GÜNDEM - 20 Mart 2026 Cuma 10:39

Ölüler Kıraathanesi’nde nostaljik bayramlaşma

A
A
A
Ölüler Kıraathanesi’nde nostaljik bayramlaşma

Adana’nın Kozan ilçesinde "Ölüler Kıraathanesi" olarak bilinen mekanda geleneksel bayramlaşma gerçekleştirildi.


Tarihi Yukarı Çarşı’daki nostaljik "Ölüler Kıraathanesi"nde bu yıl da bayram geleneği bozulmadı. İlçede vefat eden yüzlerce vatandaşın lakapları ve fotoğraflarının yer aldığı kıraathanede merhumlar için Kur’an-ı Kerim okundu. Ardından kıraathane müdavimleri ve mahalle sakinleri bayramlaştı.


İşletmeci Nejat Karataş, "Ramazan Bayramımız mübarek olsun. Bu bayramda da geleneksel hale getirdiğimiz bayramlaşmayı kıraathanemizde gerçekleştirdik. Allah kabul etsin. Hem geçmişlerimizi anıyoruz hem de mahalle kültürünü yaşatıyoruz" dedi.


Mahalle sakinleri ise bu geleneğin sürdürülmesinden duydukları memnuniyeti dile getirerek, bayramın birlik ve beraberlik içinde geçtiğini ifade ettiler.


Gençlerden Sefa Güngör, "Büyüklerimin elini öptüm. Bu bayram kapı kapı dolaşacağız. Güzel geçeceğini düşünüyorum" diye konuştu.



Ölüler Kıraathanesi’nde nostaljik bayramlaşma

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Bolu’dan Adana’ya bayram ziyaretine giden 16 yaşındaki kız kayboldu Bolu’da yaşayan Başaran ailesi, bayram ziyareti için Adana’ya gönderdikleri 16 yaşındaki kızlarından beş gündür haber alamıyor. Aile, kızlarının alıkonulduğunu iddia ederek sorumlular hakkında şikayetçi oldu. Olay, 15 Mart tarihinde meydana geldi. İddiaya göre, Bolu’da yaşayan Başaran ailesi, çocukları Ayşe Başaran, Furkan Başaran ve Tuğba Başaran’ı bayram ziyareti için Adana’da bulunan babaanneleri ve dedelerinin yanına gönderdi. Üç kardeşin Bolu Otogarı’ndan 13 Mart tarihinde otobüse binerek Adana’ya gittikleri öğrenildi. İddiaya göre 16 yaşındaki Ayşe Başaran, yaklaşık 15 gün önce sosyal medya üzerinden tanıştığı Asel Sönmez (15) ile görüşmeye başladı. Bayram ziyareti sırasında Ayşe, yaklaşık bir hafta önce arkadaşını iftara babaannesinin evine davet etti. İftar sırasında iki kızın birlikte lavaboya gittikleri, ardından "bakkala gidiyoruz" diyerek evden ayrıldıkları ve bir daha geri dönmedikleri öne sürüldü. Aile, kızlarına ulaşamayınca Asel Sönmez’in annesiyle irtibata geçti. Ancak iddiaya göre Sönmez’in annesi, Ayşe’nin Adana’nın Seyhan Mahallesine bağlı Dağlıoğlu Gülbahçesi civarına bırakıldığını söyledi. Aile ise kızlarının neden babaannesine teslim edilmediğini sorguladı. Ailenin, Asel Sönmez ve henüz ismi öğrenilemeyen annesi hakkında şikayetçi olduğu öğrenildi. "Biz bu aileden şikayetçiyiz" Kızı Ayşe Başaran’ın kaçırıldığını öne süren acılı baba Ahmet Başaran, "Ayın 13’ünde kızım Ayşe Başaran, Furkan Başaran ve Tuğba Başaran’ı bayram ziyareti için Adana’ya babaannesinin, dedesinin yanına göndermiştim. Ayın 15’inde büyük kızım Ayşe Başaran, Asel Sönmez (15) isimli arkadaşı tarafından 15 gün içerisinde Instagram’da tanışıp kızımı alıkoyup kendi evinde polisten habersiz, babaannesi ve dedesinden habersiz iki gün boyunca Asel Sönmez ve annesi evlerinde saklamışlardır. Biz bu konu hakkında Asel Sönmez’in annesiyle görüştüğümüzde, Dağlıoğlu Gülbahçesi’ne bıraktığı söylenilmiştir. Çocuk Şube’ye bilgisi verilmiş olup eşimin, Asel Sönmez’in annesine ’Kızımız Ayşe Başaran’ı Dağlıoğlu Gülbahçesi’nden mi aldınız da oraya niçin teslim ediyorsunuz? Babaannesine neden teslim etmediniz?’ demiştir. Biz bu aileden şikayetçiyiz. Kızımın başına ne geldi, ne oldu biz bilemiyoruz. Bu yüzden Asel Sönmez’in suçlu olduğuna eminim. Çünkü evden çıkmasına sebep olan kişi odur. Belki birilerine satmıştır. Sonuçta ben herkesten şikayetçiyim; sebep olanlardan, kızımı yakanlardan" ifadesini kullandı. "Ben kızımın canından da endişeliyim" Anne Şencan Başaran, kızının canından endişe ettiğini belirterek, "Ben kızımın canından da endişeliyim. Kızımı bulmak istiyorum. Benim içim yanarken kimsenin içi yanmasın. Evinde tutan kadın da bir anne olarak kızımı teslim etmesini bir an önce istiyorum. Yoksa suç duyurusunda bulunacağımı söylüyorum. O aileden de şikayetçiyim kızım bir an önce teslim edilmezse" dedi.
Balıkesir Bayramda Ege adalarına talep beklentinin altında kaldı Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde Ramazan Bayramı tatilinde Midilli Adası’na yönelik talepte geçtiğimiz yıllara kıyasla yüzde 30 ila 40 oranında düşüş yaşandı. Türkiye’nin en batısındaki deniz hudut kapısı konumundaki Ayvalık iskelesinden, arife günü ve bayram sabahında kalkan feribotlarla yaklaşık bin kişinin Midilli’ye geçiş yaptığı öğrenildi. Her bayram döneminde yoğunluk ve uzun kuyrukların oluştuğu Ayvalık Deniz Hudut Kapısı’nda bu yıl gözlenen azalmanın en önemli nedenlerinden birinin Aliağa ilçesinde hizmete giren deniz hudut kapısı olduğu değerlendiriliyor. Bunun yanı sıra, İsrail-ABD-İran hattında yaşanan gerilimler, ekonomik şartlar ve Midilli Adası’nda görülen şap hastalığı vakalarının da talebi olumsuz etkilediği ifade ediliyor. Ayvalık-Midilli seferlerini düzenleyen Meis Turizm’in sahibi Öztürk Turhan, Türk tatilcilerin Midilli’ye ilgisinin devam ettiğini ancak bu yıl çeşitli nedenlerle düşüş yaşandığını belirtti. Turhan, "Aliağa’daki deniz hudut kapısının açılması Ayvalık’tan geçişleri etkiledi. Ayrıca Yunanistan sınır kapılarında uygulanan retina taraması gibi ek formaliteler ile Midilli’de görülen şap hastalığı da tatilcileri tedirgin etti" dedi. Öte yandan, Ayvalık-Midilli hattında faaliyet gösteren Jalem Turizm’in sahibi Ali Jale ise bayram sabahında yaklaşık 700 kişinin Midilli’ye geçiş yaptığını belirterek, bu yıl talebin düşük kaldığını söyledi. Jale, "Bayram tatilinin kısa olması, bölgedeki savaş ortamı ve ekonomik şartlar talebi etkiledi. Ayrıca Ayvalık Belediyesi tarafından hudut kapısında yapılan düzenleme çalışmaları da halen sürüyor. Bu çalışmaların ardından yolcularımız daha konforlu ve daha iyi şartlara sahip bir hudut kapısına sahip olacaklar. Bunun da olumlu sonuçları beraberinde getireceğine inanıyorum" ifadelerini kullandı. Midilli Adası’na girişlerde kapı vizesi uygulamasının devam ettiğini hatırlatan Jale, firmalarının tatilcilere bu süreçte destek verdiğini belirtti. Ayrıca bu yıl ilk kez Aliağa’dan Midilli’ye başlattıkları seferlerin de iyi bir başlangıç olduğunu kaydetti.
Gaziantep Bayramların geleneksel ikramı: Türk kahvesi Gastronomi şehri Gaziantep’te bayram ziyaretlerinde ikram edilen Türk kahvesi geçmişten gelen kültürel bir gelenek olarak öne çıkıyor. Bayramlarda Türk kahvesine olan ilgi geleneksel ikram kültürü nedeniyle artarken, bayram ziyaretine gelen misafirlere baklavadan sonra ikram edilen, sohbetleri tatlandıran ve "kırk yıl hatırı" olan Türk kahvesi, bayram ziyaretlerinin vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alıyor. Baklava ve kurabiye gibi yapılan ikramlarla bayramı renklendiren Türk kahvesi, hem kültürel hem de sosyal açıdan önemli bir yere sahip olmanın yanı sıra kahve, sohbetlerin eşlikçisi olarak da öne çıkıyor. Geleneksel Türk kahvesiyle başlayan bayram ziyaretlerinde gün boyu misafirliklerde kahve ikramları devam ediyor. Ramazan Bayramı’nda kahve tüketimi bayram ziyaretleri sırasında farklılık gösteriyor. Ailelerin bir araya geldiği bayram sabahında Türk kahvesi hem koyu sohbetin eşlikçisi oluyor hem de bayramın değişmez lezzetleri olan baklava, fıstık ezmesi ve kurabiye gibi tatlılarla birlikte sunuluyor. Türk kahvesi bayramdaki bu özel anları daha keyifli hale getirirken, sindirim sistemine yardımcı olması nedeniyle özellikle ağır yemeklerin ardından tercih ediliyor. Bayramda kahve, sadece bir içecek değil, aynı zamanda bir araya gelerek geçirilen değerli zamanların da bir simgesi haline geliyor. Ramazan Bayramı’na saatler kala UNESCO tarafından gastronomi dalında fark oluşturan şehirler ağına dahil edilen Gaziantep’te bayram hazırlıkları hız kazandı. Vatandaşlar çarşı ve pazarlarda alışverişlerini sürdürürken en fazla talep ise Türk kahvesine oldu. Tarih ve kültür şehri Gaziantep’te Ramazan Bayramı öncesinde geleneksel Türk kahvesine artan ilgiyle karşılaşan esnaf, özellikle bayram öncesi günlerde kahve satışlarında ciddi bir artış yaşandığını ifade ediyor. Türk kahvesinin yanı sıra Gaziantep mutfağına ait özel lezzetlerden birisi olan ve Türkiye’de coğrafi işaret tescilinin alınmasının ardından Avrupa Birliği’nde de tescillenen Menengiç kahvesine de büyük bir ilginin olduğunu belirten esnaf, Bayram sabahı hem Türk hem de menengiç kahvesinin ziyarete gelen misafirlere ikram edilen geleneksel bir içecek olduğunu vurguluyor. Tarihi Bakırcılar Çarşısı’nda kahve çekimi ve satışı yapan Berat Aydın, Türk ve menengiç kahvesinin kentte köklü bir kültüre sahip olduğunu belirtti. Kahve kültürünün bayramların yanı sıra normal günlerde de halk arasında oldukça yaygın bir kültür olduğunu belirten Aydın, "Vatandaşlarımız bayramda evlerine gelen misafirlerine ikram etsinler diye hem Türk hem de Avrupa Birliği tarafından tescillenen menengiç kahvesi çekiyoruz. Bayram nedeniyle yoğunluk var. Hem Türk hem de menengiç kahvesine büyük ilgi var. Menengiç kahvesi Antep fıstığının olmamış halidir. Türk kahvesi de zaten Türklere ait olduğu için ilgi görüyor. her iki kahve de bayramda eve gelen misafirlere ikram ediliyor. Hemen hemen her iki kahveye ilgi var. Menengiç kahvesine daha fazla ilgi oluyor. Çünkü geçmişten de günümüze geldiği ve Avrupa Birliği tarafından da tescillenmiş bir ürün olduğu için menengiç kahvesine fazla ilgi var. Fakat Türk kahvesi de menengiç kahvesi kadar ilgi görüyor" dedi. Bayram öncesinde özellikle tek çekimlik Türk kahvesi satışlarının yoğunluk kazandığını belirten Aydın, vatandaşların misafirlerine taze kahve ikram etmek için alışverişlerini genellikle bayrama birkaç gün kala yaptığını söyleyerek, "Kahve çekirdeğimiz Brezilya’dan geliyor. Burada seçtikten sonra kavurarak çekiyoruz. Menegiçte bizim yakın köylerden geliyor. Adıyaman ve Besni gibi yerlerden geliyor. Şu an bayram arifesi olduğu için bayağı bir yoğunluğumuz var" ifadelerini kullandı. Kahve fiyatlarıyla ilgili de bilgi veren Aydın, "Fiyatlarımızı enflasyona inat uygun şekilde tutmaya çalışıyoruz. Meningiç kahvesinde 1 kilogram taze çekimi 250 TL ve Türk kahvesinin 1 kilogram taze çekimi ise 500 TL’dir. Kahvelerimizi vatandaşımızın gözünüzün önünde çekip taze taze kendilerine ikram ediyoruz" şeklinde konuştu. Türk kahvesinin bayramların olmazsa olmaz ikramı olduğunu belirten vatandaşlardan Mehmet Davut Öztün ise, "Kahve Türk milletinin bir kültürüdür. Allah eksikliğini vermesin ve Gaziantepliler hem Türk hem de menengiç kahvesini tercih ediyoruz. İkisi de güzeldir" diye konuştu.