EKONOMİ - 08 Ekim 2025 Çarşamba 11:51

Trabzon’da balıkçıların ceza isyanı

A
A
A
Trabzon’da balıkçıların ceza isyanı

Trabzon’un Ortahisar ilçesinde balık satış yerlerinde yapılan denetimlerde "herhangi bir olumsuzluk yok" şeklindeki resmi tutanaklara rağmen 2 gün sonra 11 balıkçıya toplam 415 bin 470 TL idari para cezası kesildi. Duruma tepki gösteren balıkçılar, "Denetimde sorun yok dediler, sonra ceza gönderdiler. Bu kabul edilemez" diyerek itirazlarını dile getirdi.


Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürlüğü ekiplerince balık satış yerlerinde yapılan denetimlerde hazırlanan tutanaklarda herhangi bir usulsüzlük tespit edilmediği belirtilirken, 48 saat sonra balıkçılara tebligat gönderildi. Her bir işletmeye yasak boy sınırının altında istavrit balığı bulundurmak ve satmaktan 37 bin 770 TL para cezası uygulandı.


Balıkçı esnafı Emin Avcı, ince balığın tutulmasına esnaf olarak karşı olduklarını belirterek, "Su ürünleri ekipleri gelerek incelemelerde bulundu. Balıkları ölçtüler. Bize herhangi bir sıkıntının olmadığını söyleyerek gittiler. Hatta burada tuttukları tutanakta ’Herhangi bir olumsuzluk tespit edilmemiştir’ diye belirttiler. İmzaladıkları bu evrakı bize de verdiler. 2 gün sonra eve tebligat geldi. 37 bin 770 TL bir ceza kesildi. İnce balığın tutulmasına biz de esnaf olarak karşıyız. Bunu kaynağında kurutun, biz de satmayalım. Bu cezayı tutanlara ve haldekilere kesmeleri gerekiyor. İtirazımız olacak. 11 esnafa ceza kesmişler. Bu vatandaşlar bu parayı nasıl verecekler" dedi.



"Tezgaha gelene kadar yasak değil, tezgahta olunca yasak"


Balıkçı Mehmet Can Örseloğlu ise, 11 balıkçıya ceza kesildiğini kaydederek, "Su ürünleri ekipleri geliyor inceleme yapıyorlar. Tabii ki burada inceleme yapacaklar. Ama sonuçta balık satıcılarına ceza kesiliyor. Biz bunu kabul etmiyoruz. Benim burada iki dükkanım var. İkisine de ayrı ayrı ceza yazılmış. ’Hijyen uygundur, balık satılabilir’ diye yazılı evrak veriyor. Onun peşine balığın santiminin küçük olduğunu belirterek ceza kesiliyor. Bunun sorumlusu ben değilim ki. Limanlarda denetçiler var, demek ki onlar görevini hakkıyla yapmıyor. Bu kabahat benim değil. Balık haline gittiğimde bu balık ölçümlere ve satışa uygun olmasa ben onu alıp tezgaha getiremem. Biz yasaklara uyuyoruz. Tezgaha gelene kadar yasak değil, tezgahta olunca yasak. Burada 11 balıkçıya ceza kesilmiş. Trabzon’da bu kadar mı balıkçı var. Trabzon’da bu balığı sadece 11 kişi mi aldı? Böyle bir saçmalık olamaz. İstavrit boyu ile ilgili ceza yazıldı. Bu denizlerde zaten iri istavrit çıkmıyor" ifadelerini kullandı.



"Bu balık helikopterle bizim dükkanımıza gelmiyor"


"Ceza yok diyorlar, arkadan tebligat gönderiyorlar" diyen balıkçı esnafı Adem Kuygusuz da, "Ekipler gelip inceleme yaptılar. Sadece istavritin boyutuyla ilgili denetim yaptılar. Bu ölçümlerden sonra bir cezasının olup olmadığını sorduk. Sadece rutin bir kontrol olduğunu söylediler. Bu balık denizden çıkıyor ve limana geliyor. Helikopterle bizim dükkanımıza gelmiyor. Liman müdürlükleri var, Su Ürünleri ve Sahil Güvenlik ekipleri var. Onlar niye el koymuyor da bizim tezgahımızda inceliyorlar. İstavrit tezgaha geldiği zaman üç el değişiyor. Tutuluyor, limana geliyor, oradan komisyona geliyor. Orada bize satılıyor. Komisyonda da Su Ürünleri memurları var. Orada incelenmiyor. 5 kasa istavritimiz vardı. Bunun sermayesi 5 bin TL, bize 37 bin 770 TL ceza yazılıyor. Yazık günah değil mi? O zaman yasak koyun, tutturmayın, tezgaha gelmesin. ’Siz satmayın, onlar tutmaz’ diyorlar. Yasal sınırının 13 santim olması gerekiyor. Tamam bunlar 13 santim değil ama tutturma bunları. Ceza yok diyorlar, arkadan tebligat gönderiyorlar" ifadelerini kullandı.



Trabzon’da balıkçıların ceza isyanı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Çocuk meclisinden tarihi atmosferde 23 Nisan özel oturumu Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin birebir benzeri olarak inşa edilen Büyükçekmece’deki Ulusal Bağımsızlık ve Kuruluş Müzesi’nde bir araya gelen çocuk meclisi, tarihi bir atmosferde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlamanın mutluluğunu yaşadı. TBMM’nin 106. açılış yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 105. Yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen törenler kapsamında Büyükçekmece Çocuk Meclisi anlamlı bir etkinliğe imza attı. Büyükçekmece’de imece usulüyle yaptırılan ve 1. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin birebir aynısı olan Ulusal Bağımsızlık ve Kuruluş Müzesi anlamlı bir toplantıya ev sahipliği yaptı. Büyükçekmece Çocuk Meclisi’nce organize edilen 23 Nisan özel oturumu renkli ve anmalı görüntülere sahne oldu. "Bağımsızlık destanının yazıldığı çok özel bir çatının altındayız" Büyükçekmece Çocuk Meclisi Başkanı Sadık Emir Pamuk’un başkanlığını yaptığı meclis oturumu saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın okunmasıyla açıldı. Mecliste konuşan Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlayarak, "Bugün burada, sıradan bir mekânda değil; yokluklar içinde bir bağımsızlık destanının yazıldığı çok özel bir çatının altındayız. Ulusal Bağımsızlık ve Kuruluş Müzesi’ndeyiz. Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, milletin iradesini esas alarak ’Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ ilkesiyle bir dönüşüm başlattığı 1. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin birebir örneği olan bu mekân, her adımda büyük devrimin izlerini taşımaktadır. Bu müze; Büyükçekmece ailemizle birlikte Cumhuriyetimizin 100. yılına armağan ettiğimiz anlamlı bir eserdir. Ve bu kürsü Bir milletin iradesinin, onurunun ve direnişinin tarihe kazındığı yerdir. Sevgili çocuklar, bugün 23 Nisan Millet iradesinin ayağa kalktığı, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun ilan edildiği gündür. Ve bu anlamlı gün, Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından çocuklara armağan edilmiştir. Bu armağan; geleceği emanet ettiği çocuklara duyduğu sonsuz güvenin en güçlü ifadesidir" dedi. "Biz çocuklar olarak ülkemizi çok seviyoruz" Büyükçekmece Çocuk Meclisi Başkanı Sadık Emir Pamuk, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın çocuklar açısından önemine değinerek şunları söyledi: "Bugün çok mutluyuz çünkü bu güzel bayram bizim. Bize bu günü hediye eden Mustafa Kemal Atatürk’e çok teşekkür ederiz. Biz çocuklar olarak ülkemizi çok seviyoruz ve büyüyünce onu daha da güzelleştirmek için elimizden geleni yapacağız. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun." Başkan Akgün çocukların bayramlarını kutladı Meclis oturumunda Tarihçi ve Yazar Sacide Bolcan’ın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na giden tarihi süreci anlattığı konuşmanın ardından, AK Parti Grup Başkan Vekili Mustafa Yazıcı ve CHP Grup Başkan Vekili Tarık Erdoğan’da günün anlam ve önemine istinaden birer konuşma yaptı. Tarık Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik sürdürülen operasyon kapsamında 3 Haziran 2025 tarihinden bu yana Silivri Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün’ün çocuklar için yazdığı mektubu okudu. Akgün mektubunda, tüm çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladı. Akgün mektubunda şu ifadelere yer verdi: "Geleceğimizin teminatı, en büyük umudumuz sevgili çocuklar, kıymetli Büyük Büyükçekmece Ailem, bugün 23 Nisan. Bugün sadece bir bayramı kutlamıyoruz; bugün, bu asil milletin ’Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ diyerek dünyaya meydan okuduğu şanlı tarihin yıl dönümüdür. 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi açılmış ve milletin iradesi devlet yönetiminin en yüce gücü haline gelmiştir. Bu tarihi adım bağımsızlığımızın, Cumhuriyet fikrinin ve milli egemenliğin temelidir. Ve 23 Nisan, Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından yalnızca bir millete değil, dünyadaki tüm çocuklara armağan edilmiştir. Bu armağan; barışın, kardeşliğin ve insanlığın ortak umududur. Şu an sizlerle yan yana, omuz omuza olamasam da; tüm kalbimle, Büyükçekmece’ye olan sarsılmaz sevdamla ve Cumhuriyet değerlerine olan sönmez inancımla, evlatlarımın o tertemiz heyecanında, tam yanınızdayım! Sevgili çocuklar, sizler bu ülkenin kaderisiniz. Sizler Cumhuriyetin yarını, bu milletin en büyük güvencesisiniz. Sizlerin gözlerindeki ışık, bu toprakların sönmeyecek umududur. Cumhuriyet; teslimiyetin değil direnişin, karanlığın değil aydınlığın adıdır. Ve bu Cumhuriyet, en büyük gücünü milletinden ve onun evlatlarından almaktadır. Bizlere düşen görev; Atatürk’ün emanet ettiği Cumhuriyeti korumakla kalmayıp, onu daha güçlü, daha adil ve daha aydınlık yarınlara taşımaktır. Bu duygu ve düşüncelerle; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bu vatan için canını ortaya koyan tüm kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyorum. Hepinizi hasretle kucaklıyor, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nızı yürekten kutluyorum. Yaşasın 23 Nisan, yaşasın Cumhuriyet, yaşasın çocuklar."
Kars Kars’ta 73 yaşındaki usta, kaybolan "tar" geleneği için çırak arıyor Kars’ta köklü bir geçmişe sahip "tar" enstrümanı, son ustalarının omuzlarında ayakta kalmaya çalışıyor. 73 yaşındaki usta sanatçı Salih Şahin, babası Şahin Kara Şahin’den öğrendiği tar ve aşık sazı yapımını yıllardır sürdürmesine rağmen, bu sanatı gelecek nesillere aktaracak çırak bulamıyor. Küçük yaşlardan itibaren babasının yanında yetişerek zanaatı öğrenen Salih Şahin, yaklaşık yarım asrı aşkın süredir enstrüman yapımı ve icrasıyla ilgileniyor. Kendi atölyesinde tar başta olmak üzere saz ve farklı telli çalgıların üretim ve onarımını yapan Şahin, bölgedeki sayılı ustalardan biri olarak biliniyor. Azerbaycan başta olmak üzere Kafkasya ve Orta Doğu kültürlerine ait, uzun saplı ve telli bir müzik aleti olan Tarın Kars’ta önemli bir yere sahip olduğunu belirten Şahin, bu enstrümanın sadece bir müzik aleti olmadığını, aynı zamanda kültürel bir miras olduğunu ifade etti. Şahin, "Baba mesleği olarak müzik aletleri yapımı ve icarasıyla uğraşıyorum. Tar’ı Türkiye’de yapan, çalan söyleyen ender kişi olduğum söyleniyor. Tar’ı kendi atölyemde yapıyorum. Tar’ın yanı sıra Sazuta diye tar ile sazın arası bir enstrüman, oda sadece bana ait buda tar sesine benzer, saz sesine bezer bir enstrümandır. Bunları yaparken, bir taraftan derleme ve beste çalışmalarım var. 141 eserim kayıtlı, ilk kez bu yörede Kars, Ardahan ve Iğdır türkülerini albüm haline getirine tek kişiyim" dedi. Ayrıca yılların birikimiyle sadece geleneksel enstrümanları yapmakla kalmayan Şahin, aynı zamanda yenilikçi bir çalışmaya da imza attı. Saz ile tar arasında bir ses karakterine sahip yeni bir müzik aleti geliştiren usta, bu enstrümana "Sazuta" adını verdi. "Kendi bestelerini seslendiriyor" Atölyede çalışmadığı zamanlarda müzikle iç içe yaşamaya devam eden Şahin, tar ve Sazuta çalarak kendi bestelerini seslendiriyor. Hem yapımcı hem icracı hem de söz yazarı olan Şahin’in 141 eseri bulunuyor. Bu yönüyle bölgede nadir bulunan sanatçılar arasında yer alıyor. "Gençlerin meslek öğrenmek gibi bir derdi yok" Gençlerin geleneksel mesleklere ilgi göstermediğini belirten 73 yaşındaki Salih Şahin, "Tar için, Sazuta için yine üretecek, bana gelecek çıraklık edecek, bu işi öğrenecek kişileri de bulamıyorum. Benim isteğim benden sonra da bu işi alsın götürsün yaygınlaştırsın" diye konuştu. "Tar ve Sazuta çaldı, türkü söyledi" Kendisine ait 141 eseri bulunan Salih Şahin, tar ve Sazuta çaldı, kendi bestelerinden mini bir konser verdi. Şahin, kültürel mirasın korunması ve bu tür sanatlara sahip çıkılması gerektiğini sözlerine ekledi.
Ağrı Tutak’ta 23 Nisan Çocuk bayramı coşkuyla kutlandı 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri Ağrı’nın Tutak ilçesinde büyük bir coşku ile kutlandı. Tutak İlçe Kaymakamı Ahmet Coşkun, Belediye Başkanı Fevzi Sayan, Cumhuriyet Savcısı Güngör Üçüncü , ilçe protokolü, öğrenciler ve vatandaşların katılımıyla gerçekleştirilen program; saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından Kaymakam Ahmet Coşkun ve Belediye Başkanı Fevzi Sayan katılımcıları selamladı. Öğrenciler tarafından hazırlanan tiyatro gösterisi, müzik etkinliği, halk oyunları, şiirlerin okunması ve çeşitli etkinlilerle devam eden programda dereceye giren öğrencilere hediyeler takdim edildi. Çekilen hatıra fotoğrafı ile program sona erdi. Kaymakam Coşkun makam koltuğunu Gazi İlkokulu öğrencileri Ayaz Başboğa ve İlknur Bahar Akkoyun’a devretti. Küçük Kaymakamlar makamda görev yaparak düşüncelerini, taleplerini ve geleceğe dair hayallerini paylaşırken, ilgili kurumlara yönelik talimatlarını da iletti. Çocukların sergilediği özgüven ve sorumluluk bilinci programa ayrı bir anlam kattı. Çocuklarla yakından ilgilenen Kaymakam Coşkun yaptığı konuşmada, çocukların ülkemizin geleceği olduğunu vurgulayarak; sevgi, eğitim ve güven ortamında yetişmelerinin önemine değindi. Programda, çocuklara çeşitli hediyeler takdim edilmesi ve bu anlamlı günün anısına çektirilen hatıra fotoğrafları ile sona erdi.