EKONOMİ - 01 Aralık 2025 Pazartesi 18:30

Kritik mineraller uluslararası arenada denge değiştirici unsur oldu

A
A
A
Kritik mineraller uluslararası arenada denge değiştirici unsur oldu

Zonguldak’ta düzenlenen Uluslararası Karadeniz Enerji Konferansı’nda konuşan TESPAM Başkanı Oğuzhan Akyener, "Enerjinin yanına artık kritik mineralleri de ekleyebiliriz. Kritik mineraller ve nadir toprak elementleri. Gerçekten artık bölgede ve uluslararası arenada denge değiştirici bir unsur olarak karşımıza çıkıyor" dedi.


III. Uluslararası Karadeniz Enerji Konferansı, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ev sahipliğinde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Doç. Dr. Ali Azar Konferans Salonu’nda BEUN Enerji Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi (TESPAM) iş birliğiyle gerçekleştirilen konferans, bölgenin enerji vizyonuna ve Karadeniz’in geleceğine ışık tutmayı hedefliyor. BEUN Enerji Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Profesör Dr. Ahmet Özarslan, konuşmasında konferansın önemine dikkat çekerek, enerji alanındaki bilimsel üretim ve stratejik çalışmaların bölgesel gelişime katkısına vurgu yaptı.


Ardından söz alan TESPAM Başkanı Oğuzhan Akyener, Karadeniz’in jeopolitik ve enerji açısından taşıdığı kritik rolü şu ifadelerle anlattı:


"Karadeniz önemli bir coğrafya ve birçok ülkeyi ihtiva ediyor bu bağlamda. Karadeniz Bölgesi’ndeki işbirliğini artırma ile alakalı birçok çalışma var. Biz de enerji perspektifli sürece yaklaşıyoruz. Barış görüşmeleri Karadeniz’de özellikle biliyorsunuz halen devam eden Rusya-Ukrayna savaşı var. Bu bağlamlı süreçler nereye evriliyor? Küresel ölçekteki dinamikler bölgeyi nasıl etkiliyor? Bunlardan da bahsedeceğiz. Tabii enerji birçok noktada, hatta enerjinin yanına artık kritik mineralleri de ekleyebiliriz. Kritik mineraller ve nadir toprak elementleri, gerçekten artık bölgede ve uluslararası arenada denge değiştirici bir unsur olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle bu kongremizde şuna da odaklanmak istedik; kömür. Zonguldak dediğimizde zaten ilk aklımıza gelen şey kömür. Çok şükür artık doğalgaz da aklımıza gelmeye başladı Türkiye Petrolleri’nin yaptığı keşif akabinde. İnşallah üretimimiz orada da artmaya devam ediyor. Karadeniz’in bu bağlamda önemi de artıyor. İnşallah yeni keşiflerde bunu taçlandıracak diye ümit ediyoruz. Gelecekle alakalı gerçekten çok sağlam kurgular üretmeye çalışıyoruz. Çok farklı senaryolardan bahsediyoruz. Burada da 2100 senaryolarımızdan bahsedeceğiz. Geleceği şekillendirmek için özellikle etkili bir Türkiye yüzyılı vizyonu oluşturabilmek için, bunun içini doldurabilmek için çalışıyoruz."


BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer ise Türkiye’nin enerji geleceğine dair şu değerlendirmelerde bulundu:


"Bugün burada Türkiye yüzyılının enerji vizyonuna ışık tutacak ve Karadeniz’in geleceğini şekillendirecek fikirlerin buluşmasına vesile olmak için bir araya gelmiş bulunuyoruz. Türkiye Enerji Stratejiler ve Politikaları Araştırma Merkezi işbirliği içinde düzenlediğimiz bu konferansın enerji alanında atılacak önemli adımlara zemin hazırlamasını temenni ediyorum. Bugün enerji güvenliğinde yenilenebilir kaynaklara, nükleer ve sürdürülebilir teknolojilerden jeopolitik gelişmelere kadar dünyanın geleceğini doğrudan ilgilendiren konuları ele alacağız. Nitekim milli enerji yolculuğunda gerçekleştireceğimiz kayda değer çalışmaların ancak ortak aklın, bilimsel üretimin ve emeğin birleşmesiyle mümkün olduğuna inanıyoruz. İşte tam da bu noktada üniversitemiz enerji alanında emsal teşkil edecek araştırmalar yürütmeye ve öncü projeler geliştirmeye emin adımlarla devam etmektedir. Zonguldak’ın 170 kilometre açıklarında keşfedilen doğalgaz rezervi, Filyos’taki işleme tesisleri, bölgemizin taşkömürü potansiyeli, elektrik üretim santralleri, demir-çelik altyapısı ve Filyos Limanı. Tüm bunlar Zonguldak’ı yalnızca bir şehir olmaktan çıkarıp, Türkiye’nin enerji ve lojistik üssü haline getirmektedir. Buna binaen Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak enerji konusunu araştırmalarımızın merkezine almanın ne kadar önemli olduğunun bilincindeyiz."


Konferans, iki gün boyunca ulusal ve uluslararası akademisyenlerin katılacağı oturumlarla devam edecek.



Kritik mineraller uluslararası arenada denge değiştirici unsur oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gümüşhane Gümüşhane’de aç kalan yaban hayvanları için seferberlik Gümüşhane’de yoğun kar yağışının ardından doğal besin kaynakları azalan yaban hayvanları için doğaya yem bırakıldı. Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü (DKMP) tarafından organize edilen etkinlikte, yoğun kar nedeniyle yiyecek bulmakta zorlanan yaban hayvanları için doğada belirlenen uygun noktalara ot ve buğday bırakıldı. Ekiplerle omuz omuza vererek karla kaplı zeminde ot ve buğday çuvallarını taşıyan Vali Aydın Baruş, bu malzemeleri başta yaban keçileri olmak üzere yaban hayvanlarının kolaylıkla ulaşabileceği ve güvenle beslenebileceği şekilde bıraktı. İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Bilal Sarıdoğan ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürü İlbeyi Aydın’ın da katılımıyla gerçekleştirilen programda açıklamalarda bulunan Vali Aydın Baruş, "Gümüşhane dağlarının süsü" olarak nitelendirilen yaban keçilerinin sayısının il genelinde 3 bini aştığını ifade etti. Yemleme çalışmasının ardından yaban keçilerini gözlemleyen Vali Baruş, Gümüşhane’nin flora ve fauna açısından son derece zengin olduğuna dikkat çekerek, yüksek zirveler ve derin vadilerin yaban hayatı için doğal bir yaşam alanı oluşturduğunu vurguladı. Yaban hayatının korunmasının ortak bir sorumluluk olduğunun altını çizen Vali Baruş, yoğun kar yağışının etkili olduğu dönemlerde bu tür yemleme çalışmalarının Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü tarafından düzenli aralıklarla sürdürüldüğünü, bugün de yaklaşık 150 kilogram yonca ve 200 kilograma yakın buğdayın doğaya bırakıldığını belirtti. Gümüşhane genelinde 3 bini aşkın yaban keçisi bulunduğunu ifade eden Vali Baruş, "Güzellikleriyle doğamıza çok önemli bir renk veriyorlar ve doğal yaşantımızın zenginliğine çok ciddi bir şekilde katkıda bulunuyor yaban keçilerimiz. Bunları korumak bütün Gümüşhaneliler olarak bizim sorumluluğumuz. Bunu her zaman övünerek söylüyoruz ki Gümüşhane insanı da burada mevcut bulunan yaban hayatına sahip çıkıyor. Onları korumak için elinden geleni yapıyor" diye konuştu. Vatandaşlara önemli bir çağrıda bulunan Vali Baruş, yaban keçilerine ve diğer yaban hayvanlarına zarar vermeye yönelik her türlü yasa dışı faaliyetin derhal Jandarma ve Doğa Koruma ekiplerine bildirilmesini istedi. Fotokapanlar, dürbünlü gözlemler ve saha denetimleriyle yaban hayatının sürekli takip edildiğini belirten Vali Baruş, "Doğa içerisindeki yaban hayatının hepsinin bir dengesi var, hepsinin bir yaratılış hikmeti var. Bu zenginliği devam ettirmemiz için bu hayatı da ciddi bir şekilde korumamız lazım. İlimizde de bu çalışmalar Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğümüzün fotokapanlarıyla, gözlem olanaklarıyla, dürbünle gözetleme sayesinde yoğun bir şekilde devam ediyor. Hayvanlarımızı korumayı sürdüreceğiz. Bu zenginliği gelecek nesillerimize iftiharla bırakacağız. Duyarlı tüm vatandaşlarımıza bir kez daha teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Gümüşhane’de kış şartlarının ağırlaştığı bu dönemlerde yaban hayvanlarının beslenme güçlüğü yaşamaları nedeniyle yaban hayatının korunması, ekosistem dengesinin sürdürülmesi, yaban hayvanlarının yerleşim alanlarına yönelmesinin ve insan-yaban hayvanı çatışmasının önlenmesi amacıyla, kontrollü ve bilinçli yemleme faaliyeti yapılıyor. Bu kapsamda Gümüşhane Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü yaban hayvanlarının ve kuş türlerinin aç kalmasını önlemek amacıyla 5 ton ot ile 10 ton buğday alımı gerçekleştirdi. İl genelinde vatandaşların ve DKMP ekiplerinin yoğun koruma ve kontrol faaliyetlerinin etkisiyle Merkez ilçe sınırlarında 2011 yılında 7 olan yaban keçisi sayısı 2025 yılında binin üzerine çıkarken, il genelinde de 2025 yılında yapılan envanterde yaban keçisi sayısının 3 binin üzerine çıktığı belirlendi.