GENEL - 26 Haziran 2023 Pazartesi 14:29

Bıçakçılarda yoğun kurban mesaisi

A
A
A
Bıçakçılarda yoğun kurban mesaisi

Meşhur Tapan Bıçağı üreticileri ile ünlü Adana’nın Kozan ilçesinde her zaman olduğu gibi bu Kurban Bayramı öncesinde de hem üretim hem de bileme mesaisi yoğunlaştı.

Meşhur Tapan Bıçağı üreticileri ile ünlü Adana’nın Kozan ilçesinde her zaman olduğu gibi bu Kurban Bayramı öncesinde de hem üretim hem de bileme mesaisi yoğunlaştı.


Kurban Bayramı öncesinde her ilde olduğu gibi Adana’da da bıçakçıların yoğun mesaisi başladı. Meşhur Tapan Bıçağı üretimi noktasında önde gelen Kozan’da ise hem üretim hem de bileme için bıçakçılar yoğun çalışarak vatandaşların taleplerini yetiştirmeye çalışıyor.


26 yıldır bıçak ve satır bileme işi yapan İlker Yıldırım, "Atadan dededen kalma mesleğimiz bu. Hayırlısı ile Kozan ve Adana müşterilerimizi bekliyoruz. Şu anda yaklaşan Kurban Bayramı dolayısıyla aşırı bir yoğunluk var. Bizler de işlerimizi yapıyoruz. Genellikle vatandaşlarımız da Kozan yapısı bıçaklar var, Adana bölgesi ve Denizli bölgesinden gelen bıçaklar oluyor onları biliyoruz. Mesela Kozan’ın meşhur satırları var onlarında bilemesini yapıyoruz” dedi.


Kendilerinin bu meslekte son kuşak olduğunu belirten Yıldırım, “Maalesef biz bu işin son kuşağıyız. Gençlerimizden bu tür mesleklere hiç talep yok. Yanımıza bu işi öğrenmek için uğrayan veya soran bir gencimiz bile yok. Ama biz son temsilcileri olaraktan bu mesleği komşularımızla birlikte idame ettirmeye çalışıyoruz” diye konuştu.


40 yıllık tapan bıçağı üreticisi Mustafa Ocak da “Bugünlerde Kurban Bayramı öncesi yoğun bir mesai yapıyoruz. Vatandaşlarımızın genelde Tapan ve yöresinden boynuzlu bıçak talebi oluyor. Biz genelde isteğe göre ve siparişe göre boynuz bıçak, yerine göre normal tapan bıçağı imalatı yapıyoruz. Bugünlerde üretimimiz oldukça yoğun. Şehir dışından da vatandaşlarımız talepte bulunuyorlar” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Doğu Anadolu’da bir ilk: İş dünyasına 7,5 milyon TL’lik faizsiz destek müjdesi Fırat Kalkınma Ajansı (FKA) ve Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası (Elazığ TSO) iş birliğiyle düzenlenen toplantıda, bölge ekonomisini canlandıracak 2026 Yılı Yerel Kalkınma Hamlesi Programı ve yeni destek paketleri tanıtıldı. Program kapsamında özellikle kadın ve genç istihdamı ile yeşil dönüşüm projelerine 7 milyon 500 bin TL’ye kadar faizsiz finansman desteği sağlanabileceği belirtildi. Elazığ TSO binasında düzenlenen bilgilendirme toplantısında, Elazığ’ın üretim potansiyelini artıracak stratejik adımlar masaya yatırıldı. Toplantıya, Elazığ TSO Başkanı İdris Alan, FKA Genel Sekreteri Mehmet Şirin Budancamanak ve çok sayıda iş adamı katılım sağladı. FKA ve Elazığ TSO iş birliğinde gerçekleştirilen "2026 Yılı Yerel Kalkınma Hamlesi Programı" kapsamında, bölge ekonomisini canlandıracak yeni destek paketleri kamuoyuna tanıtıldı. Toplantıda özellikle kadın ve genç istihdamı ile yeşil dönüşüm projelerine verilecek finansal destekler ön plana çıktı. FKA’nın yerel kalkınmanın lokomotifi olduğunu vurgulayan Elazığ TSO Başkanı İdris Alan, "İlimizde birçok alanda üretimin artırılması ve mevcut potansiyellerin gün yüzüne çıkartılması noktasında, yerel kalkınmamızın lokomotifi olan FKA’nın çalışmalarını yakından takip ediyor ve takdirle izliyorum. TSO’muza ait binada, aynı çatı altında hizmet etmekten onur duyduğumuz ajansımız, hem ülkemiz genelinde hem de bölgesel bazda kalkınmayı hızlandırmayı hedeflemektedir. Bölgeler arası gelişmişlik farklarını azaltmayı görev edinen ajansımız, illerin kendi dinamikleriyle kalkınmalarını sağlayarak ekonomik, sosyal ve çevresel alanlarda sürdürülebilir kalkınmayı desteklemektedir. Bugün birçok işletmemizin girişinde FKA’nın destekleyici tabelasını görmek, bu işletmelerin ekonomiye ve istihdama katkılarına bizzat şahitlik etmek, biz iş dünyası temsilcilerine ayrı bir mutluluk veriyor" dedi. Türkiye Yüzyılı modeline uygun olarak yatırım, üretim ve istihdam odaklı projelere hız vereceklerini belirten FKA Genel Sekreteri Mehmet Şirin Budancamanak, "Çalışmalarımızda her zaman destekleriyle bize yön veren başkanımıza, Elazığ’a yaptığı katkılar nedeniyle şükranlarımı sunuyorum. FKA olarak; bölgemizin ve Elazığ’ın gelişimi için sivil toplum kuruluşları, kamu kurumları, özel sektör ve üniversiteler arasındaki iş birliğini geliştiriyoruz. Kaynakların yerinde ve etkin kullanımını sağlayarak ilimizin potansiyelini ortaya çıkarmaya ve bölgesel gelişmeyi sürdürülebilir kılmaya çalışıyoruz. Bu amaçla planlar, koordinasyon faaliyetleri ve stratejik iş birlikleri yürütüyoruz. Türkiye Yüzyılı modeli için belirlenen yatırım, üretim, istihdam ve ihracat modeline yerelden katkı sunmak üzere, ilimize nitelikli yatırımlar kazandırmaya odaklandık. Bu kapsamda Doğu Anadolu Bölgesi’nde ilk kez ’SoGreen’ çerçevesinde yeşil geçişe hazırlanırken; kadınlar ve gençler başta olmak üzere kapsayıcı istihdamı desteklemek amacıyla geri ödemeli finansman desteği programını başlatıyoruz. Proje başına 7 milyon 500 bin TL’ye kadar faizsiz destek sağlayacağız" diye konuştu.
Muş Ambulans sürücülerine sürüş eğitimi Muş’ta ambulans sürücülerine zorlu yol ve hava şartlarında güvenli sürüş becerileri kazandırmak amacıyla düzenlenen eğitimde, teorik ve uygulamalı çalışmalarla hem personelin hem de hastaların güvenliğinin artırılması hedefleniyor. Muş İl Sağlık Müdürlüğü tarafından sağlık çalışanlarına yönelik düzenlenen "Ambulans Sürüş Güvenliği Eğitimi" kapsamında, ambulans sürücülerine zorlu yol şartlarında güvenli ve hızlı müdahale için teorik ve uygulamalı sürüş teknikleri öğretiliyor. Karayolları Şube Şefliği alanında gerçekleştirilen eğitime Muş’un yanı sıra Hakkari’den de sağlık personeli katıldı. Programda ambulans sürücülerine trafik kuralları, yol güvenliği, acil durum prosedürleri ve ambulansların teknik özelliklerine ilişkin kapsamlı eğitim verildi. Eğitim sürecini yerinde takip eden Muş İl Sağlık Müdürü Dr. Erol Emre Ömür, acil sağlık hizmetlerinin geniş bir coğrafyada yoğun bir şekilde sürdürüldüğünü belirterek, ambulans personelinin zorlu şartlarda görev yaptığını ifade etti. Dr. Ömür, "İlimiz yaklaşık 400 bin nüfusa ve 8 bin kilometrekarelik bir alana sahiptir. Acil sağlık hizmetleri görevimizi, yaklaşık 20 ambulans ve 21 aktif istasyonumuzda yerine getirmeye çalışmaktayız. Yaklaşık 300 personelimiz acil sağlık hizmetleri istasyonlarında görev yapmaktadır. Görevin doğası gereği personelimiz zaman zaman ciddi tehlikelerle karşı karşıya kalabilmektedir. Özellikle hasta nakilleri sırasında kaza oranları maalesef yüksektir. Bakanlığımızın uyum programları kapsamında her 5 yılda bir ambulans sürücü geliştirme eğitimleri düzenlenmektedir. Bu sertifikasyon programlarında personelimizin eksiklikleri tespit edilerek, çeşitli kabiliyetleri konusunda farkındalık oluşturulması hedeflenmektedir" dedi. Doğu Anadolu Bölgesi’nin yoğun kar yağışı ve zorlu kış şartlarına sahip olduğuna dikkat çeken Ömür, "Bugünkü etkinliğimize Erzurum ve Hakkâri illerinden eğitmen arkadaşlarımız da katılmıştır. Yaklaşık 17 ambulans sürücümüze güvenli sürüş eğitimi vermek amacıyla bir araya gelmiş bulunuyoruz. Her şeyden önemlisi; hem personelimizin hem de hastalarımızın can güvenliği büyük önem taşımaktadır. Kendilerine özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum. Ambulans kazaları oranında nispeten daha iyi bir seviyede olsak da hedefimiz bu oranı sıfıra indirmektir. Doğu Anadolu Bölgesi’nde yer almamız nedeniyle yoğun kar yağışıyla sıkça karşılaşmaktayız. Bu durum trafik sorunlarını ve kazaları da beraberinde getirmektedir. Eğitimlerimizde zincir takma başta olmak üzere tüm konular detaylı şekilde anlatılmaktadır. Kazaların büyük bir kısmının yağmur ve kar gibi hava şartlarında kaynaklandığını biliyoruz ve bu eğitimlerle bu riskleri en aza indirmeyi amaçlıyoruz. Personelimiz bu konuda oldukça yetkin olup eğitimlere hızlı uyum sağlamaktadır. Temennimiz, ambulans kazalarını minimum seviyeye indirerek personelimizin görev dönüşlerinde ailelerine güvenle kavuşmalarını sağlamaktır" şeklinde konuştu. Eğitime katılan 112 Acil Tıp Teknisyeni Merve Kılınç ise ambulans sürüş eğitiminin mesleki gelişim açısından önemli olduğunu belirterek, kadın personelin de bu alanda aktif rol üstlenebildiğini söyledi. Kılınç, "Bir kadın da erkeklerin yaptığı her işi yapabilir. Görev tanımımız içinde ambulans sürücülüğü de var. Bu eğitimi en iyi şekilde tamamlayıp görevimizi en iyi şekilde yerine getirmek istiyoruz" ifadelerini kullandı. Dört gün sürecek eğitim sonunda başarılı olan sağlık çalışanlarına sertifika verilerek, görevlerinde daha güvenli ve donanımlı şekilde hizmet vermeleri sağlanacak.