SAĞLIK - 21 Mayıs 2026 Perşembe 11:33

Değişken hava şartları kronik hastalığı olanları tehdit ediyor

A
A
A
Değişken hava şartları kronik hastalığı olanları tehdit ediyor

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meriç Zeydan, mevsim geçişlerinde yaşanan hava değişimlerinin astım ve KOAH gibi kronik solunum yolu hastalığı bulunan bireylerde atak riskini yükseltebildiğini söyleyerek, "Kronik hastalığı olan kişilerin bu dönemlerde ilaçlarını düzenli kullanmaları ve ani sıcaklık değişimlerine karşı daha dikkatli olmaları gerekiyor" dedi.


Bağışıklık sistemi, mevsim geçişlerinde yaşanan ani hava değişimlerinden genellikle olumsuz etkileniyor. Bunun sonucunda ise üst solunum yolu enfeksiyonlarından alerjiye, bağırsak sorunlarından migrene kadar birçok probleme kapı aralanıyor. Medline Adana Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meriç Zeydan, özellikle kronik hastalığı olanların bahar aylarında daha yüksek risk altında olduklarını söyleyerek uyarı ve önerilerde bulundu.


Mevsim geçişlerinde risk artıyor


Uzm. Dr. Zeydan, mevsim geçişlerinde en sık karşılaşılan sağlık sorunları arasında üst solunum yolu enfeksiyonları, grip, nezle, sinüzit ve boğaz enfeksiyonlarının yer aldığını belirterek, "Ani sıcaklık değişimleri nedeniyle özellikle sabah ve akşam saatlerinde ince giyinmek, vücudun savunma sistemini zayıflatabiliyor. Bunun yanı sıra alerjik bünyeye sahip kişilerde polen artışı ve hava değişiklikleri nedeniyle alerjik rinit, göz sulanması, hapşırık ve nefes darlığı gibi şikayetlerde artış görülüyor. Astım ve KOAH gibi kronik solunum yolu hastalığı bulunan bireylerde ise atak riski yükseliyor. Kronik hastalığı olan kişilerin bu dönemlerde ilaçlarını düzenli kullanmaları ve ani sıcaklık değişimlerine karşı daha dikkatli olmaları gerekiyor. Bahar aylarındaki dengesiz hava şartları yalnızca bağışıklık sistemini değil, dolaşım sistemini de etkileyebiliyor. Hava basıncındaki değişiklikler ve sıcaklık dalgalanmaları, tansiyon hastalarının kan basınçlarında ani yükselme veya düşmelere yol açabiliyor. Özellikle ileri yaş grubunda bulunan kişilerde kalp ve damar hastalıkları açısından risk artabiliyor. Bunun yanında migren hastalarında baş ağrısı ataklarının sıklaştığı, romatizmal rahatsızlığı olan kişilerde ise eklem ağrılarının arttığı gözlemleniyor" diye konuştu.


Depresyona yol açabiliyor


Hava değişimlerinin ruh sağlığı üzerinde de etkisini gösterdiğini belirten Zeydan, "Düzensiz iklim şartları bazı kişilerde mutsuzluk, isteksizlik ve enerji düşüklüğüne neden olabiliyor. Özellikle uyku düzeninin bozulmasıyla birlikte dikkat dağınıklığı, konsantrasyon kaybı ve tahammülsüzlük gibi şikayetler ortaya çıkabiliyor. Bazı bireylerde ise kaygı düzeyinde belirgin bir artış görülürken, depresif ruh hali bile gelişebiliyor" dedi.


Uzm. Dr. Meriç Zeydan, şu uyarılarda bulundu:


"Hava durumunu günlük takip edin ve ani sıcaklık değişimlerine karşı hazırlıklı olun. Sabah ve akşam saatlerinde sıcaklık farkı arttığı için katmanlı giyinmeyi tercih edin. Bağışıklık sistemini desteklemek için sebze, meyve ve protein açısından dengeli beslenin. Gün içerisinde yeterli miktarda su tüketerek vücudun sıvı dengesini koruyun. Uyku düzenine dikkat edin, her gün yeterli ve kaliteli uyumaya özen gösterin. Düzenli yürüyüş ve hafif egzersizlerle hem metabolizmayı hem de ruh sağlığınızı destekleyin. Kapalı ve kalabalık ortamlarda hijyen kurallarına dikkat edin, ellerinizi sık sık yıkayın. Astım, alerji, tansiyon veya kalp hastalığı gibi kronik rahatsızlığınız varsa ilaçlarınızı düzenli kullanın, kontrollerinizi aksatmayın. Güneş ışığından mümkün olduğunca faydalanarak açık havada vakit geçirmeye çalışın. Uzun süren halsizlik, yüksek ateş, nefes darlığı veya şiddetli baş ağrısı gibi belirtilerde zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bakırköy’de Kurban Bayramı öncesi gıda denetimi gerçekleştirildi İstanbul’un Bakırköy ilçesinde Kurban Bayramı öncesinde tatlı, şekerleme, çikolata ve unlu mamul üretimi yapan işletmelere yönelik denetim yapıldı. Denetime katılan İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürü Suat Parıldar, "İstanbul’da 2026 yılında ilk 4 aylık süre içerisinde 90 bine yakın gıda denetimi gerçekleştirdik ve bu gıda denetimlerimde uygunsuzluk tespit etmiş olduğumuz, bin 523 işletmeye yaklaşık 250 milyon liraya yakın cezai işlem uyguladık. 2025 yılında İstanbul’da yaklaşık 230 bin gıda denetimi gerçekleştirdik. Uygunsuzluk tespit ettiğimiz 10 bini aşkın işletmeye de 620 milyon lira idari para cezası uyguladık" dedi. İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince yaklaşan Kurban Bayramı öncesi sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişim için denetimler gerçekleştirildi. Bakırköy’de kasap, şarküteri ve pastane gibi işletmelere yönelik yapılan denetimlerde ürünlerin son kullanma tarihi, saklama şartları, soğuk gıda zincirine ve hijyenik şartlara uygunluğu kontrol edilirken, kurallara uymadığı tespit edilen işletmelere ise cezai işlem uygulandı. "2026 yılında 90 bine yakın gıda denetimi gerçekleştirdik" Denetime katılan İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürü Suat Parıldar, "800’ü aşkın gıda kontrol görevlisi arkadaşlarımızla beraber 7 gün 24 saat vatandaşlarımızın güvenilir gıdaya erişimi konusunda denetimlerimizi yoğun bir şekilde devam ettiriyoruz. Özellikle tatlı sektöründe çikolata, şekerleme, unlu mamüller sektöründe denetimlerimizi Bakanımızın talimatlarıyla yoğunlaştırmış bulunmaktayız. Kurban Bayramı’nda kesilen kurbanlarımızın etlerinin de işlendiği gerek şarküteriler, gerekse kasaplar nezdinde denetimlerimizi yapıyoruz. Denetimlerde kıyma makineleri ve ekipmanların temizliği ve hijyeni hem saklama şartları hem de işletmede bulunan görevli çalışanın da aynı zamanda hijyen belgesi açısından da kontrollerini gerçekleştiriyoruz. Ürünlerin sıcaklık kontrolleri, soğuk zincir süreçlerini ve ürünlerin proseslerinin de yine denetimlerimizde yerinde denetliyoruz. Bu kapsamda İstanbul’da 2026 yılında ilk 4 aylık süre içerisinde 90 bine yakın gıda denetimi gerçekleştirdik ve bu gıda denetimlerimde uygunsuzluk tespit etmiş olduğumuz, bin 523 işletmeye yaklaşık 250 milyonun üzerinde cezai işlem uyguladık. Yine 2026 yılında bin 500’e yakın numune aldık, değerlendirilme numunelerin 141 uygunsuz analizle ilgili de cezai işlem uyguladık. 2026 yılı içerisinde halk sağlığını tehlikeye düşürecek ürünleri üretmek ya da piyasa arz etmek suretiyle insan sağlığını tehlikeye atan yaklaşık 28 işletmeyle ilgili işlem yaparak, savcılığa suç duyurusunda bulunduk. 104 işletmeyi ise faaliyetten men cezası uygulamış olduk. Bu denetimlerin hepsini tüketicilerimizin güvenilir gıdaya erişmesi açısından sıfır toleransla yerine getiriyoruz" dedi. "620 milyon lirayı aşkın idari para cezası uyguladık" 2025 gıda denetimi verilerine değinen Parıldar, "Bakanlığımız hem üretim safhasında hem de tüketiciyle buluştuğu nihai satış noktalarında aralıksız bu denetimlerini gerçekleştiriyor. 2025 yılında İstanbul’da yaklaşık 230 bin gıda denetimi gerçekleştirdik. Uygunsuzluk tespit ettiğimiz 10 bini aşkın işletmeye de 620 milyonu aşkın idari para cezası uyguladık. Gıda güvenliği için durmak yok, çalışmaya devam diyoruz" diye konuştu. Ayrıca 95 işletme hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu, 290 işletme hakkında ise faaliyetten men kararı verildiği; denetimler kapsamında 8 bin 4 adet numune alındığı ve yapılan analizler sonucunda 590 numunede olumsuzluk tespit edilerek gerekli yasal işlemler uygulandığı kaydedildi.
Samsun Meslek lisesi öğrencileri atık boruları sanata dönüştürdü SAMSUN (İHA) – Samsun’da Atakum Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, hurda tesisat malzemelerini geri dönüştürerek dekoratif aydınlatma ürünlerine dönüştürdü. Öğrencilerin hazırladığı proje kapsamında atık çelik borular ve fittings parçaları kullanılarak retro aplikler, şamdanlar ve çeşme görünümlü aydınlatmalar yapıldı. Atakum Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Tesisat Teknolojisi Alanı öğrencileri Bedirhan Yiğit Kusan ile Hıdır Avlav tarafından hazırlanan "Atık Çelik Borulardan Retro Aplik Yapımı" projesi, sıfır atık ve geri dönüşüm temasıyla dikkat çekti. Okulda sergilenen projede kullanılmayan demir borular ile tesisat ek parçaları yeniden değerlendirilerek estetik ürünlere dönüştürüldü. Otobüs kazasında hayatını kaybeden Samsunsporlu futbolcular için çerçeve Projede görev alan öğrencilerden Bedirhan Yiğit Kusan, amaçlarının hem geri dönüşüme dikkat çekmek hem de atık malzemeleri ekonomiye kazandırmak olduğunu söyledi. Kusan, "Projemiz hurda tesisat malzemelerinin geri dönüşümü ile alakalı bir projedir. Çalışmamızda dekoratif aydınlatma ürünleri kullandık. 55 temalı görselimizi de atık malzemeleri kullanarak yaptık. Ayrıca otobüs kazasında hayatını kaybettiğimiz Samsunsporlu futbolcularımızın anısına bir çalışma hazırladık. Atık malzemelerden şamdan yaptık. Çeşme görünümlü aydınlatma ürünlerimiz de bulunuyor" diye konuştu. Projede danışman öğretmenler Hakan Görgülü ve Abdulkadir Kaya’nın rehberliğinde çalışmalar yürütüldü. Öğrenciler tarafından hazırlanan ürünlerin hem görsel açıdan ilgi çekici olduğu hem de geri dönüşüm konusunda farkındalık oluşturmasının hedeflendiği belirtildi. Okul yönetimi ise proje sayesinde öğrencilerin mesleki becerilerini geliştirdiğini, aynı zamanda çevre bilinci kazanarak atık malzemelerin yeniden kullanımına yönelik örnek çalışmalar ortaya koyduğunu ifade etti.
Eskişehir Anadolu Üniversitesi, Türk Mutfağı Haftası’nda kültürel mirası sofraya taşıdı Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi tarafından, 21-27 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Türk Mutfağı Haftası kapsamında, Eskişehir Valiliği iş birliğiyle ’Bir Sofrada Miras’ etkinliği gerçekleştirildi. Turizm Fakültesi Fuaye Alanı’nda düzenlenen etkinlik akademisyenleri, sektör temsilcilerini, öğrencileri ve protokol üyelerini aynı sofrada buluşturdu. Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, gastronominin kültürel mirasın önemli bir parçası olduğuna dikkat çekerek Anadolu Üniversitesinin gastronomi alanındaki güçlü eğitim vizyonunu vurguladı. Rektör Adıgüzel, "Anadolu Üniversitesinde, Turizm Fakültesi Gastronomi Bölümündeki arkadaşlarımızla, hayatımızın tadı tuzu olan bu yemek olayını bir sanata dönüştürmüş durumdayız. Yemek de bir sanattır, tatlı da bir sanattır. Mutfak Sanatları Bölümümüz, Türkiye’deki belki onlarca gastronomi bölümünden bir tanesi ama en iyilerinden biri. Öğrencilerimiz daha mezun olmadan sektörde iş bulabilecek yetkinliğe sahip oluyor. Anadolu Üniversitesi kampüsü, öğrenci memnuniyetinin en yüksek olduğu kampüslerden biri. ‘Türkiye’nin en mutlu kampüsü’ ifadesi yalnızca bir slogan değil, gerçeğin ifadesidir" dedi. "Akademi ve sektör iş birliği öğrencilerimize güç katıyor" Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Yılmaz ise, fakültenin uygulama odaklı eğitim anlayışına ve sektörle kurduğu güçlü bağlara dikkat çekti. Yılmaz, "Gerçekten her biri sektör için çok önemli birer değer olacak arkadaşlarımız burada yetişiyor. Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi, sunduğu bu vizyonla sadece Eskişehir için değil, tüm Türkiye için bir gurur kaynağıdır. Sektörün ve akademinin bu şekilde iç içe geçmesi, öğrencilerimizin henüz mezun olmadan geleceğe güvenle bakmasını sağlıyor. Yunus Emre Kampüsü’nün huzurlu atmosferinde bu çalışmaları yürütmek bizler için büyük bir mutluluk" ifadelerini kullandı. Türk mutfağının kültürel mirası farklı yönleriyle ele alındı Açılış konuşmalarının ardından Türk Mutfağı Haftası kapsamında gerçekleştirilen ’Bir Sofrada Miras’ etkinliği, Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü ile Turizm Rehberliği Bölümü öğrencilerinin uygulama ve proje çalışmalarını bir araya getirdi. Türk mutfağının kültürel mirasını farklı yönleriyle ele alan etkinliklerde öğrenciler hem akademik hem de uygulamalı çalışmalarını katılımcılarla buluşturdu. Öğrenciler hazırladıkları yemekleri sundu Etkinlik kapsamında Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencileri dersleri kapsamında hazırlanan özel sunumlar davetlilerin beğenisine sunuldu. Öğrenciler tarafından hazırlanan lezzetlerde Türk mutfağının geleneksel tatları modern gastronomi anlayışıyla yorumlanırken, tarihi gelişim ve kültürel miras unsurları da ön plana çıkarıldı. Bitirme tezi poster sergisi merakla takip edildi Program çerçevesinde ayrıca Turizm Rehberliği Bölümü öğrencileri tarafından hazırlanan "Geçmişin Kapıları Turist Rehberleri ile Aralanıyor" başlıklı bitirme tezi poster sergisi de ziyaretçilerin beğenisine açıldı. Sergide öğrencilerin Türkiye’nin tarihi, kültürel ve turistik değerlerine yönelik hazırladığı akademik çalışmalar tanıtıldı. Etkinliğe; Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Eskişehir Vali Yardımcısı Oğuz Şenlik, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Erkan Erdemir ve Prof. Dr. Köksal Büyük, Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Bostancı, Genel Sekreter Ecevit Öksüz, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Yılmaz, Dekan Yardımcıları Doç. Dr. Merve Özgür Göde ve Doç. Dr. İnci Oya Coşkun, bölüm başkanları, TÜRSAB Bölge Başkanı Özgür Ersoy, Eskişehir İl Kültür ve Turizm Müdürü Bülent Avnamak, yönetim kurulu üyeleri, sektör temsilcileri ile çok sayıda öğrenci katıldı.
Kayseri Eniştesini bıçakla yaralayan şahıs: "İlaçlarımı içmiyordum, uykudan uyandığımda kendimi kaybettim" Kayseri’de uyandığında evinde gördüğü eniştesini bıçakla yaralayan sanığın yargılanmasına devam edildi. Uyandığında evinde gördüğü eniştesini bıçakla yaralayan S.S:’nin yargılanmasına 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Kasten öldürmeye teşebbüs suçundan Metris Cezaevi’nde tutuklu bulunan S.S., duruşmaya SEGBİS sistemi üzerinden bağlandı. Ekranda ailesi ve küçük kızını mahkeme salonunda görünce gözyaşlarını tutamayan sanık "Çok pişmanım" dedi. Duruşmada kendini savunan sanık, "Ben uyurken eniştem ve kız kardeşim misafirliğe gelmiş, mutfakta oturuyorlardı. Bir anda tezgahın üzerinde duran bıçağı alarak eniştemi yaraladım" dedi. Eniştesinin çok iyi bir insan olduğunu ve kendisiyle hiçbir husumeti bulunmadığını belirten S.S., pişmanlığını olduğunu, duygu durum bozukluğu sebebiyle ilaç kullandığını belirterek, "Bir haftadır ilaçlarımı içmiyordum, uykudan uyandığımda kendimi kaybettim" dedi. Sanığın avukatı, o anların görgü tanığı olan yaralanan Y.Ö.’nün eşinin de sanıkla paralel ifadeler vermesi sebebiyle sanık S.S.’nin öldürme kastı olmadığı ve kontrolünü kaybedip psikolojik sorunları sebebiyle eylemi gerçekleştirdiğini belirterek sanığın tahliyesini istedi. Savcılık mütalaasında tahliye talebinde bulunuldu. Mahkeme heyeti, süreçte sanığın tutuklu halinin devamına karar vererek davayı ileri tarihe erteledi.