EKONOMİ - 15 Nisan 2025 Salı 13:09

Trabzon’da raylı sistem için ilk kazma bu yıl sonunda vurulacak

A
A
A
Trabzon’da raylı sistem için ilk kazma bu yıl sonunda vurulacak

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in ev sahipliğinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürü Yalçın Eyigün’ün katılımlarıyla Trabzon Raylı Ulaşım Sistemi Projesi’nin tanıtımı yapıldı. Projeyi hızla hayata geçirmek için gün gün takip ettiklerini yineleyen Başkan Genç, "Projemiz 2026 yılı yatırım programına dahil edilecek ve yıl bitmeden ilk kazmayı vurmuş olacağız" dedi.


Başkan Genç’in ev sahipliğinde, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürü Yalçın Eyigün’ün katılımıyla gerçekleştirilen toplantıya, Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü Kentiçi Raylı Sistemler Şube Müdürü Kutay Güzel, Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü Kentiçi Raylı Sistemler Proje Dairesi Başkanı Ahmet Tunçsoy, Yüksel Proje A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Celal Akın, ilgili kurumların yetkilileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.


Tanıtım toplantısında konuşan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, "Bugün, şehrimizin şehir içi ulaşımı açısından büyük önem taşıyan ve seçim döneminde birinci sözümüz olarak taahhüt ettiğimiz şehir içi raylı sistem projemizin tanıtım toplantısında bir araya gelmiş bulunuyoruz. Trabzon’u detaylı şekilde analiz ettiğimizde, özellikle şehir içi ulaşım standartlarının yükseltilmesi, daha konforlu bir ulaşım sağlanması ve toplu taşımayı teşvik etmek adına yapılan çalışmaların öne çıktığını görmekteyiz. Bu çalışmalardan en önemlisi de raylı sistem projemizdir. Bu projeyi sizlere seçim sürecinde birinci sözümüz olarak duyurmuştuk. O gün kamuoyuna, ’Bu işi ay, gün ve saat saat takip edeceğim’ diyerek bir taahhütte bulunmuştum. Hamdolsun, bugün geldiğimiz noktada bu sözümüzü adım adım hayata geçirmenin gururunu yaşıyoruz. 4 Nisan’da mazbatamızı aldıktan sonra, 24 Nisan’da çok kıymetli genel müdürümüzün de teşrifleriyle belediyemizde ilk protokolümüzü imzaladık. Ardından, 13 Ağustos 2024 tarihinde projemiz Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’ndan onay aldı. Hızlı ve kararlı bir takip sürecimizin sonucunda, 12 Ekim 2024 tarihinde de uygulama projesinin ihalesini gerçekleştirdik. Yüksel Proje firmamıza yer teslimini süratle tamamladıktan sonra, uygulama projesi ve güzergah çalışmaları eş zamanlı olarak başlatıldı" dedi.


Trabzon’da yaşayan 825 bin vatandaşın yaklaşık 551 bini Akçaabat, Ortahisar ve Yomra ilçelerinde yaşadığına dikkat çeken Genç "Bu ilçelerimiz aynı zamanda trafik yoğunluğunun da en fazla olduğu aks üzerinde yer almaktadır. Bu nedenle, raylı sistem projemizi bu üç ilçeyi birbirine bağlayacak şekilde planladık. Bu vizyonun gerçekleşmesine katkı sunan başta Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız, kıymetli hemşehrimiz Sayın Abdulkadir Uraloğlu’na teşekkür ediyorum. Projemizi sahiplenmesi ve destek vermesi bizler için çok kıymetli oldu. Raylı sistem projemiz 32 kilometrelik bir hat üzerinde şekillenecek. Başlangıç noktamız Akyazı’daki şehir hastanesi ve stadyum alanı olacak; buradan hareketle Meydan, otogar, KTÜ ve havalimanı güzergahıyla ilerleyecek. Devamında ise Akçaabat ve Yomra ilçelerimize ulaşan bir yapıya kavuşacağız" diye konuştu.


Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürü Yalçın Eyigün ise yaptığı sunumda, "Her şehrin kendine özgü bir durumu var. Hiçbir şehir diğer bir şehir için tam olarak örnek değil. Trabzon için sadece Trabzon’a uyan, Trabzon’a çok iyi oturdu diyebileceğimiz bir formül gerekmekteydi. Bu açıdan bakıldığında malumunuz sahil yolumuz var ama oturum alanları tepelerde. Dolayısıyla bu şehri bir tramvay ile çözme fikri ilk adımdı. Dümdüz bir şehirden bahsetmiyoruz. Tüm şehirlerimizi dikkate aldığımızda belki de en hızlı sayılabilecek bir proje süreci yaşadık. Tüm paydaşlarımızla görüştük. Biz de raylı sistem tecrübemizle, şehre nüfuz etmesi gereken çözümleri üretmeye çalışan taraf olarak iyi bir paydaşlık ortaya koyduk. 100 yıl duracak sistemler. Bu anlamda gözümüzden kaçan hiçbir şey olmamalı diye hassasiyet gösterdik. Kısa vadeli değil uzun vadeli bir çözüm olması için çalıştık. Akçaabat’tan Yomra’ya planladık. İlk etap, Akyazı’dan, yani şehir hastanesinden başlayan, merkeze gelen, havalimanını gören ve terminale ulaşan 16 kilometrelik orta bölümüdür."



Metro karakteristiğine dönüştürülmüş raylı sistem


"Şimdi biz tramvay mı metro mu diye baktığımızda aslında burada tramvay ismi ile yola çıkıldı ama karakteristiği itibariyle artık metrolaştı" diyen Eyigün "Arazi şartları yeraltını kullanmayı zorunlu kıldı. Tam sinyalize, tam otomatik, makinist inisiyatifini geride bıraktığımız manuel kullanımı olmayan, dolayısıyla bunları birleştirdiğimizde metrolaşmış bir raylı sistem ortaya çıktı. Tramvayın ortalama hızı yer yer 15 kilometreye, 20 kilometreye düşer. Yani birinci viteste giden bir araçtır, karışık trafiktir, karayolunu etkiler, karayolundan etkilenir. Halbu ki biz burada Trabzonluya raylı sistemi tercih etmesi ve hızlı bir şekilde erişim sağlayabilmesi için ortalama hızını yükselttiğimiz diğer modlarla çakışmayan bir sistemi hedeflemiş olduk. Bu da aslında karakteristikleri itibariyle bize, metro karakteristiğine dönüştürmüş bulunduğumuz bir raylı sistem gösterdi. Bu anlamda tüm paydaşlara, arazilerini kullandığımız ya da arazilerini kullanma ile ilgili erişimle ilgili fikir veren tüm paydaşlarımıza teşekkür etmek istiyoruz" ifadelerini kullandı.



16 kilometrede 16 durak


Eyigün, konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Ortalama hızımız 40-42 kilometreye çıkıyor. Sistemimiz, 70-80 kilometre hızla giden, ortalaması tüm dur kalklarla beraber 40 kilometrenin altına düşmeyen bir metro karakteristiğine büründü. 5 dakikada bir sefer yapabilen bir sistem, bunu istersek daha da sıklaştırabiliriz. Yani fiziki olarak 2 dakikalara kadar metroları sefer aralığı olarak sıklaştırabiliyoruz. İlk etabımız 16 kilometrelik etap, 16 istasyon. Tramvay 500-600 metrede bir durak yapar, çok hızlanmadan durur. Metro dediğimiz 800 metre, 1000 metre, 1200 metre gibi hızlanan 70-80 kilometreyi bulan, yavaşlayan ama parkur itibari ile beraber ortalama hızının yüksek olduğu sistemdir. Bizim durak ara mesafeler 1000 metre yaklaşık ortalamasına oturmuş oldu. Şu anda sondaj çalışmalarımızın yüzde 9’unu tamamlamış durumdayız ve sondaj makinelerimiz hala aktif bir şekilde çalışmaya devam ediyor. Yıl sonuna kadar tüm çalışmaları tamamlamayı ve projemizi 2026 yatırım programına dahil ederek bir yapım projesine dönüştürmeyi hedefliyoruz. Bu süreç, Büyükşehir Belediyemiz ile birlikte yürütülmektedir. İnşallah, yıl sonu itibarıyla bu çalışmaları tamamlamış olacağız."



Trabzon’da raylı sistem için ilk kazma bu yıl sonunda vurulacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla işçi, memur ve işveren temsilcileriyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen programda işçi, memur ve işveren temsilcilerini kabul etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yaptığı konuşmada, katılımcılarla bir araya gelmekten dolayı memnuniyet duyduğunu ifade ederek, "Sizlerin şahsında tüm işçi kardeşlerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş hayatına kendisinin de işçi unvanıyla başladığını da sözlerine ekleyerek, bu yüzden dolayı 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kendi bayramı olarak gördüğünü de ifade etti. "23 yılı geride bırakan iktidarlarımız boyunca daima işçi kardeşlerimizin ve onların temsilcilerinin yanında olduk" Gerek şahsının gerekse AK Parti hükümetinin emeğe ve emeğin hak ettiği karşılığı almasına verdiği önemi en iyi işçilerin bildiğini söyleyen Erdoğan, "23 yılı geride bırakan iktidarlarımız boyunca daima işçi kardeşlerimizin ve onların temsilcilerinin yanında olduk. Yıllarca istismar edilen, yıllarca hükümetlerin göz ardı, kulak arkası ettiği hususları sizlerle el birliği ve gönül birliği içinde hayata geçirdik. Sendikal hakları genişlettik. Örgütlenmenin önündeki engelleri kaldırdık. Toplu sözleşme sistemini güçlendirdik. Çalışanlarımızın pazarlık gücünü artırdık. İş sağlığı ve güvenliği alanındaki tarihi düzenlemeleri devreye aldık. Kamu görevlilerimize toplu sözleşme hakkı tanıdık. Kadınların, engellilerin ve diğer hassas kesimlerin çalışma hayatındaki hak ve özgürlüklerini güçlendirdik. Tüm bunları yaparken hiçbir zaman tek taraflı hareket etmedik. Her zaman sizlerle yani çalışanlarımızın temsilcileriyle istişare ettik. Sendikalarımızla, konfederasyonlarımızla ve meslek kuruluşlarımızla birlikte yürüdük. Yine bu süreçte hangi sebeple olursa olsun işçi kardeşlerimizin hakkının yenilmesine rıza göstermedik. En son bir firmadan alacaklarını tahsil edemedikleri için eylem yapan madenci kardeşlerimizin sorunlarının çözülmesini sağladık" diye konuştu. "Ülkesi ve milleti için katma değer üreten işçilerimizin hakkının yenilmesine asla müsaade etmeyiz" İşçinin, emekçinin ve çalışanların aleyhine hiçbir adım atmayacaklarını dile getiren Erdoğan, "Bu ülkeyi gerçek anlamıyla vatan kılan sizin alın terinizdir. Fabrikada üreten, tarlada çalışan, atölyede emek veren, ofiste alın teri döken her bir kardeşimin emeği bu ülkenin yükselişinin temelidir. Siz ve sizin gibi emeğiyle geçinen, ülkesi ve milleti için katma değer üreten işçilerimizin hakkının yenilmesine asla müsaade etmeyiz. Bizim vizyonumuz nettir" dedi. "İnsanı merkeze alan, emeği yücelten ve sosyal adaleti güçlendiren bir çalışma hayatının Türkiye’de egemen olmasını arzu ediyoruz" Başkan Erdoğan, insanı merkeze alan, emeği yücelten ve sosyal adaleti güçlendiren bir çalışma hayatının Türkiye’de egemen olmasını arzu ettiklerinin altını çizerek, sözlerine şöyle devam etti: "Sendikalarımızı da bu önemli hedefe giden yolda yol arkadaşlarımız olarak görüyoruz. İnşallah hep birlikte, birlik, beraberlik ve dayanışma içinde ülkemizi kalkındırmaya, büyütmeye devam edeceğiz. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum. Sizlerin ve tüm işçilerimizin, çalışanlarımızın 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum."
Ankara Savunma Sanayii Başkanı Görgün: "GÖKBEY programı dahilinde toplamda 83 helikopteri kurumlarımızın hizmetine sunacağız" Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, "Diğer kullanıcılarla beraber GÖKBEY programı dahilinde toplamda 83 helikopteri kurumlarımızın hizmetine sunacağız" dedi. Türk mühendisleri tarafından tasarlanıp geliştirilen ve Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketi (TUSAŞ) tesislerinde üretilen genel maksat helikopteri T625 GÖKBEY’in Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na teslimi dolayısıyla TUSAŞ’ta tören gerçekleştirildi. Törene, Savunma Sanayii Başkanı Görgün, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu ve çok sayıda mühendis ile davetli katıldı. İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan tören, GÖKBEY’in tanıtım filminin seyredilmesiyle devam etti. Ardından açılış konuşmalarına geçildi. Haluk Görgün, Türkiye’nin savunma sanayisinde attığı adımların ülkeyi ileriye taşıdığını ve uluslararası alanda dikkatle takip edildiğini belirterek, son dönemde yabancı heyetlerin artan ilgisinin bu başarının göstergesi olduğunu ifade etti. Görgün, T625 GÖKBEY’in yalnızca bir platform değil, Türkiye’nin milli inovasyon gücü ve savunma sanayisindeki dönüşümünün somut bir örneği olduğunu vurguladı. "GÖKBEY programı dahilinde toplamda 83 helikopteri kurumlarımızın hizmetine sunacağız" Gelecek yıllarda gerçekleştirilecek GÖKBEY teslimatlarına değinen Haluk Görgün, "İlerleyen yıllarda Kara Kuvvetleri Komutanlığımıza 15 adet, İçişleri Bakanlığımıza 42 adet daha GÖKBEY teslimatını gerçekleştireceğimizi ifade etmek isterim. Diğer kullanıcılarla beraber GÖKBEY programı dahilinde toplamda 83 helikopteri kurumlarımızın hizmetine sunacağız. GÖKBEY, sahip olduğu özelliklerle Kara Kuvvetleri Komutanlığımızın hizmetlerine önemli katkılar sunacak. Çok yönlü kullanım imkanıyla Kara Kuvvetlerimizin harekat kabiliyetini ve görev esnekliğini daha da arttıracak. GÖKBEY’in Kara Kuvvetleri envanterine girmesi sahadan 3beslenerek zaman içinde daha da gelişecek dinamik bir süresinde başlangıcı olduğunu da söylemek gerekir. Geri bildirimler doğrultusunda görev ekipmanları zenginleşecek, yeni alt sistem entegrasyonlarıyla platformlarımızın kabiliyeti giderek derinleşecektir" diye konuştu. "GÖKBEY’de yerlilik oranımız bugün itibariyle yüzde 70’in üzerindedir" "GÖKBEY hem sivil hem de askeri sahada kullanılmasıyla ülkemizin gücüne güç katacaktır. Bunun yanı sıra tıpkı birçok platformumuzda olduğu gibi GÖKBEY’in de ihracat başarısı yakalayacağına da tüm kalbimle inanıyorum" diyen Görgün, şunları kaydetti: "Öte yandan, yerli motorumuz TS 1400’ün sertifikasyon süreçlerinin de devam ettiğini söylemek gerekir. GÖKBEY’de yerlilik oranımız bugün itibariyle yüzde 70’in üzerindedir. Bu oranı yüzde 80’in üzerine çıkaracağız inşallah. Yerli motorlarımızla semalarda olması milli teknoloji hamlemizin stratejik çıktılarından biri olacaktır." "Kuvvetleri Komutanlığımız, beka sisteminin kurulmasına yönelik faaliyetlere devam etmektedir" Türk Silahlı Kuvvetleri’nin caydırıcılığının artırılması ve ülke çıkarlarının korunabilmesi için, artan küresel risk ve tehditler karşısında yerli, milli ve modern bir savunma sanayine sahip olmanın kritik önemde olduğunu vurgulayan Orgeneral Metin Tokel, "Kara Kuvvetleri Komutanlığı olarak savunma sanayi projelerine, dünyada ve bölgemizde meydana gelen gelişmelerin geleceğe yansımaları, yaşanan çatışmalardan alınan ders ve tecrübelerle teknolojideki hızlı gelişmeleri dikkate alan bir yaklaşım ve vizyonla bütün projelere destek ve yön vermeye çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın önceliklendirme vizyonu ve direktifleriyle Kara Kuvvetleri Komutanlığımız; kamikaze dron ve İHA, uzun menzilli füzeler, entegre ve çok katmanlı hava savunma sistemleriyle bunları koruyacak beka sisteminin kurulmasına yönelik faaliyetlere devam etmektedir. Bu önceliklerimize ilave olarak günümüzde yerli ve milli olarak üretilen insanlı sistemlere olan ihtiyaçlarımız da devam etmektedir" ifadelerini kullandı. Tokel, TUSAŞ’ın insanlı hava sistemlerini günümüz teknolojilerine uygun şekilde geliştirip modernize ederek Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na önemli katkılar sunduğunu belirtti. Tokel, teslim edilen milli helikopterin uluslararası standartlara ve müşterek harekât ihtiyaçlarına cevap verebilecek kabiliyette olduğunu, bu sayede Kara Kuvvetleri’nin envanterine önemli bir yetenek kazandırıldığını ifade etti. "GÖKBEY bizim her şeyiyle yerli ilk helikopterimiz" İlklerin her zaman önemli olduğunu belirten TUSAŞ Genel Müdürü Demiroğlu ise, "GÖKBEY bizim her şeyiyle yerli ilk helikopterimiz. Bu ilkler çoğalarak artacak. Bu teslimat iki helikopterden birincisi. İkincisini Haziran ayında gerçekleştireceğiz. Üretim ve teslimat çalışmalarımız hız kesmeden devam ediyor. Hem Kara Kuvvetlerimize hem diğer kuvvetlerimize bu sene ve önümüzdeki senelerde hızla artan sayıda teslimatları gerçekleştireceğiz. TUSAŞ yönetim kurulundan başlayarak çalışanların çok emekleri var. Onların sayısız, bitmeyen, tükenmeyen emekleri, uykusuz geceleri olmasaydı biz bu teslimatları yapamazdık. İnşallah her bir ürünümüz, kullandığımız her bir platform bu ve buna benzer benzer yerli ve milli fabrikalarımızda bizler tarafından yapılacak, bizler tarafından teslim edilecek ve bizler tarafından kullanılacak" diye konuştu. Tören sonunda, GÖKBEY’in maketi Tokel ve Görgün’e takdim edildi. GÖKBEY’in Platform Teslimat Belgesi, Haluk Görgün tarafından Orgeneral Metin Tokel’e teslim edildi. Ardından protokol üyeleri ile toplu fotoğraf çekimi gerçekleştirildi.
Kayseri Şarkışlalılar Derneği, okul saldırısında hayatını kaybedenler için mevlit okuttu Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda düzenlenen silahlı saldırılarda hayatını kaybedenler için Şarkışlalılar Derneği tarafından Mevlidi Şerif okutuldu. Şarkışlalılar Derneği tarafından, geçtiğimiz günlerde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda düzenlenen silahlı saldırı sonucu hayatını kaybedenler için mevlit okutuldu. Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan Bürüngüz Cami’nde okutulan mevlitte hayatını kaybedenler için dualar edildi. Burada açıklamalarda bulunan Kayseri Sivaslı Dernekler Federasyon Başkanı İsa Gün, şiddetin hiçbir şekilde kabul edilemez olduğunu vurgulayarak; "Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan ve yüreklerimizi derinden yaralayan elim hadiseler karşısında tarifsiz bir üzüntü içerisindeyiz. Masum yavrularımıza yönelen bu insanlık dışı saldırıyı en güçlü şekilde kınıyor, hayatını kaybeden evlatlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine sabır ve başsağlığı diliyoruz. Şarkışla Derneği olarak bugün okuttuğumuz Mevlidi Şerif ile kaybettiğimiz canları anarken bir kez daha ifade etmek isteriz ki şiddet hiçbir şekilde kabul edilemez. Okullarımız; sevginin, bilginin ve güvenin yuvasıdır. Bu acı olaylar bizlere bir kez daha göstermiştir ki birlik ve beraberliğimiz daha güçlendirmeli, çocuklarımızın birlik ve beraberliği için hep birlikte sorumluluk almalıyız. Toplum olarak kenetlendiğimizde bu tür karanlık olayların üstesinden geleceğimize inanıyoruz" dedi. Dernek üyeleri, cami çıkışında vatandaşa çeşitli ikramlarda bulundu.