SPOR - 24 Mayıs 2026 Pazar 20:58

Türkiye Süpermoto Şampiyonası ve FIM MotoMini Türkiye Serisi’nde sezonun 2. ayağı Uşak’ta yapıldı

A
A
A
Türkiye Süpermoto Şampiyonası ve FIM MotoMini Türkiye Serisi’nde sezonun 2. ayağı Uşak’ta yapıldı

Türkiye Süpermoto Şampiyonası, ANLAS MiniGP 110 ve FIM MotoMini Türkiye Serisi’nin 2. ayak yarışları Uşak’ta tamamlandı. Birbirinden çekişmeli mücadelelere sahne olan organizasyonda 49 sporcu dereceye girebilmek için piste çıktı.


Türkiye Motosiklet Federasyonu (TMF) yarış takviminde yer alan Türkiye Süpermoto Şampiyonası, ANLAS MiniGP 110 ve FIM MotoMini Türkiye Serisi’nin 2. ayak yarışları, Uşak Belediyesi Yarış Pisti’nde gerçekleştirildi. Bin 370 metre uzunluğundaki Uşak Süpermoto Pisti’nde düzenlenen organizasyonda sporcular, keskin virajlar ve yüksek tempolu mücadeleleriyle izleyenlere adrenalin dolu anlar yaşattı.


Süpermoto Open, Süpermoto Senior, Süpermoto S3, Süpermoto 85 cc, Süpermoto 65 cc, 50 cc ve 50 cc Mini kategorilerinde toplam 49 sporcu piste çıkarak kıyasıya yarıştı. Farklı sürüş teknikleri ve viraj performanslarıyla dikkat çeken sporcular, şampiyonanın ikinci ayağında puanlarını artırmak için mücadele etti.


Organizasyonda Türkiye Motosiklet Federasyonu Milli Takımlar Kaptanı Kenan Sofuoğlu da yer aldı. Sofuoğlu’nun, ANLAS MiniGP 110 serisinde yarışan oğlu Zayn Sofuoğlu’nu pist kenarından takip ederek destek verdiği görüldü.


Yarışların ardından kategorilerinde dereceye giren sporculara kupaları takdim edildi.


Yarışlar sonunda, 50 cc Mini kategorisinde Rüzgar Ceyhan, 50 cc kategorisinde Abdülhamid Bostanoğlu, 65 cc kategorisinde Aslan Osmanpaşaoğlu, 85 cc kategorisinde Alp Burak Albayrak ve S3 Open kategorisinde Adem Işık birincilik elde etti. ANLAS MiniGP 110 serisinde Alparslan Davran birinci olurken, Zayn Sofuoğlu ikinci sırada yer aldı. MotoMini 160 kategorisinde ise Enes Çağan Çakır birinciliğe ulaştı.



Türkiye Süpermoto Şampiyonası ve FIM MotoMini Türkiye Serisi’nde sezonun 2. ayağı Uşak’ta yapıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Uzman Diyetisyen Uç: "Yeni kesilmiş hayvanların etlerindeki ölüm sertliğine dikkat edilmelidir" Yeni kesilmiş hayvanların etlerindeki ölüm sertliğine dikkat edilmesi gerektiğini dile getiren Uzman Diyetisyen Gülben Uç, "Bu sertlik hem pişirmede, hem de sindirimde zorluk oluşturur. Özellikle mide rahatsızlıkları olan bireyler, eti 24 saat bekletmeden tüketmemelidir" dedi. Kurban Bayramına sayılı günler kala Elazığ Medilines Hastanesi Uzman Diyetisyeni Gülben Uç, sağlıklı beslenme hakkında bilgiler verdi. Bayram boyunca kırmızı et tüketiminin miktarı ve sıklığının arttığını aktaran Uzman Diyetisyen Uç, "Kırmızı et; iyi kalite hayvansal proteinin yanı sıra, demir, çinko, fosfor, magnezyum mineralleri ile B12, B6, B1 ve A vitaminleri içermektedir. Ancak yağlı etlerin doymuş yağ ve kolesterol içerikleri yüksektir. Bu nedenle kalp-damar hastaları, diyabet hastaları, hipertansiyon hastaları ve böbrek hastaları risk altındadır. Yeni kesilmiş hayvanların etlerindeki ölüm sertliği yani Rigor Mortis olayına da dikkat edilmelidir. Bu sertlik hem pişirmede, hem de sindirimde zorluk oluşturur. Özellikle mide rahatsızlıkları olan bireyler, eti 24 saat bekletmeden tüketmemelidir" diye konuştu. Uç, "Etler, C ve E vitaminini içermezler. Bu nedenle etlerin mutlaka sebzelerle birlikte pişirilmesi veya etlerin yanında C vitamininden zengin sebze, salata, taze sıkılmış meyve sularının tüketilmesi oldukça önemlidir. Bu yöntem demirin emilimini arttırır. Buzdolabında -2 santigrat derecede 1-2 hafta, derin dondurucuda ise -18 santigrat derecede daha uzun süre etler saklanabilmektedir. Pişirme yöntemi olarak; haşlama, fırınlama ve ızgara gibi yöntemler tercih edilmeli, kızartmalardan ve kavurma yönteminden kaçınılmalıdır. Kavurma ve kırmızı et öğle öğününde tüketilmeli, akşam öğününde ise sebze, kuru baklagil gibi posa içeriği yüksek yemekler tercih edilmelidir" şeklinde konuştu.
Kütahya Kütahya’daki Enne Barajı 3 yıl aradan sonra yüzde 100 doluluk oranına ulaştı Kütahya’nın önemli su kaynakları arasında yer alan Enne Barajı, son yılların en yüksek seviyesine ulaşarak yüzde 100 doluluk oranını aştı. Özellikle son dönemde etkili olan yağışların ardından tamamen dolan baraj, bölgedeki çiftçiler ve hayvancılıkla uğraşan vatandaşlar için umut oldu. Kütahya bölgesinin en büyük barajlarından biri olarak gösterilen Enne Barajı’nda su seviyesinin kritik eşiği aşmasıyla birlikte zaman zaman kapakların da açıldığı öğrenildi. Son üç yıldır beklenen doluluk seviyesine ulaşamayan barajın yeniden tam kapasiteye ulaşması, özellikle tarımsal üretim açısından büyük önem taşıyor. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Enne Mahallesi Muhtarı Erol Kucak, yağışların bu yıl bereketli geçtiğini belirterek, barajdaki doluluğun bölge halkını sevindirdiğini söyledi. Kucak açıklamasında, "Enne Barajımız Kütahya bölgesindeki en büyük barajlardan birisidir. Son üç yılda doluluk oranlarına ulaşamamıştık. Yağışların yetersiz olması nedeniyle barajımız boş kalıyordu. Ancak bu yıl yağmurların bereketli olmasıyla birlikte yüzde yüz doluluk oranını aştık. Hatta zaman zaman kapakları da açıyoruz" ifadelerini kullandı. Barajdaki su seviyesinin yükselmesinin tarım ve hayvancılık faaliyetlerine olumlu katkı sağladığını dile getiren Kucak, çiftçilerin üretim sezonuna daha umutlu başladığını belirtti. Kucak, "Bu sene çiftçilerimiz, tarımcılıkla uğraşan vatandaşlarımız oldukça memnun. Çiftçilik yapan arkadaşlarımız var, hayvancılık yapan vatandaşlarımız var. Onlar açısından güzel bir dönem oluyor. Verimler de maşallah oldukça güzel" dedi. Öte yandan, Enne Barajı’ndaki doluluk oranı dron ile havadan da görüntülendi. Havadan çekilen görüntülerde baraj gölünün tamamen dolduğu, su seviyesinin kıyı bölgelerine kadar ulaştığı ve bölgedeki doğal görünümün dikkat çektiği görüldü.
Denizli Semt pazarındaki ‘göz hakkı’ sepetleri yürekleri ısıttı Denizli’nin Mehmetçik Mahallesi Demokrasi Meydanı Pazaryerinde tezgâh açan pazarcı esnafı, alışılmışın dışında bir uygulamayla vatandaşların ilgisini çekiyor. Pazar girişlerinde ve tezgâh önlerinde bulunan iki ayrı sepette yer alan ürünler, "göz hakkı" anlayışıyla ücretsiz olarak vatandaşların beğenisine sunuluyor. Sabahın erken saatlerinden itibaren pazara gelen vatandaşlar, tezgâhların önünde bulunan sepetlerdeki meyve ve sebzelerden dilediklerini alarak tadına bakabiliyor. Özellikle çocukların yoğun ilgi gösterdiği uygulama, pazarda sıcak ve samimi görüntülerin oluşmasına neden oluyor. Vatandaşların ürünleri deneyerek alışveriş yapmasının hem güven oluşturduğunu hem de bereket getirdiğini belirten Mehmet Genç, yıllardır esnaflık kültüründe yer alan "göz hakkı" geleneğini yaşatmaya çalıştıklarını ifade etti. Mehmet Genç, pazarcılığın sadece satış yapmak olmadığını belirterek, "Biz burada sadece ürün satmıyoruz. İnsanlarla sohbet ediyor, onların memnuniyetini önemsiyoruz. Tezgâhın önüne koyduğumuz sepetlerdeki ürünleri isteyen herkes alıp tadına bakabiliyor. Bu bizim kültürümüzde var. Eskiden büyüklerimiz buna ‘göz hakkı’ derdi. Biz de bu geleneği sürdürmek istiyoruz" dedi. Pazarda alışveriş yapan vatandaşlar ise uygulamadan memnun olduklarını dile getirdi. Özellikle doğal ve taze ürünlerin tadına bakma imkânı bulduklarını söyleyen vatandaşlar, pazarcı esnafının bu yaklaşımının güven verdiğini ifade etti. Bazı vatandaşlar çocuklarının da ürünleri severek tükettiğini belirterek uygulamanın örnek olması gerektiğini söyledi. Pazarcı esnafının sergilediği bu dayanışma ve paylaşım kültürü, alışverişin ötesinde sosyal bir ortam oluşturuyor. Demokrasi Meydanı Pazaryeri’nde sürdürülen "göz hakkı" standı uygulaması, hem vatandaşların hem de diğer pazarcı esnafının dikkatini çekmeye devam ediyor.