ASAYİŞ - 14 Mart 2025 Cuma 09:26

Aile hekimini çaydanlıkla darbeden sanık tahliye edildi

A
A
A
Aile hekimini çaydanlıkla darbeden sanık tahliye edildi

Adana’da eşine işe giriş için rapor almak isterken aile hekimi Can Cevher Gürler’i elektrikli çaydanlık ile döverek ağır yaraladığı iddiası ile ’kamu görevlisi tabibe karşı kasten silahla nitelikli yaralama, hakaret ve tehdit’ suçlarından 15.5 yıla kadar hapsi istenen 49 yaşındaki Seracettin Demirel yargılandığı mahkemede ilk duruşmada tahliye edildi.


Seyhan ilçesi Dumlupınar Mahallesi’nde oturan seyyar satıcı Seracettin Demirel, eşi Hori için işe giriş raporu vermediği gerekçesiyle 10 Eylül 2024’te Dumlupınar Sağlık Ocağı’na giderek aile hekimi Can Cevher Gürler ile tartıştı. Seracettin Demirel, tartışma sırasında iddianamede yer alan iddialara göre, "Benim bunu dövmem gerekiyor, bu kaşınıyor" dedikten sonra odada eline geçirdiği çelik çaydanlıkla Dr. Gürler’in kafasına ve vücudunun değişik yerlerine vurdu. Yine iddianamede yer alan bilgilere göre Demirel, Dr. Gürler’i ölümle tehdit ettikten sonra, "Sen bu raporu vermek zorundasın. 150 bin lira maaş alıyorsun, devlet seni buraya neden gönderdi bilmiyorum, terbiyesiz. Seni buradan göndereceğim" diyerek hakaret ve tehditte bulundu. Saldırı sonucu sol omzunda çıkık, kafatasında çatlak ve açık yaralar oluşan Dr. Gürler, Seyhan Devlet Hastanesi’nde yoğun bakım ünitesinde tedaviye alındı.


Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekiplerince, evine yapılan baskında yakalanıp tutuklanan Seracettin Demirel hakkında Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde "Kamu görevlisi tabibe karşı kasten silahla nitelikli yaralama, kamu görevlisi tabibe karşı alenen hakaret, kamu görevlisi tabibe karşı tehdit" suçlarından açılan davaya başlandı. Duruşmaya, hakkında ’nitelikli yaralamadan’ 9 yıl, ’hakaretten’ 3 yıl 6 ay ve ’tehditten’ 3 yıl olmak üzere toplam 15 yıl 6 aya kadar hapis cezası istenen tutuklu Seracettin Demirel ile müşteki Dr. Can Cevher Gürler ile sanığın avukatı ve Sağlık Bakanlığı avukatı katıldı.


Sanık Seracettin Demirel savunmasında suçlamaları kabul etmedi. Eşinin iş başvurusu yapmak için aile hekimi Can Cevher Gürler’den sağlık raporu talebinde bulunduğunu, ancak doktorun rapor yerine başka evrak verdiğini iddia eden Demirel, "Biz bu evrakla İşkur’a gittik, memur bize bu evrakın değil raporun olması gerektiğini söyledi. Tekrar eşimle sağlık ocağına gittik. Eşim, iş başvurusu için yeniden rapor istedi. Doktor rapor vermeyince ben içeri girdim. Doktor rapor veremeyeceğini söyleyip oda içinde bulunan içinde sıcak su bulunan çaycıyı benim üzerime doğru attı. Ben de çaycıyı tutup doktorun üzerine attım. Çaycının doktora değip değmediğini hatırlamıyorum. Kendisine hakaret ve tehditte bulunmadım" diyerek tahliyesini istedi.


Dr. Can Cevher Gürler de sanıktan şikayetçi oldu. Sanık ile eşinin rapor için yanına geldiklerini belirten Gürler, nasıl darbedildiğini şöyle anlattı:


"Ben sanığın eşine işin sınıfının ne olduğunun tanımlanması için evrak vermiştim. Bu yüzden aramızda sorun çıktı. Olay günü de eşi yine benden iş başvurusunda bulunmak için rapor istedi. Ben kendisine raporu tanzim edebilmem için yine işin niteliğinin belirlenmesi gerektiğini söylediğim sırada sanık muayene odasına girdi. Rapor tanzim etmemi istedi. Tartışma çıktı. Bana vurdu, ben de müdahale ederek kendisini uzaklaştırdım. Daha sonra çaycının üst kısmını alarak benim baş kısmıma 2 defa vurdu, ben de müdahalede bulunmak için çaycının alt kısmını alıp üzerine doğru attım. Sonra odadaki sehpayı kaldırıp bana atmak istedi. Sanığın eşi ve sağlık ocağındakiler gelip araya girdi."


Daha sonra sanığın eşi Hori Demirel tanık olarak dinlendi. Hori Demirel, doktorun kendisine rapor vermeyeceğini söylemesi üzerine eşinin muayene odasına girdiğini belirterek, "Eşim ile doktor rapor yüzünden tartıştı. Doktor, eli ile eşime müdahalede bulunarak odadaki çaycıyı üzerine attı. Eşim de aynı çaycıyı doktorun üzerine attı" dedi.


Savcı, atılı suçun vasfı ve mahiyeti, mevcut delil durumu ile kuvvetli suç şüphesi dikkate alınarak sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilip eksikliklerin tamamlanmasını talep etti.


Mahkeme hakimi, delillerin büyük oranda toplanmış olması ve tutuklulukta geçirdiği süreyi de göz önünde bulundurarak sanığın tahliyesine karar verdi. Hakim, tanıkların dinlenmesi ve Seyhan Devlet Hastanesi’nden Dr. Can Cevher Gürler ile ilgili tüm belge ve raporların mahkemeye gönderilmesinin istenmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.



Aile hekimini çaydanlıkla darbeden sanık tahliye edildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da söndürülemeyen ağaç bir daireyi kullanılamaz hale getirdi Ankara’nın Keçiören ilçesinde akşam saatlerinde bir ağaçta çıkan yangın söndürülemeyince, gece saatlerinde tekrar yanarak bir daireye kullanılamaz hale getirdi. Olay, Keçiören ilçesi Adnan Menderes Mahallesi 1055’inci Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı bir binanın bahçesinde bulunan ağaçta yangın çıktı. Yangını gören apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kontrolünün ardından bir tehlike olmadığı söylendi. Akşam saat 20.00 sularında ağacın tekrar alev alması üzerine bina sakinleri tekrar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. Gece saat 00.50 sularında ağaç tekrar alev aldı. Alev alan ağaçtan yangın binada bulunan bir daireye sıçradı. Yangını fark eden bina sakinleri tekrar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Olayda kimse yaralanmazken, bir daire kullanılamaz hale geldi. Yangına ilişkin olay anını aktaran bina sakini Abdullah Çağatay, şunları söyledi: "Bire on kala koku duyduk. Hanım koku geliyor dedi ağaçtan. Pencereden baktığımda ağaç yanmaya başlamıştı. Direkt üst kattaki komşumun camının önü yanmaya başladı ağaçtan, sonra cam patladı, alevler evin içine girdi. Hemen komşumu aradım, onları uyandırdım beş kişilik bir aile vardı. 112’yi aradık. İtfaiye geldi, polis, ambulans geldi müdahale ettiler. Ama bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ihmaliyle gerçekleşti. Saat dörtte bu ağaç yanmaya başladı için, için, köz şeklinde. Bir komşumuz aradı gelmediler. Saat beşte ben aradım. İkinci aramamızda itfaiye geldi. İtfaiye geldiğinde köz sönmüştü ama inceden duman çıkıyordu tekrar. İtfaiye ateş görmediğim için su tutmuyorum dedi gelen itfaiye ekibi. Ben de buna istinaden bak vebali size olur. Aracınızın plakasının resmini çekiyorum, bir şey olursa sorumluluk sizde dedim. Bu ağaca su tutun dedik. Ağaca su tutmadılar. Akabinde saat yedi civarında tekrar ağaçtan ateş çıkmaya başladı dumanla birlikte. Tekrar aradım. İtfaiye gelmedi bu sefer. Saat sekizde ağaç bir daha tutuşmaya başlayınca, inceden, alt kattaki komşunun torunu aradı. Bu sefer aynı ekip bir daha geldi. Saat sekizde geldiler. Yine su tutmayacaklardı arkadaş bu sefer sizi videoya çekiyorum. Yine burada bir yangın çıkarsa sorumluluk sizdedir konuşunca, ağır konuşunca bu sefer de yalandan bir alttan su tuttular. Hiçbir şey yapmadan tekrar gittiler. Geride saat sekizdeki olaydan sonra da bire on kala yangın gerçekleşti. Yani bu olay göz göre göre geldi." "İhmalkarlık var burada" İtfaiyeden şikayetçi olacaklarını belirten Çağatay, "Yani gündüz dörtte-beşte iki kere arayınca itfaiye geldi. Yedide, sekizde yine iki kere arayınca itfaiye geldi. Yani bununla ilgili bu itfaiyenin neye istinaden iki kere aramak gerekiyor? Yani tek aramada gelmiyorlar veya gelen ekipler neden müdahale etmiyor? Yani illa bir ağaç için için köz köz yanıyor diyoruz. Alev görmem lazım su sıkmam için diyor. Yani böyle bir şey olmaz yani. İhmalkarlık var burada. İtfaiyeden hem şikayetçi olacağız, adli mercilere. Sonuna kadar bu şeyin arkasındayız biz" dedi. Yangında evi kullanılamaz hale gelen İlhami Aydın ise, "Bugün saat beş gibi bir yangın oldu. Ağaç yandı bizim binanın önündeki. İtfaiye iki kere aranıyor, ikincisinde geliyor. İkincisinde geldiğinde de işte geliyor işte fazla bir şey yok. Bizim komşu söylüyor bunu. Yani suyu sıktıramıyor. Suyu sıkmadan gidiyorlar. Yani bir yangın oluyor, yangın söner. Söndükten sonra da bir soğutma işlemi olur bu işin. Sen bu soğutma işlemini yapmadan gidiyorsun. Akşam ben işten geldim işte yedi sekiz arasıydı. Yedi sekiz arasında da kendim gördüm. Kendimiz söndürdük. İtfaiye geldi. İkinci geldiğinde yine iki kere aradık. İkinci geldiğinde bu yalandan böyle bir alttan su tuttu gitti. Gecede saat biz işte on bir buçuk gibi falan on bir, on bir buçuk gibi yattık. Saat on iki buçuk bire doğru alt komşunun aramasıyla uyandık. Uyanmasak zaten hani aramasa zaten biz de şu an yoktuk yani hayatta yoktuk. Aldım çocukları çıkarttım" diye konuştu. Mağdur olduğunu ve bunun çözülmesini istediğini belirten Aydın, "Benim iki tane özel çocuğum var. Onun telaşıyla onları çıkarttık. Su tuttuk falan. Ev komple kullanılmaz hale geldi. Yani bu itfaiyenin ihmali yüzünden ev şimdi kullanılmaz halde. Dışarıdayız. İki tane benim özel çocuğum var. Üç tane çocuğum var. İkisi özel. Yani bu durum ne olacak? Bu masraflar nasıl olacak? Bunların karşılanmasını itfaiyenin, Büyükşehir’in bu sorumlu olan kişilerin komple burada ne şey varsa ben şikayetçiyim. Sorumlulukları varsa gelsinler, çözsünler. Benim bu mağduriyetimi gidersinler. Şu an ortada kaldık yani. Çocuklar da mağdur. İlaçları var, şeyleri var. Şimdi ben başka yerde kalacağım. O düzenler nasıl olacak? Yani bir insanın su sıkmamasından yaşadığımız durum bu. Gerekli mercilerin gerekli şeylerini yapmasını istiyorum. Şikayetçiyim ve sonuna kadar da gideceğim bunun zaten" şeklinde konuştu. Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.