EKONOMİ - 16 Kasım 2025 Pazar 09:22

‘Türkiye’nin en çok akla gelen lezzetleri’ listesinde Adana kebabının 3’üncü olmasına tepki

A
A
A

Türkiye genelindeki coğrafi işaret tescilli ürünlere yönelik yapılan araştırmada, "İlk akla gelen coğrafi işaretli lezzetler" arasında Adana kebap, Gaziantep baklavası ve Malatya kayısısının ardından 3’üncü sırada yer aldı. Listeye Adanalı kebapçılar ve vatandaşlar ‘Lobicilik’ diyerek tepki gösterdi.

Coğrafi işaret tescilli ürünlerin bilinirliğini ölçmeye yönelik yapılan bir araştırmada ilk akla gelen ürünlerde yüzde 26 ile Gaziantep baklavası ilk sırada yer aldı. Baklavayı yüzde 14 ile Malatya kayısısı, yüzde 8 ile Adana kebabı ve yüzde 7 ile Antep fıstığı izledi. Sonuçların kamuoyu ile paylaşılmasının ardından sıralamaya Adanalılardan tepki geldi. Adanalı kebapçılar ve vatandaşlar, sonuçların yanlış ve eksik olduğunu belirttiler.

"Bizim lobilerimiz zayıf kalıyor"

Listeyi görünce çok şaşırdığını ve üzüldüğünü dile getiren kebapçı Yaşar Aydın, Adana kebabın dünyanın her yerinde tüketilen bir lezzet olduğunu belirterek, "Bu işler lobi işidir. Kimin lobisi kuvvetliyse o şehrin, o bölgenin lezzetini ön plana çıkartır. Bu bir gerçektir. Bu lobi işi her yerde var. Dünyada Adana kebap olmayan hiçbir ülke yoktur. Her ülkede Adana kebap vardır. 10 restorandın 7’sinde Adana kebap vardır ve coğrafi değeri en yüksek olan ürün Adana kebaptır. Bizim lobilerimiz zayıf kalıyor" dedi.

‘Türkiye’nin en çok akla gelen lezzetleri’ listesinde Adana kebabının 3’üncü olmasına tepki

"Kendi değerlerimizi koruyamıyoruz"

Bazı lobilerin Adana kebabı dışladığını söyleyen Aydın, "Malatya’yı ve kayısıyı seviyorum. Kayısı da listede olsun ama burada sorun Adana kebabın zirvede olmaması. Hakkı teslim etmek lazım. Dünyanın her yerinde Adana kebap zirve ancak bazı lobiler Adana kebabı dışlıyorlar. Biz de bu durumlarda zayıf kalıp, kendi değerlerimizi koruyamıyoruz. Kendi değerimizi korumak için kendi kebapçılarımızı korumamız lazım" ifadelerini kullandı.

"Adana kebap 1. sırada olmalıydı"

Malatya’dan kebap yemek için Adana’ya gelen Buğra Maraş, "Ben aslen Malatyalıyım ancak benim aklıma da Adana kebap gelir. Adana kebap 1. sırada olmalıydı" diye konuştu.

"Kimse durduk yere kayısı yemeye gitmez"

Tekirdağ’dan gelen Semih Muştu, "9 saatlik yoldan kebap yemek için geldik. Kayısı güzel bir ürün ama kimsenin durduk yere kayısı yemeye gittiğini düşünmüyorum. Ancak Adana kebap yemek için Adana’ya geliyoruz. Adana kebabın 1. sırada olması gerekiyordu" şeklinde konuştu.

‘Türkiye’nin en çok akla gelen lezzetleri’ listesinde Adana kebabının 3’üncü olmasına tepki

Şehir dışından Adana’ya gelen Ahmet Oğuz Taşlı, "Adana kebap 1. sırada olmalı. Benim aklıma kayısı gelmezdi. Adana kebap anlatılmaz, yaşanır. Bin 250 kilometre yoldan geldim ve bu lezzete değdi" dedi.

Umutcan İşledici - Fatih Keçe

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara İletişim Başkanlığı’ndan dezenformasyona geçit yok: İngiliz gazetesi asılsız içerikleri tüm platformlarından kaldırdı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), The Telegraph gazetesinin Türkiye’nin bölgesel politikalarına dair ortaya attığı asılsız iddialarına müdahale ederek çürüttü. Türkiye’nin stratejik iletişim kanalları, uluslararası medyada yayılan geniş çaplı bir dezenformasyon operasyonunu daha başarıyla çürüttü. The Telegraph gazetesi, Türkiye’nin bölgesel politikalarına dair ortaya attığı asılsız iddiaları İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin (DMM) müdahalesi sonrası geri çekmek zorunda kaldı. Söz konusu iddialarda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İran veya Lübnan’a yönelik muhtemel bir saldırıyı "Türkiye’ye yapılmış sayacağı" ve "İsrail’in Türkiye tarafından işgal edileceğine" dair açıklamalarda bulunduğu öne sürülmüştü. İsrail destekli sosyal medya hesapları ve çeşitli mecralar tarafından dolaşıma sokulan bu dezenformasyon, kısa sürede İngiliz The Telegraph gazetesi tarafından da haberleştirilerek uluslararası boyuta taşındı. Gazete özür diledi İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, iddiaların ardından hızla harekete geçerek söz konusu söylemleri çürüttü ve Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bölgedeki barış, istikrar, huzur ve güvenlik odaklı duruşunu net şekilde ortaya koydu. İletişim Başkanlığı’nın kararlı ve etkin duruşu neticesinde gazete, asılsız içerikleri tüm platformlarından kaldırdı. İçeriği giren editör, sosyal medya üzerinden bir açıklama yaparak özür diledi. İsrail medyası gerçeğe daha fazla kayıtsız kalamadı İsrail’in en etkili medya organlarından biri olan Maariv, İletişim Başkanlığı’nın yalanlama metnini ve gerçek bilgileri yayınlamak zorunda kaldı. Bu gelişme, Türkiye’nin uluslararası dezenformasyon operasyonlarına karşı yürüttüğü ‘hakikat mücadelesinin’ başarısını bir kez daha gözler önüne serdi. İletişim Başkanlığı’nın sonuç odaklı müdahalesi, sadece haberi sildirmekle kalmadı, aynı zamanda uluslararası medya kuruluşlarının Türkiye hakkındaki haberlerinde daha ihtiyatlı bir dil kullanması gerektiğini tescilledi.
Kayseri AKİB’den Hulusi Akar’a destek: "Türkiye’nin gururu, Kayseri’nin onurudur" Avrupa Kayserili İşverenler Birliği (AKİB) Kurucu Genel Başkanı Ali Hızar, son günlerde yaşanan provokatif gelişmelere ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti’ne, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ve TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı, AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar’a yönelik gerçekleştirilen saldırıları sert bir dille kınadı. Hızar, özellikle Paskalya Bayramı vesilesiyle yapılan provokatif eylemlerin tesadüf olmadığını vurgulayarak, bu girişimlerin Türkiye’nin birlik ve beraberliğini hedef aldığını ifade etti. Ali Hızar açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Şanlı Türk Bayrağımıza uzanan hain elleri daha önce nasıl kırdığımızı en iyi bilen odakların, bugün yeniden benzer provokasyonlarla karşımıza çıkması asla kabul edilemez. Türkiye Cumhuriyeti’mize, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ve Sayın Hulusi Akar Paşamıza yönelik gerçekleştirilen bu çirkin eylemleri şiddetle kınıyoruz." "Türkiye’nin gururu, Kayseri’nin onurudur" Hızar, Hulusi Akar’ın hem Türkiye hem de Kayseri için büyük bir değer olduğunu vurgulayarak, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Hulusi Akar, Türkiye’nin gururu, Kayseri’nin onurudur. Devletimize ve milletimize yıllarca büyük bir sadakatle hizmet etmiş bir komutanımıza ve devlet adamımıza yönelik yapılan her saldırı, aslında doğrudan milletimizin iradesine yapılmış bir saldırıdır. Paşamıza sonuna kadar destek olacağız." "Türkiye’nin gücünü kimse sınamaya kalkışmasın" AKİB olarak her zaman devletin ve milletin yanında olduklarını belirten Hızar, Avrupa’da yaşayan yüz binlerce Kayserili adına da güçlü bir mesaj vererek, "Hiç kimse ülkemizin birliğini, beraberliğini ve milli değerlerini hedef alarak bir sonuç elde edebileceğini düşünmemelidir. Türkiye Cumhuriyeti, köklü geçmişi, güçlü iradesi ve kararlı duruşuyla bu tür girişimlere asla boyun eğmez. Bizler de Avrupa’daki Kayserili iş insanları olarak; bayrağımıza, devletimize ve milli iradeye yönelen her türlü saldırı karşısında duruşumuzu açık ve net bir şekilde ortaya koymaya devam edeceğiz. Kimse Türkiye’nin gücünü sınamaya kalkışmasın" ifadelerini kullandı. AKİB’in bu açıklaması, Avrupa’daki Türk toplumunun milli konulardaki hassasiyetini bir kez daha ortaya koyarken, birlik ve beraberlik vurgusunun altı güçlü şekilde çizildi.
İstanbul "Direniş ve Adalet" temalı Kısa Film Senaryo Yarışması’na başvurular 15 Mayıs’ta sona eriyor Zeytinburnu Belediyesi’nin düzenlediği Kısa Film Senaryo Yarışması’na başvurular 15 Mayıs’ta sona eriyor. Yarışmada dereceye giren projelere 725 bin TL ödül ve 500 bin TL yapım desteği verilecek. Zeytinburnu Belediyesi tarafından düzenlenen "Direniş ve Adalet" temalı Kısa Film Senaryo Yarışması için geri sayım başladı. Genç senaristlere önemli fırsatlar sunan yarışmada son başvuru tarihi 15 Mayıs olarak açıklandı. 15 Temmuz’un 10’uncu yılına doğru ilerlenirken hayata geçirilen yarışma, toplumsal hafızayı sanatın estetik diliyle geleceğe taşımayı amaçlıyor. Katılımcılardan direniş ve adalet kavramlarını yalnızca tarihsel bir çerçevede değil, evrensel, insani ve vicdani boyutlarıyla ele alan özgün hikayeler geliştirmeleri bekleniyor. Dereceye giren projelere toplam 725 bin lira ödül Yarışmada dereceye giren projelere toplam 725 bin lira ödül verilecek. Ayrıca birinci seçilen senaryo, 500 bin liralık yapım desteğiyle profesyonel bir kısa filme dönüştürülecek. Ortaya çıkacak film, 15 Temmuz 2027’de düzenlenecek anma etkinliklerinde izleyiciyle buluşturulacak. Yarışmanın seçici kurulunda yönetmen ve senarist Faysal Soysal ile birlikte Gülin Tokat ve Yıldız Ramazanoğlu yer alıyor. Kurul, temanın özgün işlenişi, dramatik yapı, karakter derinliği ve sinematografik potansiyel gibi kriterler üzerinden değerlendirme yapacak. 18 yaşını doldurmuş tüm katılımcılar başvurabiliyor Yarışmaya 18 yaşını doldurmuş tüm katılımcılar başvurabiliyor. Senaryoların özgün ve daha önce yayımlanmamış olması gerekirken, metinlerin en fazla 15 sayfa uzunluğunda olması şartı aranıyor. Başvurular dijital ortamda gerçekleştiriliyor. Yarışmaya son başvuru tarihi 15 Mayıs olurken, ön eleme sonuçlarının 15 Haziran tarihinde, ödül töreni ise 15 Temmuz tarihinde yapılacak. Katılımcılar yarisma@zeytinburnu.ist adresi üzerinden başvuru yapabilecek. Yarışmaya ilişkin detaylı bilgilere Zeytinburnu Belediyesi’nin resmi internet sitesinden ulaşılabiliyor. "Direniş ve Adalet" temalı yarışma, genç senaristlere yalnızca ödül değil, fikir aşamasındaki projelerini profesyonel bir prodüksiyonla hayata geçirme imkanı da sunuyor. Yarışma, kültür-sanat alanında kalıcı eserler üretmeyi ve toplumsal hafızayı sanat yoluyla canlı tutmayı hedefliyor.