SPOR - 28 Aralık 2025 Pazar 10:30

Tuncelili sporcular uluslararası arenada tarih yazdı

A
A
A
Tuncelili sporcular uluslararası arenada tarih yazdı

Muaythai Uluslararası Profesyonel Müsabakaları’nda ringe çıkan Tuncelili 6 sporcu, Gürsel ve Ali Tayam’ın antrenörlüğünde çıktıkları tüm karşılaşmaları kazanarak 2 altın kemer ve 4 kupayla kente döndü.


Bitlis’in Tatvan ilçesinde 19-21 Aralık tarihleri arasında gerçekleştirilen Muaythai Uluslararası Profesyonel Müsabakaları, Tunceli spor tarihi açısından unutulmayacak bir başarıya sahne oldu. Dersim Kick Boks Spor Kulübü ile Tunceli Belediyesi Spor Kulübü adına organizasyona katılan 6 sporcu, profesyonel ve yarı profesyonel kategorilerde çıktıkları tüm maçları kazanarak şampiyonluğa ulaştı. İran, Azerbaycan ve 15 farklı ilden sporcuların yer aldığı uluslararası turnuvada elde edilen 2 altın kemer ve 4 kupa, yalnızca bir spor başarısı değil; disiplinin, inancın ve uzun soluklu bir emeğin karşılığı olarak Tunceli’ye taşındı.


Müsabakalarda Hüseyin Arslan, tam profesyonel kategoride mücadele ederek altın kemerin sahibi olurken, Mert Bozkurt da kendi kategorisinde altın kemer kazandı. Yarı profesyonel kategoride ringe çıkan Eren Can Bozkurt, Şahin Bozkurt, İdil Gökmen ve Sıla Karataş ise rakiplerini geride bırakarak şampiyonluk kupasını Tunceli’ye getirdi.



"6’da 6 yapmak gerçekten oldukça büyük bir başarı"


Turnuvayı değerlendiren Dersim Kick Boks Spor Kulübü Başkanı ve Kick Boks Milli Takım Antrenörü Gürsel Tayam, "Yaklaşık 18 yıldır ilimizde kick boks antrenörlüğü yapmaktayım. Muaythai’ın da il temsilcisiyim. Bu süreç içerisinde 3 branşta dünya ve Avrupa derecelerimiz oldu. Bunlar kickboks, boks ve Muaythai. Şimdi kulübümüzde hem belediye hem Dersim Kick Boks olarak antrenman yapmaktayız. Gittiğimiz son turnuvada 19-21 Aralık’ta, Bitlis’in Tatvan ilçesinde profesyonel maçlar yapıldı. 6 kişi olarak gittiğimiz şampiyonada 6’da 6 derece yaptık. 2 altın kemer, 4 tane de kupa aldık. Bu da ilimiz için büyük bir başarı. Turnuvaya Dersim Kick Boks Spor Kulübü ve Tunceli Belediye Spor Kulübü olarak katıldık. İnşallah önümüzdeki maçlarda da bu şekilde başarılarımızı sürdüreceğiz. Bu gerçekten büyük bir başarı. 6 sporcu götürüp, 6’sının da şampiyon olması küçük ilden büyük başarı. İran, Azerbaycan ve 15 ilin katıldığı bir turnuvaydı. 6’da 6 yapmak gerçekten oldukça büyük bir başarı" dedi.



Tam profesyonel kategoride mücadele ederek altın kemerin sahibi olan Hüseyin Arslan, "Geçenlerde katıldığımız profesyonel Muaythai Şampiyonasında şampiyon olup altın kemeri aldım. Bunun dışında 2 Türkiye ikinciliğim, 3 Türkiye üçüncülüğüm var kick boks branşında. 3 ay sonra yine maçım var. Umarım tekrar şampiyon olacağım. Gerçekten çok mutluyum, arkadaşlarımın da hepsini tebrik ediyorum. İnşallah hepimiz ilerideki turnuvalarda yine şampiyonluğu alacağız, iyi bir şekilde ilerleyeceğiz" diye konuştu.


Şampiyon sporculardan Sıla Karataş, turnuvanın kendisi için önemli bir deneyim olduğunu belirterek, "Yaklaşık 1 hafta önce arkadaşlarımla gittiğim, Bitlis’te gerçekleşen turnuvadan hepimiz başarıyla döndük. Bu benim için çok güzel bir başarıydı. Çıktığım ilk maçta rakibimi nakavt ederek maçı aldım. Bu maçta bana destek olup, bana güvendiğini gösteren antrenörüme çok teşekkür ediyorum. Bu yolda bana güvendiği için ve her şekilde bana yardımcı olduğu için çok mutluyum. Hayalim 2026’da gerçekleşecek olan Türkiye Şampiyonasında şampiyon olmak. Umarım hayallerimi gerçekleştirip verdiğim emeklerin karşılığını alırım" şeklinde konuştu.



"Ben ve arkadaşlarım birlikte çalıştık ve bu başarıyı birlikte elde ettik"


Bir diğer sporcu İdil Gökmen ise takım ruhuna dikkat çekerek, "Geçtiğimiz hafta Bitlis’in Tatvan ilçesinde gerçekleşen Muaythai Turnuvasında altın kupayı aldık. 6 sporcu olarak gittik ve 6 sporcu da maçlarını kazandı. Bu yüzden çok mutluyuz. Toplamda 2 tane Türkiye üçüncülüğüm var. Ben ve arkadaşlarım birlikte çalıştık ve bu başarıyı birlikte elde ettik. Bu yüzden hepimiz çok mutluyuz" dedi.


Yaklaşık 4 yıldır kick boks yaptığını belirten ve turnuvada altın kemer kazanan milli sporcu Mert Bozkurt ise başarı sürecini şu sözlerle anlattı: "Bu süreç içerisinde Türkiye üçüncülüklerim, Türkiye ikinciliklerim ve Türkiye şampiyonluklarım mevcut. Aynı zamanda milli sporcuyum. Tunceli Belediyesi Spor Kulübü sporcusuyum. Antrenörüm Ali Tayam ile birlikte bu 4 yılda çok yol kat ettik. Hedefim 2026’da düzenlenecek olan Dünya Kick Boks Şampiyonasına gidip şampiyon olmak. İnşallah olacağım. Çok güzel hazırlanıyoruz. Bir hafta önce Bitlis’te düzenlenen Muaythai Şampiyonasına katıldık, 6 kişinin hepsi de şampiyon oldu. Ben altın kemer sahibi oldum."



Tuncelili sporcular uluslararası arenada tarih yazdı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Elazığ’da usulsüz tıbbi atık yakan hastaneye 47 milyon lira ceza Elazığ’da hastane atıklarını mevzuata aykırı şekilde taşıyıp kendi mülkünde açıkta yakan özel bir sağlık kuruluşuna, yapılan denetimin ardından 47 milyon 206 bin 354 lira idari para cezası kesildi. Elazığ’da hastane atıklarını usulsüz şekilde yakan ve halk sağlığını tehlikeye atan sağlık kuruluşuna Elazığ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından, 47 milyon 206 bin 354 lira idari para cezası uygulandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Elazığ Belediyesi ve İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin koordineli denetimiyle ortaya çıkan usulsüzlüğün, geçmiş yıllarda da benzer şekilde yapıldığı ve ceza aldığı ortaya çıktı. Atıkları hastane sahibinin arazisinde yaktıkları tespit edildi Elazığ Belediye Başkanlığı’ndan gelen ihbar üzerine Elazığ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, belediye teknik personeli ve İl Jandarma Komutanlığı ekipleriyle koordineli şekilde düzenlenen denetimde, hastane faaliyetlerinden kaynaklanan tıbbi atıkların usulüne aykırı şekilde taşındığı ve işletme sahibinin kendi mülkünde yakılarak imha edilmeye çalışıldığı belirlendi. Geçmiş yıllarda da benzer suç işlenmiş Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ekiplerinin yaptığı incelemelerde, insan sağlığı açısından risk taşıyan tıbbi atıkların açıkta yakılmasının, bulaşıcı hastalıkların yayılması yönünden ciddi tehlike oluşturduğu ve çevre üzerinde telafisi güç sonuçlar doğuracağı rapor edildi. Hastanenin geçmiş yıllarda da benzer şekilde tıbbi atık yaktığı ve İl Müdürlüğü tarafından daha önce de cezalandırıldığı ortaya çıktı. Söz konusu özel hastaneye Çevre Kanunu’nun 20’nci maddesinin uygulanarak, Elazığ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından tam 47 milyon 206 bin lira idari para cezası kesildi.
Manisa Cilt kanserinde erken teşhis hayat kurtarıyor Manisa Şehir Hastanesi Dermatoloji Hekimi Uzm. Dr. İmge Durmaz, "Benlerdeki asimetri, düzensiz kenar görünümü, renk değişikliği, büyüme ya da iyileşmeyen yaralar dikkatle değerlendirilmelidir" dedi. Manisa Şehir Hastanesi Dermatoloji Hekimi Uzm. Dr. İmge Durmaz, 1-31 Mayıs Cilt Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında güneşin zararlı etkileri, cilt kanserinden korunma yöntemleri ve erken tanının önemi ile ilgili farkındalık oluşturmak amacıyla açıklamalarda bulundu. Cilt kanserinin dünyadaki en sık görülen kanser türlerinden biri olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Durmaz, "Cilt kanseri, dünyada en sık görülen kanser türleri arasında yer almakta; ancak erken teşhis edildiğinde tedavi başarısı oldukça yüksek olmaktadır. Benlerdeki asimetri, düzensiz kenar görünümü, renk değişikliği, büyüme ya da iyileşmeyen yaralar dikkatle değerlendirilmelidir. Özellikle çocukluk ve genç yaşlarda yoğun güneş yanığı öyküsü bulunan kişilerde risk artabilmektedir. Bu nedenle yalnızca yaz aylarında değil, günlük yaşamda da güneşten korunma alışkanlığı kazanılması büyük önem taşır. Güneş koruyucu ürünlerin düzenli kullanılması, uzun süre direkt güneş maruziyetinden kaçınılması ve ciltte fark edilen değişikliklerin gecikmeden dermatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi hayati önem taşımaktadır. Cildinizi ihmal etmeyin, değişimleri önemseyin. Unutmayalım; erken teşhis hayat kurtarır" dedi.
İstanbul Dünya genelinde 316 milyon kişi bağımlılıkla mücadele ediyor Bağımlılık, yalnızca madde kullanımından ibaret olmayan; bireyin ruhsal, duygusal ve sosyal yaşamını derinden etkileyen küresel bir halk sağlığı sorunu olarak büyümeye devam ediyor. Prof. Dr. Kültegin Ögel, Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin (UNODC) 2025 Dünya Uyuşturucu Raporu’na göre, dünya genelinde yaklaşık 316 milyon kişinin uyuşturucu madde kullandığını belirtti. Son 10 yılda bağımlılık oranlarında ciddi artış gözlendiğine dikkat çeken Ögel, özellikle gençler arasında yaygınlaşan bağımlılık davranışları yalnızca biyolojik değil; psikolojik, travmatik ve sosyal boyutlarıyla ele alınması gerektiğini vurguladı. Ögel, Türkiye’de de tabloya dikkat çekerek, "Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi verilerine göre, bağımlılık nedeniyle tedavi başvuruları her yıl artış gösterirken, davranışsal bağımlılıklar, dijital bağımlılık ve madde kullanımına bağlı ruhsal sorunlar giderek daha erken yaşlarda ortaya çıkıyor" dedi. Uzmanlara göre, bağımlılık tedavisinde yalnızca fiziksel arınma yeterli olmuyor. Duyguların ifade edilmesi, travmaların işlenmesi ve bireyin kendisiyle yeniden sağlıklı bağ kurabilmesi tedavinin en kritik aşamalarından biri olarak görülüyor. Bu noktada ise sanat terapisi, bağımlılık tedavisinde dikkat çeken destekleyici yöntemlerden biri olarak öne çıkıyor. Klinik Psikoloğu Beyza Selvi, bağımlılık sürecinin yalnızca madde kullanımından ibaret olmadığını, aynı zamanda yoğun duygusal çatışmalar ve baş etme güçlükleriyle ilişkili çok boyutlu bir süreç olduğunu belirtti. Selvi, sanat terapisinin özellikle sözel ifade konusunda zorlanan bireyler için önemli bir alan açtığını ifade ederek önemli noktanın altını çizerek, "Bağımlılık sürecindeki bireyler çoğu zaman ifade etmekte zorlandıkları yoğun duygular yaşayabiliyor. Sanat terapisi, bireyin duygu ve düşüncelerini resim, renk, şekil ve semboller aracılığıyla dışa vurmasını sağlayarak sözel olarak ulaşılması güç alanlara temas edebiliyor. Sanat terapisi, bireyin yalnızca mevcut duygularını değil; geçmiş yaşantılarını, ihtiyaçlarını ve baş etme biçimlerini de fark etmesine yardımcı oluyor. Kişi yaptığı çalışmalar aracılığıyla kendilik farkındalığını artırabiliyor. Bu süreç, bireyin kendisiyle kurduğu ilişkiyi güçlendirirken değişim motivasyonunu da destekliyor" dedi. Selvi, grup sanat terapilerinin kişilerarası farkındalığı geliştirdiğini belirterek, "Katılımcılar benzer deneyimlere sahip bireylerle bir araya geldiklerinde yalnız olmadıklarını fark ediyorlar. Bu paylaşım süreci empatiyi ve sosyal destek duygusunu güçlendiriyor. Sanat terapisinin en önemli özelliklerinden biri de bireye ’doğru’ ya da ’yanlış’ baskısı hissettirmeyen güvenli bir alan oluşturması. Bu yöntemde estetik kaygı ya da doğru-yanlış değerlendirmesi bulunmaz. Bu da bireyin kendini daha özgür ve güvenli bir şekilde ifade etmesine alan açar" dedi.