GÜNDEM - 24 Kasım 2025 Pazartesi 13:04

79 yaşındaki Melehat öğretmene duygulandıran ziyaret

A
A
A
79 yaşındaki Melehat öğretmene duygulandıran ziyaret

Adana’da 41 yıl önce eşi iş kazasında ölünce, öğrencilerini 3. sınıfta bırakıp başka okula gitmek zorunda kalan 79 yaşındaki emekli Melehat öğretmen öğrencileri tarafından ziyaret edilince, duygu dolu anlar yaşandı.


Melahat Tutaş (79), üniversiteyi bitirip öğretmen olunca kendisinin de mezun olduğu Yüreğir ilçesine bağlı Köprülü Mahallesindeki Cengiz Topel İlkokulunda göreve başladı. Makine mühendisi Mehmet Tutus (34) ile evli ve iki çocuğu olan Melahat Tutaş, birinci sınıftan aldığı öğrencileri 3. sınıfa getirdiğinde eşi iş kazası geçirdi. Kaza sonucu 5 gün hastanede yatan Tutaş’ın eşi hayatını kaybetti. Bunun üzerine Tutaş evine daha yakın olan bir okula tayini çıktı. Çok sevdiği 3 yıl emek verip bir anne şefkati ile yaklaştığı öğrencilerden 1984 yılında ayrılmak zorunda kaldı.



"41 yıl sonraki buluşma duygulandırdı"


Melehat öğretmenin 3. sınıfa kadar okutup bırakmak zorunda kaldığı çocuklar büyüyüp iş ve çocuk sahibi oldu. Ancak sadece 3 yıl kendilerini okutan Melahat öğretmeni bazı öğrenciler aradan 41 yıl geçmesine rağmen unutmadı. Emekli olan ve 79 yaşına gelen Melahat Tutaş’ı, eski öğrencileri ’Öğretmenler Günü’nde ziyarete gitti. Karşılarında öğrencilerini gören Melahat öğretmen önceleri onları tanımasa da öğrencileri olduğunu fark edince duygu dolu anlar yaşadı. Kendisini 41 yıl öncesine götüren ziyaret nedeniyle öğrencilerine teşekkür eden Tutaş, "Beni ziyaret ettiler, çok duygulandım. Her biri anne, baba, bazıları dede olmuş. 41 yıldır bazılarını hiç görmemiştim. Onların beni ziyaret etmeleri beni çok mutlu etti. Bu gece mutluluktan uyuyamadım. Onlar benim çocuklarım. Kendi çocuklarımdan çok onlarla vakit geçiriyordum. Birkaç kişiyle görüşüyorduk ama bazılarıyla ilk defa karşılaştım. Bazılarının yüz ifadeleri değişmemiş, bazılarını hemen tanıdım" dedi.



"Onları bırakmak zorunda kaldım"


Tutaş, şöyle devam etti: "Onları çok küçükken bırakmak zorunda kaldım. Eşim hayatını kaybetmişti ve başka bir yere tayinim çıkmıştı. Onları o şekilde yarım bırakmıştım. Şimdi onları bir arada görünce daha çok duygulandım. Sabahtan bu yana telefonum durmadı. Çocukluğumdan bu yana öğretmen olmayı hayal etmiştim. Allah nasip etti ve öğretmen oldum. O sevgiyi öğrencilerime verebildiğim için onlar da beni arıyorlar. Geziye gidiyorum ve ummadığım yerlerde öğrencilerimle karşılaşıyorum."



"Ben hem annesiz hem babasız büyüdüm. Öğretmenim bana anne oldu"


Öğretmenini ziyaret edenlerden Hasan Cop, kendisinin özel bir durumu olduğunu, hem annesiz hem de babasız büyüdüğünü belirterek, "Öğretmenden ziyade bir anne şefkatiyle bizi eğitti. Eşini kaybetmişti ve bizi ilkokul 3. sınıfa kadar okutmuştu. İlkokul 3 değil, sanki 33 yıl bizimle birlikte gibiydi. Bizim yüreğimize dokundu. Ben anne ve babasız büyüdüm, öğretmenimden anne sevgisi gördüm. Simit ve gazoz alamazdım; öğretmenim bana para verirdi ve ancak o şekilde alabiliyordum. Kıyafet konusunda da yardımları oldu. Bize hep anne şefkatiyle yaklaştı. Bunca yıl sonra onunla bağımızın kopmamasının sebebi, onun yüreğindeki kocaman sevgiydi" diye konuştu.



79 yaşındaki Melehat öğretmene duygulandıran ziyaret

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul Tabip Odası Başkan Adayı Dr. Uzun: "Az konuşacağız çok icraat yapacağız" İstanbul Tabip Odası’nın 19 Nisan’da gerçekleşecek seçimi öncesi konuşan Başkan Adayı Uzm. Dr. Nedim Uzun, "Dünyanın en büyük tabip odalarından birisi, meslektaşlarımızı kucaklayan bir meslek kuruluşu haline getirmek için yola çıktık. Az konuşacağız çok icraat yapacağımız bir yönetim anlayışıyla kazanırsak mücadelemizi devam ettireceğiz" dedi. İstanbul Tabip Odası’nın 19 Nisan’da Zeytinburnu 100. Yıl Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilecek olan seçimi öncesi Değişim Grubu adına Başkan Adayı olan Acil Tıp Uzmanı Dr. Nedim Uzun açıklamalarda bulundu. ‘İstanbul Tabip Odası dünyanın en büyük tabip odalarından birisi’ diyerek sözlerine başlayan Acil Tıp Uzmanı Dr. Nedim Uzun, "Biz de Değişim Grubu olarak İTO’yu tüm meslektaşlarımızı kucaklayan, hekim kimliği adı altında bir araya getirebileceğimiz bir oda, meslek kuruluşu haline getirmek için yola çıktık. İstanbul Tabip Odası’nın mevcut durumunu tespit etmemiz lazım. Meslektaşlarımızın yıllar içerisinde biriken birçok sorunu var" dedi. "Az konuşacağız çok icraat yapacağız" Hekimlerin görüşlerini alarak yapılan çalışmaları bu şekilde şekillendirmeyi hedeflediklerini aktaran Uzm. Dr. Uzun, iş birliğine önem veren bir yönetim anlayışıyla hareket edeceklerini aktardı. Uzm. Dr. Uzun, "Meslektaşlarımızın psikolojik, sosyal açıdan iyi olmalarını sağlayacak bir mücadele vereceğiz. Seçimi kazanırsak asıl iş kazandıktan sonra başlayacak, en genç aday benim. Genç meslektaşlarımızla yorulmadan koşmaya devam edeceğiz. Meslektaşlarımızın tüm sorunlarını 13 başlıkta ve alt başlıklarda ele aldık ve hazırladık. Yönetime geldiğimizde öncelik sıralamasına göre bu sorunların çözümüyle ilgili mücadelemizi vermeyi planlayacağız. Biz az konuşacağız çok icraat yapacağımız bir yönetim anlayışıyla kazanırsak mücadelemizi devam ettireceğiz. Tabip Odası’nın, meslek kuruluşumuzun meslektaşlarımızın hayatına dokunan, somut, sonuç alan icraatlarla bundan sonra gündeme gelmesi gerekiyor, kazanırsak bunu vaad ediyoruz" şeklinde konuştu.
Gaziantep Misafirlerine yaptığı yuvalama hayatını değiştirdi Gaziantep’te yaşayan Şahide Ulukök, bayramda evine gelen misafirlere yaptığı yuvalamanın çok beğenilmesi üzerine arkadaşlarının ve misafirlerinin tavsiyesi üzerine açtığı işletmede siparişlere yetişemiyor. Gaziantep’te yaşayan 55 yaşındaki Şahide Ulukök’ün 10 yıl önce Ramazan Bayramı’nda evine gelen misafirlere ikram ettiği kentin geleneksel ve tescilli lezzeti olan yuvalama çok beğenildi. Misafirlerinin beğenisi ilham oldu Misafirlerinin, "Neden bir işletme açıp da yuvalama yapmıyorsun" tavsiyesi üzerine yuvalama yemeğinin üretimini yapmak için bir arayış içerisine giren Ulukök, kentte bayram sofralarının vazgeçilmezi olan yuvalama yemeğinin üretimi için araştırmalar yaptı. Kendi sermayesiyle işletme kuran ve bir makine alarak üretime başlayan Ulukök, 2 kişiyle yuvalamanın yanı sıra içli köfte, mantı ve kente ait yöresel yemeklerin de üretimini yapmaya başladı. Kurduğu işletmede patron oldu Gastronomi kenti Gaziantep’te daha çok Ramazan Bayramı’na özel olarak yapılan ve oldukça zahmetli bir yemek olan yuvalama, içli köfte ve mantı üretimi yapan Ulukök, kurduğu işletmede hem patron oldu hem de kendisi gibi meslek sahibi olmak isteyen ev kadınlarına iş kapısı oldu. Kısa sürede sosyal medyada yayılan ve kentin farklı noktalarından da sipariş almaya başlayan Ulukök, siparişlere yetişemeyince hem makine hem de eleman sayısını artırmaya karar verdi. 5 kadına istihdam sağlıyor Süreç içerisinde ürünlerinin beğenilmesi ve taleplerin artmasıyla KOSGEB’e başvuran Şahide Ulukök, aldığı destekle yeni makine ve ekipman alıp istihdam sayısını da 5’e çıkardı. Kentin yöresel lezzetlerini bin bir emek ve zahmetle üreten girişimci Ulukök, günlük 100 kilogram yuvalama üretmeye başladı. Yuvalama üretimini seri hale getiren ve yemekleri büyük bir ilgi gören Ulukök, işletmesinde istihdam sağladığı 5 kadınla azimle yoluna devam ediyor. Bayram sürecinde işçi sayısını 12 kişiye kadar çıkaran Ulukkök, ürünlerini farklı kentlerdeki müşterilerine de gönderiyor. Merakı ve kararlılığı sayesinde kendi işinin patronu olan Ulukök, azmi ve çalışkanlığıyla birçok kadına da örnek oluyor. "Daha fazla kadın istihdam etmek istiyorum" Misafirlerinin tadını beğenerek başladığı yuvalama üretimi sayesinde hem hayalini gerçekleştirdiğini hem de istihdam sağladığını anlatan Ulukök, işini büyütüp daha fazla kadına istihdam sağlamayı ve iş kapısı olmayı hedeflediğini söyledi. 2026 yılında bir küçük üretim tesisi kurduğunu belirten Ulukök, "Hanımlarla beraber çalışıyoruz. Bizim burada istihdam ettiğimiz 5 kadına da iş kapısı olduk. Ramazan Bayramlarında daha yoğun bir şekilde çalışırız. O zaman çalışan kadın sayısı 10-12’yi bulur" dedi. "İşletmemi büyütmeyi hedefliyorum" Yuvalama yemeğinin Gaziantep mutfağının en önemli lezzetlerinden biri olduğunu belirten Ulukök, "Gaziantep’te yuvalama bayramlarda en çok rağbet edilen bir yemektir. Yuvalama Gaziantep’te Ramazan Bayramı’nda olmazsa olmazımızdır. Şu anda biz yuvalamayı teknolojiyle buluşturduk. Genç kızlarımız olsun, hanımlar olsun hepsi çalışma hayatında yoğun bir şekilde çalışıyorlar. Bu boşluğu biz iş yeri açarak kapatmaya çalıştık. Hamdolsun çalışıyoruz ve işlerimizden memnunuz. İnşallah ileride de işimizi genişletmeyi ve büyütmeyi düşünüyoruz" şeklinde konuştu. "Tek makineyle üretime başladım" Yoğun bir talep gördüklerini ve siparişlere yetişemediklerini belirten Ulukök, "Yuvalama hazırlamak biraz sosyal bir iştir. Sosyalleşme de artık komşular arasında azaldı. Dolayısıyla bu boşluğu biz bu iş yeriyle kapatmaya çalıştık. Ramazan Bayramı öncesi gece-gündüz çalışıyoruz. Hemen hemen hedefimize ulaştık. Müşteri potansiyelimiz çok güzel. Tek makineyle üretime başladım. Daha sonra aldığımız destekle diğer makinelerimizi aldık. Sağ olsun devletimiz bize bu konuda bayağı yardımcı oldu. Birçok makineyi destekle aldık. Sadece kendi el emeğimiz bizi zorlayacaktı. Devletimiz sağ olsun birçok açığımızı kapattı. Devletimiz, ‘siz çalışın biz size destek oluruz, yardımcı oluruz’ demek istiyor. Gereken desteği de verdiler. Biz de suistimal etmeden bu destekle işimizi büyüttük" ifadelerini kullandı. "Bütün ev hanımlarının başarılı olmalarını istiyorum" Şahide Ulukök’ün istihdam ettiği kadınlardan Fadime Mutlu ise "Burada çalıştığım için çok memnunum. Şahide hanım bize böyle iş imkanı sağladığı için çok kendisine çok teşekkür ederim. İyi ki bu iş yerini kurmuş. Bizim gibi ev hanımlarına iş kapısı oldu, bizde çalışıyoruz. Çok şükür ekmeğimizi kazanıyoruz. Böyle iş yerlerinin açılmasının istiyorum. Bütün ev hanımlarının evde oturacaklarına çalışmalarını ve başarılı olmalarını istiyorum" diye konuştu.