GÜNDEM - 29 Nisan 2026 Çarşamba 09:46

Seyhan Belediyesine "paralel muhtarlık" tepkisi

A
A
A

Adana’nın Seyhan ilçesine bağlı Pınar Mahallesi’nde belediye tarafından kurulan hizmet noktası, muhtarlık ile belediyeyi karşı karşıya getirdi. Mahalle Muhtarı Saniye Çelik, söz konusu birimin muhtarlığa alternatif olarak kurulduğunu öne sürerek tepki gösterdi. Çelik, "Seçilmiş muhtarı yok sayarak mahallede paralel bir yapı oluşturuluyor" dedi.

Seyhan Belediyesi Pınar Mahallesi Nazım Hikmet Caddesi üzerindeki bir parka konteynerden ’hizmet noktası’ kurdu. 2009 yılından bu yana Pınar Mahallesi Muhtarlığı yapan Saniye Çelik, kurulan hizmet noktasının belediyenin kendisine bir operasyonu olduğunu öne sürdü.

"Paralel bir muhtarlık koydular"

Saniye Çelik, "Buraya paralel bir muhtarlık koyarak mahalle sakinlerimize ’şikayetlerinizi buraya yapın’ diyorlar. 2009 yılından bu yana 4 dönemdir bu mahallenin muhtarıyım. Mahalledeki bütün sıkıntıları belediyenin ilgili kurumlarına anında gönderiyorum. 2 yıldan bu yana hizmet yapmayan bir belediye ile karşı karşıyayız. Asli görevlerini yapmayıp halkımızı ve bizi zor durumda bırakan bir belediye var" dedi.

Seyhan Belediyesine

"Halkın seçtiği muhtarı yok sayıyorlar"

Belediyenin kendisinin başarılı olmasını istemediğini savunan Çelik, "Bizim bir sorunumuz yok ama onların bize bir kastı var. Seçilmiş bir muhtara, halkın iradesine karşı koyup ’seni biz dikkate almıyoruz’ diyerek karşımıza böyle bir yer koydular. Mahallemizde bulunan bir parkın içerisine konteyner koyarak şahsıma karşı güç gösterisinde bulunuyorlar. Böyle yaparak bizi taciz ediyorlar. Halkın seçtiği muhtarı yok sayıyorlar" diye konuştu.

"Muhtara gitmeyin bize gelin"

Çelik, "Asli görevlerini yapmayan belediyeye karşı başvurularım ve dilekçelerim dikkate alınmadığı için eylemler yapmaya başladım. Gece fenerle yola çıkarak soranlara ’belediye başkanımızı arıyoruz’ dedim. Bu eylem sonrası baktım ki yine hizmet yok. Daha sonra fiilen ölmüş bir belediye hizmet yapamaz diyerek tabutlu bir eylem yaptım. Bir tabut getirerek eylemde bulundum. Maalesef o da işe yaramadı. En son kendileri, muhtarlığıma karşı tepki olarak yeni yeri açtılar. ’Muhtara gitmeyin, bize gelin’ demeye başladılar" dedi.

Seyhan Belediyesine

"10-11 kişi gelip sonra kahvelerde oyun oynuyorlar"

Mahalle sakinlerinden Tayfun Günay ise hizmet noktasının amacına uygun kullanılmadığını iddia ederek, "Buraya sabah 10-11 kişi gelip biraz durup, daha sonra dağılıyorlar. Kahvelere gidip oyun oynuyorlar. Akşam olduğu zaman hepsi buraya tekrar toplanıyor. Bir hizmet amacıyla değil, istihdam oluşturmak amacıyla burayı kurmuşlar" dedi.

Seyhan Belediyesine

"Hizmet etmeye çalışıyoruz"

Hizmet noktasında görevli İsmail Tilhe ise, "Bizim kendisiyle hiçbir sıkıntımız yoktur. Bu mahallede seçilmiş bir muhtardır. Biz çalışanız ve belediyemiz buraya bir hizmet noktası kurdu. Biz de geldik, burada hizmet etmeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

Süleyman Cenk İdaye - Serkan Çetinkaya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Genç kadın avukatı böyle vurmuşlar Bursa’nın Gürsu ilçesinde ablasının 5 milyonluk plastik meyve kasası alacağına ilişkin açtığı davayı geri çekmeyince canından olan avukatın öldürülme anına ilişkin görüntüler ortaya çıktı. Saldırı anına ait görüntülerde iki kız kardeşin babaları ile birlikte depodan yola doğru yürüdükleri sırada bir otomobilin içinden açılan ateş neticesi vurulup yere düştükleri görülüyor. Edinilen bilgiye göre, dün akşam saat 17.00 sıralarında Gürsu ilçesi Ağaköy Mahallesi’nde meydana gelen olayda iddiaya göre, çiftçilikle uğraşan emekli elektrik mühendisi Rahmi Kocaefe’nin 4 çocuğundan ikisi olan kızları babalarından devraldıkları meyve yetiştiriciliği işini kısa sürede geliştirdi. Geçtiğimiz yıl aynı köyde bulunan H.Ç’ den 1 milyonluk meyve alan alan abla Elif Ç. borcu kısa sürede ödeyip kapadı. Buna karşılık H.Ç. de Elif Ç.’den 5 milyonluk meyve kasası satın aldı ancak bu borcu ödemedi. Bunun üzerine ailenin avukat olan küçük kızı Hatice Kocaefe ablasından aldığı vekalet ile H.Ç.’ye dava açtı. Eline icra kağıtları ulaşan H.Ç. abla Elif Ç. ile avukat kardeşi Hatice Kocaefe’yi arayarak davayı geri çekmelerini istedi. Abla kardeş davayı geri çekmeyi kabul etmedi. Bunun üzerine H.Ç. iki kardeşi ayaklarından vurmakla tehdit etti. İddiaya göre, dün akşam üzeri bir araçla depo civarında dolaştığı tespit edilen H.Ç. abla kardeş depodan çıkıp yola doğru yürüdükleri sırada aracıyla önlerinde durarak ateş etti. Elif Ç. diz kapağından, Avukat Hatice Kocaefe’de göğsüne isabet eden tek kurşunla ağır yaralandı. Olayın zanlısı kaçarken ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri 112 ambulansıyla 2 kız kardeşi hastaneye götürdü. Hatice Kocaefe yapılan tüm müdahaleye rağmen kurtarılamazken abla Elif Ç.’nin diz kapağının parçalandığı belirtildi. Saldırı anı görüntüleri ortaya çıktı Abla Elif Ç.’nin 5 milyonluk plastik meyve kasası alacağına ilişkin açtığı davayı geri çekmeyince canından olan avukatın öldürülme anına ilişkin görüntüler ortaya çıktı. Saldırı anına ait görüntülerde iki kız kardeşin babaları ile birlikte depodan çıkıp yola doğru yürüdükleri sırada bir otomobilin önlerinden geçtiği otomobilin içinden açılan ateş neticesi abla ve avukat kardeşinin vurulup yere düştükleri görülüyor. Hayatını kaybeden Hatice Kocaefe’nin İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini başarıyla bitirdiği Uluslararası Hukuk alanında uzmanlık yaptığı öğrenildi. Hatice Kocaefe’nin cenazesi otopsi için Bursa Adli Tıp Morguna kaldırıldı. Genç avukatın Odunluk Mahallesi’ndeki Odunluk Camiinde ikindi namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Odunluk Mahalle Mezarlığına defnedileceği belirtildi. Öte yandan olaydan sonra kaçan olayın şüphelisi H.Ç.’nin kullandığı aracın görüntülerine ulaşan jandarma ekiplerinin her yerde şüpheliyi aradığı tahkikatın devam ettiği öğrenildi.
Osmaniye Osmaniye’de 48 yıllık saraç ustası mesleğini köpek tasmasıyla yaşatıyor Osmaniye’de 48 yıldır saraçlık yapan Kadir Koçabaş, unutulmaya yüz tutan mesleğini ayakta tutabilmek için üretim çeşitliliğini artırarak köpek tasması da yapmaya başladı. Osmaniye’de yaşayan 64 yaşındaki Kadir Koçabaş, yarım asra yaklaşan tecrübesiyle zorluklara rağmen üretime devam ederek saraçlık geleneğini yaşatmaya çalışıyor. Çocuk yaşta başladığı saraçlık mesleğini yıllardır sürdüren Koçabaş, gelişen teknoloji ve değişen ihtiyaçlara rağmen mesleğini yaşatmak için çaba gösteriyor. Geleneksel olarak at koşum takımları ve deri ürünler üreten usta, günümüzde talebin azalmasıyla birlikte köpek tasması üretimine yöneldiğini belirtti. Saraçlık mesleğinin eski yoğunluğunu kaybettiğini ifade eden Koçabaş, "Eskiden at arabaları ve hayvancılık yaygındı, işlerimiz çoktu. Şimdi ise işler azaldı. Biz de ayakta kalabilmek için köpek tasması gibi farklı ürünler yapıyoruz" dedi. "Eskiden saraçlık vardı, at arabaları, hamutlar, ağaç takımları yapıyorduk şimdi yular ve köpek tasması yapıyoruz" diyen Kadir Koçabaş, "48 seneden beri baba sanatını yürütmekteyim. Köpek tasması, inek yularları, atların hamlıklarını komple imalat bana aittir. Deri önlük, inşaat önlüğü gibi ürünlerin tamamı burada yapılmaktadır. Hepsini kendim, sanat olarak üretiyorum. Eskiden biz babamızın yanına geldiğimizde camız gönü keserdik. Camız gönünü kendimiz çıkarır, evde işlerdik kirece koyardık. Camız gönü 40 günde hazır hale gelirdi, ardından şaplama işlemini yapardık. Bu derileri yanık yağ ile yağlardık. Şimdi ise bunlar kalmadı. Günümüzde keten ve hazır deri kullanıyoruz, kiloyla alıp üretim yapıyoruz. Eskiden saraçlık vardı, at arabaları, hamutlar, ağaç takımları her şeyimiz vardı. Ama şimdi sadece köpek tasması ve yular yapımına kaldık. Osmaniye’de benden başka bu işi yapan yok. Büyükler biraz merak gösteriyor ama gençlerde ilgi yok. Evde de yerim var, boş zamanlarımda orada da yular ve köpek tasması yapıyorum. Köylere, köy muhtarlarına ve şehir içinden gelenlere satış yapıyorum gören alıyor" diye konuştu. "Benden aldıkları 100 liralık ürünü petshop 600 liraya satıyor" Malzemelerin kaliteli ve hakiki deriden olduğunu ifade eden Kadir Koçabaş, "Bu yüzden vatandaşlarımız gelsin, görsün, fiyatlara baksın ve ona göre alsın. Petshop geliyor benden alıyor gidiyorum bakıyorum benden aldığı 100 liralık malı adam 600 lira yazmış. Millete yazık ya. Eskiden işlerimiz daha iyiydi. Şimdi ise bir müşteri gelsin, bir tasma alsın diye bekliyoruz" dedi.