KÜLTÜR SANAT - 13 Ocak 2026 Salı 09:01

Yozgatlı Divan Şairi Mehmet Said Fenni Efendi Hat Müzesi, Cevizli Konak’ta açılıyor

A
A
A
Yozgatlı Divan Şairi Mehmet Said Fenni Efendi Hat Müzesi, Cevizli Konak’ta açılıyor

Yozgat Belediyesi bünyesinde bulunan Cevizli Konak’ta Hattat Mehmet Said Fenni Efendi Müzesi açılıyor.


Aşağınohutlu Mahallesi’nde bulunan, bakım ve onarımı Yozgat Belediyesi’nce yapılan Cevizli Konak, Yozgat’ın yetiştirdiği değerlerden Hat Sanatçısı Mehmet Said Fenni Efendi’nin eserlerine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.


Ankara’da 1920 yılına kadar devlet kurumlarında, hüsnü hat-edebiyat öğretmeni ve katip olarak çalışan Yozgatlı Mehmet Said Fenni Efendi’nin adına bir müze yapılması fikri, 5 yıl önce bazı hat eserlerinin gün yüzüne çıkması ile oluştu.


Divan Şairi Mehmet Said Fenni’nin ismi Ali Şakir Ergin’in araştırması ile duyulmaya başlandı. Avukat, Yazar Hayati İnanç’ın, son yıllarda Mehmet Said Fenni Efendi’nin beyitlerini konferanslarında sık sık dile getirmesi ile Anadolu’daki hattatlar da, 1850 yılında Yozgat’ta doğan şair ve sanatkarı araştırmaya başladılar.


Bab-ı Nun Gelenekli Sanatlar Derneği Başkanı ve Kültür Bakanlığı Hat Sanatçısı Mahmut Şahin’in, Mehmet Said Fenni Efendi’nin 30 kadar, el yazma eserinin 2021 yılında Ankara’da satışa çıktığını duyması üzerine müze fikri doğdu. Yozgatlı İş Adamı Alpay Değerli, bu koleksiyonu, müzeye bağışlamak niyeti ile satın aldı. Bursa, Kocaeli, Eskişehir, İstanbul ve Kütahya başta olmak üzere Anadolu’dan yüzlerce hattat, Osmanlı hat yazısının geçmişini de anlatan, Yozgatlı bir sanatkârın şahsiyetinde, 6 asırlık yazı mektebinin nasıl geliştiğini gözler önüne serecek eserler hazırlamaya başladılar. Muhtelif hat nevilerinde orijinal, el çekme yazılar 357 adete ulaştı. Yozgat Belediye Başkanı Doktor Kazım Arslan’ın, Yozgat’taki sivil mimarlık örneği konakları ihya ettiği dönemde, Cevizli Konağı tahsis etmesi ile çabalar nihayete erdi. Yozgatlı iş adamı Galip Aykaç’ın malzeme destekleri, Yazar İbrahim Ethem Gören’in merhumun imzasını oluşturduğu orijinal çalışmasını bağışlaması ile müze kuruluşu tamamlandı.


Hat Sanatçısı Mahmut Şahin, Amasya, Bursa, Kocaeli, Bayburt gibi şehirlerde açılan hat müzesinden yola çıkarak Yozgat’ta müze açılması fikrinin oluştuğunu söyledi. Şahin, "Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan Bey, destek verdiler ve Fenni Efendi özelinde Cevizli Konak’ı tahsis ettiler. Fenni Efendi çok büyük bir Divan şairi. 1918 yılında vefat etmiş. Yozgat’ta kalmış, diğer illerde görev yapmış. En son Ankara’da vefat etmiş. Bir ifadeye göre Cebeci Asri Mezarlığı’nda, bir ifadeye göre de Etnografya Müzesi’nin olduğu bölgede defnedilmiş. Şu an kabri bile bilinmiyor. Maalesef Yozgat’ta bile tanınmayan birisi. Müzeye gelen kişi önce Peygamber Efendimiz (s.a.v.) zamanından kûfi yazı ile başlayıp hat sanatı serüvenini devam ettiriyorlar. Üç odamızda da Fenni Efendi özelinde, Fenni Efendi’nin divanından seçme beyitler var. Bu şekilde Fenni Efendi’yi Yozgat’ta anacak bir hizmete girdik. Çok güzel bir hizmet olacağına inanıyorum. Toplamda 330-340 eser fakat bizim öğrencilerimizin yazdığı 310 tane eser var" ifadelerini kullandı.


Yozgat Belediye Başkanı Dr. Kazım Arslan, "Hat müzesini açarken Yozgat’ın yetişmiş değeri, geçmişte kalan en büyük değerlerinden, Divan edebiyatının ustalarından Mehmet Fenni Efendi’nin ismini yaşatmak istiyoruz. Yozgat’ın kültür hayatına çok büyük bir katkı sağlayacağına inanıyorum. İnşallah kısa süre içerisinde Hattat Mahmut Şahin’in öncülüğünde Yozgat’ta Cevizli Konakta bu hat müzesini bütün görselleriyle birlikte hizmete sunmuş olacağız" dedi.


Mehmet Said Fenni Efendi’nin müzesinin 17 Ocak 2026 Cumartesi günü açılmasından sonra, Anadolu’daki koleksiyonerlerin elinde olan yazılarından, bağışlar da gelmesi bekleniyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Zeytinyağı kalite yarışması için son gün 15 Ocak Antalya’nın kadim zeytin kültürünü ve zeytinyağı kalitesini öne çıkarmak amacıyla düzenlenen ’1. Antalya Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması’na başvurular 15 Ocak günü sona eriyor. Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü, Antalya Ticaret Borsası, Antalya Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü ve BATEM iş birliğiyle düzenlenen yarışma, üreticiyi teşvik etmeyi, bilgi ve bilinç düzeyini artırmayı, hatalı uygulamaları azaltmayı ve yüksek kaliteli zeytinyağı üretimini desteklemeyi hedefliyor. Dereceye girenlere ekipman desteği Yarışmada yer alacak zeytinyağları, tat, koku, meyvemsi, acılık ve yakıcılık dengesini içeren duygusal analiz ile serbest yağ asidi, polifenol değerini içeren kimyasal analiz kriterlerine göre jüri tarafından değerlendirilecek. Değerlendirme sonucunda en yüksek puanı alan zeytinyağlarına, Altın, Gümüş ve Bronz Madalya Beratları verilecek. Yarışmada dereceye girenlere, zeytin silkme makinesi, zeytin sıkım tankları, budama makası, eldiven, testere, bordo bulamacı gibi ekipmanlar hediye edilecek. Yarışmaya katılmak isteyen üreticiler, 15 Ocak gününe kadar numunelerini Antalya Tarım ve Orman İlçe Müdürlükleri’ne ulaştırabilecek. Yarışmada dereceye girenlere ödülü Side Antik Kenti’nde takdim edilecek. Yarışma öncesinde zeytinin tarihi gelişiminden ekonomisine kadar pek çok konunun ele alınacağı geniş kapsamlı çalıştay düzenlenecek. "Antalya zeytinde parlayan merkez" Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, zeytinin binlerce yıldır Akdeniz kültürünün ayrılmaz parçası olduğunu belirtirken, Pamfilya döneminden bu yana Antalya’nın zeytin ve zeytinyağı üretiminde öne çıkan bir bölge olduğunu kaydetti. Bereketin, sağlığın ve ölümsüzlüğün simgesi olan zeytinin aynı zamanda bir yaşam biçimi olduğunu söyleyen Çandır, "Antalya, iklimi, bereketli toprakları ve bilinçli üreticileriyle yeniden zeytinciliğin parlayan merkezlerinden biri haline geliyor. Hedefimiz üreticimizin daha kaliteli ürünü üretmesi, tüccarın da kaliteli ürünleri pazara sunmasını sağlamaktır" dedi. Hedef zeytinde kalite ve rekolte Tarım ve Orman İl Müdürü Şakir Fırat Erkal, dünyada zeytin ağaç varlığının yüzde 90’ının Akdeniz kıyısındaki ülkelerde yer aldığını belirtirken, Türkiye’nin zeytin üretiminin yaklaşık 4 milyon ton olduğunu bunun 77 bin tonunu Antalya’nın ürettiğini kaydetti. Erkal, dünya zeytinyağı üretiminin yaklaşık yüzde 15’ini 475 bin ton ile Türkiye’nin karşıladığına dikkat çekerken, Antalya’nın üretiminin ise 7 bin ton civarında olduğunu söyledi. Yarışma ile Antalya’nın verimli ve kaliteli zeytin üretimini artırmayı hedeflediklerini belirten Erkal, "Yarışmayla hasattan sofraya kadar üreticilerimizin yaptığı hatalı uygulamaları azaltmak, bilgi paylaşımını artırmak ve kaliteyi sürdürülebilir hale getirmek istiyoruz. Antalya’daki tüm üreticilerimizin bu yarışmaya katılarak ürünlerini ulusal ve uluslararası standartlarda değerlendirme fırsatı bulacağına inanıyoruz" dedi. "Zeytinyağı Antalya’nın simgesi olsun" Antalya Kültür ve Turizm İl Müdürü Candemir Zoroğlu, zeytin ve zeytinyağının kültürel bir miras olduğunu vurguladı. Zoroğlu, yarışma ile zeytinyağının markalaşmasında önemli adım atılacağını söylerken, "Antalya’yı ziyaret eden yerli ve yabancı misafirlerin, kentten ayrılırken yanlarında götürebilecekleri, Antalya’yı hatırlatan en özel değerlerden biri zeytinyağıdır. Amacımız, zeytinyağını gastronomi turizminin ve yerel kimliğin ayrılmaz bir parçası haline getirmek, bu doğal değeri kentin simgeleri arasına taşımaktır" dedi.
Kocaeli Eski Seka fabrikası alanı "Teknoşehir"e dönüşüyor Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından, Seka Kültür Alanı’nda bilim ve teknoloji merkezi olarak hizmet verecek "Teknoşehir" projesinin inşasına başlandı. Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, beraberindeki heyetle 4 bin 500 metrekare kapalı alana sahip olacak projenin şantiyesinde incelemelerde bulundu. Eski Seka Kağıt Fabrikası’nın mekanik atölyesi olarak kullanılan yapının bulunduğu alanda, Anıtlar Kurulu tarafından onaylanan rekonstrüksiyon projesi hayata geçirilecek. Yaklaşık 1,5 yılda tamamlanması planlanan merkez, kentteki teknoloji ve bilim çalışmalarını tek çatı altında toplayacak. "Gençlerin kuluçka merkezi olacak" İnceleme sonrası değerlendirmelerde bulunan Başkan Büyükakın, mevcut binanın dönüştürülerek çok fonksiyonlu bir merkez haline getirileceğini belirtti. Teknoşehir’in bir kuluçka merkezi gibi çalışacağını ifade eden Büyükakın, şunları kaydetti: "Geleceğin dünyası teknoloji merkezli bir dünya. Kodlama yazabilen, robotlar yapabilen, bu dili emsallerinden daha başarılı bir şekilde kullanabilen gençler, geleceğin dünyasında daha rekabetçi ve daha önde olacak. Dolayısıyla da biz o gençlerimizin geleceği için bir proje oluşturduk. Onlar hava, su ve karada gidecek teknolojik araçları inşa ederken ve hayalini kurarken, bir yandan da teknolojik rekabette öne geçmiş olacaklar. Diğer taraftan burası bir kuluçka merkezi gibi çalışacak. Yenilikçiliğin kuluçka merkezi olacak. Genç girişimcilerin, yazılımcıların ve donanımcıların, yeni aletler yapanların buradan yetişerek dünyaya büyük katkılar sağlayacağını hayal ediyoruz." Teknoloji takımları tek merkezde toplanacak Proje kapsamında, halihazırda Vinsan Kampüsü ve Mehmet Ali Paşa Mahallesi’nde faaliyet gösteren teknoloji takımları ve dijital atölyeler buraya taşınacak. Teknoşehir bünyesinde; kodlama sınıfları, modüler ve mekanik atölyeler, 3D baskı alanı, dijital inovasyon merkezi, podcast ve müzik stüdyoları, tematik kütüphane ile sergi alanları yer alacak. Ayrıca teknoloji takımlarına sağlanan maddi desteğin de 20 milyon liraya çıkarıldığı bildirildi.
İstanbul İstanbul’da dondurucu soğuk binlerce kuşu denizde bir araya getirdi İstanbul’da etkisini artıran soğuk hava, Boğaz’ın doğal yaşamında dikkat çeken görüntülere sahne oldu. Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı’nda yaşayan karabataklar ve rüzgarlı havada su üzerinde sürüler halinde bir araya geldi. Deniz yüzeyinde adeta siyah bir halı oluşturan kuş sürüsü, görsel bir şölen sundu. İstanbul’da etkisini artıran soğuk hava hayvanları da etkiliyor. Bakırköy açıklarında bir araya binlerce karabatak, dron kamerasıyla görüntülendi. Uzmanlar, karabatakların bu şekilde toplu halde bulunmasının temel nedeninin ısı kaybını azaltmak ve enerji tasarrufu sağlamak olduğunu belirtiyor. Bir arada durarak rüzgar ve soğuk suya daha az maruz kalan kuşlar, aynı zamanda muhtemelen tehlikelere karşı da daha güvende oluyor. Sürü halinde hareket etmenin, balıkları yönlendirerek avlanmayı kolaylaştırdığı da ifade ediliyor. Dron kamerasına yansıyan görüntülerde, büyük çoğunluğunu büyük karabatakların oluşturduğu kuşların deniz yüzeyinde belirli bir düzen içerisinde toplu halde durdukları görüldü. Zaman zaman yön değiştiren ve sürü halinde hareket eden kuşlar, Marmara Denizi’nin kış aylarındaki doğal yaşam zenginliğini gözler önüne serdi. Marmara Denizi’nin kış aylarında donmayan yapısı ve balık açısından zengin olması, karabataklar için önemli bir beslenme alanı oluşturuyor. Kuşların bu şekilde bir arada bulunmasının temel nedeninin beslenme ve dinlenme olduğu vurgulanırken, karabatakların balık sürülerini daha kolay avlayabilmek için zaman zaman toplu halde hareket ettikleri, avlanma sonrası ise su yüzeyinde ya da kıyıya yakın alanlarda dinlendikleri belirtiliyor. Kuş sürüleri biyolojik çeşitliliği açısından önemli Havadan kaydedilen görüntüler, hem kuşların sürü davranışını hem de Marmara Denizi’nin kış aylarındaki ekolojik dengesini net bir şekilde ortaya koyarken, uzmanlar bu tür doğa olaylarının bölgenin biyolojik çeşitliliği açısından önemli olduğuna dikkat çekiyor.