ÇEVRE - 25 Haziran 2025 Çarşamba 14:56

Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu: "Ozon gazı için en iyi ağaç; Türk fındığıymış"

A
A
A
Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu: "Ozon gazı için en iyi ağaç; Türk fındığıymış"

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Afet Yönetim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, sıcaklığın artmasıyla salgın hastalıklarında arttığını işaret ederek "Ozon gazı için en iyi ağaç, Türk fındığıymış. Literatürde böyle geçiyor. Burada ağaç dikerken süslü püslü ağaçlar yerine faydalı ağaçlar dikin" dedi.


Sıcaklıkların artması ile birlikte yeni tropikal hastalıkların da türediğini belirten Kadıoğlu "Kene bile evrim geçirdi. Kene müthiş bir hayvandır. İnceleseniz, hayran kalırsınız. Akşam toprağın altına iniyor, gündüz güneşle birlikte en tepeye çıkıyor ve karbondioksit ölçüyor. Belli bir mesafeye atlayarak bir canlının üzerine atlıyor ve hayatına devam ediyor. Keneler, ‘Lyme hastalığı’ ya da ‘Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’ne neden oluyor. ‘Lyme hastalığı’na yakalanırsanız doktor bulamıyorsunuz" diye konuştu.


Trabzon Kent Konseyi tarafından düzenlenen Ulusal İklim Değişikliği ve Su Sempozyumu ikinci gününde sürüyor. Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen sempozyumun ikinci gününde İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Afet Yönetim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, ‘Küresel iklim değişikliği ve Trabzon’ konularında bilgiler verdi.


Sıcaklığın artmasıyla salgın hastalıklarında arttığını işaret eden Kadıoğlu, "Ozon gazı için en iyi ağaç, Türk fındığıymış. Literatürde böyle geçiyor. Burada ağaç dikerken süslü püslü ağaçlar yerine faydalı ağalar dikin. Sıcaklık artıkça salgın hastalıklar artıyor. Burnumuzun vazifesi; dışarıdaki havanın sıcaklığını ve nemi akciğere göre ayarlamak. Hava sıcaklığı bu sıcaklığa yaklaştığı zaman buruna gerek kalmıyor. Afrika’ya gidin, burunlar küçüktür. Çünkü uzun bir buruna ihtiyaç yok. Yeni tropikal hastalıklar türüyor. Kene bile evrim geçirdi. Kene müthiş bir hayvandır. İnceleseniz, hayran kalırsınız. Akşam toprağın altına iniyor, gündüz güneşle birlikte en tepeye çıkıyor ve karbondioksit ölçüyor. Belli bir mesafeye atlayarak bir canlının üzerine atlıyor ve hayatına devam ediyor. Keneler, ‘Lyme hastalığı’ ya da ‘Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’ne neden oluyor. ‘Lyme hastalığı’na yakalanırsanız doktor bulamıyorsunuz. Türkiye’de bu konuda uzman çok az" şeklinde konuştu.



Prof. Dr. Ülgen Aytan: "Hayatınızı dikkatlice incelerseniz, bir kapanın içerisinde yer aldığımızı hissedersiniz"


Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Temel Bilimler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ülgen Aytan ise yaptığı konuşmada, plastik bir yaşamın içerisinde olunduğunu kaydederek, "Bu bizim için çok normalleşti. Aslında hayatınızı dikkatlice incelerseniz, bir kapanın içerisinde yer aldığımızı hissedersiniz. Plastiğin, istilacı ve patojen türleri taşıma potansiyeli, üretim esnasında eklenen kalıcı toksik kimyasallar ki bunların çoğu kansorejen ve hormon bozucu kimyasallar. Bunların canlı bünyesine ve suya geçmesi ve deniz suyunda bulunan her türlü kirleticiyi üzerinde absorbe edebilme kapasitesi ile gerçekten tahmin edilemez bir kirletici. Suyu girdiği andan itibaren fiziksel ve kimyasal özellikler aşınmaya bağlı olarak sürekli değişiyor. Her an başka bir kirletici gibi davranıyor. Biz bilim insanları bunları deneysel çalışmalarla anlayama çalışsak da şu an ki kabiliyetimizle bunu başaramıyoruz. Karadeniz yüzey suyundan kilometre karede milyonlarca plastik topladığımda her bir mikroplastik farklı bir kirletici gibi davranıyor. Plastik adı altında; çok komplike, sınır tanımaz, baş etmesi zor, tahmin edilemez bir kirleticiden bahsediyoruz" ifadelerini kullandı.



Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu: "Ozon gazı için en iyi ağaç; Türk fındığıymış"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Menemen Belediyesi Aşevi’nden her gün 10 bin kişiye yemek Menemen Belediyesi, Ramazan Ayı nedeniyle aşevinin günlük yemek kapasitesini 10 bin kişiye çıkardı. Ustaların hazırladığı ve gıda mühendislerinin denetlediği yemekler, ilçenin dört bir yanında ihtiyaç sahibi ailelere kapı kapı dağıtılırken, Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Kimseyi rencide etmeden, sessiz bir şekilde aşımızı ihtiyaç sahiplerimizle paylaşıyor ve Ramazan’ın bereketini hep birlikte kucaklıyoruz" dedi. Menemen Belediyesi, her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan Ayı için kapasitesini artırdı. Lezzet ve hijyen kırmızı çizgisiyle hareket eden deneyimli mutfak ekibi, Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan’ın talimatıyla her gün 10 bin kişilik yemek hazırlıyor. Menemen Belediyesi Aşevi’nde gün aydınlanmadan başlayan hummalı hazırlıklar, sebzelerin titizlikle yıkanıp doğranmasıyla başlayıp, yemeklerin dev kazanlarda hazırlanıp, porsiyonlanarak paketlenmesiyle devam ediyor. 150 kişilik kadroyla hizmet veriliyor Hazırlanan paketler, yine Menemen Belediyesi personeli tarafından Çukurköy’den Maltepe’ye, Asarlık’tan Çaltı’ya kadar ilçenin dört bir tarafına hızla taşınıp, ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. Mutfaktan lojistiğe kadar toplam 150 personelin görev yaptığı günlük yemek operasyonu, vatandaşlardan da takdir görüyor. "Sofralara sıcak bir tebessüm ekliyoruz" Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Yılın 12 ayı kesintisiz olarak hizmet veren aşevimizin kapasitesini, bu yıl da Ramazan boyunca sınırlarımızı zorlayarak çok üst bir seviyeye çıkardık. Kimseyi rencide etmeden, sessiz bir şekilde aşımızı ihtiyaç sahipleriyle paylaşıyor ve Ramazan’ın bereketini hep birlikte kucaklıyoruz. 10 bin hemşehrimiz için hazırladığımız yemeklerle sofralara sıcak bir tebessüm eklemeye gayret gösteriyoruz. Bununla birlikte sadece günlük yemekle değil, birçok farklı kalemde vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını giderebilmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi.
Malatya Malatya Büyükşehir Belediyesi’nde yoğun kar mesaisi Malatya Büyükşehir Belediyesi Meteoroloji Bölge Müdürlüğü’nün kar yağışı uyarılarının ardından, aldığı tedbirlerle birlikte kent genelinde karla mücadele çalışmalarına kesintisiz devam ediyor. Yağışın başlamasıyla eş zamanlı olarak sahaya inen ekipler, vatandaşların ulaşımda herhangi bir olumsuzluk yaşamaması için gece gündüz demeden yoğun mesai harcıyor. Ana arterler başta olmak üzere sorumluluk alanındaki yollarda tuzlama ve solüsyonlama çalışmaları gerçekleştiren ekipler, kar yağışının etkili olduğu yüksek kesimlerde ise kar küreme çalışmalarını sürdürüyor. Yolların açık tutulması ve ulaşımın aksamaması için ekipler gece boyunca sahada görev yaptı. Karla mücadele çalışmaları kapsamında, Akçadağ ilçesinde 9 mahallede, Arapgir ilçesinde 3 mahallede, Arguvan ilçesinde 3 mahallede, Battalgazi ilçesi kırsalında 3 mahallede, Darende ilçesinde 19 mahallede, Doğanşehir ilçesinde 5 mahallede, Doğanyol ilçesinde 3 mahallede, Hekimhan ilçesinde 18 mahallede, Kale ilçesinde 9 mahallede, Kuluncak ilçesinde 7 mahallede, Pütürge ilçesinde 18 mahallede, Yazıhan ilçesinde 6 mahallede ve Yeşilyurt ilçesi kırsalında 6 mahalle yolunda çalışmalar devam ediyor. Toplamda 109 mahalle yolunda 2 bin 105 kilometre uzunluğundaki yollarda ise ekipler çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürülüyor. Büyükşehir Belediyesi ekipleri, yol açma çalışmalarının yanı sıra yolda mahsur kalan vatandaşlara müdahale ederken, hasta olan vatandaşların sağlık ekiplerine güvenli bir şekilde ulaştırılması için de yoğun çaba sarf ediyor. Ekipler Hekimhan ilçesi Başkavak Mahallesinde rahatsızlanan vatandaşı sağlık ekiplerine teslim ederek vatandaşın hastaneye ulaşımını sağladı. Malatya Büyükşehir Belediyesi ekipleri, kar yağışının etkisini sürdürdüğü bölgelerde ulaşımın aksamaması ve vatandaşların güvenli bir şekilde seyahat edebilmesi için 7/24 görev başında olmaya devam edecek.
İstanbul Tedarik zinciri saldırıları, en büyük küresel siber tehdit olarak ortaya çıkıyor Group-IB, Yüksek Teknoloji Suç Eğilimleri Raporu’nu açıkladı. Rapora göre, tedarik zinciri saldırıları en büyük küresel siber tehdit olarak ortaya çıkıyor. Dijital suçları araştırmak, önlemek ve bunlarla mücadele etmek için siber güvenlik teknolojileri alanında faaliyet gösteren Group-IB, tedarik zinciri saldırılarının küresel siber tehdit ortamını yeniden şekillendiren baskın güç haline geldiğini ortaya koyan Yüksek Teknoloji Suç Eğilimleri Raporu 2026’yı yayımladı. Bu yılın raporu, siber suçların izole saldırılardan ekosistem çapında güvenlik ihlallerine doğru belirgin bir şekilde kaydığını ortaya koyuyor. Saldırganlar, güvenilir satıcıları, açık kaynaklı yazılımları, SaaS platformlarını, tarayıcı uzantılarını ve yönetilen hizmet sağlayıcılarını istismar ederek yüzlerce alt kuruluşun sistemlerine erişim elde ediyor. META Bölgesi’nde, Group-IB tarafından 2025 yılında gözlemlenen kimlik avı faaliyetleri, saldırganların orantısız bir şekilde özellikle internet hizmetleri (yüzde 52,49), finans kurumları (yüzde 28,50) ve lojistik sektörü (yüzde 11,20) gibi yüksek etkili sektörleri hedef aldığını göstermektedir. Kimlik avı genellikle bireysel kullanıcılarla başlasa da, bu kuruluşlar içindeki güvenlik ihlalleri müşteriler, iş ortakları ve bağlantılı ekosistemler arasında zincirleme etkilere neden olabilir. Rapor, İlk Erişim Aracıları’nın (IAB) bölgesel tehdit ortamındaki artan rolünü vurguluyor. 2025 yılında Group-IB, META kuruluşlarıyla bağlantılı 200’den fazla kurumsal erişim vakasının halka açık olarak satışa sunulduğunu tespit ederek, çalınan kimlik bilgileri ve erişim noktalarına yönelik güçlü bir talep olduğunu ortaya koydu. Bu erişim noktaları fidye yazılımı saldırılarını, casusluk kampanyalarını ve büyük ölçekli takip operasyonlarını etkinleştirmek için giderek daha fazla kullanılıyor. META genelinde fidye yazılımı faaliyetlerinin en yoğun olduğu bölge, 2025 yılında 100’den fazla olayın rapor edildiği GCC. Etkilenen diğer ülkeler arasında Güney Afrika, Mısır, Fas ve Türkiye yer alıyor. En çok hedef alınan sektörler gayrimenkul, finansal hizmetler, imalat, kamu ve sağlık hizmetleri oldu. Raporda, fidye yazılımı gruplarının artık endüstriyel ekosistemler olarak faaliyet gösterdiği ve operasyonel aksaklıkları ve finansal etkiyi en üst düzeye çıkarmak için öncelikli olarak yukarı akış erişimine odaklandığı belirtildi. Raporu değerlendiren Group-IB İcra Kurulu Başkanı Dmitry Volkov, "Siber suçlar artık tekil ihlallerle tanımlanmıyor. Bu durum, art arda gelen güven kaybıyla tanımlanıyor. Saldırganlar ölçek, hız ve gizlilik sağladığı için tedarik zinciri tehlikesini endüstriyel hale getiriyor. Tek bir yukarı akış ihlali artık tüm sektörleri etkileyebiliyor. Savunucular izole sistemler açısından düşünmeyi bırakmalı ve her ilişki, kimlik ve bağımlılıkta güvenin kendisini güvence altına almaya başlamalıdır" dedi.
Bursa Yıldırım’da, gönüller de sofralar da bir Yıldırım Belediyesi, sosyal belediyecilik çalışmalarına dayanışma ve paylaşma ayı olan Ramazan’da da devam ediyor. Ramazan ayının gelmesi ile birlikte ilçenin 14 farklı noktasında iftar sofraları kuran Yıldırım Belediyesi, günlük 3 bin 500 kişiye iftar, 100 kişiye de sahur ikramı gerçekleştiriyor. Evlerinde yemek yapamayan vatandaşları da unutmayan Yıldırım Belediyesi, Yıldırım Beyazıt Aşevi’nde de günlük 250 kişiye sıcak yemek çıkarıyor. Aşevinde özenle hazırlanan yemekler, iftar vakti sıcak şekilde adreslere ulaştırılıyor. Yıldırım Belediyesi mobil hizmet araçları ise ilçenin farklı noktalarında, günlük 950 kişilik çorba, su ve hurma dağıtımı gerçekleştiriyor. Dayanışma ve paylaşma ayı olan Ramazan’da ihtiyaç sahibi vatandaşları da unutmayan Yıldırım Belediyesi, 5 bin aileye gıda kartı desteği sağladı. "Yıldırım’da kimse yalnız değil" Yardımlaşma ve dayanışma ruhunun yoğun bir şekilde hissedildiği Ramazan ayında, ihtiyaç sahibi vatandaşlara verdikleri desteğin artarak devam edeceğini belirten Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Medeniyetimizin özü ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ sözünde saklıdır. Yıldırım Belediyesi olarak bu bilinç ve inançla tüm hizmetlerimizin merkezine insanı alıyoruz. Kimsenin kendini yalnız hissetmediği bir Yıldırım için çalışıyoruz. Bu kapsamda, Ramazan’dan önce olduğu gibi Ramazan ayında da sosyal belediyecilik çalışmalarımız aralıksız devam ediyor" ifadelerini kullandı.