EKONOMİ - 13 Nisan 2026 Pazartesi 09:41

Turfanda soğanda hasat başladı, fiyatı arz-talep belirleyecek

A
A
A
Turfanda soğanda hasat başladı, fiyatı arz-talep belirleyecek

Türkiye’nin önemli soğan üretim merkezlerinden Adana’da turfanda soğan hasadı başladı. İklim değişikliği nedeniyle hasadı yaklaşık 2 hafta geciken soğanda fiyat belli olmazken çiftçi kilogramını en az 15 lira bekliyor.


Tarımın başkenti Adana’da, turfanda soğan hasadı başladı. Kent geneli yaklaşık 31 bin dönüm alanda ekilen soğan için Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden gelen işçiler sabahın erken saatlerinde tarlaya girdi. Binbir emekle topraktan çıkartılan soğanlar çuvallara doldurularak ağzını da dikip, satışa hazır hale getirildi.


Soğan elçileri tarafından da sayılarak kamyonlara yüklenen soğanlar talebe göre Türkiye’nin dört bir yanına gönderilmeye başlandı.



Dönüme 3-4 ton verim


İklim değişikliği nedeniyle bu sene yağışların fazla olduğu Adana’da soğan hasadı da geçmiş yıllara göre yaklaşık 2 hafta geç başladı. Aşırı yağışlar nedeniyle de verim dönüm başına yaklaşık yüzde 20 düştü. Geçtiğimiz yıllarda dönüme 5-6 ton arası ürün alınırken bu sene dönüme 3-4 ton arası soğan hasat ediliyor.



Fiyatı arz-talep belirleyecek


Havaların soğuk gitmesi ve depolarda halen 50 bin ton kışlık soğan olması nedeniyle fiyatlarda belirsiz kaldı. Soğanın piyasaya girmesiyle birlikte arz-talep dengesine göre fiyat belirlenecek.



"Kışlık soğanın fiyatı 3-5 lira"


Hasat sırasında İHA’ya konuşan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, depolarda halen 50 bin ton soğan olduğunu belirterek, "Kışlık soğanın kilogram fiyatı depolarda toptan 3-5 lira, seçilip soğana konan soğanlarda 6-8 lira bandında satılıyor. depolarda halen 50 bin ton soğan var. Şu anda hasadı yapılan soğanın bir dönüme maliyeti 35-40 bin lira. Şu anda çiftçimiz bu soğanı satacak, piyasaya sürecek ama henüz fiyat yok. Soğan 15 liranın üzerinde satılırsa çiftçimiz ancak buradan biraz para kazanacak" dedi.



"Soğanda ’mildiyö’ hastalığı var"


Aşırı yağışların soğanda ’mildiyö’ hastalığına da yol açtığını belirten Doğan, ilaçlamaların sürdüğünü anlatarak, "Şu an ovanın tamamında mildiyö hastalığı var. Çiftçimiz bu yıl soğan hastalıklı olmasın diye 10-12 defa ilaçlama yaptı. Bu soğan yazlık olduğu için depoya da giremeyecek. Nisan sonundan sonra soğan kabuk bağladığı için yurt dışına gönderilecek ancak bu soğanlar yurt dışına da gönderilemez, iç piyasada tüketilmek zorunda. Çiftçimiz şu anda fiyatını bilmeden soğanı piyasaya sürecek" diye konuştu.



"Arz, talep fiyatı belirleyecek"


Fiyatı arz ve talebin belirleyeceğini vurgulayan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan, daha sonra şunları söyledi:


"3 ay önce hükümetimiz tarafından yurt dışına gidecek soğana 3 lira destek verildi. Daha sonra bu 2,5 liraya çekildi ama bu destek nisan ayının sonunda bitiyor. Soğan piyasaya girdiğinde arz az, talep çok olursa fiyat iyi olur. Ama arz az, talep de olmazsa tabii ki fiyat düşük olacak."



"En az 15 lira fiyat bekliyoruz"


Soğan üreticisi Mehmet Andıç, "90 dönüm alanda soğan ektik. Fiyatlar daha belli olmadı. Aşırı yağışlar nedeniyle rekoltemiz de düştü. Her sene dönüme 5-6 ton verim alırken bu sene 3-4 ton verim alıyoruz. Maliyetimiz kilogram başına 15 lira. Soğanın kilogramı tarladan 15 liradan az olursa zarar ederiz. En az 15 lira fiyat bekliyoruz" ifadelerini kullandı.



Turfanda soğanda hasat başladı, fiyatı arz-talep belirleyecek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul Tabip Odası Başkan Adayı Dr. Uzun: "Az konuşacağız çok icraat yapacağız" İstanbul Tabip Odası’nın 19 Nisan’da gerçekleşecek seçimi öncesi konuşan Başkan Adayı Uzm. Dr. Nedim Uzun, "Dünyanın en büyük tabip odalarından birisi, meslektaşlarımızı kucaklayan bir meslek kuruluşu haline getirmek için yola çıktık. Az konuşacağız çok icraat yapacağımız bir yönetim anlayışıyla kazanırsak mücadelemizi devam ettireceğiz" dedi. İstanbul Tabip Odası’nın 19 Nisan’da Zeytinburnu 100. Yıl Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilecek olan seçimi öncesi Değişim Grubu adına Başkan Adayı olan Acil Tıp Uzmanı Dr. Nedim Uzun açıklamalarda bulundu. ‘İstanbul Tabip Odası dünyanın en büyük tabip odalarından birisi’ diyerek sözlerine başlayan Acil Tıp Uzmanı Dr. Nedim Uzun, "Biz de Değişim Grubu olarak İTO’yu tüm meslektaşlarımızı kucaklayan, hekim kimliği adı altında bir araya getirebileceğimiz bir oda, meslek kuruluşu haline getirmek için yola çıktık. İstanbul Tabip Odası’nın mevcut durumunu tespit etmemiz lazım. Meslektaşlarımızın yıllar içerisinde biriken birçok sorunu var" dedi. "Az konuşacağız çok icraat yapacağız" Hekimlerin görüşlerini alarak yapılan çalışmaları bu şekilde şekillendirmeyi hedeflediklerini aktaran Uzm. Dr. Uzun, iş birliğine önem veren bir yönetim anlayışıyla hareket edeceklerini aktardı. Uzm. Dr. Uzun, "Meslektaşlarımızın psikolojik, sosyal açıdan iyi olmalarını sağlayacak bir mücadele vereceğiz. Seçimi kazanırsak asıl iş kazandıktan sonra başlayacak, en genç aday benim. Genç meslektaşlarımızla yorulmadan koşmaya devam edeceğiz. Meslektaşlarımızın tüm sorunlarını 13 başlıkta ve alt başlıklarda ele aldık ve hazırladık. Yönetime geldiğimizde öncelik sıralamasına göre bu sorunların çözümüyle ilgili mücadelemizi vermeyi planlayacağız. Biz az konuşacağız çok icraat yapacağımız bir yönetim anlayışıyla kazanırsak mücadelemizi devam ettireceğiz. Tabip Odası’nın, meslek kuruluşumuzun meslektaşlarımızın hayatına dokunan, somut, sonuç alan icraatlarla bundan sonra gündeme gelmesi gerekiyor, kazanırsak bunu vaad ediyoruz" şeklinde konuştu.
Gaziantep Misafirlerine yaptığı yuvalama hayatını değiştirdi Gaziantep’te yaşayan Şahide Ulukök, bayramda evine gelen misafirlere yaptığı yuvalamanın çok beğenilmesi üzerine arkadaşlarının ve misafirlerinin tavsiyesi üzerine açtığı işletmede siparişlere yetişemiyor. Gaziantep’te yaşayan 55 yaşındaki Şahide Ulukök’ün 10 yıl önce Ramazan Bayramı’nda evine gelen misafirlere ikram ettiği kentin geleneksel ve tescilli lezzeti olan yuvalama çok beğenildi. Misafirlerinin beğenisi ilham oldu Misafirlerinin, "Neden bir işletme açıp da yuvalama yapmıyorsun" tavsiyesi üzerine yuvalama yemeğinin üretimini yapmak için bir arayış içerisine giren Ulukök, kentte bayram sofralarının vazgeçilmezi olan yuvalama yemeğinin üretimi için araştırmalar yaptı. Kendi sermayesiyle işletme kuran ve bir makine alarak üretime başlayan Ulukök, 2 kişiyle yuvalamanın yanı sıra içli köfte, mantı ve kente ait yöresel yemeklerin de üretimini yapmaya başladı. Kurduğu işletmede patron oldu Gastronomi kenti Gaziantep’te daha çok Ramazan Bayramı’na özel olarak yapılan ve oldukça zahmetli bir yemek olan yuvalama, içli köfte ve mantı üretimi yapan Ulukök, kurduğu işletmede hem patron oldu hem de kendisi gibi meslek sahibi olmak isteyen ev kadınlarına iş kapısı oldu. Kısa sürede sosyal medyada yayılan ve kentin farklı noktalarından da sipariş almaya başlayan Ulukök, siparişlere yetişemeyince hem makine hem de eleman sayısını artırmaya karar verdi. 5 kadına istihdam sağlıyor Süreç içerisinde ürünlerinin beğenilmesi ve taleplerin artmasıyla KOSGEB’e başvuran Şahide Ulukök, aldığı destekle yeni makine ve ekipman alıp istihdam sayısını da 5’e çıkardı. Kentin yöresel lezzetlerini bin bir emek ve zahmetle üreten girişimci Ulukök, günlük 100 kilogram yuvalama üretmeye başladı. Yuvalama üretimini seri hale getiren ve yemekleri büyük bir ilgi gören Ulukök, işletmesinde istihdam sağladığı 5 kadınla azimle yoluna devam ediyor. Bayram sürecinde işçi sayısını 12 kişiye kadar çıkaran Ulukkök, ürünlerini farklı kentlerdeki müşterilerine de gönderiyor. Merakı ve kararlılığı sayesinde kendi işinin patronu olan Ulukök, azmi ve çalışkanlığıyla birçok kadına da örnek oluyor. "Daha fazla kadın istihdam etmek istiyorum" Misafirlerinin tadını beğenerek başladığı yuvalama üretimi sayesinde hem hayalini gerçekleştirdiğini hem de istihdam sağladığını anlatan Ulukök, işini büyütüp daha fazla kadına istihdam sağlamayı ve iş kapısı olmayı hedeflediğini söyledi. 2026 yılında bir küçük üretim tesisi kurduğunu belirten Ulukök, "Hanımlarla beraber çalışıyoruz. Bizim burada istihdam ettiğimiz 5 kadına da iş kapısı olduk. Ramazan Bayramlarında daha yoğun bir şekilde çalışırız. O zaman çalışan kadın sayısı 10-12’yi bulur" dedi. "İşletmemi büyütmeyi hedefliyorum" Yuvalama yemeğinin Gaziantep mutfağının en önemli lezzetlerinden biri olduğunu belirten Ulukök, "Gaziantep’te yuvalama bayramlarda en çok rağbet edilen bir yemektir. Yuvalama Gaziantep’te Ramazan Bayramı’nda olmazsa olmazımızdır. Şu anda biz yuvalamayı teknolojiyle buluşturduk. Genç kızlarımız olsun, hanımlar olsun hepsi çalışma hayatında yoğun bir şekilde çalışıyorlar. Bu boşluğu biz iş yeri açarak kapatmaya çalıştık. Hamdolsun çalışıyoruz ve işlerimizden memnunuz. İnşallah ileride de işimizi genişletmeyi ve büyütmeyi düşünüyoruz" şeklinde konuştu. "Tek makineyle üretime başladım" Yoğun bir talep gördüklerini ve siparişlere yetişemediklerini belirten Ulukök, "Yuvalama hazırlamak biraz sosyal bir iştir. Sosyalleşme de artık komşular arasında azaldı. Dolayısıyla bu boşluğu biz bu iş yeriyle kapatmaya çalıştık. Ramazan Bayramı öncesi gece-gündüz çalışıyoruz. Hemen hemen hedefimize ulaştık. Müşteri potansiyelimiz çok güzel. Tek makineyle üretime başladım. Daha sonra aldığımız destekle diğer makinelerimizi aldık. Sağ olsun devletimiz bize bu konuda bayağı yardımcı oldu. Birçok makineyi destekle aldık. Sadece kendi el emeğimiz bizi zorlayacaktı. Devletimiz sağ olsun birçok açığımızı kapattı. Devletimiz, ‘siz çalışın biz size destek oluruz, yardımcı oluruz’ demek istiyor. Gereken desteği de verdiler. Biz de suistimal etmeden bu destekle işimizi büyüttük" ifadelerini kullandı. "Bütün ev hanımlarının başarılı olmalarını istiyorum" Şahide Ulukök’ün istihdam ettiği kadınlardan Fadime Mutlu ise "Burada çalıştığım için çok memnunum. Şahide hanım bize böyle iş imkanı sağladığı için çok kendisine çok teşekkür ederim. İyi ki bu iş yerini kurmuş. Bizim gibi ev hanımlarına iş kapısı oldu, bizde çalışıyoruz. Çok şükür ekmeğimizi kazanıyoruz. Böyle iş yerlerinin açılmasının istiyorum. Bütün ev hanımlarının evde oturacaklarına çalışmalarını ve başarılı olmalarını istiyorum" diye konuştu.