ASAYİŞ - 25 Ağustos 2025 Pazartesi 09:08

Tutuklanan annenin kızı: "Lütfen annemi kurtarın benim annem cani değil"

A
A
A
Tutuklanan annenin kızı: "Lütfen annemi kurtarın benim annem cani değil"

Adana’da annesi tarafından bıçakla kovalanan kızın, annesinin tutuklama haberinin ardından ağladığı görüntüler ortaya çıktı. 10 yaşındaki E.H.Y., annesinin tutuklanmasının ardından sosyal medyaya yüklediği görüntüde, "Annemin çıkmasını istiyorum, lütfen annemi kurtarın yanlış anlaşılma bu" diyerek gözyaşı döktü.


Olay, 23 Ağustos günü öğle saatlerinde Yüreğir ilçesi Yavuzlar Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre Ayşegül Y. (35), 10 yaşındaki kızı E.H.Y.’ye bıçak çekti. Kız korkuya kapılarak sokağa kaçıp çevredekilerden yardım istedi. Çocuğun çığlıklarını duyan vatandaşlar hemen olaya müdahale etti. Bu anlar ise çevredekiler tarafından cep telefonu ile anbean görüntülendi. Görüntülerin ortaya çıkması üzerine Yüreğir İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Yavuzlar Mahallesi’nde anne Ayşegül Y.’yi gözaltına aldı. Kızı E.H.Y. ise akrabalarının evinde bulunarak koruma altına alındı. Anne, ifadesi alındıktan sonra bugün adliyeye sevk edildi. Sevk sırasında Ayşegül Y., kızını koruduğunu, ona bıçak çekmediğini söyledi. Savcıda ifade veren kadın, sevk edildiği nöbetçi mahkemece tutuklandı.



Tutuklama haberiyle çocuk gözyaşlarına boğuldu, yakınları tepki gösterdi


Annesi Ayşegül Y.’nin tutuklama haberini alan E.H.Y., adliye çıkışında gözyaşlarına boğuldu. Çocuk ağladığı sırada yakınları, "İyi mi ettin? Böyle iyi mi" diye tepki gösterdi.


E.H.Y., annesinin sosyal medya hesabına yüklediği görüntüde kurtarılması için gözyaşı döktü. Çocuk yüklediği görüntüde, "Benim annem öyle biri değil aslında, benim annemle hiçbir sorunum yok. Beni sadece onlarda korumak istedi. Annemin çıkmasını çok istiyorum. Lütfen annemi kurtarın yanlış anlaşılma bu, herkes gerçek sanmış. Tamam saçımı çekti neden? Onların yanına gitme diye çekti, bıçağı da onlara çekti. Siz konuyu çok uzatıyorsunuz, cani anne diyorsunuz. Benim annem cani değil, beni bu yaşa getirdi, onun sayesinde büyüdüm" sözlerine yer verdi.



Tutuklanan annenin kızı: "Lütfen annemi kurtarın benim annem cani değil"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Küresel müzik endüstrisinde yeni dönem İstanbul’da MESAM, MSG ve MÜYAP iş birliğiyle "Türkiye’nin Yeni Yol Haritası’ toplantısı gerçekleştirdi. Programda, küresel müzik endüstrisindeki dijitalleşmenin yeni iş modelleriyle birlikte hızla dönüşmesi ve telif haklarının bu dönüşümünün en kritik başlıklardan biri haline gelmesi vurgulandı. Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği, Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği (MSG) ve MÜ-YAP iş birliğiyle düzenlenen etkinliğe, MESAM Başkanı Recep Ergül, MSG Başkanı Ferhat Göçer, MÜ-YAP Başkanı Bülent Seyhan, MÜ-YAP yöneticisi Bülent Forta ve çok sayıda sanatçı katıldı. Programda, küresel müzik endüstrisindeki dijitalleşmenin yeni iş modelleriyle birlikte hızla dönüşmesi ve telif haklarının bu dönüşümünün en kritik başlıklardan biri haline gelmesi vurgulandı. Toplantıda konuşan MESAM Recep Ergül, "Global telif gelirleri açısından baktığımızda çatı kuruluşumuz CISAC yani Uluslararası Söz Yazarları ve Besteciler Konfederasyonu verilerine göre sadece eser sahipleri itibarıyla 13.97 milyar Euro gibi bir telife ulaşılmış 2025 yılı itibarıyla. Bunun yüzde 51,2’sini Avrupa payı olarak düşündüğümüzde biz neresindeyiz? Değerli arkadaşlar özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığımızın yayınladığı bir genelgeyle tüm otellerin toplu lisansa tabi tutulması ve herkesin telif bedelini ödüyor olması neticesinde ve bu dijital platformlarla yapılan anlaşmalar neticesinde eser sahipleri meslek birlikleri olarak yani MESAM ve MSG olarak 2025 verileri itibarıyla 2.5 milyar rakamına ulaşıldı. Her iki meslek birliğinin toplam 27.327 üyesi var. Bunu böldüğümüzde belki çok dişe dokunur bir şey çıkmayacaktır ancak 5 yıl önceki yerimiz itibarıyla baktığımızda da epey mesafe kat etmiş görünüyoruz" ifadelerini kullandı. MSG Başkanı Ferhat Göçer de, "5 ana mecramız var aslında bütün mücadelemizi verdiğimiz. Bu beş mecra; başta UMK’lar, yani bildiğiniz aslında restoranlardan tutun da taksilere, otobüslere kadar aklınıza berberler, güzellik salonları, restoranlar, kafelere Türkiye’de yaklaşık 500 bine yakın mekandan bahsediyoruz bunlara otobüsleri, taksileri saymıyorum. 500 bin UMK dediğimiz mecra var" dedi.