ASAYİŞ - 29 Nisan 2026 Çarşamba 11:39

Genç kadın avukatı böyle vurmuşlar

A
A
A

Bursa'nın Gürsu ilçesinde ablasının 5 milyonluk plastik meyve kasası alacağına ilişkin açtığı davayı geri çekmeyince canından olan avukatın öldürülme anına ilişkin görüntüler ortaya çıktı. Saldırı anına ait görüntülerde iki kız kardeşin babaları ile birlikte depodan yola doğru yürüdükleri sırada bir otomobilin içinden açılan ateş neticesi vurulup yere düştükleri görülüyor.

Edinilen bilgiye göre, dün akşam saat 17.00 sıralarında Gürsu ilçesi Ağaköy Mahallesi'nde meydana gelen olayda iddiaya göre, çiftçilikle uğraşan emekli elektrik mühendisi Rahmi Kocaefe'nin 4 çocuğundan ikisi olan kızları babalarından devraldıkları meyve yetiştiriciliği işini kısa sürede geliştirdi. Geçtiğimiz yıl aynı köyde bulunan H.Ç' den 1 milyonluk meyve alan alan abla Elif Ç. borcu kısa sürede ödeyip kapadı. Buna karşılık H.Ç. de Elif Ç.'den 5 milyonluk meyve kasası satın aldı ancak bu borcu ödemedi. Bunun üzerine ailenin avukat olan küçük kızı Hatice Kocaefe ablasından aldığı vekalet ile H.Ç.'ye dava açtı. Eline icra kağıtları ulaşan H.Ç. abla Elif Ç. ile avukat kardeşi Hatice Kocaefe'yi arayarak davayı geri çekmelerini istedi. Abla kardeş davayı geri çekmeyi kabul etmedi. Bunun üzerine H.Ç. iki kardeşi ayaklarından vurmakla tehdit etti.

İddiaya göre, dün akşam üzeri bir araçla depo civarında dolaştığı tespit edilen H.Ç. abla kardeş depodan çıkıp yola doğru yürüdükleri sırada aracıyla önlerinde durarak ateş etti. Elif Ç. diz kapağından, Avukat Hatice Kocaefe'de göğsüne isabet eden tek kurşunla ağır yaralandı. Olayın zanlısı kaçarken ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri 112 ambulansıyla 2 kız kardeşi hastaneye götürdü. Hatice Kocaefe yapılan tüm müdahaleye rağmen kurtarılamazken abla Elif Ç.'nin diz kapağının parçalandığı belirtildi.

Saldırı anı görüntüleri ortaya çıktı

Abla Elif Ç.'nin 5 milyonluk plastik meyve kasası alacağına ilişkin açtığı davayı geri çekmeyince canından olan avukatın öldürülme anına ilişkin görüntüler ortaya çıktı. Saldırı anına ait görüntülerde iki kız kardeşin babaları ile birlikte depodan çıkıp yola doğru yürüdükleri sırada bir otomobilin önlerinden geçtiği otomobilin içinden açılan ateş neticesi abla ve avukat kardeşinin vurulup yere düştükleri görülüyor.

Hayatını kaybeden Hatice Kocaefe'nin İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini başarıyla bitirdiği Uluslararası Hukuk alanında uzmanlık yaptığı öğrenildi. Hatice Kocaefe'nin cenazesi otopsi için Bursa Adli Tıp Morguna kaldırıldı. Genç avukatın Odunluk Mahallesi'ndeki Odunluk Camiinde ikindi namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Odunluk Mahalle Mezarlığına defnedileceği belirtildi.

Öte yandan olaydan sonra kaçan olayın şüphelisi H.Ç.'nin kullandığı aracın görüntülerine ulaşan jandarma ekiplerinin her yerde şüpheliyi aradığı tahkikatın devam ettiği öğrenildi.

Ahmet Burak Öztürk

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Göktaş: "(Doğum izni düzenlemesi hakkında) Bu akşam Resmi Gazete’de yayımlanmasını bekliyoruz" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, doğum izni sürelerinin uzatılmasına ilişkin, "Bu akşam Resmi Gazete’de yayımlanmasını bekliyoruz. Hemen yürürlüğe girecek. 10 gün içinde anneler başvurularını yapabilecek" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) AK Parti grup toplantısı öncesi gazetecilerin sorularını yanıtladı. TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen yeni düzenleme ile doğum izni sürelerinin uzatılmasına ilişkin yöneltilen soruya ilişkin Bakan Göktaş, "Bu akşam Resmi Gazete’de yayımlanmasını bekliyoruz. Hemen yürürlüğe girecek. 10 gün içinde anneler başvurularını yapabilecek. Tüm detayları da biz kendi sayfalarımızda paylaşacağız. Bütün anneler sayfamızdaki açıklamalarımızı takip edebilirler" ifadelerini kullandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek ile yaptığı görüşmenin içeriğine ilişkin Bakan Göktaş, "Çocuk koruma kanunları ile ilgili bazı düzenlemelerimiz var. Malum, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan elim olaylar sonrası bazı düzenleme ihtiyacı duyduk. Bunları da yasal mevzuat kapsamına almamız gerekmekte. Bu kapsamda da bu görüşmeyle onu netleştirmiş olduk. Görüşmeler hala devam ediyor. Bazı komisyonlarda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının doğrudan dahil edilmesi, bazı tedbir kararlarının doğrudan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının dahil edilmesi ve bilgisi dahilinde olması gibi güçlü adımlar atıyoruz. Bu kapsamda da koruyucu ve önleyici mekanizmalarımız açısından çok kıymetli. Sosyal risk haritası yürüttüğümüz dönemde vaka oluşmadan önleyici tedbirleri alabilmemiz elzem" şeklinde konuştu.
İstanbul Uzmanlardan ’Kene’ uyarısı: "Vaka sayısı artacak, ölümcül olabiliyor, ciddiye alalım" Havaların sıcaklıklarının yükselmesiyle kene kaynaklı vakaların da kendini gösterebildiğini söyleyen İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa-Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İlker İnanç Balkan, "Ülkemizde 3 hastalık kenelerle ilgili çok önemli, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), lyme, Akdeniz benekli ateşi. Çıplak elle değil tutunmuşsa cımbızla hiç koparmadan almak lazım. KKKA için konuşursak kenenin tutunmasından sonra 10 gün içerisinde belirtiler başlar. Halsizlik, ateş, kas ve baş ağrısı gibi belirtiler çok özgül değil, o yüzden gecikmelere yol açabiliyor. İlk 2-3 gün hiç belirti olmayabilir, keneler ölümcül bir virüsü bulaştırabilir ve 10 gün içerisinde de ölüme yol açabilir. Vaka sayısı artacak, ciddiye alalım, daha dikkatli olmamız gerekiyor" dedi. Sivas’ta Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) nedeniyle 21 yaşındaki bir gencin vefat ettiği iddia edilirken havaların ısınmasıyla birlikte uzmanlar keneye karşı uyardı. Sıcak yaz günlerinde park, bahçe, mesire alanı gibi yeşil alanlarda vatandaşların yoğunluk oluşturduğuna dikkat çekilirken İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa- Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. İlker İnanç Balkan da önemli tavsiyelerde bulundu. Kenenin kesinlikle çıplak elle çıkarılmaması gerektiğini aktaran Prof. Dr. Balkan, kişilerin açık renkli, uzun giysiler tercih etmesi ve vücutlarını kontrol etmesi gerektiğini belirtti. "Çıplak elle çıkarılmamalı" "Keneler nisan ayı ortasıyla eylül ayı ortası arasında toprak sıcaklığı 16-18 dereceye çıktığında hayatımızda bir yer teşkil etmeye, hastalık bulaştırmaya başlıyor" diyen Prof. Dr. İlker İnanç Balkan, " Ülkemizde 3 hastalık kenelerle ilgili çok önemli, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), lyme, Akdeniz Benekli Ateşi. Lyme hastalığı, Akdeniz Benekli Ateşinin kene popülasyonu daha farklı bölgelerde. Akdeniz benekli ateşi özellikle Trakya bölgesinde daha çok görülüyor. Lyme daha kırsal, dağlık ve ya tarımla ilgili faaliyetlerin olduğu bölgelerde. KKKA’nın taşıyıcısı keneler ülkemizde belirli bir bölgede daha çok görülüyor. Kelkit Vadisi denilen veya Doğu Karadeniz, Orta Anadolu Hattı’nda özellikle Sivas, Çorum, Tokat gibi illerimizin bulunduğu bölgede yoğun olarak görülüyor. Kırsal alanda çalışanlar, pikniğe gidenler, tarım ve hayvancılıkla meşgul olanlar özellikle dikkat etmeli. Kenenin tutunduğunu fark etmek bazen güç oluyor. Pikniğe gidenler, açık alanda çimenlerin üzerine oturmak yerine bir örtünün üzerine oturmalı, mümkünse pantolonlarını bir çorabın içerisine alarak bulunmalı. Eve geldiklerinde kontrol etmeleri çok önemli. Vücutta diz arkası, kulak arkası, saçlı deri gibi kıyıda köşede kalmış vücut bölgelerine keneler tutunabilir. Çıplak elle değil eğer kene tutulmamışsa bir peçete yardımıyla alınmalı. Eğer tutunmuşsa cımbızla hiç koparmadan almak lazım. Kenenin çıkartılması esnasında baş kısmı eğer cildin içerisinde kalırsa hastalığın bulaşması kolaylaşır" dedi. "İlk 2-3 gün hiç belirti olmayabilir" Sözlerini sürdüren Prof. Dr. Balkan, "KKKA için konuşursak kenenin tutunmasından sonra 10 gün içerisinde belirtiler başlar. Halsizlik, ateş, kas ve baş ağrısı, mide bulantısı, karın ağrısı gibi çok özgül olmayan belirtiler, gribi de düşündürebilecek belirtiler. O yüzden kişinin dikkatini çekmeyebiliyor, bu da gecikmelere yol açabiliyor. İlk 2-3 gün hiç belirti olmayabilir, sonrasında başlayabilir. Kene tutunmasını izleyen 10 gün içinde belirtilerden herhangi birisi ortaya çıkarsa derhal sağlık kuruluşuna başvurmak, gecikmemek gerekir. KKKA’ya yol açan virüs, vücuda yayıldığında tüm organları etkileyen organ yetmezliklerine, vücut içerisinde kanamalara yol açan, çok ağır bir klinik tabloya ve çoklu organ yetmezliğine sebep olabiliyor, bu çok hızlı ilerleyebiliyor. Burada biraz zamanla yarıştığımızı söylemeliyim. Destek tedavisi yapılıyor, kanamayı önleyici tedaviler. Antiviral bir ilacımız var ama hafif vakalarda çok ihtiyaç olmuyor. Yılda 500 ila bin vaka arası kayıtlara geçiyor. Bunlardan da yüzde 3 ila 5’i arasında vaka maalesef ölümle sonuçlanıyor. Yüzde 10-15 gibi ağır vaka olduğunu söyleyebiliriz. Eşlik eden başka hastalıkların bulunması da bir faktör. İyi takip edilmezse, geç kalınırsa ölümcül olabiliyor. Virüse özgü bir antiviralimiz yok, aşı çalışmaları devam ediyor. Spesifik, virüse özgü bir tedavi henüz elimizde yok" şeklinde konuştu. "Vaka sayısı artacak, ciddiye alalım, ölüme yol açabilir" Henüz sıcaklıkların yeni geldiğini ve kişilerin bulundukları noktalarda mutlaka dikkatli olması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Balkan sözlerine şöyle devam etti: "Vaka sayısı artacak, bunu ciddiye alalım, böyle bir risk var. Keneler ölümcül bir virüsü bulaştırabilir ve bu virüs 10 gün içerisinde de ölüme yol açabilir. Çocuklarımızı, sevdiklerimizi korumak amacıyla daha dikkatli olmamız gerekiyor. Sağlık Bakanlığı’mızın yayınladığı broşürler var, bilgilendirme videoları var. Bağda, bahçede, tarlada, piknikte vakit geçiren vatandaşlarımız eve döndüklerinde vücuda tutunan bir kene var mı, kontrol etsinler. Aile fertleri birbirini kontrol ederek kene tutunması açısından birbirini gözden geçirerek bu önlemi alabilirler. Açık renk kıyafetler giymek kenenin fark edilmesini kolaylaştıracaktır. Kişinin kene teması bütün yaklaşımı değiştiriyor, hastayı gözlem altına almayı gerektiriyor. Tanı konuncaya kadar mutlaka hastalarımızı gözlem altında tutuyoruz. Durumu hekime bildirmemiz, özellikle bu aylarda nisan-eylül aylarında keneyle ilişkili hastalıkların görüldüğü coğrafyada yaşayan vatandaşlarımız bu konuda daha duyarlı, hassas olabilirlerse daha erken tanı konulması ve tedavinin başlanması açısından hayat kurtarıcı olacaktır. Bütünlüğünü koruyarak çıkarmak lazım, sonra orayı sabunlu suyla yıkamak lazım. Kene tutunmuş vaziyetteyken üzerine herhangi bir kimyasal uygulamak kenenin kusmasına yol açacağından kene de virüsü zaten sindirim sisteminde taşıdığı için hastalığı daha da fazla bulaştırmasına yol açacağından kesinlikle önerilmez. Kenenin bütünlüğünü bozmadan çıkarma imkanımız yok ise hiç dokunmadan sağlık kuruluşuna başvuralım bu önemli"