SAĞLIK - 25 Ekim 2024 Cuma 09:05

Gündüz: “Lifli gıdalar kanser riskini azaltıyor”

A
A
A
Gündüz: “Lifli gıdalar kanser riskini azaltıyor”

Beslenme ve Diyet Uzmanı Çisem Gündüz, yeterli lif tüketmenin bağırsak sağlığına katkı sağlamasının yanı sıra kötü kolesterolü düşürdüğünü, kalp hastalığı, tip 2 diyabet ve bazı kanserlerle ilgili riski azalttığını söyledi.


Acıbadem Adana Hastanesi Uzman Diyetisyen Çisem Gündüz, lif ve fermente gıdaların bağırsak mikrobiyomuna yardımcı olarak daha iyi sağlık ve ruh haline katkıda bulunduğu ve sağlıklı sindirimi korumaya yardımcı olduğu için öğünlere daha fazla eklenmesini tavsiye etti.


Bağırsak mikrobiyomunun kolon yani kalın bağırsakta yaşayan bakteriler, virüsler, mantarlar ve diğer mikroorganizmalardan oluştuğunu belirten Diyetisyen Gündüz, “Ne yediğiniz, soluduğunuz hava, nerede yaşadığınız ve diğer birçok faktör bağırsak mikrobiyomunun yapısını etkiler. Bazı uzmanlar onu gizli bir organ olarak düşünür çünkü vücudun birçok önemli işlevinde rol oynar. Örneğin bağışıklık sisteminin en iyi şekilde çalışmasına yardımcı olmak, kronik iltihabı azaltmak, bağırsak hücrelerini sağlıklı tutmak ve düzenli bir diyete dahil olmayabilecek bazı temel mikro besinleri sağlamak bu işlevlerin başında gelir” dedi.


Bağırsağın, bağırsak-beyin eksenindeki yollar aracılığıyla beyinle iletişim kurduğuna dikkat çeken Gündüz, bağırsak mikrobiyomundaki değişikliklerin, depresyon ve anksiyete gibi ruh hali ve ruh sağlığı bozukluklarıyla ilişkilendirildiğini ancak, bu değişikliklerin doğrudan bu tür sorunlara neden olup olmadığının açıklığa kavuşturulmadığını ifade etti.


“Lifin ana görevi dışkıyı yumuşatmak”


İşlenmiş gıdaların en az seviyeye indirildiği, sağlıklı bir diyetin sağlıklı bir bağırsak mikrobiyomu için anahtar olduğunu belirten Gündüz, lif ve fermente gıdaların burada önemli roller oynayabileceğini dile getirdi. Lifin ana görevinin, dışkıyı yumuşatarak ve hacim ekleyerek sindirimi daha pürüzsüz hale getirmek ve bağırsaklardan hızla geçmesini sağlamak olduğunu anlatan Diyetisyen Gündüz, “Ancak lifin mikrobiyomunuz ve genel sağlığınız için başka faydaları da vardır. Yüksek lifli bir diyet, vücut ağırlığını kontrol altında tutmaya yardımcı olur ve LDL (kötü) kolesterol seviyelerini düşürür. Araştırmalar, yeterli lif tüketmenin kalp hastalığı, tip 2 diyabet ve bazı kanser riskini azalttığını bulmuştur” diye konuştu.


“Lifin türünden ziyade miktarı önemli”


İki tür lif olduğunu söyleyen Diyetisyen Gündüz, çözünmeyen lifin tok hissetmenize yardımcı olup düzenli bağırsak hareketlerini teşvik ettiğini ve çözünür lifin ise kolesterolü ve kan şekerini düşürmeye yardımcı olduğunu belirtti. Ancak son araştırmalara göre lif türünden ziyade diyetteki toplam lif miktarına odaklanmak gerektiğini sözlerine ekledi.


Lif formülünün çok basit olduğunu, tüketilen her bin kalori için 14 gram lif almak gerektiğini vurgulayan Diyetisyen Gündüz, yiyeceklerdeki lif miktarları hakkında şu bilgiyi verdi:


“Her besinin farklı lif miktarı vardır. Örneğin bir orta boy muz yaklaşık 3 gr lif içerirken, bir kase yulaf 16.5 gr lif içerir. 1 tabak ıspanak yemeğinde 2.5 gr iken, bir orta boy domateste 15 gr vardır. Orta boy bir enginar 7, bir kase brokoli 2.5, bir kase havuçta 3.5 gr lif bulunur.”


Diyetisyen Gündüz, günlük kalori alımının, yapılan fiziksel aktivite seviyelerine bağlı olarak değişebileceğini hatırlatarak diyetine lif içeren daha fazla yiyecek eklemeye çalışan kişilere ise şunları anlattı:


“Lif açısından zengin yeni alışkanlıklara yavaş yavaş alıştığınızdan ve bol su içtiğinizden emin olun. Sindirim sisteminiz, çok fazla ve çok erken yemek yemenin neden olduğu gaz, şişkinlik, ishal ve mide kramplarını önlemek için yavaşça adapte olmalıdır. Vücudunuz bir hafta veya daha sonra kademeli olarak artan liflere uyum sağlayacaktır.”


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Mahkeme, CHP 38. Olağan Kurultayının iptal edilmesine karar verdi Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi, CHP kurultay davasında, Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına, Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar verdi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin usulsüzlük iddialarıyla başlatılan soruşturmanın ardından, eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ile bazı delegeler, kurultayın iptali istemiyle dava açtı. Açılan davalar Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde birleştirildi. Mahkeme, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan asıl davanın ‘konusuz’ kaldığını belirterek karar verilmesine yer olmadığına hükmetti. Mahkeme ayrıca birleşen dosyalar yönünden yaptığı değerlendirmede, Lütfü Savaş’ın açtığı davayı, davayı açma ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle reddetti. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi, CHP’nin 4-5 Kasım 2023’te yapılan 38. Olağan Kurultayı’nın iptaline ilişkin açılan davada, "davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına" dair hükmüne ilişkin Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesince 24 Ekim 2025’te verdiği kararla ilgili istinaf kanun yolu incelemesini tamamladı. İnceleme neticesinde CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nın ve İstanbul İl Kongresi’nin ‘kanunun emredici hükümlerine aykırılık’ nedeniyle mutlak butlanla sakatlandığı ifade edildi. Mahkeme, CHP’nin 38. Olağan Seçimli Kurultayı’nın ‘mutlak butlan’ nedeniyle iptaline karar verdi. Ayrıca, söz konusu kurultayın iptal edilmesi nedeniyle sonrasında yapılan tüm olağan ve olağanüstü kurultaylar ile bu kurultaylarda alınan tüm kararların da iptaline karar verildiği ifade edildi. Söz konusu kurultayın iptal edilmesi sebebiyle, kurultay öncesinde görevde bulunan CHP eski Genel Başkan’ı Kemal Kılıçdaroğlu ile önceki parti organlarının görevlerine aynen devam etmeleri yönünde karar verildiği vurgulandı.
Konya Selçuk Üniversitesinde başarıya katkı sağlayanlar onurlandırıldı Selçuk Üniversitesi (SÜ) tarafından düzenlenen "Selçuk Üniversitesi Ödülleri Töreni"nde akademik ve idari personel ile öğrencilerin bilimsel ve toplumsal alanlardaki başarıları ödüllendirildi. Törende konuşan Rektör Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, Selçuk Üniversitesi’nin uluslararası başarı grafiğine ve üniversiteyi ileriye taşıyan mensupların emeğine dikkat çekti. Sultan Alparslan Kültür Merkezi’nde akademik ve idari personel ile öğrencilerin çalışmalarını desteklemek ve başarılarını teşvik etmek amacıyla düzenlenen törene Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ahmet Ak, Prof. Dr. Haldun Soydal, Prof. Dr. Zeki Bayramoğlu, Genel Sekreter Mustafa Karakışla, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, üniversitenin bilimsel üretim gücünün ve uluslararası görünürlüğünün her geçen yıl arttığını belirtti. Prof. Dr. Yılmaz, "Selçuk Üniversitesi olarak bilimsel çalışmanın hayatın içinde karşılık bulmasına büyük önem veriyoruz. Laboratuvarda üretilen bilginin topluma ulaşmasını; kampüste başlayan bir fikrin şehrimize, ülkemize ve insanlığa katkı sunmasını istiyoruz. 65 bini aşan öğrencimiz, 500 bine yaklaşan mezunumuz, güçlü akademik kadromuz ve araştırma altyapımızla Türkiye’nin önemli yükseköğretim kurumlarından biriyiz. Uluslararası kuruluşların dünya üniversiteleri sıralamasında 1001-1200 bandında, Türkiye’de ise 16. sırada yer alıyoruz. Uluslararası indekslerdeki bilimsel yayın sayımız 2025 yılında yüzde 21 artarak bin 950’ye yükseldi. TÜBİTAK 2209 öğrenci projelerinde Türkiye birincisi olmamız da üniversitemizin araştırma ve proje kültüründeki başarısını ortaya koymaktadır. Ülkemiz yükseköğretim kurumlarının ve üniversitemizin son yıllarda elde ettiği tüm bu başarılarda; ortaya koyduğu vizyon, belirlediği hedefler ve sağladığı imkanlarla bizlere rehberlik eden Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. Üniversitenin başarısında emeği bulunan tüm mensuplara teşekkür eden Rektör Prof. Dr. Yılmaz, "Bir üniversiteyi güçlü kılan, o kurumun her kademesinde fedakarca çalışan insanların emeğidir. Bilimsel çalışmalarıyla uluslararası literatüre katkı sunan, proje üreten, patent geliştiren, toplumsal sorunlara çözüm arayan akademisyenlerimiz; görevlerini büyük bir özveriyle yerine getiren idari personelimiz ve üniversitemizi başarıyla temsil eden öğrencilerimiz Selçuk Üniversitesinin en büyük gücüdür. 51 yıldır bu köklü yükseköğretim kurumuna katkı sunan tüm mensuplarımıza, paydaşlarımıza ve bugün ödül alan çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum" dedi. Program kapsamında; Araştırma Performans, Proje, Yayın ve Atıf, Toplumsal Katkı, Üstün Başarı, Vefa Ödülleri ile Öğrenci Toplulukları ve Kulüp Faaliyetleri Ödülleri başta olmak üzere farklı kategorilerde ödüller takdim edildi.
Kastamonu Türk Mutfağı Haftası’nda genç şefler hünerlerini sergiledi Kastamonu Üniversitesi’nin ev sahipliğinde "Türk Mutfağı Haftası" etkinlikleri kapsamında düzenlenen "Liseli Şefler Yarışıyor" yarışmasında öğrenciler, yaptıkları yemekle birinci gelebilmek için birbirleriyle kıyasıya yarıştı. 21-27 Mayıs tarihleri arasında kutlanan "Türk Mutfağı Haftası" etkinlikleri kapsamında, Türk mutfağının sağlıklı ve geleneksel yönlerini vurgulamak amacıyla düzenlenen "Liseli Şefler Yarışıyor Yemek Yarışması", Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Kastamonu genelindeki 3 ilçeden 9 lisenin katıldığı organizasyonda toplam 36 öğrenci; çorba, ana yemek ve tatlı kategorilerinde kıyasıya mücadele etti. Etkinlik, Anadolu Yemekleri Fotoğraf Sergisi ile başladı. Serginin açılış konuşmasını yapan Turizm Fakültesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Çağdaş Aydın, Türk mutfağı temalı bir fotoğraf yarışması düzenlediklerini, bu yarışmanın üç farklı kategoride gerçekleştirildiğini ve bunlardan birinin öğrencilere yönelik olduğunu belirtti. Doç. Dr. Aydın, ayrıca fotoğraf yarışmasına ait serginin fakültede ziyaret edilebileceğini ifade ederek, ilgilileri davet etti. Serginin ardından yapılan açılış programında konuşan Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı ve Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Serkan Çalışkan ise, "Her yıl düzenlemiş olduğumuz liseli şefler yarışmasını yine Türk Mutfağı Haftası kapsamında bu yılda düzenledik. Bu yıl yarışmamıza 3 farklı ilçeden, Taşköprü, Tosya ve Merkez ilçe olmak üzere 9 farklı lisemiz katıldı. Her liseden 4’er kişiden oluşan öğrencilerimiz çorba, ana yemek ve tatlı kategorilerinde yarıştılar. Öğrencilerimize bu değerlendirmeleri sonucunda da ödülleri takdim edildi. Her bir kategoride birinci, ikinci, üçüncülük ödülleri verildi. Her yıl düzenlenen Türk Mutfağı Haftası kapsamında ‘Sofrada Miras’ temasıyla haftamızı kutluyoruz. Öğrencilerimizin yemek yapmalarını, mutfağı tanımalarını, Türk mutfağına olan ilgi ve alakanın artmasını devam etmesini sağlamayı amaçlıyoruz. Geçmiş yıllarda burada bizim yapmış olduğumuz yarışmaya katılan öğrencilerden gastronomi mutfak sanatları bölümümüzü tercih eden öğrencilerimiz var. Örneğin geçen sene Mustafa Kaya Anadolu Lisesi adına yarışmaya katılan öğrencilerimiz burada gastronomi mutfak sanatları bölümünde öğrenim görüyorlar. Bu durum yarışmanın da aslında amacına ulaştığının bir göstergesidir. Türk mutfak kültürünü yaşatma adına bu etkinliği yapmış olmaktan biz oldukça mutluluk duyuyoruz. Yarışma kapsamında öğrencilerimiz saat 9.30’da alana alındı. Yarışmamız saat 10’da başladı. İki saatlik süren yarışmamız saat 12.00 itibariyle sonlandı. Sonlanmanın akabinde ise jüri değerlendirmesi başladı. Beş kişiden oluşan jürimizin içerisinde yiyecek-içecek hizmetleri öğretmeni, bir otelimizin baş aşçısı, fakültemizden bir araştırma görevlisi iye sosyal medyada yemek üzerine oldukça yüksek takipçiye sahip sosyal medya fenomenleri bulunuyor. Onlar, öğrencilerimizin yapmış oldukları yemekleri değerlendirdiler. Bu değerlendirmeleri yaparken oldukça yapıcı konuşmalar gerçekleşti. Bu yapıcı konuşmalarda öğrencilerin Türk mutfağına olan ilgisini, alakasını arttıracak diyaloglar gerçekleşti. Bu yarışmayı biz, ilk olarak 2023 yılında yapmaya başladık. 2023 yılında oldukça geniş katılımlı, 36 okulun katılımı ile yapılan bir yarışmaydı. Yaklaşık 8 gün sürdü. 2024 yılında bu yarışmayı tekrarlamadık. Çok güzel bir yarışma olmuştu 2023’te ve 2024’te de neden tekrarlanmadığına ilişkin, özellikle lise öğrencilerimizden istekler geldi. 2024 yılında tekrar başladık ancak bu kez haftada 8 gün değil de 1 gün olarak yapıldı. Sadece tek bir gün yapıldı. Yine biz bu yıl dördüncüsünü düzenliyoruz bu yarışmanın" dedi. Doç. Dr. Çalışkan, etkinliğin uzun süren hazırlıkların ardından hayata geçirildiğini belirterek yarışmaya katılan öğrencilere teşekkür etti. Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Burhan Sevim ise, Türk mutfağının dünya mutfakları arasında önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı. Mutfağın yalnızca bir beslenme aracı değil; aynı zamanda tarih, coğrafya, kültür, inanç ve gelenekleri yansıtan bir hafıza olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sevim, Türk mutfağının Orta Asya’dan günümüze uzanan köklü bir geçmişe sahip olduğunu belirterek tüm öğrencilere başarılar diledi. Kastamonu Hüma Hatun Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Zeynep Güntürk, "Yemeğimizde çökertme kebabı, Süleymaniye çorbası, dondurmalı irmik helvası yaptık. Buraya kazanmak için geldik, kazanıp da gideceğiz inşallah. İddialıyız. İki saat içinde yarıştık. Gerçekten çok zorluydu, çekişmeli geçti. Malzeme konusunda sıkıntımız yoktu aslında ama ortam çok geriyor bazen insanı. Eğlenceliydi gerçekten. Adrenalin gerçekten çok yüksekti ama çok eğlendik. Hep beraber vakit geçirdik, hem yarıştık hem yemek yaptık" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından gerçekleştirilen ödül töreninde, çorba kategorisinde Kastamonu Anadolu İmam Hatip Lisesi "Son Tabak" takımı Kara Çorba ile üçüncü, Pervaneoğlu Ali Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi "Master PAMTAL" takımı Köfteli Şehriye Çorbası ile ikinci, Kastamonu Göl Anadolu Lisesi ise Karalahana Pancar Çorbası ile birinci oldu. Ana yemek kategorisinde, Tosya Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi "Ehl-i Lezzet" takımı bostan kebabı, pilav ve sumaklı salata ile üçüncülük elde etti. Hüma Hatun Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi "Lezzet-i Hümayun" takımı çökertme kebabı ile ikinci sırada yer alırken, Sevim Tokatlı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Mutancana yemeğiyle birincilik ödülünü kazandı. Tatlı kategorisinde ise Aytaç Eruz Anadolu Lisesi "Anadolu Ateşi" takımı damla sakızlı muhallebi ile üçüncü oldu. Mustafa Kaya Anadolu Lisesi "Kastramoni" takımı Üryani soslu siyez kıtırlı muhallebi ile ikinciliği elde ederken, 10 Aralık Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi keşkül ile birincilik ödülünün sahibi oldu.
Bolu Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Demirkol, Türkiye’nin yerli ultrason üretimine başlayacağını duyurdu Bolu’da öğrencilerle buluşan Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, Türkiye’nin sağlık teknolojilerinde geldiği son noktayı anlattı. Yerli ultrason üretimine başlanacağını ve gelecek yıl 700 cihazın Sağlık Bakanlığı’na teslim edileceğini açıklayan Demirkol, ayrıca 5G teknolojisi kullanılarak İstanbul’daki cerrahların Muş’taki bir hastaya uzaktan robotik böbrek ameliyatı gerçekleştirdiğini duyurdu. Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, Bolu’da düzenlenen "İhtisas Akademi 26" programında öğrencilerle buluştu. Türkiye’nin ultrason cihazı üretiminde, kanser ve lenfomalarda nokta atışı tedavi yapan CAR-T sisteminde hem de yenilikçi tedavilerde gelinen son noktayı aktaran Demirkol, dün 5G teknolojisiyle sağlık alanında yapılan başarılı bir tedaviden bahsetti. Programda İhtisas Akademi’nin sinevizyon gösterisi de izletildi. "Türkiye kendi ultrasonunu üretmeye başlıyor" Türkiye’nin kendi ultrason cihazını üretmeye başlayacağını ve önümüzdeki yılda 700 adet ultrason cihazının Sağlık Bakanlığı bünyesine kazandırılacağını açıklayan Halk Sağlığı Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, "Artık sağlık alanında kendi kalp akciğer pompamızı yapıyoruz. 2 hafta önce Sayın Bakanımızın hem Kore hem de Çin firmasıyla imzalamış olduğu anlaşma gereği, artık Türkiye kendi ultrasonunu üretmeye başlıyor. Böylelikle önümüzdeki yılda 700 tane ultrasonu Sağlık Bakanlığına bu protokol yapılan firmalar teslim edecekler. Şu anda CAR-T (Kimerik Antijen Reseptörü T-hücre) sistemi dediğimiz, özellikle lösemi ve lenfomalarda nokta atışı tedavi yapan CAR-T çalışması Ankara Etnik Şehir Hastanesi’mizde başladı. Bu sistem Türkiye’de ve dünyada gelecek 10 yılın en önemli kanser tedavilerinden biri olacak. Hem ultrasonda hem CAR-T’de hem de yenilikçi tedavilerde Türkiye, üreten sağlık olarak özellikle savunma sanayiinde aldığımız yolun çok daha ötesine gitmeyi hedefliyor" dedi. 5G teknolojisiyle uzaktan böbrek ameliyatı yapıldı Türkiye’nin yeni geçtiği 5G teknolojisi sayesinde uzaktan başarılı bir böbrek ameliyatı yapıldığını aktaran Demirkol, "Dün Muş Devlet Hastanesi’nde İstanbul Üniversitesi’ndeki hocalarımızın 5G teknolojisiyle İstanbul’dan Muş’a bağlanarak robotla başarılı bir böbrek ameliyatı yapması sağlandı. Türkiye’nin dört bir yanında, özellikle Türkiye’nin gelişen teknolojisinde, 5G teknolojisiyle bu uzaktan telecerrahi işlemlerini artırarak devam ettiriyoruz" şeklinde konuştu. Programa Yatırım Hizmetleri Genel Müdürü Mehmet Fidan, BAİBÜ Rektör yardımcıları, siyasi parti temsilcileri, öğrenciler ile vatandaşlar katıldı.