SAĞLIK - 10 Mart 2026 Salı 10:05

Dr. Eken: "Kolon kanseri tarama ile önlenebilen bir kanserdir"

A
A
A
Dr. Eken: "Kolon kanseri tarama ile önlenebilen bir kanserdir"

Acıbadem Adana Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Aynur Eken, kolon kanserinin genellikle 50 yaş ve üzerindeki bireylerde görüldüğünü belirterek, "Düzenli taramalar sayesinde kanser öncüsü olarak kabul edilen polipler erken dönemde tespit edilebilir. Bu şekilde kanser gelişimi önlenebilir. Kolon kanseri önlenebilir bir kanserdir" dedi.


Kolon kanserinin kalın bağırsağın iç yüzeyini döşeyen hücrelerden geliştiğini belirten Acıbadem Adana Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Aynur Eken, "Hastalık çoğu zaman polip adı verilen iyi huylu oluşumların zaman içinde kansere dönüşmesiyle ortaya çıkıyor. Dönüşüm süreci genellikle yıllar içinde gerçekleştiğinden aslında erken tarama için önemli bir fırsat sunar. Kolonoskopi sırasında tespit edilen polipler çıkarılarak kanser gelişimi büyük ölçüde önlenebilir" ifadelerini kullandı.


"İşlenmiş etten uzak durun"


Beslenme alışkanlıklarının kolon kanseri gelişiminde önemli rol oynadığını belirten Eken, "Özellikle işlenmiş et ürünleri risk artışıyla güçlü şekilde ilişkilendirilmekte. Dünya Sağlık Örgütü bünyesindeki Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı tarafından yapılan değerlendirmelerde salam, sosis, sucuk ve pastırma gibi işlenmiş et ürünlerinin ‘insanlarda kansere neden olduğu kesin olan maddeler’ sınıfında yer alır. Araştırmalar günlük yaklaşık 50 gram işlenmiş et tüketiminin kolon kanseri riskini ortalama yüzde 18 oranında artırabildiğini göstermektedir. Bunun yanı sıra ileri yaş, ailede kolon kanseri öyküsü bulunması, daha önce bağırsak polibi tespit edilmiş olması, ülseratif kolit ve Crohn hastalığı gibi inflamatuvar bağırsak hastalıkları, obezite, hareketsiz yaşam tarzı, sigara ve alkol kullanımı ile kırmızı et ağırlıklı beslenme de kolon kanseri gelişme riskini artıran önemli faktörler arasında yer alır" diye konuştu.


"Erken dönemde belirti vermeyebilir"


Kolon kanserinin erken evrede çoğu zaman belirti vermediğini vurgulayan Eken, "Bazı şikayetler mutlaka doktora başvurulması gerektiriyor. Bu belirtiler arasında dışkılama alışkanlığında değişiklik, dışkıda kan görülmesi, açıklanamayan kilo kaybı, karın ağrısı veya şişkinlik, demir eksikliğine bağlı kansızlık ve sürekli yorgunluk yer alıyor" dedi.


"Tarama hayat kurtarır"


Kolon kanserine karşı taramanın hayati öneme sahip olduğunu ifade eden Dr. Eken, genel olarak 50 yaşından itibaren düzenli tarama yapılmasının önerildiğini söyledi. Aile öyküsü bulunan bireylerde ise taramaya daha erken yaşta başlanabileceğini belirten Eken, "Gaitada gizli kan testi, sigmoidoskopi ve özellikle kolonoskopi kolon kanseri taramasında kullanılan yöntemlerdir. Kolonoskopi altın standart yöntemdir ve bu işlem sırasında hem kanser erken dönemde tespit edilebilir hem de kanserleşme potansiyeli taşıyan polipler çıkarılabilir" ifadelerini kullandı.


Sağlıklı yaşam riski azaltabiliyor


Kolon kanseri riskinin tamamen ortadan kaldırılamasa da sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla azaltılabileceğini belirten Dr. Aynur Eken, liften zengin beslenmenin önemine dikkat çekerek "Sebze, meyve ve tam tahıl tüketiminin artırılması, düzenli fiziksel aktivite yapılması, sağlıklı kilo kontrolü sağlanması, sigaranın bırakılması ve alkol tüketiminin sınırlandırılması riskin azaltılmasına katkı sağlayabiliyor" diye konuştu.


"Belirti beklemeden tarama yaptırın"


Kolon kanserinin önlenebilir ve erken tanı ile büyük ölçüde tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu vurgulayan Eken, "Belirti ortaya çıkmasını beklemeden yaşa ve risk durumuna uygun taramaların yapılması gerekir. Erken teşhis hayat kurtarır" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Siirt Siirt’te doğa yürüyüşünde milyonlarca yıllık fosiller gün yüzüne çıktı Siirt’te gerçekleştirilen doğa yürüyüşünde milyonlarca yıllık fosiller gün yüzüne çıktı. Siirt Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yılmaz Çekmen ve üniversite yürüyüş ekibi, Bağgöze köyü ve Botan Milli Parkı bölgesinde yaptıkları 15 kilometrelik yürüyüş sırasında dikkat çeken fosil kalıntılarıyla karşılaştı. Bağgöze köyündeki havuzlu çeşme bölgesine ulaşan ekip, köydeki çobanların çevredeki dağlardan topladıkları fosilleri sergileyerek adeta açık hava müzesi oluşturduğunu belirtti. Bölgedeki fosillerin milyonlarca yıl öncesine ait olduğu ifade edilirken, herhangi bir eğitim almadan fosilleri toplayan köylülerin bölgenin doğal tarihine ışık tuttuğu kaydedildi. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Çekmen, bölgede 35 milyon, 66 milyon ve hatta 400 milyon yıl öncesine uzanan fosillerin bulunduğunu söyledi. Çekmen, bulunan kalıntılar arasında gastropodlar, ammonitler, deniz kestaneleri, istiridyeler ve farklı deniz canlılarına ait fosillerin yer aldığını ifade etti. Bölgedeki fosil yoğunluğunun, milyonlarca yıl önce burada deniz canlılarının yaşamış olmasından kaynaklandığını belirten Çekmen, yaşanan depremler ve jeolojik hareketler sonucu canlı kalıntılarının kireç ve toprak tabakaları altında fosilleşerek günümüze ulaştığını dile getirdi. Bağgöze ve Botan bölgesinin sahip olduğu fosil çeşitliliğiyle açık hava müzesi niteliğinde olduğunu vurgulayan Yılmaz Çekmen, bölgenin akademik açıdan detaylı şekilde araştırılması gereken önemli alanlardan biri olduğunu söyledi.
Aydın "Adnan Menderes idam edilmeden önce hemşehrilerinin silahlarını topladılar" Aydın’da medya ve darbelerin toplumsal etkilerinin ele alındığı "Medya ve Darbeler" konulu panelde bugüne kadar kaleme alınmayan bazı gerçekler dile getirildi. Panele katılan köylüler Adnan Menderes’in idam edildiği yıl, köylülerin önce tüm silahlarının toplandığını ardından Çine çayından karşıya geçişlerinin bile izin verilmediğini anlattılar. Köyün eski muhtarı Mehmet Demir, "O yıl köylülerimizin tarlaya gidişine bile izin verilmediği için ekilen pamuklar susuzluktan kurumuş" diyerek Aydın halkının baskı altında tutulduğunu belirtirken, köy halkından Lütfi Küçük ise "Ben de adını taşıdığım dedemden dinlerdim. Merhum Başvekil Adnan Menderes’i diam etmeden önce köylülerin evlerine baskın yapıp silah sayılabilecek ne varsa hepsini didik didik arayıp toplamışlar. Hemşehrileri Menderes’e sahip çıkar diye her türlü baskı yapılmış" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Muğla Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda Aydın Adnan Menderes Müzesi’nde gerçekleştirilen ‘Medya ve Darbeler’ panelinde 27 Mayıs 1960 darbesinin bilinmeyen yönleri de ele alındı. Panelde, Türkiye’de darbelerin medya üzerindeki etkileri ile medyanın darbeler sürecindeki rolü akademik ve tarihsel boyutlarıyla değerlendirilirken, 27 Mayıs 1960 Darbesi öncesi ve sonrasında Aydın’da yaşanan ve kayıtlara geçmeyen olaylar da dile getirildi. Panelin moderatörlüğünü, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Sinema Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Turan Akkoyun yaptı. Hüsna Yılmaz, Bircan Kayacan ve İrem Delice’nin konuşmacı olarak katıldığı panelde en ilginç konuları ise köyün eski muhtarı Mehmet Demir ile köy sakinlerinden Lütfü Küçük dile getirdi. "Menderes idam edildiği yıl pamukların sulanmasına bile müsaade edilmedi" Panelde, ülkede yaşanan darbeler öncesi, darbe sırasında ve sonrasında medyanın tutumu durumu ve özellikle dış basının dış kaynaklı yazıları ve manşetleri de ele alınırken panel sonunda katılımcıların soruları cevaplandırıldı. 15 Temmuz hain darbe girişiminde demokrasiye sahip çıkan halkın 27 Mayıs 1960 darbesinde aynı refleksi niçin gösteremediğine ilişkin sorular üzerine söz alan köyün eski muhtarı Mehmet Demir ve köy halkından Lütfü Küçük, bu dönemde yaşananların pek çok kişi tarafından bilinmediğini ve o dönemde yazılmadığını belirtti. Menderes’i aslında hemşerilerinin sahip çıktığını ancak o dönem insanların evlerinin dışına çıkmasına bile müsaade edilmediğini belirten Demir ve Küçük, "1960 yılında Çakırbeyli ve çevresindeki pamuk tarlalarındaki pamuklar maalesef sulanmasına bile müsaade edilmediği için kurudu. Bu halkın pamuk tarlasına gitmesine bile askeri cunta müsaade etmedi. Maalesef bazı ortamlarda Menderes’in hemşerileri ‘Menderes’e sahip çıkmadı’ diye suçlanır. O zamanlar iletişim araçları yaygın değil. Demokrasinin durumu belli. Maalesef Menderes idam edilmeden önce ev ev dam dam bu memlekette aranmadık yer kalmamış. Dolma tüfekten tabancaya kadar vatandaşın tüm silahları yatak yorgan arasından alınıp toplanmış. Yetmemiş insanların evlerinden çıkıp tarlasındaki pamuğu sulamasına dahi müsaade etmemişler. O yıl pamuklar bile kurumuş" diyerek 27 Mayıs 1960 darbesinin Aydın’da kayda geçmeyen acı yönlerini dile getirdiler.