KÜLTÜR SANAT - 25 Ocak 2026 Pazar 10:21

Trabzon’da bir zamanlar sayıları 33’dü, 7’si günümüze kadar ulaştı

A
A
A
Trabzon’da bir zamanlar sayıları 33’dü, 7’si günümüze kadar ulaştı

Trabzon’da 1873 tarihli Vilayet Salnamesi’nde, kent merkezinde 33 han bulunurken bu hanlardan yalnızca 10’unun yeri tespit edilerek 7’si günümüze kadar ulaştı.


Osmanlı döneminden günümüze ulaşan ve özgünlüğünü büyük oranda koruyan hanlar arasında mülkiyeti Vakıflar’a ait Alacahan, Taşhan, Vakıfhan, Bedesten ile özel mülkiyete ait Sabırhan yer alıyor.


Bunun yanı sıra, geçirdiği niteliksiz müdahaleler nedeniyle özgünlüğünü büyük ölçüde kaybeden Anadoluhan ve Yalıhan da günümüze ulaşan Osmanlı yapıları arasında bulunuyor. Yakın dönemde yıkılarak yerine modern bir iş hanı yapılan Suluhan ise hakkında bilgi edinilen Osmanlı dönemi Trabzon hanlarından biri olduğu belirtildi.


Yapılan araştırmalar sonucunda Trabzon’da Osmanlı döneminde inşa edilen hanların sayısını kesin olarak tespit etmek mümkün olmadı. Ancak 1873 tarihli Vilayet Salnamesi’nde, kent merkezinde 33 hanın bulunduğu belirtilirken, bu hanlardan yalnızca 10’unun yeri tespit edilerek, bunlardan 7’si günümüze ulaştı.


Trabzon’daki hanlar, menzil hanlarından farklı olarak Osmanlı kent içi hanları özelliği gösteriyor. Bu yapılarda birden fazla girişin bulunması ve cephelerde çok sayıda pencerenin yer alması dikkat çekiyor.


Hanlar; ipek yolunun geçtiği Kunduracılar Caddesi’nin, batıdan Semerciler Caddesi ile Moloz’a, doğudan İskele Caddesi ile yeni limana, güneyden ise Erzurum Caddesi’ne bağlandığı aks üzerinde konumlandı.


Osmanlı Dönemi Trabzon Hanları şu şekilde sıralanıyor: Alacahan (Vakıf), Taşhan (Vakıf), Vakıfhan (Gönhan) (Vakıf), Bedesten Çarşısı (Vakıf), Sabırhan (Özel mülkiyet), Yalıhan (Özel mülkiyet), Anadoluhan (Özel mülkiyet) ve Suluhan (Özel mülkiyet).


Trabzon Çarşı Mahallesi Bakırcılar Mevkii’nde yer alan Alacahan’ın yapılış tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, birçok kaynak yapıyı 15. yüzyıla tarihlendiriyor.


Çarşı içindeki konumu, açık avlusu, avluyu çevreleyen revakları ve revakların arkasında yer alan odalarıyla tipik bir Osmanlı şehir içi hanı özelliği taşıyor. Üç katlı ve avlulu bir plan şemasına sahip olan Alacahan, 2014 yılından bu yana Halk Eğitimi ve Akşam Sanat Okulu olarak kullanılıyor.



Trabzon’da bir zamanlar sayıları 33’dü, 7’si günümüze kadar ulaştı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Domaniç’te Sucuk Festivali Kütahya’nın Domaniç ilçesinde eğitim dernekleri tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Kocayayla Sucuk Festivali, binlerce ziyaretçinin katılımıyla gerçekleşti. Festivalden elde edilen gelirin öğrencilere burs olarak aktarılacağı bildirildi. Domaniç-İnegöl karayolu üzerinde 1500 rakımlı Kocayayla mevkiinde belediyeye ait Topuk Yayla Sosyal Tesisleri’nde kar üstünde düzenlenen festivale Kütahya başta olmak üzere çevre il ve ilçelerden çok sayıda vatandaş katıldı. Domaniç Kaymakamlığı ve Domaniç Belediyesi’nin destekleriyle Domaniç Yükseköğrenim Hizmetleri Derneği, Domaniç 21. Yüzyıl Eğitim ve Kültür Derneği ile Domaniç Spor Kulübü iş birliğinde organize edilen festival, folklor ekiplerinin gösterileriyle başladı. Festivalde konuşan Domaniç Belediye Başkanı Engin Uysal, Domaniç’in sahip olduğu doğal güzelliklerin turizm açısından önemli bir potansiyel taşıdığını belirterek, bu tür organizasyonların ilçede turizmin dört mevsim canlandırılmasına katkı sağladığını ifade etti. Domaniç Meslek Yüksekokulu Yaptırma ve Yaşatma Derneği Başkanı Eczacı Oktay Kadıoğlu ise festivalin hem öğrencilere destek olmak hem de Domaniç’in tanıtımını yapmak amacıyla düzenlendiğini söyledi. Kadıoğlu, beklenenin üzerinde katılım sağlandığını belirterek, destek veren kurum ve vatandaşlara teşekkür etti. 21. Yüzyıl Eğitim ve Kültür Derneği Başkanı Kürşat Öngel de festivalden elde edilecek gelirin öğrencilerin burs ihtiyaçları için kullanılacağını vurguladı. Domaniç Spor Kulübü yöneticilerinden Nuri Uysal ise etkinliğin geleneksel hale getirilmesinin hedeflendiğini ifade ederek, sponsorlara ve katılım sağlayan vatandaşlara teşekkür etti. Festival boyunca vatandaşlar sucuk ekmek alarak derneklere katkı sağlarken, etkinlikler renkli görüntülere sahne oldu.
Antalya Metin Diyadin: "Hak etmediğimiz bir mağlubiyet aldık" Gençlerbirliği Teknik Direktörü Metin Diyadin, Antalyaspor karşısında mağlubiyeti hak etmediklerini belirterek, "Maç boyunca daha net pozisyonlara giren taraf bizdik ancak basit hatalardan kalemizde goller gördük" dedi. Gençlerbirliği, Trendyol Süper Lig’in 19. haftasında deplasmanda karşılaştığı Antalyaspor’a 2-1 mağlup oldu. Mücadelenin ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Gençlerbirliği Teknik Direktörü Metin Diyadin, karşılaşmaya iyi başladıklarını ancak yedikleri basit gollerin maçın sonucunu tayin ettiğini söyledi. Mücadeleye planladıkları gibi başladıklarını ve öne geçtiklerini ifade eden Diyadin, "Oyuna istediğimiz gibi başladık ve golü bulduk. İkinci golü de karşı karşıya pozisyonda kaçırdık. Antalyaspor’un en önemli silahının defans arkasına yapılan koşular olduğunu biliyorduk. Ancak ikinci yarıda yemememiz gereken goller yedik. Özellikle iki golün de kenar ortalardan gelmesi ve ikincisinin kesinlikle yenmemesi gereken bir gol olması bizi üzdü" diye konuştu. "Mağlubiyeti hak etmedik" Maçın genelinde daha net fırsatlar yakalayan tarafın kendileri olduğunu dile getiren tecrübeli teknik adam, "İkinci yarıda bir iki tane çok net pozisyonumuz var. En az 2-3 tane de final paslarında değerlendiremediğimiz anlar oldu. Oyunun geneline baktığımda kesinlikle hak etmediğimiz bir mağlubiyet aldığımızı düşünüyorum. Çok fazla pozisyon vermedik ama final paslarındaki tercihlerimiz sonucu etkiledi" ifadelerini kullandı. "Topa sahip olma alışkanlığımızı kazanmamız lazım" Ligin ikinci yarısının daha zorlu geçeceğine dikkat çeken Metin Diyadin, takımın oyun anlayışındaki gelişime de değinerek şunları söyledi: "Takımın genelinde bekleyip geçişleri hızlı yapma yönünde bir alışkanlık var. Bunu Trabzon ve Samsun maçlarında kırmıştık, bu doğru oyunu devam ettirmemiz gerekiyor. Bu tip maçlarda pozisyonları iyi değerlendirmek ve bu tarz basit golleri yememek gerekiyor. Ligin ikinci yarısı biraz daha duyguya dayalı oynanabiliyor. Topa sahip olma alışkanlığımızı tam anlamıyla kazanmamız lazım. Özellikle deplasmanlarda bu kimlik bizim için çok önemli olacak."