ASAYİŞ - 14 Mart 2025 Cuma 09:17

Eşini doğum gününde öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet ve 30 yıla kadar hapis istendi

A
A
A
Eşini doğum gününde öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet ve 30 yıla kadar hapis istendi

Adana’da eşini doğum gününde yaş pasta sürprizi yapmak isterken silahla öldüren, 2 kayınbiraderini ise silahla öldürmeye teşebbüs ettiği iddia edilen 39 yaşındaki Uğur Cöddü’nün yargılanmasına devam edildi. Savcı, esas hakkındaki mütalaasını vererek sanık Cöddü’nün ağırlaştırılmış müebbet ve 30 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını istedi.


Sarıçam Mahallesi Yavuz Sultan Selim Mahallesi’nde oturan 2 çocuk annesi Burcu Cöddü, iddiaya göre, hasarlı araç işi yapan eşi Uğur Cöddü ile yaşadığı geçimsizlik nedeniyle sık sık çocuklarını da alıp babasının evine gitti. Her seferinde aile büyüklerinin araya girmesi üzerine Burcu Cöddü çocukları ile birlikte eşi Uğur’un yanına döndü. Yine iddiaya göre, Uğur Cöddü’nün eşinin üzerine kredi çekmesi ve son olarak da eşini mevlide göndermemesi üzerine araları yeniden bozuldu. Burcu Cöddü babası Metin Şimşek’i telefonla arayarak kendisini alıp evlerine götürmesini istedi. Baba Metin ve anne Medine Şimşek 15 Mayıs 2023’te kızlarını ve 2 torununu alıp evlerine götürdü.


Burcu Cöddü, kardeşleri Süleyman ve Harun ile yengeleriyle birlikte doğum günü olan 15 Mayıs 2023’te çocuklarının kitapları ve okul kıyafetlerini almak için eşi Uğur Cöddü’nün kaldığı eve gitti. İddiaya göre Uğur Cöddü, çocuklarının kıyafetlerini vermeyince tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi sonucu Uğur Cöddü silahla eşi Burcu’yu öldürdü, kayınbiraderleri Harun ve Süleyman’ı da yaraladı.


Olaydan sonra yakalanıp tutuklanan Uğur Cöddü hakkında Adana 11.Ağır Ceza Mahkemesi’nde ’Eşe ve Kadına Karşı Kasten Öldürme, Kasten Öldürmeye Teşebbüs’ suçlarından, ölümlü olayda çıkan kavgaya karıştıkları iddia edilen sanık Uğur Cöddü’nün babası Osman Cöddü, kardeşi Ünal Cöddü ile öldürülen Burcu Cöddü’nün kardeşleri Harun ve Süleyman Şimşek, babası Metin ve annesi Medine hakkında da ’Kasten Yaralama, Silahla Basit Yaralama’ suçlarından açılan davaya devam edildi.


Duruşmaya tutuklu sanık Uğur Cöddü ile bazı tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları katıldı.


Geçen celse olay görüntüsünün kaydedildiği DVD’yi arızalı olması nedeniyle cezaevinde izleyemediğini söyleyen sanık Cöddü’ye görüntü izletilmek istendi. Ancak, teknik nedenlerden dolayı DVD izletilemedi.


Dava dosyasında başka araştırılacak husus olmaması nedeniyle mahkeme savcısı esas hakkındaki mütalaasını verdi. Savcı, sanık Cöddü’nün eşini öldürmekten ağırlaştırılmış müebbet, 2 kayınbiraderini de öldürmeye teşebbüs suçundan toplam 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti. Savcı, mütalaasında, diğer sanıkların da ’silahla kasten yaralama’ suçundan değişik hapis cezaları ile cezalandırılmalarını istedi.


Uğur Cöddü, eski savunmalarını tekrarladığını belirtti. Cöddü daha önceki savunmalarında, öldürdüğü eşi ile aralarında herhangi bir sorun olmadığını, kavga ve tartışma dahi yaşamadıklarını belirterek, "O gün eşimin doğum günüydü. Eşime sürpriz yapacaktım. Doğum günü için yaş pastasına kadar her şeyi almıştım. Ben evimize gittiğimde, eşim ve yengeleri çocuklarımın okul kıyafetlerini ve eşyalarını topluyordu. Çocuklarımın eşyalarını almalarına izin vermedim. Çıkan arbede sırasında kafama darbe aldığım için nereye ateş ettiğimi hatırlamıyorum. Burcu’yu görmedim. Önümde olup olmadığını da hatırlamıyorum. Rastgele ateş ettim. Kimi vurduğumu bilmiyorum. Eşimi öldürdüğümü Cinayet Amirliğinde öğrendim o anda yıkıldım. Çok pişmanım. Eşime hediye olarak ev almayı bile düşünüyordum, almak için satılık evlere bakıyordum. Bu olayda ölen eşimin de benim de suçum yoktur. Bütün kabahati karşı taraf başlattı" dedi.


Mahkeme heyeti, olay yeri görüntüsünün bir örneğinin cezaevine gönderilerek sanık Cöddü’ye izletilmesini kararlaştırırken, duruşmayı karar için ileri bir tarihe erteledi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da söndürülemeyen ağaç bir daireyi kullanılamaz hale getirdi Ankara’nın Keçiören ilçesinde akşam saatlerinde bir ağaçta çıkan yangın söndürülemeyince, gece saatlerinde tekrar yanarak bir daireye kullanılamaz hale getirdi. Olay, Keçiören ilçesi Adnan Menderes Mahallesi 1055’inci Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı bir binanın bahçesinde bulunan ağaçta yangın çıktı. Yangını gören apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kontrolünün ardından bir tehlike olmadığı söylendi. Akşam saat 20.00 sularında ağacın tekrar alev alması üzerine bina sakinleri tekrar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. Gece saat 00.50 sularında ağaç tekrar alev aldı. Alev alan ağaçtan yangın binada bulunan bir daireye sıçradı. Yangını fark eden bina sakinleri tekrar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Olayda kimse yaralanmazken, bir daire kullanılamaz hale geldi. Yangına ilişkin olay anını aktaran bina sakini Abdullah Çağatay, şunları söyledi: "Bire on kala koku duyduk. Hanım koku geliyor dedi ağaçtan. Pencereden baktığımda ağaç yanmaya başlamıştı. Direkt üst kattaki komşumun camının önü yanmaya başladı ağaçtan, sonra cam patladı, alevler evin içine girdi. Hemen komşumu aradım, onları uyandırdım beş kişilik bir aile vardı. 112’yi aradık. İtfaiye geldi, polis, ambulans geldi müdahale ettiler. Ama bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ihmaliyle gerçekleşti. Saat dörtte bu ağaç yanmaya başladı için, için, köz şeklinde. Bir komşumuz aradı gelmediler. Saat beşte ben aradım. İkinci aramamızda itfaiye geldi. İtfaiye geldiğinde köz sönmüştü ama inceden duman çıkıyordu tekrar. İtfaiye ateş görmediğim için su tutmuyorum dedi gelen itfaiye ekibi. Ben de buna istinaden bak vebali size olur. Aracınızın plakasının resmini çekiyorum, bir şey olursa sorumluluk sizde dedim. Bu ağaca su tutun dedik. Ağaca su tutmadılar. Akabinde saat yedi civarında tekrar ağaçtan ateş çıkmaya başladı dumanla birlikte. Tekrar aradım. İtfaiye gelmedi bu sefer. Saat sekizde ağaç bir daha tutuşmaya başlayınca, inceden, alt kattaki komşunun torunu aradı. Bu sefer aynı ekip bir daha geldi. Saat sekizde geldiler. Yine su tutmayacaklardı arkadaş bu sefer sizi videoya çekiyorum. Yine burada bir yangın çıkarsa sorumluluk sizdedir konuşunca, ağır konuşunca bu sefer de yalandan bir alttan su tuttular. Hiçbir şey yapmadan tekrar gittiler. Geride saat sekizdeki olaydan sonra da bire on kala yangın gerçekleşti. Yani bu olay göz göre göre geldi." "İhmalkarlık var burada" İtfaiyeden şikayetçi olacaklarını belirten Çağatay, "Yani gündüz dörtte-beşte iki kere arayınca itfaiye geldi. Yedide, sekizde yine iki kere arayınca itfaiye geldi. Yani bununla ilgili bu itfaiyenin neye istinaden iki kere aramak gerekiyor? Yani tek aramada gelmiyorlar veya gelen ekipler neden müdahale etmiyor? Yani illa bir ağaç için için köz köz yanıyor diyoruz. Alev görmem lazım su sıkmam için diyor. Yani böyle bir şey olmaz yani. İhmalkarlık var burada. İtfaiyeden hem şikayetçi olacağız, adli mercilere. Sonuna kadar bu şeyin arkasındayız biz" dedi. Yangında evi kullanılamaz hale gelen İlhami Aydın ise, "Bugün saat beş gibi bir yangın oldu. Ağaç yandı bizim binanın önündeki. İtfaiye iki kere aranıyor, ikincisinde geliyor. İkincisinde geldiğinde de işte geliyor işte fazla bir şey yok. Bizim komşu söylüyor bunu. Yani suyu sıktıramıyor. Suyu sıkmadan gidiyorlar. Yani bir yangın oluyor, yangın söner. Söndükten sonra da bir soğutma işlemi olur bu işin. Sen bu soğutma işlemini yapmadan gidiyorsun. Akşam ben işten geldim işte yedi sekiz arasıydı. Yedi sekiz arasında da kendim gördüm. Kendimiz söndürdük. İtfaiye geldi. İkinci geldiğinde yine iki kere aradık. İkinci geldiğinde bu yalandan böyle bir alttan su tuttu gitti. Gecede saat biz işte on bir buçuk gibi falan on bir, on bir buçuk gibi yattık. Saat on iki buçuk bire doğru alt komşunun aramasıyla uyandık. Uyanmasak zaten hani aramasa zaten biz de şu an yoktuk yani hayatta yoktuk. Aldım çocukları çıkarttım" diye konuştu. Mağdur olduğunu ve bunun çözülmesini istediğini belirten Aydın, "Benim iki tane özel çocuğum var. Onun telaşıyla onları çıkarttık. Su tuttuk falan. Ev komple kullanılmaz hale geldi. Yani bu itfaiyenin ihmali yüzünden ev şimdi kullanılmaz halde. Dışarıdayız. İki tane benim özel çocuğum var. Üç tane çocuğum var. İkisi özel. Yani bu durum ne olacak? Bu masraflar nasıl olacak? Bunların karşılanmasını itfaiyenin, Büyükşehir’in bu sorumlu olan kişilerin komple burada ne şey varsa ben şikayetçiyim. Sorumlulukları varsa gelsinler, çözsünler. Benim bu mağduriyetimi gidersinler. Şu an ortada kaldık yani. Çocuklar da mağdur. İlaçları var, şeyleri var. Şimdi ben başka yerde kalacağım. O düzenler nasıl olacak? Yani bir insanın su sıkmamasından yaşadığımız durum bu. Gerekli mercilerin gerekli şeylerini yapmasını istiyorum. Şikayetçiyim ve sonuna kadar da gideceğim bunun zaten" şeklinde konuştu. Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.