KÜLTÜR SANAT - 31 Mart 2025 Pazartesi 09:36

Merkez Cami, ihtişamı ve şifreleriyle dikkat çekiyor

A
A
A
Merkez Cami, ihtişamı ve şifreleriyle dikkat çekiyor

Adana’da bulunan Türkiye’nin ve Orta Doğu’nun en büyük camilerinden Merkez Camii, yapısındaki şifre, sır ve ihtişamıyla dikkat çekiyor.


Seyhan Nehri’nin kıyısında yer alan 28 bin 500 kişilik Sabancı Merkez Cami, Türkiye ve Orta Doğu’nun en büyük camilerinden birisi olarak hizmet veriyor. Heybetli duruşu ve görkemli yapısıyla adından söz ettiren caminin her bir köşesi farklı şifrelerle dolu. Bu şifrelerden biri de minareleri. 99 metrelik 6 minare Allah’ın 99 ismine karşılık geliyor. 16 şerefe ise Türk tarihindeki 16 Türk devletini temsil ediyor.


8 kapı cennetin 8 kapısını temsil ediyor


Caminin mimarisinde birbirinden ilgi çekici sır ve şifreler bulunuyor. 6 kubbe imanın 6 şartını, 40 pencere bir günde kılınan 40 rekat namazı ve 40 hadise işaret ediyor. Ana kubbe etrafında bulunan 4 yarım kubbe ise 4 büyük kitabı simgeliyor. Caminin girişindeki 8 kapı da cennetin 8 kapısını ifade ediyor.Osmanlı Türk medeniyet mimarisinin zirvelerinden biri olan İznik çinisi de bu camide bulunuyor. Bunun yanı sıra kıble tarafında bulunan ve üzerinde ayetler olan dört pano ise dünyanın en büyük cami panoları olma niteliğini taşıyor.


Ayrıca minbere 23 basamakla çıkılıyor. Bununda da Peygamberimiz Hz. Muhammed’e (S.A.V.) Kur’an-ı Kerim’in 23 yılda indirilip kendisinin de 23 yıl peygamberlik yapmasına atıf yapılıyor.


"Camimizde birçok tevafuk var"


İhlas Haber Ajansı muhabirine bilgi veren Merkez Camii Müezzin Kayyımı Alican Çelikel, "Camimizin mimarisi Osmanlı ve Selçuklu yerleşkesi olarak Mimar Necip Dinç tarafından burası tasarlanıp hayata geçiriliyor. Camimizde İslami tevafuk ve eserler var. Camimizin ana kubbesinin yere olan yüksekliği 54 metre, bu 54 farza tekabül ediyor. Ana kubbemizde 40 penceremiz var bu 40 hadise tekabül ediyor. Minberimizin 23 basamağı var bu 23 basamakta Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (S.A.V.) peygamberlik süresine tekabül ediyor" dedi.


"Camimizin atmosferi çok güzel"


Caminin atmosferinin çok farklı ve güzel olduğuna dikkat çeken Çelikel, "Ana kubbemizde 4 yarım ay şeklinde kubbemiz var. Bunlar kitap, Kur’an, kıyas ve icmaya, 4 büyük meleğe tekabül ediyor. Camimizde toplamda 8 kapımız var. Bu da 8 cennet kapısına tekabül ediyor. 28 mini kubbemiz var, bu 28 mini kubbemiz Kur’an-ı Kerim’de geçen 28 peygambere tekabül ettiği söyleniyor. Bu camimiz çok önemli bir yer tutuyor. O nedenle tevafuklar biraz daha fazla. Camimiz Ramazan ayında da doluyor. Çok güzel manevi bir atmosferi var. Herkesi bekliyoruz."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Arnavutköy’de geleceğin sporcuları ’Yetenek Taraması’yla keşfediliyor Arnavutköy Belediyesi tarafından düzenlenen "Sporda Yetenek Taraması" programıyla çocukların ve gençlerin sportif potansiyeli uzman ekipler eşliğinde değerlendiriliyor. Program kapsamında yetenekli sporcular keşfedilerek uygun branşlara yönlendiriliyor. Arnavutköy Belediyesi, çocukların ve gençlerin spora yönlendirilmesi amacıyla hayata geçirdiği ‘Sporda Yetenek Taraması’ programını bu yıl da yoğun katılımla gerçekleştirdi. Uzman eğitmenler eşliğinde yapılan taramalarda çocukların fiziksel yeterlilikleri, koordinasyon becerileri, dayanıklılık seviyeleri ve spora yatkınlıkları bilimsel veriler ışığında analiz edildi. Program kapsamında yetenekli olduğu tespit edilen öğrenciler, Akademi Arnavutköy bünyesinde uygun spor branşlarına yönlendirilerek profesyonel eğitim süreçlerine dahil edilecek. "Bir şehrin gerçek gücü gençleridir" Programda konuşan Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu, gençlerin sporla iç içe büyümesinin önemine dikkat çekerek, "Bir şehrin gerçek gücü; yetiştirdiği gençlerde, çocuklarında, onların hayallerinde ve başarılarında saklıdır. Bu anlayışla sporu; disiplinin, özgüvenin, kardeşliğin ve sağlıklı yaşamın en önemli yapı taşlarından biri olarak görüyoruz" dedi. Her yıl düzenli olarak gerçekleştirilen yetenek taramalarıyla çocukların sportif potansiyellerinin erken yaşta keşfedildiğini belirten Candaroğlu, "Çocuklarımızın içinde var olan cevheri ortaya çıkarmak, onların yeteneklerini doğru alanlara yönlendirmek ve hayallerine giden yolda yanlarında olmak en temel sorumluluklarımız arasında yer alıyor" şeklinde konuştu. "Spor yatırımlarımız artarak devam ediyor" Arnavutköy’de spor yatırımlarının hız kesmeden sürdüğünü belirten Başkan Candaroğlu, Gençlik ve Spor Bakanlığı destekleriyle ilçeye tam olimpik spor kompleksi kazandırılacağını ifade etti. Candaroğlu ayrıca 10 kapalı halı saha projesinin yanı sıra geçtiğimiz günlerde temeli atılan Vadipark Spor ve Yaşam Merkezi’nin de ilçenin spor vizyonuna büyük katkı sağlayacağını söyledi. Vadipark Spor ve Yaşam Merkezi içerisinde kapalı tenis kortu, basketbol ve voleybol sahaları ile kapalı buz pistinin yer alacağını belirten Candaroğlu, çocukların ve gençlerin dört mevsim boyunca modern tesislerde spor yapma imkanına kavuşacağını kaydetti. Program sonunda çocuklarını yetenek taramalarına getiren ailelere de teşekkür eden Başkan Candaroğlu, Arnavutköy’den Türkiye’ye örnek olacak başarılı sporcular yetişeceğine inandığını ifade etti.
İstanbul Dünyada ilk hibrit motorlu ALKA-KAPLAN HİBRİT aracı, dronları havada yakarak imha ediyor Dünyada ilk hibrit motorlu insansız aracı ALKA-KAPLAN HİBRİT, SAHA 2026’da sergilendi. FNSS Yurtiçi İş Geliştirme ve Programlar Direktörü Kerem Kaplan, "Sürücüsüz, tamamen otonom hareket edebiliyor ve verilen rotayı takip edebiliyor. Bunun dışında istendiğinde insanlı olarak da kullanılabiliyor. Dronları çok kısa sürede etkisiz hale getirebiliyor. Lazer enerjisiyle dronu deyim yerindeyse yakıyor ve imha ederek yere düşürüyor" dedi. FNSS tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen zırhlı araçlar, SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda sergilendi. SAHA’da ALKA-KAPLAN HİBRİT otonom aracı dikkatleri üzerine çekti. ALKA-KAPLAN HİBRİT, sabit ve döner kanatlı mini-mikro İHA’lar, sürü İHA’lar, dolanan mühimmatlar, EYP düzenekleri ve patlamamış mühimmatlara karşı etkin çözüm sunuyor. Sistem, yapay zeka destekli tespit, elektromanyetik karıştırma ile soft kill, lazerle de hard kill kabiliyetlerini bir arada barındırıyor. ROKETSAN tarafından geliştirilen ALKA YESS’in, FNSS tarafından geliştirilen ve otonom kabiliyetler eklenen KAPLAN HİBRİT, platformuna entegrasyonu ile ortaya çıkan ALKA-KAPLAN HİBRİT-OTONOM, çözümü yüksek hareket kabiliyeti sessiz sürüş, uzun süreli görev icrası, opsiyonel olarak insanlı, otonom ve yüksek enerji ihtiyacına sahip görev sistemlerini destekleyebilen yapısıyla öne çıkıyor. Hibrit güç grubu sayesinde, ilave bir jeneratör taşımadan hem mobilite hem de görev sistemi ihtiyaçları karşılanabiliyor. Platform, insanlı ya da otonom kullanım seçenekleri, ağ destekli operasyon kabiliyeti, sensör füzyonu, karar destek mekanizmaları ve enerji yönetimini tek bir mimari altında birleştiriyor. Böylece yalnızca bir taşıyıcı platform değil, aynı zamanda algılayan, karar veren ve etki üreten bütünleşik bir muharebe çözümü olarak öne çıkıyor. Ayrıca, SAHA 2026’da FNSS ile Savunma Sanayii Başkanlığı arasında 27 tane ZAHA Zırhlı Amfibi Hücum Aracı tedarikine ilişkin sözleşme imzalandı. FNSS Yurtiçi İş Geliştirme ve Programlar Direktörü Kerem Kaplan, KAPLAN HİBRİT, "Daha önce lansmanını yaptığımız, dışa bağımlılığı neredeyse tamamen yok eden, çok yüksek elektrik üretme kabiliyetine sahip olan ve sahada çok yüksek hareket kabiliyetiyle elektrik motorlarıyla sürdüğümüz özel bir aracımız. Bu fuara özel olarak bunun otonom versiyonunu burada beğeniye sunduk. Bu araç şu an artık "opsiyonel insanlı" dediğimiz konfigürasyonda; yani sürücüsüz, tamamen otonom hareket edebiliyor, verilen rotayı takip edebiliyor. Bunun dışında istendiğinde insanlı olarak da kullanılabiliyor. Aracın üzerinde ilave olarak ROKETSAN tarafından geliştirilen Alka Lazer Sistemi var. Bu sistemin yüksek bir elektrik gücü ihtiyacı var; bu ihtiyacı da sağlama kabiliyetine sahip platformumuz. Bu platform, gerektiğinde bir sahra hastanesini tamamen besleyecek elektriğe sahip, gerektiğinde lazer silah sistemine enerji sağlayacak kapasiteye sahip. Bu lazer sisteminin şöyle bir önemi var. Düşük maliyetli dronlarla yüksek tahribatlar oluşturulabiliyor. Bunları imha etmek için farklı çözümler var ama bu lazer sistemi neredeyse sıfır maliyetle, elektrik enerjisini kullanarak "Şahit tipi" diyebileceğimiz dronları çok kısa sürede etkisiz hale getirebiliyor. Lazer enerjisiyle dronu deyim yerindeyse yakıyor ve imha ederek yere düşürüyor" şeklinde konuştu. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na 27 tane daha ZAHA aracı teslim edileceğini belirten Kaplan, "ZAHA bildiğiniz gibi uluslararası medyada da çok fazla yer almış bir aracımız. Son olarak Steadfast tatbikatında görev yaptı; Baltık Denizi’nde, çok düşük sıcaklıklarda, zorlu bir iklimde başarıyla göz doldurdu. Bu aracımızdan 27 taneyi daha önce teslim etmiştik ve Deniz Kuvvetlerimiz memnuniyetle kullanıyordu. Fuar kapsamında bu 27 araca ek olarak yeni bir sözleşme imzaladık. Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzaladığımız bu sözleşme kapsamında üretimlere kısa sürede başlayıp envantere teslim etmeyi hedefliyoruz" dedi.