği ve sinematografik potansiyel gibi kriterler üzerinden değerlendirme yapacak. 18 yaşını doldurmuş tüm katılımcılar başvurabiliyor Yarışmaya 18 yaşını doldurmuş tüm katılımcılar başvurabiliyor. Senaryoların özgün ve daha önce yayımlanmamış olması gerekirken, metinlerin en fazla 15 sayfa uzunluğunda olması şartı aranıyor. Başvurular dijital ortamda gerçekleştiriliyor. Yarışmaya son başvuru tarihi 15 Mayıs olurken, ön eleme sonuçlarının 15 Haziran tarihinde, ödül töreni ise 15 Temmuz tarihinde yapılacak. Katılımcılar yarisma@zeytinburnu.ist adresi üzerinden başvuru yapabilecek. Yarışmaya ilişkin detaylı bilgilere Zeytinburnu Belediyesi’nin resmi internet sitesinden ulaşılabiliyor. "Direniş ve Adalet" temalı yarışma, genç senaristlere yalnızca ödül değil, fikir aşamasındaki projelerini profesyonel bir prodüksiyonla hayata geçirme imkanı da sunuyor. Yarışma, kültür-sanat alanında kalıcı eserler üretmeyi ve toplumsal hafızayı sanat yoluyla canlı tutmayı hedefliyor.