POLİTİKA - 06 Kasım 2023 Pazartesi 14:51

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: “Birleşmiş Milletler çöp tenekesine atılmış uluslararası bir kurum”

A
A
A
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: “Birleşmiş Milletler çöp tenekesine atılmış uluslararası bir kurum”

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Birleşmiş Milletler’in son İsrail saldırıları karşısında aldığı tavrı eleştirerek "Dünyadaki yaşananları hep beraber görüyoruz. Şimdi İsrail’e karşı dünyanın her yerinde insanlar bir sürü laf söylüyor. ’İsrail’in yaptığı barbarlıktır, soykırımdır’ diye yüzbinler sokaklara çıkıyor. Birleşmiş Milletler ‘de 140 ülke ’Yeter artık durun’ diyor. Ama durduramıyorsunuz. Çünkü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde dayısı var. Hayır ben İsrail’e kırmızı çizgi çekmiyorum istediğini yapabilir diyor. Kırmızı çizgi çekmiyorum kelimesinin Türkçesi, ‘öldür öldürebildiğin kadar’ demektir" dedi.


Karadeniz Teknik Üniversitesi 2023-2024 Akademik Yılı Açılış töreni, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un katılımıyla yapıldı.


KTÜ Kanuni Kampüsü Prof. Dr. Osman Turan Kültür ve Kongre Merkezinde yapılan törene TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un yanı sıra, Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, AK Parti Trabzon Milletvekilleri Adil Karaismailoğlu, Mustafa Şen, Yılmaz Büyükaydın, Vehbi Koç, KTÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.


Törende konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş İsrail-Filistin meselesine değinerek “Türkiye’nin tam da merkezinde olduğu tarihçilerin bereketli hilal olarak tanımladığı bu coğrafyanın tam da merkezinde olan Türkiye’nin her bir tarafının büyük çatışmalar, büyük gerilimlerle son derece önemli olaylara gebe olduğu son derece aşikardır. Ayrıca sadece bölge ülkelerinin arasındaki gelişme, çatışma ya da gerilimler değil, aynı zamanda dünyanın neredeyse bütün güçleri bu coğrafyadadır. Karadeniz’i ve Akdeniz’i görüyorsunuz. Kimin ne imkânı varsa herkes bütün savaş makinelerini bu bölgeye getirmiş vaziyettedir. Dolayısıyla Türkiye olarak bu coğrafyada ayakları üstümüzde sağlam bir şekilde basmaktan başka hiçbir şansımız yoktur. Elin oğlu getirdi Filistin ve İsrail arasındaki çatışmayı bahane ederek uçak gemisini Akdeniz’e getirdi. Ve getirirken de ‘Biz Suriye ve Irak’ın kuzeyinde IŞİD’e karşı mücadele veren PYD - YPG’ ye karşı onları korumak için buradayız’ dedi. Yani bunun Türkçesi şu; ’Biz Türkiye’ye karşı buradayız.’ diyor. Bugün İsrail-Filistin meselesini anlamak için 1991 yılı Amerika’nın Irak’ı işgaline gitmemiz gerekiyor, onu anlamamız için de 1917’de Osmanlı Devleti’nin bölgeden çekilmesiyle birlikte başlayan İngilizler’in yeni emperyal projelerinin ne olduğunu anlamamız gerekiyor” diye konuştu.


Birleşmiş Milletler’in İsrail-Filistin meselesi ile ilgili tutumu ile ilgili konuşmasına devam eden Kurtulmuş, “ ’Birleşmiş Milletler’ diye bir şey var. Dünyadaki yaşananları hep beraber görüyoruz. Şimdi İsrail’e karşı dünyanın her yerinde insanlar bir sürü laf söylüyor. ’İsrail’in yaptığı barbarlıktır, soykırımdır’ diye yüzbinler sokaklara çıkıyor. Birleşmiş Milletler‘de 140 ülke ’Yeter artık durun’ diyor. Ama durduramıyorsunuz. Çünkü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde dayısı var. ’Hayır ben İsrail’e kırmızı çizgi çekmiyorum istediğini yapabilir’ diyor. Kırmızı çizgi çekmiyorum kelimesinin Türkçesi, ‘öldür öldürebildiğin kadar’ demektir. Böyle bir sistem yürümez. Bir taraftan savaşları durduracağınızı zannediyorsunuz, bir taraftan da Birleşmiş Milletler’den sonuç alabilecek saflığa sahipsiniz. Birleşmiş Milletler öyle bir hale gelmiştir ki acil insani yardım için Birleşmiş Milletler’in Genel Sekreteri bile Refah Sınır Kapısı’ndan içeri girememiştir. Çöp tenekesine atılmış bir uluslararası bir kurumdan bahsediyoruz. Benim bildiğim İsrail’i durdurmak için 100’ün üzerinde Birleşmiş Milletler kararı vardır. Ne dersen de; adamın yüzüne tükürüyorsun dünya milletleri olarak ‘elhamdülillah’ diyor. Hedefi var çünkü Nil’den Fırat’a kadar bütün bu bölge İsrail’in, Siyonistlerin emrinde olacak, buradaki bütün halklar da İsrail’in emrinde olacak. Ya oradan çıkacaklar ya da köle olmayı kabul edecekler. 2023 yılında dünyanın gözü önünde devam eden bir savaşta hem de bir devletin başbakanı sıfatını taşıyan bir katil diyor ki, ‘Yeşaya kehanetlerine göre bu böyle olacak’ Yani kendisinin kutsal kitabından aldığı bir takım talimatları askeri stratejisinin merkezine koyuyor” ifadelerini kullandı.


Auschwitz, Srebnenitsa ve Gazze şehirlerinin kaderlerinin birbirinin aynısı olduğunu dile getiren Kurtulmuş, “Üç şehir üzerinden modern çağlarda yaşadığımız katliamları iyi anlamamız lazım: Auschwitz, Srebnenitsa ve Gazze. Birbirine benzer şehirlerdir. Hepsinde de senaryo aynıdır. Katiller, zalimler ve o katliamları yapanlar. Auschwitz ‘de Yahudileri ve çingeneleri toplama kamplarına gönderenler, Srebrenitsa’da Boşnakları ölüm kampı olarak bir akü fabrikasında bir araya getirenler Birleşmiş Milletler’in güvenli bölgesi olarak. Ve bugün Gazze’de bütün dünyanın gözü önünde Gazze’yi açık bir hapishane haline getirenler aynı zihniyetin sahipleridir" şeklinde konuştu.



TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: “Birleşmiş Milletler çöp tenekesine atılmış uluslararası bir kurum”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Isparta Isparta’da elma piyasasında stok iddialarına yanıt Isparta’da soğuk hava depolarında bekleyen elmalarla ilgili gündeme gelen "stokçuluk" iddiaları üzerine İl Tarım ve Orman Müdürlüğü açıklama yaptı. İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Tuğrul, depolardaki ürünlerin rutin satış süreci içinde olduğunu belirterek, "Isparta’da bu sezon ekim ayında yaklaşık 800 bin ton elma hasadı gerçekleştirildi. Bunun 507 bin tonu soğuk hava depolarında muhafaza altına alındı. Şu anda bu ürünlerin yalnızca yüzde 8-9’luk kısmı depolarda kalmış olup, ekim ayından bu yana yaklaşık yüzde 90’ı satılmıştır. İlde elma stokçuluğu değil, normal ve rutin bir satış sürecinin devam ettiği görülmektedir" dedi. Isparta’da geçtiğimiz günlerde soğuk hava depolarında bekleyen yaklaşık 50 bin ton elmanın alıcı beklemeye devam etmesi, kamuoyunda üretici ve tüccarın stok yaptığı yönünde tartışmalara neden oldu. Konuya ilişkin İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden açıklama geldi. İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Tuğrul, bu sezon Isparta’da ekim ayında yaklaşık 800 bin ton elma hasadı gerçekleştirildiğini, bunun 507 bin tonunun atmosfer kontrollü soğuk hava depolarında muhafaza altına alındığını ifade etti. Tuğrul, depolardaki ürünlerin yalnızca yüzde 8-9’luk kısmının kaldığını ve bu ürünlerin de hazirana kadar kademeli şekilde satışa sunulmasının beklendiğini aktardı. "Ekim ayında hasat edilen ürün hava deposunda muhafaza edilerek yıl içerisinde satılıyor" Tuğrul, "Isparta elmacılığın ağırlıkta olduğu bir il. Yıllık ortalama 1 milyon ton civarında elma üretimiyle Türkiye’de en ön sırada yer alıyoruz. Geçen yıl don olayları nedeniyle yaklaşık 800 bin ton civarında üretim gerçekleşti. Bunun 507 bin tonu soğuk hava depolarında muhafaza altına alındı. Ekim ayında hasat edilen ürün yıl boyunca satışa sunuluyor. Yıllık ortalama 800 bin ile 1 milyon ton arasında olan üretimin yaklaşık 500 bin tonu, il genelindeki 116 soğuk hava deposunda muhafaza edilerek yıl içerisinde satılıyor" dedi. "Elmada stokçuluk değil, rutin satış sürüyor" Tuğrul, son günlerde gündeme gelen elmada stokçuluk iddialarına ilişkin, "507 bin ton elmanın şu anda yalnızca yüzde 8-9’luk kısmı depolarda kaldı. Bu da 15 Haziran’a kadar satılmaya devam ediyor. Atmosfer kontrollü soğuk hava depolarında ise satışlar haziran sonu, hatta temmuz ayına kadar sürüyor. Ekim ayından bu zamana kadar ürünün yüzde 90’ı satıldı. Geriye kalan ürün ise söylendiği gibi tüccara değil, üreticiye ait elma. Geçtiğimiz hafta yaptığımız tespitlerde depodaki ürünün sadece yüzde 32’sinin tüccara, geri kalan kısmının ise üreticiye ait olduğunu belirledik. Dolayısıyla ilde elma stokçuluğu değil, normal rutin bir satışın devam ettiği görülmektedir" açıklamasını yaptı. "Elma fiyatlarında maliyetler etkili oluyor" Elmaların soğuk hava depolarına kasalarla girdiğini ve yıl boyunca bu şekilde muhafaza edildiğini belirten Tuğrul, "Ürünler birinci kalite, ikinci kalite, üçüncü kalite ve meysu olarak ayrılıyor. Bir kısmı da meyve suyu fabrikalarına gidiyor. Elma fiyatlarında zaman zaman artış oluyor. Geçen yıl sezon ortasında fiyat yaklaşık 45 lira civarındaydı. Bunun içerisinde ikinci ve üçüncü kalite ürünler de bulunuyor. Bozulan elmalarla birlikte maliyetler 45 liranın çok daha üzerine çıkıyor. Paketleme ve benzeri maliyetler eklendiğinde fiyatlar giderek yükseliyor. Dolayısıyla buradaki 45 liralık fiyatla karşılaştırma yapmak şu an çok yerinde değil. Bazı yerlerde elmanın 100 lira olması, ürünün işlenmesiyle ilgili. Bu süreçte stokçuluk veya yüksek kâr söz konusu değil. Şu anda bununla ilgili piyasa araştırmalarını zaten kontrol altında tutuyoruz" şeklinde konuştu. Bu yıl elma rekoltesinde 1 milyon ton beklentisi Bu yıl elma rekoltesinin 1 milyon tonun üzerine çıkmasını beklediklerini dile getiren Tuğrul, "Geçen yıl don olaylarından çok etkilenmedik ancak lokal olarak etkilenen bölgeler nedeniyle üretim 800-850 bin ton civarında gerçekleşti. Bu sene ise 1 milyon ton üzeri bir beklentimiz var" dedi.
Şanlıurfa TZOB Başkanı Bayraktar: "TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Şanlıurfa’da önceki hafta "süper hücre" fırtınasının vurduğu Birecik ve Bozova ilçelerinde incelemelerde bulundu. Bayraktar, "TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var" dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 3 Mayıs’ta meydana gelen "süper hücre" fırtınasının hasara neden olduğu Şanlıurfa’nın Birecik ilçesine bağlı kırsal Mezra Mahallesi ile Bozova ilçesine bağlı kırsal Pirhalil Konaklı Mahallesi’nde incelemelerde bulundu. Ziyarette Birecik Tüm Muhtarlar Derneği Başkanı Hüseyin Özateş, "Özellikle bu afetten en çok çiftçilerimiz etkilenmiştir. Fıstık ağaçlarında büyük hasar oluşmuştur" dedi. Bağlarbaşı Mahallesi Muhtarı Mehmet Öztürk, "Gördüğünüz gibi süper hücrenin vurduğu zarar, fıstıklar zaten iki yıldır mahsul vermiyordu, şimdi de gelecek iki yıl, gelecek yıla da zarar verdi. Çiftçilerimiz perişan durumda. Gelecek yılın karagözleri bile açtı" ifadelerini kullandı. Mezra Mahallesi’nde çiftçilik yapan Hanifi Görenler, "Bu hale gelen fıstık yaklaşık 2-3 yıl içerisinde hiç verim vermeyecek durumda. Karagözler gitmiş, dallarda yaralanmalar olmuş" şeklinde konuştu. Birecik Ziraat Odası Başkanı Abdulcelil Arıcı, "Şimdi burada 3 Mayıs tarihinde gelen doğal afetten dolayı 2 bin 910 çiftçimiz zarar görmüş, 3 mahallemizde zarar var. Yaklaşık 210 bin dekarda hasar tespit ettik. Durum bundan ibaret. Yüzde 20 ile yüzde 90 arasında hasar var" dedi. Meydan Mahallesi Muhtarı Kazım Özateş, "İlçemizde yaşanan doğal afet sonrası fıstık ağaçlarımızda zarar meydana gelmiştir. Meyve ağaçlarımız, sebze alanlarımız kullanılamaz hale gelmiştir" diye konuştu. Çiftçilerin zararının karşılanması için gerekli girişimler yapılacak Ziyaretinde çiftçilerle görüşen Şemsi Bayraktar, yaşanan felaketin boyutunun büyük olduğunu belirtti. Bayraktar, "Urfa’da doğal afet gören çiftçilerimizi ziyaret etme imkanımız oldu. Çiftçilerimizi dinleme imkanımız oldu. Bu afetler devam edecek gibi de görünüyor. Geçen sene yaklaşık bin 11 afet yaşadık, yani bu önemli bir rakam. Başta kuraklık ve don olmak üzere her türlü afeti gördük. Bu sene de aşırı yağışlar devam ediyor. Bu aşırı yağışlar sonucunda da sel felaketleriyle karşı karşıyayız. Tarım alanlarını su basıyor. Geçen sene don felaketini çok geniş şekilde yaşadık ama yine bazı illerde don felaketi yaşıyoruz. Geçen hafta ben Iğdır’daydım. Don felaketi maalesef geniş alanda ürünlerimize zarar verdi. Bu gölgelerde, Antep ve Urfa’da gördüğümüz gibi dolu felaketi ve son yıllarda da çok artış gösteren hortum felaketiyle karşı karşıyayız. Bunlar da tarımsal üretime zarar veriyor. Burada TARSİM kapsamında olan üreticilerimize TARSİM belli oranlarda yardımlarda bulunacak ama TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var. Çiftçimiz de haklı olarak bize ’Hem örgütlerimizi hem de devletimizi böyle bir zamanda yanımızda görmemiz lazım’ diyorlar. Fevkalade haklılar. Tabii bir de örgütler olarak buradayız. Ben de Ziraat Odaları Genel Başkanı olarak bütün afet bölgelerinde bulunmaya çalışıyorum. Gördüklerimizi de, çiftçilerimizin taleplerini de başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere ilgili bakanlara intikal ettiriyoruz. İnşallah bu afetten zarar gören çiftçilerimize yardım alırız, onların borçlarının yapılandırılmasını sağlarız" diye konuştu.