SAĞLIK - 21 Şubat 2025 Cuma 09:46

Bölgesel beslenme alışkanlıkları kanser riskini arttırabilir

A
A
A
Bölgesel beslenme alışkanlıkları kanser riskini arttırabilir

İç Hastalıkları Anabilim Dalı-Tıbbi Onkoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Ahmet Gülmez, beslenme alışkanlıklarının mide, yemek borusu ve kalın bağırsak kanserlerinde artışa sebep olduğunu belirterek, "Kömür ateşinde pişirilen et ürünlerinin fazla tüketilmesi, bu kanser türlerinin görülme sıklığını artırmaktadır" dedi.


Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi İç Hastalıkları Anabilim Dalı - Tıbbi Onkoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Ahmet Gülmez, Çukurova Bölgesi’nde özellikle cilt kanserlerinin dikkat çektiğini kaydetti.


Doç. Dr. Ahmet Gülmez, şunları söyledi:


"Adana’nın yoğun güneş ışığı alması, cilt kanseri vakalarının bölgedeki en önemli risk faktörlerinden biri olarak öne çıkmasına neden olmaktadır. Özellikle ultraviyole ışınlara maruz kalmanın fazla olması nedeniyle açık tenli bireyler daha fazla risk altındadır. Güneş ışınlarının en yoğun olduğu 11.00 - 15.00 saatleri arasında güneşe çıkmaktan kaçınılmalı, güneş koruyucu kremler düzenli olarak kullanılmalı ve vücutta yeni oluşan ya da büyüyen benler konusunda dikkatli olunmalıdır. Şüpheli durumlarda dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır."


Bölgedeki beslenme alışkanlıklarının mide, yemek borusu ve kalın bağırsak kanserlerinde artışa sebep olduğunu ifade eden Gülmez, "Kömür ateşinde pişirilen et ürünlerinin fazla tüketilmesi, bu kanser türlerinin görülme sıklığını artırmaktadır. Bölgedeki tarım faaliyetlerinin de bazı kanser türlerinin görülme oranlarını etkileyebileceğini biliyoruz. Tarım ilaçlarına maruziyet, özellikle tiroit, karaciğer, böbrek, idrar yolu, pankreas ve hematolojik kanserlerin risk faktörleri arasında yer almaktadır" diye konuştu.


Erken teşhisin önemine dikkat çeken Gülmez, Türkiye’de üç kanser türü için düzenli tarama programları uygulandığını belirterek şunları sıraladı:


Kalın Bağırsak (Kolorektal) Kanseri: 50 yaş üzerindeki bireylerin her 2 yılda bir gaitada gizli kan testi yaptırması, 10 yılda bir kolonoskopi yaptırması önerilmektedir. Ailesinde erken yaşta kalın bağırsak kanseri öyküsü olan veya inflamatuvar bağırsak hastalıkları bulunan bireylerin taramalarını daha erken yaşta yaptırmaları gerekmektedir.


Meme Kanseri: 20 yaşından itibaren kadınların aylık kendi kendine meme muayenesi yapması, yılda bir kez doktor kontrolüne gitmesi ve 40-69 yaş arasında 2 yılda bir mamografi çektirmesi önerilmektedir.


Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri: 30-65 yaş arası kadınlara 5 yılda bir HPV-DNA testi ve smear testi yaptırmaları önerilmektedir.


Kanserle mücadelede farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Gülmez, "Erken teşhis merkezleri (KETEM) bu konuda önemli bir rol üstlenmektedir. Ancak, tarama programlarına yeterli katılım sağlanmaması, hastaların ileri evrede teşhis almasına neden olmaktadır. Bu nedenle, özellikle sağlıklı bireylerin de düzenli taramalara katılması büyük önem taşımaktadır" dedi.


Son olarak, toplumda kanser farkındalığını artırmak amacıyla sosyal projeler ve bilgilendirme programlarının yaygınlaştırılması gerektiğini belirten Gülmez, "Kanser taramalarına katılımın teşvik edilmesiyle erken teşhis oranlarını artırabilir ve toplum sağlığını koruyabiliriz" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya’da denizin dibi dileklerle doldu: Ev, araba ve sağlık istekleri Antalya’da Hıdırellez gecesi denize atılan dilek kağıtları ve poşetler dalgıçlar tarafından toplanırken, denizden çıkan dilekler arasında ev, araba ve sağlık istekleri dikkat çekti. Antalya’da her yıl 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece kutlanan Hıdırellez kapsamında denize atılan dileklerin yer aldığı poşet ve kağıtlar, dalgıçlar tarafından toplanarak temizlendi. Baharın gelişini, bolluk ve bereketi simgeleyen Hıdırellez’de vatandaşlar, dileklerini su geçirmez poşetler içerisinde kırmızı kurdele veya keselerle sararak denize bırakıyor. Dalgıçlar, gerçekleştirdikleri deniz temizliği çalışmalarında diğer atıkların yanı sıra bu dilek poşetlerini de toplayarak çevre kirliliğinin önüne geçmeye çalışıyor. Deniz tabanı dileklerle doldu Deniz tabanının Hıdırellez dilekleriyle dolu olduğunu belirten dalgıç Hüseyin Fırat, "Baharın gelişi, bereket, sağlık ve umutla ilişkilendirilen Hıdırellez 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece kutlanır. Maalesef bizim de bu hafta sonu yaptığımız dalışta Hıdırellez’den kalma dilekler karşımıza çıktı. Her yer kağıt parçası, elimden geldiğince topladım ama bitecek gibi değil. Lapa lapa olmuşlar. Hıdırellez dileklerini topluyor ve denizi temizliyoruz. Kırmızı keselerin içi hep dilek notlarıyla dolu. Hatta birisi anahtarlarla birlikte atmış dileğini, muhtemelen ev diliyor. Neredeyse her dilek kağıdının veya kesesinin içinde de madeni 1 TL vardı. Her biri 1 TL olmak üzere toplam 58 TL topladım" dedi. Dilekler arasında ev, araba, evlilik, torun, sınırsız para, hastalığın geçmesi ve çocuk gibi istekler yer aldı Bazı poşetlerde birden fazla kişinin dileğinin yer aldığını anlatan Fırat, "Açtığım poşetlerden 7-8 farklı kağıt çıktı. Birçok kişi dileklerini koyduğu poşet ve kesenin içine bir de taş koymuştu. Dilek kağıtlarının dalgaların etkisiyle karaya vurmasını engellemeyi amaçlamışlar. Dilek notları genellikle kırmızı keselerin içine konulmuş veya kırmızı iple bağlanmıştı. Mürekkepli kağıtlar, kaplamalı notlar, kurdeleler ve poşetler maalesef denizleri kirletiyor. Kimsenin inancıyla dalga geçmek istemedik. Amacımız deniz kirliliğine dikkat çekmekti. 1 saatlik dalışta 1’er TL’den olmak üzere toplamda 58 TL madeni para topladık. Doğadan bir şey istiyorsak, doğaya zarar vermeden yapmalıyız" diye konuştu. Konyaaltı Varyant ve Atatürk Parkı çevresinde dalış yaparak denizden poşet ve kağıtları toplayan Fırat, dilekler arasında ev, araba, cep telefonu, elektrikli süpürge, evlilik, torun, sınırsız para, hastalığın geçmesi ve çocuk gibi isteklerin yer aldığını söyledi.