KÜLTÜR SANAT - 28 Mayıs 2025 Çarşamba 09:19

Prof. Dr. Coşkun Erüz: "Trabzon tarihi İpek Yolu’nun denize açılan kapısıydı"

A
A
A
Prof. Dr. Coşkun Erüz: "Trabzon tarihi İpek Yolu’nun denize açılan kapısıydı"

Trabzon’un tarihi İpek Yolu’nun denize açılan kapısı olduğu ve bu özelliği ile dünya kültür turizminde hak ettiği değere kavuşması için 2000-2500 yıllık tarihi Roma dönemine ait kalıntıların bulunduğu Ortahisar ilçesi Pazarkapı mahallesindeki kazı alanının bir an önce arkeopark haline dönüştürülmesi gerektiği belirtildi.


4 bin yıllık tarihi geçmişi bulunan Trabzon’da yenisi yapılmak üzere Pazarkapı mahallesinde yıkılan Kadınlar Hali Pazarı’nın altından Roma döneminde yapıldığı tespit edilen rıhtım meydana çıkmıştı. M.S. 120’lerde Roma kralı Hadrianus tarafından yaptırıldığı düşünülen iskele 1970’lerde doldurularak toprak altında kalmıştı. Yıkım sonrası ortaya çıkan rıhtımın turizme kazandırılması yönünde çalışmalar sürüyor.


Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Trabzon Doğal ve Tarihi Değerleri Koruma Derneği Başkanı Prof. Dr. Coşkun Erüz, yapılan kazı çalışmalarının tarihi savunma hendeği ve hendek içinde yer alan Roma rıhtım alanı ve rıhtımdan şehre girişi sağlayan Roma anıtsal kapısının yerinin açığa çıkartılarak korunması için bir fırsat oluşturduğunu söyledi.



"Kazıda bulunan yapıların Roma yapıları olduğu tescillendi"


Konusunun uzmanları tarafından yapılan değerlendirmelerde kazı sırasında bulunan yapının, antik Yunan ya da Roma Dönemine ait, akarsu vadisi içinde bulunan rıhtım olduğunun kesinleştiğini kaydeden Erüz, "Trabzon kalesinin aşağı-liman hisarı doğu suru çevresi ve suru koruma amacı ile sur ve öncesine ait su hendeği doldurularak 1950-70 döneminde üzerine Kadınlar hali ve eski sebze hali yapılmıştı. Kadınlar Pazarı yenileme çalışması ile tarihi suru saran ve yer yer suru tahrip ederek yapılmış binalar yıkıldı. Sur çevresi yapılar yıkılınca tarihi Aşağı hisar surları yada antik liman kalesi olan ve en az 2000 yıllık eski limanın güneyinde bulunan surların Pazarkapı Camii-Maraş caddesi arasında kalan doğu kısmı ortaya çıktı. Normalde liman hisarın doğu suru, Orta Hisar Surlarının doğu ucundan başlayıp Antik Liman-Hadrian Limanı gümrük kulesine kadar devam eden kulelerle desteklenmiş bir savunma yapısı idi. Koruma bilinci eksikliği ve diğer nedenlerle 1940-60 döneminde surun liman ile Pazarkapı Camii arası kısmı, aynı şekilde Rus İşgal döneminde (1916) açılmış olan Kahramanmaraş caddesi üzerinde kalan kısmı yıkıldı. Dünyada 2000 yıldan daha uzun süre kesintisiz hizmet vermiş nadir antik limanlardan birisi olan Trabzon Hadirian Limanı 1970-2015 döneminde yok ve şehir çöplüğü için tamamen dolduruldu. Aynı şekilde Ortahisar surunun kuzeydoğu ucu ile antik liman arasında-Kuzgundere Vadisi boyunca yer alan tarihi savunma hendeği de doldurularak yol ve yapılaşmaya açılmış. Trabzon’un geçmişine dair izler, yapılar yok edilmiş. Kadınlar Pazarı inşaatı için yapılmış olan yıkım ve kazılarda Pazarkapı Doğu Surları ve tarihi haritalarda net olarak gösterilen tarihi savunma hendeği, hendek içinde yer alan Roma rıhtım alanını ve rıhtımdan şehre girişi sağlayan Roma anıtsal kapı yerini açığa çıkartarak korumak için bir fırsat ortaya çıktı. Sur dibinde ve Maraş caddesi güneyinde yapılan kazılarla antik vadi içi Roma rıhtımı ve hendek duvarının yıkılmayan kısımları açığa çıktı ve kalan duvarların hendek duvarı ve sur önündeki büyük taş bloklarla inşa edilmiş basamaklı yapının rıhtım yapısı olduğu, bizlerinde konuyu gündeme taşıyıp kamu oyunu bilgilendirmemiz, konuya hakim ilgili uzmanların görüş bildirmesi ile rıhtım ve hendek duvarı olduğu tescillenip belgelendi" dedi.



"Pazarkapı bölgesi bir açık hava müzesi arkeopark haline dönüştürülmeli"


Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından liman doğu suru ve ön kısmındaki Roma rıhtımının kazı, röleve, restitüsyon ve restorasyon kapsamına alındığını hatırlatan Prof. Dr. Coşkun Erüz "İnşaat kazısı nedeni ile yok olmaktan son anda kurtulan kısımlarda uzmanlarca Roma ve yahut antik Yunan dönemine ait olduğu söylenen farklı taş blok yapılar ve diğer dönemsel yapı kalıntıları kazılarla ortaya çıkarılmaya devam ediliyor. Bu alan ve arkasındaki henüz yıkım ve kazı yapılmamış. Pazarkapı; Trabzon’dan Roma çağına, 2000-2500 yıl geçmişe açılan önemli bir kapı durumunda. Daha ötesi Çin’den gelip Trabzon’da denize ulaşan İpek Yolunun Roma ile birlikte denize açılan anıtsal kapısı bu rıhtım ve anıtsal kapıydı diyebiliriz" diye konuştu.


Çalışma yapılan bölgenin ’Arkeopark’ haline getirilmesini talep ettiklerini belirten Erüz, "Rıhtımın açığa çıkması ve sergilenmesi, bir önceki Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu’ndan talebimizdi. Gemilerin yanaştığı rıhtımın ve önündeki gemilerin girip çıktığı hendeğin açığa çıkarılması ve o alana yelkenli bir Roma dönemi kayığı yerleştirilmesi, kayık ve rıhtım alanının üzeri cam ile kapatılarak, anıtsal kapının şeffaf malzeme üzerinde daha olsa kapı betimlemesi ile açık hava müzesi-arkeopark haline getirilmesini talep etmiştik. Sayın Zorluoğlu talebi uygun görerek rıhtımın ön kısmına gelen alanda otopark ve yol duvarını 3.5 metre geri çektirterek az ve yetersiz olsa da, rıhtım önünde kayık konulabilecek bir boşluk olmasını sağladı. Ancak olması gereken alttaki otoparkın biraz daha daraltılarak rıhtımın ve mevcut bin 300 dönemine ait kale surlarının altındaki antik surların görünecek, sergilenebilecek bir şekilde ortaya çıkarılması. Orta vadede kadınlar pazarı alanı ile Pazarkapı dönüşüm alanı ve Tabakhane Köprüsüne kadar olan vadinin jeoradarlarla ve sondaj kazıları ile toprak altı yapılarının belirlenip, kazı yapılarak, kalıntı barındıran alanlar bir açık hava müzesi Arkeopark haline dönüştürülmeli ve Trabzon ’İpek Yolu’nun denize açılan kapısı’ imajı ve marka değeri ile tanıtılıp, dünya kültür turizminde hak ettiği değere kavuşturulmalıdır" ifadelerini kullandı.



Prof. Dr. Coşkun Erüz: "Trabzon tarihi İpek Yolu’nun denize açılan kapısıydı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon DOKA Genel Sekreteri Akpınar: "Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı’nda en başarılı ajans olduk" Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında Trabzon’da desteklenen sektörler, başvuru koşulları ve süreçle ilgili bugün bir bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen toplantının açılışında konuşan Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) Genel Sekreteri Kemal Akpınar, "Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı, 2025 yılında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından uygulamaya koyulmuş bir programdır. Her ilde 4 tane yatırım konusu seçilmiştir. Normalde Trabzon’un 3. bölge teşviklerinden faydalanma imkânı olurken daha yoğun teşviklerden faydalanmasını sağlayan bir enstrüman olarak tasarlandı" dedi. "Geçen yıl Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı’nda en başarılı ajans olduk" diyen Akpınar "Geçen sene Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında Türkiye’de hem ön başvuru süreçleri açısından hem nihai başvuru süreçleri açısından hem istihdam rakamları açısından hem de yatırım tutarı açısından Türkiye’nin en başarılı ajansı olduk. Bu manada bu başarıyı bu yıl da inşallah sürdürmek istiyoruz. 2025 yılındaki yatırım konularına ilişkin sunumlarımızı yaklaşık 3-4 hafta önce komiteye sunduk, onların neticelenmesini bekliyoruz. Teşvik belgesine bağlanarak inşallah bölgemizde çok ciddi anlamda bir yatırım ivmesi yakalanacağına inanıyoruz. Trabzon’da geçen yıl özellikle entegre su ürünleri işleme sektöründe çok güzel bir başvuru aldık. Ciddi anlamda hem istihdamı hem ihracatı hem de ürün çeşitliliğini destekleyecek başvurular aldık. Yine elektrikli tekne imalatı, yat imalatı sektörlerinde başvurular aldık. Bu yıl da 4 tane yatırım konusu belirlendi. 2030’a kadar her yıl, her sene ocak ayında 4 tane yatırım konusu belirlenerek ilimizdeki, bölgemizdeki ekonomik çeşitlenme desteklenecek" şeklinde konuştu. Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) Başkanı Erkut Çelebi ise yaptığı konuşmada "2025 yılında verilen teşviklerden entegre su ürünleri ve tıbbi aromatik bitkiler bu yıl da devam ediyor. Bunlara konaklama tesisi dışı alternatif turizm yatırımları ve mobilya sektörü eklendi. Su ürünleri sektörüyle ilgili geçen yıl 18 başvuru aldık, 8 tanesi onaylandı. Endüstriyel ağ ve elektrikli yat üretimiyle ilgili birer başvuru da onaylandı. 2026 için alternatif turizm yatırımlarını önemsiyoruz. Turistin zaman geçireceği macera parkları, aktivite noktalarının artmasını istiyoruz. Çok ciddi bir şekilde, 10’un üzerinde başvuru var. Bu da sevindirici, demek ki doğru yoldayız. Süremiz 15 Mayıs’ta bitiyor. 4 tane ile sınırlı kalmak istemediğimizi, olabilirse 10 sektöre destek verilmesini istediğimizi Sayın Bakanımıza ilettik. Aromatik bitkilerle ilgili çalışmalarımız var. Mobilya sektörünün de teşvik kapsamına alınmasıyla ilgili talep gelmişti. Sizlerden de gelecek yıllara ilişkin yatırım yapmak istediğiniz sektörlerle ilgili talep gelirse bunları da teşvik kapsamına alınması için bakanlığa bildireceğiz" diye konuştu. 2026 yılı için Trabzon’da Ağaç ve Orman Ürünleri ile Modüler Mobilya Üretimi, Alternatif Turizm Yatırımları, Su Ürünleri İşleme Tesisleri ile Su Ürünleri ve Tıbbi ve Aromatik Bitkilerden Katma Değerli Ürünler Üretiminin desteklendiği ve başvuruların 15 Mayıs’ta sona ereceği belirtildi. Toplantıda daha sonra DOKA Trabzon Yatırım Destek Ofisi Uzmanı Murat Karaca, Yerel Kalkınma Hamlesi Yatırım Teşvik Programıyla ilgili sunum yaptı ve katılımcıların sorularını yanıtladı.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Müslümanlar olarak zorlu ve sancılı bir dönemden geçiyoruz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Müslümanlar olarak zorlu ve sancılı bir dönemden geçiyoruz. Filistin’den Lübnan’a, Körfez’den Sudan’a, Somali’den Yemen’e başımızı nereye çevirsek maalesef gözyaşlarıyla karşılaşıyoruz. Medeni denilen dünyanın üç maymunu oynadığı bu imtihan günlerinde kundaktaki bebekler, savunmasız siviller vahşice katlediliyor" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Türkiye 11. Uluslararası Hafızlık ve Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması ödül törenine katıldı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam dünyasının sıkıntılı ve sancılı bir süreçten geçtiğini, bu süreçten geçerken de İslam aleminin bir duvarın tuğlaları gibi sıkıca kenetlenmesi gerektiğini söyledi. Yarışmayı 11. kez düzenleyen Diyanet İşleri Başkanlığına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "20 Nisan’da başlayan ve 39 ülkeden 41 Kur’an sevdalısının iştirak ettiği yarışmanın finali geçtiğimiz pazar günü peygamberler ve sahabeler şehri Diyarbakır’ımızda yapıldı. Birbirinden değerli hafız ve karilerimiz finalde sözlerin en güzeli Kur’an-ı Kerim’i çok müessir, çok latif bir surette huşu içinde teganni ettiler. Öncelikle yarışmaya katılan ve dereceye giren her bir kardeşimi ayrı ayrı tebrik ediyorum. Birazdan ödüllerini tevcih edeceğimiz Kur’an bülbüllerini canı gönülden kutluyorum. Ödül sahiplerini belirleyen kıymetli jüri üyelerimize de teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. "Nesillere yeni ufuklar çizmiş tüm büyüklerimizi bugün bir kez daha rahmetle anıyorum" Kur’an-i Kerim’e gönül verenlerin fevkalade kıymetli bir yolda olduklarını ve bu yolun Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin, İmam-ı Rabbani’nin, Abdülkadir Geylani’nin, Akşemseddin-i Aziz Mahmud Hüdayi gibi uluların yolu olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu yollar ki sonunda ana yolda birleşir ve tek bir yol olurlar. O yol ki imamların, sahabelerin, peygamberlerin ve son peygamberin yoludur. O yol ki Kur’an yoludur, hakikat yoludur, hakikat uygarlığı olan İslam’ın yoludur. O yol ki Allah yoludur. Evet, asırlar boyunca kendilerini bu yola vakfetmiş, eserleriyle, fikirleriyle, şahsiyetleriyle ve yetiştirdikleri talebeleriyle nesillere yeni ufuklar çizmiş tüm büyüklerimizi bugün bir kez daha rahmetle anıyorum. Cenab-ı Allah cümlesinin ruhlarını şad, mekanlarını cennet eylesin. Onların izinden gitmeye, sıratı müstakim üzere olmaya hepimizi inşallah mezun, memur ve müesser eylesin" ifadelerini kullandı. "Müslümanlar olarak zorlu ve sancılı bir dönemden geçiyoruz" Kur’an-ı Kerim’i okumanın önemini verdiği hadis-i şeriflerle belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Müslümanlar olarak zorlu ve sancılı bir dönemden geçiyoruz. Filistin’den Lübnan’a, Körfez’den Sudan’a, Somali’den Yemen’e başımızı nereye çevirsek maalesef gözyaşlarıyla karşılaşıyoruz. Medeni denilen dünyanın üç maymunu oynadığı bu imtihan günlerinde kundaktaki bebekler, savunmasız siviller vahşice katlediliyor. Yıllardır ellerine geçirdikleri her fırsatta kibirli bir tavırla adaletten, eşitlikten, insan hak ve hürriyetlerinden dem vuranların gerçek yüzlerini bugün hep birlikte görüyoruz. Şunu açık açık ifade etmek isterim ki; bu imtihanı verebilmek için Kur’an’a ve sünnete, Allah’ın ipine sımsıkı sarılmaktan başka yolumuz yoktur. Bu imtihanı verebilmek için birbirimize inanmaktan, güvenmekten, destek olmaktan başka bir seçeneğimiz yoktur. Müslümanlar olarak tefrikayı, nifak ve husumeti, yersiz ve zamansız tartışmaları bir kenara bırakmak, yekvücut olmak mecburiyetindeyiz. ‘Birbirinize düşmeyin, sonra gevşersiniz ve gücünüz elden gider.’ Bu ayeti kerimedeki hayatımızın her safhasına tatbik etmek mecburiyetindeyiz. ‘Birbirinizle ilgi ve alakayı kesmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin, birbirinize kin beslemeyin, birbirinize haset etmeyin. Ey Allah’ın kulları, kardeş olun.’ Kılavuzumuz, önderimiz, Hatem-ül Enbiya efendimizin işte bu nasihatini en güçlü şekilde kendimize rehber edinmek mecburiyetindeyiz. Diğer türlü bu sıkıntıların üstesinden gelmemiz, önümüze çıkan engelleri bertaraf etmemiz, bu acılara bir son vermemiz Allah muhafaza mümkün olmayacaktır. Sabredeceğiz, ümidimizi kaybetmeyeceğiz. Bir duvarın tuğlalarının misali birbirimize sıkıca kenetleneceğiz. Zulmün ve zalimin olmadığı huzurlu bir geleceği inşallah hep birlikte inşa edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması’nda Filipinler’den yarışmayı birinci olarak bitiren Sadhan Zacarıa’ye, Bangladeş’ten ikinci olarak bitiren MD Osman Gani’ye ve Malezya’dan üçüncü olan Muhammed Khairi Bin Maidin’e ödüllerini takdim etti. Hafızlık kategorisinde ise Libya’dan birinci olan Sirajaldeen Maamar Miftah Kindi, Kamerun’dan ikinci olan Dini Nourou, Yemen’den üçüncü olan Shehab Mohammed Abdullah Al- Dbaeah, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ödüllerini aldı.