GÜNDEM - 26 Ağustos 2025 Salı 09:30

İş kazası sonucu felç kaldı, kazandığı 15 milyonluk tazminatı 6 yıldır alamadı

A
A
A

Konya’da çalıştığı tünel inşaatında beton mikserinin devrilmesi sonucu belden aşağısı felç kalan ve şirkete karşı açtığı davayı kazanan işçi, aradan 6 yıl geçmesine rağmen halen parasını alamadı. Şirket sahibinin malları kaçırdığını öne süren işçi, "23 milyon 788 bin TL alacağım var. Beni tedavi ettirselerdi, o parayı dahi istemezdim. Ben sadece tedavi olmak istiyorum" dedi.

Konya’daki Afşar ve Bağbaşı Barajı arasındaki Mavi Tünel’in inşaatında Palet İnşaat bünyesinde ekskavatör operatörü olarak çalışan Sezgin Keşto (31), 1 Mart 2019’da, Cezmi Çelik’in (54) kullandığı beton mikserinin kaza yapması sonucu ağır yaralandı. Bu sırada sürücü Cezmi Çelik ise hayatını kaybetti. Araçtan çıkarıldıktan sonra Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırılan Keşto’nın omurgasının kırıldığı, omuriliğinin zedelendiği belirlendi. Geçirdiği ameliyatın ardından 3 gün yoğun bakımda kalan Keşto, 6 aylık tedaviden sonra taburcu edildi. Bir daha yürüyemeyeceğini öğrenen Keşto, Adana’daki ailesinin evine döndü.

İş kazası sonucu felç kaldı, kazandığı 15 milyonluk tazminatı 6 yıldır alamadı

Dava açtı, kazandı

Keşto, çalıştığı şirkete tazminat davası açtı. Adana 13’üncü İş Mahkemesi’nde 4 yıl süren davanın ardından şirketin asli kusurlu olduğuna kanaat getirilerek, 15 milyon 739 bin lira tazminat ödenmesine karar verildi. Bu zamana kadar tazminatı ödemeyen şirketin Keşto’ya borcu, 23 milyon 788 bin lirayı buldu. Öte yandan, şirketin ise malları kaçırdığı öne sürüldü.

"Tazminatım ödensin"

Yaşadığı süreci İhlas Haber Ajansı’na konuşan Sezgin Keşto, "Benim kaza sonrası belim kırıldı. Şirket, yüzde 100 suçlu bulundu. Dava açtım ve kazandım. Şirket sahibi ilk başlarda borcunu ödeyeceğini söyledi ancak o sırada bütün malları kaçırmışlar. Benim borcumu ödemiyor, beni de engellemiş, hiçbir şekilde ulaşamıyorum. Şirket sahibi ceza alsın, tazminatım ödensin istiyorum" ifadelerini kullandı.

İş kazası sonucu felç kaldı, kazandığı 15 milyonluk tazminatı 6 yıldır alamadı

"Engelli kaldım, çalışamıyorum"

Tazminat parası ile tedavi olacağını, şirketin kendisini tedavi ettirmesi durumunda paradan vazgeçeceğini de belirten Keşto, "Şirketin şu anda sadece adı var. Ortada bir muhatap yok. Hiç kimse ceza almadı. Tazminatımı da alamadım. Yüzde 100 engelli kaldım. Bu alacağım para zaten tedavi param. Beni tedavi ettirseler ben para da istemeyeceğim. Kök hücre olmam lazım, tedavi olmam lazım. Beni tedavi ettirmek yerine kaçtılar. Benim mesleğim vardı, kimseye ihtiyacım yoktu. Ancak şu anda çalışamıyorum, engelli kaldım" diye konuştu. Öte yandan, firma yetkililerinin telefonlarına ulaşılamadı.

İş kazası sonucu felç kaldı, kazandığı 15 milyonluk tazminatı 6 yıldır alamadı

Umutcan İşledici - Elif Ayşenur İşledici

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara CHP’de ihraç edilenler partiye geri dönüyor Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sözcüsü Zeynel Emre, "Geçmişte çeşitli nedenlerle partiden ihraç edilmiş ama Parti Meclisine, yönetime başvurmuş. Eğer kendi il ve ilçesindeki yöneticiler de bu duruma olumlu bakıyorsa, biz o bağışlanma taleplerini genel itibarıyla kabul ediyoruz. Bir süre sonra bir şans daha veriyoruz. Dolayısıyla 30 civarında kişi için bu yönde bir düzenleme oldu" dedi. CHP Parti Meclisi (PM) ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplandı. Yaklaşık 7 saat süren toplantının ardından Parti Sözcüsü Zeynel Emre, PM ve MYK gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Emre, "Biz güçlü belediyeciliğe devam edeceğiz. Sosyal hizmetlerimize devam edeceğiz. Büyük bir kararlılıkla almış olduğumuz yerlerdeki emanete sahip çıkacağız. Belediyecilik hizmetlerinin eksiksiz ve kusursuz bir şekilde yürümesi için her türlü çabayı yapacağız" diye konuştu. "Yeni bir hukuki destek ve izleme grubu oluşturacağız" CHP’li belediyelere yönelik operasyonların ardından bir hukuk birimi oluşturduklarını hatırlatan Emre, "Kapsamlı bir şekilde hukukçular sürekli olan biteni raporladı, gerçeği bizlerle paylaştı. Orada bir güncellemeye gideceğiz. Yeni bir hukuki destek ve izleme grubu oluşturacağız ve bir hukuki rehberlik ve raporlama. Bunun iletişimini yapacağız vatandaşlarımızla. Biz bütün bu saldırılar karşısında gerek partinin yetkilileri, gerek partinin seçmenleri, üyeleri büyük bir kararlılık ve bütünlük içerisinde cesaretle bize karşı yürütülen ve ülkedeki esasında milli iradeye yönelik tehdide karşı, darbe girişimine karşı kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz" açıklamasında bulundu. "CHP, 4 Mayıs itibarıyla 81 ilde saha çalışmasına başlayacak" CHP olarak sahaya ineceklerini duyuran Emre, sözlerine şöyle devam etti: "CHP, 4 Mayıs itibarıyla 81 ilde saha çalışmasına başlayacak. Bu kapsamda elbette ki yürüyen davalarda nöbet usulüyle, mecliste nöbet usulüyle arkadaşlarımız görevlerini gerçekleştirecekler ama MYK üyeleri, Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) üyeleri, PM üyeleri, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’ndeki arkadaşlarımız sahadaki il ve ilçe başkanlıklarının koordinesiyle birlikte halkımızla buluşacağız ve ülkenin gerçeklerini anlatacağız. Yaşadıklarımızı birinci elden kendileriyle paylaşacağız. 196 bin sandık görevlimiz var. Bu 196 binin önemli bir kısmını güncelledik. 186 bini tekrar görev yapacak şekilde iletişime geçildi, görevlendirmeler yapıldı. Bunlar içerisinde de 106 bin sandık görevlisi, kendi sandık, saha, bölge içerisinde görevlendirilen arkadaşlarla birlikte aktif bir şekilde saha çalışmasına katılacak ve bunun bir sonraki seçime kadar sürmesini hedefliyoruz. CHP yüz binlerce görevlisiyle birlikte 81 ilde de bir dahaki seçim ortamına kadar, ki biz bir an evvel seçimin gelmesi için de gerekli çalışmayı, çabayı sergilemeye devam edeceğiz." Partiden ihraç edilenler geri dönüyor Emre ayrıca geçmiş dönemlerde partiden ihraç edilenlere yönelik şunları söyledi: "Tam rakam olarak 30 civarında geçmişte çeşitli nedenlerle partiden ihraç edilmiş ama Parti Meclisine, yönetime başvurmuş. Bizim çizgimiz gereği bağışlanma talebi ve dosyaları görüşülmüş, eğer kendi il ve ilçesindeki yöneticiler de bu duruma olumlu bakıyorsa, biz o bağışlanma taleplerini genel itibarıyla kabul ediyoruz. Bir süre sonra bir şans daha veriyoruz yani. Dolayısıyla 30 civarında kişi için bu yönde bir düzenleme oldu."
İstanbul Küresel müzik endüstrisinde yeni dönem İstanbul’da MESAM, MSG ve MÜ-YAP iş birliğiyle "Türkiye’nin Yeni Yol Haritası" toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda küresel müzik endüstrisindeki dijitalleşmenin yeni iş modelleriyle birlikte hızla dönüştüğü ve telif haklarının bu dönüşümün en kritik başlıklardan biri haline geldiği vurgulandı. Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği (MESAM), Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği (MSG) ve Bağlantılı Hak Sahibi Fonogram Yapımcıları Meslek Birliği (MÜ-YAP) iş birliğiyle düzenlenen "Türkiye’nin Yeni Yol Haritası" başlıklı toplantıya MESAM Başkanı Recep Ergül, MSG Başkanı Ferhat Göçer, MÜ-YAP Başkanı Bülent Seyhan, MÜ-YAP yöneticisi Bülent Forta ve çok sayıda sanatçı katıldı. Programda küresel müzik endüstrisindeki dijitalleşmenin yeni iş modelleriyle birlikte hızla dönüştüğü ve telif haklarının bu dönüşümün en kritik başlıklardan biri haline geldiği vurgulandı. Toplantıda konuşan MESAM Başkanı Recep Ergül, "Global telif gelirleri açısından baktığımızda çatı kuruluşumuz CISAC, yani Uluslararası Söz Yazarları ve Besteciler Konfederasyonu verilerine göre sadece eser sahipleri itibarıyla 13.97 milyar euro gibi bir telife ulaşılmış 2025 yılı itibarıyla. Bunun yüzde 51,2’sini Avrupa payı olarak düşündüğümüzde biz neresindeyiz? Değerli arkadaşlar özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığımızın yayınladığı bir genelgeyle tüm otellerin toplu lisansa tabi tutulması ve herkesin telif bedelini ödüyor olması neticesinde ve bu dijital platformlarla yapılan anlaşmalar neticesinde eser sahipleri meslek birlikleri olarak yani MESAM ve MSG olarak 2025 verileri itibarıyla 2.5 milyar rakamına ulaşıldı. Her iki meslek birliğinin toplam 27 bin 327 üyesi var. Bunu böldüğümüzde belki çok dişe dokunur bir şey çıkmayacaktır ancak 5 yıl önceki yerimiz itibarıyla baktığımızda da epey mesafe katetmiş görünüyoruz" ifadelerini kullandı. MSG Başkanı Ferhat Göçer de, "Beş ana mecramız var aslında bütün mücadelemizi verdiğimiz. Bu beş mecra; başta UMK’lar, yani bildiğiniz aslında restoranlardan tutun da taksilere, otobüslere kadar, berberler, güzellik salonları, restoranlar, kafelere kadar. Türkiye’de yaklaşık 500 bine yakın mekandan bahsediyoruz. Bunlar içinde otobüsleri, taksileri saymıyorum. 500 bin UMK dediğimiz mecra var" dedi.