EKONOMİ - 30 Eylül 2025 Salı 09:23

Eylem yapan tarım işçileri ve aracılarına çiftçilerden çağrı: "3 ay bekleyin"

A
A
A
Eylem yapan tarım işçileri ve aracılarına çiftçilerden çağrı: "3 ay bekleyin"

Adana’da sektör temsilcileri, düşük ücret aldıkları gerekçesiyle eylem yapan mevsimlik tarım işçilerine ve aracılara seslenerek, "Çiftçimiz para kazanamadığı halde işçilerin çiftçiden fazla para talep etmeye hakkı yok. Yıl sonuna 3 ay kaldı. 3 ay beklesinler" dedi.


Türkiye narenciye üretiminin yüzde 40’ını tek başına karşılayan Adana’da hasatlar başladı. Ancak bu sene, zirai don ve aşırı sıcaklar nedeniyle verim ciddi oranda düştü. Hal böyle olunca da üretim azlığı nedeniyle tarım işçisinin talep ettiği ücret sorunu çok gündeme gelmedi. Geçtiğimiz Ocak ayında Adana, Mersin ve Hatay’da 2025 yılının tarım işçisi yevmiyeleri aracı payı dahil bin TL olarak belirlendi. İşçiler, aldıkları yevmiyeden yüzde 10’unu aracılara verince ellerine 900 TL kaldı. İşçiler ve aracılar, geçtiğimiz hafta Doğankent Mahallesi’nde toplanıp fiyatların düşük kaldığını öne sürerek eylem yapıp, ’işe çıkmayacağız’ açıklamasını yaptı. Bunun üzerine ziraat odaları, kendi aralarında bir toplantı yapıp işçi sorunu olmadığını, çiftçinin bu sene para kazanamadığı için 2025 yılının Ocak ayında yapılan anlaşmaya bağlı kalacakları konusunda hemfikir oldu.



"Paranın yüzde 10’u aracılara gidiyor"


Konuyla ilgili Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Doğan, "Valimizin başkanlığında Tarım İl Müdürlüğü, ziraat odaları, aracılar ve işçiler olarak toplanıp protokol hazırlıyoruz. Bu anlaşmanın başlangıç tarihi 01.01.2025-31.12.2025 tarihine kadar fiyatlar belirleniyor. Ne zaman Cumhurbaşkanımız asgari ücrete zam yaparsa biz de bu fiyatları arttırırız. Geçtiğimiz yıllarda tarım işçileri brüt asgari ücretin 30’da 1’ini alırlarken artık 26’da 1’ini almaya başladılar. Şu anda işçinin eline bin TL para geçiyor. Yüzde 10’unu aracılar alıyor" ifadelerini kullandı.



"3 ay beklesinler, 2025 yılı afet yılı olarak geçti"


3 ay sonra yeni anlaşma yapılacağını dile getiren Doğan, "Biz anlaşma yaparken hem aracılar hem de işçiler imza atıp yıl sonuna kadar fiyatta anlaştı. Herkes bu imzaya, bu fiyatlara sadık kalmalı. 2025 yılı afet yılı olarak geçti. Çiftçimiz bu sene soğandan, patatesten, domates, biber, karpuz, buğday ve narenciyeden para kazanamadı. Çiftçimiz para kazanamadığı halde işçilerin çiftçiden fazla para talep etmeye hakkı yok. Yıl sonuna 3 ay kaldı. 3 ay beklesinler" şeklinde konuştu.



"Aracılar çiftçinin üzerinde para kazanmaya çalışmasın"


Tarım aracılarının işçiler üzerinden para kazandığını ve işçileri, çiftçilere karşı dolduruşa getirdiğini belirten Doğan, "Şu anda işçinin sadece yüzde 20-30’u çalışmakta. İşçi bol, ürün olmadığı için çalışmıyorlar. Aracılar da çiftçinin üzerinde para kazanmaya çalışmasın. Çalışma saatleri sabah 07.00-16.00 arası. Gecenin 03.00’ünde kimsenin kalkıp tarlaya gitmesine gerek yok" diyerek sözlerini tamamladı.



Eylem yapan tarım işçileri ve aracılarına çiftçilerden çağrı: "3 ay bekleyin"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Uzman Diyetisyen Demirci: "Mevsim geçişlerinde bedeninizi dinç tutun" SANKO Üniversitesi Hastanesi Uzman Diyetisyeni Meltem Demirci, mevsim geçişlerinde bedeni dinç tutmanın günlük yaşamı sürdürmede çok önemli rolü olduğunu söyledi. Uzm. Diyetisyen Demirci, "Havaların değişmesiyle birlikte sabahları uyanmakta zorlanıyor, gün içinde kendinizi sürekli halsiz hissediyorsanız bunun nedeni doğanın kabuk değiştirdiği bu dönemlerde insan metabolizmasının da bir adaptasyon sürecine girmesidir" dedi. Isı, nem ve basınç değişimlerine ayak uydurmaya çalışan bedenimizin, bu süreci genellikle fiziksel ve zihinsel bir yorgunluk hissiyle dışa vurduğunu kaydeden Uzm. Diyetisyen Demirci, bu geçiş döneminin günlük yaşam kalitesinden ödün vermeden, doğru beslenme tercihleri ile enerjik bir şekilde atlatılabileceğini belirtti. Vücut direncini artırmak için yapılması gerekenler Uzm. Diyetisyen Demirci, mevsim geçişlerinde vücut direncinizi artıracak ve enerjinizi geri kazandıracak temel beslenme adımlarını şöyle sıraladı: "Hücrelerimizin enerji üretebilmesi için suya ihtiyacı vardır. Havaların serinlemeye veya ısınmaya başladığı dönemlerde su içme alışkanlığımız genellikle sekteye uğrar. Oysa hafif düzeyde bir susuzluk bile anında baş ağrısı, odaklanma problemi ve kronik yorgunluk olarak kendini gösterir. Günlük su tüketiminizi kilonuz başına 30 ml olacak şekilde hesaplayarak su içmeyi bir rutine dönüştürün. Çalışma masanızda, başucunuzda, arabanızda veya çantanızda her zaman kişisel bir su mataranız bulundurun. Sade suyun tadını sevmiyorsanız, kalorisiz ve doğal yöntemlerle aroma kazandırarak içimini kolaylaştırabilirsiniz. Suyunuzun içine taze nane yaprakları, limon, salatalık dilimleri, çubuk tarçın veya zencefil ekleyebilirsiniz. Mevsim meyvelerini (Çilek, elma, yaban mersini) doğrayarak, suyunuzda bekleterek hem görsel olarak cazip hem de lezzetli bir içecek elde edebilirsiniz. Kendimizi yorgun hissettiğimizde hemen canlanmak için elimiz genelde çikolatalara, şerbetli tatlılara ya da beyaz unlu poğaçalara, açmalara gider. Ancak bu yiyecekler saman alevi gibidir; kan şekerinizi bir anda fırlatıp size sahte bir enerji verir, ama hemen ardından hızla düşürerek sizi eskisinden bile daha bitkin, uykulu ve aç bırakır. Bu ani yorgunlukların önüne geçmek için kendinizi enerji verecek besinlerle destekleyin. Gün içinde tatlılar yerine sizi uzun süre tok tutacak besinleri seçin. Kahvaltıda yumurta, peynir, tam buğday ekmeği ya da yulaf; diğer öğünlerde ise nohut, mercimek gibi ev yemekleri tercih ederseniz, enerjiniz gün boyu kesintisiz devam eder." Bağırsak sağlığı önemli Yediğimiz yemekleri vücudumuzun kullanabileceği enerjiye çevirmek için B vitaminlerine ihtiyacımız olduğunu hatırlatan Uzm. Diyetisyen Demirci, şu bilgileri paylaştı: "Magnezyum kaslarımızın ve sinirlerimizin ilacı gibidir. Havalar değişirken ortaya çıkan kas ağrılarını ve ‘kolumu kaldıracak halim yok’ hissini yenmek için ıspanak, pazı gibi koyu yeşil yapraklı sebzeleri sofranızdan eksik etmeyin. Gün içinde atıştırmalık olarak ceviz, badem, kabak çekirdeği gibi kavrulmamış çiğ kuruyemişler tüketmek de bedeninize çok iyi gelecektir." Bağırsaklarımızın ikinci beynimiz olduğunu ve hastalıklara karşı savaşan savunma hücrelerimiz ile kendimizi iyi hissettiren mutluluk hormonlarımızın burada yer aldığını hatırlatan Uzm. Diyetisyen Demirci, "Bağırsaklarınız ne kadar sağlıklıysa, siz de o kadar enerjik ve mutlu olursunuz. Ev yapımı yoğurt ve ev turşusu gibi doğal gıdaları sofranıza eklemek, mevsim geçişlerinin getirdiği o gergin ve halsiz ruh halini üzerinizden atmanın en lezzetli yoludur" diye konuştu. "Unutmayın bedenimiz bizim en kıymetli hazinemizdir ve onu ne kadar doğru besler ve iyi bakarsak, yaşam kalitemiz de o kadar iyi olur" diyen Uzm. Diyetisyen Demirci, sözlerini şöyle sonlandırdı: "Yapacağınız küçük ama kalıcı değişikliklerle havaların değişimini yorgun değil, canlı ve enerjik bir şekilde karşılayabilirsiniz. Sağlıklı ve zinde günler için doğru adımlar uygulayın."
Adıyaman Kahta’da sağlık hizmetlerinde kaliteyi artıran yatırım Adıyaman’ın Kahta ilçesinde sağlık altyapısını güçlendirmeye yönelik önemli bir yatırım daha tamamlandı. Kahta Devlet Hastanesi bünyesinde uzun süredir ihtiyaç duyulan oksijen altyapısının yenilenmesi kapsamında yürütülen çalışmalar başarıyla sonuçlandı. Kurulan likit oksijen tankı sistemi devreye alınarak hastanede kritik bir eksiklik kalıcı şekilde giderildi. Yeni sistem sayesinde hastanede oksijen arzında süreklilik sağlanırken, kapasite ve güvenilirlik de önemli ölçüde artırıldı. Özellikle yoğun bakım üniteleri, ameliyathaneler ve acil servis gibi hayati öneme sahip alanlarda kesintisiz ve yüksek debili oksijen temini mümkün hale geldi. Böylece hem hasta güvenliği hem de sunulan sağlık hizmetinin kalitesi üst seviyeye taşındı. Modern ve merkezi yapıya sahip olan likit oksijen altyapısı, aynı zamanda operasyonel verimliliği artırarak teknik arıza risklerini en aza indiriyor. Yapılan yatırımın yalnızca mevcut ihtiyacı karşılamakla kalmayıp, gelecekte artabilecek hasta yoğunluğu ve olağanüstü durumlara karşı da güçlü bir hazırlık sunduğu ifade eden Uzm. Dr. Başhekim Mustafa Akel, "Hastanemizde uzun süredir ihtiyaç duyulan oksijen altyapısının güçlendirilmesini tamamlamış olmanın memnuniyetini yaşıyoruz. Devreye aldığımız likit oksijen tankı sistemi sayesinde kritik bir ihtiyacı kalıcı olarak çözüme kavuşturduk. Bu yatırım, hem hastalarımızın güvenliği hem de sağlık hizmetlerimizin kalitesini artırma adına çok önemli bir adımdır. Gelecekte oluşabilecek yoğunluklara ve olağanüstü durumlara karşı da güçlü bir altyapı oluşturduk" dedi. Başhekim Akel, hastanede kalite standartlarını yükseltmeye yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirterek, yapılan yatırımın hasta ve çalışan memnuniyetine de olumlu katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.