SAĞLIK - 27 Ağustos 2025 Çarşamba 09:39

Hareketsizlik bel ve boyun ağrısı şikayetlerini artırdı

A
A
A
Hareketsizlik bel ve boyun ağrısı şikayetlerini artırdı

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte hareketsizliğin arttığına, bunun da bel ve boyun ağrılarını tetiklediğine değinen Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, "Toplumumuz iyice hareketsiz kalmaya başladı. Eskiden köylerde, mahallelerde hareket olurdu ancak şimdi onların hiçbirisi kalmadı. İleri yaşlarda bel ve boyun fıtığı gibi hastalıklara kalmamak, obeziteye yakalanmamak için hareket etmeliyiz" dedi.


Gelişen teknoloji hayatı kolaylaştırırken, uzun süre telefon, tablet ve bilgisayar ekranına bakmak ise hareketsizliği artırdı. Ekran başında geçirilen saatler ve yanlış oturma pozisyonları omurga rahatsızlıklarının çoğalmasına neden oldu. Uzmanlar, son yıllarda bel ve boyun ağrılarıyla doktorlara başvuranların sayısının ciddi oranda arttığını söyledi.



"Eskiden köylerde, mahallelerde hareket olurdu"


Konuyla ilgili Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, İhlas Haber Ajansı muhabirine konuştu. Prof. Dr. Şen, "Bel ve boyun ağrıları son yıllarda arttı. Bunun da en büyük nedeni hareketsizlik. Toplumumuz iyice hareketsiz kalmaya başladı. Eskiden köylerde, mahallelerde hareket olurdu. Ancak şimdi çocuklar masa başında hareketsiz kalıyor. Çocuklar eskiden derslerine ara verdiklerinde oyun oynarlardı, sokağa çıkarlardı, artık bunların hiçbirisi kalmadı. Bilgisayar, tablet ve cep telefonuyla vakit geçiriyorlar" ifadelerini kullandı.



"Her ergonomik koltuk ve sandalye, aynı faydayı sağlamaz"


Ergonomik olarak satışa sunulan koltuk ve sandalyelerin herkes için aynı uygunluğa sahip olmadığını belirten Prof. Dr. Şen, "Hareketsizlik ile birlikte yanlış koltuk ve yatak seçimleri son yıllarda bel ve boyun ağrısı şikayetlerini artırdı. Her ergonomik olarak satışa sunulan koltuk ve sandalye, herkes için aynı yararlı etkiyi sağlamaz. Buna dikkat etmek gerekir" diye konuştu.



"Çocuklar spora yönlendirilmeli"


Çocukların küçük yaşlardan itibaren spora yönlendirilmesi gerektiğini belirten Şen, "Çocuklarımız elbet ders çalışacak, bilgisayarda vakit geçirecek ancak hareketsiz olmamalılar. Yüzme veya başka sporlara çocuklarımızı yönlendirmeliyiz. Bu disiplini vermemiz gerekiyor. İleri yaşlarda bel ve boyun fıtığı gibi hastalıklara kalmamak, obeziteye yakalanmamak için hareket etmeliyiz. Çocuklara küçük yaştan itibaren sporu sevdirmeliyiz" dedi.


Şen ayrıca, herkesin günlük en az 30-60 dakika hareket etmesi gerektiğini, marketlerden insanların kurye ile sipariş talep etmemesi, hareket ederek markete gidip alışverişlerini kendilerinin yapmasının sağlık açısından daha uygun olduğunu belirtti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Tarihi ilçe Göynük’te ’sürdürülebilir turizm’ dönemi başlıyor Enerjisa Enerji, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) iş birliğiyle hayata geçirilen SENTRUM projesinin üçüncü durağı Bolu’nun tarihi ilçesi Göynük oldu. İlçeyi "yeşil destinasyona" dönüştürecek sürdürülebilir ve doğa dostu turizm protokolü için imzalar atıldı. Balıkesir’in Ayvalık ilçesine bağlı Küçükköy ve İzmir’in Ödemiş ilçesine bağlı tarihi Birgi köyünün ardından rotasını Bolu’ya çeviren Sürdürülebilir Enerji Temelli Turizm Uygulama Merkezi (SENTRUM) projesi için Göynük’te imza töreni düzenlendi. Çarşamba günü gerçekleştirilen törene Göynük Kaymakamı Talha Battal, Göynük Belediye Başkanı Ali Oral, Enerjisa Enerji Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm Başkanı Ebru Taşcıoğlu, UNDP Türkiye Mukim Temsilci Yardımcısı Miodrag Dragisic ve çok sayıda davetli katıldı. Turizm dört mevsime yayılacak Atılan imzalarla birlikte tarihi Göynük ilçesinin Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (GSTC) kriterlerine uygun bir ’yeşil destinasyona’ dönüştürülmesi hedefleniyor. Çalışmalar kapsamında kamu binalarında enerji etütleri yapılacak, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı yaygınlaştırılacak ve yerel paydaşlara eğitimler verilecek. Kadınlar ve gençlerin istihdamını da destekleyecek projeyle ilçedeki turizm hareketliliğinin belirli dönemlerle sınırlı kalmayıp dört mevsime yayılması planlanıyor. Öte yandan 2025 yılı analizlerine göre projeye yapılan her 1 TL’lik yatırımın bölgeye 2,34 TL sosyal fayda olarak geri döndüğü vurgulandı. "Tecrübemizi Göynük’e taşımanın heyecanını yaşıyoruz" Törende konuşan Enerjisa Enerji Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm Başkanı Ebru Taşcıoğlu, "‘Daha iyi bir gelecek’ vizyonumuzla enerji dönüşümünü sosyal sorumluluk ve yerel kalkınma ile birleştirmeye devam ediyoruz. SENTRUM projemiz ile Ayvalık Küçükköy ve İzmir Birgi’de elde ettiğimiz somut başarıları ve edindiğimiz tecrübeyi şimdi üçüncü destinasyonumuz olan Göynük’e taşımanın heyecanını yaşıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada bin 500’den fazla katılımcı, 30’dan fazla eğitim ve yüzlerce gönüllüyle büyüyen SENTRUM’un yerelde somut bir dönüşüm modeline dönüştüğünü görüyoruz. Bu birikimi Göynük’e taşıyarak etkimizi daha da büyütmeyi, mevcut kazanımlarımızın üzerine çıkmayı ve yerel paydaşlarla birlikte sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeyi hedefliyoruz" dedi. "Daha yeşil ve kapsayıcı bir destinasyon modelini yaygınlaştırmak için çalışıyoruz" UNDP Türkiye Mukim Temsilci Yardımcısı Miodrag Dragisic ise, "Göynük’te SENTRUM projesinin üçüncü destinasyonunda faaliyetlere başlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Güçlü paydaşlık anlayışıyla ulusal kalkınma önceliklerini destekleyen, küresel sürdürülebilir turizm gündemi ve sürdürülebilir kalkınma amaçları ile uyumlu, yerel değerleri merkeze alan daha yeşil ve kapsayıcı bir destinasyon modelini yaygınlaştırmak için çalışıyoruz. Göynük’ün güçlü kültürel kimliği, zengin mirası ve yerel paydaşlar arasındaki yakın iş birliği sayesinde bu ortak yolculuğumuzda sürdürülebilir destinasyon oluşturma alanında ilham verecek bir örnek ortaya koyacağımıza inanıyoruz" ifadelerini kullandı.